Pazartesi, Mart 30, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 320

Yılın idarecisi Niksar Kaymakamı Uğur Turan

0
Haber: İlker ÇAKAN
   Türkiye İdareciler Derneği’nin 1972 yılından itibaren her yıl düzenli olarak kutladığı “İdareciler Günü” kapsamında düzenlediği 2008 yılı yılın idarecisi yarışmasına; her il’den valiliklerin belirlediği 1’er kaymakam aday, İçişleri Bakanlığı ve Türk İdareciler Derneği tarafından değerlendirilip yılın idarecisi belirlendi. Yarışma sonucunda 2006 tarihinden itibaren Niksar Kaymakamlığı görevini yürüten Niksar Kaymakamı Uğur Turan; Niksar’da yaptığı başarılı çalışmalar, halka yakın ve onlardan birisi olup, samimi davranışları ile halkın gönlünde taht kuran birisi olarak değerlendirildiği için Türkiye İdareciler Derneği tarafından 2008 yılı yılın idarecisi seçildi. Ankara Gazi Üniversitesi Sosyal Tesislerinde düzenlenen ödül töreninde ödülünü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den aldı. 
    Niksar Kaymakamı Uğur Turan, hakkında bu ödülü almadan yaklaşık 14 ay önce 23 Ekim 2007 tarihinde (
www.haberkentim.com ve www.ilkercakan.tr.gg) “Bir kaymakam portresi” başlığında bir köşe yazısı yazarak her yöneticinin örnek alması gerektiğini vurgulamıştım.

Karakoçan Kaymakamı Cengiz Ünsaldan eğitimde Türkiye modeli

0

                               Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN
    Elazığ iline bağlı Karakoçan ilçesinde, eğitimde bir Türkiye modeli örneği sergilenerek ilçede göreve yeni başlayan Karakoçan Kaymakamı Cengiz Ünsal’ın yoğun gayretleri sonucu ilköğretim okulunu bitirip, köylerde yaşayan ve maddi imkânsızlık nedeniyle okuyamayan 34 kız öğrencinin ilçe merkezinde lisede okumaları için 7 tane ev kiralanmış. Bu öğrenciler 5-6’şar kişilik olmak üzere bu evlerde kalıyorlar. Bu evlerde kalan tüm öğrencilerin masrafları ilçe kaymakamlığı tarafından karşılanmaktadır. 
    Eğitimde bu uygulamanın Türkiye’de örnek teşkil etmesi nedeniyle uygulama ve sonuçlarını da yerinde görmek amacıyla öğrencilerin kaldığı evlere gidip, onlarla röportaj yaptım, ayrıca konuyla ilgili olarak Karakoçan Kaymakamı Cengiz Ünsal ve Karakoçan İlçe Milli Eğitim Müdürü Süleyman Bulut’la da röportaj yaptım. Eğitimde Türkiye’ye örnek teşkil edecek uygulamanın mesaj yüklü görüş ve düşünceleri şöyledir; 
Karakoçan Kaymakamı Cengiz Ünsal:
“Öğrencilerimizin tüm giderlerini kaymakamlık olarak karşılıyoruz”
                         
   
 “İlçe merkezinde 7 tane ev kiraladık. Bu evlerde 5-6’şar kişilik olmak üzere kız çocuklarımız birlikte kalıyorlar. Bu öğrencilerimizin tüm giderlerini kaymakamlık olarak bizler karşılıyoruz. Devletimizin imkânları ölçüsünde SYD Vakfı vasıtasıyla karşılıyoruz.” 
Süleyman Bulut-Karakoçan İlçe Milli Eğitim Müdürü:
Yatırımın en büyüğü insana yapılan yatırımdır
                          
     Devlet adına bu imkanı milli eğitime tanıdıklarından dolayı kaymakamıma şükranlarım arz ediyorum. Duygu yüklü bu ortamda çocukların sevincini paylaşıyorum. Yatırımın en büyüğü insana yapılan yatırımdır. Devlette görev yapmanın şeref ve gururunu taşıyorum. Devlet imkânları güzel adamları elinde, çok daha güzel eserler çıkarır. Bunun en güzel örneği Karakoçan’da okumak isteyen kızlarımıza sahip çıkmakla görülmüştür. Bu nedenle görevi taşımanın gururunu taşıyorum. Bu imkânı sağlayan kaymakamımıza, devletimize ne kadar teşekkür etsek azdır. Kaymakamımızdan aldığım eğitim desteği ile 20.11.2008 tarihinde 12–13 saatleri arasında kızlarımızın evlerini, yanıma bayan rehber öğretmen alarak dolaştık. 
Kızlarımızın evindeki düzen bana umut verdi
     Kızlarımızın evindeki düzen bana umut verdi. Çocukların yüklü duygularını aynı şekilde aileleri de paylaşıyorlar. Ailelerin devletimizin kızlarına okuma imkanı sağladığı için çok duygu yüklü olduklarına defalarca şahit oldum. Bu aileler şöyle diyorlar; Karakoçan’a nasıl bir kaymakam gelmiş de, bizim tanıyamadığımız bu imkânı çocuklarımıza tanıdı ve çocuklarımız okumaya başladı. Bu kaymakamı acaba geniş bir zamanda tanıma fırsatımız olacak mı? Sohbet etme imkânımız olacak mı? İlçe kaymakamının kapısı herkes açık olmasına rağmen, ama gelmiyorlar, rahatsız etmek istemiyorlar. Bu minnet borçlarımızı nasıl ödeyeceğiz” diyorlar.
Devlet-millet kaynaşması açısından iyi bir örnektir
      Bu öğrencilerimizin bizi mahcup etmeyeceklerini düşünüyorum. Kızlarımız devletin kendilerine verdikleri imkandan dolayı sevinç içindeler. Devlet-millet kaynaşması açısından iyi bir örnektir. Bu gelişme eğitim adına çok umut vericidir. Bu örnek Karakoçan’ın ve Türkiye’nin her tarafına dalga dalga yayılacaktır. Bu imkanı sağlayan herkese teşekkür ederim. 28 yıllık devlet memuruyum. 20 yıldan bu tarafa da idarecilik yapmaktayım. Bu zamana kadar ilçemizde, 14 kaymakamla çalıştım. Diğer kaymakamlarda olmayan özelliği bu kaymakamımızda keşfettim. Eğitime bakışı çok farklıdır. Milli eğitim ile ilgili projelerimde bana destek veriyor. Mantıklı gördüğü hiçbir projemi geri çevirmedi. Bu özelliği diğer kaymakamlarda görmedim.
Türkiye’de böyle bir özelliği olan kaymakam asla düşünmüyorum
      Makamındaki herkese durumuna göre aile ortamında olduğu gibi konuşuyor. Bu yönüyle de kaymakamımı çok farklı görüyorum. Bu özellikleri diğer kaymakamlarda göremedim. Hizmet anlayışı diğer kaymakamlardan çok farklıdır. Kayamakmım kapısını çalan herkesi yetiştirebilirse kapıda karşılar, yetiştirmezse odanın ortasında karşılar. Odayı terk eden herkesi kapıya kadar uğurlar. Türkiye’de böyle bir özelliği olan kaymakam asla
Zozan Arslan(Karakoçan Anadolu Lisesi 2. sınıf öğrencisi-
Yemişlik Köyü):
“Bu imkân bize verilmeseydi, okuyamazdık”
                         
     “İlçemiz Kaymakamı Cengiz Ünsal’a minnettarlarımızı bildirmek isteriz. Bize verdikleri maddi ve manevi destekten dolayı kendilerine çok teşekkür ederiz. Bu imkân bize verilmeseydi, okuyamazdık. Ayrıca bizimle ilgilenen İlçe Milli Eğitim Müdürü Süleyman Bulut’a da teşekkür ederiz. Bu gurur verici bir durumdur. Bence bu davranışları herkes yapmaz. Devletin gücü ve imkânı iyi devlet adamlarının elinden geçerek en üst noktaya yetişir.
Necla Arslan(Karakoçan Lisesi 4. sınıf öğrencisi-Cumhuriyet Köyü):
                        
      “Okuyamadığım zaman çok üzülüyordum. Gerçekten böyle bir desteği verdikleri için teşekkürlerimi iletmek isterim.”
Hanım Can(Karakoçan Lisesi 4. sınıf öğrencisi- Yüzev Köyü):
“Devletimize çok teşekkür ediyorum”
                         
     “Devletimizin sağladığı bu imkânlardan dolayı çok teşekkür ediyorum. Eğer böyle bir imkan olmasaydı, şu an okumamış olabilirdik. Hukuk Fakültesini bitirip, avukat olmak istiyorum. Devletimize çok teşekkür ediyorum.”
Eda Şimşek(Karakoçan Lisesi 4.sınıf öğrencisi-Yoğunağaç Köyü):
“Kaymakam beye gerçekten çok teşekkür ediyorum”
                         
      “Bana bu imkan verildiği için, devletimize teşekkür ediyorum. Karakoçan’da okuyacağımı duyduğumda gerçekten çok sevinmiştim. Bunlar televizyonlarda söylenmişti ama bizim ilçemizde yapılmamıştı. Daha önce de defalarca destek bekledik ama olmadı. Fazla desteklenmedi. Bu sene Karakoçan’a bir umutla geldik. Aynı sıkıntıları yaşayacak mıyız ? diye endişe duyduk. Ama kaymakam beye gerçekten çok teşekkür ediyorum. Daha önce bize böyle şeyler sunulmadığı için, bize karşı gösterilen ilgiye şaşırdım. Böyle bir şey duyduğum için minnettarım. Hukuk Fakültesini bitirip, bana verilen hizmetlerin karşılığını gerçekten vermek istiyorum.”
Yaprak Bozkurt(Karakoçan Anadolu Lisesi 
3. sınıf öğrencisi-Bazlama Köyü):
“Okumak için köyden gelip, nerede kalacağımızı düşünüyorduk”
                         
     “Okumak için köyden gelip, nerede kalacağımızı düşünüyorduk. Bu nedenle ilçe milli eğitim müdürlüğüne müracaat ettik, onlarda bize maddi ve manevi destekte bulundular. Kızlar okumaz diyenler, devletin bize verdiği bu imkanlara şaşırdılar. Bize verilen bu imkandan dolayı devletimize katkıda bulunmamız gerekir. Bize bugün nasıl imkan verilmişse, bizde bizden sonra geleceklere ayın imkanı yaşatacağız. Bizlere verilen hizmetten dolayı, bizde devletimize karşılığını vermek zorundayız.”
Dilan Ayhan(Karakoçan Lisesi 2. sınıf öğrencisi-Kümbet Köyü):
“Annem beni akrabalarının yanına göndermeyi düşünüyordu”
                          
     “İlçe merkezine okumaya gelmesem, annem beni akrabalarının yanına göndermeyi düşünüyordu. Geçen yıl bir arkadaşımız okuduğu için böyle bir imkân olduğu söylendi. Böyle bir imkanı hayal dahi edemezdim. Şu anda yaşadığımız hayat çok güzeldir. Bu iyi ortam sayesinde derslerimize daha iyi konsantre olabiliyoruz. Burada sıcak bir ortam buluyoruz. Annelerimiz yanımıza geliyor. Çocuk Eğitimi ve Gelişimi Okulunu bitirip, ana sınıfı öğretmeni olmak istiyorum. Çok mutlu şekilde yaşıyoruz. Çok şanslıyız.”
 

