Pazar, Mart 22, 2026
tr
Ana Sayfa GENEL Arabesk kültürü üzerine alışık olmadığımız bir yazı

Arabesk kültürü üzerine alışık olmadığımız bir yazı

  Çocukluğumuzda ve ilk delikanlılık yıllarımızda Ferdi Tayfur, Orhan Gencebay dinlerdik… Kasetleri dışında yasaktı yaptıkları müziği yaymaları ama onlar çocuğundan gencine, orta yaşlısından yaşı geçkinine, kadınından erkeğine kadar oldukça geniş bir kesime hitap ediyorlardı… Ucu çıkmaz sokak olan yoksul mahallelerimizde yaşanan gizli aşkların en güzel tercümanıydı onların şarkıları… Ve alın teriyle kazanıp biriktirdiği parasıyla “Murat 124″ alan komşumuz “hatasız kul olmaz yazdırıvermişti arka cama, beyaz yağlı boya ile… Alın terimizin en iyi sembolüydü onların ettiğin sözler…

  Ferdi Tayfur’un “Çeşme” adlı şarkısına yaptığı film Türk Sinema tarihinde en uzun süre gösterimde kalan ve en çok ağlatan film unvanını halen korumaktadır… Kara bıyıklı, mahzun bakışlı mahallemizin delikanlıları gibi görünürlerdi gözümüze… Onlar hakkında kötü hiçbir şey yazılmazdı gazetelerde, hep güzel şeylerde geçerdi adları… Halen de öğle…

  Yaptıkları müziğe arabesk denildi… Ve halkı karamsarlığa, isyana teşvik ettikleri gerekçesi ile yasaklandı yaptıkları müzik… Uzun yıllar yasaklı kaldılar… Lise yıllarında koskocaman Ankara’da Orhan Gencabay kartpostalı bulamadığımı dün gibi anımsarım…

  Mütevazı göründüler gözümüze hep… Lüks mekânlarda, tüm değerlerimize aykırı pozlar vermediler hiç… Bir birleri hakkında ağza alınmaz laflar etmediler… Kendilerine kurşun sıkanlara bile “beyefendi “dediler…

   Yaptıkları müzik, esasında bizi anlatıyordu… Her halimizle… Yoksulluğa, çaresizliğe dairdi… Ve aşka dairdi… Aşk ıstırabına dairdi… Bu ülkede tüm bunların birer sorun olmadığını kim iddia edebilir?!… Onlar görmek istemediğimiz ve sürekli bastırdığımız zaaflarımızın müziğini yaptı… Onlar bizim gerçeklerimizi bir tokat gibi inadına melodilerle suratımıza patlattı… Ama bizler sindiremedik, Adananın köylüğünden ya da Samsun’un bir balıkçı kasabasından ya da Urfa’da mağaradan bozma bir evde doğan birinin bize bizim en acı, en sevimsiz hallerimizi anlatmasına… Kendilerini entelektüel sınıfına ait hissedenler, sevgilinin hasretinin “Bende özledim bende-resmin var şu an elimde” formatıyla, yalın ve samimi itirafını sindiremedi… Arabesk müziğin enikonu analizi yapılmadan infazı yapıldı…

  Çocukluğumuzun ve ilk aşklarımızın tanığı müziğin temsilcileri halen aynı işi aynı inatla yapıyor… Yine aynı mütevazılıkte ve yine toplumsal değerlere azami saygı göstererek yapıyorlar işlerini… Ve yine en çok dinlenenler arasındalar…

  Entelektüalizm denilen şey… Zorlamayla olan… Kalıplara sıkıştırılacak bir şey değildir… Tam aksine yaşadığınız toplumu ve toplumun taleplerini anlamakla ilgili ve özgür kararlar vermekle ilgili bir konudur…

   Ekmek davası uğruna yurdundan yuvasından ayrılmış birine sevdasını dile getiren;

   Gurbetin kahrını sen çekemezsin

   Düşer bir kötüye çürür gidersin

   Ellerin koynunda nasıl yatarsın

   Bırak şu gurbeti garip sevdiğim  

   Mısraları kadar daha etkili ne olabilir ki…

   İşe yaşadığımız toplumu kabullenmek… Anlamak… Ve anladıkları dilden konuşmakla başlamak lazım… Hani çok bilinen bir tabir vardır “üçüncü sınıf kafalarla birinci sınıf işler yapılmaz” diye…

1 YORUM

  1. yanıt
    Yorumunuz için teşekkür ederim…Bendeniz lise yıllarında Orhan Gencebay hayranıydım…O yıllarda yasaktı arabeskçiler ve Orhan Gencebayın posterini bulmak için Ordudan Ankaraya gitmiştim…Şimdiler de halk müziği dinliyorum ama Orhan Gencebay benim için babadır…göğsümü gere gere de söylerim…Arabsek dinleyin kardeşim,arabesk dinlemeyenin ,arabeski bilmeyenin bu ülke gerçeklerini,tarihini ve kültürel geçmişini anlaması mümkün değildir…Hatamla sev beni var mı böyle net bir cümle ya:)

BİROL ÖZTÜRK için bir cevap yazın İptal

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi 17 Mart 2026

Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da 5 Temmuz 2011 tarihinden itibaren 1.sayısı ile yayın hayatına başlayan, yayın hayatında 15. yılına giren, Türkçe-Gürcüce olarak iki ayrı...

Gürcistan’da çalışanlar için yeni çalışma izni zorunluluğu

20 Şubat 2026 tarihli ve 70 Sayılı Gürcistan Hükümeti kararı ile 1 Mart 2026 tarihi itibariyle yürürlüğe giren olan İşgücü Göçü Kanunu, Gürcistan'da daimi...

Ticaret Bakanlığı’ndan başarılı 484 kg uyuşturucu madde operasyonu

Ticaret Bakanlığı-Gümrükler Muhafaza ekiplerince gerçekleştirilen başarılı üç ayrı operasyonda, toplam piyasa değeri 828 milyon 272 bin TL olan 484 kg uyuşturucu madde ele geçirildi....

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat: “Bölgesel iş birliğimizi güçlendiriyoruz”

Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan 7. İşadamları Forumu/Georgia-Azerbaıjan-Türkiye 7. Business Forum 26 Şubat 2026 Perşembe günü Gürcistan’ın Kakheti ilinde Tiflis'in 80 km. doğusunda, Telavi ilçesinde yer alan Tsinandali...

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!