Perşembe, Nisan 2, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 62

Jandarma Genel Komutanlığı Mobil Trafik Eğitim TIR’ı Amasya’da

0

Jandarma Genel Komutanlığı Mobil Trafik Eğitim TIR’ı Amasya’da Yavuz Selim Meydanında ziyarete açıldı. Amasya İl Jandarma Komutanlığı personelleri tarafındım Yavuz Selim Meydanında kurulan Mobil Trafik Eğitim TIR’nda ve meydanda temsili kurulan yol işretleri ve diğer trafik kuralları çocuklara örneklerle gösteriliyor.
Amasya Yavuz Selim Meydanında; Küçük çocuklar için trafik eğitim uygulama alanı oluşturuldu. Çocukların yaya geçitlerine yaklaşırken yavaşlamaları, yaya varsa yayalara yol vermeleri, trafik ışık, işaret ve işaretçilerine uymalarını sağlamak ve trafik bilincini oluşturmak için emniyet kemerinin kullanılmasının önemini uygulamalı olarak şoför ve şoför adaylarına tecrübe ettirmek için emniyet kemeri simülasyon aracı kuruldu. Türkiye’de çeşitli illeri ziyaret eden Jandarma Genel Komutanlığı Mobil Trafik Eğitim TIR’ının Amasya’da üççün kalacağı öğrenildi.

Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri’ni birbirine bağlayan “Turan Yolu” açılacak

0

Azerbaycan’ın daha önce Ermenistan tarafından alınan Karabağ’ı yapılan savaş sonucu geri almasından sonra; Azerbaycan ile ticari ilişkilerin de daha fazla arttığı, çok sayıda yeni proje ve işbirliği de gündemde yer almaktadır. Türkiye ile Asya ve Türk Cumhuriyetleri’ni birbirine bağlaması planlanan Turan Yolu’nda sona gelindiği belirtilmektedir. Zengezur Koridoru, Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri’ni direkt birbirine bağlayacak. Gürcistan ve İran üzerinden yapılan geçişlerin yeni yapılacak bu karayoluna yönlendirileceği planlanmaktadır. Turan Yolu faaliyete geçtiğinde 1.1 trilyon dolarlık ekonomiye sahip Türkçe konuşan devletleri birbirine bağlayacak ve böylece 15 milyar dolarlık ticaretin yolun açılacağı öğrenildi.
Birçok sivil toplum kuruluşu da bu alandaki organizasyon ve işbirliklerine ağırlık verdi. 13. Boğaziçi Zirvesi’de Azerbaycan’ı hedef ülke yapmak istediklerini söyleyen Uluslararası İş Birliği Platformu (UİP) Kurucusu Cengiz Özgencil, “Azerbaycan uluslararası ticarette yeni bir lige doğru ilerliyor. Hem Türkiye hem de dünya ile çok daha güçlü ticari ilişkileri var. Turan Yolu’nun da devreye girmesi ile sınırsız bir ticaret dönemine geçmiş olacağız” dedi. Bu yıl 50 ülkeden iş ve devlet insanını İstanbul’da ağırlayacaklarını belirten Cengiz Özgencil, “Bugüne kadar yabancı ülkelerden cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, prens ve prenses düzeyinde kıymetli misafirleri ağırladık” diye konuştu.
Azerbaycan tarafından Karabağ’ın Ermenistan’dan geri alınmasıyla birlikte Türkiye ile Asya arasında yeni bir koridor meydana geldi. Açılacak bu Turan Yolu ile birlikte bir anlamda sınırsız ticaret dönemi başlayacak. Türkiye’ye, yeni yol ve bağlantıların açılmasının olumlu etkileri olacağından hareketle Azerbaycan’ın batı bölgelerinde ülke ile birlikte yoğun bir inşa faaliyeti sürmektedir. Hattın bu yıl açılması da planlanmaktadır. Koridorun faaliyete geçmesiyle birlikte Güney Kafkasya’da ekonomik işbirliği tesis edileceği söylenmektedir
Zengezur, gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) toplamı 1.1 trilyon dolar olan Türkçe konuşan devletleri de birbirine bağlayacak bu proje olarak öne çıkmaktadır. Türkiye ile Azerbaycan’ın ticaret hacmi 4.5 milyar dolar civarında seyretmekte olup, hedefin ise ise 15 milyar dolar olduğu belirtilmektedir. Bu koridorla Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine kesintisiz olarak karadan ulaşım sağlanabilecektir.
Zengezur Koridoru, Çin’in tarihî ipek yolunun yeniden canlandırılması amacıyla hayata geçirdiği “Bir Kuşak Bir Yol Projesi” açısından da önem taşıyor. Koridorun işler duruma gelmesiyle Azerbaycan’ın Türkiye ile Çin arasındaki konumunun da Kuşak-Yol Projesi bağlamında pekişeceği ve Ukrayna-Rusya savaşının ardından daha önemli hale gelen proje için Zengezur’un kritik bir alternatif güzergah olabileceği ifade ediliyor. Zengezur Koridoru veya Nahçıvan Koridoru, 2020 Dağlık Karabağ Savaşı’nın Azerbaycan tarafından kazanılmasının ardından Azerbaycan ve Ermenistan arasında imzalanan ateşkes antlaşmasının 9. maddesi gereğince Azerbaycan ile Azerbaycan-Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında bağlantıyı kuracak olan koridor olarak tanımlanıyor.

Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı: “Halkımızın can ve mal güvenliği önceliğimiz”

0

Amasya-Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı; Türkiye örneği proje uygulamaları, halkın sevgi ve takdirini kazanmış örnek kişiliği ile Merzifon halkının gönlünü kazanmaya devam ediyor. 14-12 Mayıs 2022 tarihleri arasında Merzifon ilçesinde düzenlediği
5. Kitap Fuarı  gerçekten görülmeye değerdi. Halkın yoğun ilgisi revaçta idi. Türkiye’nin tanınmış ünlü yazarları bu fuarda kitaplarını imzaladı. Bu özelliği ile de Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı Amasya ve Merzifon dışında Türkiye kamuoyunun da tebrik ve takdirini kazanmış örnek gösterilecek bir belediye başkanıdır. Halkla ilişkilerde en iyi iletişimi kuran belediye başkanı olarak da örnek gösterilmektedir.
Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı; Türkiye’de örnek gösterilecek yeni bir projeye daha imza atmıştır. Belediye Başkanı Alp Kargı yakında yangın ve doğal afetlerde halkın yemek ihtiyacını karşılayacak seyyar aşevinin de hazır olacağını belirtiyor. Türkiye’de meydana gelen doğal afet ve yangınla mücadelede edindiği tecrübe ve bilgileri kendine rehber edinerek Türkiye’de örnek gösterilecek yangın ve doğal afetlerle mücedelede her türlü araç ve gereci(kentsel arama- kurtarma araç-gereçleri, mobil tuvalet aracı dahil) oluşturmuştur. Bu konuyla ilgili bir açıklama yapan Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı şunları söyledi;
“Sadece Merzifon’umuzda değil, doğal afetlerde ve bizlere ihtiyaç duyulan olumsuz koşullarda yardıma koşarak Türkiye’mizin her yerinde canla başla çalıştık. Gittiğimiz yerlerde kazandığımız tecrübelerle eksiklerimizi gidermek, yönetim anlayışımızın temel önceliklerinden. Bu doğrultuda çalışma arkadaşlarımızın deneyimleri ve izlenimleriyle elzem olduğuna karar verdiğimiz İtfaiye Müdürlüğü Kentsel Arama Kurtarma Aracını Belediyemiz bünyesine kazandırdık. İhtiyaç halinde afet bölgelerindeki zorlu koşullarda 4 personelimizin konaklayabileceği ve temel ihtiyaçlarını karşılaşabileceği şekilde dizayn edilen aracımızın, şehrimize ve belediyemize hayırlı olmasını diliyor; kullanılma gerekliliğinin en az olduğu, felaketlerden uzak sağlıklı günler temenni ediyorum.”

