Türkiye Tiflis Büyükelçiliği’nin “Gürcistan Kurumlararası Koordinasyon Konseyi’nin 24 Şubat 2021 tarihinde aldığı kararla ilgili” duyurusu şöyledir; “Gürcistan Kurumlararası Koordinasyon Konseyi’nin 24 Şubat 2021 tarihinde aldığı karar uyarınca;
-Kayak merkezleri ve buralardaki otellerin bugün (25 Şubat) açıldığı, kayak liftlerinin ise 8 Mart’ta açılacağı,
-Şehirlerarası toplu taşımanın bugün (25 Şubat) itibarıyla başladığı,
-Şehir içi toplu taşımanın haftasonu çalışmasına yönelik yasağın kaldırıldığı,
-Restoranların haftasonları kapatılma uygulaması devam edecek olmakla birlikte; iç bölümlerinde hizmet vermeye Batum’da 1 Mart, ülkenin geri kalanında ise 8 Mart’ta başlayacağı;
-Konferans ve eğitimlerin yüz yüze düzenlenmesine yönelik yasağın 1 Mart’ta kaldırılacağı,
-Spor salonlarının 15 Mart’ta açılacağı,
-Anaokullarının 1 Mart itibarıyla yüz yüze eğitim-öğretime yeniden başlayacağı, anaokulu personelinin %20’sine ise iki haftada bir PCR testi olma zorunluluğu getirildiği
-Üniversiteler ile meslek yüksekokullarının laboratuvar vb. derslerinin 1 Mart’tan itibaren yüz yüze işleneceği ve tüm sınavların da yüz yüze yapılacağı,
-Kütüphane ve müzelerin 1 Mart’ta açılacağı,
-Spor kulüpleri ile tiyatro ve orkestra ekiplerinin 15 Mart itibarıyla egzersiz, prova vb. faaliyetlere başlayabileceği, seyircili maç ve kültür faaliyetlerinin ise 1 Nisan’da başlayacağı,
-Mağaza ve AVM’lerin haftasonu çalışmasına yönelik yasağın 8 Mart’ta kaldırılacağı,
-Daha önceki duruyularımızda bildirilen ülkelere ilaveten, son 14 günlük ikamet adresi ve çıkış noktası Azerbaycan, Ermenistan, Ukrayna, Kazakistan veya Belarus olan vatandaşlarımızın da 72 saatten eski olmayan PCR test sonucu ibrazıyla Gürcistan’a hava yoluyla giriş sağlayabilecekleri açıklanmıştır.
Vatandaşlarımıza saygıyla duyurulur.”
Gürcistan Kurumlararası Koordinasyon Konseyi’nin kararı
Gürcü dili öğrenmek isteyen vatandaşların dikkatine!
Gürcistan-Trabzon Başkonsolosluğu’nun “Gürcü dili öğrenmek isteyen vatandaşların dikkatine” konulu yazılı açıklaması şöyledir; “Gürcistan Trabzon Başkonsolosluğu’nun girişimi ve organizasyonu ile 01.03.2021 tarihinden itibaren “Gürcüce öğrenelim” uzaktan eğitim (on-line) kurslarının açılması planlanmaktadır. 6 ay sürecek olan eğitime katılmak isteyenler Gürcü dilini 2 basamak olarak A1 ve A2 seviyelerinde aşamalı bir biçimde öğreneceklerdir. Eğitim bittikten sonra mezun olanlara gerekli sertifikalar verilecekdır. Gürcüce uzaktan eğitimi, Tiflis Arnold Çikobava Dil bilimi Enstitüsü’nden davet edilen öğretim üyesi, Sayın Maia Barihaşvili tarafından verecektır. Katılmak isteyenler detaylı bilgi alabilmek için aşağıda yazılı iletişim hatlarına başvurabilirler:Tel.: 0555 005 22 26; 0462 326 22 26”
ქართული ენის შესწავლით დაინტერესებული მოქალაქეების საყურადღებოდ!!
