Cumartesi, Nisan 25, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 168

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğludan Haberciye övgü

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Amasya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen “Amasya Ekonomisinin Yıldızları Ödül Töreni’ne” katılmak üzere Amasya’ya gelen TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu Amasya ziyaretinde Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İlker Çakan’la yaptığı görüşme sırasında Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesini inceledi ve Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesini beğendiğini ve takdir ettiğini belirtti.
 
                                                   
                                                           TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu

Amasya Üniversitesi Rektör Adayı Prof. Dr. Ömer Küçük

0
Haber: İlker ÇAKAN
  1974 yılında Trabzon’da doğan Ömer Küçük İlk, orta ve lise tahsilini Trabzon’da tamamladı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü’nü 1996 yılında bitirdi. 1998 yılında Gazi Üniversitesi Kastamonu Orman Fakültesine Araştırma görevlisi olarak atandı. 2000 yılında yüksek lisansını, 2004 yılında ise doktorasını KTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Orman Mühendisliği Anabilim Dalında tamamladı. Ömer Küçük, Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümüne 2008 yılında Yardımcı Doçent, 2009 yılında Doçent, 2014 yılında ise Pr ofesör olarak atandı. 2009-2010 yılları arasında Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcılığı, 2012- 2014 yılları arasında Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı başkanlığı yaptı.
  2011 yılında Kastamonu Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğüne atanan Prof. Dr. Ömer Küçük halen aynı görevini sürdürmektedir. 2012 yılında Fazıl Boyner Sağlık Yüksekokulu Müdürü, 2012 Aralık -2015 Şubat tarihleri arasında ise Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü görevini yürütürken aynı zamanda Kastamonu Üniversitesi Genel Sekreteri olarak görev yaptı. Ayrıca, Yönetim Kurulu Başkanlıkları, Yönetim Kurulu Üyelikleri, Fakülte Kurulu Üyeliği, Senato Üyeliği ve çeşitli komisyon başkanlığı yaptı. 20’ye yakın ulusal ve uluslararası projede yürütücü, araştırmacı ve uzman olarak görev yaptı. Yurtdışında misafir öğretim üyesi olarak ders verdi. Alanı ile ilgili çok sayıda ulusal ve uluslararası bilimsel faaliyette bildiri sundu, eğitici olarak görev yaptı. Diğer taraftan bir çok ulusal ve uluslararası saygın dergide hakemlik, alan editörlüğü, editör yardımcılığı yayın kurulu üyeliği yapmıştır. Amasya Üniversitesi Rektör Adayı Prof. Dr. Ömer Küçük rektör adaylığı ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi;
  “Gerek mimari dokusu gerekse tarihteki konumu neticesinde günümüzde Amasya’nın çok farklı bir yeri vardır. Bu sebeple, Amasya Üniversitesi olarak marka olmayı kendine vizyon edinen yönetim anlayışımızla Amasya Üniversitesi’nin amblemine yeni bir anlam daha yükleyerek “Dünyaya açılan kapı sloganıyla öncelikli olarak Türk – İslam dünyasında saygın üniversitelerle iş birliği içerisine girmek önemli hedeflerimizdendir. Amasya’nın problemlerinin çözümü, beklentilerin tespiti ve ihtiyaçlarının daha iyi analiz edilip karşılanabilmesi için farklı alanlardan yetkili insanlar ile “Üniversite-Kent İstişare Kurulu” oluşturulması ve etkin bir şekilde faaliyet gösterir hale getirilmesi şehirle entegrasyonu sağlama adına önceliklerimiz arasındadır.
  Amasya Üniversitesi’nde mevcut olan akademik ve teknik bilgi birikimini endüstriye aktarmanın yanı sıra üniversite, sanayi ve uluslararası teknoloji arasındaki bilgi akışı ve iletişimini sağlamak amacıyla üniversitemiz bünyesinde “Teknoloji Transfer Merkezi ve Patent Ofisi kurulmasını hedeflemekteyiz.Yurt dışından lisans ve lisansüstü eğitim amacıyla üniversitemize gelecek yabancı uyruklular öğrenciler için “Türkçe Öğretim Merkezi” açılacaktır. Diğer taraftan yabancı uyruklu lisans ve lisansüstü öğrenci sayısı artırılacak, üniversitemizin uluslararası arenada bu vesile ile de tanıtılması sağlanacaktır.
 
