Çarşamba, Şubat 4, 2026
tr
Ana Sayfa GENEL Arabesk kültürü üzerine alışık olmadığımız bir yazı

Arabesk kültürü üzerine alışık olmadığımız bir yazı

  Çocukluğumuzda ve ilk delikanlılık yıllarımızda Ferdi Tayfur, Orhan Gencebay dinlerdik… Kasetleri dışında yasaktı yaptıkları müziği yaymaları ama onlar çocuğundan gencine, orta yaşlısından yaşı geçkinine, kadınından erkeğine kadar oldukça geniş bir kesime hitap ediyorlardı… Ucu çıkmaz sokak olan yoksul mahallelerimizde yaşanan gizli aşkların en güzel tercümanıydı onların şarkıları… Ve alın teriyle kazanıp biriktirdiği parasıyla “Murat 124″ alan komşumuz “hatasız kul olmaz yazdırıvermişti arka cama, beyaz yağlı boya ile… Alın terimizin en iyi sembolüydü onların ettiğin sözler…

  Ferdi Tayfur’un “Çeşme” adlı şarkısına yaptığı film Türk Sinema tarihinde en uzun süre gösterimde kalan ve en çok ağlatan film unvanını halen korumaktadır… Kara bıyıklı, mahzun bakışlı mahallemizin delikanlıları gibi görünürlerdi gözümüze… Onlar hakkında kötü hiçbir şey yazılmazdı gazetelerde, hep güzel şeylerde geçerdi adları… Halen de öğle…

  Yaptıkları müziğe arabesk denildi… Ve halkı karamsarlığa, isyana teşvik ettikleri gerekçesi ile yasaklandı yaptıkları müzik… Uzun yıllar yasaklı kaldılar… Lise yıllarında koskocaman Ankara’da Orhan Gencabay kartpostalı bulamadığımı dün gibi anımsarım…

  Mütevazı göründüler gözümüze hep… Lüks mekânlarda, tüm değerlerimize aykırı pozlar vermediler hiç… Bir birleri hakkında ağza alınmaz laflar etmediler… Kendilerine kurşun sıkanlara bile “beyefendi “dediler…

   Yaptıkları müzik, esasında bizi anlatıyordu… Her halimizle… Yoksulluğa, çaresizliğe dairdi… Ve aşka dairdi… Aşk ıstırabına dairdi… Bu ülkede tüm bunların birer sorun olmadığını kim iddia edebilir?!… Onlar görmek istemediğimiz ve sürekli bastırdığımız zaaflarımızın müziğini yaptı… Onlar bizim gerçeklerimizi bir tokat gibi inadına melodilerle suratımıza patlattı… Ama bizler sindiremedik, Adananın köylüğünden ya da Samsun’un bir balıkçı kasabasından ya da Urfa’da mağaradan bozma bir evde doğan birinin bize bizim en acı, en sevimsiz hallerimizi anlatmasına… Kendilerini entelektüel sınıfına ait hissedenler, sevgilinin hasretinin “Bende özledim bende-resmin var şu an elimde” formatıyla, yalın ve samimi itirafını sindiremedi… Arabesk müziğin enikonu analizi yapılmadan infazı yapıldı…

  Çocukluğumuzun ve ilk aşklarımızın tanığı müziğin temsilcileri halen aynı işi aynı inatla yapıyor… Yine aynı mütevazılıkte ve yine toplumsal değerlere azami saygı göstererek yapıyorlar işlerini… Ve yine en çok dinlenenler arasındalar…

  Entelektüalizm denilen şey… Zorlamayla olan… Kalıplara sıkıştırılacak bir şey değildir… Tam aksine yaşadığınız toplumu ve toplumun taleplerini anlamakla ilgili ve özgür kararlar vermekle ilgili bir konudur…

   Ekmek davası uğruna yurdundan yuvasından ayrılmış birine sevdasını dile getiren;

   Gurbetin kahrını sen çekemezsin

   Düşer bir kötüye çürür gidersin

   Ellerin koynunda nasıl yatarsın

   Bırak şu gurbeti garip sevdiğim  

   Mısraları kadar daha etkili ne olabilir ki…

   İşe yaşadığımız toplumu kabullenmek… Anlamak… Ve anladıkları dilden konuşmakla başlamak lazım… Hani çok bilinen bir tabir vardır “üçüncü sınıf kafalarla birinci sınıf işler yapılmaz” diye…

1 YORUM

  1. yanıt
    Yorumunuz için teşekkür ederim…Bendeniz lise yıllarında Orhan Gencebay hayranıydım…O yıllarda yasaktı arabeskçiler ve Orhan Gencebayın posterini bulmak için Ordudan Ankaraya gitmiştim…Şimdiler de halk müziği dinliyorum ama Orhan Gencebay benim için babadır…göğsümü gere gere de söylerim…Arabsek dinleyin kardeşim,arabesk dinlemeyenin ,arabeski bilmeyenin bu ülke gerçeklerini,tarihini ve kültürel geçmişini anlaması mümkün değildir…Hatamla sev beni var mı böyle net bir cümle ya:)

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat: “Türkiye; üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle istikrarlı”

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat; 2026 yılı Ocak ayı dış ticaret verileri ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Küresel ticarette belirsizliklerin arttığı, korumacılık...

Artvin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. ibrahim Aydın: “Üniversitemizin QS Avrupa sıralaması başarısi”

Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Aydın’ın göreve başladıktan sonra başarılı çalışmaları sayesinde üniversitenin başarı grafiği yükseldi. Artvin Çoruh Üniversitesi QS Avrupa sıralamasına ilk...

Batum Başkonsolosu Banu Terzioğlu

Gürcistan-Tiflis Büyükelçiliğinde Büyükelçilik Müsteşarı olarak görev yaparken, Dışişleri Bakanlığı tarafından Gürcistan-Batum Başkonsolosu olarak görevlendirilen Başkonsolos Banu Terzioğlu Batum Başkonsolosu olarak bugün görevine başladı. Başkonsolos Banu...

Tiflis Büyükelçisi Mustafa Türker Arı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bazı büyükelçilik ve daimi temsilcilikler için yeni görevleri tebliğ etti. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Türkiye'nin dış temsilciliklerinde görev...

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!