გაცნობებთ, რომ ქ. ტრაპიზონში საქართველოს გენერალური საკონსულოს ინიციატივითა და ორგანიზებით 2021 წლის 1 მარტიდან იგეგმება ქართული ენის შემსწავლელი ონლაინ კურსების გახსნა, რა დროსაც, მონაწილეებს მიეცემათ ქართული ენის A1 და A2 დონის შესწავლის საშუალება. სწავლის ხანგრძლივობა მოიცავს 6 თვეს, რომლის დასრულების შემდეგ კურსდამთავრებულებს გადაეცემათ შესაბამისი სერთიფიკატები. ამასთან, ქართული ენის შემსწავლელ ონლაინ გაკვეთილებს ჩაატარებს მაია ბარიხაშვილი, რომელიც არის არნოლდ ჩიქობავას სახელობის ენათმეცნიერების ინსტიტუტის თანამშრომელი. გთხოვთ, მსურველებმა დეტალური ინფორმაციისათვის მოგვმართოთ შემდეგ ტელეფონებზე: 0555 005 22 26 ან 0462 326 22 26.

MÜSİAD Samsun Şube Başkanı Haluk Tan: “Samsun üretim ve istihdam için çok işin yapılacağı bir şehir”
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği(MÜSİAD) Samsun Şubesi Başkanı Haluk Tan, “Samsun’un ekonomik ve ticaret yönünden değerlendirilmesi” konulu Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi ve www.habergunebakis.com İnternet Haber Sitemiz olarak yaptığımız özel röportajda şunları söyledi;
Yeşilırmak ve Kızılırmak nehirleri deltaları büyük nimetlerdir
“Samsun mevcut coğrafyasının sunmuş olduğu nimetleri tam olarak değerlendiren bir il değildir.Bunun en önemli nedenlerinden biri şehrimizin ortak hareket edememe kabiliyetlerinin eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Yeşilırmak ve Kızılırmak nehirleri deltaları büyük nimetlerdir. Tarım ve hayvancılık sektörü açısından önemli bir bölgedir. Gelişmiş bir markanın ve sanayinin hala oluşmamış olması bu şehrin eksiklerinden bir tanesidir. İlimizda birçok OSB (Eski Sanayi Bölgemiz, Gıda OSB, Kavak, Çarşamba, Havza OSB’leri) var ama işsizik ve üretim kapasitesi açısından Samsun OSB’lerinin toplamı beklenenin hala çok altındadır. Ülkemizde ve dünyada marka olmaya giden bazı firmalarımızın yer talep isteklerinin çok hızlı bir şekilde yerine getirilmemesinin sıkıntısını Samsun ilimiz bugün hala yaşamaktadır. Bununla ilgili gerekli çalışmaların yapıldığı söyleniyor.
OSB’lerin 700-800 milyon dolar bandında gezen iharacatı
Mevcut tersane alanı ile Tekköy bölgesinde bulunan yeni OSB alanı hazırlanma sürecinin çok uzadığını düşünüyorum. Bürokrasinin bu noktada hala fazla ağır hareket ettiğini düşünüyorum. Çünkü mevcut bu fabrikalarımız gelecekle ilgili vizyonu ve misyonu yönünden ilimizde üretimi ve istihdamı artıracak önemli fabrikalardır. Mevcut OSB’lerin 700-800 milyon dolar bandında gezen iharacatı ve istihdam kapasiteleri 8000-10.000 arasında değişmektedir. Kara, deniz, hava ve demiryolu kavşağında bulunan Samsun’un bu avantajının tam olarak değerlendiremediğini düşünüyorum. Samsun bilhassa üretim ve istihdam için çok işin yapılacağı bir şehirdir. Şehrimzin geleceği için birlikte hareket ettiğimiz takdirde kazanacığımızı düşünüyorum.
Gürcistan’la ilişkilerimizin daha iyi gelişmesi için yoğun gayret ediyoruz
Gürcistan’da şehrimizden en büyük yatırım yapan Metro Holding Onursal Başkanı Galip Öztürk’tür. Gürcistan’da önemli yatırımları vardır. Samsun’daki işadamlarımızın Gürcistan’da da yatırım yapmaları konusunda önemli teşebbüslerimiz olmuştur. Gürcistan noktası biizim için daha önemli hale gelmiştir. İşin yapılması değil, devamlılığı esastır. Tren yoluyla Çin’e yapılan ihracat noktasında Gürcistan önemli bir noktadadır. Gürcistan’la ilişkilerimizin daha iyi gelişmesi için yoğun gayret ediyoruz. İhracatımızın daha iyi bir seviyeye gelmesi için o ülkelerdeki büyükelçilerimizin, o şehirdeki dış temsilciliklerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın hızlı aksiyon alması ile mümkündür.
