Çarşamba, Şubat 4, 2026
tr

Bugün

  Geçmişin ana gerçekleri bu şekilde ortada iken Yunanistan’ın Makarios Yönetimine vermiş olduğu 11.2.1972 tarihli ültimatom niteliğindeki notadan sonra çok yanlış değerlendirmeler yapıldığı ve bu yanlış değerlendirmelerin Makarios’u bir “Bağımsızlık Şampiyonu Lider” pozisyonuna bürüdüğü ve böylece Makarios’a bu siyaseti gütme olanağı verildiği görülmektedir. Sanki Makarios Bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devamı için mücadele ediyormuş gibi bir yargı ile yanlış bir değerlendirme yapılıyor.

  Halbuki Makarios senelerdir Enosis için çalışmakta ve millî hedef olarak nitelendirdiği Enosis’e ulaşmak için Akritas Plânı gibi bir utanç belgesini hazırlayarak insanlık dışı metod ve baskılarla Bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’ni yıkarak Kıbrıs Türk halkını  Yunan esareti altına sokmaya uğraşmaktadır.

  Makarios bir bağımsızlık taraftarı olamaz, çünkü bütün geçmişi Enosis’i gerçekleştirmeyi amaç edinmiş, ideal bilmiş bir kiliseye bağlanmaktadır.

Evvelâ Makarios’un Mart 1971’de açıkça “Enosis’i engelleyen herhangi bir anlaşmayı imzalamayacağım” şeklinde söylediği sözlerini hatırlayalım.

  Bunun hemen akabinde “Millî Cephe” adıyla bilinen yeraltı  örgütü rnensuplarıyla yaptığı bir konuşmada Makarios “Devamlı surette Enosis için çalıştığını ve bu çabadan asla vazgeçmeyeceğini” açıklayacaktı ve 29 Ekim, 1971 tarihinde de Grivas taraftarlarının eleştirilerine ayni Makarios “Gelmiş geçmiş her Yunan hükümetine Enosis’i ilan etmeye hazır olduğunu bildirdiğini fakat Yunan hükümetlerinin böyle bir teklifi kabul etmelerinden doğacak sonuçları omuzlayamadıkları için ilân edilemediğini” açıklayacaktı.

Makarios bu açıklamaları yaparken siyasette “mümkün olanı temin etmenin” en akıllıca yol olduğunu söylemekte ve hemen hemen her hafta kendisi ve vekilleri vasıtasıyla “ideallerinin ölmediğini, ölmeyeceğini; Kıbrıs’ın Yunanlılığını ve Yunanistan’la ergeç birleşeceğini” yaymaktadır.

  Yukarıda da izah edildiği gibi Akritas Plânı Makarios’un eseridir. 1963 olayları bu plâna göre başlatılmıştır. Plânın hedefi ise Enosis’i engelleyen anlaşmaları bertaraf etmek ve “günü geldiğinde” Enosis’i plebisit yolu ile gerçekleştirmektir.

  Plânın gerektirdiği bu hedefe varmak için jenosit hareketine girişilmiş 1967 krizi ile bu yolun çıkar yol olmadığı anlaşıldıktan sonra “müzakere yolu ile mümkün olanı temin” yolu denenmeye başlanmıştır…

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat: “Türkiye; üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle istikrarlı”

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat; 2026 yılı Ocak ayı dış ticaret verileri ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Küresel ticarette belirsizliklerin arttığı, korumacılık...

Artvin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. ibrahim Aydın: “Üniversitemizin QS Avrupa sıralaması başarısi”

Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Aydın’ın göreve başladıktan sonra başarılı çalışmaları sayesinde üniversitenin başarı grafiği yükseldi. Artvin Çoruh Üniversitesi QS Avrupa sıralamasına ilk...

Batum Başkonsolosu Banu Terzioğlu

Gürcistan-Tiflis Büyükelçiliğinde Büyükelçilik Müsteşarı olarak görev yaparken, Dışişleri Bakanlığı tarafından Gürcistan-Batum Başkonsolosu olarak görevlendirilen Başkonsolos Banu Terzioğlu Batum Başkonsolosu olarak bugün görevine başladı. Başkonsolos Banu...

Tiflis Büyükelçisi Mustafa Türker Arı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bazı büyükelçilik ve daimi temsilcilikler için yeni görevleri tebliğ etti. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Türkiye'nin dış temsilciliklerinde görev...

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!