Çarşamba, Nisan 8, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 237

Ardeşen Kaymakamı İlyas Memiş;”Fırtına Vadisi Vali Recep Yazıcıoğlu Kano ve Rafting Spor Turizmi Projesi”

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Rize-Ardeşen Kaymakamı İlyas Memiş’in “Ardeşen Fırtına Vadisi Vali Recep Yazıcıoğlu Kano ve Rafting Spor Turizmi Projesi” ile ilgili olarak yaptığı açıklama şöyledir;

  Yararlanıcı: Ardeşen Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Proje Ortağı: Ardeşen Belediye Başkanlığı, İlçe Özel İdare Müdürlüğü, Ardeşen Gençlik ve Spor Müdürlüğü

Bütçe: 902.551,32 TL Destek Miktarı: 600.000,00 TL Proje Süresi:12 ay Proje Yürütme Birimi: Proje Koordinatörü: Sultan Rauf Oğuz, Proje Yöneticisi: Sevilay Buçan Proje Asistanı: Filiz Biber Teknik Danışman Çevre Mühendisi: Mine Akkoyun Balcı

Proje Ortağı : İlçe Özel İdare Müdürü Dursun Yaşaroğlu. 

  Genel Amaç: Bölgemizde sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda ve doğa ve kültür mirasını koruyarak alternatif turizm modelleri oluşturmak, turizm alt yapısını geliştirmek ve çeşitlendirmek.

  Özel Amaç: Fırtına Vadisini akarsu turizmi ile bütünleştirerek markalaştırmak, bu sayede ilçemizden başlayarak bölge boyutunda gelen turist sayısını, ortalama kalış süresini artırarak akarsu turizmi için cazibe merkezi haline getirmek, dezavantajlı gruplara da akarsu turizm faaliyetlerine katılım sağlanmasına imkân tanımak amaçlanmaktadır.

  Projemiz kapsamında nihai faydalanıcılar olarak başta Ardeşen’e daha sonra İlimize bölgeye gelen turistler, Ardeşen’de yaşan insanlar, üniversite öğrencileri, ilkokul ve lise öğrencileri, festivale katılan kişiler, kano ve rafting sporcuları, yetiştirilecek olan rehberler yer almaktadır. Projemizde beklenen sonuçlar; Fırtına Deresi kenarında, Çamlıhemşin ve Ayder yolu ve Rize-Hopa güzergâhına yakın uygun bir alanda çevre dostu peyzaj ve tasarım ile yerli ve yabancı turistlerin ziyaret edip vakit geçirebileceği uluslar arası standartlarda bir parkurun oluşturulması. Parkur çevresinin peyzaj çalışmaları ile festival ve diğer sosyal aktiviteler için uygun hale getirilmesi. Fırtına ve İlçemiz akarsu turizmi konusunda bir marka olması, başta ilçemiz olmak üzere il ve bölge boyutunda turistlerin konaklama ve kalma sürelerinin artması, İlçe akarsu turizm faaliyetleri üzerine dünyada tanınır olması. Bölge, İl ve ilçemizin akarsu turizmi konusunda tanıtımı yapılmıştır ve Fon sağlayan kurumlar tanıtılması. Şeklinde sonuçlar beklenmektedir.

 
                           
                                        Ardeşen Kaymakamı İlyas Memiş
 
  Kano ve rafting 1998 yılında bölgemizde turizmi geliştirmek adına zamanın Belediye Başkanı Sn. İmdat Sütlüoğlu (22. Dönem Çevre Bakanı) ve Rahmetli Sn. Vali Recep Yazıcıoğlu önderliğinde başlatılmış ve sürdürülmüştür. Bölge halkımız bu iki önemli devlet büyüğünü çok sevmekte, saygı duymakta ve değer vermektedir. Bizde projemizi hazırlarken minnetimizi göstermek ve zamanında başlatılan çalışmaların unutulmadığını boşa gitmediğini ve geliştirildiğini ifade etmek için projemize adını verdik. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı vizyon, amaç ve strateji doğrultursunda turizm sektörü, Bölge kalkınmasında öncelikli olarak belirlenmiştir. Programının amaçları; Bölge’de turizmin çeşitlendirilmesi, alternatif turizm modellerinin ve sürdürülebilir turizm altyapısının ortaya çıkarılması, etkin tanıtım politikalarıyla bölgenin ve bölgedeki illerin markalaştırılması, bölgeye gelen turist sayısını ve ortalama kalış süresini artırarak bölgenin turistik cazibe merkezi haline getirilmesine katkıda bulunacak küçük ölçekli altyapı faaliyetlerinin desteklenmesidir.
   İlimiz ve İlçemiz incelendiğinde; Turizm sektörü İlimiz geneli ve İlçemiz dikkate alındığında tarım sektörü göz ardı edildiğinde geliştirilebilecek tek sektör olarak göze çarpmaktadır. Tarımın kıyı olan yerleşimi olduğundan gelişme ve büyüme şansı yoktur. Fırtına Deresi ve İlçemiz geneli dikkate alındığında akarsu turizmi için oldukça önemli bir potansiyele sahip olduğu Kültür ve Turizm Bakanlığı, DOKA Turizm Master Planı ve DOKA Kalkınma Planı belgelerinde ifade edilmektedir. İlimize gene turist sayısının nerede ise tamamını Ayder, Çamlıhemşin ve Rize merkezinde konaklamakta, tur güzergâhları incelendiğinde yine bu ilçelerin oldukça büyük bir paya sahip oldukları anlaşılır. Bu yerleşim merkezlerine olan yakınlığı ilçemizde alternatif turizm faaliyetleri için avantaj sağlamaktadır. Akarsu turizmine yönelik olarak yapmayı düşündüğümüz proje ile önce İlçemiz ve sonra ilimizde sürdürülebilir, doğa ve kültür mirasını koruyan bu alternatif turizm modeli ile turizm alt yapısı gelişecek ve çeşitlenecek ve ilçemizin adının da oluşmasında rol sahibi olan Fırtına Deresi akarsu turizmi ile bütünleşecek ve markalaşacak, İlçemizden başlayarak bölge boyutunda gelen turist sayısı, ortalama kalış süresi ve turizm tesislerinde doluluk oranı da artacaktır. Fırtına Deresi kenarında, Rize Hopa anayoluna 500 m uzaklıkta olan sanayi mevkiinde (ilçe merkezi), Çamlıhemşin karayolunun 1. km sinde çevre dostu peyzaj ve tasarımlar ile her mevsim yerli ve yabancı turistlerin uğrayabilecekleri ve güzel zaman geçirecekleri kontrollü bir parkur yapılacaktır. Parkurun kontrollü olması ve sahip olacağı sosyal tesisler, güvenlik ve rehberlik hizmeti ile turist sayısının diğer aylara göre daha az olduğu aylarda da ziyaretçi sayısının artacağı düşünülmektedir.

