Çarşamba, Nisan 8, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 247

Göynücek Kaymakamı Mehmet Mut: “Göynücek Amasya’nın tarım kenti olacaktır”

0

Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN

  Amasya -Göynücek ilçesi Amasya’nın tarım kenti durumundadır. Bamyasıyla ünlü Göynücek ilçesinde tarım arazisinin % 50’si sulanır durumdadır. Göynücek Kaymakamı Mehmet Mut ilçenin ekonomik ve sosyal yönden kalkınması için yoğun gayret gösteriyor. Kaymakam Mehmet Mut başarılı bir mülki idare amirinin halkın sorunlarıyla yakından ilgilenmesi üzerinde duruyor. Göynücek Kaymakamı Mehmet Mut Göynücek’te halktan biri gibi davranarak mesai içinde ve dışında halk ziyaretleri yapıyor. Onların sorun ve isteklerini yerinde dinliyor. Göynücek Kaymakamı Mehmet Mut “Göynücek ve başarılı bir mülki idare amiri” konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;

Göynücek’in çiçek bamyası çok meşhurdur

  “Göynücek 1954 yılında ilçe olmuştur. 36 köyü,  2 beldesi vardır. Sosyo-ekonomik yapısı daha çok tarım ve havyacılığa dayanır. İlçemizin dezavantajları olduğu gibi, avantajlarını da sıralamak gerekiyor. Bunların başında ilçemizin merkezinden geçen Çekerek ve Kertme Irmağı nedeniyle ilçemizde % 43 oranında sulu tarım yapılmaktadır. Bu yıl ihalesini yapıp,  inşallah Kasım ayı sonunda tamamlayacağımız Vali Halil İbrahim Daşöz Göleti ile birlikte ki bu göletin su kapasitesi 1,5 milyon metreküp, ilçe merkezimin bir bölümünü ve 4 köyümüzü sulayacaktır. İkizyaka Köyümüze DSİ’nin planladığı daha büyük göletle birlikte sulu tarımı % 50’nin üzerine çıkarmayı düşünüyoruz. Bu da ana geçim kaynağı tarım olan Göynücek için hayati bir önem kazanıyor. Amasya denilince akla elma, Göynücek denilince akla bamya geliyor. Göynücek’in çiçek bamyası çok meşhurdur. Üretimi yoğun bir şekilde yapılıyor ve çevre ilçelerden özellikle Konya’dan büyük bir talep var. 2006 yılından bu tarafa düzenlenen Bamya Festivalinin bu yıl beşincisini Ağustos ayının son haftasında düzenledik. Göynücek’in bamyası meşhur ve fakat bir kooperatif kurulamamış, bir birlik ve beraberlik oluşturulamamıştır.

Göynücek ilçesinde kaloriferli konut bulmak çok zordur

  Üretici üretiyor, asıl karı üreticiden alan tüketiciye satan kişiler kazanıyor. Bununla ilgili İlçe Tarım Müdürlüğümüze talimatımızı verdik. İnşallah bir kooperatif kurulmasını sağlayacağız. Buradaki emekçilerimizin emeklerinin heba olmamasını temin edeceğiz. İlçenin bamyası meşhur olup, burada tropikal bitkiler hariç, hemen hemen tüm bitkiler yetişiyor. Domates, karpuz, kavun, çilek, kiraz yetişiyor. İnnap denilen kirazı çok meşhurdur. Zaten klasik tarım dediğimiz soğan, pancar, buğday üretimi yapılmaktadır. Bu bölge tarım bölgesidir. Aynı zamanda hayvancılık sektörü gelişmiştir. İlçede; 15.000 büyükbaş hayvan, 5.000 küçükbaş hayvan,12.000 kanatlı hayvan, 2.000 adet arıcılık yapılan kovanımız vardır. Bu bakımdan baktığımızda Göynücek’in nüfusuna oranladığımızda hayvancılık ve tarım önemli bir yer kapsıyor. İlçemizin toplam nüfusu 11.252’dir.Ancak ilçemizin en önemli problemlerinden biriside yıllık binde 34 nüfus gerilemesidir. Birkaç yıl önce toplam nüfusumuz 20.000’in üzerinde olduğunu öğreniyoruz. Ancak büyük bir göç var. Ancak bunu bir sebebe bağlamak kolay değildir. Tarım arazilerinin azalması, makineleşme, konut ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Göynücek ilçesinde kaloriferli konut bulmak çok zordur. Bu sebeple memurlarımız burada kalmak istemiyor. Amasya’nın ilçemize uzaklığı 45 km. olup, bu yakınlık değerlendirilip, daha çok oraya geçiyorlar. Bu anlamda  ekonomik anlamda canlılığı ve sirkülasyonu azaltıyor.

Devlet-vatandaş işbirliği ile yapılan 200 kişilik orta öğrenci yurdu

  Göynücek’te göreve başlayalı yaklaşık 7 ay oldu. 38 üyeli Köylere Hizmet Götürme Birliğimiz vardır. 36 köy muhtarı ve 2 genel meclisi üyemiz ve benim başkanlığımda Köylere Hizmet Götürme Birliği toplanır. Köylere Hizmet Götürme Birliğimiz bu yıl; yol, su, içme suyu, sulama suyu şeklindeki hizmetlerimizin tamamını tamamladık. Yassıkışla Köyümüze yaklaşık maliyeti 80.373 TL. olan  içme suyu terfi hattı yaptık. Yeni Köye içme suyu terfi hattı, Alan Köye içme suyu deposu (110.883 TL.) yaptık. İkizyaka köyümüzün iki mezrasına içme suyu ile ilgili sondaj vurduk. Harmancık Köyünde ilk geldiğim ay içerisinde küçük çaplı sel felaketi oldu. Buradaki köprüyü sel uçurmuştu. Buraya güzel bir menfez inşa ettik.(63.170 TL.). Bunun dışında İller Bankasından ilçemize aktarılan 93.000 TL. bir yatırım oldu. Bu yatırımla da Şıhoğlu Köyümüze damlama-sulama projesi yaptık. Yol projelerine gelince 13.8 km.’lik bir yol harcamamız oldu. Bunların 7 km.’si ağ tipi dediğimiz birinci kat asfalt, geriye kalan 6.8 km. de B tipi dediğimiz ikinci kat asfalt şeklinde yapıldı. Bunların hepsini tamamladık. En önemli yatırımlarımızdan bir tanesi Sığırçayı ve Beşiktepe köyleri arasında bulunan Vali Halil İbrahim Daşöz göletidir. Bu göletin su hacmi 1,5 milyon metreküptür. DSİ projesine baktığımızda aslında küçük bir projedir. Göynücek gibi ufak çaplı ilçeler için oldukça önemlidir. Maliyeti eski parayla 2 trilyon 300 milyar civarındadır. İnşallah onuda Kasım ayı içinde açıp, hizmete sunmaya çalışacağız. Onun dışında devlet-vatandaş işbirliği ile yapılan 100 kız ve 100 erkek öğrenci olmak üzere toplam 200 kişilik orta öğrenci yurdumuz vardır. Bunun da şu an itibariyle % 50’sini tamamlamış bulunmaktayız.

