Çarşamba, Mayıs 6, 2026
tr
Ana Sayfa GENEL Ah Hüseyin.. Vah Hüseyin..

Ah Hüseyin.. Vah Hüseyin..

  Hüseyin Seyrek…

  On üç yaşındaydı Hüseyin…

  Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde kalabalık bir ailenin en küçük çocuğuydu Hüseyin…

  Bu yazıya konu olmasına sebep ise başı mor yazmalı kadınların hastane kapısında Kürtçe olarak yaktıkları ağıtlardı… Ağıtlarda neler denildiğini anlayamıyorum ama “Ah Hüseyin, Vah Hüseyin” kısımları, acının ortak dili olsa gerek…

  Evet… Hiç kimseler fark etmedi Hüseyin’i… Yoksul bir ailenin çocuğuydu, yoksulluklarını da çocukluğunu da kimseler fark etmedi…

  “Çocuk İşçiliğine Hayır!” diyen lakırtılara, projelere aldırmayın siz, Hüseyin’in çöplükten topladıklarını satarak ailesine destek olmaya çalıştığını kimseler fark etmedi… Hey şey gözümüzün önünde oluyordu ama biz fark etmiyorduk, önemsemiyorduk… Öyle ya, hayat dediğin şey zordur zaten…”Hayat, sarp, dolambaçlı ve dikenli bir yoldur” öyle der ya, çok bilenlerimiz…

  Hüseyin 13 yaşındaydı… Karakaşlı, kara gözlü bir oğlancıktı Hüseyin…

Kalabalık bir ailenin en küçük çocuğuydu… Yoksuldu, etrafında ne varsa yoksuldu… Neye ihtiyacı varsa “kıt”tı… Ama o aldırmadı yoksulluğa… O, küçücük yüreğini hep temiz tuttu… O, küçücük yaşında helal yoldan kazanmanın yolunu tuttu… Hayatın sarp ve dolambaçlı bir yol olduğuna dair beylik söylemlere aldırdığı da yoktu Hüseyin’in, o, yüreğine ve bileğine güveniyordu…

  Yoktu, yoksuldu, kimseler bilmedi, kimseler fark etmedi Hüseyin’i… Fark edilmeden ama dünya çilesinin farkında olarak yaşadı Hüseyin…

  Hani çöplükler vardır, yanından yöresinden geçerken göynü bulanır insanın… İşte Hüseyin ekmeğini o çöplükten çıkartıyordu… Abisiyle beraber her gün geliyordu çöplüğe ve hurda niyetine ne bulursa biriktiriyor ve birkaç liraya satıp evin geçimine katkıda bulunuyordu…

  On üç yaşındaydı Hüseyin ve ekmek davasına tırnaklıyordu çöpleri… O,çöplerin arasında, bir zaman sonra, o çöplerden biri haline geliyordu ve kimseler fark etmiyordu…

  Tenekelerle yığılı bir çukuru fark edince hiç düşünmeden girdi çukurun içine… Bir sürü teneke demek daha çok para demekti zati… Tenekenin, demirin hurdası daha makbuldür, hem ağır basar hem de kâğıttan, plastikten daha iyi para ederdi… Kimseler fark etmedi o tenekeleri ve Hüseyin’in o çukura girdiğini… Bir buldozer de çöpleri istifliyordu aynı zamanda… Ve buldozer geldi, Hüseyin’in bulunduğu çukurun üzerini çöplerle kapattı… Kimselerin fark etmediği Hüseyin’i buldozer şoförü de fark etmemişti… Kimselerin fark etmediği ve çöplükteki çöplerden biri haline gelen Hüseyin’in hikâyesinin üzeri çöplerle örtüldü…

  Hüseyin’i kimseler fark etmedi… Öldü Hüseyin ve ana haber bültenlerine konu oldu, Hüseyin ölünce fark edildi…

  Ve şimdi kulaklarımızda Kürtçe bir ağıt…Ah Hüseyin!…Vah Hüseyin!..

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Başkanı Hükümeti Başkanı Zurab Pataradze:”Turizmde dört mevsim aktif tutmak”

ზურაბ პატარაძე, აჭარის ავტონომიური რესპუბლიკის მთავრობის მეთაური: „ტურიზმის აქტიური შენარჩუნება ოთხივე სეზონის განმავლობაში“ Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Başkanı Hükümeti Başkanı Zurab Pataradze, 17. Uluslararası Turizm ve...

Tiflis Büyükelçisi Mustafa Türker Arı’nın Batum Belediye Başkanı Giorgi Tsintsadze’yi ziyareti

Türkiye’nin Tiflis Büyükelçilik görevine 30 Mart 2026 tarihinde başlayan Büyükelçi Müstafa Türker Arı; göreve başladığı günden bu tarafa iletişime büyük önem veriyor. Göreve başladığı takip...

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi 100.sayı 28 Nisan 2026

Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da 5 Temmuz 2011 tarihinden itibaren 1.sayısı ile yayın hayatına başlayan, yayın hayatında 15. yılında olan , Türkçe-Gürcüce olarak iki...

Gürcistan-Batum Büyükler Avrupa Halter Şampiyonası

Türkiye; Gürcistan-Acara ÖzerK Cumhuriyeti’nin başkenti Batum'da düzenlenen Büyükler Avrupa Halter Şampiyonası’nda; 4 altın, 3 gümüş ve 8 bronz olmak üzere toplam 15 madalya kazandı....

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!