  Parkur çevre düzenlemesi yapılacak ve Bu yıl 5. yapılması planlanan Uluslar arası Fırtına Rafting Festivali için daha uygun, geniş ve altyapısı müsait bir alan oluşturulacaktır. Festival özellikle ilçemizin, ilimizin ve bölgemizin ulusal ve uluslar arası boyutta tanıtımında önemli bir rol oynayacaktır. Dezavantajlı grupların da ihtiyaçları dikkate alınmıştır. Bu potansiyel turist sayısında artışı sağlayacak ve tesisin tanıtımını ve ulusal ve/veya uluslar arası parkurlar göre standardını ve kullanılırlığını artıracaktır. Çevre düzenlemesinde ilçemize ait semboller de kullanılacaktır. Bölge boyutunda akarsu turizmi ve alternatif turizm alan ve bölgelerinin de tanıtımının yapıldığı bir turizm bilgi noktası oluşturulacaktır. Akarsu turizmi hakkında ve parkur kullanma öncesi yapılması gereken bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirilecektir. Ayrıca bu noktada ilçemiz el sanatları, tarımsal ürünleri de sergilenecektir. Alternatif turizm çeşitlerinin doğası gereği altyapı yatırımları bu turizm alt sektöründe gelişen talepler sonrası gerçekleşmektedir.

  Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı dokümanlarına göre alternatif turizm de ülkemizde yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir Ege ve Akdeniz sahillerinde yer alan 5 yıldızlı tesislerin her şey dahil uygulamalarından uzak, çevre ile daha fazla ilişki içinde olan özellikle yöre halkı ve turistler arasında, “deniz, güneş ve kum” turizmine göre daha sıcak ve yakın ilişkiler kurulmasını sağlamaktadır. Bu durumda tanıtım, cazibe merkezi olma, markalaşma, konaklama süresinde artış ve bölge gelişimi için önem arz etmektedir. Diğer tarafta Akarsu turizmi İlçemiz çevresinde yer alan diğer yerleşim birimlerinde gelişen veya gelişmiş turizm çeşitlerine bir rakip oluşturmamaktadır. Hatta diğer yerleşim birimlerinde yer alan turizm çeşitlerini desteklemekte ve parkur ve alan kullanım altyapısı ile diğer yerleşim birimleri güzergâhı üzerinde bir dinlenme, mola veya ziyaret noktası olma özelliğine de sahip olacaktır.

   Projenin, Programın hedefleri ve öncelikleri ile ilgisi Projemiz ile önce İlçemiz ve sonra ilimizde sürdürülebilirlik ve doğa ve kültür mirasını koruyarak alternatif turizm modeli ile turizmi alt yapısını geliştirmek ve çeşitlendirmek, ilçemizi akarsu turizmi ile bütünleştirerek markalaştırmak ve ulus ve uluslar arası boyutta tanıtımın sağlamak, bölgemizde alternatif turizm bileşenlerinden akarsu turizmi altyapısını geliştirmek bu sayede ilçemizden başlayarak bölge boyutunda gelen turist sayısını, ortalama kalış süresini artırarak akarsu turizmi için cazibe merkezi haline getirmek amaçlanmaktadır. Turizm sektörünün geliştirmek ve kalkınmada öncelikli duruma getirmek Ajans vizyonu, amaçları ve stratejilerinin biridir. Program bölgede turizmi çeşitlendirmeyi amaçlamaktadır. Projemiz ile bölgede yer alan ve gelişmekte olan bir turizm sektörü olan akarsu turizmi geliştirilmesi hedeflenmektedir. Projemiz ile yörede mevcut olmayan bir alternatif turizm modeli geliştirilmek istenmektedir. Bu modelde; kontrollü bir parkur kurulacak ve yılın her mevsimi akarsu faaliyetleri gerçekleştirilebilecektir. Ayrıca parkur ve çevre düzenlemesi çevre ve doğa peyzajına uygun olacak ve dezavantajlı grupların kullanıma uygun olacaktır.

  Ayrıca projemiz kapsamında ziyaretçilerimizin ihtiyaç duyacakları tüm sosyal yapıların yanında festival faaliyetlerine uygun altyapı da sağlanacaktır tanıtım faaliyetleri içinde bir tanıtım noktası yapılacaktır. Projemiz ile aynı bölgede, duraklama, tanıtım, festival gibi kültürel faaliyetlere de uygun olacağından bütüncül bir turizm modeli olacaktır. Bölgemiz alternatif turizm olanakları açısından büyük potansiyele sahiptir. Proje alanımıza ilçemizde yapılan uluslar arası rafting festivali taşınacak ve her yıl festival bu alanda yapılarak ulusal ve uluslar arası boyutta ilçemizden başlayarak bölge boyutunda etkin tanıtım politikaları kullanılarak özellikle akarsu turizmi konusunda ile tanıtım gerçekleştirilecektir. Projemiz ile ilçemiz başta olmak üzere merkez ilçe, Ayder ve Çamlıhemşin de konaklama, gelen turist sayısında artış sağlanacaktır. Bu yerleşkelerde yer alan turizm faaliyetlerini de çeşitlendirme ve tur ve yolculuk güzergâhında belirli bir süre geçirilmesini projemiz sağlayacaktır. İlçemiz Fırtına Deresi ile anılmakta ve bütünleştir. İlçemiz için akarsu turizminin geliştirilmesi komşu yerleşim birimleri ile rekabet yaratmayacaktır. Fırtına Vadisi, Ayder, Çamlıhemşin turizm çeşitleri ile bütünlük sağlayacak ve cazibe merkezi oluşturacaktır. Fırtına Deresi ve Uluslar arası festivalimiz ile ilçemiz akarsu turizmi açısından belirli bir noktaya gelmektedir. Projemiz ile gereken alt yapı tamamlanacak ve ilimiz alternatif turizm bölgesi haline gelirken Fırtına Deresi bir akarsu turizmi markası haline gelecektir.