 





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ÜMÜT YAVUZ, 09.01.2009 16:27:35:
KIZ İNSANIN OKUMA ARZUSU İNŞALLAH BAŞARIYI GTİRİR ÜMÜT YAVUZ CAVUŞYOLU KRAL HİMANLI

Yorumu gönderen: resul yavuz himanlı , 09.01.2009 16:15:44:
bir karakocanlı böyle yardımlara muhtac insan yardım etmek sadece devletin bir görevi değil k.kocan halkı esnafı vs devlet millet yardımcı olması lazım bu zmn da fakirlikte okuyamayan bir sürü insn var inşallah bu kardeşlerimiz okur bir yere gelirler temenimiz de bu zaten RESUL YAVUZ 12B KARAKOCAN LİSESİ

Yorumu gönderen: deli mehmet, 09.01.2009 16:09:38:
iyi okuyun ama

Yorumu gönderen: ramazan , 22.12.2008 17:58:47:
çok iyi bir davranış bence böyle yetkililere ihtiyacımız var

Doğanyol Kaymakamı Sibel Tursun: Ağaçlandırma çalışması yapıyoruz

0

Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN  
  
Doğanyol, Malatya iline bağlı bir ilçe olup, il merkezine 80 km. uzaklıktadır. Karakaya Barajı kıyısında kurulmuştur. İlçenin temel geçim kaynağı kayısı üretimidir. İlçenin her tarafı kayısı ağaçları ile kaplıdır. Toplam nüfusu 5000’dir. Doğanyol ilçesi, Türkiye’de iki milletvekili olan tek ilçedir. Ünlü sinema sanatçısı Kemal Sunal ile ünlü halk müziği sanatçımız Belkıs Akkale Doğanyol ilçesindendir. Doğanyol ilçesine yeni atanan Kaymakam Sibel Tursun ilçenin kültürel, ekonomik ve turizm yönünden gelişmesi için büyük gayret gösteriyor. Kaymakam Sibel Tursun ilçenin ağaçlandırılmasına da büyük önem veriyor.
Çalışmaları sonucu 220 dekar alan ağaçlandırılmıştır
   Doğanyol Kaymakamı Sibel Tursun, “Bayan kaymakam sayısının arttırılması, insanımızın da kız çocuklarının eğitimine önem vermesi açısından önemlidir. Bir nevi bu kız çocuklarımızı okutmaya da teşvik olacaktır. Kaymakamlık mesleği zor ve bir o kadar da fedakârlık gösterilmesi gereken bir meslektir. Bunun için görevimizi layıkıyla yapmaya devam ediyoruz.”diyor. Doğanyol Kaymakamı Sibel Tursun, Doğanyol konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;

                                  
                                        
Doğanyol Kaymakamı Sibel Tursun

Nar üretimi teşvik edilmiştir
   “Doğanyol Malatya ilinin doğusunda il merkezine 80 km uzaklıktadır. Elazığ, Adıyaman, Diyarbakır illerinin kesiştiği noktadadır. İlçe ekonomisi kayısı üretimine dayanmaktadır. Bunun yanında hayvancılık ve arıcılıkta yapılmaktadır. Köyleriyle birlikte toplam nüfusu 5000’dir. 1990 yılında ilçe olmuştur. Çoğunlukla İstanbul’a göç vermiş bir ilçedir. Gökçe beldesi son nüfus sayımında kapatılmıştır. İlçede nar üretimi teşvik edilmiştir. 6000 adet nar fidanı dikilmiştir. İlçemizde nar festivali yapılmaktadır. Nar festivali büyük bir katılımla gerçekleşmektedir. İstanbul’daki işadamları maddi ve manevi desteklemektedirler. İlçenin yetiştirdiği sanatçı Belkıs Akkale festivale katılıp renklendirmiştir. İlçede kayısı üretimimin yanı sıra meyve bahçeleri de çoğunluktadır. İncir, hurma ve çilek yetiştirilmektedir. 
Gökçe Beldesi karadut yetiştiriciliği ile ün yapmıştır
   Özellikle Gökçe Beldesi karadut yetiştiriciliği ile ün yapmıştır. Nar üretimi 1,5 yaşındadır. Önümüzdeki yıllarda ilçemize nar üretiminden büyük bir gelir kaynağı sağlanacaktır. Nar kayısıya oranla daha az bakım yapılarak elde edilmektedir. Önümüzdeki dönemde 1000 adet soğuğa dayanıklı nar fidanı ekimi yapılacaktır. Göreve başladığım bir yıl sürecinde hizmetlerin daha hızlı yürütülebilmesi için jandarma ve ilçe emniyet amirliği getirildi. 
Modern bir öğretmenevi projesi planlandı
   Ayrıca ilçemize gelen misafirlerin konaklayabilmesi için yemekhanesinin, bilgiyasar salonunun olduğu modern bir öğretmenevi projesi planlandı. Şu anda Bakanlıkta onay aşamasındadır. Öğretmenevine Malatyaspor Kulübü Başkanı Hikmet Tanrıverdi tarafından 200 bin YTL katkı sağlandı. Diğer kalanı ise Milli Eğitim Bakanlığı tarafından karşılanarak, 600 bin YTL’ye mal olacak ve Ağustos 2009’da tamamlanacaktır. Gençler ve öğrencilerimizin spor yapılabilecekleri bir alan ilçemizde yoktu. Bunun için kapalı spor salonu arazisi satın alınmıştır. Kapalı spor salonunun maliyeti 1 milyon YTL’dir. %30’nu valilik, diğeri ise Spor Toto karşılayacaktır. 

                                  
                                                           Karakaya Barajı

750 dekarlık bir alana ağaçlandırma çalışması yapıyoruz
   Ayrıca ilçemizde tüm kurumların içerisinde olacağı bir hükümet konağı planlaması yapıldı. Bu da TOKİ tarafından yaptırılacaktır. Şu anda arazi tahsis aşamasındayız. Bunun dışında Köydes projelerine devam ettik. Yeşilköy, Burçköy ve Konurtay köylerinin içme suları ve yol çalışmalarını yaptık. İlçemizdeki 750 dekarlık bir alana ağaçlandırma çalışması yapıyoruz. İlçedeki göç oranını önlemek için öncelikli ihtiyaç istihdamdır. Bir fabrika kurulmasıdır. İlçeye Ziraat Bankası Şubesi ve Adliye Teşkilatı kurulması gerekmektedir.
Doğanyol 2 milletvekili olan Türkiye’de tek ilçedir
   Doğanyol’un en önemli ünlü ismi Kemal Sunal’dır. Kendisi Gökçe Beldesindendir. Bunun yanında Belkıs Akkale vardır. Ayrıca Doğanyol 2 milletvekili olan Türkiye’de tek ilçedir. Bayan kaymakam sayısının arttırılması, insanımızın da kız çocuklarının eğitimine önem vermesi açısından önemlidir. Bir nevi bu kız çocuklarımızı okutmaya da teşvik olacaktır. Kaymakamlık mesleği zor ve bir o kadar da fedakârlık gösterilmesi gereken bir meslektir. Bunun için görevimizi layıkıyla yapmaya devam ediyoruz.” 
                                  
                                         Malatya-Doğanyol  ilçe merkezi



Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: özlem erbay, 18.12.2008 00:44:28:
Doğanyol ilesi belliki şanslı bir ilçe kemal sunal ve belkız akkale gibi ünlü isimleriyle ve tabiki milletvekilleriyle…belliki hala şanslı bayan bir kaymakama sahip olması bunu en büyük göstergesi…çalışmalarından dolayı kendisine teşekkürediyorum ülkesni seven bir vatandaş olarak ve bize kendisini tanıtan ilker çakan beyefendiye de teşekkürler

Pütürge Kaymakamı Ender Faruk Uzunoğlu: Eğitime çok önem veriyorum

0
Haber-Röportaj: ilker ÇAKAN          
    Pütürge, Malatya iline bağlı bir ilçe olup, il merkezine 74 km. uzaklıktadır. Bu yolun Kubbe Dağı(2.150 m.) kısmında yoğun kar ve kış nedeniyle yol zaman zaman ulaşıma kapanmaktadır. Pütürge 1181 kilometrekarelik bir alana sahiptir. İlçede tarım alanının az olması nedeniyle tarım az yapılmakta olup, meyvecilikten kayısı üretilmektedir.
    Pütürge Kaymakamı Ender Faruk Uzunoğlu kısa bir süre önce ilçede göreve başlamasına rağmen tüm köyleri gezip, onların sorunlarını dinleyerek çözüm önerileri sunuyor. Diğer yandan Pütürge- Nemrut Dağı yolu çalışmalarını hızla sürdürüyor. Yolun genişliği 20 metredir. Kaymakam Ender Faruk Uzunoğlu yoğun bir çalışma temposu sergiliyor. İlçenin ekonomik, sosyal, eğitim ve turizm yönünden kalkınması için ilginç projeleri var. Bu projeler Türkiye geneline uygulanacak projelerdir. Kısaca Kaymakam Ender Faruk Uzunoğlu’nun çalışkanlığı, devlete hizmet aşkı herkesin takdirini topluyor. Pütürge Kaymakamı Ender Faruk Uzunoğlu, Pütürge konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;
Pütürge, Malatya’nın en büyük ilçelerinden birisidir
    “Pütürge, Malatya’nın en büyük ilçelerinden birisidir. İlçenin sınırları Diyarbakır ve Adıyaman’a dayanmaktadır. Toplam 62 köyümüz vardır. Karadeniz Bölgesi gibi dağınık bir yerleşim alanı vardır. İlçenin nüfusuna baktığımız zaman tarihi eski yıllara dayanır. 1800 yılının sonunda nahiye iken ilçe olmuştur. Bu zamanda nüfus yüksek iken işsizlik nedeniyle İstanbul’a göç olmuştur. Bu nedenle nüfus azalmıştır. Toplam nüfusumuz 30–32 bin arasında değişiyor. İlçe merkezi nüfusu ise 4000’dir. Çok kalabalık ve büyük köylerimiz vardır.

                                  
                            
