Cumartesi, Nisan 25, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 165

KKTC 4.Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı

0
Haber: İlker ÇAKAN
  28 Aralık 1947 yılında Leymosun(Limasol)’da doğan Mustafa Akıncı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mimarlık Fakültesi mezunudur. 1975 yılında oluşturulan Kurucu Meclis’e seçilerek görev yapmıştır. Lefkoşa Türk Belediyesi’nin ilk seçilmiş başkanı olup, 14 yıl boyunca kesintisiz bu görevi yürütmüştür. LTB Başkanlığı sırasında Lefkoşa Rum Belediye Başkanı ile Lefkoşa Kanalizasyon Projesi ve Lefkoşa İmar Planı konularında uzlaşma sağlayarak bu projelerin işbirliği içinde hayata geçmesini sağlamıştır.
  Bu çerçevede Lefkoşa İmar Planı 1989 yılında ‘Dünya Habitat Ödülü’ne, 2007 yılında ise Ağa Han (Aga Khan) mimarlık ödülüne layık görülmüştür. 2003 yılında da Lefkoşa Rum Belediyesi eski Başkanı ile yaptıkları çalışmalardan ötürü ‘Europa Nostra Onur Ödülü (Medal of Honour)’ne layık görülmüştür. Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği’nin kuruluşunda etkin rol üstlenerek birliğin ilk başkanlığını yapmıştır. 1987 yılından 2001 yılına kadar Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP) Genel Başkanlığı görevinde bulunmuştur. 1993 – 2009 yılları arasında da Milletvekilliği görevini sürdürmüştür. 1999-2001 döneminde ise Başbakan Yardımcılığı ve Turizm Bakanlığı görevini üstlenmiştir. Annan Planı döneminde oluşturulan Barış ve Demokrasi Hareketi’nin (BDH) kurucularından olup, liderliğini üstlenmiştir. Toplumcu Demokrasi Partisi’nin oluşumu ile birlikte başkanlık görevini devretmiştir.
  Mustafa Akıncı Oxford, Harward ve Yale Üniversiteleri gibi dünyaca tanınmış akademik platformlar ile Chatham House gibi uluslararası forumlarda Kıbrıs konusuna ilişkin konferanslar verip panellere konuşmacı olarak katılmıştır. Çeşitli dergilerde makaleleri de yayınlanan Mustafa Akıncı’nın ‘Belediye Başkanlığı’nda 14 Yıl’ isimli kitabı bulunmaktadır. İyi derece İngilizce bilen Mustafa Akıncı 26 Nisan 2015 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin 4. Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
 
  
                   
 
                                                                                        

İranla varılan nükleer anlaşma bir açılım mı, fiyasko mu?