  Kapsanan bölgede belirlenen ihtiyaç ve sorunların tanımlanması. İlçemizin Ardeşen adını alması da rivayetlere göre Fırtına Deresi ile ilgilidir. İlçemizin yüzölçümü 743 km²’dir. Akarsuların denizle birleştiği dar vadi ağızları dışında ova olarak adlandırılabilecek düzlükler yoktur. Ilıman iklim kuşağında yer alır ve dört mevsim ılıman ve yağışlı olan iklimi sub tropiktir. Yıllık ortalama sıcaklık 14,5C’dir. İlçe arazisinin %10,55’ini tarım alanları olup tarımsal faaliyetler oldukça kısıtlıdır (Kaynak:Ardeşen Kaymakamlığı). 2004 yılında İlçemiz, sosyo ekonomik gelişmişlik sıralaması 872 ilçe arasında 134. sırada yer almaktaydı. Aynı çalışmada 2000 yılı nüfusu 58.499; ilçe sırası 231, 2009 yılı adrese dayalı nüfus bilgilerine ise nüfus 27.330 kişi şehirde ve 12.087 kişi köyde olmak üzere toplam 39.417 kişidir (Kaynak: www.yerelnet.org.tr). Şehirleşme oranı (%) 77,59; ilçe sırası 45, nüfus yoğunluğu 93; ilçe sırası 214, nüfus bağımlılık oranı (%) 50,40; ilçe sırası 685, ortalama hanehalkı büyüklüğü 6,30; ilçe sırası 167, tarım sektöründe çalışanlar oranı (%) 47,77; ilçe sırası 749, tarımsal üretimin ülke içindeki payı (%) 0,00649; ilçe sırası 818, sanayi sektöründe çalışanlar oranı (%) 11,65; ilçe sırası 120, hizmetler sektöründe çalışanlar oranı (%) 40,58; ilçe sırası 113 ve işsizlik oranı (%) 21,95; ilçe sırası 6’dır (Kaynak: İlçelerin Sosyo Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması çalışması-DPT). Tarımsal üretimin düşük olması, gurbetçiliğin İlçemiz ekonomisi içinde önemli bir yer tutması sonucunu doğurmuştur.

 

                            
                             Ardeşen Fırtına Vadisi Vali Recep Yazıcıoğlu Kano
                             ve Rafting Spor Turizmi Projesini hazırlayan ekip
 
  İlçemizde göç olgusu 1. Dünya Savaşı öncesine kadar gitmektedir. 1920’li yıllarda çay üretme çalışmaları başlamıştır. İlçemizde 2’si ÇayKur’a ait olmak üzere 13 adet çay fabrikası bulunmaktadır. Çay fiyatındaki dalgalanmalar ve ekonomik sıkıntılardan dolayı İlçe halkı ilçe dışına çıkmaya devam etmektedir (Kaynak: Ardeşen Kaymakamlığı). İlçemiz Rize şehir merkezine 39 km mesafede, doğusunda Fındıklı (16 km), batısında Pazar (5 km), güneyinde Çamlıhemşin (24 km), Ayder (48 km) mesafededir. Rize-Pazar-Ardeşen-Fındıklı hattı 3 şeritli bölünmüş yol ile ulaşım sağlanmakta ve Çamlıhemşin ve Ayder yolu ise asfalt gidiş geliş toplam 3 şerit ile sağlanmaktadır. İlçemizde ekonomik yapıyı iyileştirmek için turizm faaliyetlerine yönelik altyapı çalışmaları yapılması gerekmektedir. İlçemizde tarihi eser olarak cami, kilise, kemer köprü ve ev örnekleri ve Seslikaya Köyü’nde bulunan Süleyman Dede (Efendi) Türbesi (1890) önemli tarihi eserlerdendir (Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı). Bu eserlerin sayısı az ve geleneksel turizm açısında fazla öne çıkmamaktadır. İlçemiz son zamanlarda yayla ve akarsu turizmi ile ön plana çıkmaya çalışmakta olup ancak tanıtım, markalaşma ve alt yapı yetersizdir. Kültür ve Turizm Bakanlığı envanterine göre uygun akarsu turizm alanları içinde özellikle rafting alanı olarak 8 yer belirlenmiştir. Fırtına Deresi de listede yer alır. Fırtına Deresi 57 km uzunluğunda ve İlçe merkezime 2 km’de denize ulaşır.. Çay bahçeleri içerisinden geçen, üzerindeki kemer köprülerle süslüdür. Akarsu turizmi için geliştirilmesi ve markalaştırılması gerekmektedir.

   Fırtına Vadisi yine komşu ilçeler ile ilçemiz sınırları içinde olup; WWF tarafından Avrupa’da acil korunması gereken 100 ormandan biri ilan edilmiştir. Fırtına Vadisi’nin büyük bölümünü (43.366 ha) Milli Park statüsündedir. Fırtına Vadisi, Kaçkar Dağları ile birlikte 537 odunsu bitki, 136 kuş, 30 memeli, 21 sürüngen ve 116 endemik bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır. Bu bölge, Türkiye’nin 122 önemli bitki alanından biri, hem de süzülen yırtıcı kuşların göç yolu üzerinde önemli kuş alanıdır. Jeolojinin, topografyanın ve iklimin çeşitlendirdiği, ormandan alpin çayırlara Bölgeye özgü zengin tür çeşitliliğine sahip habitatlar; nadir, endemik ve Bern Sözleşmesi’ne göre Avrupa ve küresel ölçekte tehdit altındaki türleri barındırır. Prof. Dr. Adil Güner ve Prof. Dr. Mecit Vural, Doğu Karadeniz Bölgesi için yaptıkları flora çalışmasıyla, Fırtına Vadisi’nin Rize İli bitki taksonu sayısının yarısından fazlasını barındırdığını tespit etmiş, Kaçkar Dağları Doğu Karadeniz’deki endemik taksonların %30’una tek başına ev sahipliği yapar (Kaynak: Rize Valiliği). Kuş gözlemciliği ve foto safari için oldukça uygundur ve cazibe merkezi haline getirilmelidir. Alternatif turizm hareketleri zaman içinde kendiliğinde oluşan ancak belirli bir zaman sonra planlı olarak geliştirilmesi gereken bir turizm çeşididir. Bölgemizde özellikle turizmin çeşitlendirilmesi ve alternatif modellerin geliştirilmesi için bir proje ihtiyaç duyulmaktadır. Sürdürülebilir turizm alt yapısının oluşturulması açısından önem arz etmektedir. Ayder Bölgesi “Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi” ilan edilmiş termal kaplıcası ve özellikle heliski kayak sporu ile yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelmiştir.

