Perşembe, Nisan 2, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 299

Akkuş yöresel heybesi

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Ordu-Akkuş ilçesine bağlı Gökçebayır Köyü Demircili Mahallesinde yaşayan Gülseren Solak(55) tarihi yöresel eşyaları yaşatmak amacıyla kendi ördüğü yöresel minyatür heybeleri yapıyor. Kullanılan iplik ve işçilikle minyatür yöresel heybeler ilgi çekiyor

Akkuş Al Götür, Oku Getir Kütüphanesi

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Ordu-Akkuş İlçesi Müftülüğü vatandaşların kitap okumalarını teşvik etmek amacıyla ” Al Götür Oku Getir Kütüphanesi” adında bir kütüphane kurmuş ve Akkuşlu vatandaşlar kitap okumak için bu kütüphaneden faydalanıyorlar.

 

Gerede Belediye Başkanı Ömer Baygın’a lale teşekkürü

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Bolu-Gerede ilçesi esnaflarından Favori Erkek Kuaförü Seyit Ahmet Özdemir ve Deri Ustası Olcay; “Gerede  Cumhuriyet Meydanına; kırmızı, beyaz, sarı lale dikerek ilçeyi güzelleştirdiğinden dolayı ilçe halkı adına Gerede Belediye Başkanı Ömer Baygın’a, teşekkür ettiklerini söylediler.

 
                                        
                                         Favori Erkek Kuaförü Seyit Ahmet Özdemir ve
                                                            Deri Ustası Olcay Çimen 

Ordu Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yard. Doç. Dr. Cavit Yavuz’un “Halkla İlişkiler” kitabı

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Ordu Meslek Yüksek Okulu Müdürü  Yard. Doç. Dr. Cavit Yavuz’un ikinci baskısını yayınladığı “Halkla İlişkiler” kitabı  Meslek Yüksek Okullarında halkla ilişkiler bölümlerinde ders kitabı olarak okutuluyor. Kendi yazdığı “Halkla İletişim” kitabı ile ilgili olarak görüşlerini açıklayan Ordu Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yard. Doç. Dr. Cavit Yavuz şunları söyledi; “Çok hızla gelişen bir iletişim çağındayız.

 

                                         

                                      Ordu Meslek Yüksek Okulu Müdürü
                                           Yard. Doç. Dr. Cavit Yavuz
 
  Öylesine bir  gelişim ki bu, dünyanın hiç ulaşılamayacak diye düşündüğümüz herhangi bir yerine iletişim araçlarıyla artık birkaç dakikada ulaşabilmekteyiz.Baş döndürücü bir gelişme içerisinde olan dünya, küçük bir köy haline gelmiştir. Ürünlerin,markaların, kurum ve kuruluşların, kişilerin ve ülkelerin tanıtılması ve pazarlanmasında halkla ilişkiler önemli roller üstlenebilmektedir.”

Gerede meşhur ardıç kolonyası

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Bolu-Gerede ilçesinde üretilen ardıç kolonyası özel kokusu ile ünlü bir kolonyadır. Gerede ilçesinde ardıç kolonyası üretimi yapan Köroğlu Kolonyaları Ltd. Şirketi Müdürü Mehmet Şekerci konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Özellikle meşhur ardıç kolonyası üretimi Türkiye’de sadece Ankara, İstanbul, Konya ve İzmir’de üretimi yapılmaktadır. Özellikle ardıç kolonyası herkes tarafından beğenilmektedir.1961 yılından bu tarafa üretim yapan Gerede Köroğlu kolonyaları; Ardıç, çimen, tütün, limon, çam, şeftali çiçeği çeşitlerinde üretim yapmaktadır.”

 

                                          

                                                             Gerede Ardıç Kolonyası

Gölköy Halk Eğitim Merkezi Müdürü Necattin Ömerustaoğlu: “İstihdama yönelik meslek kursları”

0

Haber: İlker ÇAKAN

   Ordu-Gölköy ilçesinde iş istihdamına yönelik çok sayıda kurs açıldığını söyleyen Gölköy Halk Eğitim Merkezi Müdürü Necattin Ömerustaoğlu açılan kurslarla ilgili şunları söyledi;

 
                                                           
 
                                                      
                                              Gölköy Halk Eğitim Merkezi Müdürü
                                                       Necattin Ömerustaoğlu
 
   “İlçemiz Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile Ordu İş Kurumu Müdürlüğü işbirliği protokolü çerçevesinde açılması planlanan istihdama yönelik meslek kurslarından 600 saatlik Halı Dokumacılığı, 522 saatlik Bilgisayar Sistem bakım ve Onarım  ve Arıza Giderme ile 426 saatlik Bayan Terziliği kursları 05 Nisan 2010 Pazartesi  gününden itibaren açılmış olup, Ağustos ayı başlarına kadar devam edecektir.

   Bugüne kadar çeşitli meslek kurslarına 250 civarında kursiyerin başvurusu sonucu açılan üç kursa 60 kursiyer alınmıştır. Halı Dokumacılığı Kursu günde 8 saat,  diğerleri 6 saat üzerinden faaliyet göstermektedir. İş Kurumu İl müdürlüğü ile işbirliği halinde açılan bu kurslarda asıl amacın istihdama yönelik meslek edindirme olduğu halde İş Kurumu İl Müdürlüğü kursiyerlere 15 TL. günlük ücretin yanı sıra iş kazası sigortası güvencesi de vermektedir.

 
                                        
                                                Gölköy HEM Dikiş-Nakış Kursları
 
   Böylece hem meslek kazandırmakta, hem de kursiyerlerin aile bütçelerine katkı sağlamaktadır. Halk Eğitim Merkezi-İş Kurumu İl Müdürlüğünün iş birliği halinde sürdürdüğü çalışmalarda önümüzdeki günlerde de Kuaförlük ve Nakış dallarında da meslek kursları başlatılması planlanmaktadır. İlçemize ufakta olsa ekonomik girdi ve iş akışı hareketliliği sağlayan bu tür meslek kurslarının açılmasına vesile olan başta İş Kurumu İl Müdürlüğü olmak üzere Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğüne ve katkıda bulunan herkese teşekkür ederken, Gölköy kaymakamlığınca meslek erbabı olmuş kişilerden kendi iş yerini açmak isteyen herkese 15.000 TL’ye kadar kredi sağlanacağı garanti edilmektedir. Faizsiz olan bu kredinin ilk birkaç yılı ödemesiz olduğu gibi ödeme takvimi de kredi kullanıcısının zorlanmadan ödeme yapabileceği bir takvime bağlanmıştır.

  İlçemize tekstil ve buna benzer endüstriyel alanlarda üretim tesisleri kurulduğu taktirde ; giyim,dikiş, dokuma, ve el sanatları  gibi meslek dallarında kurs alıp,yetişmiş kalifiye elamanlara da iş kapısı açılmış olacaktır.Bu da çevrenin refahı ve kalkınması için önemli bir atılım olacaktır.

  Gölköy Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nün 2009-2010 öğretim yılı kursları istatistiki bilgileri şöyledir:

 
                                   
                                                Gölköy HEM Dikiş-Nakış Kursları
 
   1-Bilgisayar Kullanımı(23 erkek, 42 kadın) 2-Makine Nakışları(102 kadın) 3-Eczacı Kalfası(17 kişi) 4-SBS Hazırlık Kursu 6(221 kişi) 5-SBS Hazırlık Kursu 7(206 kişi) 6-SBS Hazırlık Kursu 8(224 kişi) 7-DPY ve Bursluluk 5(92 kişi) 8-Güreş Kursu(16 erkek) 9-Masa Tenisi Kursu(9 erkek, 8 kadın)10- DPY ve Bursluluk 6(12 kişi) 11-DPY ve Bursluluk 7(12 kişi) 12- DPY ve Bursluluk 8 (12 kişi) 13-ÖSS Hazırlık(146 kişi) 14-Satranç Kursu( 14 erkek, 24 kadın) 15-Kalorifer Ateşçiliği(25 erkek) 16-Türk Halk Oyunları(23 kadın, 7 erkek) 17- Futbol(40 erkek) 18- İngilizce Kursu(12 erkek, 5 kadın) 19-Türkçe Kursu-Lise(17 kişi) 20-Biyoloji Kursu(15 kişi) 21-Kimya Kursu(15 kişi) 22-Fizik Kursu(15 kişi) 23-Geometri Kursu(15 kişi) 24-Matematik Kursu-Lise(53 kişi) 25-Aerobik Kursu(18 Kadın) 26-Voleybol Kursu(12 kadın) 27-Eczanelerde Çal. Des. Per.(15 kişi) 28-Arıcılık Kursu(62 erkek) 29-Gitar Kursu(20 erkek ve 34 kadın) 30-11.Kademe Okuma ve Yazma(8 erkek, 3 kadın) 31-Bilgisayar Bakım Onarım(20 kadın)32-Giyisi Tadilatçısı(20 kadın) 33-Halı Dokuma(18 kadın) 34-1. Kademe Okuma ve Yazma(6 erkek, 1 kadın)”
 
                               
                                             Gölköy HEM kursiyerlerinin yaptıkları ürünler
 

 

Gölköy Kaymakamı Ediz Sürücü: “Gölköy yatırımcılar için cazip bir alandır”

0

Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN

  Gölköy ilçesi, Ordu’nun sahilden iç kesimde kalan ilçelerinden birisidir. İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Gölköy ilçesi, Ordu’nun nüfus ve ekonomik bakımından da üçüncü büyük ilçesidir. Gölköy çevresinde bulunan 4 ilçe ve nüfus itibariyle merkezi konumdadır. Bu nedenle ilçede yapılan Gölköy Devlet Hastanesi yapılan ek ünitelerle birlikte bölge hastanesi konumundadır. Gölköy Kaymakamı Ediz Sürücü ilçede yaklaşık 2,5 yıldır görev yapmasına rağmen ilçenin ekonomik ve sosyal yönden gelişmesi Gölköy çapında büyük projelere imza atmıştır.

 
                                         
                                             Gölköy Kaymakamı Ediz Sürücü
 

  Özellikle devlet- vatandaş işbirliğini iyi bir düzeye getirerek, Gölköy dışında yaşayan    
Gölköylülerin bulundukları dermekleri ilk ziyaret eden kaymakam unvanını almıştır. Kaymakam Ediz Sürücü, ilçeden göçü önleme anlamında İşkur İl Müdürlüğü ile işbirliği yaparak iş istihdamına katkı yapacak çok sayıda meslek edindirme kursları açmıştır. Ayrıca bu kursları başarı ile bitirenlere ise işyerleri açmıştır. Diğer taraftan ilçede hayvancılığın gelişmesi anlamında İlçe Ziraat Odası Başkanlığı işbirliği yaparak aylık 5.000 ton süt işleyen süt fabrikasının açılmasını sağlamıştır.