0
 Tahran ile Almanya ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 5 daimi üyesi ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin’in oluşturduğu P5+1 grubu arasında İran’ın nükleer programına dair yürütülen müzakereler anlaşmayla sonuçlandı.
Avrasya coğrafyasında uygulama safhasına koyduğu imparatorluk projesi için, “Küçük Şeytan” olarak tanımladığı Irak’ın enerji kaynaklarını denetimi altına alan Washington, – Suriye’ den sonra ilgisini “Büyük Şeytan” olarak adlandırdığı İran’a yöneltmiştir.
 Dünyanın üçüncü büyük petrol rezervlerine sâhip, OPEC’in ikinci büyük üreticisi konumuyla dünya petrol fiyatını belirleyebilen ender ülkelerden birisi olan İran, yıllık yaklaşık 34 milyar dolarlık petrol ihracatı yapmaktadır. İran’ın, Ortadoğu’yu Orta Asya ile birleştiren, petrol kaynaklarının yüzde 65’ini bünyesinde bulunduran, Körfez bölgesini ve Hürmüz Boğazı’nı denetleyen jeostratejik konumu gerek bölgesel gerekse küresel anlamda önem taşımaktadır.
  Basra Körfezi’nden Hazar Denizi’ne oradan da Umman Denizi’ne uzanan sahillerinin yanı sıra Türkiye, Ermenistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Afganistan ve Pakistan ile uzun kara sınırlarına sâhip bulunan İran ayrıca, 812 trilyon m³’lük doğalgaz rezervleriyle, Rusya’dan sonra doğalgaz açısından da dünya ikinciliğini elinde bulundurmaktadır. Avrasya’da SSCB sonrası oluşan yeni jeopolitik haritada İran, kritik olarak önemli jeopolitik eksen rolü oynarken, aynı
  İran ile P5+1 ülkeleri arasındaki nükleer gerilim Ağustos 2002’de başlamıştı. O dönem Batılı istihbarat servisleri ve bir İranlı muhalif grup doğudaki Natanz kentinde gizli nükleer tesis bulunduğunu duyurmuştu. BM’ye bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) o tesisin uranyum zenginleştirilmesinde kullanıldığını açıklamıştı. Daha sonra Haziran 2003’te İngiltere, Fransa ve Almanya İran’la nükleer müzakerelere başladı. Son tur müzakereler ise 2013 yılının ağustos ayında Hasan Ruhani’nin İran cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından başladı. ‘Nükleer anlaşma’ Ruhani’nin seçim vaadiydi.
  P5+1 grubunun İran’la vardığı anlaşma nükleer programını kısıtlaması karşılığında Tahran’a uygulanan yaptırımların hafifletilmesini öngörüyor. Tarihi Anlaşmaya göre:
  *BMGK onayından itibaren anlaşma 90 gün sonra yürürlüğe girecek.
  *Anlaşma yürürlüğe girdikten sonra İran’a yaptırımlara dayanak oluşturan 7 BMGK kararı iptal edilecek.
  *Silah ambargosu 5, füze ambargosu 8 yıl daha yürürlükte kalacak.
  *Uranyum zenginleştirme oranı 15 yıl boyunca yüzde 3.67’yi geçmeyecek.
  *Bomba için zenginleştirilmiş uranyum üretebilecek santrifüjlerin 3’te 2’si kaldırılacak.
  *Zenginleştirilmiş uranyum stoğunun yüzde 98’i elinden çıkarılacak.
  *İran, Fordo nükleer tesisini bir teknolojik merkeze dönüştürecek. Bu tesisteki santrifüjler izotop üretiminde kullanılacak.
  *Tahran yönetimi, gelecek 15 yıl içinde herhangi yeni bir ağır su reaktörü inşa etmeyecek. Arak ağır su reaktöründe değişikliğe gidecek.
  *P5+1 ülkeleri ve İran yılda en az 2 kere olmak üzere bakanlar düzeyinde toplantılar gerçekleştirip nükleer anlaşmanın gereklerinin yerine getirilip getirilmediğini değerlendirecek.
  *İran anlaşmayı ihlal ederse, 65 gün içinde yaptırımlar geri getirilecek.
  *Yeni BMGK kararı 10 yıl geçerli olacak.
  *Tahran’ın BM tarafından gelecek askeri tesislere giriş talebini sorgulama hakkı olacak.
  İran’a ambargonun kalkması Türkiye’ye ve Bölgeye olumlu yansıyacaktır.