Trabzon-Batum kardeş şehirler işbirliği toplantısı

0

Gürcistan-Trabzon Başkonsolosu Gela Japaridze, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nu ziyaret etti. Ziyaret sırasında; iki kardeş şehir olan Trabzon-Batum arasındaki çeşitli etkinliklerin yanı sıra gündemdeki diğer konular ve ikili ilişkilerin geliştirilmesi noktasında görüş alışverişinde bulunuldu.
ტრაპიზონში საქართველოს გენერალურმა კონსულმა, გელა ჯაფარიძემ, საქმიანი შეხვედრა გამართა ტრაპიზონის მერთან, მურათ ზორლუოღლუსთან.
შეხვედრაზე განხილულ იქნა „ბათუმი-ტრაპიზონი“ დაძმობილებული ქალაქების ფორმატში სხვადასხვა სახის ღონისძიებების გამართვის, აგრეთვე, დღის წესრიგში არსებული სხვა საკითხები.

Trabzon 11. Uluslararası Sanatçılar Festivali düzenlendi

0

Genel merkezi Trabzon’da bulunan Trabzon Uluslararası Kadın Sanatçılar Derneği “Femin Art” tarafından Trabzon 11. Uluslararası Sanatçılar Festivali düzenlendi. Festival kapsamında katılımcılara Trabzon ve bölgenin simgelerini gezme, ortak projelerin hayata geçirilmesine yardımcı olacak çalıştaylar, seminerler yapma ve birbirleriyle deneyim paylaşma fırsatı verildi. Bu festivale 15’i Gürcistan’dan katılan sanatçı olmak üzere 16 ülkeden toplam 40 sanatçı katıldı.
Bu festivale katılan tüm sanatçıların resimlerinin yer aldığı karma resim sergisinin açılışına; Trabzon-Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Genç, Gürcistan-Trabzon Başkonsolosu Gela Japaridze, Trabzon Uluslararası Kadın Sanatçılar Derneği Başkanı Şükran Üst ve ziyaretçiler katıldı.

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi

0

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi; Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da 2011 yılından itibaren 12 yıldır, Türkçe-Gürcüce olarak iki ayrı dilde aylık olarak yayınlanmakta ve Gürcistan ve Türkiye’de abone usulü dağıtımı yapılmaktadır. Kuşe kağıda baskılı, aylık tirajı 3.000 olup, 4 veya 8 sayfa renkli olarak yayınlanmaktadır.
Haberci Gazetesinin “www.habergunebakis.com” adında web internet sitesi vardır. Bu sitede basılan her gazetenin okunabilir jpegleri ve haberleride yer almaktadır. Köşe yazarlarının yazıları bu sitede yayınlanmaktadır. www.habergunebakis.com web sitesi yılbaşında mobil versiyona uyum sağlamak için 2020 yılında güncellenmiştir.
Türkçe dışında çeviri şeklinde 5 dilde; Gürcüce-İngilizce-Rusça-Almanca-Arapça olarak okunmaktadır.Site güncellenmeden önceki toplam okuyucu sayısı yaklaşık 1.200.000’dir. Site içeriği konu başlıkları sitede mevcuttur. Köşe yazarları siyasi partileri konu almadan; ekonomik, kültür ve sanat, eğitim, güncel, turizm, spor, uluslararası ilişkiler gibi konularında yazılarını yazmaya devam etmektedir. Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi Avrasya Bölgesinde örneği olmayan iki dilde yayın yapan örnek bir gazete olması nedeniyle birçok ödül almıştır
Ayrıca Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesinin “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi” adında facebook sayfası ile “Habergünebakış – YouTube” kanalı vardır.