Göynücek geleceği olan bir ilçedir

  Bundan sonrası devlet ikmal projelerine kaldı. Konut sıkıntısını çözmek amacıyla özel sektörle, belediyemizle çalışmalarımız devam ediyor, 100 konutluk bir projemiz var. İnşallah kaloriferli ve düzenli bir şekilde tamamlayacağız. Kanalizasyonsuz ve içme suyu bulunmayan hiçbir köyümüz yoktur. Köy yollarımız tamamlanmıştır. Bunun dışında küçük çapta yol yama işleri var. Biz mümkün mertebe bunları valiliğimiz, il özel idaremizle beraber gidermeye çalışıyoruz. Şu an itibariyle çok büyük bir problemimiz görünmüyor. 2012 bütçemizi kabul ettik, 2012 programımızı yapacağız. İnşallah çalışmalarımız devam edecektir. Göynücek geleceği olan bir ilçedir. Geçmişte de önemli bir nüfusa sahip olan bir ilçedir. Burada tarım ve hayvancılık yapıldığı takdirde ilçenin geleceğinin çok iyi olacağını düşünüyorum.

Göynücek’in tarım alt yapısı hazırdır

  Bir iş adamı burada seracılık ve meyvecilik yapıyor. Buranın çiftçilerimiz tarafından örnek alınması gereken bir yerdir. Artık klasik tarım dediğimiz kaba tarım zamanı artık geçti. Burada tarım alanının  % 50’sinden fazlası sulanmaktadır. Buranın geleceği yine tarıma bağlıdır. İlçenin kalkınmasına belki turizmde katılabilir ama ilçemizde turizm eseri olarak 3-5 yerden fazla bir yer görünmemektedir. Onlarda restorasyon yapılsa çok maliyet gerektirmektedir. Göynücek gelecekte Amasya’nın tarım kenti olacaktır. Belki kalkınma olarak ikincisi de hayvancılıktır. Göynücek’in tarım alt yapısı hazırdır. Göynücek’in içinden Kelkit Deresi ve Çekerek Irmağı geçmektedir. Bunları iyi değerlendirmek gerekir. Burayı kurtarabilecek tek sektör tarım sektörüdür.

Tatlı-sert bir yönetim anlayışının olması gerekiyor

  Mülki idare amiri bir denge mekanizmasıdır. Herkese aynı uzaklıkta ve aynı yakınlıkta olması gerekiyor. Tatlı-sert bir yönetim anlayışının olması gerekiyor. Vatandaşın ihtiyaçlarını ve isteklerini birebir iletebilmesi gerekiyor. Yönetişim çağında yaşıyoruz. Yönetirken yönettiğin diğer insanlarında isteklerini göz ardı etmemesi gerekiyor. Yönetime ortak olmaları gerekiyor. Ancak tabiî ki  bunu yaparken de herkes kendi çıkarı açısından  bakar, çıkar çatışması doğurmadan, herkesin ihtiyaçlarını ifade ederek, saydam bir şekilde hesap verebilir bir anlayışla yapması gerekiyor. İyi bir mülki idare amiri tabiiki hepimiz aynı dersleri alıyoruz, hepimiz aynı kitabi bilgileri okuyoruz.

 

                                              
                                            Göynücek Kaymakamı Mehmet Mut
 
Görev yaptığınız ilçeyi iyi tanımak gerekir

  Ancak hepimizin yönetim anlayışı çok farklıdır. İşte burada bilimsel anlamdan, sanatsal anlama geçiyoruz. Bu bir sanattır. Kişilerin yetenekleri ile alakalıdır. Anacak genel-geçer kurallar vardır. Bunlar halka yakın olmak, halkın ihtiyaçları ile uyanmak, onların ihtiyaçları nedir? Onların sıkıntıları nedir? Yarın daha müreffeh bir ülke yapabiliriz. Bunun hesaplamasını yapabilmek gerekir. Görev yaptığınız ilçeyi iyi tanımak gerekir. Bunun da aslında çeşitli yönleri vardır. Yapabileceğiniz yollar vardır. Bunlardan mesala bir tanesi oturup, kravatınızı, ceketinizi çıkardığınızda tebdili kıyafet vatandaşla oturup sohbet edebilmektir. Onların halini,  hatırını dinlemek, ya da onlarla muhabbet edebilmektir. Onlar sizin kaymakam olduğunuzu belki bilirler, belki bilmezler ama bunlarla oturabilmektir. İlçenin gidişatı hakkında en sağlıklı bilgiyi onlardan alabilirsiniz. O çemberi iyi oluşturabilmektir. Vatandaş size gelip, kendi derdini, ilçesiyle, köyü ile ilgili dertlerini birebir ifade edebilmesi gerekir. Bunun yolu sizi kaymakam olarak bildikleri iletebilmeleri ya da kaymakam olarak bilmedikleri halde iletebilmelerini sağlamaktır.

Kontrolsüz bir bürokrasi düşünülemez

  Kontrolü kaybetmeden, ama bazı çılgın şeyleri yapmak lazımdır, inisiyatif kullanmak lazım. Mülki idare amiri inisiyatif kullanan birisidir. Vatandaşın ihtiyaçlarını giderebilmesi için onlara hareket alanı sağlayacaktır. Bizim işimiz danışmaktır. Kontrolsüz bir bürokrasi düşünülemez. Ancak Bunun kontrolünü ne şartlarda yapacağız, nasıl yapacağız onu değerlendirmek lazımdır. Ama kontrolsüz hiçbir şey olmaz. İnsan kendini de kontrol etmesi gerekir. En sağlıklı bilgiyi tebdili kıyafet şeklinde, resmiyet dışında alabilirsiniz. Bununla ilgili bizde ağabilerimizden, büyüklerimizden öğrendiğimiz, Vali Recep Yazıcıoğlu hikayelerinden okuduğumuz şekilde hareket etmeye çalışıyoruz. Daha başarılı olunuyor. Sıkıntıları görebiliyorsunuz. Sabah 05.45’de çıkıp bir büroya gidip görebiliyorsunuz. Tabi o saatte resmi büroların bazıları açıktır. Yaşananları ve esnafın yaşadıklarını, ruh halini direkt birebir müşahede etme fırsatı buluyorsunuz. Bu durum halka güven veriyor. Sizi o saatte kaymakam bey de uyumuyor bizimle beraber, vali bey de uyumuyor bizimle beraber tabiî ki herkesin uykuya ihtiyacı var ama zaman bunları tekrarladığınız zaman halkın üzerinde iyi bir izlenim bırakıyor.