Yatırımcının dünyanın her tarafına yatırım yapacak kabiliyet ve cesarette
Yatırımcının dünyanın her tarafına yatırım yapacak kaabiliyet ve cesarette olduğunu görürsünüz. Hangi şehire ve ülkeye yatırım yapacaksanız oraya gitmeden önce oranın dinamikleriyle önceden irtibatta kurmanız gerekir. Bu konuda devlet kanallarımıza çok büyük iş düştüğünü düşünüyorum. Burada alt yapıyı kuracak olanlarda orada görev yapan büyükelçiler ve ateşelerdir. Sonra siz oraya gittiğinzde randıman almaya başlarsınız. Buna göre eskisinden daha çok hareketli olmaları kanaatindeyim.
Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesinin haberlerini zevkle takip ediyoruz
Basın; her vakit bağımsız olduğu müddetçe; köprüler kuran, bilgiler aktaran ve bunlarıda basılı bir evrak olarak herkesin önüne sunan yükü üstlenmiştir. Türkiye-Gürcistan Haberci Gazeteniz düzenli olarak bize gelmektedir Samsun Müsiad olarak oradaki Batum ve Gürcistan’la ilgili bilgi paylaşımlarınızı görüyoruz. Oradaki haberleri zevkle takip ediyoruz. Böylece oradaki yapıyı ve üretimi öğreniyoruz. Gazetenize verilen reklamlar bile oradaki hangi işlerin yapıldığının bir göstergesidir. Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesinin misyonunu daha da güçlendirerek devam etmesini istiyorum.”
Yunanistan’ın hayal dünyasına geri dönüşü
Yunanların, daha doğrusu Helenlerin, -ki bu tanımlamanın içine dünya üzerinde kendisini Yunan, Bizans kalıntısı, Kıbrıslı Rum addedenlerle, dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan, Ortodoks dinli ve Rumca konuşan tüm insanlar girmektedir-, megalomanik duyguları ve hayal dünyaları çok zengindir.
Yakın tarihte bunu birkaç kez yaşadık
Boyuna posuna bakmadan, 15 Mayıs 1919’da Yunan Ordusunun Batı Anadolu’yu Yunanistan’a katmak ve Megali İdea’yı (Büyük Ülkü) gerçekleştirmek için, Batılı ülkelerin gazına gelip İzmir’e çıkartma yapması ve 9 Eylül 1922’de ordusunun yüzde 90’nını Anadolu topraklarına gömerek selameti kaçışta bulması; Yunanistan’da hükümeti darbe ile ele geçirmiş olan Albaylar Cuntası’nın “Türkiye asla müdahale edemez” diye düşünerek Kıbrıs’ta, 15 Temmuz 1974’de darbe yapıp, Kıbrıs Helen Cumhuriyetini kurduktan sonra Yunanistan’a ilhak (Enosis) kararını açıklaması gibi…
Sonu aynen 1922’de yaşandığı gibi hüsranla bitmiş, geçmişte “aslanlar” diye tanımladıkları EOKA’cı teröristler ve Yunan Komando Tümeni askerleri, Türk Silahlı Kuvvetlerinin önünden kaçıp, fareler gibi sığınacak delik aramışlardı. Onun ardından da, cebren ve İngiliz desteğiyle hakimiyet kurdukları Kıbrıs adasının üçte birini Kıbrıslı Türklere bırakmak zorunda kalmışlardı.
Son yüzyılda yaşanan bu iki olay, megalomanik düşüncelere sahip Yunan hayal dünyasının hüsranla sonlanan maceralarına iki örnek. Lakin bunları unutmuş olsalar ki, 50 yıl ara ile tekrarlanmış ve ulusal hüsranla sona ermiş olan bu duygular, gene alevlenmiş ve su üstüne çıkmış gözüküyor.