                   Malatya-Pütürge ilçe merkezi

İlçemizde ağırlık olarak kayısı üretimi vardır
    İlçemizde ağırlık olarak kayısı üretimi vardır. Ayrıca buğday üretimi ve hayvancılık yapılmaktadır. Son yıllardaki hızlı göç nedeniyle, ilçemizde ağırlıklı olarak yaşlı bir nüfus vardır. Pütürgelilerin büyük çoğunluğu İstanbul’da tekstil sektöründe çalışıyorlar. İstanbul’da yaklaşık 100–150 bin arasında Pütürgeli yaşamaktadır. İstanbul’da yaşayan Pütürgeliler Pütürge’yi desteklemektedirler. Köydes projesinde benim önceliğim içme sularıdır. Herkesin mutlaka içme suyu olması gerekir. 2000’yıllarda insanlara sağlıklı içme suyunu içirmek zorundayız.
Çocuklarımıza sağlıklı eğitim vermek zorundayız
    Pütürge’de 4000’e yakın öğrencimiz vardır. Anaokullarımız kurulmuş olup, yeterli sayıya ulaşmamıştır. Kaymakamlığımız SYDV aracılığı ile onlara destek olduk, % 30 olan oranı, % 55’e çıkardık. Okullarımızın, özellikle köy okullarımızın fiziki durumları çok kötüdür. Göreve başlayalı iki aylık dönem içinde 8 okumuzun tadilatını yaptırdım. Tadilatı hala devam eden okullarımız vardır ve bu tadilatları bitirmek zorundayız. Çocuklarımıza sağlıklı eğitim vermek zorundayız. Satranç oynamayı severim. Bu nedenle köy ve ilçe merkezindeki okullarımızda satranç kulüpleri kurdurdum ve kulüplere satranç takımları aldırdım. Köylere gittiğimizde okullarımızı ziyaret ediyoruz. Okullarımıza kütüphaneleri için kitap desteği yaptık. Bu okullarımıza kütüphaneler için kitap paketleri ve satranç takımları veriyoruz. Okularımızdaki eski bayrakları değiştiriyoruz.
Devletin kurumunda yeni bayrakların olması gerekir
    Devletin kurumunda yeni bayrakların olması gerekir. Bayrağımız milletimizin en büyük simgesi ve kahraman şehitlerimizin kanlarıyla sulanmıştır. İki tane yatılı bölge okulumuz vardır. İlçe merkezindeki 1950 yıllarında kurulmuş, çok eski bir okuldur. Yıpranma nedeniyle bu okullarımızda durum iç açıcı değildir. Bu nedenle bu okullarımızın fiziki şartlarını düzeltmeye çalışıyoruz. 
Yurtların içini yaşanabilir hale getirmeye çalışıyoruz
    Yurtların içini yaşanabilir hale getirmeye çalışıyoruz. İstanbul’da yaşayan Pütürgeliler geçmişlerini hiçbir zaman unutmuyorlar. Bu nedenle Pütürge’ye sürekli yardım yapıyorlar. İstanbul’daki Pütürgeliler Eğitim Vakfı 500–600 öğrenciye burs veriyor. Bu vakfın üyeleri iş adamlarıdır. Bu vakıf Pütürge’ye 20–25 bin YTL yardım yapmayı önerdi. Yurtlarımızın içini halıfleksle donatacağız. Öğrencilerimizi yatılı okulun sorunlarından kurtarmaya çalışacağız. Bu yurtları aile ortamına yakın hale getireceğiz.
Pütürge ilçe merkezinde ise iki tane test merkezi kuruyoruz
    İlçemizde dershane olmadığından, 24 öğrencimizi Malatya’da anlaştığımız bir dershaneye gönderdik. Burada temel kriter olarak dershane farkı gözetmedik. İlçe merkezi, Malatya il merkezine 1,5 saat uzaklıktadır. Pütürge-Malatya karayolunun Kubbe Dağı kısmında kapanma riski olduğu için, çocuklarımız Cumartesi-Pazar Malatya’da kalabilsinler. Anlaştığımız dershane bu şartlarımızı kabul etti. Pütürge ilçe merkezinde ise iki tane test merkezi kuruyoruz. ÖSYM gibi öğrencilerimizin sorularını girip, bakabilecekleri, sınav sonuçlarını okuyabilecekleri optik okuyucular alıyoruz. Bu sistemi Halk Eğitim Merkezi ve Yatılı Bölge Okulunda kuracağız. 6–7 sınıf öğrencilerimiz için bir etüt merkezi kurmayı planlıyoruz. Pütürge Belediyesi bununla ilgili bize bir alan verdi. Biz buranın alt yapısını hazırlayarak, etüt merkezi haline getireceğiz. Bu merkezde çocuklar eğitimle ilgili her şeyi bulabileceklerdir.
Toplum merkezi projemizi uygulayacağız
     Bu tür ilçelerde sosyal yaşam ve hareketlilik çok fazla olur. İlçemizde kültür sarayına benzer yapılar yok. Bu nedenle toplum merkezi projemizi uygulayacağız. Bu merkezde çeşitli faaliyetlerin yapılacağı bir konferans salonu kurmayı düşünüyoruz. Ana çocuk eğitimine çok önem veriyorum. Çocukların eğitimi ve bakımı, ana-baba eğitimi yaşlıların bakımı eğitimi çok önemlidir. Bu konularla ilgili yapılacak bu salondan faydalanmayı düşünüyoruz. Devlet hastanesi ve sağlık ocağı ile bu tür programlar hazırlamayı düşünüyoruz. Herkesi sorunlarını rahatlıkla konuşabileceği bir mekân oluşturmak istiyoruz. Benim genel prensibim gereği açılan her salona bir şehidimizin ismini veririm. Pinpon masalarının olduğu bir alanda oluşturmak istiyorum. Bununla ilgili projeleri hazırladım ve bu projeleri Ankara’ya sunmayı hazırlanıyorum. Eğitime çok önem veriyorum. Okuma-yazma kurslarını “al altını diplomayı ” diye klişeleştirdim. 
Kitap okuyan öğrenciye düzenli olarak altın veriyoruz
    Bununla ilgili proje hazırladım. Vatandaşlarımıza okuma-yazmayı öğrendikten sonra çabalarından kendilerine birer küçük altın veriyorum. Türkiye okuyor kampanyasına daha fazla entegre olsunlar diye kütüphanelerimizi kitap yönünden zenginleştirdik. Öğrenci sayısı yirminin üzerinde olan okullarımızda bir sistem kurduk. Bununla ilgili her okulda bir komisyon kurduk. Çocuklar okudukları her kitabın özetinin çıkartıp, bu komisyona sunuyorlar. Her aybaşında en fazla kitap okuyan öğrenciye düzenli olarak altın veriyoruz. Bu okumayı teşvik edici bir sistemdir.
Uydudan eğitim alan internet sistemini sağlamak
    İlçemiz dağlık olduğu için, özellikle kışın alt yapının çok iyi olmaması nedeniyle iletişimde sıkıntı yaşadığımız için, uydudan eğitim alan internet sistemini sağlamak için okullarımıza jeneratör desteği vereceğiz. Bu nedenle 20–30 tane jeneratör aldık. Böylece çok büyük enerji harcamadan, bilgisayar jeneratörle çalışabilmektedir. Bu nedenle internet üzerinden telefonla köylerimizle ilçemiz arasında iletişimi sağlayacağız. Bu sistem her ortamda kullanılabilecek bir sistemdir. Bu sistemi kurmak için internet telefonların siparişlerini verdik. Bu sistemi kurmak için bu internet telefonlarının gelmesini bekliyoruz. Bu sistemi kış gelmeden sağlıklı bir şekilde yerleştireceğiz. Uydudan internete bağlanamayan köylerimize halk tipi telsizlerle köyden köye iletişimi sağlayacağız. Bu telsizlerin şarj ihtiyacında kullanılmak üzere de jeneratörler almayı düşünüyoruz.
Her köyden iki erkek, iki bayanı özellikle 
tansiyon ölçme konusunda eğitilecek
    Köylerimizi geziyorum. SYD Vakfımız köylerimize çok fazla açılmıyor. Bir minibüsümüz var, ancak bu yeterli olmayıp bir araç daha almayı düşünüyoruz. Köylerimizi gezerken, ihtiyacı olanlara yardım veriyoruz. Bu sırada tek tek evlerin içine giriyoruz. Sağlık durumu iyi olmayanlara ne yapabiliriz onu araştırıyoruz. Köylerimizde ihtiyaç halinde tansiyon ölçecek ve iğne yapabilecek kişi yoktur. Bununla ilgili en az 10–12 km uzaklıktaki sağlık ocağına gelmek zorundasınız. Bu gezi sırasında bu tür isteklerle karşılaşıyoruz.Bununla ilgili şöyle bir sistem kurduk. Bu sistem çok basit bir sitemdir. Bununla ilgili Malatya’dan özel bir hastanenin desteğini alıyoruz. Her köyden iki erkek, iki bayan özellikle tansiyon ölçme konusunda eğitilecek. Bunlar sağlık görevlilerinin yerini tutamaz. Ancak bir hastanın bir haftalık tansiyon çetelesini tutarak bu hastanın hipertansiyon hastası olup, olmadığının tespit edilmesine yardımcı olur. Bu sistemi yaygınlaştırmaya çalışacağız. Bunu da en hızlı şekilde çözmeye çalışıyoruz. Bu sistemi daha önce görev yaptığım yerlerde uyguladım. Burada nasıl başarılı olunur, ona bakacağız.
Bütün köylerimizin ayrı ayrı envanterini tutmaya başladık
     Bütün köylerimizin ayrı ayrı envanterini tutmaya başladık. Bu envanterlerde en ince ayrıntıya kadar her şey vardır. İlçenin haritasını bilgisayar ortamına aktardık. İstatistiki veri tutmaya başladık. Sağlıklı istatistiki veri elde edebilmemiz temel amacımızdır. Bu nedenle köylere yardımı ve hizmeti daha etkin hale getireceğiz. Şu anda elimizde hangi köye daha önce ne hizmeti yapmışız. Elimizde böyle bir istatistikî veri yoktur. Bu nedenle böyle sistemi kurduk. 
SYD Vakfımızda farklı bir sistem uyguluyoruz
    SYD Vakfımızda farklı bir sistem uyguluyoruz. Bununla ilgili envanter projesi yapıyoruz. Biz kişileri fişlemiyoruz, ifşa etmiyoruz. Bunlara ben karşıyım. Köylerine gidiyoruz ve evlerinin fotoğraflarını çekiyoruz. Kişilerin asıl fotoğraflarını çekmiyoruz. Oluşturduğumuz anket formundan kişinin sosyal-ekonomik durumunu çok daha bir şekilde görebiliyoruz. SYDV toplantılarında bu verileri bilgisayar aracılığı ile duvara yansıtıyoruz. Böylece çok rahat adil karar vermede bunu uygulamaya başladık. Şu anda bu sistemi ilçe merkezimizde kullanıyoruz. Daha sonra köylerimize yaymaya çalışacağız. Bu proje ile ilgili olarak tüm teknik desteği sağladık.
Ağaç dikimini yapmak zorundayız
    Daha önce görev yaptığım Giresun’da ağaçlandırma problemi yoktu. Pütürge’de göreve başladığımda ağaçlandırmada kullanılmak üzere 60 bin fidan aldım. Bu fidanların tümü dikildi. Ağaç dikimi devam edecektir. İlçemizde bulunan davul-zurnacı dahil herkes ağaç dikti. Ağaç dikimi sırasında davul-zurnacı bana da bir gösteri yaptılar. Ağaç dikimini yapmak zorundayız.
İnsan sağlığı ve eğitimi bizim için çok önemlidir
    İlçemizde bulunan muhtarlar uzun yıllardan bu tarafa birtakım hizmetleri alamadıklarından şikâyet ediyorlar. Bu şikâyetler yolarının temizlenmesi v.s gibi. Bunları halletmeye çalışıyoruz. Bu nedenle kış gelmeden yolların her türlü düzenlemesini yapmak istiyoruz. Ebelerimiz ve hemşirelerimize kışın çok iş düşüyor. Gerekli tedbirleri almak zorundayız. Anne ve çocuk ölüm oranı bizim için çok önemlidir. Anne ve çocuğumuzu kaybetmeye tahammülümüz yoktur. Bu nedenle elimizde hangi köyümüzde ne kadar doğum yapacak ve hangi tarihlerde doğum yapılacağına dair tüm verilerimiz elimizde mevcuttur. Sürekli olarak bunları takip ediyoruz. İnsan sağlığı ve eğitimi bizim için çok önemlidir. Bir ilçede; güvenlik, sağlık eğitim olmak üzere üç önemli sorun vardır. Bunları sağlıklı bir şekilde insanlara hizmet olarak sunmazsak, o zaman başarılı olamayız. Bu aynı zamanda devletin başarısıdır. Köydes’de sağlıklı içme suyu, sağlıklı yolları yakalamış durumdayız.
Su depolarının içlerini fayansla kaplatacağım     
    İlçe ve köylerimizdeki su depolarının içlerini fayansla kaplatacağım. İçilebilir su için İçişleri Bakanlığımızın da genelgesi var. Köylerimizdeki su depolarının içleri iki, üç ve altı ayda veya hiçbir zaman temizlenmiyor. Bununla ilgili projeyi daha önce görev yaptığım Giresun’da da yapmıştım. Bu projeyi burada daha genişleterek yapıyorum. Su depolarının içinde aradığınız, düşünemeyeceğiniz her türlü mikrop, pislik her şeyi bulabilirsiniz. Biz su depolarının içini fayansla döşetirsek temizlemesi daha kolay olacaktır. Köy su depolarının fayansla döşeme işini devlet- köylü işbirliği ile yapacağız. Bu su depolarının su tahlillerini yapacağız. Bu nedenle her köye fiyatı 100–150 YTL. olan su tahlil cihazları alacağız. Bu projede amacım köy azalarından birisini bu işle görevlendirmektir. Buna rağmen köy suyu bozuk çıkarsa, her su deposu için küçük klorlama cihazı alacağım. Ben bunu daha önce görev yaptığım Giresun’da da uyguladım. Bu sistemi burada daha yaygınlaştırarak yapmayı düşünüyorum. Başka yerlerde nasıl kaliteli su içilirse, Pütürge’de de vatandaş aynı suyu içmesi gerekir. Biz bunun çabası içindeyiz. Yokluk insana çok şey öğretir diye bir atasözümüz vardır. Bu nedenle gördükçe farklı projeler yapmayı düşünüyoruz.
Tarihi hamamı restoran şekline dönüştürmeyi düşünüyorum
    İlçemizde 100 yıllık tarihi bir hamam vardır. Bu hamamın tabanını mermerle kaplatıp, ev yemeklerinin yapıldığı bir restoran şekline dönüştürmeyi düşünüyorum. Bunu SYD Vakfından iki vatandaşıma iş kurmak olarak planlıyorum. Hem iki insan iş sahibi olacak, hem de burada Pütürge yöresel yemeklerini yiyeceğiz. Hamam özel mülkiyet olmasına rağmen, sahipleri hiçbir problem çıkarmadılar. Bununla ilgili bir proje hazırlayıp, onlarla ilgili sözleşmeyi yapacağız.
Nemrut’un tanıtımı çok önemlidir
    Nemrut’un tanıtımı çok önemlidir. Yıllardan bu tarafa bu konu üzerinde fazla durulmamıştır. Şu anda Nemrut yolunu genişletiyoruz. Bu yolun genişliği 20 metreyi bulmaktadır. Nemrut yolunu genişlettikten sonra, özellikle oradaki köylerde, turizmi halkın mesleği haline getirmeyi planlıyoruz. Nemruttaki harabelere 100 m. uzağa kadar yolumuz vardır. Adıyaman tarafından Nemrut’a gidildiği zaman harabelere 800 m. kadar yol vardır. Adıyaman’dan Nemrut’a çıkmak için 800 m. yürümek zorundasınız. Bu yürüyüş katırlarla ve yürümekle olmaktadır. Nemrut’a Adıyaman’dan daha çok yakınız. Malatya-Pütürge karayolu ile Tepe Han yol ayrımından ile Nemrut’a ulaşım tanıtımı ihmal edilmiştir. İnsanlar Nemrut’a ulaşmanın daha kestirme bir yol olduğunu bilmiyorlar. Biz bu yolların haritalarını yaptırıyoruz.

