Pazar, Nisan 26, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 176

Haydar Aliyev Vakfı Başkanı Mehriban Aliyeva

0
  “2004 yılının Mayıs’ında – kurulduğu günden beri Azerbaycan halkının kültürüne, bilim ve eğitimine, sağlık ve sosyal hayatına muhteşem bir şekilde kaygı gösteren, hiçbir zaman unutulmayacak yardım önlemleri ile milli tarihimize yazılan Haydar Aliyev Vakfı kapsamlı faaliyetleri son aylarda daha çok göze çarpıyor ve dünya kamuoyunun dikkatini çekiyor. Vakfın bu yılın Mayıs-Haziran-Temmuz aylarında gerçekleştirdiği eylemler silsilesi ise Avrupa basını tarafından daha çok aydınlatılmış. Bu eylemler zincirinde en büyük proje Fransa’nın Cannes kentinde gerçekleştirilen – gelecek yıl ülkemizde düzenlenecek Birinci Avrupa Oyunları’nın tanıtım töreni olmuştur. Fakat bu konudan önce, henüz Mayıs ayında, yine de Avrupa’da gerçekleşmiş başka bir etkinlikten kısa da olsa bahsetmek istiyorum. Çünkü bu iki tedbir aslında bir birini tamamlayan projelerden oluşmaktadır.
  Muhtemelen sayın okuyucularımız hatırlayacaktır, 2014 yılı 28 Mayıs`da Avrupa Konseyi Haydar Aliyev Vakfı`nın girişimi ve desteği ve Azerbaycan`ın Avrupa Konseyi`ndeki daimi temsilciliğinin organizasyonu ile “Kafkasya’nın göz bebeği olan Azerbaycan’ın kültürel değerleri” projesi kapsamında düzenlenen fuarın açılış töreni olmuştu. Törende, demokratik yol tutan Azerbaycan’ın 2001 yılı Ocak ayının 25’inde Avrupa Konseyi tam üyeliğine kabul edilmesi bizim için ne kadar önemli olay olmuşsa, ülkemizin bu kurumun Bakanlar Konseyi’ne başkanlık etmesi de o kadar başarılı olgulardan birisi olduğu vurgulanmıştır. 
  Son yıllarda Azerbaycan’ın jeostratejik konumunu pekiştirdi uluslararası alanda kendine has yerini tutması Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in yürüttüğü başarılı politikalar sonucunda mümkün olduğu üzerinde durulmuştur. Törende, “Kafkasya’nın göz bebeği olan Azerbaycan’ın kültürel değerleri”  fuarı Azerbaycan`ın birinci hanımı Mehriban Aliyeva yönettiği Haydar Aliyev Vakfı tarafından organize edildiği hatırlatılmıştır. Bu fuar henüz 2012 yılının sonlarından itibaren Fransa’nın çeşitli bölgelerinde düzenlenen, Avrupalıların Azerbaycan hakkında daha fazla bilgi almalarına ve  tasavvurlarının zenginleşmesine olanak sağlamıştır. Fuarın Avrupa Konseyi’nde düzenlenmiş olunmasının ülkemiz için özel önemi şuydu ki, bu fuar Azerbaycan kültürünün dünyada tanıtmak alanında önemli bir rol oynamıştır. Fuarda sergilenen kültür örnekleri hem de sırayla ülkede yaşayan etnik grupların kültürel gelişimini gösteriyordu. Tüm bunlar bizzat Azerbaycan tarihini ve kültürünü oluşturmaktadır. Azerbaycan’ın kültürel mirası çok renklidir. Onun kültürel değerleri hiçbir ülke ile kıyaslanamaz. `İçerişehir Tarih-Mimarlık Kompleksi`nin mimarisi, Gobustan ve Ateşgah gibi anıtlar, Gebele arkeolojik kazıları dünyanın en değerli kültürel mirasıdır. Avrupa’daki fuar ülkemiz hakkında söylenenlerin bariz örneğiydi. 2015 yılının yazında planlanan Birinci Avrupa Oyunları işte böyle bir ülkede yapılacak. Zaten Haydar Aliyev Vakfı da Avrupa Oyunları`nın tanıtımından önce ülkemizin ve halkımızın kültürel hayatını yansıtan “Kafkasya’nın göz bebeği olan Azerbaycan’ın kültürel değerleri” adlı sergiyi işte bu gerçekleri ortaya koymak amacıyla düzenlemişti.