Öte yandan, Yunanistan Deniz Kuvvetlerinden birkaç yıl önce emekli olan Koramiral Konstantinos Latridis’in “Militaire” dergisinde yayınlanan yazısı ders alınası bir içeriğe sahip ve ibretlik. Yunanistan’daki siyasilerin ve askerlerin düşünce tarzını anlamak için okunması gerekli.
Koramiral Konstantinos Latridis diyor ki;
Ulusal meselelerde gerçekten son yılların en zor ve tehlikeli döneminden geçiyoruz!
Türkiye’nin saldırganlığı özelikle son iki yılda belirgin şekilde arttı. Bu süreçte kritik hatalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz.
Kıbrıs’taki yasadışı işgalin ikili bir soruna dönüşmesine izin veriyoruz.
Türkiye’nin iki devlet için kabul edilemez önerisini masadan kaldırmak konusunda ısrar etmiyoruz.
BM’nin Sayın Anastasiadis’i ‘Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’ değil, ‘Kıbrıslı Rum Lider’ olarak adlandırmasına ses çıkarmıyoruz.
Artık Türkiye’nin meydan okumalarından bahsetmeye devam etmek yanlış, çünkü çok daha tehlikeli bir seviyeye geçmiş bulunuyoruz.
Türkiye kendisini Kıbrıs’a ve Ege’ye entegre etmeye çalışıyor ama Atina gelişmeleri izliyor ve müttefiklerinden gelen destek açıklamalarını yeteri görüyor.
Geçmişte hükümet, Türkiye’ye ciddi zararlar verecek yaptıranlar talep edeceğini söyledi ama sonunda ne yaptıran talep ettik ne de gelişmeleri veto ettik.
Koramiral Konstantinos Latridis bununla da kalmamış, hükümete tavsiyelerde bulunmuş;
Kıbrıs sorununu, iki toplum arasındaki bir çatışma sorunu olarak değil, yasadışı bir işgal sorunu olarak sürekli vurgulamak ve tanıtmalıyız.
Sorunun çözümü için Türk birliklerinin geri çekilmesinde ve garantilerin kaldırılmasında ısrar etmeliyiz.
Yunanistan-Kıbrıs Birleşik Savunma Alanı Doktrini’ni hayata geçirmeliyiz.
Yunanistan ve Kıbrıs için tek bir Savunma Kalkanı Fonu oluşturmalıyız.
Kıbrıs ile MEB Anlaşması’nı imzalamalıyız.
AB’yi Türkiye’ye yaptırım uygulamaya ikna etmeliyiz.
“Kararı Kıbrıs verir, Yunanistan destekler” anlayışını terk etmeliyiz. Çünkü Yunanistan garantör güçtür ve Kıbrıs kaybedilirse Ege ve Trakya kaybedilir. Helenizm yok olur. Kıbrıs, tarihimizin ve Helenizmin ayrılmaz bir parçasıdır. Doğu Akdeniz’de hem Yunanistan’ın hem de müttefiklerinin stratejik kalesidir.
Harekete geçelim ve müttefiklerimiz ile AB, ABD, BM ve NATO’yu bu meydan okumalara artık tahammül edilemeyeceği konusunda bilgilendirelim. Kendi “Casus Belli”mizi ve onların sorumluluklarını önlerine koyalım.
Özellikle bu “Hükümete tavsiye” bölümü çok önemli.
Asırladır yaptıklarını, kendilerine hiç güvenlerinin olmadığını, tek başlarına Türkiye ile mücadele edemeyeceklerini ve ancak AB, ABD, BM ve NATO’yu kandırıp yanlarına çekerek Türkiye’ye karşı birtakım başarılar elde edebileceklerini itiraf etmekte…
Görüyoruz ki Helenizm hayali hiç bitmeyecek. Bu nedenle de Ege ve Doğu Akdeniz’deki sorunları anlamak için Yunanları tanımakta, ideallerini bilmekte fayda var.