                                  
                                
Pütürge Kaymakamı Ender Faruk Uzunoğlu
                                 Nemrut yolu genişletme çalışmalarını inceliyor

Tanıtım yol haritalarını ilgili tur operatörlerine
 ve ilgili firmalara göndereceğiz
     Tanıtım yol haritalarını ilgili tur operatörlerine ve ilgili firmalara göndereceğiz. Bununla ilgili bir CD ve Web sayfası hazırlayacağız. Nemrut çevresindeki 5 köyümüzle ilgili ayrı bir birliğimiz vardır. Nemrut’tun tepesinde bir otelimiz vardır. Ancak bu otel şu an bakımsız olduğundan, bu oteli yeniden düzenleme çalışmaları ile ilgili projeler hazırlıyoruz. Bu projeyi Kültür ve Turizm Bakanlığına sunmayı düşünüyoruz. Nemrut çevresindeki köylerde halı dokunmuş ama satışı yapılmamıştır. Ben bu köylerde mini satılabilir, el sanatları yaptırmak istiyorum. Temel amacım Nemrut yolu üzerindeki köylerimizin para kazanmasını sağlamaktır. Bunu yapmak ve sağlamak zorundayız. Nemrut’taki 36 yatak kapasiteli otelde 3 ay içinde 2000 kişi kalmıştır. Bunun yanında günübirlik gelenler vardır. 
Nemrut harabelerine gelen yıllık turist sayısı 450–500 bini bulmaktadır
     Nemrut harabelerine gelen yıllık turist sayısı 450–500 bini bulmaktadır. Malatya İnönü Üniversitesi öğrencileri Pütürge’den Nemrut harabelerine yol olduğunu bilmiyorlar. İlçemize 70 km uzaklıktaki üniversite öğrencilerimize bunu öğretememişiz. Bunun tanıtımını yapmak zorundayız. Bunun başka çaresi yoktur. Üniversitemizden yıllık 2000 kişiyi getirirsek başarılı oluruz. Nemrut çevresindeki köylerimize taşıma ile ilgili nakliye şirketi kurdurduk. Klimalı araçlarla turistlere daha iyi hizmet vermeyi düşünüyoruz. Bunu yapabilirsek bu bölge kalkınır. Böylece istenildiği kadar buraya turist gelir. Turizmde alt yapının hazırlanması çok önemlidir. Ayrıca temel amacım Nemrut çevresindeki köylerde pansiyonculuğu yaygınlaştırmaktır. Ayrıca gelen turistlerin çadır kurmaları için burada bir çadır alanı oluşturmak istiyorum.
Küresel ısınmadan çok fazla etkilenmekteyiz
    Önümüzdeki dönemde en büyük sorunumuz kuraklıktır. Kayısı çok su isteyen bir ağaçtır. Küresel ısınmadan çok fazla etkilenmekteyiz. Su kanaletlerine su bırakma devri artık bitmiştir. Atalarımızdan miras kalan bu su kanaletlerini çok kötü kullandık. Biz bunları zamanında kapatmamız gerekirdi. Kanaletle, borularla sulama yerine, damlama sulama sistemi ile ilgili bir projem vardır. Ağaçların dibine, köküne damlama suretiyle su verme ile ilgili projem vardır. Bu sistemin daha iyi ve daha verimli olduğunu göstermeye çalışacağız.
Elma alanında çok verimli bir potansiyel vardır
    Burada elma alanında çok verimli bir potansiyel vardır. Elmayı, üretici düşük ücretle satıyor. Elma üreten üreticilerini tarımsal kalkınma kooperatifi adı altında topluyoruz. Bu konuda Tarım Bakanlığının ve AB’nin çok ciddi destekleri vardır.Bununla ilgili bir soğuk hava deposu kurmayı düşünüyoruz.Vatandaş elma olmadığı zaman soğuk deposundaki elmaları piyasaya satsın ki para kazansın. Ayrıca ceviz üretimini yaygınlaştırmak amacıyla ceviz fidanları aldık. Malatya kayısının başkenti ama küresel ısınmada susuzluk nedeniyle kayısı ağaçları kuruduğu zaman vatandaşın ekonomik yönden mağdur olmaması için diğer ürünleri teşvik etmek suretiyle mağdur olmasını istemiyoruz. 
Kaymakamlık olarak 28 bin ters lale soğanı ektik
    Ayrıca ilçemizde ters lale dediğimiz, Gerger lalesi olarak bildiğimiz lale türü yetişmektedir. Bu lale Pütürge’deki meralarda çok yetişmektedir. Bunun dünyaya satışı kontrollüdür. Kaymakamlık olarak 28 bin ters lale soğanı ektik. Bu bitkinin en önemli özelliği hiç su istememesidir. Laleye su verildiği zaman bozuluyor. Önümüzdeki dönem bundan ciddi bir gelir elde edeceğiz. Bu bitkinin soğanı çok pahalıdır. Bu nedenle sertifikalı üreticiyi teşvik ediyoruz. Ters lale suya dayanıklı bir süs bitkisidir. Göreve başlayalı 2 ay oldu birtakım projelerim var. Önce birinci etap projelerimi bitireceğim. Daha sonra ikinci etap projelerime başlayacağım. Bu şekilde faydalı olmaya çalışıyorum.
Vatandaş PKK’yı ilçeye sokmamıştır
     Pütürge PKK terör örgütü ortaya çıktığından bu tarafa hiçbir zaman destek vermemiştir. Bununla ilgili köy kadını örneği vardır. Bu kadının evine PKK’nın dört tane bölge sorumlusu geliyor.40 tane ekmek yapmasını istiyorlar. Bunun üzerine kapısını, bacasını kapatıp tuvaletin camından atlayıp 5 km. yürüyerek jandarmaya terörist olduğuna dair ihbarda bulunuyor. PKK defalarca buraya girmeye denemiş, ancak her defasında vatandaşın çok ciddi bir tepkisiyle karşılaşmıştır. Vatandaş PKK’yı ilçeye sokmamıştır. Adıyaman sınırında bir köye girmeye çalışmışlar, ancak muhtarı aşamamışlardır. PKK sadece bir muhtarı aşamıyor. Pütürge PKK’ya karşı çok duyarlıdır. 
Gerçekten ciddi bir otokontrol sistemi vardır
      İlçede yabancı plakalı görüldüğü zaman jandarmaya veya bize bildiriyorlar. Bu konuda çekinceleri yoktur. Gerçekten milletini ve devletini seven, devletine son derece bağlı ve saygılı bir toplumdan söz ediyorum. Köylere gittiğimizde biz onların her isteklerini karşılamaya çalışıyoruz. Biz ve onlar destek olunca zaten terör diye bir şey kalmaz. Köye geleni en ince detayına kadar inceliyor. Öğretmenine kadar en ince detayı inceliyor. Gerçekten ciddi bir otokontrol sistemi vardır. Biz doğuda oturabiliriz ama biz ne terörü, nede teröristi destekleriz. Biz Pütürgeliyiz diyorlar.
PKK’nın geçiş alanlarından birisi olan bir bölgedir
      Bu konuda çok duyarlı bir toplumdur. PKK’nın şimdiye kadar hiçbir eylem yapamadığı bir alandan söz ediyoruz. Burası PKK’nın geçiş alanlarından birisi olan bir bölgedir. Çünkü Adıyaman, Diyarbakır iline çok fazla sınırımız vardır. Burası bir geçiş bölgesidir. Ama bu konuda çok duyarlılar. Vatandaşlarımız onlara asla taviz vermiyorlar. Ne olursa olsun mücadelesini veriyor, teröre asla geçit vermiyoruz. Vatandaşlarımız elinde ne varsa sizinle paylaşmak istiyor. Anadolu’nun bir kültürü olarak misafirperver insanlardır. Misafirperver olup, PKK ve teröristte karşı kapıları ne kadar kapalıysa, diğer vatandaşlarımız karşı o kadar misafirperverdirler.”
      
 



                                          


Karakoçan Kaymakamı Cengiz Ünsal: “Önce insana hizmet etmek gerekir”

0

Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN
     Karakoçan, Elazığ iline bağlı bir ilçe olup, ilçe merkezi düzlük bir alanda kurulmuştur. Elazığ ilinin kuzeydoğusunda yer alır. Toplam 86 köyü, bir beldesi vardır. İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. İlçe merkezi modern şehircilik görünümü vermektedir. Daha önce Kırıkkale-Delice ilçesi kaymakamı iken kaymakamlar kararnamesi ile Elazığ-Karakoçan ilçesinde 26.08.2008 tarihinde göreve başlayan Kaymakam Cengiz Ünsal, kısa süre içinde ilçenin çoğu köylerini gezerek, köy halkı birlikte olarak onların dert ve isteklerin dinliyor.
      Diğer taraftan Türkiye’ye eğitimde örnek olacak bir modele imza atarak köylerde yaşayan ilköğretim okulunu bitirip, lisede okumak isteyen 34 kız öğrenciyi ilçe merkezinde rahat bir ortamda okumalarını sağlamak amacıyla onlara ev tutarak, kız çocukların tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. Öğrencilerin kaldığı evlere gittiğimde, kız öğrencilerin mutlulukları gözlerinden okunuyordu. Bu evlerde okuyan bir kız öğrenciler; ” Devletim bana şimdi hizmet ediyor. Bende bunun karşılığını okuyunca vereceğim diyor. Devletim şimdi bana sahip çıktı, bende ona sahip çıkacağım, devletin gücü ve imkânları iyi devlet adamlarının elinde iyi bir noktaya gelir. Bu da en büyük örnektir. İlçe Kaymakamımız Cengiz Ünsal’a minnettarız. Kenidsine çok teşekkür ederiz.” diyorlar. 
      Kaymakam Cengiz Ünsal’ın devlet- millet kaynaştırmasının örneği, Türkiye’de örnek alınacak bir çalışmadır. Kaymakam Cengiz Ünsal, kısa zaman içinde Karakoçan halkı ile adeta bütünleşmiş. Onların sevgilerini ve takdirlerini kazanmıştır. Çalışkanlığı, samimiyeti ve devlet duruşu ile herkesin takdir ve sevgisini kazanan Karakoçan Kaymakamı Cengiz Ünsal, Karakoçan konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;
En iyi yatırım, eğitime yapılan yatırımdır
      “Özellikle şunu belirtmek isterim. En iyi yatırım, eğitime yapılan yatırımdır. Çünkü çocuklarımız bizim istikbalimizdir. Bugünün gençleri yarının babaları, bugünün kızları yarının anneleridir. Bunlar gelecek neslimizi sürdürecek insanlardır. Nitelikle ve donanımlı gençlerimizin yetişmesi ileride nitelikli anne ve babaların yetişmesi demektir. Çocuklarımızın iyi bir şekilde yetiştirilmesi demektir. Günümüzün teknoloji çağında, gençlerin ortaöğretimi bitirdikten sonra, kaderine terk edilmemesi gerekir. Özellikle kız çocuklarımız geleceğimizin anneleridir. Dinimiz de cennet annelerin ayakları altında denilir. Özellikle kız çocuklarımızın daha iyi eğitmemiz ve okutmamız gerektiğine inanıyorum. Dokuz yıllık meslek yaşantımda birçok hizmete imza attım. Bunlardan beni sevindiren eğitİme yaptığım hizmet ve yatırımlardır. Daha önce görev yaptığım Kırıkkale-Delice’de Meslek Yüksek Okulu kurma düşüncesini başlattım. Bir yıllık süreç içinde de kurduk. Aynı düşünceyle Karakoçan’da bir Meslek Yüksek Okulu kuracağıma inanıyorum. Bununla ilgili Elazığ Fırat Üniversitesi ile görüşmelerimiz devam ediyor. Eski YİBO binasının tahsisini gerçekleştirebilirsek, buraya da yüksek okul kurma hayalimizi gerçekleştirmiş olacağız.
Kız çocuklarımızın eğitimi için 7 tane ev kiraladık
      34 tane ilköğretim okulunu bitirmiş kız çocuğumuzun ilçe merkezindeki okullarda okumak için daha önce bir talebin olduğunu ve YİBO’da kalma imkânı sağlanmış olduğu ve gidiş ve gelişlerde de sıkıntı olduğunu öğrendim. Bunun üzerine ilçe merkezinde 7 tane ev kiraladık. Bu evlerde 5-6’şar kişilik olmak üzere kız çocuklarımız birlikte kalıyorlar. Bu öğrencilerimizin tüm giderlerini kaymakamlık olarak bizler karşılıyoruz. Devletimizin imkânları ölçüsünde SYD Vakfı vasıtasıyla karışılıyoruz. Dershanede projemiz çerçevesinde 20 tane öğrencimiz dershaneye gidiyor. Kızlarımıza herhangi bir kriter getirmeden son sınıfa gittiklerinde onları da dershaneye gönderiyoruz. Şu anda üç kızımız dershaneye gidiyor. Kaymakamlık olarak ücretini biz karşılıyoruz. Çocuklarımızdan başarı bekliyor, başka bir şey beklemiyoruz. Her türlü imkânımız emirlerindedir. Her türlü hizmeti yapmaya hazırız ve yapmaya da devam ediyoruz. Ben kendilerine ve sizlere teşekkür ediyorum.