Artvin Sarp Sınır Kapısı’nın Hopa’ya her türlü katkı ve etkileri

0

Ülkemizde uluslararası ilişkilerin ve ticari hareketliliğinin yoğun noktalarından birisi de sınırlardaki gümrük kapılarıdır.Ülkemizde değişik ülkelerle açılan önemli kapılardan birisi de Sarp sınır kapısıdır.Gerek araç geçişi,gerek insan geçişi gerekse mal ve diğer hizmetlere ilişkin her türlü ticari metaların geçişi açısından Sarp sınır kapısı önemli bir işleve sahip bir kapı konumundadır.
Son aylarda günlük yaklaşık 700-800 TIR geçişinin yapıldığı, her bir TIR’ın en az bir hafta beklediği, günlük yaklaşık 1500-2000 TIR’ın sıra beklediği durumu göz önüne alındığında bu durumun Hopa için önemli bir getiri olarak ekonomik potansiyel taşımakta olduğu anlaşılmaktadır. Her bir TIR şoförünün günlük ve kişisel ihtiyaçları göz önüne alındığında yaklaşık 1500-2000 insanın Hopa’da en temel ihtiyaçları karşılama temelinde büyük bir ekonomik girdi sağladığı durumu ortaya çıkmaktadır. Gerçi TIR’ların Hopa’da büyük bir park sorunu teşkil etmesi, şehir içi ve çevre trafiğini yoğunlaştırması, TIR parklarının yetersizliği büyük bir handikap olarak karşımızda durmaktadır.
Aynı şekilde TIR şoförlerinin kilometrelerce kuyrukta günlerce beklemeleri, bu insasnların tuvalet ve banyo gibi temel gereksinimlerinin yerel yönetimlerce altyapısının oluşturularak karşılanmaması bu yönüyle de büyük bir eksiklik olarak karşımızda durmaktadır. Yerel yönetimin seyyar tuvalet ve banyo uygulamasının işe koşmaması ve bu yönde adım atmaması gerçekten düşündürücü bir durumdur. Hopa’mız için büyük bir ekonomik kazanımları sunan bu insanlarımıza gerekli hizmeti sunamamak yerel yönetim açısından Hopa’mızın en büyük ayıbı olarak karşımızda durmaktadır.
Ekonomik olarak yerel yönetime çokta etkisi olmayan hatta belirli ücret karşılığı bu alt hizmetlerden yararlanacak insanlardan gelir elde edilmesi durumu varken bile yerel yönetim ve Hopa’daki mülki idare pasif ve de edilgen bir tutum içerisinde hareket etmekte olduğu gözlemlenmektedir. Ülkemizdeki son aylarda ortaya çıkan yüksek enflasyon ve fiyat artışlarındaki yükselmeler,karşısında Hopa esnafı bu olumsuz duruma rağmen diğer iller ve ilçelerden avantajlı bir durumla karşı karşıya bulunmaktadır.Komşu ülke Gürcüstan’dan gelen Gürcü vatandaşların Hopa’ya günlük geçişler yaparak yoğunluklu olarak temel tüketim malları başta olmak üzere her türlü mal ve hizmetlerin alımını yapmakta ve Hopa’da büyük bir ticari hareketlilik yaratmaktadır.
Bu durum ülkemizdeki ekonomik krize rağmen Hopa’da esnafın yüzünü güldürmekte ve önemli ticari kazanımları sağlamasına yol açmaktadır. Hopa İlçesinin önemli ticari kavşakta konumlanması ve de sınır kapısına yakınlığı nedeni ile ticari hareketlilik yönünden özellikle ihracat açısından Hopa ilçesi önemli getirilere sahip bir konuma gelmiştir. Hopa’da başka il ve ilçelerde olmayan onlarca şirket mevcut olup bu şirketler önemli ticari açıdan ihracat patlaması yaşamaktadır.
Bu durum Hopa’da orta ve büyük ölçekte sermaye sahiplerinin önemli ölçüde karlılık düzeylerini artırdıkları durumunu ortaya koymaktadır. Bu gelişmeler Hopa’daki bankacılık ve diğer finans sektörlerini de önemli ölçüde olumlu yönde etkilemektedir.
Genel anlamda düşünüldüğünde Sarp sınır Kapısı Hopa’mız açısından ticari ve ekonomik gelişme ve de geri dönütler açısından önemli avantajlı bir geçiş yeri olduğu gerçeği yadsınmaması gereken bir realite olarak karşımızda durmaktadır.

Ünlü Türk Pop Müzik Sanatçısı Esma Er’den “Gitme” klibi

0

Müzik dünyasının başarılı seslerinden Ünlü Türk Pop Müzik Sanatçısı Esma Er, son klibinde hem yorumu hem de oyunculuğuyla adından söz ettirdi.
Tarkan’ın en eski hitlerinden Ümit Sayın imzalı “Gitme” şarkısını yeniden bambaşka bir altyapıyla coverlayan Esma Er şarkının klibinde oyunculuğunu da konuşturdu.
Daha önce “Arka Sokaklar” ve “İstanbullu Gelin” gibi dizilerde de rol alan Esma Er, “Gitme”nin klibinde imajıyla ünlü dizi Game of Thrones’un Targaryen hanedanının bir ferdine benzetildi.
Kendini arayan yalnız bir kadını canlandırdığı klibinin imaj çalışmasıyla ilgili konuşan Ünlü Sanatçı Esma Er, “Farklı bir yoruma farklı bir klip gerekirdi. Neden bizim de bir Targaryen’imiz olmasın diye yola çıktık ve Esma Targaryen oldum. Tarkan’ın şarkısına böyle bir klip yakışırdı” dedi.

