Çarşamba, Şubat 4, 2026
tr
Ana Sayfa GENEL Kıbrıslılar milleti ve Kıbrıslılık ruhu

Kıbrıslılar milleti ve Kıbrıslılık ruhu

  Esasen Cemiyetimizin 1971’de yayınlamış olduğu “AKRITAS PLANI”nda  da açıkça görüleceği gibi Makarios 1959-60 döneminde de ayni nedenlerle Londra ve Zürih Anlaşmalarını kabul etmiş fakat 1963’te Kıbrıs  Cumhuriyetini yıkmak için  halkımıza saldırmaktan çekinmemiştir.

  Bugünkü ortamda da “mümkün olan çözüm” siyaseti gütmeğe çalışan bir Makarios ve “Kıbrıs’ı hukuken bağımsız fakat fiilen Yunanistan’la birleşmiş”  olarak  mütalaa eden  bir Yunan hükümeti mevcut oldukça halkımız ve Türklük için  tehlike çanları  bütün şiddeti ile  çalıyor demektir., dikkatli, olalım.

  Kıbrıs Cumhuriyeti “Türk ve Rum halklarının  ortaklaşa kurdukları bir cumhuriyettir.

Bu iki halk asırlardan beri Kıbrıs’ta yaşadıkları halde bir “Kıbrıslılar” Milleti ve “Kıbrıslılık” ruhu ne doğmuş ne de yaratılmak istenmiştir. Yaratılmak istenmemiştir çünkü buna ihtiyaç hissedilmemiştir. Her yaratılan yeni şey hatta zihniyet bir ihtiyaçtan doğar. Eğer bir “Kıbrıslılar” milleti yaratılmamışsa demek ki buna ihtiyaç hissedilmemiştir ve dolayısıyla buna olanak bulunamamıştır. Bulunamamıştır çünkü iki halk arasındaki din,  dil,  kültür ve  milliyet ayrılığına ek olarak siyasî görüş ve ideal ayrılığı mevcuttu.

  (Kıbrıs’ın Türkler tarafından fethinden (1571) adanın İngiliz’lere devrine kadar (1878) devam eden süre içinde Rum Ortodoks kilisesi etrafında toplanan Rum topluluğu kendi benliğini   (identitesini)   muhafaza   etmek   için   içine   kapalı,   din   açısından müsamaha bilmeyen bir siyaset takip etmişti. Osmanlı idaresinde benliğini kaybetmemek, din ve dilini muhafaza etmek için devamlı bir çaba harcayan kiliseye Osmanlı idaresinin tanıdığı ve tatbik ettiği “millet” sistemi de faydalı olmuştu.

  Bu sistem altında Rum Ortodoks kilisesi kendi toplumundan mes’ûl, oto-kefal bir kuruluş olarak ipka edildi. 1878’de İngilizler ada’ya geldikten sonra ayni kilise Enosis bayrağını açacak ve bu bayrak altında da Rumların Türklerle kaynaşmasına set çekilmiş olacaktı. Bugün bile adada iki halkın gençleri için müşterek bir lisanı olan (İngilizce) bir üniversitenin kuruluşuna ayni kilise ve ayni zihniyet “Yunan kültürüne bir darbedir” sloganı ile karşı çıkmaktadır….

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat: “Türkiye; üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle istikrarlı”

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat; 2026 yılı Ocak ayı dış ticaret verileri ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Küresel ticarette belirsizliklerin arttığı, korumacılık...

Artvin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. ibrahim Aydın: “Üniversitemizin QS Avrupa sıralaması başarısi”

Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Aydın’ın göreve başladıktan sonra başarılı çalışmaları sayesinde üniversitenin başarı grafiği yükseldi. Artvin Çoruh Üniversitesi QS Avrupa sıralamasına ilk...

Batum Başkonsolosu Banu Terzioğlu

Gürcistan-Tiflis Büyükelçiliğinde Büyükelçilik Müsteşarı olarak görev yaparken, Dışişleri Bakanlığı tarafından Gürcistan-Batum Başkonsolosu olarak görevlendirilen Başkonsolos Banu Terzioğlu Batum Başkonsolosu olarak bugün görevine başladı. Başkonsolos Banu...

Tiflis Büyükelçisi Mustafa Türker Arı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bazı büyükelçilik ve daimi temsilcilikler için yeni görevleri tebliğ etti. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Türkiye'nin dış temsilciliklerinde görev...

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!