  Kaymakam Ediz Sürücü’nün; ilçenin refah seviyesinin gelişmesi konusunda hayvancılık projesi, yüksek okul açılması çabaları, tekstil fabrikası açılması ve eğitim konusundaki hedefim başarmak projeleri önemli projelerdir. Gerçekten bu çalışmalar bir kaymakam ve iyi bir yönetici için takdire şayan örnek çalışmalardır. Kaymakam Ediz Sürücü başarılı bir yönetici şöyle olmalıdır diyor; “Yöneticinin kapısı her daim vatandaşa açık olmalı ve bu ana prensip olmalıdır. Halkın nabzını mutlaka tutmalıdır. Böyle yaptığı takdirde halkın sevgi ve saygısını da kazanacaktır” Görevine son derece bağlı, devlete ve millete hizmet etmekten zevk alan, çalışkan Gölköy Kaymakamı Ediz Sürücü, “Gölköy ve başarılı bir mülki idareci olmak” konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;

 
                                     
                                           Gölköy Kaymakamı Ediz Sürücü
 
Vatandaşlarımızın aile bütçelerine katkı, gençlerimizin

işsizlik çaresizliğine bir çare temin etmeye çalıştık

   “Gölköy ilçesi, Ordu’nun nüfus ve ekonomik durum bakımından Ünye ve Fatsa’dan sonra Ordu’nun üçüncü büyük ilçesidir. Şu anda merkez nüfusumuz 16.500’dür. 18 köy,7 belde ile birlikte toplam nüfusumuz 43.00’dir. Gölköy, daha önceki yıllarda toplamda 60-70 bin nüfusa sahip olmuştur. Ekonomik sıkıntılar ve iş alanlarının darlığı nedeniyle; İstanbul’a, Marmaris’e, Kocaeli, Bursa gibi büyük vilayetlere göç vermiştir. İlçemizde göreve başladıktan sonra gençlerin ilçemizde durmadıklarını, işsizlik sıkıntısı nedeniyle ilçe dışına göç ettiklerini fark ettik. Bu nedenle İşkur İl Müdürlüğümüzün valilikle yapmış olduğu bir toplantının akabinde İşkur İl Müdürümüzü bölgeye getirerek, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile İşkur Bölge Müdürlüğünün protokol yapmasını temin ettim. İlçe kaymakamı olarak bu konuda koordinatörlük üstlendim. Şu anda geçen yıl açtığımız bir kurs, bu sene açtığımız üç kurs birlikte toplam 4 kursta her kursta yirmişer kişi olmak üzere toplamda 80 kişi günlük 15 TL. alıyor. Bunun dışında sigortaları yapılıyor. Vatandaşlarımızın aile bütçelerine katkı, gençlerimizin işsizlik çaresizliğine bir çare temin etmeye çalıştık. Bu projeler sadece bir başlangıç ve projenin ilk adımlarıdır. Bu konuda yaptığımız toplam 8 projenin bu yıl sadece üçünü hayata geçirdik.

 
                                           
                                      
                                          Gölköy Kaymakamı Ediz Sürücü 
                                       Halıcılık kursunda inceleme yaparken 
 
Gölköy’de toplam 10 kurs ve 10 dükkan açtık

   Bu projelerin gerçekleşmesi İşkur İl Müdürlüğünün genel bütçeden aldığı imkanlara bağlıdır. Açtığımız kurslar; bilgisayar bakım-onarım, bayan kuaförlüğü, halı-dokuma olmak üzere toplam 3 kurstur. Geçen yılda halı-dokuma kursu açmıştık. Böylece toplamda 4 kurs açmış olduk. Bu kurslara daha çok başvurumuz var ve bu başvurular önümüzdeki günlerde kabul edilirse, sayı artarak 20-25’şerli gruplar halinde devam edecektir. Bu yöndeki çalışmalarımız vatandaşlarımızın yüzünü güldürdü. Vatandaşlarımız yoğun bir taleple bize başvuruda bulundular. Başvuranlar arasında bu işi yapabilecek olan kişilerin değerlendirilmesini yaparak, kursları başlattık. Bu kursların açılış konuşmasında ben bir konuyu şöyle ifade etmiştim; “Bunu sadece bir kurs olarak düşünmeyin, bir meslek, bir zanaat öğreniyorsunuz. Bu öğrendiğiniz meslek ve zanaatı yarın yapmak isterseniz, ilçemiz SYD Vakfından hepinize15.000 TL. katkı yaparak dükkan açmanızı sağlayacağım.” Bu konuda bir vaadimiz vardır. Biz bununla ilgili olarak Gölköy’de toplam 10 dükkan açtık. Göreve geldiğim tarihten itibaren vatandaşımızdan; ben bir meslek ve zanaat sahibiyim, ben kuaförüm, ben oto yıkamacıyım, terziyim, mermer ustasıyım diyenlerle ilgili olarak toplam 10 tane kurs açtık.

 
                                     
                                      Kursiyerlerin açtığı bayan terzi dükkanı
 
Bu konuda her projenize yardımcı olacağım diyorum

  Vatandaşlarımıza 15.000 TL.’ye kadar bireysel destek sağlıyoruz. Bu destekleri nakit olarak veremiyoruz. Vatandaş bir dükkan açmak istiyorum ve masraflarını söyleyerek bir liste hazırlayarak bize talepte bulunuyor. Bizde bu projeyi Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğüne gönderiyoruz. Buradan ödenek geldikten sonra da vatandaşın bizden istediği tüm hususları yerine getirip, faizsiz ve ilk üç yıl ödemesiz, sonraki üç ödemeli projeyi hayata geçiriyoruz Bunların içinde; kuaför, tül perde, seracılık, çeyiz ürünleri, çadır branda dikim atölyesi, oto yıkama-yağlama, mermercilik gibi projeler vardır. Bu konuda iyi bir şekilde çalışıyoruz. Vatandaşlara diyorum ki siz bir şeyler üretin biz sizin yanınızdayım diyorum. Bu konuda her projenize yardımcı olacağım diyorum.

 
                                         
 
                                       
                                                Gölköy Kaymakamı Ediz Sürücü
                                                    HEM kursiyerleri ile birlikte
 
Hedefim başarmak projesi

  Diğer bir projemiz ise “Hedefim başarmak projesidir.” Bu projeyi SYD Vakfı olarak yaptık. Bu proje Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğünden geçti. Bu proje, 429 milyar 434 milyon TL.’lik bir projedir. Bu proje ile 606 ilköğretim, 141 orta öğretim öğrencisine; ÖSS, SBS sınavlarına hazırlık kursları açacağız. Bu konuda doküman temin ediyoruz. Hafta sonu hazırlamış olduğumuz kursların; taşıma, temizlik, yeme-içme gibi giderlerini karşılıyoruz. Dershaneye gitme imkanı olmayan çocuklarımızı sınavlara hazırlanırken ilgili kaynak araçları temin ederek deneme sınavı yapıyoruz. Yaptığımız bu proje ile toplam 4 denem sınavı yaptık. Bu konuda hizmet satın aldık. Öğrencilerimiz bu yıl ve gelecek yıl bu projeden faydalanacaklardır. ” Hedefim başarmak projesi” Ordu’da Ulubey ilçesinden sonra Ordu’da Gölköy ilçesinde uygulanmıştır. İlçemizde dershane var ama herkesin dershaneye gidecek maddi durumu yoktur. Maddi durumu olmayan tüm öğrencilere hem dershane, hem soru kitapçıkları, testler, deneme sınavlarının tüm masraflarını biz karşılıyoruz. Bu konuda devletimiz maddi imkanı olmayan vatandaşlarımıza devlet şefkatini göstermektedir. Devletimizin yardım eli onlara uzanmış oluyor.

 
                                     
                                               Gölköy Kaymakamı Ediz Sürücü
                                                     öğrencilere kitap dağıtırken
 
TOKİ’nin 208 konutluk projesi bu yıl Eylül ayında tamamlanacaktır

   Diğer yürüttüğümüz projeler ise; TOKİ’nin 208 konutluk projesi bu yıl Eylül ayında tamamlanacaktır. Bu proje 2006-2007 yıllarında başladı ama daha önceki müteahhit zamanında yapamadığı için bu konuda TOKİ yeniden bir ihale daha yaptı. Şu andaki müteahhit arkadaşımız gayet güzel çalışıyor. Vatandaşlarımız 2010 yılı sonuna kadar TOKİ’nin yaptırmış olduğu bu modern binalara kavuşacaklardır. Bu projenin içinde; 16 derslik bir okulumuz, camimiz ve ticaret merkezimiz vardır. TOKİ bu projeyi kompleks şekilde hayata geçirdi. 84 yataklı ek devlet hastanesi inşaatımız bitti. Devlet Hastanemizde 6 tane uzman hekim ameliyatlara başladı ve yataklı hasta kabul ediliyor. Devlet Hastanemiz; çocuk, kadın-doğum, genel cerrahi, dahiliye, anestezi branşlarında hizmet veriyor.

 
                                          
                                             Gölköy Kaymakamı Ediz Sürücü
                                           köy yollarında inceleme yaparken
 
Gölköy Devlet Hastanesi bölge hastanesi hizmeti yapıyor

    Hastanemiz şu anda Bölge Hastanesi hizmeti veriyor. Bu hastanenin yapılma amacı zaten, Mesudiye, Gürgentepe, Akkuş, Aybastı, Kabataş gibi etraftaki ilçeler, yaklaşık 100.000’i aşan bu nüfusa bölge hastanesi olarak cevap vermektir. Bu konuda hükümetimize şükranlarımızı arz ediyoruz. Çok güzel bir çalışma yaptılar. Gölköy çok iyi belirlenmiş bir orta noktadır. Çünkü etrafında 4 tane ilçe vardır. İlçede kapalı spor salonu inşaatımız tamamlandı. Çevre düzenlemesi çalışmaları devam ediyor. Halı spor salonumuzda müthiş bir tesistir. Gençlerimizin boş vakitlerini geçirmesi ve sportif faaliyetlerde bulunması için müthiş bir tesistir. Bu tesiste hükümetimizin ilçemize yapmış olduğu güzel bir yatırımıdır. İlçemize meslek yüksek okulunu kurduk. Bu konuda Ordu Üniversitesi Senatosundan karar çıktı. Şu anda bina tahsisi çalışmalarımız devam ediyor. Bu konuda binayı henüz tahsis
etmedik. Göreve başladığım üç tane köyümüzün içme suyu hiç yoktu. Bu üç köyümüzü içme suyuna kavuşturduk.

Bu yıl ilçemizde 19 km asfalt yapmayı planlıyoruz

  Tüm köylerimizin yollarını; stabilize, asfalt, alt ve üst yapı yatırımları yaptık.18 köyümüzde alt yapı anlamında eksik kalan hiçbir hizmet yoktur. Tüm köy yollarımızın alt yapı hizmetleri geçen yıl gelen 769 milyarlık ödenekle tamamlandı. Bir önceki yıl gelen 650 milyar ödenekle de Kaymakam Mehmet Beyin başlatmış olduğu üç köyümüzün içme suyu grubunun ikinci etabını tamamladık ve bununda açılışını yaptık. Bu üç köyümüz içme suyuna kavuştu. Bu yıl ilçemizde 19 km asfalt yapmayı planlıyoruz. Bu durumda mali değerlere göre artmalar ve eksilmeler olabilir. Gölköy tarihinde bugüne kadar bu kadar asfalt yapılmamıştır. Yıllar yılı 3-5 km. asfalt yapılmıştır. Biz ise planlanın üç katından bir fazla asfalt yapmayı planlıyoruz. Bu konuda ilgililerle bir birliktelik sağladık. Bu konuda başarı sağlarız diye düşünüyorum.

