Salı, Ocak 26, 2021
tr
Ana Sayfa GÜNCEL KTÜ Jeoloji Mühendisliği eski Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş: “Doğu Karadeniz...

KTÜ Jeoloji Mühendisliği eski Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş: “Doğu Karadeniz Bölgesi deprem faylarının ortaya çıkarılması gerekir”

İçişleri Bakanlığı-Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın(AFAD) bilgilerine göre 22 Kasım 2020 tarihinde merkez üstü Bayburt olan 3.8 büyüklüğünde yerin 7 km. Derinliğinde deprem meydana geldi. Bu deprem Bayburt, çevre il ve bazı ilçelerde hissedilmiştir. Bu depremin Türkiye’nin güncel haritasında görülmeyen bir faydan kaynaklandığı belirtiliyor. Gürcistan’da 3 yıl önce meydana gelen depremlerin fay hattını tetiklediği ve yarılmayı hızlandırdığının tespit edilmesinin ardından, 4’üncü deprem kuşağından 3’üncü deprem riski bölgesine çekilen Karadeniz’de, deprem riskini artırdığı belirtiliyor Doğu Karadeniz Bölgesinin deprem fay hatları ilgili görüşlerini açıklayan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği eski Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş şunları söyledi;
“Bayburt’tan İspir’e doğru uzanan fay hattı.
Erzurum Narman istikametinde giden faya paraleldir”
“Doğu Karadeniz Bölgesinde fazla aktif fay gözükmediğini ancak son Bayburt depreminin bölgede diri fayların olduğunu veya olabileceğini gösterdi. 60 yıllık deprem kayıtlarına bakıldığında Bayburt yöresinde 2 sismik hattın varlığının bilinmektedir. Her ne kadar Türkiye’nin diri fay haritasında, o bölgede faylar olmasa dahi sismik hatlar ve deprem kayıtları var. Bu sismik hatlardan bir tanesi Bayburt’tan İspir’e doğru uzanır. Bu sismik hat Kuzey Anadolu fayına sol yönlü olarak Erzurum Narman istikametinde giden faya paraleldir. Bir diğer sismik hat ise, Bayburt’tan Rize istikametine uzanıyor ama bu kırıkların hiçbirisi Türkiye’nin deprem haritasında yoktur. Bu da bizim diri fay haritamızda eksiklikler olduğunu gösteriyor. Bölgemizdeki son deprem güncel deprem haritasında yer almayan örtülü bir faydan kaynaklandığına işaret. Doğu Karadeniz’i etkileyebilecek diri fayların ortaya çıkarılması gerekir.
“Karadaki fayların denize veya denizdeki fayların karaya uzantıları var”
Denizlerdeki fay hatlarının da güncel deprem haritasında yer almamaktadır. Özellikle mavi vatan dediğimiz Karadeniz, Akdeniz Ege bölgesindeki kıyı sahanlığımızdaki faylar yoktur. Karadaki fayların denize veya denizdeki fayların karaya uzantıları var. Bu yüzden Türkiye’nin diri fay haritası umarım gelecekte daha da geliştirilip denizdeki faylar aktarılır. Öte yandan gizli veya örtülü olan faylar, sismik hatlarla ortaya çıkarılır ve böylece diri fay haritamız da geliştirilir.
“Doğu Karadeniz bölgesinin 3 tarafı faylarla çevrilidir”
Güncel olan verilere göre Trabzon ve Rize’de deprem tehlikesi artmaktadır. Doğu Karadeniz bölgesinin 3 tarafı faylarla çevrilidir. Doğu Karadeniz bölgesinin çevresinde bugünkü sismik verilere göre, güneyi Türkiye’nin en aktif fayı olan Kuzey Anadolu fayıyla, doğusu sol yönlü olarak Kuzey Anadolu fayıyla, yine kuzeyde Karadeniz sahilde 10 kilometre açıktan geçen bir Karadeniz fayıyla çevrili. Son yapılan Türkiye deprem tehlikesi haritasında Trabzon ve Rize’nin deprem tehlikesi geçmiş yıllara göre 2 ve 3 kat artmıştır. Fakat bu artış sağlam zemine göredir. Oysa bölgemizde sahildeki dolgu alanlarımız, zayıf zeminlerimiz var. Buraların deprem büyütmesi ve sıvılaşma söz konusudur. Bu gibi yerlerde daha dikkatli olmamız lazım. Mikro bölgelendirme dediğimiz her binaya özgü bireysel zemin etüdü yapılması lazım ki sağlam ve sağlıklı binalar inşa edelim. Geleceğe sağlıklı yapı stoku bırakalım.
“Gürcistan’da 3 yıl önce meydana gelen depremler”
İzmir depreminin Doğu Karadeniz için önemli bir uyarıdır, “1999’dan önce yapılan binaların güvenirliği, bütünü ile gözden geçirilmelidir. Gürcistan’da 3 yıl önce meydana gelen depremlerin fay hattını tetiklediği ve yarılmayı hızlandırdığının tespit edilmesinin ardından, 4’üncü deprem kuşağından 3’üncü deprem riski bölgesine çekilen Karadeniz’de, deprem riski de arttı. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde “böyle bir tehlike yok, en güvenli burası” şeklindeki algı doğru değildir. Bu bağlamda zeminlerin, özellikle gevşek zeminlerin, sahil çökelleri dolgu alanları üzerinde biliyoruz ki deprem enerjisi daha çok artıyor.      “Belediyeler deprem konusunda daha duyarlı olmalıdır”
Deprem dalgaları büyüyor. Bu nedenle zemin etütlerinin güvenirliği çok daha ön plana çıkıyor. Zemin etütleri çok doğru yapılırsa hiçbir sorun olmaz. Demek oluyor ki Trabzon bölgesinde en az İzmir’de yaşanan olaylar tekrar burada da yaşanabilir. Doğu Karadeniz’in geleceği açısından bu bağlamda Rize’de kentsel dönüşüme gidiliyor. Buradaki yapılar asla depreme dayanıklı değildir. Ama Trabzon’un yapı stoku da, öncelikli olarak gözden geçirilmelidir. Özellikle 1999’dan önce yapılan binaların güvenirliği, bütünü ile gözden geçirilmelidir. Belediyelerimiz deprem konusunda da daha duyarlı olmalıdır. Hatta kendi iç bünyelerinde jeoloji dairesi kurup, jeologlar, jeofizikçiler istihdam etmelidirler.”

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

Batum’da Türk iş adamından örnek davranış

Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin turizm şehri Batum'da bir Türk işadamı pandemi sürecinde Gürcistan vatandaşlarına destek olmak amacıyla Batum Türk Ekmek Fabrikasında “Bedava ekmek-maske” dağıtımı başlattı....

F-35 savaş uçağı ve gerçekler

Çok konuşulan F-35’lerin düşük seviye seri üretim aşamasından tam kapasite seri üretim aşamasına geçişi ertelendi, düşük seviye seri üretim devam ediyor. F35 Müşterek Saldırı...

İstanbul’un fethi ve MKE’nin savunma sanayindeki rolü (2)

Harp sanayimizin temeli, Fatih Sultan Mehmet’in inşa ettirdiği Tophane-i Hümayun ile atılmış ve daha sonra bu tesis Kanuni Sultan Süleyman devrinde yabancı ülkelerden getirtilen...

The January 20 tragedy

A wound that has been bleeding in our hearts for 31 years, our unceasing pain, the glorious and heroic chronicle of our people. The...

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!