                                               
                                            Amasya Üniversitesi Rektör Adayı
                                                      Prof. Dr. Ömer Küçük
 
  Tıp fakültesi; öğretim elemanı kadrosu ve teknik alt yapısı güçlendirilerek sağlık hizmetleri   alanında Amasya’nın ihtiyaçlarına cevap verecek hale getirilecektir. Mevcut fakültelerimize ek  olarak, Eczacılık Fakültesi, İletişim Fakültesi, Güzel sanatlar ve Tasarım Fakültesi, Turizm  Fakültesi, Spor Bilimleri Fakültesi ve Veterinerlik Fakültesi kurarak hem üniversitemiz hem de bulunduğumuz bölgenin gelişip kalkınmasına katkı sağlamayı amaçlamaktayız.
   Özellikle bölgenin ihtiyaçları ve üniversitemizle ilgili tasarladığımız kalkınma hedeflerimiz göz önüne alındığında; başta Tıp Fakültesi olmak üzere İlahiyat Fakültesi ve diğer fakültelerimizin akademik ve teknik alt yapılarının güçlendirilmesi hedeflenmektedir.Her personelimiz bizim için değerlidir. Çalışanlarımız için konut projemizi en kısa sürede hayata geçireceğiz. Bu kapsamda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ile görüşmeler yapılacaktır. Bunun yanında üniversitemiz çalışanlarına kira yardımı hususunda çalışmalarımız bulunmaktadır.”

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekciden Haberciye övgü

0
Haber: İlker ÇAKAN
  T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan İş Forumu toplantısı için Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum Sheraton Otelde yapılan toplantıya katıldı. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci İş Forumu sonunda Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İlker Çakan’la yaptığı görüşme sırasında Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesini inceledi ve Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesini beğendiğini ve takdir ettiğini söyledi.
 
 
                                           
                                           Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci

Gürcistanda vergi affı

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Gürcistan’da 25 Aralık 2014 tarihinde yürürlüğe giren 2946 Nolu Kararname ile Gürcistan Vergi Kanununun 309. maddesinin 37. fıkarası yeniden düzenlenmiştir. Buna göre;
  a-1 Ocak 2005 tarihine kadar olan, itiraz edilmeyen ve bu tarih itibarı ile ticari faaliyeti devam etmeyen kişilerin vergi borçlarının affedilmesi,
  b- 1 Ocak 2009 tarihine kadar olan ve tahakkuk eden ve itiraz edilmeyen vergi borçlarına ait gecikme cezalarının ve faizlerinin ana paranın ödenmesinin taahüt edilmesi kaydı ile silinmesi,
  c- 1 Ocak 2013 tarihine kadar şahıs şirketleri veya şahıslar tarafından yazar kasaların usulüne uygun kullanılmaması sonucu meydana gelen vergi cezalarının bir kısmı Gürcistan Vergi Kanununu 309. maddesinin 37. fıkrasına göre 2890 adet mükellefe af getirildi (Affedilen vergilerin toplam tutarı 42 658 188,70 Gel’dir.) Aynı kapsama giren mükelleflerin de başvurusu halinde onlar da af kapsamında değerlendirileceklerdir.

Gürcistanda İsrail ve Çin yatırımları

0
Haber: İlker ÇAKAN
  İsrail ve Çinli büyük şirketler enerji, tarım ve İT teknolojileri alanlarında Gürcistan’da yatırım yapmayı planlamaktadırlar. Gürcistan Başbakanı Irakli Garibashvili İsrail ve Çin şirket temsilcileri ile görüştü. Gürcistan’ın tarım sektöründe yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırım projeleri gerçekleştirmesi planlanmaktadır. Gardabani Termik Santralinin satılması konusuna İsrail’de yaşayan Gürcü vatandaşı Mikheil Mirilashvili’ye ait Pegasus Eastwest ile de görüşülmüştür. Çin şirketi CEFC’nin yetkilisi İu Jianmingi, CEFE Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Chan Chauto, Synohydro Genel Müdür yardımcısı Liu Liushin ve LR Group Yönetim Kururlu Başkanı Ru-oben Ben Yami ile görüşme gerçekleştirildi.