Samimi ve dürüst olmak

0
  Tarih ve insanlık boyunca samimiyet ve dürüstlük hem prim yapmıştır. Dürüst olmayı yüce dinimiz ve diğer kutsal kitaplarda hem önermişlerdir. Samimi ve dürüst olmayan devlet, yönetici, iş adamı, herkes hayatları boyunca sıkıntılı dönemler yaşamışlardır. İnsanın yaşarken hep şöyle düşünmesi gerekmez mi? Öldükten sonra hayırla ve hoş bir seda ile anılmak.
  Günümüzde riyakar olmak, yalan konuşmak, iki yüzlü davranmak neredeyse bir sanat haline gelmiştir. Bu da insanlar arasındaki güven bunalımını artırmaktadır Kültürel değerlerimizden uzaklaştıkça toplumda insanların birbirine saygı ve sevgisi azalmaktadır. Geçmiş dönemlerde insanlar birbirine kültürel değerlerine göre değer verirlerdi. İnsanın makamına veya zenginliğine göre değer verilmez, onun kültür yapısına göre değer verilirdi. Toplumda; o insan ne kadar iyi insan, herkese yardımcı olur, iyilik yapan bir insan diye konuşulurdu.
  Günümüzde ise artık kültürlü kavramı konuşulmuyor. İnsanların zenginlikleri ve makamları konuşuluyor. Ona göre insana değer veriliyor. Zengin olmanın kaynağının haram veya helaldan geldiğine bakılmaksızın onun zenginliği konuşuluyor ve toplumda saygın bir kişi olarak anılıyor. Kendi kendime soruyorum değer yargılarımız mı değişti? Bunu iyi irdelememiz gerekir.
  Günümüzde artık her yerde saygılı ol, kültürlü ol, yalan konuşma kavramları konuşulmuyor. Bunun yerine evlerde aileler içinde, cadde, sokakta, okulda toplumun her kesiminde konuşma “PARA” kelimesi ile başlıyor. Atalarımız önce nasılsınız, iyimisiniz, sağlığınız nasıl diye söze başlarlardı. Konuşmalarda samimiyet ve dürüstlük vardı. İnsanlar o kadar birbirine kadar bağlıydı ki ve kültürel işbirliğinde samimimiyet kokardı. Kültürel yozlaşma sayesinde birbirimize iki yabancı gibi bakar olmadık mı? Buna bir örnek vereyim. Belediye otobüsleri daha doğrusu toplu taşıma araçlarına bindiğinizde toplumsal kültürel değerlerimizin ne hale geldiğini daha iyi anlamış olacaksınız. Milli Eğitim sistemimizde kültürel değerlerimize daha çok değer verilmesi gerektiğine küçük bir örnektir.
  Toplu taşıma aracında diyelim ortaöğretim çağındaki çocuklarımız oturuyor. O anda arabaya 40-60 yaş ve daha yukarısı yaşlılarımız arabaya biniyor. Bunlar araba içinde ayakta bekliyor, o gençler koltuklarında oturuyor. Buna üzülmemek olur mu? Kendi kendime soruyorum Bu çocuklarımıza ailelerinde ve okullarda; büyüklere saygı ve sevgi kültürü, samimi olmak kavramları üzerinde durulsa ve önem verilseydi bu manzaralarla karşılaşmak mümkün olur muydu? Günümüzde insanlar birbiriyle kapalı mekanlarda veya ikili karşılaşmalarda gayet samimi görünüyor. Birbirinden ayrıldıklarında hemen birbiri aleyhine konuşmalar başlıyor. Böyle bireylerin çok olduğu toplumlarda samimiyet ve dürüstlük olur mu? Onun için bu toplumlarda sıkıntı ve bunalımlar olmaya devam eder.
  Tarih boyu her toplum kendi kültürel değerlerine değer vererek devlet olarak ayakta kalmışlardır. Toplum bireyleri arasındaki ilişkilerde kültürel bağlılık yerine maddi çıkarlar ön plana çıktığında o toplumlar sıkıntılı dönemler yaşamışlardır.
  Kim ne derse desin; ister zengin, ister fakir, makam sahibi olsun veya olmasın samimi ve dürüst insanların sayıları günümüzde azda olsa toplum vicdanında her zaman saygı ve sevgi görmektedir. Günümüzde; iki yüzlü ve riyakar değilde, samimi ve dürüst insan sayılarının çoğalması dileğiyle.