Devleti yanlarında görmeleri bir motivasyon, güven duygusu veriyor

  Aynı zaman da personel üzerinde kontrol edildiklerini, yapacakları işlerde daha dikkatli olmaları ihtiyaçlarını doğuruyor. Resmi dışında gayri resmi  kontroller daha önemlidir. Giresun Valimiz Dursun Ali Şahin ilçe kaymakamları ile yaptığı bir toplantıda “Daha çok gezen vatandaşla iç içe olan ayakkabısını eskiten onlarla ilgili görüşleri olan ihtiyaçları yerinde dinleyen kaymakam, makamında oturan kaymakam istemiyorum .”düşüncesini vurgulamıştır. Vatandaşın yanında bulunmak belki işi çözmeyecek ama sizi yanlarınızda görmeleri bir motivasyon sağlıyor. Devlet yanımızda, devlet arkamızda diyorlar. Bulunduğunuz ilçede devletin ve hükümetin temsilcisiniz. Hükümetin resmi işlerinin takipçisisiniz.  Devleti yanlarında görmeleri bir motivasyon, güven duygusu veriyor. Yöneticilerimizde buradaysa biz daha çok can havliyle çalışmamız gerekir  diye düşünürler. Bizler kendi il ve ilçelerimizde görev yapamıyoruz. Halk bunu görüp, dışarıdan gelen bizim için bu kadar çırpınıyorsa, bizim daha çok çalışmamız anlayışını buluyorlar. İçlerinizde olmanız, sürekli olarak iletişim halinde bulunmanız gerekir”

Sungurlu Kaymakamı Hulusi Şahin: “Sungurlu yollar ve medeniyetler kavşağıdır”

0

Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN

  Çorum-Sungurlu ilçesi Çorum’un nüfus ve yüzölçümü yönünden en büyük ilçelerinden birisidir. Orta Anadolu Bölgesinin tahıl anbarı konumunda olan Sungurlu’da sanayide hızla gelişme olmaktadır. Kırıkkale ve Çorum’daki organize sanayi bölgelerinin dolması nedeniyle teşvik almak isteyen yatırımcılar artık Sungurlu Organize Sanayi Bölgesine yönelmişlerdir. Sungurlu Kaymakamı Hulusi Şahin engin bir yönetim tecrübesi, özverili çalışmasıyla ilçede yerel imkanları da kullanarak Türkiye’de sistem itibariyle sayılı il ve ilçelerde bulunan halk arasındaki teknik tabiriyle kablosuz mobese sisteminin kurulmasını sağlamıştır. Bu nedenle Sungurlu adeta bölgenin emniyet yönünden sigortası konumuna gelmiştir. Sungurlu Kaymakamı Hulusi Şahin, “Sungurlu ve kent güvenlik sistemi”  konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;

Yüzölçümü olarak Türkiye’de en büyük ilçelerden birisidir

  “Sungurlu, Çorum’un 12 ilçesinden en büyüğüdür. İlçenin merkez nüfusu 35.000, köyleri ile beraber 60.000’dir. Nüfus  ve yüzölçümü olarak Çorum’un en büyük ilçesidir. Sungurlu’nun 100 köyü 6 beldesi vardır. Sungurlu, yüzölçümü olarak Türkiye’de en büyük ilçelerden birisidir. 2.500 metrekarelik geniş bir alana yayılmıştır ki bu Lüksemburg devleti ile hemen hemen  aynı büyüklüktedir. Geniş bir alana yayılmış platodan oluşan yapıdır. Dolayısıyla tarıma, hayvancılığa uygun arazimiz çok geniştir. O yüzden geleneksel olarak bölge hububat ambarıdır. Polatlı’dan sonra Orta Anadolu’da en büyük ticaret borsası Sungurlu’dadır. Sadece Sungurlu köylerine değil, Alaca’dan, Çankırı’nın Kızılırmak ilçesine, Kırıkkale’nin Delice ilçesine, Yozgat’ın köylerine kadar çok geniş bir hinterlanda ticaret borsamız hububat alım-satımı yapar, vatandaşlarımız ürünlerini değerlendirirler.

Bütün turizm rotası Sungurlu’nun içinden geçer

  Sungurlu pazarından ve ticaretinden faydalanarak ihtiyaçlarını görürler. Bölge merkezi gibidir. Ticari hayat çok canlıdır. Çorum-Ankara arasında geleneksel olarak bir durak yeridir. Konaklama tesisleri ile beraber önemli bir noktadır. Bunun dışında Boğazkale gibi Hititlerin başkenti Boğazkale eskiden Sungurlu’ya bağlı bir belde iken sonra müstakil bir ilçe oldu. Bütün turizm rotası Sungurlu’nun içinden geçer. Sungurlu’daki tesislerden hem yerli, yabancı turistler faydalanır. Bunun dışında Sungurlu Ankara’ya yakınlığı itibari ile de önemlidir. Bu anlamda sanayide de önemli bir potansiyeli beraberinde getiriyor. Sungurlu Organize Sanayi bölgedeki Çorum ve Kırıkkale organize sanayiden sonra teşvik almak isteyen sanayicilerimiz için Ankara’ya en yakın noktadır.

Tahıl ambarıdır ve sanayinde parlayan yıldızı olacaktır

  Kırıkkale ve Çorum Organize Sanayi Bölgesi doldu. Şu anda bedelsiz arsa tahsis edebilecek hemen hemen  tek yer Sungurlu Organize Sanayidir. Sanayicilerimize buradan çağrımız, 90 parselimiz var, her geçen gün bu parsellerimizi tahsis ediyoruz. Hemen hemen Ankara’ya bir buçuk saat mesafede olan büyük bir pazara hitap edebilecekler. Aynı zamanda demiryolunun yakınından geçeceği, doğal gazın çok yakın bir zamanda organize sanayiye ulaşacağı, Samsun limanına da çok uzak olmayan böyle bir stratejik yerde son fırsatları sanayicilerimize bu manada sizin aracılığınızla çağrıda bulunmak istiyorum. Elbette Sungurlu yollar kavşağıdır. Medeniyetler kavşağıdır. Tahıl ambarıdır ve sanayinde parlayan yıldızı olacaktır.

