Amasya Valisi Mustafa Masatlı: “Basın demokrasilerin vazgeçilmez unsuru”
Amasya Valisi Mustafa Masatlı; “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü” kutlamak ve Amasya ilinde yapılan yatırım ve projeleri paylaşmak için Amasya genelinde görev yapan yerel ve ulusal basın kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Amasya ilinde; Sağlık, güvenlik, ulaşım, eğitim, tarım ve sanayi hizmetleri başta olmak üzere sosyal hizmetler ve yardımlar ile kalkınma projelerine ilişkin detaylı bilgiler verdi. Amasya Valiliği tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” nedeniyle Amasya şehir merkezinde bulunan Büyük Amasya Oteli toplantı salonunda düzenlenen programda bir konuşma yapan Amasya Valisi Mustafa Masatlı şunları söyledi;
“Basının demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Vatandaşların zamanında doğru bilgiye ulaşması ve ülkemiz ile dünya meseleleri hakkında farkındalık kazanmaları açısından basın kuruluşlarının önemli bir görev üstlenmektedir. Sizler önemli bir kamu görevi yürütmektesiniz. Bu vazifeyi layıkıyla doğru bir şekilde yerine getirdiğinizde hem halkımızın sağlıklı bilgiye ulaşmalarını sağlıyor, hem de devletimizin ve yerel yönetimlerin yürüttüğü hizmetleri kamuoyuna duyuruyorsunuz. Bizde daima basınımızla iç içe olmaya özen gösteriyor ve gerekli konularda sizler aracılığıyla halkımızı bilgilendiriyoruz. Hepinize ilimize ve Amasyalılara verdiğiniz hizmetlerden ötürü teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.”
Amasya Valisi Mustafa Masatlı, programın sonunda basın mensuplarına günün anısına hazırlanan hediyeler verdi. “10 Ocak Çalışan Çalışan Gazeteciler Günü” nedeniyle düzenelenen bu programa davet edilen Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve www.habergunebakis.com İnternet Haber Sitesi Editörü İlker Çakan’a da Amasya Valisi Mustafa Masatlı tarafından günün anısına hediye verildi.

Ünlü Sanatçı Davut Güloğlu’nun “Davut Güloğlu Hayat Devam Ediyor” Youtube Kanalı
Karadeniz Müziğinin Ünlü Sanatçısı Davut Güloğlu “Davut Güloğlu Hayat Devam Ediyor” adında yeni resmi youtube kanalını kurdu. Yoğun ilgi gören yuotube kanalında şimdiye kadar yayınladığı tüm eserleri bulunmaktadır. Davut Güloğlu; 1972 Rize doğumlu olup, genç yaşında anne ve babasını kaybettikten sonra bir dönem futbola merak saran sanatçı, Rize Belediye Spor, Salaha Spor gibi amatör futbol kulüplerinde 6 yıl futbol oynadı. 1991 yılında İstanbul’a gelen Ünlü sanatçı Davut Güloğlu, İstanbul’da çeşiti ticari faaliyetlerde bulunduktan sonra 1998 yılında ilk albümü “Sarılsam da olmayi” ile müzik dünyasına merhaba dedi. Ünlü sanatçı Arif Sağ’ın açtığı kurslara devam ederek müzik birikimini geliştirdi.
Daha sonra özel kurslarla çalışmalarına devam etti. Aldığı müzik eğitimini kendi bilgi ve yetenekleri ile birleştirerek, Karadeniz ritimlerini günümüz müzik anlayışıyla harmanlayarak albümünde kendi müziğini bulmuş oldu. Bir çok eser besteleyen Karadeniz müziğinin sevilen sanatçısı Davut Güloğlu “Nurcanım” albümünde kendi eserlerini seslendirirken diğer besteci ve söz yazarlarının eserlerini de yorumladı. Bu albümde dört eserin söz ve müziği, bir eserin müziği, bir eserin sözü kendisine aittir. .