Trabzon Valisi Abdil Celil Öz: “Türkiye-İran İlişkileri çok eskilere dayanmaktadır”

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Trabzon’da görev süresi dolan İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Meşhud Nohasi Trabzon Valisi Abdil Celil Öz’e veda ziyaretinde bulundu. Türkiye-İran ilişkilerinin çok eskilere dayandığını ifade eden Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, “Türkiye -İran arasındaki ilişkiler hem siyasi, hem ticari, hem de kültürel boyutuyla derin ve çok eskilere dayanmaktadır. Özellikle son dönemde İran, uluslar arası alandaki güzel çalışmalar, siyasi ve ticari ilişkilerle önemli değişim dönüşüm yaşıyor. Bu süreçte de hem Türkiye-İran, hem de Trabzon özelinde; turizm, kültür, ticaret ve diğer alanlardaki işbirlikleri daha da gelişecektir.
  Trabzon’da üç buçuk yıl görev yaptınız. Bu önemli bir süredir. Bu süre içersinde iki ülke arasındaki gelişmelere önemli katkılarınız oldu. Karşılıklı heyetlerin ziyaretleri, işadamlarının geliş-gidişleri ile turizmde önemli gelişmeler yaşandı. Özellikle nevruz döneminde İran’dan gelen ziyaretçilerimiz oldu. Tüm bu ilişkilerin gelişmesinde sizlerin yapıcı yönünüz etkili oldu. Yeni görevinizde sizlere başarılar diliyorum. Yeni dönemde bu çalışmalar iki ülkenin hassasiyetleri çerçevesinde uluslar arası dengelerle beraber daha güzel gidecektir” dedi.
İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Meşhud Nohasi:
Türkiye’nin İran nezdinde yeri başkadır”
  İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Meşhud Nohasi de, “Sizlerle güzel çalışmalarımız oldu. İki ülkenin ilişkileri gelecekte daha iyi olacağına inanıyorum. Bu anlamda Trabzon ve bölgesindeki şehirlerle güzel ilişkiler kuruldu. Bu gelişmelerde işbirliğinizden güzel bir şekilde yararlandık. İran’ın ambargosunun kaldırılmasından sonra yeni iş alanlar açıldı. Özellikle bu süreçte İran komşularına çok büyük önem veriyor.
Zaten Türkiye’nin İran nezdinde yeri başkadır. Yeni başkonsolosumuz göreve başladığında sizlerin güzel işbirliğinden en iyi şekilde yararlanacağını düşünüyorum. Trabzon’u hiçbir zaman unutmayacağım ve her konuda destekçisi olacağım” diye konuştu. Trabzon Valisi Abdil Celil Öz , ziyaretin anısına başkonsolos Nohasi’ye hediyesini verirken, İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Meşhud Nohasi’de de Vali Öz!e hediyesini takdim etti.

Amasya Üniversitesi 7. Avrupa Hemiptera Kongresinde

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Amasya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim elemanlarından Doç. Dr. Ahmet Dursun ve Arş. Gör. Başak Akyürek ile Suluova Meslek Yüksekokulundan Yrd. Doç. Dr. Murat Karavin, Yüksek Lisans Öğrencileri Onur Dede ve Elif Çalışkan Avusturya’nın Graz kentinde düzenlenen 7. Avrupa Hemiptera Kongresine (7th European Hemiptera Congress katıldılar. 27 farklı ülkeden yaklaşık yüz araştırmacının katıldığı kongrede Amasya Üniversiteli entomologlar toplamda dört sözlü sunum ve üç poster sunum yaptılar.
 
 
 

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesinin 35. sayısı çıktı

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da 05.07.2011 tarihinde yayın hayatına başlayan yaklaşık 4 yıldır yayın hayatına devam eden, Türkiye temsilciliğini de Habergünebakış Sitesinin yaptığı (www.habergünebakis.com) Karadeniz Bölgesinin Türkçe-Gürcüce dilinde onbeş günlük olarak yayınlanan tek gazetesi olan ve Gürcistan-Batum, Artvin, Rize, Trabzon, Giresun’un Ordu, Samsun illerinde dağıtımı yapılan uluslararası “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi”nin 35. sayısı çıktı. Kuşe kağıda baskılı, haftalık tirajı 8.000 ve 8 sayfa renkli olarak yayınlanmaktadır. 
         