 
                                 
                                                 Sungurlu Mobese Sistemi
 
Delilden sonuca sistemi

  Sungurlu mobese sistemine kent güvenlik sistemi diyoruz. Artık delilden sonuca sistemi geldi. Şüpheliden sonuca gitme dönemi bitti. Artık Türkiye modern ülkelerin uygulamış olduğu adli yöntemleri kullanıyor. Dolayısıyla buna yönelik olarak Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurumları yeni teçhizat ile teçhiz ediliyor. Bizde bu kapsamda Sungurlu’da Sungurlu’nun Ankara-Çorum yolu üzerinde olması ve Çorum’un en büyük ilçesi olması modern bir sistem ile önleyici kolluk hizmetlerinin yapılması gereğini hissettik ve yaklaşık bir yıldır bu konuda bir çaba içindeydik. Bu sistem kamuoyunda mobese diye biliniyor. Fakat tam teknik  ismi “Kent Güvenlik Yönetim Sistemi”dir. Burada temel mantığımız şudur. İlçenin ana arterleri kameralar ile kapalı devre düzeni ile takip ediliyor, izleniyor. Ayrıca hem Samsun’dan çıkışı, hem Ankara istikametinden çıkışı, Çankırı tarafından çıkışında plaka tanıma sistemleri mevcuttur. Her giren aracın kameralar tarafından otomatik olarak plakaları okunuyor. Bu plakalar Polnet veri tabanına otomatik olarak makineler tarafından sorgulanıyor. Eğer bir araması, haczi veya çalıntı olması gibi bir durum varsa makine alarm veriyor. O zaman o aracı ekiplerimiz alıyor.

Türkiye’deki illerimizin üçte ikisinde vardır

  Böyle bir sistem 81 ilin hepsinde yoktur. Bazı illerimizde var. Türkiye’deki illerimizin üçte ikisinde vardır. Türkiye’deki 890 ilçenin 25’inde bugüne kadar bu sistem kurulmuştur ve 26.nı  bizi kurmak nasip oldu. Bunu kurmak için yerel imkanları harekete geçirdik. Bütün esnaflarımızdan para topladık. Bu konuda dernek kurduk ve dernek faaliyete geçti. Bütün Sungurlular sistemin faydasına inandılar. Buna destek verdiler ve bu destekle beraber hem giden valimiz, şimdiki Diyarbakır Valimiz Mustafa Toprak bize ışık yaktı, hem de Nurullah Çakır valimiz bu sistemin arkasında büyük bir destek oldu. Maddi olarak İl Özel İdaresinin imkanlarını bize sundu. Ciddi kaynaklar aktarıldı.

 
                                          
                                           Sungurlu Kaymakamı Hulusi Şahin
 
Sonuçlarını almaya başladık

  Yerel imkanları da bir araya getirdik. Ankara’dan Emniyet Genel Müdürlüğünden herhangi bir destek almadan bu mobese sistemini tamamladık ve faaliyete geçirdik. Fakat çok yeni bir sitsem olduğu için ve teknoloji çok hızlı geliştiği için bu sistemi oturtabilmek bizi gerçekten zorladı.  Ciddi anlamda bir tecrübe edindik. Bizden sonra Osmancık, Alaca gibi ilçelerimiz niyetleniyor. Gerek şartnamenin oluşturulması, gerek ihale süreci, makinelerin hangi evsafta olması ile ilgili olarak biz onlara tecrübelerimizi paylaştıracağız. Ama hemen sonuçlarını almaya başladık. Çorum’da bu sistem bizden önce kuruldu.

Kameralar sadece suçlulara korku vermiyor, vatandaşımıza güven veriyor

  Çorum bizden önce kurulduğu için teknoloji olarak Çorum’dan daha iyi bir teknolojiyiz. Biz bu sistemi tamamen kablosuz bir sistemle kurduk. Bu sisteme teknik olarak vaymeks denilmektedir. Bu sistem tamamen kablosuz ve yer altı kablosu kullanılmamaktadır. Bu manada Çorum’daki sistemle farklıdır. Çorum kendi sistemleri için Telekom’a aylık belli bir miktar para ödüyor. Çünkü Telekom alt yapısını kullanıyor. Biz ise hiçbir kimseye para ödemiyoruz. Bu sistem için 250.000 TL. yerel kaynak kullandık. İl Özel İdaresinin kaynakları ile beraber biz bu işi 500 küsur milyar liraya tamamladık. Buna benzer bir ilçenin maliyeti bir milyon liranın üzerindedir. Bir milyonun liranın üzerinde olan bir işi biz bu rakama tamamladık. Burada ihale sürecindeki hassasiyetimizin etkisi oldu. Sonuç olarak bu sistemi kazandırdık. Tabi sistemin oturması zaman alacaktır. Bu işi öğrenmesi de zaman alacaktır ama şu biliniyor ki hareketli kameralar her yerde çalışıyor. Sabit kameralar çalışıyor. Bu kameralar sadece suçlulara korku vermiyor, vatandaşımıza güven veriyor, esnafımıza güven veriyor. Bu sistem aynı zamanda modülerde bir sistemdir. Maddi imkanlar buldukça yeni kameralar, yeni izleme noktaları oluşturacağız ve daha bir güvenilir bir Sungurlu için yeni atılımlar yapacağız.

Meslektaşlarım, rutinin dışına çıkmaya çalışsınlar

  İyi bir mülki idare amiri olabilmek için önce birinci kural bulunduğunuz yeri seveceksiniz. Sizden bir parça gibi göreceksiniz ve şehrinizi, ilçenizi ilinizi geliştirmek sizin şahsi meseleniz haline gelecektir. O zaman mücadele edersiniz, sanki orada yaşayacağınız gibi, oranın bir parçasıymış gibi çalışacağınız için faydası olur. Benim sadece eğer kabul ederseniz tecrübeli kaymakam ağabey olarak meslektaşlarıma tavsiyem şudur. Rutinin dışına çıkmaya çalışsınlar. Rutin kaymakamlık görevlerini zaten hepimiz yapıyoruz. Herkes de yapar ama bir iz bırakmak ancak rutinin dışında bir taşı bir taşın üzerine koyarak olur. Bunu Anadolu’nun her bir köşesinde meslektaşlarımız gerçekten fedakarca yapıyorlar ve yapmaya da devam edeceklerdir. Bunların hikayelerini siz gazeteciler zaten duyarsınız. Buda bizim için en büyük mutluluktur.”