  Treking, jeep safari, foto safari, kampçılık, dağcılık gibi birçok turizm aktivitesi için uygundur. Çamlıhemşin ilçesi ve Ayder Yaylası yolu Doğu Karadeniz yoluna İlçemiz üzerinden bağlanmaktadır. İlçemiz bu bölgelere gelen yerli ve yabancı turistler için bir uğrak noktası olma potansiyeline sahiptir. Aynı zamanda İlçemiz Rize-Artvin yolu üzerinde yer almasına karşın bu güzergah üzerinde de bir uğrak veya ziyaret noktası özelliği taşımamaktadır. Çamlıhemşinde 10 adet –İlde yer alan parkurların tamamı-Yürüyüş Parkurları mevcuttur. İlimizde mevcut turizm faaliyetleri temel olarak merkez ve ilçelere günübirlik gezi tur güzergâhlarından ibarettir (Kaynak: İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü) 2010 yılında İlimizi ziyaret eden kişi 575.581’dir. 2003-2010 yılları ortalama artış % 12’dir. 2009 yılı ile kıyaslandığında artış %4’tür. 2010 yılında Rize’ye gelen turistlerin %5 i ilçemizde kalmıştır. Aynı oran Ayder için yaklaşık %30 Merkez için %50 civarındadır. İlimizde ortalama kalış süresi yabancılar için 1,7 ve yerli turistler için 1,3 gündür. Bu rakamlar sırası ile Bölgemizde; 2,1 ve 1,3 tür. Bakanlık Belgeli Konaklama Tesisi Doluluk oranı ilimizde 16,14 iken Bölge genelinde %23,28’dir. 2010 yılında ilimizde yer alan tur güzergahları sayısı 213’tür (Fırtına deresi: 10, İlçemiz:2). Ayder için 26 ve Çamlıhemşin için ise 12’dir (Kaynak: Rize Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ve DOKA Master Planı).

  İlçemiz özellikle Ayder, Çamlıhemşin gibi turistik bölgeler için geçiş durumunda olup, ilçemizde konaklama veya geceleme oldukça düşüktür. Turizm ilimiz ve bölgemizde olduğu gibi ilçemizde de belli dönemler (mayıs-eylül) arasına sıkışmıştır. İlçemizin alternatif turizm modellerinin geliştirilmesi için uygundur. Ancak İlçemiz ve çevresi doğal kaynaklar açısından dünya çapında bilinmesine karşın gereken ilgiyi ve ziyaretçi sayısını çekememe nedeni altyapı, tanıtım, cazibe merkezi oluşturamamasıdır. Uzun vadede Doğu Karadeniz turizminin bir gelişte tüm bölgeyi gezip görmeye dayalı tur turizmi yanında alternatif turizm ağırlıklı olarak gelişeceği kesindir. Bu nedenle altyapının geliştirilmesi ve etkin tanıtımların yapılması ve bölgenin markalaştırılması gerekmektedir. (Kaynak: DOKA Master Planı). İlçemizde festivaller ve şenlikler yapılmaktadır. Bu şenlikler içinde bu yıl beşincisi düzenlenecek olan Uluslar arası Fırtına Rafting Şenliğine ülke ve ülke dışından her yıl yaklaşık olarak 2000-3000 kişi katılmaktadır.

  Doğa ve su sporları ile ilgilenen kişiler ve yöre halkımızın katılımı ile şenlik yapılmaktadır. Şenlik dere kıyısında iptidai koşullarda yapılmaktadır. 4. şenlikte dünyada ve Avrupa’da bir ilk olan “rafting botuyla orienteering” yarışı da yapılmıştır. Şenlik boyunca vatandaşlara ücretsiz rafting heyecanı yaşatılmış, dünyanın çeşitli yerlerinden ve Türkiye’de çeşitli bölgelerinden gelen kulüp, takım ve sporcuların katılımı da gerçekleşmiştir. Yeni ve daha modern ve sosyal tesislere sahip bir şenlik alanına ihtiyaç duyulmaktadır. Yurt içinden ve yurt dışından gelen konuklarımızın sayısının artması ilçe, il ve bölge ve bölge akarsu turizmi potansiyelinin tanıtımı açısından da önem arz etmektedir. Projemiz ile ilçemizde oluşturacağımız ve projemize konu olan akarsu turizmi konusu komşu ilçeler ve il merkezi sınırlarında rekabet içine girmeyecek ve bu yerler de destekleyecektir. Bu durumda ilçemiz ile bütünleşen Fırtına Deresi bir marka olacaktır. Ayrıca ilçemizde özellikle gençler için eğlenceli zaman geçirecekleri bir yer bulunmamaktadır.Yukarıda anlatılmaya çalışılan yöre sorunların çözülmesine yönelik olarak proje sahibi ve ortakları kendi imkânları ve başka fon kaynaklarına veya sponsorluk çalışmaları dâhil yörenin gelişmesi için çaba sarf etmektedir. Ancak bütçe kısıtları yörenin sosyo ekonomik yapısının beklenen düzeye çıkarılmasında en öneli kısıttır.

  Hedef grubun(ların) ve Nihai Yararlanıcıların tanımı ve tahmini sayıları Hedef Grup Ardeşen KHGB, Belediyesi, İlçe Özel İdaresi, Kano Federasyonu, Ardeşen Spor Kulübü, Doğu Karadeniz Doğa Sporları Kulübüdür. Hedef grup içinde yer Federasyon haricinde diğerleri yereldir. İştirakçi olan STK’lar ise bölge tanıtımı, sporun ve sporcuların gelişimi konularında gönüllü faaliyetler yürütürler, Uluslar arası Ardeşen Rafting Festivali bu çalışmalara en güzel örnektir. Bu STK’lar ilçemizde kamu kurum ve kuruluşları ile koordineli ve beraber çalışmalar yürüterek tüzüklerinde belirtilen faaliyetleri geliştirerek daha fazla yöre insanına hizmet etmeye çalışmaktadırlar. Federasyonun görevleri arasında sporu tanıtmak, geliştirmek, sporcu sayısını artırmak ve uygun tesislerin kurulmasına destek olmak yer almaktadır. Nihai yararlanıcılar DOKA Master Planına göre dünya turizm ziyaret amaçlarının %51’ini eğlence, dinlenme ve tatil amacı olduğu bildirilmektedir. Bu durumda ilçemize potansiyel olarak 14.677 ilçemize, ilimize 293.546 ve bölgemize gelen 1.938.567 kişi nihai faydalanıcı durumundadır. Her yıl festivale toplam yaklaşık 2000-3000 kişi katılmaktadır. Her yıl en az 20 gencimiz rehberlik eğitimini ücretsiz alacaktır. 2009 yılı istatistiklerine göre 3210 sporcu, 2009 yılı Adrese Dayalı nüfus sayım sonuçlarına göre ilçemizin nüfusu 39.417 olup, şehir Merkezinin nüfusu 27.330, Belde ve köylerin nüfusu ise 12.087 kişidir. Rize Üniversitesi Ardeşen Yüksek Okulunda öğrenim gören yaklaşık 500 öğrenci.

