Çarşamba, Mayıs 6, 2026
tr
Ana Sayfa GENEL Türk dilinin gelişim tarihi (1)

Türk dilinin gelişim tarihi (1)

  Türk dilinin üstün niteliklerinin işlenerek gelişmesini geciktiren, dahası engelleyen durumlar tarih boyunca var olagelmiştir. Türklerin Anayurt diye adlandırdığı Ortaasya bozkırında, doğa koşullarının zorlamasıyla oluşan göçebe yaşamı, yerleşik düzene geçmeyi önlemiştir. Böylece kentlileşme (uygarlaşma ) zorlaştığından Türkçenin gelişmesi gecikmiştir. Bozkırın yorucu-sıkıntılı yaşam koşulları ve olumsuz iklim değişmeleri yüzünden, çevre bölgelere ve özellikle Batı ülkelerine doğru göçen Türk boyları, ayrımlı toplumlarla karşılaşmışlardır. O toplumların dillerinden ve kültürlerinden geniş biçimde etkilenmişlerdir. Çevre ile ilişkiler ve göçler sonucunda Türkler kendi öz şamanlık inançları yanında Buda dini, Zerdüşt dini, Mani dini, Hıristiyanlık ve Müslümanlık dinlerini benimsemişlerdir. Bu dinlerden din terimleri ve deyimleri aktarmışlar, benimsedikleri dinlerin gelenek ve göreneklerini kendilerininkilerle kaynaştırmışlardır.

  Türkler göçtükleri ülkelerde kimi zaman bağımlı yaşamış, kimi zaman egemen devletler kurmuşlardır. Dıştan evlenme gelenekleri ve gittikleri çevreye uyum sağlamadaki aşırılıkları yüzünden, birtakım Türk boyları Türkçe konuşmayı unutma sonucu kimliklerini yitirmişlerdir. A. Z. Velidi Togan’ın Umumi Türk Tarihine Giriş adlı kitabında Eski Çin’de egemenlik süren Türk soyları hep milliyetlerini yitirmişlerdir. Bunlardan Topa soyu hükümdarları, kendi uyrukları olan Türkleri zorla Çinlileştirmişler ve Türkçe konuşmalarını ölüm cezası ile önlemişlerdir. Açıklaması yazılıdır. Bulgar Türklerinin Slavlaşması, Suriye’de yerleşen bir bölüm Türkün Araplaşması ve daha nice örnekler bu bağlamda sıralanabilir. Özellikle Müslümanlaşma sürecinde kimi Türk toplulukları, dillerini değiştirerek Acemleşmişler ve Araplaşmışlardır. Oysaki bu süreçte Araplar kendi dillerini kutsal dil görünümüyle başka uluslara benimsetmek, Acemler ise kendi dillerini İslam etkisinden korumak yolunu izlemişlerdir.

  Dil bilginlerince Ural-Altay dil ailesinden sayılan Türk dili, bu ailenin Altay kolundandır. Türkçe,.öteki Altay dilleri ile birlikte, ünlü harf zenginliği, ünlü uyumu, sözcüklerde dişilik-erillik ayırımının bulunmayışı, eylem tabanının buyurum durumunda ve ad tabanının tekil durumda oluşu, dilbilgisi anlatımlarının soneklerle sağlanması gibi ayırtkan özelliklere sahiptir.
  Türkçenin dil ürünleri, başka büyük dillere göre oldukça geç yazıya geçirilmiştir. Hun kağanı Mete’nin ünü çevresinde oluştuğu sanılan Oğuz Kağan Destanı, sözlü olarak yüzyıllarca Türk boylarınca söylenegelmiştir. İ.Ö. 750 ile 700 yılları arasında Ural Irmağını aşarak Güney Rusya’ya gelen Saka (İskit) Türklerinin büyük kahramanı Alp Er Tunga adına oluşmuş sözlü destan parçaları, sonradan yazıya geçirilmiş, bilinen ilk Türk edebiyatı örneklerindendir. İ.Ö. III. Yüzyılda Altay’ın doğusunda imparatorluk kuran Hunlardan ve daha sonra kurulan bir bölüm Türk devletlerinden zamanımıza yazılı belge ulaşmamıştır.
  Türklerin dil yapısı, ulus bilincine ulaşma ve devlet anlayışları konusunda bize bilgi veren ilk yazılı örnekler, Göktürklerden kalma, Orhun yazıtlarıdır. Tonyukuk, Kültiğin ve Bilge Kağan adına bengütaşlara yazılmışlardır. VIII. yüzyılın ilk yarısında dikilen bu yazıtlarda Türk dili tarihinin en arı Türkçesi kullanılmıştır. O dönemde Türkçe, yabancı etkilerden uzaktır; ulusal sayılabilecek bir dinleri olduğu için din terimleri Türkçedir. Orhun yazıtlarında koyu ulusçuluk anlayışı ortaya konur. Yazıtlar bilinen ilk Türk abecesi olan Göktürk abecesi ile yazılmıştır. Ayrıca Göktürkler Bozkurt ve Ergenekon destanlarını oluşturmuşlardır.Kırgızlardan kalma Yenisey yazıtları, küçük bir zaman ayırımıyla, Orhun yazıtları döneminde yazılmıştır…

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Başkanı Hükümeti Başkanı Zurab Pataradze:”Turizmde dört mevsim aktif tutmak”

ზურაბ პატარაძე, აჭარის ავტონომიური რესპუბლიკის მთავრობის მეთაური: „ტურიზმის აქტიური შენარჩუნება ოთხივე სეზონის განმავლობაში“ Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Başkanı Hükümeti Başkanı Zurab Pataradze, 17. Uluslararası Turizm ve...

Tiflis Büyükelçisi Mustafa Türker Arı’nın Batum Belediye Başkanı Giorgi Tsintsadze’yi ziyareti

Türkiye’nin Tiflis Büyükelçilik görevine 30 Mart 2026 tarihinde başlayan Büyükelçi Müstafa Türker Arı; göreve başladığı günden bu tarafa iletişime büyük önem veriyor. Göreve başladığı takip...

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi 100.sayı 28 Nisan 2026

Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da 5 Temmuz 2011 tarihinden itibaren 1.sayısı ile yayın hayatına başlayan, yayın hayatında 15. yılında olan , Türkçe-Gürcüce olarak iki...

Gürcistan-Batum Büyükler Avrupa Halter Şampiyonası

Türkiye; Gürcistan-Acara ÖzerK Cumhuriyeti’nin başkenti Batum'da düzenlenen Büyükler Avrupa Halter Şampiyonası’nda; 4 altın, 3 gümüş ve 8 bronz olmak üzere toplam 15 madalya kazandı....

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!