Türkiye’nin huzur kenti Sungurlu’da mobese sistemi

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Türkiye’nin en huzurlu kentlerinden biri olan Çorum-Sungurlu ilçesinde Güvenlik Yönetimi Sistemi (MOBESE) Sungurlu Kaymakamı Hulusi Şahin’in yoğun gayretleri sonucu kuruldu. Devlet karayolu üzerinde önemli bir kavşak noktasında bulunan Sungurlu’nun huzur kenti olmasında uyguladığı Türkiye örneği projelerle Sungurlu İlçe Emniyet Müdürü İsmail Maden’in büyük katkısı olduğu öğrenildi. Sungurlu Mobese sistemiyle ilgili olarak bir açıklama yapan Sungurlu İlçe Emniyet Müdürü İsmail Maden şunları söyledi;  

Teknolojinin imkanları ile kamusal alanlarda izleme görevi

  “Türkiye genelinde 70 il ve 24 ilçede faaliyet gösteren Kent Güvenlik Yönetimi Sistemi (MOBESE),  Teknolojinin imkanları ile kamusal alanlarda izleme görevi yerine getirilerek meydana gelebilecek suçların önceden önlenmesini, işlenmekte olan suçların tespitini ve suçun işlenmesinden sonraki aşamalarda da faillerin yakalanmasını sağlamaktadır. Her geçen gün artan suç çeşitleri ve türlerine karşı mücadele veren emniyet güçlerinin günümüzdeki en önemli birimlerinin başında gelen MOBESE’nin sürekli olarak geliştirilmesi, yeni cihaz ve donanımları ile teknolojik altyapının güçlendirilmesi, gerekmektedir. Mobil iletişim teknolojisinin kamu hayatındaki önemi çerçevesinde Emniyet hizmetlerinin de teknolojiye uygun bir hızda gelişmesini sağlamak, olaylara en kısa süre içinde müdahale etmek, kişi hak ve özgürlüklerini ön planda tutarak vatandaşa en iyi hizmeti sunmak ve toplum destekli polis olgusunun yerleşmesi gibi çok önemli hedefler amacıyla Çorum ilinin en büyük ilçesi olan Sungurlu’da da KGYS projesi tasarlanmıştır.

 
                                 
                                  Mobese kameraları takip eden polis memurları
 
Sungurlu ilçesi 20 noktada 50 kamera ile 24 saat  izlenmektedir

  Sungurlu Kaymakamlığının girişimleriyle; Belediye, sivil toplum kuruluşları ve esnafın da katkıları sağlanmış ve büyük ölçüde Özel İdare Müdürlüğü tarafından finanse edilen sistem Eylül 2011’de hayata geçmiştir. Bu kapsamda Sungurlu ilçesi 20 noktada 50 kamera ile 24 saat  izlenmektedir. MOBESE operatörleri şehri sürekli izlemekte, şüpheli durumlarda kameraları 360 derece döndürerek ve zoom yaparak detayları inceleyebilmekte, gelen ihbarların doğruluk teyitini yapmakta ve en hızlı şekilde ekiplerin olaylara müdahale etmesini sağlamaktadır. Ankara Samsun karayolunun ilçeden geçmesi nedeniyle günde ortalama 10,000 araç bu yolu kullanmaktadır. Bu nedenle ilçeye giren ve çıkan her araç, KGYS kapsamında kurulan Plaka Tanıma Sistemi sayesinde kayıt altına alınıp, hacizli, aranan ve çalıntı araçların yakalanması sağlanmaktadır.

Haksız ithamlara maruz kalması da engellenmiş olmaktadır

  Ayrıca Amerika ve Avrupa ülkelerinin polis teşkilatlarında olduğu gibi tüm ekip araçlarında bulunan araç içi kameralarla da MOBESE kameraları olmayan yerlerde meydana gelebilecek yangın, sel, deprem gibi tabii afetler başta olmak üzere her türlü asayiş olaylarının tespiti sağlanmaktadır. Araç içindeki mobil mobese  kameraları ile olaylara müdahale eden polislerin insan hakları ile ilgili tutum ve davranışları nedeniyle haksız ithamlara maruz kalması da engellenmiş olmaktadır.

 
                               
                                           Sungurlu mobese kamera görüntüleri
 
“Delilden Sanığa Gitme” teorisinin sağlamlaştırılması

  Yine ekip araçlarındaki cihazlar sayesinde İzleme Merkezinden ekiplerin şehrin neresinde oldukları bilinmekte ve olay yerine en yakın ekibin sevkedilerek vatandaşın can ve mal emniyetinin daha çabuk sağlanması mümkün olmaktadır. MOBESE; Polise olan güvenin teknolojiyi de kullanarak en üst seviyeye çıkarılması, “Delilden Sanığa Gitme” teorisinin sağlamlaştırılması, tüm verilerin digital ortamda kayıt altına alınarak saklanması, eldeki verilerden en seri şekilde faydalanılması, insan hakları açısından iç denetimin artırılması, istatistiki bilgilerin seri ve kolayca alınabilmesi için kullanılmaktadır. Suçluların bir adım ötesinde teknolojiyi iyi kullanan ve adaletin doğru ve hızlı tecelli etmesine katkı sağlayacak olan Polis Teşkilatının başarılarına yeni başarıların eklenmesi temennisiyle.”

Artvin Belediye Başkanı Dr. Emin Özgün: “Batum’un yayla kenti olan Artvin’e davet ediyoruz”

0

Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN

  Artvin Belediye Başkanı Dr. Emin Özgün, “Artvin-Batum” konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;

Artvin turizm ve eğitim kenti olacaktır

  “Artvin ilinin Batum’la olan birlikteliği bu bölgenin gelişimi noktasında çok önemli değerler taşıyor. Artvin geçmişte Batum’un yaylasıydı. Ama Batum’la Artvin’in farklı ülkelerde olması geçmişte de sistemlerden kaynaklanan ayrılıklar artık sona erdi. Batum; limanıyla, nüfusuyla, coğrafik yapısıyla, hava alanıyla büyük bir kenttir. Artvin iline olan uzaklığı bir buçuk saattir. Hava limanının Batum’da olması Artvin’in gelişmesine büyük  bir katkı yaptı Eskiden bu hava alanından İstanbul seferleri vardı, şimdi  ise Ankara seferleri konuldu. Artvin’in gelişmesi için şöyle bir iddiamız var. Artvin gelecekte turizm ve eğitim kenti olacaktır. Her yerde üniversite açıldı. Artvin zaten coğrafi yapısıyla, tabiatıyla eko-turizm değerleri taşıyan bir kenttir.  Düşünün ki küçük bir kentten Artvin’den çıkıyorsunuz, komşu ülkenin gelişmiş, büyük bir kenti Batum’a gidiyorsunuz. Böylece Batum’u gezme imkanınız oluyor.