DKİB Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan: “İhracatta yaşanan sorunlar”

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Gürdoğan,Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da düzenlenen “Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan İş Forumu” nedeniyle yaptığı açıklamada şunları söyledi;”Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekci’nin katılımı ile Gürcistan-Batum’da 6 Mart 2015 Cuma günü gerçekleştirilen “Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan” İş Forumuna Yönetim Kurulumuzla birlikte katılım sağlanarak, ihracatçılarımızın karşılaştığı sorunlar yetkililere aktarılmıştır.
  Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekci başkanlığında yapılan ikili görüşmelere Gürcistan Hükümeti adına Başbakan Sayın Irakli ve Irakli Garibashvili Gürcistan Ekonomi Bakanı Sayın Giorgi Kvirihashvili ile üst düzey bürokratlar katılım sağlamış olup, yapılan toplantıda Yönetim Kurulumuzca ihracatçılarımızın Gürcistan’a yönelik ihracatta yaşamış oldukları sorunlar yetkililere aktarılmıştır. Bu kapsamda da üst düzey yetkililer tarafından sorunların çözümü ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin daha üst noktalara ulaşması konusunda yaşanan sorunların çözümüne yönelik gerekli düzenlemeleri yapacaklarını ifade etmişlerdir.
En büyük sorun olan yeni vize rejiminde Türk şoförlerine vize muafiyeti tanınması konusundaki düzenlemenin yakın zaman içinde uygulamaya gireceği, Türk şoförlerine yönelik aşırı yüksek ceza uygulamalarında gerekli hassasiyetin gösterileceği, Gürcistan üzerinden Rusya Federasyonu’na geçişimizi sağlayan Kazbegi Sınır kapısı yol güzergahında gerekli olan yol iyileştirme çalışmalarına kısa sürede başlanacağı ve belli güzergahlarda güvenli tünellerin yapımına başlanacağı,
  Rusya Federasyonu’na açılan ve halen kapalı olan Güney Osetya Kapısının yeniden açılması konusundaki müzakerelerin garantör ülke başkanlığında başlatılması konusundaki ön görüşmelerin sürdürüldüğü-Muratlı Kapısı Gürcistan tarafındaki Maradidi kapısı ile ilgili yapılması gereken altyapı ve yol güzergahı ile ilgili olarak da iki ülke gümrük yetkililerinin bu ay içinde bir araya gelerek toplantı tertipleyerek gerekli çalışmalara başlanacağı ifade edilmiştir.
  Azerbaycan adına foruma katılan Azerbaycan Ekonomi ve Endüstri Bakanı Sayın Şahin Mustafayev’e de iş adamlarımızın yaşadığı sorunların başında gelen; Türk İş adamlarına mütekabiliyet esası gereği vize muafiyeti uygulanması, Türk Şoförlerine vize muafiyeti uygulanması veya sınır kapılarından vize alınmasına müsaade edilmesi, Gürcistan üzerinden Azerbaycan’a açılan Kırmızı Köprü kapısında yaşanan aşırı yoğunluk nedeniyle alternatif ikinci kapı olan Zagatala sınır kapısının aktif hale getirilmesi konuları da Sayın Bakana aktarılarak çözümü konusunda gereken çalışmaları yapacaklarını ifade etmişlerdir.”

Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan Stratejik Araştırma Merkezleri

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan stratejik araştırma merkezlerinin işbirliğiyle 16 Mart 2015 tarihinde Tiflis’te “The Future of Trilateral Cooperation: New Perspective and Challanges” başlıklı bir konferans düzenlenmiştir.
  2011 yılında Trabzon’da düzenlenen Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Dışişleri Bakanları toplantısı ile hayata geçirilen ve sonrasında enerjiden ekonomiye, ulaştırmadan savunmaya kadar uzanan çok çeşitli alanlarda kurumsal bir nitelik kazanan ve Mayıs 2014’de Tiflis’te düzenlenen Cumhurbaşkanları toplantısı ile zirve düzeyine çıkarılan üçlü işbirliği, böylece hükümet ve parlamentolar arası boyutun ötesine geçerek sivil toplum kanadına da taşınmıştır.
  Üç ülke akademisyen ve düşünce kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda üçlü işbirliğinin diğer hususlar meydanında bölgesel güvenliğe katkıları da ele alınmış ve bugüne kadar küresel ölçekte önemli enerji ve ulaştırma projelerini hayata geçiren üçlü işbirliğinin, uluslararası düzeyde barış, istikrar ve refahı yaygınlaştıran niteliği üzerinde durulmuştur.
 
                                            
                                               Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan Stratejik
                                        Araştırma Merkezleri Tiflis Konferansı

Turizm kenti Arsuz

0
Haber: İlker ÇAKAN 
  Hatay iline bağlı Arsuz ilçesi 06/12/2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6360 sayılı Kanun ile kurulmuş olup, İskenderun’dan 68 km boyunca güneyde sahil şeridi üzerinde yer alan turistik bir ilçedir. 538 km2 alanı ile ülkemizin ikinci büyük yüzölçümüne sahip ilçesidir. Arsuz kuzeyinde İskenderun İlçesi, kuzeydoğusunda Belen İlçesi, doğusunda Hatay İli, güneydoğusunda Samandağ İlçeleri ile çevrilidir. Ayrıca Arsuz ilçesi Hatay iline 90 km, İskenderun İlçesine 40 km uzaklıktadır. Hatay ilinde kuzeyden güneye uzanan Amanos Dağları, Arsuz’u Antakya ve Samandağ’ından ayırmaktadır. Amanos Dağının bir bölümünü oluşturan Kızıl Dağın en yüksek tepesi olan Gök Mustafa Tepesi 1.750 metredir.
 
                                   
                                                Arsuz Kaymakamı Fatih Baysal
  Arsuz ilçesi Amanosların kuzeyinde Arsuz Çayı boyunca kıyıda yer alan ovanın üzerinde kurulmuştur. Arsuz Çayı Hacıahmetli, Hüyük ve Avcılarsuyu Mahallesi olmak üzere 3 koldan birleşerek Arsuz merkezden denize dökülmektedir.
Arsuz; Arsuz İlçe Belediyesi ve 34 İdari birimden oluşmaktadır. İlçemizin toplam nüfusu 39.983 erkek 39.799 ü kadın olmak üzere 79.782 kişidir. İlçemiz Hristiyan, Alevi, Türkmen kültür ve geleneklerinin bir arada hoşgörü çerçevesinde yaşayabildiği kültür mozaiği bir kenttir.
 Eski belde merkezlerinde genellikle 2 ve 3 katlı yapılaşmalar yoğun biçimde bulunmaktadır. Bunun yanında yeni yapılan yapılar 4-5 katlı yapılaşmalardır. Kırsal kesimdeki yapılaşmalar ise daha çok dağınık ve az katlı yapılardır. Eski belde yerleşmelerinin sahil kesimlerinde site ve müstakil olarak yazlık konutlar bulunmaktadır. Sosyal yaşantı açısından yaz aylarında yoğun şekilde eğlence ve tatil mekanları doluluk göstermektedir. Kış aylarında ise bu alanlar çok az miktarda çalışmaktadır. İş ve çalışma hayatı açısından genellikle tarım, az miktarda balıkçılık, hayvancılık ve inşaat sektöründe çalışan nüfus bulunmaktadır. Bunun yanında yurt dışında çalışan nüfus bulunmaktadır.
  Arsuz, Hititlerin Mukiş ve Perslerin Dara adını verdikleri yarımada üzerinde kurulmuş bir yerleşim yeridir. Tarih boyunca Rhosus, Rhopolis, Port Panel, Kabev ve Arsous gibi isimlerle anılmıştır.
  Rhosus antik dönemin önemli liman kentlerinden birisidir. Bu antik liman kenti, Büyük İskender’in Mekadon Komutanı olan Selevkos 1. Nikator tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. İsmini ise yine Büyük İskender’in generali olan Selevkos 1. Nikator’un sevdiği kadın olan Demetrius’un kızı Stratonica’ya verdiği gülden almış ve böylelikle gül anlamına gelen Rhosus adıyla anılmıştır.
 