2001 yılı Ocak ayında çıkan bu albümün ilk klipini , “Nurcanım ” ikincisini ise “Benim büyük Allahım” adli parçalarına çekti. “Katula, Katula” ismini verdiği albümünü 2003 senesinde çıkaran Davut Güloğlu albümde söz yazarlığını da ortaya çıkardı. 2004 yılı Ağustos ayında ‘Dur Orda Dur’ single albümü ile çıkış yapan Davut Güloğlu, kariyerindeki konumunu sağlamlaştırmıştır. Tam bir yıl sonra yine Ağustos ayında ‘Çat Çat’ albümünü çıkaran Davut Güloğlu, yabancı ülkelerdeki popülaritesini arttırmıştır.17 Eylül 2006 tarihinde başlayan ‘Sev Kardeşim’ adlı dizide Hande Ataizi ile başrolü paylaşan Davut Güloğlu kariyerini oyunculuk alanı ile genişletmiştir. 2007 yılı Mayıs ayında ‘Kapak Olsun’ albümü ile tekrar gündeme gelen Davut Güloğlu etnik-pop alanındaki ismini ve tahtını korumayı sürdürmüştür. 2009 yılı Temmuz ayında ‘Kopalım Bari’ albümü ile farklı alanlarda şarkılar yaparak iddiasını ve popülaritesini korumaya devam etmiştir.
Davut Güloğlu 24 Ocak 2011 yılında Kanaltürk televizyonunda Ece Erken ile sunuculuğunu paylaştığı “Hayata Gülerken” programını sabah kuşağında gerçekleştirmiştir. 2002 yılı Haziran ayında ‘Seni Seni’ albümünü çıkarmıştır.
Samimi duruş ve tavırlarıyla herkesin takdirini kazanan Karadeniiz Müziğimizin ünlü Sanatçısı Davut Güloğlu’nun en büyük amacının ise; “Kişiliğnden taviz vermeden, samimi ve dürüst bir tavır sergileyerek sanatında her geçen gün daha başarılı olmak ve Karadeniz müziğini Avrupa’ya taşıyıp sevdirmek” olduğunu belirtiyor.
Ünlü Sanatçı Davut Güloğlu’nun başlıca müzik eserleri şöyledir; Sarılsamda Olmayı Darılsamda Olmayı(1998), Nurcanım(2001), Katula Katula(2003), Dur Orda Dur(20049, Çat Çat(2005), Kapak Olsun(2007), Kopalım Bari(2009), Seni Seni(2012), Aşk(2015), Hayat Devam Ediyor(2018), Bu Kadar Naz Olur Mu?(2018), Ben Sevmişim(2018), Bu Son Olsun(2018), Perde Perde(2018), Gel Anlat(2018), Boyalı Konak(2018), Bir Rüya(2018), Seni Seni 2019), Dağın Üstünde Duman(2020), Çaralerde Çaresiz(2020)
Ünlü sanatçı Davut Güloğlu’nun oynadığı filmler ise şöyledir; Reyting Hamdi-Davut Güloğlu(2002), Sev Kardeşim-Uğur Uzunoğlu(2006), Tatlı İntikam-Hasan(2007),
Ünlü Sanatçı Davut Güloğlu’nun resmi sosyal medya hesapları:
https://www.youtube.com/channel/UCrYge0KdAocBX35xlGwWZPQ
https://www.instagram.com/guloglud
https://www.facebook.com/davutguloglu
Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikası ve KKTC
Doğu Akdeniz, günümüzde, kıyıları ve deniz yatağındaki hidrokarbon yatakları nedeni ile çok önemli bir bölge haline geldi. Doğu Akdeniz bölgesi ile ilgilenen devletler sadece kıyıdaş ülkeler ile sınırlı değil zira enerjiye muhtaç İngiltere, Fransa, İtalya, Almanya gibi AB ülkeleri ve kendi petrolü ile doğalgazını üreten Rusya, ABD, Suudi Arabistan, BAE ve İran da bölgeye yoğun ilgi göstermekte.
Doğu Akdeniz’e kıyıdaş olmayan ülkelerin bölgeye ilgisi ve Yunanistan’ın boyundan büyük talepleri, Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasının temel taşlarını oluşturuyor.
Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, kendileri Türkiye ile tek başlarına mücadele edemeyeceklerinin farkında olduklarından yanlarına İsrail, Fransa ve Mısır gibi destekçileri alarak bölgeden pay kopartmanın peşine düştüler.
Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasının önemli temel taşlarından biri son altmış yıldır sürmekte olan Kıbrıs sorunu ve Yunanistan’ın boyundan büyük talepleri nedeni ile “Bölgesel Güvenlik” durumu.
Peki 2021’de ne mi olacak?
Bana göre; güvenlik gibi önemli bir gerekçeyle bölgeyi kontrol altında tutması elzem olan Türkiye, 2021 yılında Türkiye; Libya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile imzalanan deniz yetki alanlarını sınırlandırma anlaşmaları içeriğince bölgede kendi kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgesinin sınırlarını belirlemiş olduğundan, başka ülkelerin kendi bölgesi içinde faaliyet göstermesini engellemeye ve kendi yetki alanlarının sınırlarını garanti altına almaya çalışacak.
Kendi kıta sahanlığı içerisinde gördüğü bölgelerde sismik araştırma ve sondaj gemileriyle petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerine devam edecek. Geçmiş yıllarda yaşanan ambargolar, kısıtlamalar ve engellemelerin sonucu olarak, sismik araştırma ve sondaj gemilerine sahip olması Türkiye’nin bölgedeki gücünü ve varlığını pekiştirecek.
Özetle; Üçüncü Deniz Hukuku’na göre adaların deniz yetki alanlarının sınırlı olacağına dair çok sayıdaki uluslararası yargı kararının bulunması ve yürürlükte olması, Türkiye’nin elini güçlendirmiş durumda. O yüzden de Türkiye bu kararları ve uygulama örneklerini kendi lehine kullanma yoluna gidecek zira Doğu Akdeniz’in doğusunda yaşanmakta olan İsrail ile Filistin arasındaki yetmiş yıllık sorun, Suriye ve Lübnan’daki iç çatışmalar ve batısındaki Libya’daki Türk varlığı, Türkiye’yi bölgede güçlü olmaya zorlamakta.
Bu nedenle Türkiye 2021 yılı içinde savunma sanayiini ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni daha da güçlendirerek, bölgedeki varlığını ve gücünü tartışmasız hale getirme politikasını uygulamaya koyacak.
Türkiye’nin bölgede askeri gücünü arttırması, savunma sanayisini geliştirmesi ve Doğu Akdeniz politikasında taviz vermeyeceğini kesinleştirmesi nedeni ile 2021 yılında Doğu Akdeniz, günümüzden daha etkin bir şekilde Türkiye’nin hakimiyeti altına girecek.ve Kıbrıs Türklerinin elinin güçlenmesini sağlayacak bu durum, KKTC’nin statüsünü yükseltecek, tanınmanın kapılarını aralayacak.
Hoşgeldin 2021 derken…
Mutlulukları ve çokça da hüzünleri ile birlikte bir yılı daha geride bıraktık,
Güle güle 2020.
Öncelikle çocuklarımızın sonsuza dek baba hasretiyle ağlatılmadıkları;
Anaların, bacıların, eşlerin, nişanlıların şehit ateşiyle yüreklerinin yakılmadığı;
Ülkemiz üzerinde oynanan oyunların, sinsi planların son bulduğu;
Savaşların son bularak coğrafyamızda huzurlu bir ortamın sağlandığı;
Herkesin işinin-gücünün, aşının, huzurunun ziyadesiyle bulunduğu, kimsenin namerde muhtaç olmadığı, hiçbir babanın eşine ve çocuklarına karşı mahçubiyet yaşamadığı;
Ay yıldızlı al bayrağımızın gönderde huzurla dalgalandığı, dosta güven, düşmana korku verdiği, ezan sesinin minarelerde hiç susmadığı;
Birlik ve dirliğimizin kenetlendiği;
Özellikle kadın ve çocuklara yönelik taciz-tecavüz-cinayetlerin yaşanmayacağı;
Hiç kimsenin dermansız dertlere maruz kalmadığı, her türlü virüsten arınmış;
Sağlıklı, huzurlu, mutlu ve başarılarla dolu bir yıl olması temennisiyle;
Herkesi mutlu etmek üzere,
Hoş geldin 2021
Kalınız sağlıcakla…
İstanbul’un fethi ve MKE’nin savunma sanayindeki rolü “1976-1982 tarihi hamlesinde Milli Harp Sanayimiz”(1)
Ülkemizin şerefli tarihindeki yeri, ileri dünya ülkeleri karşısında bugün bulunduğu nokta, bu alanda ne yapmamız gerektiği milli güvenliğimiz ve milli sanayileşme davamız açısından büyük bir önem arz etmektedir. Bu sebeple Milli Harp Sanayi dediğiniz zaman bundan ne anladığımız, konunun ehemmiyeti, tarihçemiz, bugünkü duruma nasıl geldiğimiz, başka ülkelerin durumları, bunların birbiriyle mukayeseleri üzerinde durmamız gerekir.