Artvin’de hem doğa, hem deniz turizmi var

  O açıdan baktığımızda Batum, Artvin için çok önemli bir şehirdir. Artvin-Batum birlikteliğini ne kadar geliştirirsek, o kadar Artvin’in gelişmesine katkı yapar. Zaten Batum gelişmeye çok açık bir kenttir. Batum; büyüklüğü, coğrafyasıyla, turizm potansiyeli ile Sarp Kapısının açılması, havaalanının açılması, Artvin’in turizm potansiyelinin değerlendirilmesi için çok önemli bir kenttir. Bizde yerel yöneticiler olarak bu iletişimden faydalanmaya çalıştık. Turizm çok hızlı gelişen, çabuk gelişen bir sektör değil ama gördüğüm kadarıyla yavaş da olsa artık güneş turizmine karşı alternatif doğa turizmi var. Artvin’de hem doğa, hem deniz turizmi var. Batum’un da bu imkanları var. Turiste böyle bir paket içerisinde bir başka ülkeyi de ziyaret imkanı verdiğiniz zaman daha cazip hale geliyor. Bunun dışında benim gördüğüm kadarıyla bu bölgede yaşayan insanlar hafta sonu  Batum’u ziyaret ediyorlar ve oradan alışveriş yapıyorlar. Oradaki Gürcü vatandaşlarımız da Türkiye’ye geliyorlar ve alışveriş yapıyorlar.

Artvin’de 12,5 yıldır belediye başkanlığı yapıyorum

  Sınır bölgesindeki insanların geliş-gidiş yapmaları, ticaret yapmaları ayrıca bu bölgeye canlılık katıyor. Sarp sınır kapısında nakliye sektöründe müthiş bir tır trafiği var. Bunlar bu bölgenin gelişmesinde önemli işler diye düşünüyorum. Artvin’de 12,5 yıldır belediye başkanlığı yapıyorum. Belediyelerde hep projeleriniz nedir diye sorulur. Belediyelerin, temizliği, içme suyu ile birlikte şehirde yaşanabilir bir kent kültürü yaratmak gibi asil görevleri vardır. Kent kültürü ne demek; parkları, bahçeleri, temiz sokakları birlikte belediye olarak bunu yapmaya çalışıyoruz. Diğer yerel yöneticiler ile de işbirliği yapıp, bu kentin içinde yaşayan insanların daha mutlu olabileceği çalışmalar yapmaya çalışıyoruz. Örneğin belediyeler bir fabrika açmazlar. Bizim ticaret yapma ve fabrika açma durumumuz yoktur. Konut edindirme projemiz var. Artvin Belediyesi olarak 100 konut yaptık ve dar gelirli vatandaşlarımıza konut ürettik. Artvin, Batum, Kars. Trabzon, Rize illerini kapsayan bölge doğal zenginlikler açısından zengin bir bölgedir. Bu bölgenin turizm değerlerinin ekonomi noktasında bu illere katkı yapabilmesi için mutlaka Batum’un da Acara Bölgesinde o paket içerisinde mutlaka yer alması lazımdır.

Batum’da çok hızlı bir gelişme var

  Batum’un bu bölgede turizmin gelişmesinde önemli bir mihenk taşı olduğunu söylüyorum. Uzun süredir belediye başkanlığı yapıyorum. Kardeş şehir uygulaması anlayışı içerisine girmedim. Zaten, söylediğim gibi Batum ile Artvin geçmişte birbirinin parçasıdır. Kültürel işbirliği yapılıyor. Sosyal faaliyetlerde birbirlerine gidip-geliyorlar. Ayrıca kardeş şehir olmaya gerek yoktur. Zaten, Batum, Artvin için çok önemli bir kenttir. Bizde bunun öneminin farkındayız ve bundan faydalanmaya çalışıyoruz. Acara Başbakanı ve Başbakan Yardımcısı ziyarete gitmiştim ve onlarda beni Artvin’de ziyarete geldiler. Bu bölgenin kalkınma noktasında zaten belirli ilişkilerimizi sürdürüyoruz. Batum’da çok hızlı bir gelişme var. Batum, zaten kentsel doku olarak büyük bir kenttir. Artvin eskiden Batum’un köyü değil, yaylasıymış. Batum’da güzel bir gelişme var, emeği geçen oradaki yöneticileri kutluyorum. Hakikaten Batum’da kısa zamanda kentsel bir doku değişikliği var.  En az Artvinli olarak Batum’a gittiğimizde büyük bir kentte geziyoruz. Batum hoş bir kenttir.

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi

  Bölgenin yerel gazeteleri o bölgenin tanıtımına, o bölgenin sorunlarının dile getirilmesinde önemli araçlardır. Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi de bunu yapmaya çalışıyor. Biz buradan Gürcistan’ın Acara Bölgesinde yaşayan tüm Gürcü insanlara, farklı toplulukların hepsine selam söylüyoruz. Onları da Batum’un yayla kenti olan Artvin’e davet ediyoruz. Lütfen çevrenizi temiz tutunuz.Temiz çevre sağlık demektir.”

Dünya, üzerinde yaşayanlardan daha çağdaş olmayacaktır

0

  Bir ülkenin kalkınmışlığına dair fiziki göstergelerinden biri de kentlerinin görünümüdür… Yani kaldırımları, çarşı pazar yerleri, trafik ve otoparkların durum ve dağılımı… Sokaklara çöp atılmaması ve tükürülmemesi…

  Listeyi uzatmak mümkün…

  Bu liste uzadıkça ne yazık ki; kalkınmışlık, çağdaşlık adına olmaması gerekenlerin bizim ülkemizde yaşama dair genel kabul gören birer teamülden sayıldığı gerçeği ortaya çıkıyor…

Bir ülke, o ülkede yaşayan insanlardan daha medeni olamaz…

  Bu iş bir tek bireyle başlar…Siz bir yurttaş olarak ne kadar medeniyseniz mensubu bulunduğunuz ülke de o kadar medeni olacaktır…Değişime kendinizden başlamadığınız sürece ,ülkenin genel görünümüne dair iyimser beklentileriniz de olmasın…Sihirli bir değnek dokunmayacaktır olumsuzlukların üzerine!