Karakoçan Kaymakamı Cengiz Ünsal  eğitimlerine destek verdiği öğrencilerle

Her şeyde tasarruf olur ama eğitimde tasarruf olmaz
      Bu kızlarımıza sadece liseyi bitirmekle yardımlarımız sınırlı kalmayacaktır. İdealindeki meslekleri okumak için üniversite hayatlarında da her türlü desteği vereceğiz. Bununla ilgili gerekli maddi desteği sağlayacağım. Her şeyde tasarruf olur ama eğitimde tasarruf olmaz. Önemli olan eğitim kalitesini yükseltmek, kardelenlerimizi yetiştirmek gerekir. Karakoçan’da 34 tane kardelenimiz var. Onlardan tek beklediğimiz başarılı olmalarıdır. Ülkelerine birer faydalı evlat olmalarıdır. Kendilerinden başarı dışında hiçbir şey beklemiyorum. Ama her türlü desteğimiz yanlarındadır. Bunu bilmelerini istiyorum. Bize bu duyguları bizlere yaşattıkları için kendilerine teşekkür ediyorum. Biz ilçe merkezinde okuyan, bu 34 kızımıza biz kendi kızlarımız gözüyle bakıyoruz. Kızlarımızın üniversitedeki tüm masraflarını biz karşılayacağız. Bunları iş ve güç sahibi yapana kadar, desteğimiz devam edecektir. Hepimiz devletimize hizmet için varız. Kızlarımızın başarısı bizi mutlu eder.
Makamların gelip, geçici olduğuna inanıyorum
     Köylerimizde yaşayan insanlarımız güler yüzlü, şirin insanlardır. Köy kahvelerinde vatandaşlarımızla beraber oturuyoruz. Gece saat 20.30 olmasına rağmen, köy kahvesi ağzına kadar doluydu. Vatandaşlarımızla birlik ve bütünlük içerisinde iyi sohbet ortamında köylerimizin sorunlarını dinliyoruz ve çözüm önerileri getiriyoruz. Köylülerimizin bu yoğun ilgisine teşekkür ediyorum. Köylerimizdeki vatandaşlar gecenin geç saatlerinde onlarla beraber olmakla, farklı bir duyguya kapıldılar. Kaymakam olarak bizi gecenin geç saatlerinde Kavacık Köyünde alkışlarla karşıladılar. Anadolu insanı çok vefakârdır. Anadolu insanına yeter ki bir adım yaklaş. O sana üç adım yaklaşıyor. Önemli olan insanları güler yüzle karşılamaktır. Makamların gelip, geçici olduğuna inanıyorum. Herşeyden önce insana hizmet etmek gerekir. Benim hizmet anlayışımım ve yapmak istediğim budur. Dokuz yıllık meslek hayatımda bunu uyguladım. Karakoçan’da göreve başlayalı üç ay oldu. Toplam 86 köyümüz, 56 mezramız vardır.

                   Kaymakam Cengiz Ünsal köy gezilerinde

 Vatandaşın ayağına ben giderim. Benim hizmet anlayışım budur
     Temel özelliğim gereği gittiğim her yerde bir an önce insanımızla hem dem olmak isterim. Önce kurum tanıma, sonra esnaf ziyareti, ilçe merkezimizdeki insanları tanıma, ondan sonraki süreçte köylere gidip köydeki vatandaşımızla tanışmaktır. Daha önce görev yaptığım yerlerde de hep bunu uyguladım. Günün belirli saatine kadar evrak işiyle uğraşırım. Genellikle öğleden sonra bir köy kahvesine gider onlar sohbet eder, onların dertlerini dinlerim. Vatandaşın ayağına ben giderim. Benim hizmet anlayışım budur. Burada da bunu uygulamaya çalışıyorum. Bunu ömrüm boyunca   uygulayacağım. Makamlar her zaman gelip, geçicidir. Önemli olan o makamlarda vatandaşa hizmet sunabilmektir.
İlçemizin gurbetçi bir yapısı vardır.
        İl
çemizin gurbetçi bir yapısı vardır. Daha çok 1961 yılından sonra Almanya gibi değişik ülkelere işçi olara giden hemen hemen her ailenin bir gurbetçisi vardır. Yabancı ülkelerde çalışan insanlarımız buradaki ailelerine bir miktar para gönderiyorlar. Gurbetçilik buradaki insanımızı biraz tembelliğe itmiştir. Ayrıca ilçede tarım ve hayvancılık yapılmaktadır. İlçemizde sanayi anlamında önemli bir şey yoktur. Buradaki vatandaşlarımızın, gençlerimizin ve çocuklarımızın istikballerinin okumadan geçtiğini düşünerek, özellikle eğitime önem veriyorum. Kızlarımız bu durumu biliyorlar. Kızlarımızın eğitimi için yaptıklarımız, erkek çocuklarımızın eğitimi içinde geçerlidir. Lise cağındaki erkek çocuklarımızın eğitimi için bir ev tutuldu. Okumak isteyen gençlerimizi orada okutuyoruz. YİBO’da ortaokul ve ilkokul çocuklarımız şu anda barınıyorlar. Liseler için yurt imkanımız olmadığı için, yurdun yerine bu tarz evleri kiralayıp, kızlarımızı yerleştirip okutuyoruz. Bu şekilde eğitime devam eden erkek çocuklarımızda var.   
Karakoçan çok farklı bir yerdir 
     İlçemizde çok güzel Golan Kaplıcalarımız vardır. Çok güzel gezilecek ve görülecek yerlerimiz vardır. Köylerimiz çok güzeldir. Sarıbaşak ve Bazlama köylerimiz tam bir tepeye hakim durumdadırlar.Yoğunağaç Köyündeki Peri suyundan ceylanlar, dağ keçileri su içerler.Bu suyun bir tarafı kapılıcadır. Bu kaplıcanın suyu 56 derece sıcaklıktadır. Peri Suyunun üzerinde Özlüce, Pembelik, Seyrantepe, Tatar adında dört tane baraj vardır. Bu hidroelektrik santralli barajlardan elektrik üretimi yapılmaktadır. Bu üretim ülkemiz ekonomisine katkı yapmaktadır. Karakoçan çok farklı bir yerdir. İnsanı güler yüzlüdür. Şirin bir ilçemizdir. Herkesi Karakoçan’a bekliyoruz.

Elazığ- Karakoçan ilçe merkezi
Bölgemizde terörle ilgili hiçbir şey yoktur
    Bölgemizde terörle ilgili hiçbir şey yoktur. Bölgemizdeki insanların vatansever olduğuna inanıyorum. Vatandaşımız vatanını, milletini seven, ülkesini seven, insanlarla dolu olduğuna inanıyorum. Terör belasına karışan herkesi lanetliyorum.


Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: hatice aktas, 26.01.2009 00:36:56:
Sayin kaymakam görevini yapiyor,o yöreden cikmis politikacilar,bürokratlar isverenler ne yapti yada ne yapiyor o yöreye ne gibi katkilarda bulunmuslar dogrusu merak ettim.sitenizde gururla isimlerini yad ediyorsunuz birde icraatlarini (yöreye yapilan)yazin lütfen.beni o yörenin bir insani olarak etiketleri degil yaptiklari ilgilendirir,sayin kaymakama yöre hakinin gurbetciler tarafindan tembellige alistirildigi sözüne katiliyorum maalesef bu bir gercek eskiden evde yapilan erzaklar simdi hazir aliniyor uzun lafin kisasi herseyi devletten degil birazda kendi gayretlerimizle yapmaliyiz diye düsünüyorum,kahve köselerinde oturmakla bol bol cocuk yapmakla sonrada cok nufüsluyum gecinemiyorum devlet yardim etsin demekle de olmuyor herseyi devletten beklemeyelim.

Aydıntepe Kaymakamı Fatih Baysal: Aydıntepe barajını yaptırıyoruz

0
Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN
     Aydıntepe, Bayburt iline bağlı bir ilçedir. Bayburt’un iki ilçesinden birisidir. İl merkezine olan uzaklığı 25 km.dir. İlçenin temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Çok verimli arazileri vardır. Aydıntepe Kaymakamı Fatih Baysal ilçenin alt yapı sorunlarını çözdükten sonra iş istihdamına ve ilçe ekonomisine katkı sağlamak amacıyla 40 yıldır bir türlü yapılamayan ilçeye 12 km uzaklıkta ilçenin sulama suyu ihtiyacını karşılayacak Aydıntepe barajının temelinin atılmasını sağlamıştır. Aydıntepe halkı bu baraj sayesinde topraklarını ücretsiz sulayacaktır.
    Böylece herkes tarlasını ekecek ilçede ekonomik canlılık olacaktır. Kaymakam Fatih Baysal’ın bu çalışması Aydıntepeliler tarafından sevinçle karşılanmaktadır.Aydıntepe Kaymakamı Fatih Baysal adeta bir proje kaymakamıdır. Rüzgar enerjisi ilgili projeleri vardır. Maliyet ucuz olduğu için Türkiye rüzgar enerjisi üzerinde durmalıdır. Avrupa bunu kullanıyor, baraj yapmaktan daha ucuz diyor. Kısaca Aydıntepe Kaymakamı Fatih Baysal yaptığı çalışmalarla ve sunduğu projelerle herkesin dikkatini çekiyor. Aydıntepe Kaymakamı Fatih Baysal, Aydıntepe ve Aydıntepe Barajı , rüzgar enerjisi konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;
Aydıntepe alt yapı olarak belli bir aşama kaydetti
     “Aydıntepe alt yapı olarak belli bir aşama kaydetti. AB’den köyleri kanalizasyon yapımı için önemli bir kaynak elde edilmiştir. Geldiğimizde alt yapı çalışması eksik olan iki köyümüzün alt yapı çalışmasını bitirdik. Bu iki köyün önemi büyük köyler olmasıdır. On hanelik köye yatırım yapılmış ama bu köyler ihmal edilmiştir. Köylerimizde genel itibariyle çok büyük bir sıkıntı yoktur. Üretimle ilgili faaliyetleri yürütüyoruz. Köylerde bulunan lise öğrencilerini merkeze taşıma kampanyası başlattık. Böylece maddi durumu iyi olmayan öğrencilerimizin eğitim görmesini sağladık. Bu yıl temel hedefimiz üniversite sınavında başarı sayısını artırmaktır. Diğer hedefimiz ise okul öncesi eğitimi geliştirmektir. Okul öncesi eğitimde Türkiye ortalaması % 30’dur. Bizde ise % 75 civarındadır. Yeni bir anaokulu yaptırdık. Bunun çok büyük katkısı olmuştur. Sağlık hizmetinde yeni bir Sağlık Ocağı açarak ihtiyacımızı giderdik. Bayburt aile hekimliği konusunda pilot bir bölgedir. Aile hekimliğine geçildi. Gerekli tedbirleri alarak mevcut sıkıntıları gidereceğiz.
En büyük projemiz Aydıntepe göletidir
      Aydıntepe Kaymakamlığı-Köylere Hizmet Birliği olarak bu yılki en büyük projemiz Aydıntepe göletidir. Buna küçük barajda diyebiliriz. 200 m. uzunluğunda, 22 m. genişliğinde küçük bir barajdır. Bu Aydıntepe’nin 40 yıllık rüyasıdır. Yıllarca bu barajı yapabilmek için çok büyük girişimlerde bulunulmuştur. Ama bir türlü faaliyete geçirilememiştir. Bizim fazla ödeneğimiz olmamasına rağmen, bir cesaret örneği göstererek bu konuda gerekli temaslarda bulunarak Bayındırlık ve İskan Bakanımızın katkıları, valimizin desteği ile böyle bir çalışmaya girdik. Göletin bulunduğu bölgenin rakımının(2.400 m.) yüksek olması münasebetiyle çalışma şartları kısıtlıdır. Çalışmalara Haziran ayında başladık, Eylül ayının sonuna kadar devam edebildik.

                           
                                 
Aydıntepe Barajı İnşaatı

Kısa zaman zarfında önemli yol kat ettik
     Kısa zaman zarfında önemli yol kat ettik. Ekim ayının ilk haftası itibariyle çalışmayı durdurduk. Bundan sonraki aşamada projeleri yapmak istiyoruz. Projede değişiklik yapmak istiyoruz. Kargir yapıda çimento fazla gitmektedir. Bu nedenle kil yapıya dönebilmenin çalışması içindeyiz. Yeterli kil hacmini orada bulabilirsek, bundan sonraki aşaması kilden olacaktır. Bu baraj ilçemize çok büyük bir katkısı olacaktır. Bölgemizin en verimli ovası Aydıntepe ovasıdır. Bu ovayı ancak su ile canlandırabiliriz. Şu anda Belediye bünyesinde Sulama Birliği var. Elektrik borcundan dolayı yeterli kapasitede çalışamıyor. Vatandaşımız bir dönüm tarlasını sulamak için 20 YTL ödüyor. 
Esnafın parasal anlamda ayakta kalması için 
tarımdan gelen gelire ihtiyaç var 
     Bu insanları çıkmaza sokuyor. Örneğin 8 milyarlık gelir elde etmek için 6–7 milyarlık masraf yapıyor. İlçede geçmişte 300 tane şeker pancarı eken çiftçi varmış. Şu anda bu yediye düşmüştür. Bunun nedeni maliyetlerin artmasıdır. İlçemiz esnafının parasal anlamda ayakta kalması için tarımdan gelen gelire ihtiyaç vardır. Çiftçi sayısında artma ve eksilme esnafı da etkiliyor. Bu nedenle bu barajı yapmakla su maliyetini düşürmek istiyoruz. Baraj yapıldığında belli kurallar çerçevesinde üretici tarlasını ücretsiz sulayacaktır. Böylece çiftçiye su maliyetini düşürmüş olacağız. Böylece ekilemeyen birçok tarla ekilebilir hale gelecektir. Sokaktaki insan kaymakam bey bizim karnımızı doyur diyor. Yolumuzu, suyumuzu yapıyorsunuz ama bu suları, yolları altından yapsanız bizim karnımız aç olduktan sonra, bunun bir değeri olmuyor diyorlar. Biz bunları dikkate alarak büyük yatırıma giriştik. Bu baraj elektrik üretme kapasitesinde olacaktır. Aydıntepe barajı ilçe merkezine 12 km.dir. Elektrik üretimi girişiminde de bulunuluyor.