          1- http://i.hizliresim.com/Nqnz0k.jpg
          2- http://i.hizliresim.com/zAj6zB.jpg
          3- http://i.hizliresim.com/ZDX8l0.jpg
          4- http://i.hizliresim.com/rQ0d31.jpg
          5- http://i.hizliresim.com/ogdz6q.jpg
          6- http://i.hizliresim.com/rQ5AlN.jpg
          7- http://i.hizliresim.com/2g6DGj.jpg
          8- http://i.hizliresim.com/NqnaYa.jpg
 
               
              Haberci Gazetesi 1.sayfa       Haberci Gazetesi 2. sayfa  Haberci Gazetesi 3.sayfa
    
             
                Haberci Gazetesi 4. sayfa   Haberci Gazetesi 5.sayfa  Haberci Gazetesi 6. sayfa
 
                                       
                                   Haberci Gazetesi 7. sayfa    Haberci Gazetesi 8. sayfa

Ordu-Giresun Havalimanı açıldı

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Türkiye’nin ve Avrupa’nın deniz üzerine kurulan tek havalimanı olma özelliğini taşıyan Ordu-Giresun Havalimanı’nın resmi açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun katıldığı törenle yapıldı. Törende Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli de hazır bulundu.
  Törende halka hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
, şunları söyledi:

“Bugünün Ordu ve Giresun için tarihi bir gün olduğunu ifade ederek, “Bugün olmaz denilenin olduğu, yapılamaz denilenin yapıldığı, bitmez denilenin bitirildiği bir gün. Gözün aydın olsun Ordu, gözün aydın olsun Giresun, gözün aydın olsun Karadeniz”
diye konuştu. “Başbakanlığım döneminde Sinop’ta havalimanı yoktu, çalışmıyordu. Sinop Havalimanı’nı bitirdik, açtık ardından Kastamonu’da yoktu Kastamonu’da havalimanını açtık. Aynı şekilde Samsun Havalimanı’nı hamdolsun açtık. Şimdi mutluyuz. Zira Ordu-Giresun Havalimanı’nı açıyoruz.” diye konuştu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu ise konuşmasında;
Aziz Ordulular, değerli Giresunlular, bu havaalanı inşallah kazasız belasız nice yolculuklara şahit olacak. Havaalanına gelen ve giden yolculuklar dışında bir de milletlerin yolculukları var. Milletlerin tarih içindeki büyük yolculuğu… 1071 Malazgirt, 1453 İstanbul’un fethi, 1923 Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması…” diye konuştu.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli ise Ordu-Giresun Havalimanı yapımının talimatının 2010’da verildiğini anımsatarak, “O talimatı verdiğiniz gün Giresunluların ve Orduların 50 yıldan beri hayal ettiği bu proje gerçekleşme aşamasına geldi. Size minnettarız Sayın Cumhurbaşkanım” diye konuştu.
  Ordu ve Giresun’un 50 yıl boyunca hayallerinin suiistimal edildiğini ifade eden Canikli, söz konusu havalimanının yapımıyla ilgili ilk defa 1964’te o zamanki hükümet tarafından, daha sonra da farklı hükümetler tarafından defalarca söz verildiğini ancak bu yatırımın gerçekleştirilemediğini kaydetti. Canikli, “Sayın Cumhurbaşkanım, sizin talimatınızla ve bu projenin sonuçlandırılmasını takibinizle, bu proje gerçekleştirildi”dedi.
  Erdoğan, konuşmasının ardından eşi Emine Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile eşi Sare Davutoğlu,Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ve yerel yöneticilerle birlikte havalimanını hizmete açtı.
  Yapımına 2011 yılında başlanan ve Ordu’nun Gülyalı ilçesinde deniz üzerine taş dolguyla inşa edilen dünyanın üçüncü, Avrupa’nın ve Türkiye’nin ilk havalimanı olan Ordu- Giresun Havalimanı yaklaşık 360 milyon liraya tamamlandı ve yapımında kullanılan 36 milyon ton taş için kamyonlar 950 bin kere sefer yaptı.
  Diğer taraftan sabah saatlerinde İstanbul’dan gelen Türk Hava Yolları’nın “Batman” isimli tarifeli sefer yapan uçağı Ordu-Giresun Havalimanı’na iniş yaptı. Toplam 136 yolcusuyla Ordu-Giresun Havalimanı’na iniş yapan uçak, yeni yolcularını aldıktan sonra alandan ayrıldı. Bu uçağın ardından havalimanına Türk Hava Yollarının (THY) tarifeli seferleri devam etti.
  Törene Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam,Adalet Bakanı Kenan İpek, İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk ve eski bakanlar Lütfi Elvan ve Binali Yıldırım’da katıldı.
 