  ***

  Bu peşrevden sonra konuyu biraz daha özelleştirelim…

  Çağdaşlığın sembolü olarak Avrupa Birliği ülkeleri görülmekte ve gösterilmektedir… Hiç gocunmaya gerek yok bu böyledir…

  İşe basit gibi görünen “kaldırımlardan” başlayalım… Çağdaş ülkelerde kaldırımlar, en az otuz santimlik setlerle kara yollarından ayrılmamıştır… Sadece bir çizgi vardır ve herkes o çizginin öte yanıyla bu yanında ne yapılması lazımsa onu yapar… Kargaşa, ihmal ve ihlal söz konusu değildir… Esnaf olarak tabir ettiğimiz iş kolları bu ülkelerde de mevcuttur ama hiçbir esnaf kaldırıma tezgâh açıp, başkalarının yaşam alanını gasp etmez…

  Çağdaş ülkelerde kaldırımlara seyyar tezgâhlar kurulmamasını, gelişi güzel araç park edilmemesini, engelliler için pozitif ayrımcılık yapılarak, özel parkurların yapılmış olmasını, sadece yasalar ve yasaklarla açıklamak mümkün ve yeterli midir sizce?

  Sadece yasalarla ve yasaklarla çağdaş davranış şeklinin içselleştirileceğine inanmıyorum…

  Bu iş farkındalıkla çözüme kavuşacaktır… Bir toplumun parçası, bireyi olduğunu fark etmek ve o topluma, o toplumdaki her bir bireye ve topyekun çevreye karşı sorumlulukların farkında olmak!..

  Bu nasıl mı olacak?

  Gözümüzü kulağımızı kapatmadan, söylememiz gerekenleri yutmadan olacaktır…

  Kavga etmeden, ısrar ederek olacaktır…

  Yanlış bulduğumuz davranışların muhataplarına, bu yanlışından dönmeleri için baskı yapmakla olacaktır…

  Yurttaş bilinciyle olacaktır! Bu ülkeyi sevmek, bu ülke için çabalamak sadece hamasi nutuklar atmaktan ibaret değildir!

  Ha diyorsunuz ki;”kaldır tezgahını kaldırımdan” dersek sağlam bir dayak yeriz!.. “Sağlam bir dayak yerim mantığıyla hamle ederseniz kuvvetle muhtemeldir şiddete maruz kalmanız.Ama daha çağdaş ve ikna edici üslupla sonuç alınır diye düşünüyorum…

  Peki belediyeler ne iş yapar?

  Zabıtası var zaptiyesi var!..Bassın cezayı!..

  Vallahi, bildim bileli ceza yazıyor zabıta, tezgâhları kaldırmak için baskınlar yapıyor ama çözüm yok… Ceza bu manada caydırıcı olmaktan çok kışkırtıcı oluyor… Toplumsal tepkiyle desteklenmiş ceza mekanizması kesin ve kalıcı sonuç manasına gelmektedir.

   İşin özü; daha çağdaş bir kentte, ülke de hatta dünyada yaşamak istiyorsak işe kendimizle başlayacağız! Bu iş bir tek bireyle başlıyor!

Çanakçı Kaymakamı Murat Eren’den işsizlik sorununa çare

0

Yazan: İlker ÇAKAN

  Çanakçı ilçesi, Giresun’un deniz sahilinden iç kısımda kalan ilçelerinden birisidir. İlçeye en yakın diğer ilçe merkezi Görele’dir. Çanakçı özellikle yazın doğal güzellik yönünden Karadeniz Bölgesinde görülmeye değer yörelerimizden birisidir. İlçe daha önceki yıllarda göç vermiştir. Genelde genç nüfus iş aramak için büyük şehirlere göç etmiştir. Temel geçim kaynağı fındıktır. İlçenin ekonomik durumunun genel bir değerlendirilmesini yaptıktan sonra örnek alınması gereken bir konu üzerinde durmak istiyorum.

  Çanakçı ilçesinde yaklaşık iki yıldır görev yapan Çanakçı Kaymakamı Murat Eren, Türkiye’nin ve Çanakçı’nın en büyük sorunu olan işsizliği önleme konusunda çalışma başlatmıştır. İstanbul’da Çanakçılı iş adamlarıyla görüşmeler yapmış ve onlara demiş ki ben ilçedeki işsizlik sorunun çözüm için bir proje geliştirdim, sizde bana yardımcı olun ve bu sorunu beraberce çözelim demiştir. Kaymakam Murat Eren bu konuda cesur adımlar atmıştır. İlçe merkezinde atıl bir vaziyette bulunan Fiskobirlik’e ait  binaların tadilatlarını yaptırarak, fabrika  veya atölye için hazır hale getirmiştir. İş adamlarına  demiş ki işte size bina ve binanın alt yapısı hazır. Bende size destek olayım buraya 80-90 kişinin çalışacağı fabrika kuralım demiştir. Diğer taraftan Türkiye İş Kurumlu ile ortak proje hazırlayıp, bu projeyi uygulamaya koymuştur.

  Kaymakam Murat Eren’in ilçedeki işsizliği önleme konusundaki kadirşinas çalışmaları dikkatini çeken İstanbul’daki bir iş adamı kaymakama güven duyarak, kaymakamın alt yapı çalışmalarını bitirdiği Fiskobirlik binalarında yaklaşık 90 kişinin çalışacağı tekstil atölyesi için gereken makineleri İstanbul’dan Çanakçı’ya getirerek atölyeyi çalıştırmaya başlar. İlçede kurulan tekstil atölyesinin başarılı olması için Kaymakam Murat Eren fabrikanın çalışmalarını sürekli kontrol eder. Kaymakam Murat Eren’in hedefinde başarılı olmak düşüncesi vardır. Bunun sonucu ilçede yaklaşık 90 genç, bu tekstil atölyesinde 8 aydır çalışmaya devam ediyor. Kaymakamın ilçedeki işsizliği önleme anlamındaki kurduğu tekstil atölyesi ilçedeki işsiz insanların yüzünü güldürmüştür. Çanakçı Kaymakamı Murat Eren’in başlattığı bu işsizliği önleme projesi bölgede örnek bir projedir. Daha önce Trakya Bölgesinde, Tekirdağ ilinde dönemin Malkara Kaymakamı tarafından kurulan, Malkara Birlik Yem Fabrikası kaymakamın başarısı olarak anılmaktadır. Malkara Kaymakamlığına ait yem fabrikası Trakya Bölgesinde yem fiyatlarını dengelemesi konusunda önemli bir unsur olarak görülmektedir. Demek siz insanımıza kalıcı çözümler getirdiğiniz, zaman halk sizi bağrına basıyor ve yaptıklarınızı hiçbir zaman unutmuyor.