                                    
                                                                        Arsuz
                                                               
  Arsuz, M.Ö. 300 yıllarında Makedonya Kralı Büyük İskender’in generallerinden Selevkos 1. Nikator’un, M.Ö. 64’te Roma’nın, M.S. 638 yılında Arapların, 969 yılında Bizanslıların ve 1268’de Memlüklerin egemenliği altına girmiş ve en parlak dönemini Romalılar döneminde yaşamıştır.
  Arsuz ilçesinde Arsuz-Gözcüler Su Ürünleri Kooperatifi ve S.S. Konacık-Işıklı Su Ürünleri Kooperatifi olmak üzere toplam 2 adet Su Ürünleri Kooperatifi bulunmaktadır.Yaklaşık 110 adet balık avlama ruhsatlı tekne ile 30 adet özel ruhsatlı tekne olmak üzere toplam 140 adet küçük balıkçı teknesi mevcuttur. İlçede balıkçılık, uzatma ağları ve parakete avcılığı şeklinde yapılmaktadır. Arsuz yaz aylarında çevre illerden özellikle Gaziantep ilinden pek çok turiste ev sahipliği yapmaktadır. İlçemizde 13 Otel, 8 Apart Otel, 12 pansiyon ve 141 yazlık site mevcuttur. Bu sebeple kış aylarında 80.000 civarında olan ilçemizin nüfusu, yaz aylarında 200.000 ile 250.000 arasında değişiklik göstermektedir. Arsuz ilçesinde bulunan başlıca tarihi eserler şunlardır;
 
 
                                      
 
  Mario Hanna Kilisesi: Arsuz’un Merkezinde Mario Hanna adıyla bilinen kilise 1778 yılında yapılmış olup, 19. Yüzyılda restore edilmiştir. Zengin iç dekorasyonu, çan kulesi, hizmet alanı ve mezarlığıyla görenlerin ilgisini çekmektedir
  Meryem Ana Havuzu: Hacıahmetli Mahallesine 8 km uzaklıkta olan Meryem Ana Havuzu, Meryem Ana’nın içinde yıkandığı ve Hristiyanlarca kutsal olarak kabul edilen tarihi bir yerdir. Bu bölge halk arasında “Seydi” adıyla da bilinmektedir.
 Sütunlu Koy:Arsuz’dan 8 km kadar güneyde bulunan eski adı kesrik yeni adı konacık olan mahallenin batısında deniz kıyısında bir ören yeridir. Bazıları denizin içinde, birçoğu da kıyıya yayılmış 80 cm kalınlığında beyaz mermerden yapılmış sütunlar ve yan yana iki mermer lahit bulunmaktadır.