  Fransa’nın Cannes kentinde yapılan `Azerbaycan Kültürü Günleri` çerçevesinde – 9 Temmuz’da düzenlenen “Bakü Avrupa Oyunları-2015” in gala tanıtımı konusunda söz açalım. Avrupa basını yazıyor, Cannes şehri yeniden Azerbaycan kültürüne ev sahipliği yapıyor. Fransa’nın bu eski, hem de kültür etkinikleri ile zengin şehri artık birkaç gün önce Azerbaycan’la ilgili baner ve posterlerle süslenmiştir. Bununla da şehir nüfusu ve burada  tatilde olan binlerce turist Azerbaycan’la ilgili önlemler hakkında bilgi sahibi olmuştur. Azerbaycan günleri çerçevesinde izleyiciler ülkemizi çeşitli açılardan – tarihi, müziği, edebiyatı, klasik ve modern sanatı ile birlikte görmek için fırsat yakalamışlardır.
  “Bakü Avrupa Oyunları-2015” in görkemli tanıtım törenininde Azebaycan’ın tarihi ve kültürü hakkında katılımcılara geniş bilgi verilmiştir. Zengin kültürel değerlere sahip olan Azerbaycan`ın yaklaşık bir yıldan sonra ilk Avrupa Oyunları’na ev sahipliği yapacağı vurgulanmıştır.
  Azerbaycan’ın birinci hanımı, ilk Avrupa Oyunları’nın Organizasyon Komitesi Başkanı Mehriban Aliyeva törendeki konuşmasında belirtmiştir ki, Cannes şehrinin  onursal vatandaşı olma benim için çok şereflidir ve ben bu fırsatı kullanarak bu güzel şehre, onun tüm sakinlerine saygılarımı sunuyorum. Konuşmacı aynı zamanda vurgulamıştır ki, bugünkü görüşmemiz Azerbaycan’ın tarihinde çok önemli olaya – 2015 yılında Bakü’de yapılacak birinci Avrupa Oyunları’na ithaf edilmiştir. Bildiğimiz gibi, Avrupa Olimpiyat Komitesi’nin kararı ile ilk Avrupa Oyunları Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapılacak ve bu karar Azerbaycan halkı tarafından büyük sevinç ve destekle karşılandı. İşte bu tarihi karar dolayısıyla Avrupa Olimpiyat Komitesi’nin tüm üyelerine ve başkanına derin şükranlarımı sunuyorum.
  Mehriban Aliyeva, Avrupa Olimpiyat Komitesi’nin Azerbaycan’a gösterdiği güven için kurum yönetimine teşekkür ettikten sonra vurgulamıştır ki: “Her ne kadar, Olimpiyat hareketi Avrupa’da başlamış ve sonradan Avrupa’da restore edilmişse de, bu zamana kadar Avrupa Oyunları hiçbir zaman gerçekleşmemiştir. Bu oyunları – tarihe ilk Avrupa Oyunları gibi kaydetmek, hazırlamak ve geçirmek bizim için, Azerbaycan için en büyük şereftir, aynı zamanda büyük bir sorumluluktur.
 Bugün Azerbaycan dünyada sporun vatanı olarak bilinmektedir. Spora ve Olimpiyat hareketine destek devlet politikasının temel ilkelerinden biridir. Biz bağımsızlığımızı kazandıktan sonra Olimpiyat Oyunları’nda 1996 yılından yer alıyoruz ve kısa bir zamanda sporcularımız büyük başarılar elde etmişlerdir. Her geçen oyunlarda kazanılan madalyaların sayı artıyor. Son Yaz Olimpiyatları Azerbaycan atletleri 10(on) madalya kazanmışlardır ve Avrupa ülkeleri arasında 15’inci, katılımcılar arasında ise 30. yeri tutmuşlardır “.
Haydar Aliyev siyasi okulunun geliştirdiği Azerbaycan’ın kapsamlı yükselişinden bahseden Mehriban Aliyeva belirtdi ki, ülkemizde spor altyapısının gelişimine büyük ilgi var ve son on yılda Azerbaycan’da 50’den fazla olimpiyat merkezi inşa edilmiştir. Spor yapmayı  kendine meslek seçen gençlerin sayısı son yıllarda artıyor ve bu gençlerin önünde yeni fırsatlar açılmaktadır. Ülkemiz uluslararası spor etkinliklerinin geçirilmesinde de büyük deneyim elde etti. Bakü’de sporun çeşitli Avrupa ve dünya şampiyonaları yapılmaktadır.
  Geçtiğimiz ay jimnastik üzere Bakü’de yapılan Avrupa Şampiyonası hem sporcular, hem de spor kamuoyu tarafından `en yüksek düzeyde hazırlanmış şampiyona` gibi değerlendirilmiştir.