 

ABD Türkiye ilişkileri bozulabilir mi? BM ve Kıbrıs’ta çözüm

0

ABD Türkiye ilişkileri bozulabilir mi?
ABD Başkanı Joe Biden’ın NATO Liderler Zirvesi kapsamında bulunduğu Madrid’de “(Türkiye’ye) F-16 uçaklarını satmalıyız ve aynı zamanda uçakları modernize etmeliyiz. Bunu yapmamak bizim çıkarımıza değil.” şeklindeki açıklamaları, ABD’deki Türkiye karşıtı lobileri harekete geçirdi. Bu lobiler, ABD Kongresinde yer alan 35 milletvekilinin imzaladığı bir yazı ile Başkan Biden’a “Türkiye’ye F-16 satmayın” mesajı, arkasından da Biden’a Türkiye’yi kötüleyen skandal bir mektup gönderdiler. Lobilerin Türk karşıtı hamleleri bizi şaşırtmıyor ancak meydanı bu dezenformasyon ustalarına bırakmak da doğru değil.
Şimdi gelelim ABD bu lobilerin etkisinde kalır mı konusuna; ABD’nin Balkanlar, Adalar Denizi, Doğu Akdeniz, Orta Doğu, Hazar Bölgesi, Kafkaslar ve Karadeniz Bölgesi ile ilgili stratejileri, Türkiye üzerine kurulu. Başrolde Türkiye bulunmakta. Başkan Biden’in ve Pentagon’un bu kışkırtmalara kapılmalarının ABD’nin bölgesel çıkarlarına zarar vereceği kesin. Yunanistan siyasi akla göre artık ABD için eskisi kadar önemli bir ülke değil. Yunan lobisinin çığırtkanlığı gerçekte bir düş kırıklığının gözyaşları.
Bana göre, Türkiye’nin Adalar Denizi’nde organize ettiği EFES-2022 askeri tatbikatına ABD’ye ilaveten 37 farklı ülkenin katılması Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak ne denli önemli bir konumda olduğunu ortaya koyuyor. Orta Doğu’da bir dönem ABD’nin müttefiki konumuna yükseltilen Türkiye karşıtı örgütlerin, başarısızlıkları ile bu konumlarını süreç içinde kaybetmeleri ve 2022 yılına damgasını vuran Ukrayna-Rusya savaşıyla, dünyada gıda ve enerji krizinin ortaya çıkması gibi gelişmeler, -bölgesel barışın tesisi ile komşu ülkelere tahıl ve enerji aktarımı konusunda- Türkiye’nin bölgesel değerini ciddi olarak ortaya koydu. Ki, ABD Savunma Bakanlığı’nın Türkiye’nin F-16 filosunun modernize edilmesine destek çıkması ABD’nin bölgesel çıkarlarının Türkiye ile ne denli bağlantılı olduğunun göstergesi.
Tüm bu realitelere karşın ABD Başkanı Biden, ABD Kongresini ikna edemez ve Türkiye’ye yeni F-16 satışı gerçekleşemez ise Batı bloku içinde merkez kaymasının oluşmaya başlaması kaçınılmaz. ABD’nin, lobilerin çığırtkanlığı sonucunda İncirlik hava ve elektronik dinleme üssünü, Kürecik Hava Savunma sistemini, Sinop bölgesel dinleme tesislerini ve özellikle Türkiye’yi müttefik olarak kaybetmesinin, kendisi için -bölgesel olarak- büyük oranda güç kaybına yol açacağı açık.
Merkez kaymasından kasıt, ABD’nin doğudaki yönetim erkini başka ülkelere teslim etmesi. Bu kayma, Türkiye ile İngiltere arasındaki askeri ve ekonomik ilişkilerin gelişmesi olarak ortaya çıkabilir mesela… Batı blokunun ABD odaklı merkezi, doğu istikametinde Avrupa’ya doğru kaymaya başlayabilir. En önemlisi de Ankara’nın Washington’a bir katre kalan güveni iyice yok olabilir. Yani, ABD’nin artık zayıflamaya başlamış olan Balkanlar, Doğu Akdeniz, Orta Doğu ve Kafkaslar’daki etkisi, bölgesel güç olan Türkiye ile bozuşması ile kopma noktasına gelecek.