                           
                                           
Aydıntepe ilçesi

 
Aydıntepe barajının diğer getirisi turizm amaçlıdır
      Aydıntepe barajının diğer getirisi turizm amaçlıdır. Burada Uzungöl gibi turistik hava oluşturmak istiyoruz. Bu barajın su hacmi 10 milyon metreküptür. Şu an barajın yollarını açıyoruz. Suyun dışında kalan yerlerin yol planını hazırlamış durumdayız. Baraj havzasında 11 ev sular altında kalacaktır. Bu vatandaşlarımızı mağdur etmeyeceğiz. Barajın güney kısmında kalan yamaçlara ağaç dikeceğiz. Burası 10–15 yıl sonra güzel bir ormanlık alan olacaktır. Buraya belli bir miktar ağaç diktik. Buradan Trabzon’a ve Rize’ye geçiş vardır. Daha sonra buranın yolunu asfalt yapacağız. Dört koldan baraj alanına su gelmektedir. Baraj yapıldıktan sonra burası bir cazibe merkezi haline gelir. İlçemizde bulunan yer altı şehri dikkat çekici bir tarihi yapıdır. Aydıntepe Barajının proje bedeli 4 trilyondur. Bu barajı il özel idaresi vasıtasıyla yapıyoruz.

                           
                             
   Aydıntepe Yeraltı Şehri

Rüzgar enerjisini kurmayı düşünüyoruz
      Rüzgâr enerjisi projemiz vardı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü rüzgâr hızlarının yeterli olmadığını bildirdi. Rüzgar enerji hatları birtakım boğazlara kurulursa hayata geçirilebilir. Meteorolojiö Genel Müdürlüğündeki rüzgar hızları genel bir çalışmayla ortaya konulmuş verilerdir. Rüzgarın yoğun olduğu bir boğaz bulursak yine rüzgar enerjisi üzerinde duracağız. Bu görüşümüzü TÜBİTAK’a sunacağız. AB’nin desteklenebilir enerji kaynakları ile ilgili proje açma durumu vardır. Bunu Şubat ayında açma durumu var. Rüzgar projemiz hazır, ancak kaynak problemi var. Rüzgar enerjisinde bir tribün vardır. Bir tribünün maliyeti yaklaşık 500 milyardır. Bunlar Hollanda’dan gelmekte olup, Ankara’da da üretim yapılmaktadır. Rüzgar enerjisini kurmayı düşünüyoruz. Bir tribünün ürettiği enerji Aydıntepe’ye yetmektedir. İzmir- Çeşme-Alaçatı Belediyesi vasıtasıyla rüzgar tribünleri kurulmuştur. Rüzgardan elde edilen enerji ilçeye, bölgeye önemli katkı sağlıyor. Bozcaada’da rüzgar enerjisi uygulanıyor. Rüzgar enerjisinin maliyeti baraj yapmaktan daha ucuzdur. Bundan elde edilen enerji bir ilçeye yetiyor.
Türkiye rüzgar enerjisini değerlendirmelidir
      Türkiye rüzgar enerjisini değerlendirmelidir. Rüzgarın gün boyu çok estiği yerler tespit edilip, buralara kaynak ayrılıp, rüzgar enerjisinden faydalanmak gerekir. Bu konunun üzerinde AB’de çok duruyor. Bununla ilgili bir kaynak açmayı düşünüyorlar. Bunu takip ediyoruz. Rüzgar enerjisi çok önemlidir. Almanya ve Hollanda’da rüzgar enerjisini inceledim. Bu ülkelerde çok büyük enerji kaynağı elde ediliyor. Gittiğim ilçelerde de rüzgar enerjisi üzerinde duracağım. Bununla ilgili projeler sunacağım. Bu projemi AB gibi özel kurumlara sunmayı düşündüm. Rüzgar enerjisi bir devlet politikası olmalıdır. Yerel bazda kalmamalıdır. Bununla ilgili birtakım toplantılar olursa görüşlerimi açıklarım.”
 
                                  

 





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Özkan BİLGİN, 17.01.2009 01:32:57:
Yıkıcı eleştiriyi kim olsa yapar.Yapıcı eleştiriyi er kişi yapar. Üç yönde çalışan kafa vardır.3.Kişileri konuşur, kişilere takılır kişileri yorumlar.kafasını bu merkezde kullanır. 2.Olayları konuşur, olayları yorumlar. 1.Fikirleri konuşur.Fikirleri değerlendirir.Dedikodu yapmaz.İlimle meşguldür.Düşmanı cehalettir. kişilerle uğraşanlar küçük beyine, olaylarla uğraşanlar orta beyine, fikirlerle uğraşanlar ise büyük beyne sahiptir.Gelecek için sağlıklı planlar da bu beyinlerin eseridir.SAYGILAR SEVGİLER-SELAMLAR

Yorumu gönderen: Özkan BİLGİN, 17.01.2009 01:23:57:
Değerli kardeşim Engin bey. Hadiselere olumlu bakış açısı ile bakabilmek, bardağın dolu tarafını görebilmek ve güzel şeylere rağbeti artırmak olumsuzlukları görememek ya da yok saymak demek değildir.Ayrım yapmadan Aydıntepe’ye ve Aydıntepeliye hizmet etmeye çalışan tüm kamu ve özel sektör çalışanlarına ve buna destek veren halkımıza teşekkür etmemek nankörlük olmaz mı? SELAM VE SAYGILAR

Yorumu gönderen: engin bilgin, 15.01.2009 17:34:52:
sayın kaymakamım sizi tebrik ederim aydıntepenin rüyası gerçekleşiyo. ama her nedense sizi takip ediyorum hizmetlerinizi güzel şeyler yapmaya gayretiniz var da ? sizi takdir edenler hernedense hep doracan.lar.durukanlar.bilginler buna benzer birkaç soyisim acaba neden bu ilçede başkaları yokmu yani soyismi başka olan ak partili olmayan falançok enterasan bir takdir durumunuz var mesale hiç eleştiri sayfanıda yok acaba çok başarılı biri olduğunuza mı inanıyorsunuz.

Yorumu gönderen: Özkan BİLGİN, 08.12.2008 23:09:26:
Aydıntepe’de rüzgar enerjjisi projesinin gündemde tutulması için yapılan gayretler çok sevindirici.Bunun gerçekleşmesi gerektiğine ve gerçekleşebileceğine inanıyorum.Bir akarsu gibi rüzgar Aydıntepemizde hergün var.Ovada balkar bu kadar hissedilirken yaslandığı soğanlı dağlarının zirvelerinde şiddeti ne kadar olur varın siz düşünün.Karadenizin yağmuru ovamıza gelmekte zorluk çekse de, rüzgar gibi büyük bir enerji kaynağı aktıkça akıyor.Rüzgar bu denli akarken düşüncesizce bakakalmamak dileğiyle.Bu fikre katkıda bulunan Aydıntepe ve memleket sevdalılarına selam olsun.Başarılar diliyorum sayın ilçe kaymakamımız Fatih Bey’e. KAHRAMANMARAŞ

Doğanyurt Kaymakamı Ahmet Karatepe: Doğanyurt cazibe merkezi olacak

0
Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN
      Doğanyurt Kastamonu’nun deniz sahilinde kalan ilçelerinden birisidir. İlçenin güzel bir doğal görünümü vardır. Doğanyurt Kaymakamı Ahmet Karatepe yaptığı yoğun çalışmalarla ilçede turizm atağını başlatmıştır. İlçede işsizliği önlemek amacıyla 1000 kişinin çalışacağı tekstil fabrikasının kurulması çalışmalar yapmaktadır.
      Kaymakam Ahmet Karatepe ilçenin gelişmesi yönündeki çalışmaları nedeniyle ilçe halkının takdirini kazanmıştır. Doğanyurt Kaymakamı Ahmet Karatepe, Doğanyurt konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;
Genel asayişi açısından son derece huzurlu ve güvenlidir
      “İlçemiz; genel asayişi açısından son derece huzurlu ve güvenlidir. İlçemiz insanları, devletine sadakatle bağlıdır. Bakanlar Kurulu Kararı ve müteakibinde 31.03.2008 tarihli Bakanlık Onayı ile kurulması kararlaştırılan, ilçe Emniyet Teşkilatımız ile İlçe merkezimizde Jandarma Komutanlığınca başarılı bir şekilde ifa edilen önleyici ve adli güvenlik hizmetleri bundan böyle İlçemiz Emniyet Amirliğince yürütülecektir. Böylece İl genelimizde polis teşkilatımızın son halkası da tamamlanmıştır. Devlet-vatandaş işbirliği ile Emniyet Teşkilatımızın binası 3 gün gibi kısa bir süre içerisinde tamamlanmış ve hizmete hazır hale gelmiştir. İlçemiz genelinde işlemi biten 1 merkez mahallesi ve 19 köyümüze ait, toplam 20.094 parselin tapu dağıtımını gerçekleştireceğiz. Tapu ve kadastro çalışmalarına 16.04.2007 tarihinde başlanılmış ve 08.09.2008 tarihinde, bütün bu özverili çalışmalar sonuçlanarak kesin kabul ve devir işlemi gerçekleşmiştir. Sadece 195 davalı parsel sayısı ile oldukça başarılı bir çalışma sağlanmıştır. 

                           
                             
Doğanyurt Kaymakamı Ahmet Karatepe

Devletimizin güvencesi ve teminatı altına alınmıştır
     Vatandaşlarımıza dağıttığımız tapularla kendi ektiği-diktiği arazisinin resmen sahibi haline gelecektir. Vatandaşlarımızın arazileri bugün alacakları tapuları ile Devletimizin güvencesi ve teminatı altına alınmıştır. Yine, TAKBİS sistemi ülkemizde ilk olarak ilçemize kurulmuştur. Böylece; vatandaşlarımız, bilgisayar ve internet teknolojisi ile tapu hizmetlerinden faydalanırken de daha hızlı ve kaliteli hizmet alacaktır. Kamu internet erişim merkezimizin açılışı ile birlikte E-Türkiye uygulamasına geçişle birlikte vatandaşlarımız, günlük hayatın hemen her aşamasında olduğu gibi, kamu hizmetlerinden faydalanırken de bilgisayar teknolojisinin olanaklarını kullanır hale gelmiştir.
Ücretsiz bilgisayar ve internet
     Devletimiz, vatandaşlarımızın bu imkanlardan yararlanması için ücretsiz bilgisayar ve internet olanağını da sunmaktadır. Bugün yine himayelerinizde gerçekleştireceğimiz son teknoloji ürünü 30 bilgisayar ve diğer bilgisayar ve internet donanımı içeren, Milli Eğitim Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı protokolü ile kurulan, KİEM ile ilçemiz vatandaşlarına da bu imkanı sunmanın memnuniyeti içerisindeyiz. İlçemiz köylerine 6 İlköğretim okulunu yaptıran Sayın Fahrettin İNAN’ın en son yaptırdığı Küçüktepe Köyü Akile İNAN ilköğretim okulu ve TOÇEV ve SHOW TV tarafından yaptırılan Gökçe ve Denizgörülen Köyleri ilköğretim okullarının açılışlarını yaptık. İlçemize büyük hayırseverlik yapan, onlarca öğrencimizin yüzünü güldüren Sayın Fahrettin İNAN’a ve TOÇEV ve SHOW TV ailesine ve sponsorlar Anfa A.Ş. ve  Saantçı Yalın’a da sonsuz teşekkürlerimi sunmak isterim.  
Hediyelik eşya satış yeri
      “İlçemiz Halk Eğitim Merkezinde bu yıl hediyelik eşya üretimine başlanmıştır. SYDV Genel Müdürlüğüne sunulan hediyelik eşya satış yeri projesi ile hem ilçemizin tanıtılması, hem de HEM ürünlerinin ekonomiye kazandırılması hedeflenmiştir.
1000 kişinin istihdam edileceği tekstil fabrikası
     İlçemiz Belediyesince desteklenen proje ile Halk Eğitim merkezinde yetiştirilecek kursiyerlerimiz, doğrudan iş sahibi olacaktır. Yaklaşık 1000 kişinin istihdam edileceği merkezde ihraç edilecek ürünler üretilmesi planlanmaktadır.
Balık satış merkezi
     İlçemiz halkının büyük çoğunluğu balıkçılıkla geçimini sağlamaktadır.Gelir getirici bir proje daha Başbakanlık-Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Genel Müdürlüğünce onaylanarak, istenilen kaynak Kaymakamlığımız SYDV hesabına aktarılmıştır.    Balık satış Merkezi Projesi ile, nominal değeri 1 milyon YTL’ye ulaşan ilçemiz balık rezervinin ekonomiye reel olarak girdisinin sağlanması hedeflenmiştir.
     Söz konusu merkezde yer alacak soğuk hava deposu ile balık satışında çok büyük rahatlama sağlanacak, vatandaşlarımız da sürekli balık edinme imkânına erişecektir. Daha önce, yine SYD Vakfı Genel Müdürlüğümüzce onaylanan köy konutlarının tamiri, balık lokantası, meyve fidancılığından sonra onaylanan projemizle elde edilecek kaynak ile ilçemiz ekonomisinde çarpan etkisi sağlanacaktır. 