Haydar Aliyev Vakfı`nın başkanına göre, işte tüm bu olguları – sporcularımızın başarıları, mevcut spor altyapısı, devlet tarafından spora güçlü desteği ve elbette, ülkemizin kapsamlı ve hızlı gelişimini dikkate alarak Avrupa Olimpiyat Komitesi bu Oyunları Azerbaycan’da geçirmeye karar vermiştir. Bu oyunların öneminden söz açan Vakfın Başkanı vurgulamıştır ki, Bakü’de yapılacak Avrupa Oyunları Avrupa’nın spor tarihinde yeni sayfa açacak ve ilk oyunlar gelecek etkinliklerin standartlarını yükseldecektir. Hazırlık için toplam iki buçuk yıl zaman ayrılsa da, Azerbaycan bu oyunları Yaz Olimpiyatları seviyesinde geçirmek gayretindedir. Bunun için gerekli önlemler alınmaktadır ve Organizasyon Komitesi istekli çalışmaktadır. Biz uluslararası kurumlarla, Avrupa Olimpiyat Komitesi ile yakın işbirliği kurmaktayız. Biz çok sayıda gönüllülerin desteğini kullanarak ve gerekli çalışmalar yapıyoruz. Umarım, birinci Avrupa Oyunları adil, sağlıklı rekabet, dostluk ve dayanışma ortamında yapılacaktır.
  Mehriban Hanım aynı zamanda onu da hatırlatmıştır ki, Birinci Avrupa Oyunları sırasında ülkemizin misafiri olan Avrupalılar hem de Azerbaycan’ın tarihi, kültürü, Doğu ile Batı`nı birleştiren mimari anıtlar ve gelenekler hakkında bilgi alabilecekler. Azerbaycan`ın bu gün hoşgörü ve multikulturalizm açısından dünya merkezlerinden birine dönüştüğünün şahidi olacaklardır. Yüzyıllar boyunca ülkemizde çeşitli halkların ve dinlerin temsilcileri dostluk, karşılıklı güven ve barış içinde rahat yaşayıp, ortak faaliyet göstermişler. Bugün de biz kendi geleneklerimizi, köklerimizi ve tarihimizi koruyup saklayarak dünya kültürel çeşitliliğine büyük katkı vermekteyiz.
  Haydar Aliyev Vakfı Başkanı aynı zamanda Azerbaycan – Fransa dostluk ve ortaklık ilişkilerini de yüksek değerlendirerek bu geleneğin yaşayacağına emin olduğunu ifade etmiştir: “Ben çok mutluyum ki, son yıllarda ülkelerimiz arasındaki, özellikle de insani alanda olan ilişkiler tamamen yeni bir seviyeye ulaştı. Azerbaycan’ı daha derinden tanıtan etkinlikler Fransa’nın çeşitli şehirlerinde yapılmaktadır. Bir yıl önce, muhtemelen siz hatırlıyorsunuz, Cannes`da çok büyük başarıyla Azerbaycan kültürü günleri geçirildi ve çok büyük ilgi gördü. Azerbaycan’ın ve Fransa’nın şehirleri arasında anlaşmalar imzalandı ve ben umuyorum ki, gelecekte Cannes ile Azerbaycan’ın şehirlerinden biri arasında bu gelenek devam ettirilecektir. `
  Azerbaycan gerçeklerini Mehriban Aliyeva’nın dilinden duymak memnunluk hissi doğursa da, bu gerçeklerin Avrupalı resmilerin dilinden duymak artık gururumuz olmuştur. Öyle ki, adı geçen programda Fransa Olimpiyat ve Spor Komitesi Başkanı Deni Masseqliya 2015 yılında ilk Avrupa Oyunları’nın Azerbaycan’da geçirilmesini büyük olay adlandırmiş ve Bakü Avrupa Oyunları’na başarıyla ev sahipliği yapacağını vurgulamıştır.
  Artık ilk Avrupa Oyunları’nın yapılmasına bir yıldan az zaman kaldı. Geçtiğimiz dönemde görülmüş işler, Avrupa Oyunları ile ilgili gerçekleştirilen etkinliklere bakaraktan  2015 yılında Avrupa Oyunları’nın Bakü’de yapılması ile ilgili kararın kabul edilmesi oldukça adil ve objektif adım olduğunu söylemek mümkündür. Bu oyunlara hazırlık seviyesinin Avrupa’da tanıtılması ise Haydar Aliyev Vakfı tarafından devlet politikamızın uygulanmasına verilen önemli katkı olarak değerlendirilmelidir.” (Dr.  Araz Kadimaliyev “Azerbaijan Realities”)