 
                                          
                                           Gölköy Kaymakamı Ediz Sürücü’nün
                                           yaptırdığ içme suyuna köylülerin sevinci
 
“Her vatandaşımıza 25 koyun ve bir koç” projemiz var

  Gölköy’ün ekonomisinin canlanması için; hayvancılığın geliştirilmesi gerekir. Tarımda zaten vatandaşımız fındık ekim ve biçimini en güzel şekilde yapıyor. Zaten bu bir gelenek ve teamül olmuştur. Biz bu nedenle hayvancılık konusunda çalışmalar başlattık. Özellikle hayvancılık ile ilgili olarak “Her vatandaşımıza 25 koyun ve bir koç” şeklinde bir projemiz vardır. Ayrıca 3 adet gebe düve projemiz vardır. Bu proje ile amacımız soysal yardıma muhtaç vatandaşlarımıza, sadece fındıkla geçimini temin etmeleri zor olduğu için kendi taleplerine göre büyükbaş veya küçükbaş hayvan vererek hayvancılığı harekete geçirecek bir hamle yapmak istiyoruz. Bu proje genel anlamda yaklaşık 1.000 kişiye faydalı olacak bir projedir. Bu ilçe ekonomisinin canlanması için bir başlangıçtır. Bunu gören insanlarımız hayvancılıkta iyi gelir etmek ümidiyle bu projeye ilgi göstereceklerdir. Gölköy Kaymakamlığı ve Gölköy Ziraat Odası İşbirliği içerisinde ilçemizde yeni açılan süt fabrikası şu an üretim yapmaktadır.

“Gölköylüm” markası adı altında kaşar ve tereyağı üretimine başladı

  Şu anda “Gölköylüm” markası adı altında kaşar ve tereyağı üretimine başladı. Açılan bu süt fabrikasına eski bir okul binamızı tahsis ettik ve SYD Vakfından da destek vererek bu projeyi hayata geçirdik. Bu süt fabrikası ayda ortalama 5.000 ton süt işlemektedir. Böylece Gölköy’ün ismi hem Karadeniz Bölgesinde ve yurt çapında marketlerde yer alması ile birlikte tanınmaya başlıyor. Diğer taraftan ilçemizin gelişmesi iş alanı bakımından sanayiye bağlıdır. Bu konuda şu anda iki firma ile görüşmelerimiz devam ediyor. Bu firmalara Gölköy Belediye Başkanımızla birlikte yer temin edebilirsek, ilçemize tekstil fabrikası açılacaktır. İlçemiz ayrıca yatırımda öncelikli bölgeler arasında olduğu yatırım teşviki alan bir yerdir. Bu nedenle Gölköy yatırımcılar için cazip bir alandır. Bu nedenle yatırımcı iki arkadaşımızla görüşmelerimiz devam ediyor. Bu konuda Gölköy’e gelerek inceleme yaptılar. Yer temin edip, anlaşabilirsek 100 kişinin çalışacağı bir tekstil fabrikası açmayı düşünüyoruz. Bu da işsizliğe, ekonominin canlanmasına bir çare olacaktır.

 
                                 
                                                      Gölköy Kaymakamı Ediz Sürücü-
                                              Gölköy Süt Fabrikası Kaşar Peyniri çeşitleri
 
İlçemiz dışında yaşayan Gölköylülerle görüşüyorum

  İlçemiz dışında yaşayan Gölköylülerle görüşüyorum ve ayrıca dernekleri zaman zaman ziyaret ediyorum. İstanbul, Kocaeli, Marmaris’te bulunan Gölköy’le ilgili dermekleri ilk ziyaret eden kaymakam benim olduğumu söylediler. Belde, ilçe belediye başkanları ile birlikte burada bulunan dernekleri ziyaret ettik. Marmaris’te 2.000, İstanbul’da 75.000, Kocaeli’nde Gölköylü yaşamaktadır. Bu konuda çok güzel faaliyetler yaptık. Bunlardan geriye dönmek isteyenler, ilçesine, beldesine yatırım yapmak isteyen iş adamlarımız var. Onlarla görüşmelerimiz sürüyor.

 
                                  
                                  Gölköy Kaymakamı Ediz Sürücü- Gölköy Süt
                                           Fabrikasında inceleme yaparken
 
Bir idareci halka yakın çalışmalıdır ve halkla bir arada olmalıdır

  Kaymakam olarak 10 yıldır görev yapıyorum. On yıllık deneyimlerime göre, bir idareci halka yakın çalışmalıdır ve halkla bir arada olmalıdır. Halkın nabzını mutlaka tutmalıdır. Böyle yaptığı takdirde halkın sevgi ve saygısını da kazanacaktır. Halkın gücünü kendi yanında hissedecek ve daha rahat çalışacaktır. Yöneticinin kapısı her daim vatandaşa açık olmalıdır. Kapıda vatandaşları hiç bekletmeden içeri alıyoruz. Mutlaka kendilerini içeride oturtturuyoruz ve dertlerini rahat bir şekilde anlatıyorlar. Her şeyi yapmanız kanunen mümkün değildir. Bunlar ekonomik imkanlarla da ilgilidir. Ama en azından o vatandaşa bir çay söylemek, derdini dinlemek, onun derdi ile hemhal olmak onu çok rahatlatabiliyor. İmkanımız varsa ona yardımcı oluyoruz.

 
                                        
                                            Gölköy Kaymakamı Ediz Sürücü
                                                köylerde vatandaşla birlikte
 
Vatandaşlarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz

  Ancak imkanımız yoksa güzel bir lisanı münasiple olması gerekenleri anlatıyoruz. Onlarda anlayışla karşılıyorlar. Bazı köylerimize ikişer veya üçer defa gidiyorum. Köy gezilerimizde söylüyoruz ama bazı vatandaşlarımız çekiniyor oldukları için kaymakamlığa gelemiyorlar. Bu nedenle köy gezilerimizde vatandaşlarımıza bizden isteğiniz nedir diye müteakip defalar konuşuyoruz. Vatandaşlarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bir idarecinin kapısı halka her daim açık olmalıdır. Ana prensip bu olmalıdır.”

 
 
                            T.C. GÖLKÖY KAYMAKAMLIĞI WEB SİTESİ
                                        http://www.golkoy.gov.tr/
 
                          HABER GÜNE BAKIŞ GAZETESİ TARAFINDAN
            İLÇEMİZ KAYMAKAMI SAYIN EDİZ SÜRÜCÜ İLE RÖPORTAJ YAPILDI
                                           Perşembe, 13 Mayıs 2010
 
                                     RÖPORTAJI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
   

Boğazkale Kaymakamı Murtaza Dayanç: “Zamana karşı direnen başkent Hattuşa”

0

Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN

  Boğazkale ilçesi Çorum ilinin en tarihi ilçelerinden birisidir. Dörtbin yıllık bir  tarihe sahip Hattuşa, Boğazkale coğrafyası içerisindedir. Boğazkale Kaymakamı Murtaza Dayanç, kısa bir süre önce burada göreve başlamasına rağmen ilçenin turizm yönünden daha iyi tanıtımının yapılması için hemen çalışmalara başlamıştır.

  Boğazkale  Kaymakamı Murtaza Dayanç, görevine son derece bağlı, tarihi Hattuşa şehrini her yönüyle tanıtacak bilgi birimine sahiptir. Hattuşa’yı gezmek için rehbere gerek, Boğazkkale Kaymakamı Murtaza Dayahç’ın yanınızda bulunması yeterlidir. Çalışkan, görevini en iyi yapmaya çalışan, modern yönetim anlayışı ile devlet-vatandaş diyoloğunu geliştirmeye getirmeye çalışan Boğazkale Kaymakamı Murtaza Dayanç, “Boğazkale, Hattuşa, başarılı bir mülki idare amiri” konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;

 
                               
                                    Boğazkale Kaymakamı Murtaza Dayanç
 
Dünya Kültür Mirası listesinde 377. sırada
  “Boğazkale ilçemizin bulunduğu coğrafya insanlık tarihi ile eşdeğer bir geçmişe sahiptir. Hattuşa ve Yazılıkaya’nın keşfi 1834 yılında olmuştur. 1835-1894 yılları arasında çeşitli yabancı arkeologlar tarafından ferdi çalışmalar yapılmış, 1904 yılından itibaren ise Alman Doğu Kültürleri Araştırma Merkezi tarafından kazı çalışmaları başlatılmış olup 1939 yılından buyana da kazılar aralıksız olarak devam etmektedir. Hattuşa ve Yazılıkaya örenyerleri BM’in UNESCO teşkilatınca 1986 yılında Korunması Gerekli Dünya Kültür Mirası listesinde 377. sırada tescillenmiştir. Zamana karşı direnen başkent Hattuşa’dır. Hattuşa bu cümleyi fazlasıyla hak ediyor.Hattuşa 4000 yıllık bir tarihi geçmişe sahiptir.Kayalar üzerinde 8000 yıllık yaşam kalıntılarına rastlanmaktadır.
 
                               
                               Boğazkale Kaymakamı Murtaza Dayanç
                                           Yazılıkaya’da
 
Hitit medeniyetinin M.Ö. 1650-1200 yılları arasında başkentliği yapmış
  İlçemizde bulunan Hattuşa Anadolu medeniyetleri içerisinde önemli bir yer tutan Hitit medeniyetinin M.Ö. 1650-1200 yılları arasında başkentliğini yapmıştır. Hattuşa çevresinde ilk yerleşim Kalkolitik Çağ’da ( M.Ö. 6000 ) ortaya çıkar. Hattuşa’da İlk Tunç Çağı’nın geç dönemlerinde Hatti yerleşmesi ortaya çıkmış olup, bu Hatti yerleşmesini izleyen Orta Tunç Çağı’nda MÖ 19-18. yüzyıllarda Asurlu tüccarların bir kolonisi kurulmuştur. MÖ 1700 yıllarında Hattuş şehrinin yandığı anlaşılmaktadır. MÖ 17. yüzyılın ikinci yarısında Hitit Kralı 1. Hattuşili burayı başkent olarak seçmiş böylece Hattilerin Hattuş’undan Hititlilerin Hattuşa’sı doğmuştur. Tarihin ilk barış anlaşması Kadeş bu dönemde Hitit Kralı 2. Muvattali ile Mısır Kralı Ramses arasında MÖ 1274 yılında imzalanır. Taht kavgaları ve düşman saldırıları devleti zayıflatmış olup, Hitit devletine kim tarafından son verildiği bilinmemektedir. MÖ 1180-334 yılları arası bölge Frig ve Pers hakimiyetinde kalır. Bölge MÖ 334 – MS 1071 yılları arası Hellenistik /Galat ve Roma/Bizans egemenliğinde kalmıştır. Yavuz Sultan Selim’in Şah İsmail ile yapmış olduğu Çaldıran savaşının ardından Maraş diyarlarındaki Dulkadiroğulları Beyliği’ni de Osmanlı topraklarına katmasıyla Dulkadiroğullarından bir kısmı göç ederek Hattuşa’nın eteklerine yerleşmişlerdir.
 