   Bu hedef grubun(ların) seçilme nedenleri ve bu grupların ihtiyaçlarının ve sorunlarının tanımlanması. Bu proje, hedef grubun(ların) ve Nihai Yararlanıcıların ihtiyaçlarına nasıl cevap verecek? Hedef gruplar içinde kamu kurum ve kuruluşları ve 2 yerel ve ulusal boyutta 1 STK yer almaktadır. Hedef grup olarak seçilmelerinin nedeni hepsinin konu ile ilgili yapıları ve proje mantığı çerçevesinde yapılan sorun analizlerinde doğrudan özelikle yöre ihtiyacı olan projenin birer parçası ve yöremizde aşılmaya çalışılan sorunun çözümünde katkıda bulanacak olmasıdır. Yerel olarak hedef grup içinde yer alanların ana ihtiyacı üst ve özellikle altyapı yatırımlarına fon kaynağı bulmaktır. Kamu kurum ve kuruluşları ve Belediyemiz diğer yerel yönetimler gibi yatırımlarını tamamlamak için bütçeye ihtiyaç duymakta ancak yetersiz fon kaynaklarından dolayı yatırımların tamamlanma süreleri gecikmekte ve bu durumda yatırım ile oluşacak sosyo ekonomik katma değerin oluşmasını da engellemektedir.

   Yerel yönetimler artık ulusal bütçe ve iller bankasından transfer edilen kaynaklarını Ajans, Dünya Bankası, Avrupa Birliği vb fon sağlayan kurumlar tarafından sağlanan eş finansman ile birleştirerek yörelerinde olması gereken gelişmeyi bütçe kısıtlarına rağmen gerçekleştirmeye çalışmaktadır. STK’larında yerel yönetimler ile ihtiyaçları aynıdır. Proje ile hedef grup içinde yer alan tüzel kişilikler yöremizde ulaşmaya çalıştıkları sosyo ekonomik gelişmişliği daha kısa sürede sağlayacaklardır. Ulusal STK’nın da ihtiyacı spor konunu tanıtımı ve geliştirilmesidir. Bu tip bir altyapı ile ulusal STK’da proje ile yerel ulusal ve bölgesel olarak spor kolunu tanıtacak ve geliştirecektir. Hedef grup içinde yer alan turistler bölge genelinde mevcut olmayan bir parkuru ziyaret ederek hoş ve güzel vakit geçirecekler ve ilçe il ve bölge boyutunda da akarsu turizmi hakkında bilgi sahibi olacaklar. Yöre halkı sosyal tesisleri de bulunan bu tip bir parkurda ve alanda özellikle festival zamanı hoş zaman geçirecektir. Üniversite öğrencileri okul dışı zamanlarında ilçemizde zaman geçirecekleri ve spor da yapabilecekleri bir yere sahip olacaklardır. Parkurda rehberlik eğitimleri de ilçemizde cinsiyet ayrımı yapmadan gençler arasından seçilen öğrencilere verilecektir. Bu sayede ileriki zamanda bir iş imkânları da oluşmuş olacaktır.”

Artvin-Hopa Kaymakamı Abdullah Akdaş: Minübüs ve (T) serisi taksi şoförleri takım elbise giyecekler ve kravat takacaklar”

0

Haber: İlker ÇAKAN

   Artvin-Hopa Kaymakamı ve Sarp Sınır Kapısı Mülki İdare Amiri Abdullah Akdaş’ın, Hopa ilçesinde ticari  amaçlı (M) serisi minübüs ve (T) serisi taksi şoförlerine  takım elbise giyme ve kravat takma zorunluluğu getiren  “Şoförlerin Kılık ve Kıyafetlerini” düzenleyen

konuyla ilgili 27.12.2011 tarih ve 2011/03 sayılı genelgesi şöyledir;

  “İlçemiz Rize, Trabzon, Ardahan, Erzurum İllerini ve Gürcistan devletini birbirine bağlayan uluslar arası karayolunun üzerinde bir kavşak durumunda olup,  ilçemizi çok sayıda yerli ve yabancı turistler ziyaret etmektedirler. İlçemize daha çok turist gelebilmesi için, yolların daha güzel, insanlarımızın daha centilmen, ulaşım araçlarının gelişmiş ve temiz olması gerekmektedir.

  Bu nedenle; ilçemizde özel ve tüzel kişilerce ticari amaçla yolcu taşıma izni verilen (M) serisinden minibüsler ve (T) serisinden taksi şoförlerinin, siyah veya lacivert takım elbise, beyaz veya açık mavi gömlek giymeleri, kırmızı veya lacivert kravat takmaları ve bundan sonrada tek tip kıyafet ile görev yapmaları uygun görülmüştür.

  İş bu genelgenin ilgili taraflara duyurulması ve titizlikle uygulanması, mutad vasıtalarla ilanını, Kaymakamlık ilan panosuna asılmasına, Kaymakamlık internet sitesinde yayınlanmasına, konunun İlçe ve Belde Belediye Başkanlıklarınca, İlçe Jandarma Komutanlığı ve İlçe Emniyet Müdürlüğünce takip edilmesi hususunda; gereğini önemle arz ve rica ederim.”

Hopa Kaymakamı ve Sarp Sınır Kapısı Mülki İdare Amiri Abdullah Akdaş: “Yabancılar Kanunu değişikliği

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Artvin-Hopa Kaymakamı ve Sarp Sınır Kapısı Mülki İdare Amiri Abdullah Akdaş, Yabancılar Kanunu değişikliği ve yerli ve yabancı araçlarla ilgili Bakanlar Kurulu Kararının uygulanmaya başlanmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi;

  “Son dönemlerde hudut kapımızdaki uygulamalara ilişkin bazı yasalarda değişiklikler yapılmış, bu da sürdürülen hizmetlerin bazılarında yeni uygulamalar yapılmasını gerektirmiştir. Konu ile ilgili değiştirilen mevzuat ise aşağıda belirtilmiştir.