                            
                                       
        Doğanyurt ilçesi

 Uzunkum plajına yol projesi
     Kayran Köyünde bulunan, yaklaşık 2 km. uzunluğundaki plaja turizm yolu açarak bölgenin kalkındırılması hedeflenmiştir.  
Hükümet konağı
      Başbakanlık(S.Y.D.V.); İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından gönderilen ödenekler ile Hükümet Konağımız çağdaş hizmet sunacak düzeye eriştirilmiştir. Yapılan tadilatlar ve yeni donanım ile hem vatandaşlarımız hem de kamu görevlileri açısından en yüksek verimin alınması hedeflenmiştir.
Turistik lokanta
      Yoğun bir çalışma sonucunda; daha önce belediye kahvehanesi olarak işletilen yerde yöresel yemeklerin, balık ürünlerinin ve pide çeşitlerinin sunulacağı turistik lokanta faaliyete geçirilmiştir. Böylece; tüm Doğanyurtlulara yakışır bir dinlenme mekanına ve balıkçılarımızın ürünlerini anında değerlendireceği bir işyerine kavuşmuş bulunuyoruz. 
      Başlıca diğer S.Y.D.V projelerimiz ise şunlardır; Köy evlerini tamiri projesi, Hediyelik Eşya satış Yeri Projesi. Bütün öğrencilere (İlköğretim-Lise Üniversite)yaklaşık 50.000 YTL’lik eğitim yardımı ilk dönem için yapıldı.
       İlçemiz sel felaketi geçirmiştir.29 Eylül’ü 30 Eylül’e bağlayan gece sabah 05.30’a kadar bizzat tarafımdan idare edilen afette 30 ev tahliye edilmiş ve can kaybı yaşanmamıştır.”
 




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: bahattin gelişin , 24.01.2009 01:35:44:
değerli kaymakam beye selam olsun ben doğanyurtluyum istanbulda yaşıyorum sizlerden bir hayırlı bir işe girişme temennisinde bulunacağım doğanyurt sahil boyu değilde doğanyurt orman içi armut çukuru ismi ile tabir edilen orman güzergahından kastamonu sınırlarına bağlanan yolun var olduğu bilinmekte bu yolu genişletip bakım ve onarımı yapılp hizmete girmesini saygılarımla arz ediyorum kastamonu doğanyurt arası kısalacak ve sahil yolundan daha güvenlı olacaktır .

Yorumu gönderen: bahattin gelişin, 16.01.2009 23:14:53:
kaymakam bey takdire şayan bir kişiliğe sahip Allah uzun ömür versin evliliğide hayırlı mesut bahtiyar olsun.

Kızılcahamam Kaymakamı Bilal Çelik: “Kızılcahamam gizli cennettir”

0
Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN
    Kızılcahamam ilçesi Ankara’nın en güzel turizm bölgelerinden birisidir. Her türlü turizme uygun bir ilçedir. Özellikle kaplıca turizmi ile meşhur bir ilçemizdir. Toplam 104 köyü olup, ilçe merkezi nüfusu 16.800’dür. İlçede turizm yatak kapasitesi oldukça yüksektir. Kısaca yapılan yatırımlarla her yönüyle turizme hazır ender bölgelerimizden birisidir. Kızılcahamam Kaymakamı Bilal Çelik, ilçeye devlet hizmetini en iyi sunmaya çalışmıştır. 
    Kızılcahamam’ın toplam 650 km.lik köy yolu ağının 605 km.sini asfalt yaptırmış, içme suyu şebekesi olmayan köy bırakmamıştır. İlçenin turizm yönünden daha iyi bir konuma gelmesi için yoğun gayret sarf ediyor. Kaymakam Bilal Çelik, devlet adamı duruşu, yaptığı çalışmalar ve ilçede devlet-vatandaş işbirliğini sağladığı için Kızılcahamam halkının takdirini kazanmıştır. Kızılcahamam Kaymakamı Bilal Çelik, Kızılcahamam konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;
Kaplıca ve sağlık turizmi açısından Türkiye’nin lider ilçesidir
    “Kızılcahamam kaplıca kentidir. Hamamlarıyla meşhur bir ilçemizdir. Kızılcahamam topraklarının % 47’si ormanlarla kaplıdır. Bu nedenle Kızılcahamam Ankara’nın adeta akciğerleridir. Bu ormanlar insanların hafta sonu piknik yapmaları için idealdir. Doğa turizmi için ideal bir yerdir. Sahip olduğu göllerle olta balıkçılığı için uygun şartlar sunmaktadır. Kısaca eşsiz güzelliklere sahip bir ilçe olarak tanımlayabiliriz. Kaplıca ve sağlık turizmi açısından Türkiye’nin lider ilçesidir. Her yıl ilçemize yaklaşık bir milyona yakın sağlık turizmi için gelen insan vardır. Ankara’nın sıkıcı ve boğucu havasından uzaklaşmak isteyen insanlar yeşil alan olarak ilçemize geliyorlar. Bu anlamda o insanlara güzel imkanlar sunuyoruz.
Kızılcahamam son derece eşsiz bir doğa parçasıdır
    Kızılcahamam’a özel yiyecek kültürü vardır. Özellikle et açısından güzel şartlara sahiptir. Kızılcahamam’ın % 30’u meralarla kaplıdır. Ekilebilir alanı çok olmayan bir ilçedir. Ekilebilir alanda kuru tarım yapılmaktadır. Az bir bölümde sebze ekimi yapılmaktadır. Üretilen sebzeler kaliteli olarak yetiştirilmektedir. Ürünler organik olarak yetiştirildiği için, Ankara’dan gelen piknikçiler tarafından tercih edilmektedir. Kızılcahamam son derece eşsiz bir doğa parçasıdır. Ankara’nın teneffüs bahçesidir. Ankara’nın su ihtiyacını karşılayan üç baraj bizim ilçemiz sınırları içerisindedir. Bir tanesi de Çamlıdere ilçesi ile bizim sınırlarımız arasındadır. Bu nedenle Kızılcahamam Ankara’nın su ihtiyacını karşılayan havzası niteliğindedir. Bu bakımdan köylerimizde fazla yapılaşmaya izin verilmiyor.1970–1980 yılları arasında ormanlarımız Ankara keçisi için koruma altına alınmıştır. Keçilerin o yıllarda ormanlara verdiği zarar nedeniyle sayısı yüz binlere ulaşan Ankara keçisinin sayısı, bugün otuz binlere düşmüştür. İlçemiz Ankara’nın et açısı anlamında en önemli ilçelerinden birisidir. İlçemizin yüksek yerlerinde kekik otlarıyla, doğal otlarla beslenen hayvanların etleri son derece lezzetlidir. Bu nedenle ilçemize pikniğe gelen insanların et ihtiyaçları, ilçemizden karşılanmaktadır. İlçemiz böylece güzel imkânlara sahiptir.
Köy nüfusu büyük oranda düşmüştür
    Köyden kente göç nedeniyle ilçemizde köy nüfusu büyük oranda düşmüştür. Kızılcahamam’ın toplam 104 köyü vardır. Bu köylerde yaşayan nüfus ise 8000 civarındadır. Her köyün nüfusu ellinin altına düşmüş durumdadır. İlçemiz doğal sporları için ideal bir yerdir. İlçemizde doğa yürüyüşleri son zamanlarda popüler olmaya başladı. Bisiklet sürücüleri ilçemizin doğal alanlarını tercih ediyorlar.
Geçim kaynaklarımız turizme bağlıdır
     Bunları toplu olarak değerlendirdiğimizde Kızılcahamam’ı turizm merkezi olarak görmek yanlış olmaz. İlçe merkezi nüfusu 16.800’dür.Kızılcahamam nüfus hareketliliği hızlı artan bir ilçe değildir. Çünkü bütün geçim kaynaklarımız turizme bağlıdır. İlçemizde turizm amaçlı yatak kapasitesi 4500 civarındadır. İlçemizde turizm belgeli 4 otel bulunmaktadır. Ancak belediye ruhsatlı otel sayımız fazladır. Bunlar toplam 15 civarındadır. İlçemizde beş yıldızlı Asya Termal Tatil Köyümüz, dört yıldızlı Patalya Termal Otel, üç yıldızla Ab-ı Hayat Oteli, Şifa Hayat Suyu otelleri turizm belgelidir. Kızılcahamam’daki yatak kapasitesi Antalya’nın 1980 yılındaki yatak kapasitesine eşittir. Bu bir ilçe için iyi bir imkandır. İlçemizde ayrıca aile pansiyonculuğu da yaygındır. İlçemiz her bütçeye hitap edebilen imkanlara sahiptir. İlçemizin yanında bulunan soğuksu milli parkına yazın hafta sonunda yaklaşık 5600 araç gelmiştir. Böylece 15000–20.000 nüfusu sadece piknik amaçlı ilçemizde ağırlıyoruz. İlçemiz her türlü versiyonunun deneyen bir ilçe durumundadır. Kızılcahamam Ankara turizminin kalbidir.

                       
                                      Kızılcahamam ilçesi

Toplam 650 km yolun, 605 km.sini asfalt yaptık
     Kızılcahamam’ın çok geniş bir coğrafyası vardır. Toplam 104 köyümüzün yol ağı 650 km.dir. Toplam 650 km yolun, 605 km.sini asfalt yaptık. Sadece 45 km. asfalt olmayan bir yolumuz kaldı. Bu da önümüzdeki yıl içinde yapılacaktır. Yirmi km. uzunluğundaki bir grup yolun acilen yapılması gerekiyor. Ödenek temin edersek, bu kısmı da asfalt yapacağız. Böylece asfaltı olmayan köyümüz kalmamış olacaktır. İçme suyu şebekesi olmayan köyümüz yoktur. Sağlık açısından sakıncası olmayan suya köylerimiz kavuşturulmuş durumdadır. 28 köyümüzün kanalizasyonu tamamlanmış durumdadır. Bundan sonra 20–25 köyün kanalizasyonu yapılacaktır. Kanalizasyon yapılabilmesi için belli bir nüfusun olması gerekiyor. Az nüfuslu köylerde kanalizasyon çalışmıyor. Bu nedenle kanalizasyon yapılacak köy sayısı 60 civarındadır. Bunlar yapıldığında köylerimizin alt yapı sorunu kalmamış olacaktır. Köylerimizde göç nedeniyle üretim çağı diyebileceğimiz 15–60 yaş arasında çok az sayıda insan vardır.
Okullarımızda eğitim sorun yoktur
    Bu nedenle okula giden öğrenci sayımız oldukça azdır. Sadece Semer Köyümüzde 30–35 civarında öğrencimiz vardır. Onun dışında hiçbir köyümüzde okulumuz açık değildir. Taşımalı eğitimle öğrenicilerimiz merkezi okullara getirilmektedir. Okullarımızda eğitim sorunu yoktur. İlköğretim okullarında derslik başına düşen öğrenci sayımız 26’dır.Milli Eğitim Bakanlığının nihai hedefi olan 30’un üzerine çıkmış durumdayız. İlçemizde okullaşma yüzde yüzdür. Eğitimde bir sorunumuz yoktur. Okullarımızın fiziki gelişmişlik durumu oldukça tatmin edici durumdadır. Derslik sayımız yeterlidir.
Kızılcahamam mükemmel imkânlar sunuyor
    Kızılcahamam’a çok fazla gelen Ankaralı var ama ancak bazı Ankaralılar için Kızılcahamam bilinmeyen bir yerdir. Onları da Kızılcahamam’a davet etmek istiyorum. İlçemizi gelip görmelerini tavsiye ediyorum. Kızılcahamam gezilip, görülmeye değer bir yerdir. Bu nedenle Kızılcahamam mükemmel imkânlar sunuyor. İnsanlarımızı Kızılcahamam’a davet ediyorum. Kızılcahamam gizli cennettir. Ankara’da yaşayan üç-üç buçuk milyon insanı hesapladığımız zaman birçokları için Kızılcahamam bilinmeyen gizli bir yerdir. Ben onların bu güzellikleri keşfetmelerini tavsiye ediyorum.”
 