  Çanakçı Kaymakamı Murat Eren’in gayretleriyle kurulan Çanakçı Tekstil Atölyesi ülkemizdeki birçok ünlü markalara mal üretiyor. Şu anda verilen siparişleri zamanında yerine getirmede zorlanıldığı için fabrika yetkilileri işçi sayısını artırma yoluna gideceklerini söylüyor. Kurulan tekstil atölyesi sayesinde İstanbul’dan ilçeye geri dönüş göçü başlamıştır. Bu nedenle siz insanların memleketlerinde Çanakçı örneğinde olduğu gibi iş istihdamı sağlarsanız insanlar başka yerlere göç etmeye zorlanmazlar. Kendi yerlerinde kalırlar. Çanakçı ilçesindeki işsizliğe çare anlamında açılan tekstil atölyesi nedeniyle ilçe halkının Kaymakam Murat Eren’e engin bir sevgisi vardır.

  Çanakçı Tekstil atölyesine ziyaret amacıyla gittiğimde insanlarımızın çalışmalarından dolayı ne kadar mutlu oldukları gözlerindeki sevinç parıltısından belli oluyordu. Demek ki bizim insanımızın çalışmak özünde vardır. İnsanımız çalışınca mutlu oluyor. Kendi ekmeğini kendisi kazanmak istiyor. Ülkemizin temel sorunu olan ve işsizliğin revaçta olduğu bu dönemlerde iş adamlarımızın kendi iş sahası açma anlamında fabrika ve atölye kurmaları ne kadar manidardır. Bu konuda gayret gösteren ve gösterecek olan iş adamlarımızı tebrik etmek gerekir. İşsizliği önleme anlamında proje yapıp ve bunu uygulamaya koyan Çanakçı Kaymakamı Murat Eren’in iş istihdamı konusunda örnek olması dileğiyle.  

İstanbul’da okuyan Artvin’li öğrencilerden örnek davranış

0
Haber: İlker ÇAKAN 
  İstanbul Artvinliler Hizmet Vakfından burs alan Artvinli öğrenciler örnek bir davranış sergileyerek, kendi aralarında topladıkları paraları ve düzenledikleri kampanya ile de topladıkları kırtasiye ve bilgisayarları Artvin-Şavşat İlçesine bağlı Sloban İlköğretim Okuluna teslim ettiler.

                                                                                             

THM Sanatçısı Şükriye Tutkun’dan Pınarhisar’da türkü ziyafeti

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Kırklareli Valisi Mustafa Yaman, daha sonra Pınarhisar ilçesine geçerek Pınarhisar Kaymakamlığı tarafından yaptırılan Pınarhisar İlçe Halk Eğitim Merkezi çok amaçlı konferans salonu hizmete açtı. Açılan salonda, Türk Halk Müziği Sanatçısı Şükriye Tutkun sahne alarak, katılımcılara türkü ziyafeti verdi. Açılış törenlerine; Kırklareli Valisi  Mustafa Yaman, Kırklareli Milletvekili Şenol Gürşan, Vize Kaymamı Savaş Ünlü, Pınarhisar Kaymakamı Mevlüt Özmen, Vize Belediye Başkanı Selçuk Yılmaz, Pınarhisar Belediye Başkanı Mustafa Cingöz, Sergen Belediye Başkanı Hasan Kaynar, kamu kurum ve kuruluşlarının amirleri ile çok sayıda vatandaşlar katıldı.
 
 
 
 

Trabzon Valisi Dr. Recep Kızılcık’tan İran Trabzon Başkonsolosu Mohammad Rafıeı’ye plaket

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Trabzon Valisi Dr. Recep Kızılcık, görev süresi Trabzon’da dolan İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Mohammad Rafıeı’ye Trabzon’da yaptığı çalışmalar anısına telkariden yapılmış plaket verdi. Plaket takdim sırasında bir konuşma yapan İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Mohammad Rafıeı şunları söyledi; “Üç buçuk sene boyunca Trabzon’da bulundum. Görev süremin dolması sebebiyle on beş gün içerisinde buradan ayrılmam gerekiyor. Ziyaretimizi vedalaşma amacıyla gerçekleştiriyoruz. İnşallah bir dahaki görüşmemiz Tahran’da olur”

            

Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu Kırklareli’de

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere  Kırklareli’ne geldi. Kırklareli’nde inceleme ve temaslarda bulunmak ve Kırklareli İl Koordinasyon Toplantısı’na katılmak üzere Kırklareli’ne gelen Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu ile beraberindekiler Kırklareli Valilik Binası önünde düzenlenen törenle karşılandı.  Kırklareli Valisi Mustafa Yaman, Kırklareli Belediye Başkanı Cavit Çağlayan, Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aykaç, Vali Yardımcıları, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Amirleri ve vatandaşlar tarafından Valilik Binası önünde karşılanandı. Hükümetin Kırklareli’ne çok önem verdiğini ve gözbebeği bir şehir olarak gördüğünü belirten Bakan Veysel Eroğlu, şunları kaydetti:

  “Bakanlığımız Trakya Bölgesine ve Kırklareli’ne gerçekten çok önem vermektedir. Ben bu yıl ve önümüzdeki yılı Kırklareli için yatırımlar yılı olarak ilan ettim. Hükümetimiz Kırklareli’ne gerçekten ayrı bir önem verdi.”  diyerek Kırklareli’ne şimdiye kadar yapılan yatırımlar hakkında bilgi verdi. Bakan Veysel Eroğlu, Vali Yaman ve beraberindekiler daha sonra 75. Yıl Cumhuriyet Ormanı’na geçerek doğaya keklik bıraktılar. Bakan Eroğlu burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin değişik noktalarında olduğu gibi Kırklareli’de de biyolojik mücadele için keklikleri doğaya bıraktıklarını belirtti.

  Bakan Veysel Eroğlu, ”Kırklareli’ de bu yıl doğaya keklik salımı planladık. Bir miktarını da bugün doğaya bıraktık. Kırklareli’nin diğer bölgelerinde de keklikleri salmak suretiyle tabiatı canlandıracağız. Bunları avlamak için hevesli olanlar vardır, kusura bakmasınlar bunları avlatmayacağız. Bunlar süneyle mücadelede, keneyle ve zararlılarla mücadelede en önemli unsur. Vatandaşlarımız lütfen bunları avlamaya kalkmasınlar. Zaten bunlar tabii ortamda kendileri çoğalacaklar. Bunları hep birlikte koruyalım.” dedi. Bakan Veysel Eroğlu ve Vali Mustafa Yaman daha sonra Paşa Kafe’de, Ahilik Haftası Kutlama Programları çerçevesinde düzenlenen “Etli Pilav ve Ayran” etkinliğine katılan esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti.

error: Content is protected !!