Çarşamba, Şubat 4, 2026
tr
Ana Sayfa GENEL Sarp Sınır Kapısı

Sarp Sınır Kapısı

  Türkiye ile Gürcistan devleti  arasında bir köy olup iki ülke arasında bölünmüş olan sarp köyünde 31 Ağustos 1989 yılında açılan Sarp sınır kapısı gerek ülkemiz gerekse eski Sovyetler Birliğini oluşturan cumhuriyetlerde yaşayan insanlar için önemli bir olay olarak tarihsel bir yer edinmiş bulunmaktadır.

  Sarp Sınır Kapısının açılması ile ilk yıllarda insanlar arasında karşılıklı ilişkilerde öncelikle her yönüyle bir tartma ve dikkatle gözleme davranışları baskın bir tutum almıştır.İlk yıllarda sınır kapısının açılması ile toplumsal ilişkileri sadece ticari ilişkiler boyutu ile ele alınmış ve bu ilişkiler temelinde soruna yaklaşılmıştır. Oysa sınır kapısının açılması ile iki ülke arasındaki ilişkiler  sadece  ticari boyutta konumlandırılmamalı, ilişkilerde  sanatsal ve kültürel boyutlardaki farklılıklar da dikkate alınmalıydı. Özellikle kimlikle geçiş düzenlemesinin gerçekleştirilmesi ile gerek ülkemizde yaşayan insanlar gerekse Gürcistan’da yaşayan insanlar iki ülkenin tarihi, edebi,sanatsal ve sosyal gelişmelerde daha sıkı iletişim içerisine girme avantajını kullanmaları durumunda  olumlu gelişmeler yönünde ivme kazanmış olacaklardır.Örneğin  Doğu Karadeniz’de yaşayan insanların  bir hafta sonunda Batum şehrinde sinema,tiyatro,opera,sergi  gibi sanatsal etkinliklere katılması kültürel doyumluluk ve gelişmişlik yönünden olumlu bir adım olarak insanlara yansıyacaktır.

  Toplumsal yaşamda ve kamuoyunda yanlış algılama ve de yanılsama içerisinde olan “Batum’a kumar oynamaya gidiliyor. Bütün rezaletlerde hep bizim parmağımız var” gibi şişirilmiş ve abartılmış davranış örüntüleri mutlak suretle törpülenmelidir.Kimlikle geçiş deyince aklımıza  “kumar oynama,yakıt alma” gibi olumsuz klişelenmiş yaftalar topluma giydirilmemelidir. Sınır kapısının açılması ile ayrıca kimlikle geçiş avantajlarını sanatsal, kültürel, sosyal ve sportif etkinliklerin  geliştirileceği,yapılacağı ve de  gerçekleştirileceği bir kazanım olarak algılanıp ele alınmalıdır.Kimlikle geçiş uygulaması toplumsal ilişkileri geliştirici bir araç olarak düşünülmeli, toplum belleğine kumar, eğlence, yakıt alma gibi kavramlarla örtüştürülmemelidir.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat: “Türkiye; üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle istikrarlı”

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat; 2026 yılı Ocak ayı dış ticaret verileri ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Küresel ticarette belirsizliklerin arttığı, korumacılık...

Artvin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. ibrahim Aydın: “Üniversitemizin QS Avrupa sıralaması başarısi”

Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Aydın’ın göreve başladıktan sonra başarılı çalışmaları sayesinde üniversitenin başarı grafiği yükseldi. Artvin Çoruh Üniversitesi QS Avrupa sıralamasına ilk...

Batum Başkonsolosu Banu Terzioğlu

Gürcistan-Tiflis Büyükelçiliğinde Büyükelçilik Müsteşarı olarak görev yaparken, Dışişleri Bakanlığı tarafından Gürcistan-Batum Başkonsolosu olarak görevlendirilen Başkonsolos Banu Terzioğlu Batum Başkonsolosu olarak bugün görevine başladı. Başkonsolos Banu...

Tiflis Büyükelçisi Mustafa Türker Arı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bazı büyükelçilik ve daimi temsilcilikler için yeni görevleri tebliğ etti. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Türkiye'nin dış temsilciliklerinde görev...

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!