  31 Mayıs 2011 tarihinde imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gürcistan Hükümeti arasındaki 4 Nisan 1996 tarihli Vize Kolaylığı Anlaşmasına Yapılacak Olan Eklemeler ve Değişiklikler Hakkındaki Protokol”  10.10.2011 tarih ve 2011/2333 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak, 22.10.2011 tarih ve 28092 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

  Yabancılar Kanununda yapılan değişiklik kapsamında, İçişleri Bakanlığının 13.01.2012 tarih ve B.05.1.EGM.0.13.49570-49619-1040 Vize-5-(41923-1/15-14)-04 sayılı genelgesi ile ülkemizin vize alanındaki AB müktesebatına uyumu kapsamında yabancı ülke vatandaşları için 01.02.2012 tarihinden geçerli 180 gün içerisinde 90 gün kalış kuralı uygulamasının başlanacağı bildirilmiştir. Ülkede 90 gün kalan bir yabancı bu uygulama ile ülkede dışında da 90 gün kalması gerekecek. Bu tüm yabancılar için ülke genelinde uygulanacak bir uygulamadır. Bir seferde değilde parça parça zaman dilimi halende kalanlar için çıkış sırasında günleri toplanacaktır.

  Ayrıca, 2011/2595 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, 11.01.2012 tarihli 28170 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış,  “Hususi ve ticari olarak kayıt ve tescil ettirilmiş yerli ve yabancı plakalı minibüs ve kamyonetler için ayda en fazla 4 defa vergisiz olarak geçiş hakkı tanınacağı, 1 ay içerisinde 4 defadan fazla giriş yapan araçlardan her giriş için tüm depodan tek ve maktu vergi tahsil edileceği, uygulamanın 01.02.2012 tarihinde yürürlüğe gireceği” belirtilmiştir.

Sarp Gümrük Müdürü Osman Göllüce: “Türk gümrük idaresi artık dünya normlarına daha da yaklaşmıştır”

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Gümrük ve Ticaret Bakanlığı-Doğu Karadeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü-Sarp Gümrük Müdürlüğü, 2012 Dünya Gümrük Günü etkinliği çerçevesinde Sarp Gümrük sahası içinde bir program düzenledi. Düzenlenen bu etkinlik programına;  Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müşaviri Ömer Ersoy, Doğu Karadeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdür Yard. V. Mehmet Turgut, Hopa İlçe Emniyet Müdürü Engin Duru, Hopa İlçe Jandarma Komutanı Yzb. İshak Akbulut, Sarp Hudut Kapısı Emniyet Şube Müdürü Onur Karaburun, Kemalpaşa Belediye Başkanı Yalçın Emiralioğlu, Sarp Gümrük Müdürü  Osman Göllüce, Hopa Gümrük Müdürü Necati Kalkan, Gümrük Muhafaza Kaçakçılık İstihbarat Müdürü V. Cihan Çelik, Sarp Gümrük Bölge Muhafaza Amiri Zeki Özen, Gümrük Saymanlık Müdürü  Bilgehan Alım, Sarp Gümrük Müdür Yardımcısı V. Bilgen Oruç, Sarp Gümrük Müdür Yardımcısı Mustafa Yazıcı, Sarp GTİ Müdürü V. Mehmet Kazdal katıldı. Programda bir konuşma yapan Sarp Gümrük Müdürü Osman Göllüce şunları söyledi;

  “1 Ekim1994 tarihinden itibaren adını “Dünya Gümrük Örgütü” (World Customs Organization-WCD)olarak değiştiren “Gümrük İşbirliği Konseyi”  (Conseil de Cooperatıon Douaniere C.C.D) ilk toplantısını gerçekleştirdiği 26 Ocak 1953 tarihini esas alarak  26 Ocak gününü Dünya Gümrük Günü olarak ilan etmiştir. Gümrük Teşkilatı Başbakanlığa bağlı Müsteşarlık iken 8 Haziran 2011 tarihinde yayınlanan 640 sayılı   Kanun Hükmünde Kararname ile icracı bir bakanlık şekline dönüştürülmüştür. Teşkilatımızın  yeniden yapılanma içerisinde bulunduğu bu dönemde hem gümrük teşkilatında çalışan biz kamu görevlilerinin arasında bir yakınlaşma sağlamak hem de birlikte çalıştığımız kamu  kurum ve kuruluşları ve iş dünyasına  gümrüğü daha iyi anlatmak için bu günün bir vesile olduğunu düşünerek hepinize hoş geldiniz diyorum.

Hizmet kalitesini yükseltmeyi ve halkın memnuniyetini arttırmayı hedefledik

  Türk gümrük idaresi artık dünya normlarına daha da yaklaşmıştır. Bu gün mükellef ve idare arasında  güvene dayalı bir ortam oluşmaya başlamıştır. Biz de  gümrük idaresi olarak hizmetin yerine getirilmesinde halkın günlük yaşamını kolaylaştırmayı, ihtiyaçlarını en etkin ve verimli biçimde karşılamayı, hizmet kalitesini yükseltmeyi ve halkın memnuniyetini arttırmayı hedefledik.Bu çerçevede yasal ticarette etkin, hızlı ve çözüm odaklı, yasadışı ticarette ise güvenli, çevik ve müc adeleci bir hizmet anlayışı içerisinde çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

  Sarp Gümrük Müdürlüğü tarafından düzenlenen 2012 Dünya  Gümrük Günü etkinliğinde Hopa ve Kemalpaşa İlköğretim Okullarından gelen öğrencilere ikramlarda bulunulmuş ayrıca Türkiye ve Gürcistan’a gitmek üzere gümrük sahasında bulunan yolcu ve TIR şoförlerine Türk lokumu ikram edilmiştir.

 
                           2012 Dünya Gümrük Günü etkinliğinde  Sarp Gümrük
                              sahası içinde düzenlenen program fotoğrafları
                                           
                         
 
     
 
      

Rize Ticaret Borsası siyah çay numunesinde yeterlilik testi sonuçları

0

Haber: İlker ÇAKAN

 Rize Ticaret Borsasının “laboratuarımızda tarafından düzenlenen siyah çay numunesinde yeterlilik testi sonuç raporu hazırlandı” konulu yazısı şöyledir;

 “Avrupa Birliği Tarafından desteklenen Türkiye’de Kalite Altyapısının Güçlendirilmesi Projesi TOBB koordinasyonunda organize edilen Rize Ticaret Borsası Özel Gıda Kontrol Laboratuar’ı işbirliği ile “Siyah Çay Numunesinde Yeterlilik Testi” 28.11.2011- 26.12.2011 tarihleri arasında yapıldı.