Akne

0
  Akne genelde yüz, sırt, omuz ve göğüs bölgesinde oluşan cilt altındaki yağ bezlerinden kaynaklı, çoğunlukla iltihaplı, kırmızı renkli kabartılardır ve ciltte iz kalmasına sebep olabilirler. Akne günümüzde özelliklede gençlerde en sık rastlanan cilt sorunudur. Akne bazı durumlarda psikolojik sorunları da beraberinde getirebilir. Akne genelde ergenlik dönemini kapsayan yaşlarda görülürken bazen sebebine bağlı olarak ileriki yaşlarda da görülebilir.Aknenin sebeplerinden bazıları ise şöyledir;
   – Aileden gelen yatkınlık ve kişinin cilt tipi
   – Hormonal değişimler ve sorunlar
   – Kullanılan bazı kozmetik ürünler
   – Kişinin beslenme alışkanlıkları
   – Akne oluşumundan sorumlu cilt enfeksiyonu( bakteriyel)
   – Stres ve depresyon
    Aknenin tedavisi ise aknenin sebebine bağlı olarak yapılır. Mesela eğer kişide hormonal bir bozukluk varsa bu sorunun saptanıp, giderilmesi akne sorunun azaltılıp, yok edilmesine yardımcı olur.Ayrıca kişinin cilt temizliğine özen göstermesi, cilt tipine uygun temizleyicileri ve kozmetikleri kullanması  ve beslenmesine dikkat etmesi de tedaviye büyük fayda sağlamaktadır.
   Akne sonrasında oluşan izlerin giderilmesinde de çeşitli yöntemler vardır. Bunlar  genelde cildin üst takabasının soyulmasını  sağlayan ve yeni cilt hücrelerinin oluşmasını hızlandıran yöntemlerdir.Tedavinin süresi ise izlerin derinliği ve büyüklüğüne bağlı olarak değişmektedir.
   Sağlıklı ve mutlu günler dileğiyle…       

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesinin 29. sayısı çıktı

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da 05.07.2011 tarihinde yayın hayatına başlayan ve Batumi-Georgia Network Medya Grup tarafından çıkarılan ve yaklaşık 4 yıldır yayın hayatına devam eden, Türkiye temsilciliğini de Habergünebakış Sitesinin yaptığı (www.habergünebakis.com) Karadeniz Bölgesinin Türkçe-Gürcüce dilinde onbeş günlük olarak yayınlanan tek gazetesi olan ve Gürcistan-Batum, Artvin, Rize, Trabzon, Giresun’un Ordu, Samsun illerinde dağıtımı yapılan uluslararası “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi”nin 29. sayısı çıktı. Kuşe kağıda baskılı, haftalık tirajı 8.000 ve 8 sayfa renkli olarak yayınlanmaktadır.

          

          1-http://i.hizliresim.com/y2Ly90.jpg

          2-http://i.hizliresim.com/lBvo8k.jpg

          3-http://i.hizliresim.com/q9PgaW.jpg

          4-http://i.hizliresim.com/AZ5ovX.jpg

          5-http://i.hizliresim.com/kZn2am.jpg

          6-http://i.hizliresim.com/d4k6JL.jpg

          7-http://i.hizliresim.com/6Y541W.jpg

          8-http://i.hizliresim.com/Z27r6A.jpg

    

              

            Haberci Gazetesi 1.sayfa     Haberci Gazetesi 2.sayfa    Haberci Gazetesi 3.sayfa
 
             
            Haberci Gazetesi 4.sayfa     Haberci Gazetesi 5.sayfa    Haberci Gazetesi 6.sayfa
 
                                  
                                  Haberci Gazetesi 7.sayfa    Haberci Gazetesi 8.sayfa

Emine Sevinç Öksüzoğlu’nun Isparta Aşk-ı Nebi konseri

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Isparta Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan ayının ilk programında Türkiye’nin ilk kadın Naathanı ve Türk Tasavvuf Musikisi Sanatçısı Emine Sevinç Öksüzoğlu Cuma gecesi saat 23,00 de Isparta Kaymakkapı meydanında konser verdi. Neyzen Fevzi Uyumaz ve Şuara Türk Tasavvuf Musiki Grubu eşliğinde gerçekleşen konsere yoğun ilgi oldu. Türk Tasavvuf Musikisi Sanatçısı Emine Sevinç Öksüzoğlu, güzel sesi ile birbirinden güzel ilahilerle izlemeye gelenlere duygu dolu anlar yaşattı. Önümüzdeki günlerde yurt içinde ve yurt dışında Aşk-ı Nebi konser programlarına devam edeceği öğrenilen Türk Tasavvuf Musikisi Sanatçısı Emine Sevinç Öksüzoğlu, geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başakşehir Kültür Merkezi başta olmak üzere, İstanbul genelinde de Aşk-ı Nebi konserleri vermişti.