İskenderun

0
  Hatay-İskenderun ilçesi İskenderun Körfezinin doğusunda Amanos dağları yükselmekte olup, İskenderun bu dağların eteğinde 5 km’lik yalı ovasında kurulmuştur. Kent Halep – Belen yolu bitiminde yer almaktadır. Aynı zamanda şiddetli lodos rüzgarlarından batıda meydana gelen bir burunla korunmaktadır. Körfezin güneyinde 6840 hektar genişliğindeki Arsuz ovası ile körfezin doğusunda 34920 hektar yer kaplayan ve 30 km uzunluğunda olan İskenderun ovası ile noktalanmaktadır.
  İskenderun’da yaz ve kışın sürekli olarak akan önemli bir akarsu yoktur. Kaynaklarından zıffın pınarı , kutu pınarı, Ali baba ve taşoluk pınarları bulunur. Yeraltı suları da içme suyu olarak kullanılmaktadır.İskenderun ovasında Akçay bataklığı takriben 1 km2alana yayılmış olup, kotu: 0 metre civarındadır. Frenk bataklığı ise takriben 1 km.lik sahada da kotu 0,30 metredir İskenderun’da tamamen Akdeniz iklimi hüküm sürer. Yazın yüksek sıcaklık 40, en düşük sıcaklık ise 19 derece olmaktadır. Yılın 6-7 ayı yazdır. Kışlar ılık geçtiğinden ısının sıfırın altına düştüğü görülmemiştir. Yıllık yağış ortalaması 877 mm’yi bulurken, yıllık ortalama nem miktarı 70 dolayındadır. Kentte kış ve ilk bahar aylarında güney doğu’dan zaman zaman hızı140 km’yi bulan ve mahallen “Yarıkkaya ” adı verilen kısa süreli rüzgârlar estiğinde kentte hayat kısmen durur.
İskenderun’nun yöresel ürünleri
  Zeytin yağı: Günümüzde Antakya’da zeytinyağı üreten belli başlı kuruluşların yanında, zeytinyağı geleneksel üretimini sürdüren bölgelerimiz de bulunmaktadır.Bu konudaki en belirgin örnek olarak Antakya Şenköy verilebilir. Şenköy’de zeyt adını alan zeytinyağı; su zeyti denilen özel bir teknikle üretilir. Bu teknik, olgunlaşmış zeytinin ezildikten sonra, özel havuzlarda su üzerinde biriktirilen yağının yüzeyden toplanması esasına dayanır. Bu teknikle elde edilen zeytinyağı yemeklere özel bir tat verir. Üretimi zor olduğundan ticari amaçtan çok, ev halkının gereksinimini karşılamaya yöneliktir.Ticari amaçla özel olarak çok az da olsa üreten aileler vardır.İskenderun’un Derekuyu mevkiinin zeytinlerinden üretilen zeytinyağı ise şarküteri ürünleri satan yerlerde bulunmaktadır.
  Defne sabunu:Defne sabunu yöremizin saf defneyağı (Gar) ve saf zeytinyağından atadan kalma usullerle elde üretilmektedir. İçerisinde hiçbir kimyasal madde yoktur. Renk, koku ve köpük için sentetik madde katılmamıştır. Kuruyan cildinizi canlandırır, saçlarınızı yumuşatır vc doğal parlaklık verir. Kepeği ve saç dökülmesini önleyici özelliklere sahiptir.
  Defne:Yaz kış yaprakları dökülmeyen bu ağaç Akdeniz kıyılarında yüzyıllardan beri yetişmektedir. Çok hoş kokulu yaprakları genellikle yemeklere katılır. Defne yaprakları çay olarak kullanıldığında göğsü yumuşatarak öksürüğü önler
  Nar ekşisi:Bilimsel verilerin sözkonusu olmadığı, insanların yiyeceklerin yarar ve zararlarını deneme-yanılma yöntemiyle keşfedebildikleri zamanlarda Nar, antik bir meyve olarak kabul görmüştür. Bereketin simgesi olarak bilinen Nar, Helen ve Roma döneminde üzerine efsaneler yazılan bir meyve olarak bilinmekteydi.
  El dokuması ipek:İpek dokumacılığı Antakya’nın Harbiye beldesinde en eski geleneksel el sanatları arasında bulunmaktadır.Anadolu’da ilk ipek kumaşın Harbiye’de dokunduğu biliniyor ve Antakya’da doğal ipek geleneğini sürdüren dört aileden ikisi Samandağ’da, ikisi de Harbiye’de halen ipek dokumacılığı yapıyor. Küçük bir butik görünümünde olan satış mağazalarında ipek dokuma tezgahları nostaljik bir görüntü gibi dursa da hala kullanılıyor ve üretim bu tezgahlarda yapılıyor.
  Taş oymacılığı:Harbiye’de eski uygarlıklara ait tarihi eserlerin taklitleri taş üzerine işlenerek imitasyon olarak üretilmektedir. Günümüzde küçük çapta sürdürülen el sanatlarından biri olan taş oymacılığı ile yapılan bu küçük objelere Harbiye’ye gelen ziyaretçiler büyük ilgi gösteriyor.