  Rize Ticaret Borsası Özel Gıda Kontrol Laboratuarı, çay analizlerinin güvenilirliğini tespit edebilmek amacıyla ‘Laboratuarlar Arası Yeterlilik Testleri eğitimlerinden sonra Türkiye genelinde özel ve il kontrol laboratuarları olmak üzere toplam 24 laboratuara siyah çay numunesi göndererek, laboratuarlar arası analizleri değerlendirdi.

Dünya genelinde önemi büyük olan bu değerlendirme sonucunda Borsamız laboratuarı sayesinde laboratuarların teknik yeterliliği ölçülmüş oldu. Bütün bu değerlendirmeler sonucunda Borsamız tarafından “Siyah Çay Numunesinde Yeterlilik Testi Sonuç Raporu” hazırlandı.”

 

Orduda İstanbulda resim ve çiçek konulu sergi

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Ordu Üniversitesi Eğitim Fakültesi zemin katında 24 Ocak-18 Şubat tarihleri arasında, düzenlenecek “İstanbul’da Bahçe ve Çiçek” konulu sergi açılışı 24 Ocak saat:14.00’de yapılacaktır.

 

 

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesinin yedinci sayısı çıktı

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da yayın hayatına başlayan ve Batumi-Georgia Network Medya Grup tarafından çıkarılan, Türkiye temsilciliğini de Habergünebakış Sitesinin yaptığı  (www.habergünebakis.com)  Karadeniz Bölgesinin Türkçe-Gürcüce dilinde haftalık olarak yayınlanan tek gazetesi olan Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesinin yedinci sayısı çıktı.”Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi” nin kağıdı kuşe, haftalık tirajı 8.000 olup,8 sayfa renkli olarak yayınlanmaktadır.

 
           
        Haberci Gazetesi 1.sayfa       Haberci Gazetesi 2.sayfa     Haberci Gazetesi 3.sayfa
                                                                                                  
           
        Haberci Gazetesi 4.sayfa     Haberci Gazetesi 5.sayfa    Haberci Gazetesi 6.sayfa
 
                                 
                               Haberci Gazetesi 7. sayfa     Haberci Gazetesi 8. sayfa 

Burası Batum ……

0

   Karlı dağların eteklerindeki köylerinden denize doğru uzanan, 30 km sahili olan, yanıbaşımızdaki  güzel şehir. Şehir merkezinin Türkiye’ye uzaklığı araba ile 20 dakika. İstanbul’ dan hergün karşılıklı uçak kalkıyor bir saat on beş dakika.

  İnsanı  bizden, hemde çok bizden.. Atesli, heyecanlı, tez canlı, duygularını  saklamayan ve kesinlikle en misafirperver. Tipik Karadeniz insanı.

  Şehir inanılmaz bir hızla değişiyor ve güzelleşiyor hergün.

  Başbakan ve ekibi gece gündüz calışıyorlar.Hep halkla iç içe. En ufak bir kibir yok, şehri yönetenleri her an şehirde yürürken, yan masanızda kahve içerken yada yemek yerken görebiliyorsunuz. Yanlarına giden herkesle içten bir sohbet başlıyor… Sıkıntılara çare oluyorlar.

  Yüzlerce yabancı  yatırımcı var yüzlercesi de gelmiş sıra bekliyor. Öne çıkanlar Sheraton,  Radisson, Kempinski, Hilton ve sıradaki sürprizler.

  Yazın otellerde yer bulmak neredeyde imkansız. Casinolar keza oyle. Hizmet sektorü hızla gelişiyor. En çok 5 sene içinde standartlar o kadar yükselecek ki, sinyalleri şimdiden görülüyor.

Kriminal olay neredeyse yok denecek kadar az, her yerde güvenlik kameraları ve çok iyi çalışan polis.. Cezalar ağır ve can yakıcı…. Rüsvet yok .. Herkes eşit… kimse kanunlara karşı gelmeye cesaret edemiyor.

  Olması gerektiği  gibi yani.. Yemyeşil şehrin her anında huzur hakim.

Gece oyle ışıklandırılıyor ki şehir, sanırsın Las Vegas..  Çok yakında olacak da zaten..

Yatırım için geleceklere, gezmeye geleceklere, görmeye geleceklere, iş yapmaya geleceklere kapımız her zaman açık.. Koy cebine kimliğini gel, giriş 1 TL.

Placido Domingo, Chris Botti, Sting, Andrea Bocelli, Enrique Iglesias, Julio Iglesias buradaydı….

  Burası Batum

  Biz buradayız

  Sizi de bekleriz… 

Rauf Denktaş

0

  Ülkelerin tarihlerine baktığımız zaman iz bırakan, o ülkenin temel taşlarını oluşturan, o ülkenin kurulmasında asıl rolü oynayan, çağdaşlarından bir adım önde, ileride neler olabileceğini gören olağan üstü kişiler vardır. Bu üstün özellikli insanlar ülkelerinin geleceğine, varoluşlarına damga vururlar. Hemen hemen dünyanın her bölgesinde ülkeler için bu özelliklere sahip insanları görürüz. Bunların çoğunuda biliriz, duyarız. Bu insanlardan bazıları da üstün zekalarını kişisel arzularını diktatörlük düzeylerinde gösterdiklerine şahit olmuşuzdur. Hitler, Mussolini’yi bu diktatörlere örnek verilebilir. Çok şükür ki dünya tarihinde insanlığın yararına olan üstün zekalı, ileri görüşlü kişiler daha fazla.

  Rauf Denktaş, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti denilince bundan yüz yıl sonra olsa da bu isim unutulur mu? Tıpkı Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Ulu Önder Atatürk gibi, Atatürk nasıl unutulmayacaksa Rauf Denktaş’da Kıbrıs Türkü için öyle olacaktır. KKTC bağımsız bir ülkedir, Rauf Denktaş onun kurucu cumhurbaşkanıdır. Sanırım onunda isteği, bizlerin arzusu o yöndedir ki, dünya’nın bağımsızlığını onayladığı bir ülke olan KKTC olmasıydı. Bunu göremedi ne yazık ki. Bizi her zaman destekleyen, yanımızda olduğunu söyleyen, onca İslam evldeti, Türki Cumhuriyeti olmalarına rağmen.

  Sayın Cumhurbaşkanım, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bağımsız bir ülkedir, rahat uyuyun. Başımız sağolsun.     

Sanık ayağa kalk

0

  Sanık ayağa kalk!