                                     
                                      Boğazkale Kaymakamı Murtaza Dayanç
                                                  pazarda halkın içinde
 
Tamamen kamu binalarından oluşan bir şehirdir
  Hattuşa ören yeri Hititlerin başkenti ve kamu binalarının olduğu bir yerdir. Bu bölgede yapılan arkeolojik kazı çalışmaları neticesinde sivil binaların olmadığı ortaya çıkıyor. Tamamen kamu binalarından oluşan bir şehirdir. Kral sarayı dışındaki binalar ibadethane ve kamu binalarıdır. Yazılıkaya Hititlerin mabet olarak kullandıkları tapınaktır. Hattuşa 1986 yılında UNESCO tarafından kültür mirası olmak üzere 370. Sırada tescillendirilmiştir. Bu kategoride  ülkemizde tescillenen yer sayısı 9’dur. Bu nedenle Hattuşa’da önemli bir yer arz etmektedir.Kazı çalışmaları Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından yapılmaktadır. Kazı çalışmaları 1904 yılından itibaren devam etmektedir. Kazı çalışmalarına birinci ve ikinci dünya savaşları sırasında zaman zaman ara verilmiştir. Kazı çalışmalarına ikinci dünya savaşından sonra aralıksız devam ettiği söylenebilir. Burada özellikle yaz aylarında bilimsel kazı çalışmaları devam etmektedir. Kazı çalışmalarını Alman Arkeolojisi Enstitüsü şube başkanı Andreas Sachner yürütmektedir. Kazı çalışmaları yaz aylarında 3-4 ay sürmektedir. Bu süre öğrencilerin tatil aylarına rastlamaktadır.
 
                                 
                                       Boğazkale Kaymakamı Murtaza Dayanç
                                        Hattuşa’daki kazı çalışmalarını incelerken
 
Hattuşa’da kazı çalışmaları uzun yıllar devam edecektir
  Arkeoloji bölümü öğrencileri bilimsel olan bu çalışmalara katılıyorlar. Kazı çalışmalarında yerli ve yabancı bulunmaktadır. Bu çalışmalarda 40 civarında yerli ve bilimsel anlamda 40-50 kişi çalışmaktadır. Yazılıkaya’da Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ihtiyaç duyulduğunda rutin bakım çalışmaları yapılmaktadır.  Hattuşa’da kazı çalışmaları uzun yıllar devam edecektir. Hitit surlarının bir örneğini teşkil eden 65 m. uzunluğunda bir giriş kapısı vardır. Daha ileride Arslanlı kapı vardır. Bu kapı o dönemde ticari anlamda kullanılmıştır. Yer kapı ise şehrin düşmanlara karşı savunma amaçlı yapılan bir kapıdır. Bu kapının dünyada eşi ve benzeri yoktur. Yer altından geçen örnek bir kapıdır. Daha ilerideki Kral kapı ise sadece kralların geçtiği bir kapıdır. Boğazkale ilçesinin olduğu bu coğrafya Hitit imparatorluğunun kurulduğu yer ve Hititlerin başkentidir. O dönemde Hitit imparatorluğunun sınırları Suriye’nin kuzeyine kadar uzanıyordu.
 
                                 
                                        Boğazkale Kaymakamı Murtaza Dayanç
                                                       Arsanlı Kapıda
 
Hattuşa’yı anlamak, aslında insanlık tarihinin şifrelerini
çözmek anlamına geliyor               
  Hattuşa’da bulunan her kapının bir anlamı vardır. Hattuşa’yı anlamak, aslında insanlık tarihinin şifrelerini çözmek anlamına geliyor. Sekizbin yıl öncesine giden bir geçmiş  ve dörtbin yıl öncesine giden bir medeniyet söz konusudur. Hattuşa şehri incelendiğinde insanlığın dörtbin yıl öncesinde medeniyet anlamında geldiği nokta açıkça gözler önüne serilmektedir. Burada organize, ciddi bir devlet yapısı vardır. Hititler ekonomik, sosyal, kültürel etkenleri içinde barındıracak şekilde bir coğrafyada yer almıştır. O yıllarda dünyada iki süper gücün birisi güneydeki Mısırlılar,  kuzeyde ise Anadolu’dan Suriye’nin kuzeyine kadar uzanan bir coğrafyada yer alan Hititlerdir. Bizler sorumluluk sahibi kişiler olarak tarihi ve kültürel değerleri son derece önemsiyoruz. Bu bağlamda insanlık mirası olan mevcut değerlerimizi korumak, muhafaza etmek, yenilerini gün ışığına çıkarmak, bunları gelecek nesillere aktarmak hepimizi insani vazifesi olarak görüyoruz.
 
                                          
                                   Boğazkale Kaymakamı Murtaza Dayanç
                                                      Yer Kapıda
 
Devletimizin imkânları Hattuşa için seferber edilmiştir
  Bunlardan turizm anlamında istifade etmek, ülkemiz ekonomisine ve tanıtımına katkıda bulunmak işin diğer bir boyutunu oluşturmaktadır. Devletimizin imkânları Hattuşa için seferber edilmiştir. Yolları yapılmış ve restorasyon çalışmaları devam etmektedir. Devletimiz tarafından ciddi yatırımlar yapılmış ve bu yatırımlar devam etmektedir. Yapılan bu işler açıkça gözlemlenmektedir. Sayın Valimiz Nurullah Çakır’ın Çorum iline atanmış olması Hattuşa için büyük önem arzediyor. Bizler bundan sonraki çalışmalarımızda valimizin engin turizm birikim ve deneyimlerinden en iyi şekilde istifade etmek suretiyle kendilerini öncülüğünde ilçemizin turizm kapasitesini artırmak ve Hattuşa için hep en iyisini yapmanın azim ve gayreti içinde olacağız. Bundan sonraki çalışmalarımız bu yönde olacaktır.İlerleyen günlerde yapılacak turizm alt yapısını iyileştirme çalışmaları ve daha etkin bir tanıtım yoluyla daha fazla turist çekmenin gayreti içinde olacağız. Hattuşa Amerika’da Avrupa’ya, Asya’dan Afrika’ya bütün dünya tarafından bilinen isimdir.
Devlet-millet bütünleşmesi bu hususta da çok önem arz ediyor
  Ancak markanın dünyada en iyi şekilde pazarlanması için sayın valimizin öncülüğünde bizler, yerel idareler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlarımız el birliği ile güzel şeyler ortaya koymak çabasındayız. Bütün çabalarımız bu yönde olacaktır. Devlet-millet bütünleşmesi her alanda olduğu gibi bu hususta da çok önem arz ediyor. Onun için vatandaşlarımızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın hassasiyeti çok önemlidir. Biz bu konuyu önemsiyoruz. Bu yolla ortaya çıkacak sinerji bizi ileri adımlara taşıyacaktır. Bundan ilçemiz, Hattuşa’mız hep kazançlı çıkacaktır. Umudumuz ve çalışmalarımız hep bu yönde olacaktır. Buraya zaman zaman devlet büyüklerimiz ziyaretlerde bulunuyorlar.  Son olarak 3 Haziran’da Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül burayı ziyaret ettiler. Buraya gelerek ilçemizin tanıtımına katkıda bulunan ve bize desteklerini esirgemeyen başta Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Turizm Bakanımız ve diğer devlet büyüklerimize saygı ve şükranlarımı arz etmek istiyorum. Kendilerinin ziyareti ilçemizin tanıtımına son derece katkıda bulunmuştur. Buradaki yatırımlara son derece katkıda bulunmuştur.
 
                                     
                                      Boğazkale Kaymakamı Murtaza Dayanç
                                                   köy ziyaretlerinde
 
Modern yönetim anlayışı vatandaş odaklı yönetimdir
  Modern ve 21. yüzyıl yönetim anlayışı çerçevesinde görevimizi yapmak zorundayız. Modern yönetim anlayışı açıkçası yönetişime önem veriyor. Yönetişim anlayışında; yönetilenlerinde yönetime katılmasıdır. Sivil toplum kuruluşları, halk, yönetenler, yerel idare artık işin içerisine kim giriyorsa birlik ve beraberlik içerisinde devam ettirmesi ve sürdürmesi bir yönetişim anlayışının ortaya çıkmasıdır. Modern yönetim açıkçası bunu gerektiriyor. Biz; vatandaşlarımızla, sivil toplum kuruluşlarıyla belli bir koordinasyon içerisinde halkımıza en iyi hizmet etme gayreti içerisindeyiz. Modern yönetim anlayışı vatandaş odaklı yönetimdir.”
   

                               T.C.BOĞAZKALE KAYMAKAMLIĞI WEB SİTESİ

                                   http://www.bogazkale.gov.tr/index1.html

 

                           BOĞAZKALE-HATTUŞA İLGİ ODAĞI OLMAYA DEVAM EDİYOR…..

                   
                                                   Ayrıntı İçin  TIKLAYINIZ.. 

                    

      İLÇEMİZ BOĞAZKALE-HATTUŞA BASIN-YAYIN ORGANLARININ İLGİ ODAĞI……

                                http://www.bogazkale.gov.tr/haber6.html

 

  Sahip olduğu kültürel ve tarihi miras nedeniyle gerek yurt içinden gerekse yurt dışından birçok kişinin ilgisini çekmekte olan İlçemiz, görsel ve yazılı basın yayın organlarının ilgi odağında olmaya devam ediyor. Hattuşa ve Yazılıkaya Açıhava tapınağına ev sahipliği yapan ilçemiz son olarak da Habergünebakış Gazetesine ait İnternet sitesine konu oldu.İlçemiz Kaymakamımız Sayın Murtaza DAYANÇ ile gazete editörü İlker ÇAKAN tarafından yapılan röportaj ve haberin yayınlandığı sitede geniş bir şekilde İlçemiz ve Hattuşa’dan bahsedildi.İlçemiz Kaymakamımız Sayın Murtaza DAYANÇ ile yapılan röportaj ve habere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.i

                                RÖPORTAJ VE HABER İÇİN TIKLAYINIZ……     
                  

Bartın Valisi İsa Küçük: “Türkiye ve Bartının 2023 stratejik vizyonu projesi”

0

Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN

  Bartın, Karadeniz Bölgesinde bulunan ve turizm yönünden gelişmeye uygun illerimizden birisidir. Bartın, ilçesi Amasra sayesinde turizm yönünden Türkiye ve dünyada marka olmuş şehirlerimizden birisidir. Amasra; tarihi ve doğal dokusuyla gezilmeye ve görülmeye değer ender yerlerimizden birisidir. Amasra Valisi İsa Küçük; Bartın ve Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve turizm yönünden gelişmesi için “Türkiye’nin 2023 Stratejik Vizyonu Projesini” hazırlayarak, Türkiye’de örnek alınacak bir projeye imza atmıştır. Bartın Valisi İsa Küçük;  devlet-vatandaş birliğini iyi bir noktaya taşıyan, vefalı ve samimi, ülke ve millet sevdalısı, çalışkan devlet duruşu ve saygınlığı ile herkesin takdirini kazanmıştır. Bartın Valisi İsa Küçük; Bartın ve Türkiye”  konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;

“Yeni dünya düzeni” ideolojisi ya da sloganı dünyayı nasıl şekillendirecek?
  “Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023 Projesi ile ülkemiz için düşünce geliştirme, stratejik hedeflerini belirleme sürecinde çok önemli bir işlev üstlenen Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ve Başkanı Sayın Süleyman Şensoy”a bu çalışmalara yürekleri, tecrübeleri ve fikirleri ile katılan Sayın Büyükelçilerimize, bilim insanlarımıza, mesleki teşekküllere ve gönüllü kuruluşların temsilcilerine, şahsım, Valiliğimiz ve tüm Bartınlılar adına saygı ve şükranlarımızı sunuyorum.