Türkiye’nin en kaliteli içme suyu
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Su ve Kanalizasyon İdaresi(SASKİ) tarafından inşa edilen Marrmara Bölgesi’nin en kapsamlı laboratuvar binasında devem eden çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Hızırilyas Su Yönetim Merkezi’nde 1.720 metrekare olarak inşa edilen laboratuvarda suyun kalitesini gösteren 300 parametrenin analizleri yapılabilecektir. Son teknoloji cihazlarıyla suyun her yönden takibini en nitelikli şekilde yapabileceğimiz laboratuvar binamızı 2021 yılı sonunda halkımızın hizmetine sunmayı hedefliyoruz. Devam eden çalışmaların en kısa sürede bitmesi için çalışmaları yakından takip ettiğini ifade eden Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, yeni laboratuvar binasının Sakarya için hayırlı olmasını diledi
Güneş Enerjisi Santrali ile elektrik enerjisi üretimi
Sakarya’da güneşten enerji üretecek projede çalışmalar başladı. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Ekrem Yüce, “55 bin metrekarelik alanda hayata geçirilecek Güneş Enerjisi Santrali projesi ile yıllık 8,15 GWH elektrik enerjisi üreteceğiz. Yani Karaman Güneş Enerji Santralinde üretilen enerji ile 4 bin hanenin elektrik ihtiyacı karşılanabilecek. Hayırlı olsun” dedi.
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Sakarya’da güneşten enerji üretecek projede çalışmaların başladığını açıkladı. Yenikent bölgesi Karaman Atıksu Arıtma Tesisinin hemen yanında bulunan 55 bin metrekarelik alanda hayata geçirilecek Güneş Enerjisi Santrali projesi ile Sakarya’daki üretim kültürüne yönelik yeni bir hamle gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Ekrem Yüce, tükettiğini üreten şehir Sakarya iddiasını güçlendirecek adımları kararlılıkla atmaya devam edeceklerini vurguladı. Başkan Ekrem Yüce, ADASU HES’in yanı sıra şehrin alternatif içmesuyu kaynağı Akçay Barajı isale hatları üzerine kurulan 3 HES ile de elektrik üretimi gerçekleştireceklerinin altını çizdi.
4 bin hanenin elektriği karşılanacak
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, doğadan maksimum verim elde etmek, yenilenebilir enerji kaynaklarını ekonomiye kazandırmak adına başlattıkları çalışmanın hayırlı olmasını temenni ederek, “Tükettiğimiz enerjiyi kendimiz üretecek, yenilenebilir kaynaklarla temiz enerjiyi kullanacağız. Karaman’da 3,75 milyon dolarlık yani 30 milyon TL’lik projeyi hayata geçiriyoruz. 55 bin metrekare alan üzerine güneş santrali kuruyoruz. Yıllık 8,15 GWH elektrik enerjisi üreteceğiz. Yani Karaman Güneş Enerji Santralinde 4 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacak kapasitede enerji üreteceğiz” dedi.
Suyun ve güneşin enerjisini kullanıyoruz
Ülkenin milli enerji politikalarında gerçekleştirdiği dönüşüme Sakarya’dan en iyi şekilde katkı sunmak istediklerinin altını çizen Başkan Ekrem Yüce, “ADASU HES ile suyun gücünden elektrik elde ediyorduk. Yine şehrimizin alternatif içmesuyu kaynağı olan Akçay Barajı isale hattı üzerinde hayata geçirdiğimiz 3 yeni HES’le de elektrik üretimine başlamıştık. Su kaynaklarıyla üretimimize şimdi de güneş enerjisini ekliyoruz. Bölgede çalışmalarımıza başladık. İnşallah en kısa sürede tamamlayacak ve üretime başlayacağız” dedi.


Sakarya’da kenevirden ilk üretim
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, kenevirden elde edilen ürünleri tanıttı: “Kenevir tohumlarından üniversitemiz ve Şenpiliç iş birliğiyle yağ elde ettik. Kenevir sabunu ürettik. Liflerinden yastık yaptık. Akyazı’da da bir firmamızla anlaştık ve nihai ürün haline getirdik. Kenevir keçeli halı da ürünlerimiz arasındaki yerini aldı. Bu konuda kararlıyız. Sakarya’da kenevirle sanayide yeni bir alan oluşturacağız. Şehrimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Başkan Ekrem Yüce, Melen Botanik Vadisinde de ekimin ardından ürünlerin paketlere girdiğini de söyledi.