  Sanatçı Emine Sevinç Öksüzoğlu konuyla ilgili olarak şunları söyledi; “Geçtiğimiz yıl boyunca konser programlarımızı Aşkname adı altında verdik. Bu sene verdiğimiz konserlerimizi Aşk-ı Nebi adı altında vermekteyiz. Her konserimizde Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimizi anarak, O’na ithaf etmekteyiz.”

         
                     Emine Sevinç Öksüzoğlu’nun Isparta Aşk-ı Nebi konseri fotoğrafları
 

                           

 

                            

TBMM Başkanı Cemil Çiçek: “Kıbrıs Türkü 1974 öncesine döndürülemez”

0
 Haber: İlker ÇAKAN
  TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 40. yıl dönümü dolayısıyla KKTC’nin Ankara Büyükelçisi Mustafa Lakadamyalı ile Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı Mücahitler Derneği heyetini kabulünde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk’ünün, 1974 öncesine döndürülemeyeceğinin altını çizerek, Türkiye olarak bir an evvel kalıcı barışın tesisini arzu ettiklerini, kalıcı barışın da adil ve eşit olması gerektiğini söyledi.
  Kıbrıs Barış Harekatı’nı armağan eden şehitleri rahmetle, gazi ve mücahitleri saygıyla andıklarını dile getiren TBMM Başkanı Cemil Çiçek, “Gerek Kıbrıslı Türk kardeşlerimiz gerek anavatan Türkiye olarak bugün neye sahipsek şehitlerimize, gazilerimize ve mücahitlerimize borçluyuz,” diye konuştu. Kıbrıslı Türkler’ in büyük zulme maruz kaldığını anlatan Çiçek, işlerin tahammül edilemez noktaya geldiğinde, Türkiye’nin anlaşmalardan doğan hakkını kullanarak barış harekâtını gerçekleştirdiğini ve adada barışın sağlandığını söyledi.
  Kıbrıslı Türkler’in bu süreçte bir devlete sahip olduğunu dile getiren TBMM Başkanı Cemil Çiçek, bir devlete sahip olmanın öneminin, bu kazanımların kıymetinin bilinmesi gerektiğini ifade etti. KKTC’nin bu sürede önemli mesafe aldığının altını çizen TBMM Başkanı Cemil Çiçek, birlikte yapılacak şeyler olduğunu da belirtti. Kıbrıs meselesi Türkiye’nin milli davası olduğunu vurgulayan TBMM Başkanı Cemil Çiçek, şunları kaydetti:
  “Hükümetleri aşan, hükümetlerin üstünde devlet politikasıdır. Her gelen hükümet bu davaya tüm imkânlarıyla sahip çıkmış, Kıbrıs Türk’ünün yanında olmuş ve bundan sonra da olmaya devam edecektir. Orada çok acılar yaşandı. Dünya işine geleni duyuyor, işine gelmeyeni duymuyor. Türkler ile ilgili acılar, sıkıntılar söz konusu olduğunda genellikle medeni dünyanın kulakları sağırdır. Ciddi acılar yaşandı, bebekler katledildi. Bunlar hala hafızalarımızda. Bu acıyı her zaman hissetmemiz lazım. Bir toplum acılarını, yaşadıkları felaketleri unutursa geleceği sıkıntıya girer.”
  TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Kıbrıs Türk’ünün 1974 öncesine döndürülemeyeceğinin altını çizerek, Türkiye olarak bir an evvel kalıcı barışın tesisini arzu ettiklerini, kalıcı barışın da adil ve eşit olması gerektiğini söyledi. Adada iki devlet ve iki halk olduğunu ifade eden Çiçek, “Türk varlığı orada azınlık değil, eşit halktır. Dolayısıyla iki devlet, iki eşit halk ve siyasi eşitlik temelinde çözüm olursa barış kalıcı olur. Aksi halde ‘barış yaptık’ deriz, sonra başka türlü yeni acılar çıkar. Bir daha bu acıları yaşamak istemiyoruz” dedi.
  Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin çözümü istediğini ve Annan Planı’nın oylandığı 2004 referandumunda bu iradeyi ortaya koyduğunu anlatan TBMM Başkanı Cemil Çiçek, “Oyunbozan Rum tarafı oldu. Cumhurbaşkanları değişiyor ama politika değişmiyor. Bir şey yapıyormuş gibi gözüküyor, hiçbir şey yapmıyor. Zamana yayarak, ayak sürüyerek dış kamuoyunu aldatmanın ve oyalamanın gayesi içinde” diye konuştu.

