Çarşamba, Şubat 4, 2026
tr
Ana Sayfa GENEL Gümüşhane

Gümüşhane

  Gümüşhane ili Karadeniz Bölgesi’nin doğu kesimine düşer. Doğuda Erzurum’un Aşkale-Tercan-İspir, batıda Giresun’un Alucra-Tirebolu, kuzeyde Trabzon’un Of-Araklı-Vakfıkebir, güneyde Erzincan’ın Refahiye-Çayırlı ilçeleri ile komşudur.

  Gümüşhane  engebeli bir arazide yer almaktadır. Gümüşhane jeolojik yapı bakımındanda çeşitlilik gösterir. Denizden yüksekliği 1.150 m.’dir. Harşit Vâdisinde, Harşit Çayı’nın iki yakası üzerinde yer yer 10 km. uzanan bir alana yayılmıştır. Gümüşhane ili komşu illerle her mevsimde irtibatını devam ettirecek İran-Erzurum-Trabzon transit karayolu üzerinde bulunması nedeniyle büyük önem taşır.

  Gümüşhane il merkezi, Trabzon-Erzurum karayolu üzerinde ve Harşit Çayı kıyısında, Cumhuriyetten sonra kurulmuş 8 km. uzunluğunda bir vâdi kenttir. Eski tarihi Gümüşhane, Harşit Çayı’nın 3 km. güneyinde dağ yamacında kurulmuştur. Gümüşhane ilinde Osmanlı Devleti zamanında ve daha önceleri asırlarca gümüş yataklarından gümüş madeni çıkarılmıştır. Merkez ilçe toprakları dağlıktır. Ekonomisi tarıma dayanır. Başlıca tarım ürünleri; arpa, buğday, çavdar, patates, fasulye, elma, armutur. En çok elma yetiştirilir. Hayvancılıkta ilçe ekonomisinde önemli yer tutar.

  Gümüşhane, 1917 yılında bir takım doğu illeri gibi Rus işgâline uğramış ve iki yıl işgâl içerisinde bulunmuştur. 15 Şubat 1918’de Gümüşhane merkezi, 17 Şubat 1918’de Kelkit ilçesi düşman işgâlinden kurtulmuştur. 23 Temmuz 1919-17 Ağustos 1919 tarihleri arasında yapılan ve Kurtuluş Savaşımızın ilk hamlelerinden sayılan Erzurum Kongresine; Gümüşhane’den Kadirbeyoğlu Zeki Bey, Kelkit’ten İlçe Müftüsü Osman Efendi, Şiran’dan Kaza Müftüsü Hasan Fehmi Efendi ülkenin içinde bulunduğu şartları belirten, delegeleri coşturan konuşmalar yapmıştır. 1920 yılında yönetim olarak bağımsız sancak olan Gümüşhane, 1921 yılında il olmuştur.

  Eski adı “Canca” olan yerleşim yerine, Kanuni Sultan Süleyman İran seferi sırasında (1534) Harşit Vâdisi’nden geçerken gümüş madenlerinin bulunduğu Canca yöresinin; imar edilmesini, bir câmi ve 50 evin yapılmasını emrederek buraya Gümüşhane ismini vermiştir.

Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde 1647 yılındaki Gümüşhane’-yi şöyle anlatıyor: “Burada olan gümüş madeni hiç bir diyarda yoktu. Şehire o zaman Gümüşhane denilmiş ise de Defterhane-i Âl-i Osmanda Canca yazılmıştır. Bütün ahalisi her türlü vergiden afedilmiş olup, gümüş işletmeye mecburdur. Şehir hâlen Osmanlıların elinde olup, 70 kadar kimi terk olunmuş kimi işler gümüş madenleri vardır. Gümüşhane şehrinin gümüş damarları 7 koldan, kol kalınlığında olup, hepsi kurşunsuz halis cevherdir” demektedir. 

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat: “Türkiye; üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle istikrarlı”

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat; 2026 yılı Ocak ayı dış ticaret verileri ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Küresel ticarette belirsizliklerin arttığı, korumacılık...

Artvin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. ibrahim Aydın: “Üniversitemizin QS Avrupa sıralaması başarısi”

Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Aydın’ın göreve başladıktan sonra başarılı çalışmaları sayesinde üniversitenin başarı grafiği yükseldi. Artvin Çoruh Üniversitesi QS Avrupa sıralamasına ilk...

Batum Başkonsolosu Banu Terzioğlu

Gürcistan-Tiflis Büyükelçiliğinde Büyükelçilik Müsteşarı olarak görev yaparken, Dışişleri Bakanlığı tarafından Gürcistan-Batum Başkonsolosu olarak görevlendirilen Başkonsolos Banu Terzioğlu Batum Başkonsolosu olarak bugün görevine başladı. Başkonsolos Banu...

Tiflis Büyükelçisi Mustafa Türker Arı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bazı büyükelçilik ve daimi temsilcilikler için yeni görevleri tebliğ etti. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Türkiye'nin dış temsilciliklerinde görev...

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!