  TASAM bizim 2006-2008 yılları arasında yaptığımız küçük ölçekli ve “amatör” bir çalışma olan Bartın 2023 çalışmamızın bir benzeri ile ama çok büyük ölçekte, ulusal ve evrensel düzeyde yürüttüğü bir çalışma ile bizim, ülkemiz ve dünyanın önüne çıkıyor. Nasıl bir Türkiye istiyoruz, nerede bir Türkiye istiyoruz ? “Yeni dünya düzeni” ideolojisi ya da sloganı dünyayı nasıl şekillendirecek, bu şekil içinde talih ve tarihi Türkiye’ye hangi rolleri bahşetmekte…Yeni dengeler, ya da dengesizlikler içinde nasıl bir Türkiye olmalı, imkân ve kabiliyetlerimizi nerelerde nasıl kullanmalıyız. Bu ve benzeri birçok soru ve cevabı içinde barındıran “Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023″ çalıştayının ilimizde gerçekleştirilmiş olmasını çok önemli buluyorum.

 
                                              
                                                    Bartın Valisi İsa Küçük
 
Türkiye içinde Bartın hangi rolleri üstlenecek?

   2023’te nasıl bir Türkiye olacak ve bu Türkiye içinde Bartın hangi rolleri üstlenecek…

2023’e giden süreçte Bartın’ın hedefleri ne olmalı? Bartın, üzerine düşen bu görevi gerçekleştirirken kuvvetli ve zayıf yönleri ile hangi çareleri geliştirip uygulamaya koymalı. Hangi imkânlarımızla ülkemizin yenidünya düzeni içinde olması gerektiği noktada, güçlü, başı dik sözü dinlenir bir devlet/millet olarak durmasına katkı vereceğiz… Zihinlerimizden birçok soru geçecek, bu sorulara birçok cevap bulacağız. Daha gelişmiş bir Bartın, daha güçlü bir Türkiye ve daha güzel bir dünya için kamu ve özel sektör, mesleki kuruluşlar, gönüllü kuruluşlar ya da bireyler olarak fikirlerimizi düşüncelerimizi açıklayıp birleştireceğiz. İyiye, doğruya ve güzele doğru koşacağız. İyiyi, doğruyu, güzeli arayacağız, arayıp bulmak zorundayız. Ortak değerler, ortak hedefler üzerinde buluşup anlaşarak başaracağız.   Bartın, adının kaynağını, Bartın ırmağının antik çağlardaki adı “Parthenios”tan (Partenyus) almaktadır. Mitolojide “Sular Tanrısı” olan Parthenios ırmağı kenarında kurulan kentin adının Parthenia adıyla anıldığı ve zamanla Bartın’a dönüştüğü yazılı kaynaklardan anlaşılmaktadır.1326’da Kastamonu yöresine hakim olan Candaroğulları Beyliği ve 1392’den itibaren de Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yer aldı. 1867 yılında ilçe olan Bartın Cumhuriyet dönemi ile birlikte 1924 yılında Zonguldak iline bağlanmıştır.7 Eylül 1991 tarih ve 3760 Sayılı kanunla il olarak yeniden yapılanmıştır.

 
                               
                             Bartın Valisi İsa Küçük öğrencilerle kitap okurken
 
Ekonomik yapıyı belirleyen ana unsurlar
  Bugün; merkez, Amasra, Kurucaşile ve Ulus olmak üzere 4 ilçesi vardır. İlimizin toplam nüfusu 188.449’dur.İlimizde merkez ilçe ile beraber 4 ilçe, 9 belediye, 50 mahalle ve 260 köy bulunmaktadır. Nüfusun % 33.6’sı (63.234) kentsel alanda, % 66.4’ü (125.215) kırsal alanda yaşamaktadır. Bugün Bartın iline kayıtlı olan kişilerin (Bartınlılar olarak) canlı nüfus toplam 314.695’tir. Bu nüfusun % 47’si 149.348 ile diğer illerde yaşamaktadır ve bu nüfusun yaş ortalamasına baktığımızda ilde yaşayanlardan daha genç olduğunu görmekteyiz. İlimiz, 5084 Sayılı Kanun kapsamındadır ve Bölgesel – Sektörel Teşvik Sisteminde 3. Bölgede yer almaktadır. Yüzölçümü 2.143 km2, Nüfus yoğunluğu 88 kişidir. Bartın, iller sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında 55.sıradadır. Ekonomik yapıyı belirleyen ana unsurlar madencilik, sanayi, tarım, ticaret, turizm ve ormancılıktır. Milli gelir’in sektörel dağılımı incelendiğinde; Hizmetler sektörü % 62 sıra ile birinci sırada, onu tarım sektörü % 23 ve Sanayi sektörü % 14 izlemektedir. Bartın 2023 çalışmasının başlangıç tarihi 8 Mayıs 2006’dir. Bugün 7 Mayıs 2010…Aradan tam 4 yıl geçmiş…Şimdi, Bartın 2023 çalışması hakkında kısaca bir bilgi vermek istiyorum.

“Hedef Belirleme – Planlama” çalışmasıdır

  Ülkemizin genel gelişim ve değişimi doğrultusunda ulusal stratejilere uygun olarak ve içinde bulunduğumuz durumun analizini yaparak, ilimizi ulaşmak istediği noktaya götürecek kısa, orta ve uzun vadeli amaç ve hedeflerimizi belirleme, bu doğrultuda politikalar üretmek için yapılan planlama çalışmasıdır.

Katılımcı anlayışla hazırlanan “Yol Haritası”dır.

  İlimizin geleceğine yön vermek ve toplumun tüm kesimleri ile beraber bugünden yarınlara yapacağı yolculuğun yol haritasını oluşturmak için yapılmıştır.2006 yılının Mayıs Ayında başlamış 1,5 yıl üzerinde çalışılmış, baskıya hazırlanarak ve 2008 yılında basılmıştır.Tamamlanıp basılması 1,5 yılı aşkın süre alan çalışmada Bartın’daki Kamu Kurum ve Kuruluşları, Üniversite, Sivil Toplum Örgütleri ve Halkın geniş ve aktif katılımları olmuş 15 çalışma komisyonu oluşturulmuş her çalışma komisyonunda akademisyenlerimizin önemli katkıları olmuştur. Bu komisyonlar köylerde, mahallelerde sektörün ilgilileriyle değişik zamanlarda arama, düşünme, kararlaştırma toplantıları düzenleyerek komisyon raporlarını oluşturmuş her kesimin düşüncelerinden faydalanılmasına azami gayret gösterilmiştir.

 
                               
                                   Bartın Valisi İsa Küçük köyde vatandaşlarla
 
Nasıl bir Bartın istiyoruz?

  Amaç ve hedeflerimizi ortaya koyarak vermek temel amacımız olmuştur. İlin Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyini yükseltmek ve yaşam kalitesini artırmak, ilin üstünlüklere sahip oldukları alanlarını belirleyerek gelişme politikalarına yön vermek. Bartın’ın yerel ekonomik kaynaklarını ve potansiyelleri harekete geçirmek,  kaynakların il önceliklerine göre rasyonel kullanılmasını sağlamak,sektörel analizler yaparak, sektörlerin gelişme yönlerini belirlemek ve İlin tüm değerleriyle ulaşılmak istenilen Bartın seviyesine gelmek için neler yapılacağını ortaya koymak, önceliklerimiz olmuştur.

Bartın 2023 hedeflerimiz ve bu hedeflerde bugün neredeyiz?

   Bu aşamada, bu toplantı vesilesiyle, Bartın 2023 çalışmasında yaparken öngördüğümüz hedeflerimizi gerçekleştirme noktasında – kendimizi de sorgulayarak,  4 yılda ne kadar yol katetmişiz sorusunun cevabını da vereceğiz. DPT’nın 2006 yılında yaptığı çalışmaya göre, Barın ilinde, “mobilya imalatı; başka yerde sınıflandırılmamış diğer imalatlar”, “madencilik ve taşocakçılığı” ile “ağaç ve ağaç mantarı ürünleri imalatı (mobilya hariç); saz, saman ve benzeri malzemelerden, örülerek yapılan eşyaların imalatı” sektörleri öne çıkmaktadır. Yine aynı araştırmaya göre “İlde rekabet gücünün yüksek olduğu yatırım alanları olarak öngördükleri sektörler; mobilya, turizm ve bitkisel üretim sektörleridir.”denilmektedir.Biz bununla yetinmiyoruz yetinemeyiz, potansiyellerimiz önümüzde…

 
                                       
                                                 Bartın Valisi İsa Küçük
                                              çocuklarla sohbet ederken
 
Batıda Muga’da, doğuda Amasra-Çakraz merkezli turizm bölgesi

  Teklif dosyaları, envanter bilgileri ve diğer belgeler hazırlandı, Kültür Turizm Bakanlığı’na sunuldu. (2008 yılında) Bakanlıkça, inceleme değerlendirme süreci devam ediyor. Amasra büyük limanda yer belirlendi, İmar Planı çalışmaları bitirildi, ÇED süreci tamamlandı ve ödenek temin edildi. Proje ihale sürecine girildi. Amasra’da arkeolojik kazı çalışmalarına 1 yıl gecikmeyle beraber 2010 yılı içerisinde başlıyoruz. Ahşap yat yapımcılığı ve yat bölgesi oluşturulması çalışmalarına biraz gecikmiş olarak bu yıl içinde bütün hukuki engelleri de aşılmış, yer tahsisi tamamlanmış olarak, ilgili kooperatife yer teslimi yapılarak bölgede inşaata başlanacaktır.