 
 
 
 
 
 




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: inek, 29.11.2008 14:16:24:
danalar yalan söylüyor ben polis lojmanıdayım her tarafı asfalt değil çağatay ilköğretim okulunun otaraflarda asfalt değil

Eyüp Kaymakamı Osman Kaymak: “Hizmetimiz vatandaş odaklı”

0
Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN
        Eyüp ilçesi, İstanbul’un en eski ilçelerinden birisidir. Tarihi mekânı nedeniyle, özellikle Eyüp Sultan Hazretlerinin burada metfun olması nedeniyle meşhur olmuştur. Buraya günde ortalama 15.000–20.000 arasında ziyaretçi gelmektedir. Toplam nüfusu 320.000’dir. İlçeye yeni atanan Kaymakam Osman Kaymak daha önce görev yaptığı yerlerde başarılı hizmetlere imza atan, halkın sevgisini kazanan, çalışkan, devletin kendisine verdiği görevi en iyi yapmaya çalışan, Sorunları kısa zamanda çözme ve çözüm üretmeye çalışan, olaylara çözüm üretme anlayışı ile olaylara yaklaşan, çözüm odaklı bir yönetim anlayışı uygulayan. kaymakamlarımızdandır. Kısaca görev yaptığı yerlerde halkın gönlünü kazanmıştır. Eyüp Kaymakamı Osman Kaymak, Eyüp konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;
Günlük 15.000–20.000 kişi burayı ziyaret ediyor
     “Sizinle daha önce görev yaptığım yerlerde değişik röportajlarımız olmuştu. Sizi Eyüp’te misafir etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Son kaymakamlar kararnamesi ile Eyüp Kaymakamlığına atanmış bulunuyorum. Göreve başladığım 10 gün içinde Eyüp’ü tanımaya çalışıyorum. Daha önce Eyüp’ü pekiyi bilmezdim, sadece Eyüp Sultanı ziyarete gelirdim. Eyüp ilçesinin son nüfus sayımına göre nüfusu 320.000’dir. Eyüp’ün bir özelliği, burada Eyüp Sultan Hazretlerinin yatıyor olmasıdır. Burası önemli günlerde yoğun ziyaretçi akınına uğramaktadır. Günlük 15.000–20.000 kişi burayı ziyaret ediyor. Burada Belediyenin güzel çalışmaları var. Müftülük gayet güzel organize olmuş. Genel anlamda sistem oturmuştur. Biz burada var olan ve yürüyen sistemi daha iyi nasıl yürütürüz, insanlar daha rahat nasıl hareket ederler, daha nasıl mutlu ederiz, buraları daha aslına uygun halkın hizmetine nasıl sunarız. Bunun gayreti içinde olacağız. Yapılan çalışmaları daha ileriye götürmek için belediye ve kurumlarla koordineli içinde çalışmaya çalışacağız.
Eyüp büyük şehrin sorunlarını yaşıyor
     Eyüp İstanbul’un bir ilçesi olmasına rağmen büyük bir şehirdir. Eyüp büyük şehrin sorunlarını yaşıyor. Daha önce görev yaptığım ilçeler taşra ilçeleriydi. Taşraya göre kaymakamlık görevi burada biraz daha farklıdır. Kaymakamlık burada nerede, konumumu çözmeye çalışıyorum. Son olarak çıkarılan mahalli idareler yasası ile belediyeler çok güçlendirildi. Böylece pek çok kaynak, yetki, imkân mülki idareden belediyelere doğru kaydırıldı. Bunların çok yerinde olanları ve olmayanları vardır. Bunlar ayrıca tartışılır. Bu durum halkın nezdinde, makine parkı imkânları, personeli, parası hizmet yönüyle belediyeyi ön plana çıkarıyor.
Kaymakam pek çok konuda yetki sahibidir
      Ama kaymakamlığı da şöyle yerinde belirlemek gerekir. Kaymakam devletin temsilcisidir. İlçenin mülki amiridir. Genel idarenin temsilcisidir. Bu nedenle kaymakam pek çok konuda yetki sahibidir. Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde etkin bir görevi vardır. Bu nedenle sistemi çalıştırma görevi kaymakama verilmiştir. Valiye bağlı olarak biz bu hizmetleri yerine getirmek zorundayız. Amacımız hizmetleri en iyi şekilde vatandaşımıza götürmektir. Hizmetimiz vatandaş odaklı, vatandaşı öne çıkaran, vatandaşın kamu kurumlarına geldiğinde güler yüz ve tatlı dille ayrılması, işinin çabuk ve seri bir şekilde görülmesi, görülmediyse vatandaşa yol ve yönlerin gösterilmesi, vatandaşların kamu kurumlarından mutlu bir şekilde ayrılmasını hedeflemişizdir. Bu anlayışla bugüne kadar hizmet ettik.
Eyüp, zengin ve fakirin bir arada yaşadığı bir yerdir
       Bu nedenle Eyüp’ü tanımaya çalışıyorum. Eyüp’te 60.000’e yakın öğrenci vardır. Ayrıca 60’a yakın kurum ve 2000’e yakın öğretmen vardır. Bu şekilde devlet hizmeti yürüyor. Eyüp’te çok büyük manada asayiş sorunu yoktur. Güneydoğulu vatandaşların oluşturduğu bir iki mahallede asayiş olayları oluyor ama şu an önemli bir sorun yoktur. Bu durumu arkadaşlarla takip ediyoruz. Çok büyük sorun olacağını tahmin etmiyorum. Konjöktöre göre zaman zaman yılda bölücülerin, teröristlerin belli günleri vardır. Bu günlerde lastik yakarak ses getirmeye çalışıyorlar. Bunlar ne aşamada, bunları takip etmeye çalışacağız. Eyüp aslında eski bir İstanbul ama sanayi yoktur. Eyüp’te modern bir kent görüntüsü var ama halk yapısı olarak çok zengin bir halkın oturduğu yer değildir. Halk içinde şöyle bir söylenti vardır. Eyüp’te orta halli vatandaşlar oturmakta, Kemerburgaz’da ise gelir seviyeleri yüksek, milli gelirden payı yüksek olan zengin vatandaşlar oturmaktadır denilmektedir. Eyüp, zengin ve fakirin bir arada yaşadığı bir yerdir.
Çözüm odaklı bir yönetim anlayışı uyguluyorum
      Çalışmalarımızla bu dengeyi kurmaya çalışıyoruz. Eyüp’ü tanımaya çalışıyorum. Herkesten bir şey almaya çalışıyorum. Gözlemleme ve değerlendirme aşamasındayız. İstanbul’u tanımaya çalışıyoruz. Ne yapabiliriz onu araştırmaya çalışıyorum. Bizi idareci olarak tanıyorsunuz. Sorunları kısa zamanda çözme ve çözüm üretmeye çalışıyorum. Olaylara çözüm üretme anlayışı ile olaylara yaklaşıyoruz. Çözüm odaklı bir yönetim anlayışı uyguluyorum. Kendi adıma görev yaptığım yerlerde çalışmalarımı başarılı buluyorum. İdareciliğimizde halkla bütünleşme vardır. İlçenin sorunlarını ayırım gözetmeden bütün kamu kurumlarıyla, siyasi parti temsilcileriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla ortak hedefe odaklanmayı yaptık. Suluova’da, Elmadağ’da, vali yardımcısı olarak Niğde’de çok güzel himmetlerimiz oldu. Görev yaptığımız yerlerde iz bıraktık. Biz memleketin her tarafını seviyoruz. Burası benim için çok farklı bir yerdir. Peygamberimeze hizmet etmiş, ona ev sahipliği yapmış Eyüp Sultan Hazretlerinin metfun olduğu yerde onun misafiriyiz. Onun komşularına hizmet etme şerefine nail olacağız.
Makamlara yatmaya değil, çalışmaya geldik
     Bu yönüyle de kendimi bahtiyar hissediyorum. Allah bizi mahcup etmesin, bizi sevenlerin dualarını bekliyorum. Burada mübarek bir yerde görev yapmak herkese nasip olmaz. O yönüyle kendimi bahtiyar hissediyorum. Allaha şükür ediyorum. Bu o sorumluğun üzerinde olduğunu hissediyorum. Bu makamlara yatmaya değil, çalışmaya geldik. Daha önce görev yaptığım ilçelerdeki performansımı burada da göstermek isteriz. Ama burada bunu merak ediyorum. Burada kaymakama düşen konum nedir? Bunu ne kadar aşabiliriz? Bunu zaman gösterecek. Bu nedenle bizi izlemeye devam edin diyorum.”




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: mustafa aydoğdu, 28.11.2008 23:05:38:
sayın kaymakamım herzaman olduğu gibi size güveniyor sonsuz sayğılarımla

Üsküdar Kaymakamı İzzettin Küçük: “İstanbul’un güzellikleri Üsküdar’da

0
Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN
     Üsküdar, İstanbul’un en nadide şehirlerinden birisidir. Toplam 588.000 nüfusu vardır. Üsküdar, tarihi geçmişi ve doğal güzellikleriyle adeta İstanbul’u büyülemektedir. Bu nedenle ünlü şairimiz Yahya Kemal Beyatlı şöyle diyor; “Üsküdar bir ulu rüyayı görenlerin şehridir” Üsküdar ilçesine yeni atanan Kaymakam İzzettin Küçük daha önce görev yaptığı yerlerde başarılı hizmetler yapan ve devlet adamlığı duruşu ile herkesin takdirini kazanan kaymakamlarımızdan birisidir. Üsküdar Kaymakamı İzzettin Küçük, Üsküdar konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;
İstanbul’un bütün güzellikleri ve özellikleri Üsküdar’da mevcuttur
     “İstanbul bütün medeniyetimizin hülasası sayılır. Ülkemizin en nadide şehirlerinden birsidir. Üsküdar ise İstanbul’un hülasası ve çekirdeğidir. İstanbul’un bütün güzellikleri ve özellikleri Üsküdar’da mevcuttur. Boğazın o muhteşem yakasında o konuşlanmış, mimarisi, kültürüyle, sanatçısı, doğal güzelliği ile İstanbul’un en nadide parçalarından birisidir. Üsküdar’ın geçmişi çok eskilere dayanıyor. İstanbul’u meşhur eden, İstanbul’un fethini ilk gören semt olmasıdır. Yahya Kemal Beyatlı bir şiirinde; “Üsküdar bir ulu rüyayı görenlerin şehridir” diyor. Bu nedenle Üsküdar pek çok şarkıya, türküye ilham kaynağı olmuştur. Edebiyatımızda, literatürümüzde Üsküdar’la ilgili pek çok şarkılarımız mevcuttur. Bunlardan en güzeli kâtibim şarkısıdır. Bununla ilgili Üsküdar’da Eylül ayında Kâtibim Festivali düzenlenmektedir. Bu festival yedi gün sürmektedir. Bu festivalin içeriği; daha çok kültür, sanat, edebiyat, musiki alanındadır.
Üsküdar tarihi kimliği hala muhafaza edilen bir yerdir
     Üsküdar; Anadolu’dan Avrupa’ya giden o köprünün manevi anlamda köprübaşıdır. Anadolu’nun bütün güzellikleri ile Avrupa’nın değerlerinin buluştuğu, kesiştiği bir yeridir. Bu anlamda da Üsküdar güzeldir. Üsküdar çok ender bulunan mekânlardan bir tanesidir.
 Üsküdar tarihi kimliği hala muhafaza edilen bir yerdir. Burada pek çok tarihi eser mevcuttur. Bunların içinde; camiler, medreseler, okullar, tarihi hapishaneler, ayrıca çeşitli tarihi mekân mevcuttur. Bunlardan örneğin 160 yıl önce yapılan Kuleli Askeri Lisesi bir mekteptir. Boğazın nadide bir gerdanlığı gibi ışıl ışıl parlamaktadır. Bunun gibi pek çok yapı vardır. Üsküdar’ın toplam nüfusu 588.000’dir. Böyle bir ilçede kaymakamlık yapmak çok iyi bir duygudur. İnsanın yaşadığı bölgenin kalabalıklaşması, aynı zamanda oradaki yaşamın derinleşmesi anlamına geliyor. Kısaca yaşadığınız bölgede pek çok meslek dalları ve iş kolları var. Büyük bir şehre geçiyorsunuz. Şehir hayatını teneffüs ediyorsunuz. Nüfusun çokluğunun bir faydası da budur. Her boyutuyla ve anlamıyla bir şehirdir. Bu nedenle böyle bir anlamı vardır.”
 
    
error: Content is protected !!