Türkiye’nin içinde bulunduğu halihazır şartlar muvacehesinde silahlı kuvvetlerimizin, memleket içindeki sınai kuruluşlarda yerli olarak imal edilecek malzeme ve teçhizat ile donatılmasının ağırlık kazandığı bir hakikattir.
Malumları olduğu üzere bir ülkede yurt sanayii ne kadar inkişaf etmiş ise o ülkede harp sanayi o kadar inkişaf etmiştir. Sınai gelişmelere ayak uyduramayan ülkelerde harp sanayide gelişmemiştir. Nitekim, 19 uncu ve 20 nci asrın başlarında batıdaki sanayileşme hareketine paralel olarak gelişmemiş ülkeler harp sanayi yönünden diğer ülkelere nazaran geri kalmışlardır.
Ancak bugün harp sanayii, yurt sanayiinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Sağlam bir harp sanayiinin kurulması, sağlam bir ağır sanayinin kurulmasıyla mümkündür.
Harp Sanayii denen şey, yalnızca top, tüfek, tank, barut ve patlayıcı madde imal eden sanayii demek değildir. Çeşitli yan kollarıyla gelişmiş bir ağır sanayii bulunan ülkelerde, başka makinaların ve araçların yapılmasına yönelmiş olan sanayiciler gerektiğinde, kolayca bir harp sanayiine dönüşebilmektedir.
Harp Sanayiinin kısa tarihçesi:
Harp silah ve vasıtaları insanlık tarihi kadar eski devirlerden gelmektedir. İnsanlar ilk zamanlarda çeşitli diyebileceğimiz bugünkü şartlara göre iptidai bir takım harp silahı ve vasıtaları kullanmışlardır. Bugünkü harp silah ve vastılarına intikalde 14 üncü ve 15’inci asırlarda meydana çıkmış olan toplar dönüm noktasını teşkil etmiştir. Milletimiz tarihte ilk defa seri halinde topları döken ve bu toplarla fethedilmez bir kale zannedilen İstanbul’u fethederek sadece tarihte bir çağı kapatıp bir çağı açmakla kalmamış harp silah ve vasıtaları tarihinde de bir devir kapatmış yeni bir devir açmıştır.
14 üncü ve 15’inci asırdan sonra 17 nci asırda yeni barut tipleri keşfedilmiştir. Barut tiplerinin bir neticesi olarak güçlü toplar meydana getirilmiştir. Top dökümünde daha güçlü çelikler keşfedilmiştir.
19 uncu asır sonlarında ise Alman Krupp Firması ilk defa vasıflı çelikten top namlusu imal etmeye muvaffak olmuştur. 20 nci asıra gelince 19 uncu asır sonlarında topların büyük gelişmeleri karşısında bunlara karşı kendisini koruyacak bir silah olarak bu sefer tankların hızla geliştiklerini görüyoruz. 20 nci asır tankların hızla gelişmesine ait bir devredir. (Devamı gelecek yazımda….)
Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi 01 Ocak 2021
Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da 05.07.2011 tarihinden itibaren yayın hayatına başlayan ve yayın hayatının onuncu yılına giren, Türkiye temsilciliğini de Habergünebakış Sitesinin yaptığı(www.habergünebakis.com) Karadeniz Bölgesinin Türkçe-Gürcüce dilinde onbeş günlük olarak yayınlanan tek gazetesi olan ve Gürcistan-Batum, Artvin, Rize, Trabzon, Giresun’un Ordu, Samsun illerinde dağıtımı yapılan uluslararası “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi”nin 86. sayısı çıktı. Kuşe kağıda baskılı, onbeşgünlük tirajı 4.000 ve 8-4 sayfa renkli olarak yayınlanmaktadır.