  Yeraltı zenginlikleri, doğal kaynakların il ve ülke ekonomisine kazandırılması yönünde yürütülen çalışmalar bütün hızıyla devam ediyor. Organze sanayi bölgesi genişletilmeli ve yeni bir demir-çelik üssü kurulmalıdır. Bunun için; 200 dönüm genişletilebildi, önemli bir Demir-çelik Fabrikası kuruldu, üretime başlandı. (Günlük 300 ila 400 ton demir-çelik uzun mamul -ticari profil- üretimi ile Yıllık 120.000 ton üretim yapılmakta olup, Yıllık 100 Milyon $ lık satışın %75 ihraç kapsamındadır.)OSB ve 1500 dönümlük yeni bir alanın ilave edilerek genişletilmesi devam ediyor. Kırsal nüfusun azaldığı, kentsel nüfusun arttığı işsizliği, umutsuzluğu ve göçü yenmiş bir Bartın kurmalıyız hedefini koymuştuk.Bununla ilgili olarak da; Nicelik olarak başarıldı, bunu nitelik olarak ta kalıcı bir şekilde gerçekleştirmek için uygulanan tedbirlerin uzun vadeli ve kalıcılığını sağlamalıyız. Sürekli nüfusu azalan ilimizde;  

Demiryolu projelendirme çalışmaları devam ediyor

  2007/2008 döneminde  %1,74 artış, 2008/2009 döneminde  %1,66 artış görülüyor. Bartın, eğitim alanında üniversite ile taçlanmalı konusunda da çalışmalar neticesinde; Bartın Üniversitesi kuruldu. Yer seçimi, istimlâk işlemleri, hali hazır haritaları yapılıp tamamlandı. Şimdi 5 ay sonra temel atmak hedefimiz oldu. Son bir yıl içinde gençliğin enerjisi, romantizmi şehrin sosyo-kültürel ve ekonomik hayatına yansıdı… Bartın gençleşti… Ulaşım altyapısını geliştirmeli ve tüm ulaşım aktörlerinin birbirini destekler biçimde ülkeye ve bölgeye hizmet eder nitelikte olmasını sağlamış bir il olmayı önemli hedeflerimizden biri olarak belirledi. Limanımızda kapasite kullanım oranını yükseltme çalışmaları devam ediyor, Karayolları standartlarımız hızla yükseltilmektedir. Uzun yıllardır hayal edilen demiryolu projesi yapımı etütleri tamamlandı.  

  Projelendirme çalışmaları devam ediyor. Bütün bunları yaparken çevre koruma – kullanma dengesini iyi kurmalı, gerçekleştirmelidir. Doğal kaynakların milli ekonomiye kazandırılması sürecinde koruma/kullanma dengesi, fayda / maliyet hesabı yapma süreçleri bütün dünyada sancılıdır. Aynı sancılı sürecin medeni ölçüler içinde kalarak ve hukuki sınırlara izinlere ve sınırlamalara uygun olarak yürütülmesi için Bartınlılar ve yatırımcılar gerekli hassasiyeti göstermekte, takdirle izlediğimiz bir tartışma platformunda doğruyu bulma çabaları devam etmektedir. Herkese eşit, ulaşılabilir sağlık hizmeti sunulmalıdır. 1.Basamakta ve ikinci Basamakta tedavi olan sayısı ve ileri merkeze sevk İkinci basamak sağlık kuruluşlarından ileri merkezlere sevk oranı % 2-3 arasında değişmektedir. Milli sporcu yetiştiren il olmayı hedeflendi. Bunun için iki sporcumuzun Dünya ikinciliği ödülü alması, bir başlangıç, desteklerimiz kalıcı başarılar için artarak devam etmeli. Doğalgaz sanayiye bir an önce ulaştırılmalı hedefiyle Kasım 2009 tarihinde doğalgazın OSB’de sanayiye arzı yapıldı.
 
                                       
                                       Bartın Valisi İsa Küçük vatandaşla konuşurken
 

Rekabet edebilirlik, vizyonumuza uygun hedefler

  Bugün, yenidünya düzeninde, yerel potansiyellerin ekonomik kalkınma ve bölgesel gelişme sürecindeki artan önemi, kentsel ve yerel ekonomilerin de küresel ekonomide birer taraf olarak yer almasını sağlamıştır. 2023 çalışmamızda belirttiğimiz gibi değişime ve gelişime uyum sağlamadaki farklılıklar nedeniyle stratejik konum ve potansiyel imkânlar bakımından birbirine benzer yörelerin refah seviyeleri arasında büyük farklar oluştuğu görülmektedir. Bu farkı açıklayacak temel olgu “rekabet edebilirlik” olarak ortaya çıkmaktadır. Rekabet gücünün artırılması ise üstün bir verimlilik performansına, gelir ve istihdam düzeyini artırabilme, yaşam kalitesinde kabul edilebilir ve sürekli artışlar sağlayabilme ve pazarlardaki payını artırabilme yeteneğidir. Tüm alanlarda rekabetin arttığı günümüzde, ulusal ve yerel çıkarların korunması ve farklılıklarımızın fırsata dönüştürme zorunluluğunu ortaya çıkmıştır. Böylesine rekabetin yaşandığı ortamda başarılı olmak, uzun dönemli bir planlama organizasyonuyla ülkenin, bölgenin ve şehrin yaşam kalitesini yükseltecek, ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmelere uyum sağlayacak politikalar üretmekle mümkündür.

ÖSS başarı oranında sıralama 21’den 60’a gerilemiş

  Bartın’ın rekabet edilebilirlilik  ölçüleri açısından değerlendiren yeni bir rapor var. 2009 yılı itibariyle URAK–2009 raporuna göz attığımızda; Genel endeksteki sırası 42, Beşeri sermaye ve yaşam kalitesi endeksi sıralaması  62, Markalaşma berecisi ve yenilikçilik endeksi sıralaması 56, Ticaret becerisi ve üretim potansiyeli endeksi sıralaması 52, Erişilebilirlik endeksi sıralaması 42, ÖSS başarı oranında sıralama 21’den 60’a gerilemiş, ilin bir yüksek öğrenim programında mezun olanları sıralama 69, Kişi başına düşen otomobil sayısı 1 sıra yükselmiş 31 olmuştur. Yatırım Teşvik Belgesi verilen sabit yatırım miktarına göre sıralama 77’den 79’a gerilemiş, tahakkuk eden vergi miktarı da bir sıra gerilemiş 68 olmuştur. Dış ticaret yapan firma sayısının sıralamasında 66’ıncı, açılan şirket sayısında bir önceki yıl 2. sırada iken bu yıl 35.’ci sıraya gerilemiştir. Geçtiğimiz yıl en rekabetçi iller oranında 45. sırada iken bu yıl 3 basamak yükselerek 42. sıraya yükselmiştir. Bu Zonguldak Hava limanının ulaşıma açılması nedeniyle erişebilirlik endekslerindeki 5 sıra birden yükselmenin yarattığı bir sonuçtur.

 
                                 
                                   Bartın Valisi İsa Küçük kitaplar ve çocuklarla
 
Amasra’yı dünya markası yapmalıyız

   Bartın’da, kuşkusuz ki gelecekte ilin gelişimine olumlu katkılar sağlayacak katma değeri en yüksek sektörlerden birincisi turizmdir. Bölgesel çevre düzeni planı verileri de bu görüşü desteklemektedir.Günümüz itibariyle, Bartın’da çok zengin turizm potansiyeli bulunmasına rağmen turizm alanında ürünün çeşitlendirilmesi yapılamamış ve ekonomik girdi sağlanmamıştır. Turizm pazarında, Bartın’ın doğal ve kültürel kaynaklarının büyük bir bölümü tabiri caizse görücüye dahi çıkarılamamıştır. Bartın’ın gerçekten rekabet edebileceği başlıca sektördür turizmdir. Ankara ve çevresine en yakın deniz, kum, güneş ve önemlisi en temiz ve en yeşil çevre, zengin ekolojik çeşitliliği ve zenginliği bizdedir. Dünya’nın gözbebeği bizdedir. Ama dünyanın göz bebeği iltihaplanmıştır, makyajla lens takarak bunu kapatamayız. İltihapları temizlemeli, gülen gözü gülümseyen yüzü ortaya çıkartmalıyız. Amasra’yı dünya markası yapmalıyız.

Taşkömürü ve metangazı

  İlimizin enerji ve doğal kaynakları yeterli ve rantabl kullanılabilmesi için, tüm enerji kaynaklarının uygun kombinasyonuyla enerji üretiminin ve sürekliliğini sağlanması gerekmektedir. Enerji kaynakları kendi kendine yetebilen, hatta enerji fazlasını ihraç edebilen, doğal kaynakları gelecek nesillere koruyarak aktarabilen il olma için potansiyeli mevcuttur.Türkiye’nin toplam jeolojik taşkömürü rezervi 1,331 milyar ton civarındadır. Bu rezervin yaklaşık 408 milyon tonu Amasra Havzası’nda bulunmaktadır. Amasra kömürleri koklaşmayan ve zayıf koklaşabilir damarlardan oluşmaktadır. Bu jeolojik rezervin yaklaşık 12 milyon tonu Amasra-A Sahasında; 396 milyon tonu Amasra-B sahasında bulunmaktadır. TUBİTAK bir çalışmasında 2023 yılına kadar dünya kömür talebinin % 40 artacağını öngörmektedir. Bartın rezervleriyle bu pazarda yerini almalıdır. Bu yeraltı kaynaklarımızın yani özellikle Amasra kömür madeni ve metangazı’nın enerji ve sanayi sektörü için önemli bir doğal kaynak olarak ilde gelir ve istihdam artırıcı potansiyelini harekete geçirmeliyiz.

Bartın’da şu anda enerji üretimi yapılmamaktadır
   Bartın’da şu anda enerji üretimi yapılmamaktadır. Ancak yapımı devam eden Kirazlıköprü barajı ve HES inşaatı tamamlandığında kurulu gücü 12.3 MW olan hidroelektrik santral ile 41 milyon kwh enerji üretilecektir. Kirazlıköprü barajı ve HES İnşaatı tamamlandığında enerji üretimi + taşkın koruma + sulama amaçlı faydalanılacaktır. Baraj projesi ilde zaman zaman meydana gelen, can ve mal kayıplarına neden olan sel felaketlerini önleme açısından da son derece önemlidir. Bu proje acilen tamamlanmalıdır. Bazen öyle bir hal almaktadır ki ilde başka alanda yapılan birçok çalışmada engelleyici unsur olarak karşımıza çıkabilmektedir.

  Dünya’nın su terazi’sinin ve bunun yanında Bartın’ında bozulduğu, küresel ısınmanın dünya’nın en öncelikli konularından biri günümüzde Sular ilahı anlamına gelen Parthenios’dan adını alan Bartın’ın, da su sorununu tartışması ve gerekli adımları atması gerekmektedir. İlimizdeki kaynaklar dikkate alındığında kullanılabilir su miktarı 1,29 milyar m³/yıl’dır. Bu kişi başına yaklaşık 7.100 m³/yıl su demektir. Bartın’da 1.150 m³/yıl kişi başına kullanım gerçekleşmektedir. Başka bir ifade ile yılda yaklaşık 1 milyar m³ su hiç kullanılmadan, değerlendirilmeden denizlere akmaktadır. Denize akan bu miktarın değerlendirilme zamanı gelmiştir. Zengin orman varlığı ve çeşitliliğini bir yandan ekonomimize kazandırırken bir yandan da geliştirerek korumalıyız.