  Diye buyurdu ,kutsanmış cuntacıların omuzları tekmil yıldızlı,nefti üniformalı ,bağımsız yargıçları!…

  Emir komuta zincirine, Allaha bağlılık gibi riayet eden o savcılar oluşturdu iddianameleri ve o yargıçlar kırdı kalemi…

“Anayasayı tağyir,tebdil ve ilga etmekten…” diye başladılar,on yedi yaşında bir çocuğun yüzüne  idam kararını okumaya…Son sözünü dahi söyletmeden “çat” diye kırdılar kalemi!…Devlet eliyle taammüden adam öldürüldü…Hem de kaç defa!

  Anayasa’yı tağyir etmek!..Yani başkalaştırmak!

  Anayasayı tebdil etmek!…Yani değiştirmek!

  Anayasa’yı ilga etmek!..Yani yok saymak!

İşte bu fiilleri işlemek…Değil işlemek bu fiilleri işlemeye niyetlenmek,düşünmek dahi büyük suçtu!O suçun cezası da tartışmasız ölümdü!..Gün doğmadan ,Ceza Kanununda belirtildiği şekli ve sinsilesiyle ,asılmak suretiyle hayatının sona erdirilmesi…

***

  Otuz bir yıl önce…12 Eylül 1980 Cuma günü…

  O gün, çocukların sokağa çıkıp da oyun oynamalarına izin verilmedi… Çocukların mahalle maçı yaptıkları o sokaklar postal izleriyle doldu ve başı miğferli askerilerin, elleri tetikteydi… Mermi sürülmüştü namluya ve hepsinin de emniyet düğmesi açıktı… Artık hiçbir şeyin ve hiç kimsenin emniyette olmadığı bir çağ başlıyordu… Türkiye tarihi için acı ve işkencenin devlet politikası haline geldiği bir utanç dönemiydi gelen…

  Cuntacılar, silah zoruyla ve cebren ülke yönetimine el koydu! İlk iş olarak Anayasa’yı ortadan kaldırdılar, TBMM’yi ve siyasi partileri kapattılar, Belediye Başkanlarını devirip yerlerine Milli Güvenlik Konseyince atama yapıldı…

  Ne meşruuydular ne de yasal!..Kendilerini yasal kılacak tüm yasa ve kurumları ortadan kaldırmışlardı…Onları meşru kılacak tek şeyse ;halk iradesine saygı duymalarıydı ki özellikle belediye başkanlarını görevden alarak, halk iradesine karşı ne kadar duyarlı olduklarını da göstermiş oldular!

  12 Eylül paşaları, bizzat,

“Anayasayı tağyir, tebdil ve ilga etmişlerdir”

   Bizzat işledikleri bu suçu, yok sayarak; bu fiilleri işlemek niyetinde olanları sağcı, solcu sıfatlamasıyla idam etmişlerdir. Ortada bir suç varsa o suçu yalnız ve yalnız 12 Eylülcüler işlemiştir.

***

  Anayasal düzeni silah zoruyla ortadan kaldıran 12 Eylülcüler, 1982 yılında kendi Anayasalarını yapıp bu Anayasayı halka dayatmıştır… O anayasa kabul ve ilan olduğu günden beri hep tartışılmış, istisnasız her kesimin eleştirisini almış, almaya da devam etmektedir.

  Cuntacılar, işledikleri suçların bilincindeydi ve gelecek nesillerinin kendilerini yargılayacakları hususunda hiç tereddüt etmiyorlardı o nedenle de Anayasa’nın Geçici 15.maddesine, yaptıkları hiçbir fiilden dolayı yargılanamayacakları hükmünü eklediler. Cinayetlerini ve işledikleri anayasal suçu yine kendi anayasalarıyla güvence altına aldılar…

Aradan geçen yıllarda 12 Eylül kültürü kurumsallaştı…12 Eylül Anayasası da bir şekilde içselleştirildi. Hep darbe korkusuyla yaşadık. Yıllarca yasaklarla uğraştık!

***

   Şimdilerde yeni Anayasa yapılması gündemde…% 50 gibi bir oy nispetiyle tek başına iktidar olan AK Parti bu sivil inisiyatifi değerlendirmek istiyor… Bu olumlu bir adım!

Ama

  12 Eylül’le hesaplaşmadan ,yeni bir anayasa nasıl olacak?

  12 Eylül’le hesaplaşmak, Evren’i yargılayıp hapsetmek kadar basit algılanmamalıdır…12 Eylül’le hesaplaşmak,12 Eylül’ün kurumsallaştırdığı o çarpıklıkları ortadan kaldırmakla ilgilidir.

  12 Eylül zihniyetince; üniversitelerin özerk ve demokratik yanını ortadan kaldırmak ve birer bilim yuvası olmaktan çok, siyasi iradenin yedeğine girmiş üniversiteler yaratmak için üretilmiş Yüksek Öğretim Kurumu(YÖK) kaldırılmalıdır. Üniversiteler özerk ve demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır.

  İlköğretim müfredatı gözden geçirilmeli,12 Eylülcülerin vicdan hürriyetini yok sayan “zorunlu ders” uygulamaları, vicdanı kriterlere göre ele alınmalıdır.

   Halkın iradesi üzerinde hiçbir güç olmadığı yasalarla desteklenmelidir. Kişisel hak ve hürriyetler, çağdaş normlarda Anayasa’yla güvence altına alınmalıdır.

  Sivil Toplum ön plana çıkartılmalıdır. Sivil toplum yapısını temsil eden Sivil Toplum Örgütlerini, çeşitli bakanlıklara bağlayarak, zapt-ı rapt altına almak isteyen 12 Eylül mantığı ortadan kaldırılıp, sivil toplum örgütlerine özerklik getirilmeli, sivil örgütlenme Anayasal güvence altına alınmalıdır.

  Barınma, sağlık ve eğitim, yurttaşlık adına temel hak ve hürriyetlerden sayılmalı ve devlet güvencesine alınmalıdır.

  12 Eylül ve onun yarattığı hukuksuzlukla her platformda, hiç çekinmeden yüzleşilmelidir. Üzerine sünger çekerek değil, bir daha asla tekrar etmemesini sağlamak için, her yanının elden geçirilmesi gerekmektedir.

  Yeni bir Anayasa kesinlikle şarttır… Toplumun her kesiminin katkısı sağlanmış, aleniyet ilkesi çerçevesinde ele alınmış, bu ülkeyi bir bütün olarak ortaya koyan ve insan odaklı bir Anayasa…

error: Content is protected !!