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Alancuma’da 100 dekar alanda ekimi gerçekleştirilen kenevirlerden elde edilen ürünleri açıkladı. Tekstil başta olmak üzere sağlık alanında kullanılan ürünleri tanıtan Başkan Ekrem Yüce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye destekleri dolayısıyla teşekkür etti. Yüce, kenevirin bitmek bilmeyen faydası olduğuna dikkat çekerek, kenevirden elde edilen ilk ürünlerin başlangıç olduğunu ve üretim kültürü ile çalışmaların yoğunlaşacağını dile getirdi.
Kenevirler ilk ürünlerini verdi
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, “Tarım ve Orman Bakanlığından aldığımız özel izinle Alancuma’da 100 dekarlık bir alanda kenevir ekimi gerçekleştirdik. Hasadını gerçekleştirdiğimiz kenevirlerin değerlendirilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kenevir tohumlarından üniversitemiz ve Şenpiliç iş birliğiyle yağ elde ettik. Kenevir sabununu ürettik. Liflerinden yastık yaptık. Akyazı’da da bir firmamızla anlaştık ve nihai ürün haline getirdik. Kenevir keçeli halı da ürünlerimiz arasındaki yerini aldı. Bu konuda kararlıyız. Sakarya’da kenevirle sanayide yeni bir alan oluşturacağız. Şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Meclis üyelerimize katkıları dolayısıyla teşekkür ediyorum” dedi.
Üretim kültürüyle Sakarya kazanacak
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Melen Botanik Vadisi’ni de cennet vadisine dönüştürdüklerini ifade ederek, “Bitkilerimizi toprakla buluşturmuştuk. Ihlamur, biberiye, adaçayı, melisa, kekik, lavanta gibi bitkilerimiz için hasat yaptık. Paketleme işlemlerimizi başlattık. Atıl alanı yeniden şehir ekonomisine kazandırdık. Önümüzdeki süreçte de bir lansman programıyla bölgede hayata geçirdiğimiz çalışmaları etraflıca paylaşacağız. İnşallah Sakarya üretecek, şehrimiz kazanacak. Rabbim tüm çalışmalarımızı bereketlendirsin” ifadelerini kullandı.

Yağcıbedir el dokuma halısının ilk üretimini gerçekleşti
Sakarya Büyükşehir Belediyesi 3 bin yıllık geçmişe sahip Yağcıbedir el dokuma halısının ilk üretimini gerçekleştirdi. Başkan Ekrem Yüce, “Her bir deseninde hikâye gizli özel bir halı olan ve yaklaşık 3 bin yıllık geçmişe sahip Yağcıbedir halılarının işlenmesine şehrimizde başladık” dedi.
Sakarya Büyükşehir Belediyesi 3 bin yıllık geçmişe sahip olan Yağcıbedir el dokuma halısını üretiyor. Balıkesir Sındırgı Belediyesi ile kardeş şehir ilişkisi kurulması kararının alındığı ve Başkan Ekrem Yüce’nin meclis toplantısında dile getirdiği satın alma garantili Yağcıbedir halılarının üretimine başlandı. Büyükşehir tarafından Sındırgı ilçesine gönderilen 10 kişilik ekip uzman eğitmenler tarafından bir hafta boyunca işin inceliklerine ve tekniklerine yönelik eğitim aldıktan sonra ilk halı üretimini gerçekleştirdi.