Bartın ırmağı potansiyeli mutlak suretle turizm alanında değerlendirilmelidir

  14 km uzunluğunda ve üzerinde 500 tonluk gemilerle Karadeniz’den kente kadar ulaşım yapılabilen Bartın Irmağı’nın bu potansiyeli mutlak suretle turizm alanında değerlendirilmelidir. Irmak çevresinde yapılacak rekreatif düzenlemeler ve yerleşim konusu gündeme alınmalı ve Irmağın potansiyelinden yaralanılmalıdır. Tarihi evlerin sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması, koruma – kullanıma anlayışıyla sektörün kullanımına uygun hale getirilmesini sağlamalıyız. Geçmiş uygarlıkların sosyal ve ekonomik yapısı, yaşam felsefesi, estetik duyarlılığı ile ilgili birçok ayrıntı bu çevrelerde saklıdır ve geçmiş yaşantıları bize sunan açık hava müzeleridir. Kentsel ve kırsal alandaki yerleşmeleri, korumaya yönelik planlarla ve projelerle tarihi geçmişimizin mirasının canlı örnekleri olarak sunmalıyız Son 4 yılda; 67 tarihi ev için proje yapım yardımı yapılmış, 15 tarihi ev için proje uygulama yardımı yağılmıştır. Tabii bunu başlangıç olarak kabul etmeliyiz. İlimizde sürdürülebilir turizm anlayışıyla doğal kaynak potansiyelini dikkate alarak, rekreasyon alanları geliştirilmeliyiz. Eko-turizmin (doğa turizmi ve kültür turizmi) gelişiminin desteklenmesi amacı ile; Doğal güzellikleri bünyesinde barındıran alanlarda, doğa turizmini, ekolojik değerler, geleneksel yapılaşma ve mimariyi koruyacak şekilde yapmalıyız.

Bartın’ı sahil şehri yapmalıyız

  Küre dağları milli parkı dünyada eşine az rastlanır karstik ormanlara, bitki türü ve yaban hayatı zenginliğiyle ekolojik bakımdan önemli uluslararası düzeyde kabul edilmiş ender ormanlara sahiptir. Bu potansiyelin korunmasıyla ve eko-turizm olanaklarının geliştirilmesiyle turizm gelişimine önemli katkı sağlayacak olmasının yanında, ilde  kırsal alandan kentsel alana göçü önleyecek politika aracı olarak ta kullanılması mümkündür. Bartın’ı sahil şehri yapmalıyız… İnkumu’nu sadece yaz sezonunda 2 ay kullanılan bir yer değil tüm yıl yerleşik hayat olan Bartınlıların yaşadığı yer haline getirmeliyiz. Orada bulunan 2.300 konutu da sosyal yaşama katmalıyız. Burada Liman mevkii’nden  İnkumu’na yaklaşık 600 metre olan tünel yapımı konusunu tekrar tartışmaya açmak ve istiyorum. Ayrıca, Belediye ile İl Özel İdaresi olarak, ortak şirket kuralım, tüneli yapalım ve işletelim.

Bütün bu verilerden hareketle turizm olgusuna daha çok önem vermeli, klasik deniz, kum, güneş turizm anlayışının ötesinde tarih, kültür, doğa gençlik ve spor öğeleriyle bütünleşmiş bir turizm olgusunu ayağa kaldırmalı ve hayata geçirmeliyiz.

Bartın coğrafi  yönünden alternatif konumdadır

  Bartın, coğrafi konumu itibariyle (büyük kent ve sanayi merkezlerine yakınlığıyla) Türkiye’nin kuzeybatı bölgesinde gelişme merkezi kurulabilmesi için alternatif konumdadır.  Ulaşım olanakları potansiyelinin yüksek olan, Bartın Limanı 1.sınıf Gümrük kapısı ve uluslararası liman olarak, Amasra ile Kurucaşile limanları ise denizyolu ve yük taşımacılığı bakımından ulusal düzeyde hizmet vermekte, Limanlar ile Karadeniz trafiğine açılma imkanı ve dolayısıyla deniz ticaretini de geliştirme imkanı bulunmaktadır. İlber Ortaylı 1976 yılında 19. yüzyılda “Kastamonu Vilayetindeki yapısal değişim üzerine” adlı makalenizde ulaşım imkânının Bartın’ı nasıl zengin ettiğini belgelere dayanarak açıklamaktadır. Anayollara uzaklığın yarattığı olumsuzluğu gidermek için deniz ulaşımı ve limanın önemli bir uluslararası lojistik üs olmasını üstünlük olarak hayata geçirmeliyiz. Saltukova hava alanı ulaşımı kolaylaştırdı, hayatı hızlandırdı. Kullanım arttıkça Bartın’ı etkileyecektir. Çalışma saatlerimizi arttıracak üretim ruhumuzu tamamlayacaktır. Son zamanlarda Viking treni projesi gündeme gelmiştir. Litvanya, Belarus, Ukrayna ile Türkiye’yi kapsayan ve Baltık Denizi’nden Akdeniz’e kadar uzanacak hattı kapsamaktadır.

Karadeniz limanlarının uluslararası ulaştırma merkezi, lojistik üs yapabilir

  Proje Karadeniz limanlarını uluslararası ulaştırma merkezi, lojistik üs yapabilir. Almanya ve Bulgaristan’ın Türk taşımacılara çıkarttığı zorlukların, Türkiye’yi farklı güzergah aramaya itmesi ile TIR’ların, kuzeyden gemilerle Ukrayna’ya taşınması ve Viking treni ile de Beyaz Rusya üzerinden Litvanya’ya oradan da Avrupa’ya ulaştırılmasını kapsayan proje doğrultusunda Bartın Limanının Bartın ekonomisine çok büyük katkıları olacaktır. Son dönemlerde ortaya konulmuş olan Viking Treni projesi Anadolu ürünlerinin orta ve kuzey Avrupa’ya Bartın limanının üzerinden nakledilmesini içermektedir. Bartın limanının geliştirilmesiyle bu alanının Bartın ekonomisine çok büyük katkıları olacaktır.  

Filyos vadisi projesi

  Limanımız aynı zamanda 1. sınıf gümrük kapısıdır. Ukrayna ve Rusya arasında sınır ticareti geliştirme yolları aranmalıdır. Sınır Ticareti Merkezi kurulmalı, (yasal dayanağı vardır) komşu ülkeler ile ihracat ve ithalat kolaylıklarının sağlanmasıyla, ilişkileri geliştiren bu özel ticaret modelini hayata geçirmeliyiz Zonguldak il sınırında olan Saltukova – Filyos bölgesindeFilyos Vadisi Projesi” olarak adlandırılan proje kapsamında yeni Petrol rafinerisi, Organize Sanayi Bölgesi, Liman gibi devlet sektörünce önerilen yatırım projeleri yanında çok sayıda özel sektör yatırımları da gündemdedir. Böylesi büyük tasarımların gelecekte beraberinde getireceği ticaret hacmindeki gelişmeler ve nüfus artışı yeni sosyo-kültürel ihtiyaçlar doğuracaktır. Gerçekten, Filyos Bölgesi Bartın İl merkezine 30-35 km, Zonguldak İl merkezine 65-70 km. uzaklıktadır, dolayısıyla burada çalışacak personelinde sağlık, eğitim, konut, yerleşim yeri gibi kentsel ihtiyaçlarını karşılayabilecek en yakın merkez Bartın’dır.Bartın ve Bartınlılar olarak bu ihtiyacı şimdiden görmeli ve geleceğe yönelik olarak planlamayı buna göre yapmalıyız.

Organik tarıma elverişlilik vardır

  Bütün bunların yanında Tarım alanında da birkaç bir kaç not düşmek istiyorum. Bu konudaki sunumu daha sonra Tarım Müdürümüz yapacaktır. Bartın 2023 çalışmamızda belirttiğimiz gibi ;Birçok ürün çeşidi bakımından organik tarıma elverişlilik vardır.Kadınların iş yaşamına katılma oranın yüksek olması, kırsal kesimden göç edemeyen nüfusun geçimlik tarımsal faaliyetten pazara dönük üretim arayışında olması gibi faktörler değerlendirilmesi gereken önemli fırsatlarımızdır.           Aynı zamanda, düşük kapasitede kullanılan tarımsal potansiyelin artan kırsal turizm talebiyle turizmi de olumlu yönde etkileyecek ve ayrıca piyasa için üretim yapacak tarzda geliştirilmesi, ürünlerin ekotarım bazında çeşitlendirilmesini sağlayacak tarım ve hayvancılık yatırımlarının gerçekleştirilmesi önümüzde duran geliştirilmesi ve desteklenmesi önem arz etmektedir.

 
                                                                         
                                                   Bartın Valisi İsa Küçük okulda
                                         açılan kitap sergisini  incelerken
 
Derslik başına 23, öğretmen başına 21 öğrenci düşmektedir

  Okullaşma oranı, derslik başına öğrenci ve öğretmen sayıları, gibi önemli temel göstergelerde ulusal göstergelerle karşılaştırıldığında ilimiz oldukça iyi durumdadır. Derslik başına 23, öğretmen başına 21 öğrenci düşmektedir. Okullaşma oranların da; İlköğretimde  %99,6 Ortaöğretimde %75 seviyelerindedir. Taşımalı eğitim sisteminin reforme edilerek iyileştirildiği, taşındığı noktada daha iyi fiziki ve moral imkânlarla buluşabilen çocuklar, kırsal kesimdeki lise çağı öğrencilerin şehirlerde okuyabileceği şartların oluşturulması, ilimizin öncelikleridir. Bilim ve teknolojideki gelişmelere paralel olarak hızla gelişen endüstri dallarında ihtiyaç duyulan teknik insan gücünün yetiştirilmesi, bir tarafta genç insanlara başarılı bir meslek yolu hazırlamak, diğer yandan ekonomiye vasıflı eleman yetiştirmek için 2023 yılına giderken önemli alandır. Bartın’a ikinci bir üniversiteyi, özel üniversiteyi kurmak… Vakıfların, Bartınlıların kuracağı bir üniversite… Bu vilayete, Bu vilayette yaşayanların ve ekmeğini buradan kazananların gelecek kuşaklara en büyük hediyesi olacaktır. Üniversitelerimiz yeniçağın, yeni oluşum ihtiyaçlarına göre şekillenmesi gerekir.

Enerji, imaj, yaşam mühendisliği

  Enerji Mühendisliği: Bugün dünyanın, dünyadaki hayatın gereksinim duyduğu en önemli madde enerjidir. Enerjinin olmadığı bir endüstri, bir hayat düşünülemez. Savaşlar bu maddeler ve bayrakları üzerindeki anlaşmazlıklar nedeniyle çıkmakta, dahası ülkeler işgal edilmekte, bölünüp ufalanmaktadır.

Sınırlı enerji kaynaklarının yönetimi, yeni ve yenilebilir enerji kaynaklarının bulunması, kullanılabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Bu alan yeni tip mühendislik ve mühendislere gereksinim duymakta uzman ihtiyacını karşılamaktadır.

   İmaj Mühendisliği: Gerek bireysel, gerekse kurumsal anlamda herkes kendini doğru anlatmaya, anlatılmak ve anlaşılmaya ihtiyaç duymaktadır. Herkesin beğenisini kazanmalı kar ve etkilerini artırmalı… Bu alanda mevcut bilim dalları olan sosyoloji, psikoloji, antropoloji, sanat dalları, mühendislik teknikleri, “İmajmaker” yetiştirme…

   Yaşam Mühendisliği (Sağlık Koordinatörlüğü): İnsanların hayatını yorumlayış, hobi, zevk, zaman yönetim, fobilerden kurtulma programları hazırlama uyguluma sağlıkla ilgili tüm ihtiyaç ve uygulamaların bir plan ile kişinin kendi isteğine bağlı kalmaksızın planlama ve uygulama sürecini başarı ile yönetecek, denetleyecek sistemleri içerecek bir bilim dalı gelişecektir.