KKTC Dışişleri Bakanı Özdil Nami: “Tamamen çökmüş bir müzakere süreci var”

0
Haber: İlker ÇAKAN
  KKTC Dışişleri Bakanı Özdil Nami, Kıbrıs müzakerelerinin; “müzakere masasında disiplinin kalmadığı bir ortama sürüklendiğini” iddia ederek, “Şu anda tamamen çökmüş bir müzakere süreci var,” değerlendirmesinde bulundu. Dışişleri Bakanı Özdil Nami, müzakerelerle ilgili olumlu mesaj vermek yerine, karşılıklı suçlamaların olduğunu ve bunu toparlanmanın zor olduğunu ifade ederek, Rum tarafının müzakere süreci içerisindeki adımlarında Annan Planı’ndan da geriye düştüğünü ve güven artırıcı önerileri de son öneriyle mahvettiklerini söyledi.
  ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın “Anahtar Türkiye’nin elindedir” yönündeki açıklamasını “popülist ve talihsiz bir açıklama” olarak değerlendiren Nami, müzakerelerde Türkiye’den kaynaklanan herhangi bir durgunluğun olmadığını, Rum kaynaklı sıkıntıları Türk tarafının aşmasının mümkün olmayacağını belirtti.
  Dışişleri Bakanı Özdil Nami bugün Kanal Sim’de konuk olduğu programda, Kıbrıs müzakere süreci ile ilgili değerlendirmelerde bulundu ve yurt dışı temasları hakkında da bilgi verdi.

TOBB/DEİK Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu: “Önümüzdeki on yılda 700 milyar dolarlık yatırım planlanıyor”

0
Haber: İlker ÇAKAN
   Sidney’de düzenlenen Türk- Avustralya İş Konseyi Çalışma Yemeği’nde konuşan TOBB/DEİK Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu Avustralyalı işadamlarına Türkiye’nin çok önemli yatırım fırsatları sunduğunu anlattı. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci de Avustralya ile Serbest Ticaret Anlaşması (STA) müzakerelerine başlama kararı aldıklarını açıkladı.
   Türk- Avustralya İş Konseyi Çalışma Yemeği, TOBB/ DEİK Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve iş dünyası temsilcilerinin katılımlarıyla Sidney’de gerçekleştirildi.
   TOBB/DEİK Başkanı Hisarcıklıoğlu burada yaptığı konuşmada, küresel krizle birlikte ekonomide, batıdan doğuya doğru bir yönelme yaşandığına işaret ederek, bu dönüşümle birlikte Asya Pasifik bölgesiyle daha güçlü ve çeşitli ekonomik ilişkilere sahip olmanın, Türkiye’nin stratejik çıkarlarına uygun olduğunu ifade etti.
   TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, önümüzdeki yıl Gelibolu Savaşı’nın 100. yıl dönümü vesilesiyle Türkiye’de gerçekleşecek anma törenlerine rekor seviyede Avustralyalı ziyaretçi beklediklerini belirtti. Türkiye’nin Avustralyalı adamlarına birçok sektörde fırsatlar sunduğunun altını çizen TOBB/DEİK Başkanı Rifat  Hisarcıklıoğlu, “Önümüzdeki on yılda eğitim, sağlık, iletişim, altyapı ve ulaşım alanında 700 milyar dolarlık yatırım planlanıyor” dedi.
  Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ise konuşmasında iş konseyinin iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesine destek sağlayacağına inandığını belirtti. Zeybekci, “2015 yılında 100. Yıl Anzak Anma Törenleri vesilesi ile ülkemize rekor seviyede turist bekliyoruz” dedi.
  İki ülke arasındaki ticaretin önündeki engelleri kaldırmak için çalıştıklarını belirten Bakan Zeybekci, “Size bir müjde vereyim. Avustralyalı mevkidaşım ile yaptığım görüşmede Türkiye-Avustralya arasında Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine başlama kararı aldık. Önümüzdeki yıl tamamlanmasını ikimiz de arzu ediyoruz” diye konuştu. Katılımcıların sorularıyla devam eden toplantıda, Türkiye ve Avustralya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi yönünde fikir alışverişinde bulunuldu.