Yağcıbedir el dokuma halısının kültürünü gelecek kuşaklara aktarmak
3 bin yıllık kültüre sahip olan Yağcıbedir el dokuma halısının kültürünü gelecek kuşaklara aktarmak adına Büyükşehir olarak çalışmalara başladıklarını dile getiren Başkan Ekrem Yüce, “Her bir deseninde hikâye gizli özel bir halı olan ve yaklaşık 3 bin yıllık geçmişe sahip Yağcıbedir halılarının işlenmesine şehrimizde başladık. Bu kapsamda oluşturduğumuz 10 kişilik ekibimiz Balıkesir ili Sındırgı ilçesinde ki uzmanlardan işin tekniklerine ve inceliklerine dair kapsamlı eğitim aldılar. Eğitimlerini tamamladıktan sonra Ofis Sanat Merkezimizde kurduğumuz atölyede ekiplerimiz çalışmalarına başladı. 10 kişilik ekibimiz toplam 12 bin 600 ilmek atılan ilk Yağcıbedir halısı üretimini gerçekleştirdi. Satın alma garantili olarak gerçekleştirdiğimiz Yağcıbedir halısı üretimi çalışmalarımız hızla devam edecek. 3 bin yıllık kültüre sahip olan halımızın kültürüne sahip çıkıyoruz.


Türkiye-Gürcistan işbirliğini daha da geliştirmek
Gürcistan Ankara Büyükelçisi Giorgi Janjgava, Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal’ı ziyaret etti. Ziyret sonrası bir açıklama yapan Gürcistan Ankara Büyükelçisi Giorgi Janjgava şunları söyledi;
“Gürcistan ve Türkiye arasındaki gündemde yer alan güncel konuları ve ikili ve çok taraflı işbirliğinin daha da geliştirilmesi konusu göüşüldü. Ayrıca bölgede devam eden süreçlere de değinildi. Gürcistan’ın Ankara’daki ilk diplomatik misyonunun açılışının 100. yıldönümü, iki ülke arasındaki dostane ilişkiler ve çeşitli alanlarda son derece olumlu ve büyüyen stratejik işbirliği dinamiklerinin memnuniyeti belirtildi. İki ülke arasındaki işbirliğini daha da geliştirmek için yukarıdaki alanlarda çalışmaya devam etme konusunda anlaşmaya varıldı..Yakın gelecekte Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal Gürcistan’a bir çalışma ziyareti yapacaktır.”
Amasya Valisi Mustafa Masatlı’nın tarih sevgisi
Türkiye Gürcistan Haberci Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İlker Çakan-Amasya Haberci Gazetesi Sahibi Ömer Çakan Amasya Valisi Mustafa Masatlı’yı birlikte makamında ziyaret etti. Valilik makamında Vali Mustafa Masatlı tarafından yaptırılan; Osmanlı İmparatorluğu döneminde Amasya’da yetişen şehzadeler (“Fatih Sultan Mehmed(1342-1481), Yıldırım Bayezid Han(1360-1403), Çelebi Sultan Mehmed Han(1379-1421), Sultan II. Murad(1404-1451), Şehzade Ahmed Çelebi-II. Murad’ın oğlu(1420-1438), Şehzade Alaeddin-Sultan II.Murad’ın oğlu(1425-1443), Sultan II. Bayezid (1448-1512), Şehzade Ahmed-II. Bayezid’in oğlu(1465-1513), Yavuz Sultan Selim(1470-1520), Şehzade Mustafa- Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu(1515-1553), Şehzade Bayezid-Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu(1526-1562), Sultan II. Murad(1546-1593) “)ile Sultan Alparslan’ın mini maket heykelleri ile işlenerek yeniden yaptırılan Amasya Sancağı ve Valilik makam odası girişinde yaşadığı dönemi adları yazılı ve şehzadelerin renkli minyatür fotoğrafları dikkat çekmektedir. Konuyla ilgili düşüncelerini açıklayan Amasya Valisi Mustafa şunları söyledi; “Tarihimize saygı ve sevgi göstermeyi seviyorum. Bunlar bizim tarihi ve milli değerlerimizdir. Bu değerlerimizi makam odamda ve valilik binamızda sergilemekten ve tanıtmaktan büyük bir zevk ve gurur duymaktayım.”


Amasya Sancağı Fatih Sultan Mehmed (1342-1481
Yavuz Sultan Selim (1470-1520) Sultan II. Bayezid (1448-1512)
Yıldırım Bayezid Han (1360-1403) Sultan II. Murad (1404-1451)
Sultan III. Murad (1546-1595) Şehzade Alaeddin (1425-1443)
Amasya’da yetişen şehzadelerin mini maket heykelleri