 
                                    
 
 

Amasya’lı işadamlarının Gürcistan ziyareti

0
Haber: İlker ÇAKAN
  ASKON Merzifon Şubesinin 21-24 Mayıs 2015 tarihleri arasında Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’a düzenlemiş olduğu KOSGEB destekli yurtdışı iş gezisinde, Amasya’daki tekstil, gıda ve turizm işletmeleri resmi ziyaretlerde bulunmuşlar ve ikili iş görüşmeleri gerçekleştirmişlerdir.Dernek tarafından düzenlenen gezide Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti bölgesine açılma, kalıcı ihracat anlaşmalarının yapılması, turizm fuarına katılım, gıda ithalatçıları ve yatırımcıları ile görüşmeler yapılması, Batum piyasası hakkında ticari, teknik ve mevzuat araştırmalarının yapılması konularındaki çalışmalar yapılmıştır. Türkiye sınırlarına yakın olan Gürcistan’ın ticari potansiyeli, yatırım imkânları ve işbirliği alanları araştırılmıştır.
  Dernek Batum piyasa pazarlarına mal satmak, fuarlara katılmak, yatırım yapmak, ihracat imkânlarını araştırmak, Amasya’nın turizm değerlerini tanıtmak amacıyla çalışmalar yapmıştır.
Gezide T.C. Batum Başkonsolosluğunu ziyaret eden işadamları Ticaret ve Gümrük Ateşelerinden Batum’a yatırım yapmak için neler yapılması gerektiği konusunda resmi temaslarda bulunmuşlar ve ülkedeki yatırım alanları ile resmi prosedürler hakkında bilgiler almışlardır.
  Ayrıca işadamları Batum Belediye Başkanı Giorgi Ermakov’u makamında ziyaret ederek resmi temaslarda bulunmuşlar ve Belediye Başkanı Giorgi Ermakov’a Amasya’nın tarihi ve kültürel zenginlikleriyle ilgili bilgiler vermişlerdir. Yine gezi kapsamında Batum’da Turizm Fuarını ziyaret eden işadamları, Batum Turizm Departmanlığını da ziyaret etmişler ve Başkan Vekili Raul Abuladze ile görüşme yapmışlardır. Amasyalı işadamlarından bir heyet gezinin 2. gününde Poti Serbest Bölgesini ziyaret etmişler, diğer bir heyette Acara Özerk Cumhuriyeti Finans ve Ekonomi Bakan Yardımcısı Ramaz Bolkvadze ile görüşmüşlerdir.
  Yapılan tüm resmi görüşmelerde Batum’a yatırım imkânları konusunda bilgi alışverişinde bulunan Amasyalı işadamları Batum’daki işletmelerle de ikili görüşmeler yapmışlar ve işyeri ziyaretleri gerçekleştirmişlerdir. Gürcistan Uluslararası İş Adamları Derneğini de ziyaret eden Amasya’lı iş adamları Genel Sekreter Osman Çalışkan ile ilgili konularda bilgi alışverişinde bulunmuşlardır.
Batum’da yatırım yapmanın yararlı olacağını düşünen Amasya’lı işadamlarından bazıları tekstil alanında Gürcistan-Batum’da yatırım yapmak için uygun olabilecek kiralık binalarda incelemelerde bulundular. Yatırım yapmak için Türkiye’ye döndüklerinde proje üzerinde çalışma yapacaklarını belirttiler. Amasyalı iş adamları böyle bir gezinin düzenlenmesinden dolayı memnun olduklarını, bu geziyi düzenleyenlere teşekkür ederek, her Türk iş adamının bu bölgeyi muhakkak gezmelerinin gerekli olduğunu söylediler.
  Bu gezi ve ziyaretin Türkiye’nin Kafkaslara açılan kapısı konumunda olan Gürcistan ile Türkiye arasındaki eskiye dayalı kültürel benzerlik ve yakınlık olmasının da iki ülke arasındaki ticaretin gelişmesine çok önemli katkı sağlayacağı belirtildi.
 