Lanet

0
  Siz öldürmeyi iyi bilirsiniz dediği zaman Recep Tayyip Erdoğan, Şimon Peres çok şaşırmış görünüyordu. Aslında onlar öldürmeyi gerçekten iyi biliyorlardı, bir süre önce 1 İsrailli askerin ölmesi bahane edilerek fosfor bombalarıyla adeta yakılarak 1500’e yakın Filistinliyi öldürmüşlerdi. Şimdide 3 gencin ölümü bahane edilerek yüzlerce insan öldürülüyor. Çocukları, kadınları ayırt etmeden öldürüyorlar.
   Peki bunlar bu vahşeti nereden öğrendiler, elbette Nazi Almanya’sından. Siklon B gazı, yani HCN, yani hidrojen siyanür. Hitler topladığı Yahudileri çocuk kadın demeden öldürüyordu, onları gaz odasına doldurup kapıyı kapatıp üstlerinden Siklon B tabletlerini bırakıp ölmelerini de sorumlu nazi subayı küçük bir pencereden gözetliyordu, eğer ölüm uzun sürüyorsa yukarıdan yeniden siklon B tabletleri atılmasını emrediyordu. Ölenler daha sonra gaz odasının hemen yanında fırında yakılıyordu. Külleri tarlalara bırakılıyordu.
  Kadınların saçlarından kumaş örülüyordu. Bu arada kendisine doktor denilen canavar Josef Mengele Auschwitz-Birkenau toplama kampında çocuklara akıl almaz işkenceler yapıyordu. Sadece bir insanın sığabileceği bir hücrenin içine konulup günlerce aç susuz bırakılıp ölmeleri bekleniyor ölmezlerse hemen dış avluda kurşuna diziliyordu. İnsani duygularını kaybetmemiş Yahudi halkını bir kenara koyarsak bu Yahudiler bundan ders çıkarıp daha insancıl davranacaklarına tersine nazilerden daha vahşice insan öldürmeyi öğrendiler. Çocukları, kadınları sivil insanları acımasızca öldürenlere lanet olsun. Bu nasıl savunma hakkıdır ki üç kişinin ölümü bahane edilerek yüzlerce insan öldürülüyor. 2004 yılında Polonya Krakov’da düzenlenen bir kongre esnasında Krakov’a yakın olan toplama kamplarını görme imkanım olmuştu.
  Bu nedenle bu zulmü yaşayan bir ülke nasıl olur da çocukları kadınları sivilleri hiç suçu olmayan insanları öldürüyor akıl alır gibi değil. Hollanda bilindiği gibi Boşnakların katledilmesinden, soykırımdan kısmen suçlandı. Avrupa, insan haklarının beşiği, rönesansla güya aydınlanmış Avrupa ve batı vahşeti kınıyorlar, o kadar. İsrail öldürmeye devam ediyor. Daha öncede ifade etmiş olabilirim, 1992-93 yılları arasında ABD’de görev yaparken yerel bir gazetede çıkan karikatür aklıma geldi yine. Bir Boşnak yardım için Birleşmiş Milletlerin kapısını çalıyor arkasında ise silahı ile sırplı öldürmek için yaklaşıyor. Birleşmiş Milletlerin cevabı ise bugünkünden farklı değildi. BM yetkilisi kapıyı açmazsak gider belki ifadesi vardı. O insan hakları savunucusu bilimum batı vs. gözlerini yumdular Avrupa’nın ortasında soykırıma ortak oldular.
  Hadi batıyı bırakalım, ya kendilerini Müslüman ülke olarak adlandıran toplam nüfusu bir buçuk milyar olduğu söylenen İslam ülkeleri ne yapıyor. HİÇ. Bu İsrail Mavi Marmara’da 10 vatandaşımızı öldürmüştü, bilmediğimiz başka bir şey yoksa tazminat koparmak için uğraşıyoruz. Suriye, bir uçağımızı düşürmüş pilotumuz şehit olmuştu, Reyhanlı’da 50 den fazla insanımız ölmüştü, o hafta duyarlılık gösterip sanatçılarımız konserlerini iptal etmişlerdi. Musul’da haber yapılması yasaklanan bir durum var. Korkulu rüya içerisinde gibiyiz, ne zaman rahat bir nefes alacağız.

Hz. Peygamber hürmetine, dön yüzünü bana

0
  Mihrace!
  Hz. Peygamberin öpüp kokladığı reyhanlardır; Hasan ile Hüseyin.
  Ve Fatıma’tüz – Zehra ile yol alan Ali’nin, tebessümüdür aşk!..
  Hz. Ebu Bekir’in duası ile can bulan bedenlerde;
  Hasan ile Hüseyin’in, ilahi sırrına erişmektir aşk!..
  Hz. Peygamber hürmetine, dön yüzünü bana!
 