Acara ile sınır illerimiz arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi

0
  Sınır bölgeleri arasındaki ilişkiler iki ülke arasındaki genel ilişkileri derinleştirici etki yaratabilmektedir. Buradan hareketle, Başkonsolosluğumuzca Acara ile sınıra yakın illerimiz arasında ilişkilerin çeşitli boyutlarıyla geliştirilmesine yönelik çeşitli adımlar atılmaktadır:
   2015 Şubat ayı içinde Karadeniz Teknik Üniversitesi (Trabzon), Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (Rize) ve Çoruh Üniversitesi (Artvin) ile Şota Rustavelli Üniversitesinin (Batum) tarih bölüm başkanlarını ve bazı öğretim görevlilerini Batum’da bir araya getirildik. Yakın coğrafyada benzer konular üzerinde çalışan tarihçilerin işbirliği imkanları üzerinde fikir alışverişinde bulunmalarına ortam hazırlamayı amaçlayan bu toplantıda ortak konferanslar düzenlenmesine ve akademik çalışmalar yapılmasına karar verildi. Daha da önemlisi benzer toplantıların düzenli olarak rotasyon usulüyle yapılması üzerinde mutabakata varıldı. Bir sonraki toplantıya 2015 Mayıs ayında Trabzon evsahipliği yapacak.
  13 Mart 2015 tarihinde Trabzon, Rize ve Artvin İl Kültür ve Turizm Müdürleri ile Acara Özerk Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı, Turizm İdaresi ve Batum Belediye Başkanlığı Kültür Dairesi yetkilileri Başkonsolosluğumuz tarafından düzenlenen bir program kapsamında bölgeler arası kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve turizm alanında işbirliği konularında görüş alışverişinde bulundular ve önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek ortak çalışmalara ilişkin bir yol planı belirlediler. Tarih toplantılarına benzer şekilde, kültür ve turizm alanındaki toplantıların da düzenli biçimde ve rotasyon usulüyle yapılmasına karar verildi. Bir sonraki toplantı 2015 Haziran ayında Artvin’de yapılacak.
  23 Nisan haftasında Acara’dan 240 Gürcü çocuğu 40 veli/ öğretmen ve 10 rehber (Başkonsolosluk personeli veya Türk üniversite öğrencisi) eşliğinde Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu ve Samsun illerimize göndermeyi planlanlıyoruz. Bu projede anılan illerimizin Valilikleri ile Acara Kültür, Eğitim ve Spor Bakanlığı ile işbirliği yapıyoruz. İki toplum arasındaki ilişkilerin küçük yaşlarda başlatılması ileriye yönelik yatırım niteliğinde. Nitekim, geçtiğimiz haftalarda ziyaret ettiğim üst düzey bir Gürcü yetkili ilkokul döneminde ülkemizde katıldığı 23 Nisan kutlamalarından duyduğu memnuniyeti uzun uzun anlattı ve Türkiyeyi ikinci vatanı olarak gördüğünü ifade etti. Ülkemizi tanıyan ve seven Gürcü nesiller yetişmesini arzu ediyoruz.
9-10 Mayıs 2015 tarihlerinde Batum ve Trabzon’da iki şehir kardeşliği çerçevesinde      Gürcü ve Türk sanatçıların ortak programı ile konserler düzenlenmeyi öngörüyoruz. Bu konserlerden elde edilecek geliri ise yine Başkonsolosluğumuzun himayesinde ve değerli işadamlarımızın katkılarıyla özürlü çocukların kullanımı için inşaa edilemekte olan binanın yapımında kullanacağız. Gürcistan’da yaşayan ve iş yapan Türklerin içinde bulundukları topluma sağladıkları faydaları ve yaptıkları yardımların öne çıkarılması ve Gürcü halkıyla paylaşılması gerektiğine inanıyoruz. Bu tür faaliyetler iki halkı birbirlerine daha da yakınlaştıracak.
 Benzer faaliyetleri önümüzdeki aylarda artırarak devam ettirmeyi hedefliyoruz.

error: Content is protected !!