Amasya’lı İşadamlarının Gürcistan ziyareti fotoğrafları
 
                                 
                                   
                          
              
                    
                                              

                         

Expo Batum Turizm Fuarı 2015

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da Expo Batumi Turizm Fuarı 20-22 Mayıs 2015 tarihleri arasında açıldı. Batum Sheraton Otelin toplantı salonunda açılan fuarda turizmle ilgilenen firmalar stand açtı. Fuarın açılışına; Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Archil Khabadze, Bakanlar, Batum Belediye Başkanı Giorgi Ermakov, T.C. Batum Başkonsolosu Yasin Temizkan’da katıldı. İş gezisi dahilinde Batum’a gelen ASKON Amasya Şubesi üyesi işadamlarıda fuarı gezdi.Fuarın açılışında Gürcistan Folklor Ekibi ve ve Trabzon-Akçaabat Folklor Ekibi gösterilerde bulundu.
 
                             
                                              Expo Batum Turizm Fuarı 2015 Fotoğrafları
 
           
 
           
 
            
 
                
 
                 
 
                 

Batum Leogrand Otel Genel Müdürü Mert Bölükbaşı: “İnsanı sevmeyen hizmet edemez”

0
Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN
  Gürcistan-Batum Leogrand Hotel ‘ın kapalı alanı 29.000 m2. ve otel alanı ise 6.000 m2’dir. Batum limanı karşısında karşısında açılan ve Batum en büyük otellerinden birisi olan Leogrand Hotel Haziran ayında açılacağı öğrenildi. Otelcilik sektöründe marka ve tecrübeli olan, “İnsanı sevmeyen hizmet edemez, insana hizmet etme alışkanlığınız alyuvarlarınızda olacaktır.” diyen ve bu sektörde konuyla ilgili örnek kişilik sergileyen Batum Leogrand Otel Genel Müdürü Mert Bölükbaşı otelcilik ve turizm konulu yaptığımız röportajda şunları söyledi;
  “Mersin Turizm şirketi olarak hemde Leogrand Hotel-Casino olarak Batum’un önümüzdeki 3-5 sene içinde daha gelişeceğine, güzelleşeceğine ve bu konuda yukarıya doğru önemli bir ivme kazanacağına innanıyoruz. Yatırım kararı alırken bunları göz önünde bulundurduk. Batum’daki genel yapılanma ve alt yapı hizmetlerine, metrekare fiyatlarına baktığınızda; Batum’un beş yıl sonra çok daha farklı bir yerde olacağını gösteriyor. Kıbrısta’da da yatırımları olan bir şirketiz. Biz Kıbrıs içinde 2000’li yıllarda aynı şeyi söylemiştik. O zaman bu ada büyüyecek ve farklı yerlere gelecek demiştik.
                                          