  Benim Rabbim azîz ve rahîmdir. İnsan hiç severken acı çeker mi? Ben sana acı çekiyorum. Mihrace’m! Sahra çöllerinde dolaşan divaneyim sanki. Dilimde sen, yüreğimde sen, zikrimde sen, fikrimde sen. Bir perde iner gözlerime, sonra bir ses işitirim ve Hz. Ebu Bekir’in duası yankılanır kulaklarımda… 
  “Ey Allah’ım! Peygamber’in Hz. Muhammed’in hürmetine, dostun İbrahim’in hürmetine, kurtardığın ve seninle konuşan kulun Musa hürmetine, kelime ve rûhundan olan İsâ hürmetine, Musa’nın Tevrat’ı, İsâ’nın İncil’i, Dâvud’un Zebûr’u ve Muhammed’in Furkan’ı hürmetine, kullarına gönderdiğin bütün vahiylerin hürmetine, yerine getirdiğin bütün kazâ ve kaderin hürmetine, senden isteyip dileğine erişen kullarının hürmetine, fakir yaptığın zenginin, zengin yaptığın fakirin hürmetine veyâ hidâyet ettiğin sapığın hürmetine, ihtiyacımı senden istiyorum. Beni mahrum eyleme.
  Musa’ya inzâl buyurduğun isminin hürmetine, kullarının rızıklarını dağıtmakta rolü olan büyük isminin hürmetine, yeryüzünün karar bulması için, üzerine koyup da onda muvazeneyi temin eden isminin hürmetine, göklerin üzerine konup onların istiklâle kavuşmasını temin eden isminin hürmetine, dağların üzerine koydurup onlarda istikrarı temin ettiren isminin hürmetine, o ismin ki, arşın onunla ayakta durmaktadır, işte onun hürmetine, senin Tuhûr, Tâhir, Tahhâr, Samed ve Vitr isimlerinin hürmetine, o mübârek ismin ki, Kitabında senin nezdinde apaçık nûrdan inzâl buyurulmuştur, onun hürmetine. O ismin ki, gündüzün üzerine onu koymuş, gündüzün nûrlanmasına vesile olmuştur. Gecenin üzerine onu koymuş, gecenin kararmasına vesile olmuştur, onun hürmetine, senin azamet ve kibriyânın, kerîm zâtının hürmetine, senden bana Kur’an ile onun bilgisini ihsân buyurmanı ister ve o bilgiyi etimle, kanımla, kulağımla, gözümle ayrılmaz bir şekilde karıştırmanı senden dilerim ve bütün bunların hürmetine senden isterim ki, kuvvet ve kudretinle benim vücudumu kendi yolunda çalıştırasın. Çünkü günahtan dönüş ve ibâdete yöneliş, ancak senin kuvvetin ve kudretinledir. Ey rahmet edenlerin en rahmet edicisi olan Allah!”
  Rabbimden başka sığınağım yok. Ellerim semâ’da dualardayım sevgili. Her nefes alışım senin için. Sabrederken ağlayışım yine senin için. “Merhamet etmeyene merhamet edilmez” diye buyuran Hz. Peygamber hürmetine, dön yüzünü bana Mihrace!.. 

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken: “Almanya’da 60 bin işyerimiz var”

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) geçtiğimiz günlerde Amasya’da bölgesel iftar yemeği düzenledi. İftar yemeğine TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Amasya Valisi İbrahim Halil Çomaktekin, Amasya Belediye Başkanı Cafer Özdemir, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay ve Amasya, Bartın, Çankırı, Karabük, Kırşehir, Çorum, Samsun, Zonguldak, Kastamonu, Nevşehir, Sinop, Kırıkkale illerinin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Başkanları ile yönetim kurulu üyeleri katıldı. İftar yemeğinde bir konuşma yapan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken şunları söyledi; “Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşuyuz. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz içindir. Ben demiyorum, biz diyorum. Sizler çok önemli insanlarsınız. Almanya’da 60 bin işyerimiz vardır. Türkiye nereden nereye geldi. Türkiye hak ettiği noktaya gelmiş durumdadır.”

  Amasya Valisi İbrahim Halil Çomaktekin’de yaptığı konuşmada şunları söyledi “Komşu illerden gelen esnaf ve sanatkar odalarının temsilcileri hepinize Amasya’ya hoş geldiniz diyorum. Amasya köklü tarihi ile huzur, asalet ve saadet şehri. Sizler gündüz saatlerinde bu güzel şehrimizi gezdiğinizde Anadolu’nun bu eşsiz köşesinin tarih ve kültür kokan havasını teneffüs etmişsinizdir. Ahi kardeş demek, ahilik geleneği bizim kültürümüzde önemli bir yer teşkil ediyor. Paylaşmayı ve dayanışmayı esas alan esnaf ve sanatkarlar odası para kazanmanın ötesinde ahlaki disipline önem veren bir teşkilat. Ekonomiye, istihdama önemli katkılar sunan üreten, helal kazanca kıymet veren ve ihtiyaç sahiplerine yardım eden esnaf ve sanatkarlarımız ile bu güzel ramazan ayında iftar yapmak bizlere ayrı bir huzur vermiştir.”

 
                                          TESK Amasya bölgesel iftar yemeği fotoğrafları
 
     
                                              
                                       
error: Content is protected !!