 
                                      
                                        Bartın Valisi İsa Küçük Anaokulunda
 
Yılmayacak ve yorulmayacağız

  Cumhuriyetimizin 100. yılında biz Cumhuriyet kuşaklarının başta büyük Atatürk ve Onunla birlikte olan kurtarıcı ve kurucu kuşaklara vereceği en büyük hediye AB kapısında bekleyen bir Türkiye değil, AB’nin peşinde koştuğu bir Türkiye’yi gerçekleştirmiş olmaktır. Şimdi bu hayal için sizleri 100 yıl öncesine götürmek ve tam yüzyıl önce 1910-1923 arasında bu milletin neler gerçekleştirmiş olduğunu, hafızalarımızda tazelemek istiyorum. Trablusgarp işgal edildi, Balkan Savaşları çıktı, büyük insan ve toprak kayıpları yaşandı. I. Dünya harbine girdik. 4 bir yanda 7 düvele karşı savaş verildi, yenildik Mondros bütün umutlara Paydos ! dedi. Sevr imzalandı. Paramparça edildik. İşte bu koşullar içinde millet varı yoğu ne var ne yoksa M. Kemal Paşa komutasında teşkilatlanan kurtuluş mücadelesine verdi. Zafer kazandı. Yeni bir devlet kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti… Batının gözünde “Son nefesini vermekte olan, ölüme mahkûm Türkler” nasıl oldu da I. Dünya Savaşı’ndan sonra, yeniden ayağa kalktı, bütün dünyayı şaşkına çeviren zaferlere imza attı. 13 yıla sığdırılan bunca başarının nasıl ve nedenlerine batı cevap bulamamıştır. O cevabı Türk Milleti ve Milletine inanmış Mustafa Kemal Atatürk vermiştir.

Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmak

  Cumhuriyetimizin kuruluşunun yüzüncü yılına 2023’e giderken, onun bize gösterdiği “Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmak” hedefini milletimizin evrensel ve yaşamsal bir hedefi olarak kabul etmeli ve durmadan bu hedefi gerçekleştirmek için çalışmalıyız. Unutmamalıyız ki “Çağdaş Uygarlık düzeyi” önümüzde duran bizi bekleyen statik bir durum değil, her an değişip, yenilenen bir durumdur. Bu duruma, bu durumun yarattığı, ürettiği değerlere, mallara, ürünlere sahip olmak değildir Çağdaş uygarlık… Bütün bunları yapıp, üretilebilmesi, gerçekleştirilmesi süreçlerine ortak olmak, yapan ve yaratıcı olmaktır. Yani hedef çağdaş uygarlığın yapıcı yaratıcı ortağı olmaktır. Bunun için çok çalışacağız, yılmayacak ve yorulmayacağız.

Bartın hayali

  Bu çalışmanın özeti; 2006 yılında Bartın ilinde görev yapan başta il valisi olmak üzere tüm kamu görevlilerinin, Bartınlılarla birlikte kurmaya çalıştığı “Bartın hayalidir”dir.

“Hayal etmek” ya da “hayal kurma”nın başarının itici gücü ve çıkış noktası olduğuna inanıyorum. Hayallerimiz yoksa, gidilecek yol ve ulaşılacak hedef de yok demektir. Kuşkusuz ki akıl, bilgi ve bilim ışığında ellerimizle yapıp ortaya koyabileceğimiz hayallerdir, burada söz konusu olan. Başarı önceden belirlenmiş ya da ilan edilmiş hedefleri yakalamak, inşa etmek ve gerçekleştirmektir. “Bartın 2023 Stratejik Amaçlar ve Gelişme Planı” hayallerimizi içerse de, hayallerden ötede de bir anlam taşımaktadır. Başta İlin Valisi olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın yönetici ve çalışanlarına, dahası ilimizdeki sivil toplum, gönüllü kuruluşlar ve meslek odalarına verilmiş plan hedeflerini gerçekleştirme yükümlülüğüdür. “Bartın 2023,  bu yükümlülüğü üstlenenlerin bir anlamda da yapmak ve başarmak sözüdür.

 
                                            
                                          
                                              Bartın Valisi İsa küçük okul öncesi
                                                        eğitim gören çocuklarla 
 
Mutlu insanlar diyarı bir il olmaktır

  Bartın’ın; Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100 yılında, çalışkan insanı ve üreten ekonomisi ile Türkiye Cumhuriyetimizin ideallerini gerçekleştirme yolunda üzerine düşen görevi yapmanın yüzakı ile varlığını devam ettirmesini sağlamaktır. Mutlu insanlar diyarı bir il olmaktır hedefimizdir. Şimdi bir “yol haritası” ve yapılacak işler var önümüzde; Bartın’ı bir turizm bölgesi yapmalıyız. İlin batı kıyılarında Mugada, doğu kıyılarında Amasra, Çakraz merkezli bir turizm bölgesi: Deniz, kum, güneş üçlemesini aşan doğa, kültür, spor gibi insanın kendisini yenileme faaliyetlerine cevap verebilen bir turizm anlayışı’nın gerektirdiği altyapıyı gerçekleştirmiş bir Bartın. Kıyılarında yat limanı (Marina) kurulmuş bir Bartın.

  Arkeolojik kazılarla Amastris’i ortaya çıkarmış bir Bartın. Kurucaşile ve Tekkeönü’nde dünyanın her yerinde aranan, her okyanusta yüzen ahşap yatların yapıldığı, ahşap yat tasarım ve yapım bölgesi olan bir Bartın. Küre dağları Milli Parkı alanı ile gelişip güçlenmiş ekolojik-tarım ve turizmde cazibe merkezi olmuş bir Bartın.Taşkömürü, Metangazı başta olmak üzere tüm doğal kaynaklarını ilin ve ülkemizin kalkınması yolunda üreten, bir Bartın.

  Mevcut Organize Sanayi Bölgesini, alan istihdam ve işlev olarak büyütmüş 5000 kişinin çalıştığı yeni bir “Demir Çelik Üssü” olan Bartın. Kırsal nüfusun azaldığı, kentsel nüfusun arttığı üniversite şehri, gençliğin heyecanı, dinamizmi ve romantizmi ile yaratıcılığını üst seviyeye çıkarmış bir Bartın. Ulaştırma altyapısını tamamlamış, mevcut altyapı standartlarını kalitesini yükselterek, limanlar ve karayollarının, demiryolu ile desteklendiği bölgesel ve uluslararası lojistik üs olmuş bir Bartın.

Sürdürülebilir kalkınmanın temel ilkesi olan doğal kaynak

   Sürdürülebilir kalkınmanın temel ilkesi olan doğal kaynak gözetimini ve ekonomi-ekoloji ilişkisini kurarak, yeşil Bartın’ın doğasını kentsel mekan içerisinde de yaratıp yaşatan, yaşam kalitesi yükseltilmiş bir Bartın. Turizm, enerji, sanayi, ulaştırma alt yapısını koruma- kullanma dengesini sağlayarak tamamlamış, kalkınma potansiyeli bulunan bir il olmanın ötesine geçerek, bölgesinde kalkınmayı sağlayan lokomotif bir güç olmuş Bartın kurmaktır hedef. Bu hedef, Bartın’lılarla el ele vererek bugün bizlere ve gelecekte görev başında olacak her kademedeki kamu görevlisine verilmiş başarmak mecburiyetidir. Bu mecburiyetin takip, destek ve denetimi saygıdeğer Bartınlılara bırakılmıştır.”

                                                                                

                                        T.C. BARTIN VALİLİĞİ  WEB SİTESİ 
                                              http://www.bartin.gov.tr/index.php                       
 
                   BARTIN 2023 ÇALIŞMASI YAYGIN BASINDA GENİŞ YER BULDU
 
                                Haberi Okumak İçin Aşağıdaki Linki Tıklayınız

 https://habergunebakis.com/haberdetay/602-Bartın-Valisi-İsa-Kucuk:- “Turkiye-ve- Bartının-2023-stratejik-vizyonu-projesi”.html
 
                                 Tarih: 09.06.2010 Saat: 15:17 Editör: BASIN
                                                                                                                                                             

Adları baharda kaldı…

0

  Ne çok severiz baharı oysa… Zirvelerde, taş kesmiş karlar çözüldükçe, derelerin suyu artar ve bol sulu dere kıyılarında envai çeşit çiçek açar… Her bir ağacın her bir yanında tomurcuklar patlar ve baharda bir başkadır yaprağın yeşili…

  Bahar aylarının gelişiyle birlikte unutmak istediğimiz o kâbus yine dikilir karşımıza… Terör…

  Yine baskın haberleri geliyor oradan, bizim olan, bin yıldır koyun koyuna yaşadığımız, et ile tırnak gibi olan ve şimdilerde çekip koparmak istedikleri oradan…

  Yine ölüme dair konuşuyoruz bahar ayında… Ne garip ironidir be; Bahar ile dirilen toprağa, vurulup da düşenlerin, son nefesini bırakması… O son nefes ki daha yirmili yaşlarının baharında…

  Her baharda, gençliğinin baharında delikanlılar düşer bu toprağa toprağa… Bu topraklar, toprağı vatan yapmak isteyenlerin kahramanlıkları ile beslenmiştir hep…

  Adres sormayan, teröre bulanmış bir kurşun gelir, en olmadık zamanda, en hayati yanına saplanır gencecik askerlerin… Adına şehit denir bizde… Ötesini Allah bilir!

  Ne yazık ki yeni değil tüm bu acılarımız…

  Öylesine kanıksadık ki bu türden haberleri ve bağrını yumruklayan babaları, saçını yolan anaları… Tarifi yoktur bu acının ve bir Allahın kulunun dahi bu acıları çekmemesinden yanadır tüm dualarımız.

  26 yıldır…26 koca yıldır…

  Bu ülke bu kanlı gözyaşlarını 26 yıldır döküyor…

  Nedenlerini nasıllarını önemsemiyoruz artık…

  Şartsız kayıtsız barış olsun istiyoruz…

  Ellerine kına yakarak uğurladıklarımızın, baba ocaklarına muhakkak dönecekleri o gerçek baharları istiyoruz.

  Kimin ne dediğinin de bir önemi kalmıyor, yirmi yaşında bir delikanlı kara toprağa düşünce hiçbir teselli para da etmiyor…

  Yine bahar geldi… Mor menekşeler sardı dağları… Sümbüller, papatyalar, çiğdemler açıyor şimdi dağlarda koyun koyuna…Ve yorgun bir postal, farkında olmadan ezip geçiyor bir çiğdemi, şimdi dağlarda eşkıya avı zamanı… Ve vurulup düşenlerin adı kalıyor baharlarda…   Bu dünyadan geçtiklerine dair tek tanıkları olan fotoğraflar ise baba ocağının duvarlarında…

  Adları baharda kalanlara yenilerinin eklenmemesi umududur tek tesellimiz de…

 

error: Content is protected !!