                                             
 Batum Leogrand Otel Genel Müdürü
  Mert Bölükbaşı
 
  Bugün Kıbrıs 25 otel ve casinonun yer aldığı önemli bir yer olmuştur. Batum’da otelcilik sektöründe bizim ve Hilton’un açılmasıyla daha çok çalışma olacak ve bununla birlikte güzel bir rekabet ortamı doğacaktır. Herkes çalışacak ve üretecek, daha çok mail atacak, daha fazla geziye çıkacak ve daha fazla fuara katılacaktır. Bu konuda müthiş bir enerji doğacağına inanıyoruz. Kıbrıs’ta olduğu gibi müştriye hizmet standartları daha artacaktır. Beş adet toplantı salonumuz vardır ve en büyüğü 1.000 m2’dir. Otelimiz Eylül ayında dahi Kiew ve Moskova’dan gelen gruplarla dolup taşacaktır. Batum 2000 yılının Kıbrıs’ına benziyor. 2000 yıllarda hafta sonu Kıbrıs’ta otelller bomboş geçiyordu. Bugun hafta içi ve hafta sonu Kıbrıs’ta bir oda bulmak oldukça zordur. Fiyatlarda da artışlar oldu. Bugün aynı şeyi Batum içinde söyleyebiliriz.
  Ama hep birlikte koordineli çalışmamız gerekir. Batum’da hizmet ve servis standartı çok düşük, kızmamak gerekir. Leogrand ailesi olarak Ankara-İstanbul’da Batum geceleri düzenleyeceğiz. Batum’a aynı zamanda kongre turizmi eksikliğini giderecek otel yapmş olduk. Otelimiz 15 Eylül’den sonra de kongre turizmi ve sempozyumlarla hizmete devam edecektir. Otelimizin her bölümünde hizmet standartlarını yakalamak için çalışacağız. Türkiye’deki hizmet ve servis standardı dünyaya örnek olacak noktadadır. Otelimiz 22 katlı olup, toplam 180 oda vardır. Bunun 166 adedi lüks ve konforlu standardındadır. Otelimizin her tarafı manzaralıdır. Lüks ve standart odalarımızın genişliği 42 m2’dir. Diğer otellerin oda genişliği 22-24 m2’dir. Hepimizin yüzü birlikte gülsün, hepimiz birlikte kazanalım. Hep birlikte büyüyelim. Otelimizde 400 personel ile çalışmaya başlayacağız. Bunlar şehire büyük bir enerji verecektir. Otelimizin en üst katında dağ ve deniz manzaralı 1.500 m2 terasımız vardır. Yaz dönemli turizm olarak Batum’u Bodrum’a benzetiyoruz.   Batum’un çok daha fazla bilinmediğini biliyorum.
   Hizmet etme alışkanlığınız alyuvarlarınızda olacaktır. 24 saat insana hizmet ediyorsunuz.İnsanı sevmeyen hizmet edemez. ABD de 4 yıl kaldım ve burada buna konaklama ve ağırlama sistemi denir.İnsan mutlu olan yere gider. Otelimizin her yerinde insana mutluluk yaratmak hedefimiz olacaktır. İnsan odaklı hizmet vereceğiz.Ulaşılabilir olmak gerekir. Ulaşabilir olmazsanız, insanlar size sevgiyle bakmazlar. Genel olarak reklamımız ve pazarlamamız, iletişimimiz eksiktir. Konuşabilir olmaktır.
 
                                              
           Batum Leogrand Otel
    
  Türkiye turizm sektöründe 6.ncıdır. Gürcistan’a çocuk klubünü kuracağız. Batum’da yazın turist sorunu yoktur. Rekabet olmazsa ayakta kalamazsınız. Bizimle birlikte otel ve casinolarda tanıtımı kültürel ve reklam ortamı artacaktır. Batum’da böyle bir yatırımı gerçekleştiren Mersin Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Erol Avgören’e teşekkür ederim. Haziran ayında müşteri almaya başlayacak olan otelimize herkesi bekler ve bundanda mutluluk duyarız.”
error: Content is protected !!