Özetle ABD artık tarafını seçmek zorunda. İşi düştüğünde “müttefikiz dostum!” diyerek bir parmak bal çaldığı Türkiye mi? Yoksa günümüzde artık bölgesel önemini kaybetmiş Yunanistan, Kıbrıs Rum Yönetimi ve Ermenistan gibi zayıf ve önemsiz ülkeler mi? Sadece lobicilikten beslenen bu dezenformasyon ustalarından etkilenmesinin, ABD’nin aleyhine olacağı önemli bir gerçek olarak ortada dururken, Biden ve tayfasının aklıselim hareket etmesi gerekecek.
BM ve Kıbrıs’ta çözüm
Guterres’in Kıbrıs’taki BM Barış Gücünün görev süresinin uzatılmasına ilişkin taraflara gönderdiği rapor taslağının içeriği, kullanılan dil ve yaklaşım, geçmişteki Rum ve Yunan yanlısı raporlara pek benzemiyor.
Bu defa raporda Kıbrıs konusunda geçmişte alınan kararlarla ve BM’nin ortaya koyduğu parametrelerle pek bir bağlantı yok. Geçmişte Kıbrıs sorununun üzerinde mutabık kalınan çözüm zemininden de hiç söz edilmiyor. Yani iki kesimli ve iki toplumlu Federasyona hiç değinilmemiş.
2017 yılında Crans Montana’da Rum lider Anastasiadis’in maksimalist istekleri nedeni ile çöken müzakereler bir türlü başlayamadı. BM Genel Sekreteri Guterres ise müzakereleri nasıl yeniden başlatacağının yolunu bulamamış gibi. Sanki 1977 yılında “Federasyon” hedefi ile başlayan müzakerelerin artık sonuç vermeyeceği gerçeğini, BM Genel Sekreterliği de anlamış. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin desteklediği “Kıbrıs’ta egemen eşitliğe dayalı ve iki devletli bir çözüm” kabul görmeye başlamış durumda.
Yeni olan gelişme ise, NATO’da İsveç ve Finlandiya’nın katılımı ile ilgili görüşmeler sürerken, perdelerin arkasında Türkiye’nin KKTC’nin NATO ülkeleri tarafından kabul edilmesi talebinin de görüşülüyor olması.
Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının, Türkiye’nin AB üyeliği ve AB ile ilişkileri konusunda her fırsatta “veto yetkilerini kullanmaları”, Türkiye’nin de NATO içinde “veto yetkisini” kullanmasını olağan ve kabul edilebilir hale getirmiş olması da yeni bir gelişme. İşin ilginç yanı 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 3. garantörü İngiltere’nin de bu konuya olumlu bakması.
BM Genel Sekreterinin İyi Niyet Misyonu’na ve UNFICYP’in görev süresinin yenilenmesine ilişkin gayrı resmi olarak yayınlanan rapor 18 Temmuz’da istişare edilecek, Temmuz sonunda da yayınlanacak.
Yukarıda söylediğim gibi, Kıbrıs Rum tarafı müzakereleri 2017 yılında Crans Montana’da maksimalist isteklerle çıkmaza sokmuştu. Şimdide her zamanki gibi Kıbrıs Rum tarafı rapor taslağına itiraz edecek, içeriğinin değişmesi ve Türkiye’nin suçlanması için elden geleni yapacak ve rapor kendi isteklerine yakın çıkacak. Türk tarafı da raporu kabul etmeyecek.
Zaten Kıbrıs sorununun yıllardır çözülememesinin nedeni de tam olarak budur: Kıbrıslı Rumların çözüm istememesi, her imkanı kullanarak çözüme mani olmaları, adanın sahibi olduklarına, Kıbrıs Türklerinin azınlık olduğuna inanmaları ve Enosis ütopyaları. Anlayacağınız gerek KKTC’de, gerekse Güney Kıbrıs’ta kim başa gelirse gelsin, Rumların bu kafasıyla bir anlaşma olması mümkün değil.

error: Content is protected !!