Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze: “Durumun stabilize olmasını bekliyoruz”
Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze Başkanlığında koronavirüs çalışma grubunun bir toplantısı Batum’da gerçekleştirildi. Bölgedeki mevcut gelişme değerlendirildi ve kararlar alındı. Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze toplantı sonunda yaptığı açıklamada şunları söyledi;
“Dağlık Acara’da dersler 15 Eylül’de, Batum, Kobuleti ve Khelvachauri’de 1 Ekim’de eğitim başlayacaktır. Artan risklerin arka planına karşı, her yönden kontrolü sıkılaştırdık. Artan risklerin arka planında, her yönde katı kontrolümüz var. Okullarda denetim ve izleme sürüyor, Okulların çoğu standardı karşılıyor. Acara Turizm Departmanına, asemptomatik hastaların ağırlanacağı otelleri koordine etme talimatı verildi. Tüm cihazlar düzgün çalışıyor ve önümüzdeki günlerde durumun stabilize olmasını bekliyoruz.Bölgeyi engelleme konusu gündemde değildir.”
აჭარაში კორონავისურთან დაკავშრებით შექმნილი სამუშაო ჯგუფის სხდომა გაიმართა. შეფასდა რეგიონში არსებული კოვიდვითარება და მიღებულ იქნა გადაწყვეტილებები: მაღალმთიან აჭარაში სწავლა საკლასო ოთახებში 15 სექტემბრიდან, ხოლო ბათუმში, ქობულეთსა და ხელვაჩაურში 1 ოქტომბრიდან დაიწყება. მომატებული რისკების ფონზე ჩვენ ყველა მიმართულებით გავამკაცრეთ კონტროლი. მიმდინარეობს სკოლების შემოწმება და მონიტორინგი, სკოლების უმეტესობა აკმაყოფილებს სტანდარტს. აჭარის ტურიზმის დეპარტამენტს დაევალა კოორდინაცია გაუწიოს სასტუმროებს, სადაც მოხდება უსიმპტომო პაციენტების მოთავსება. ყველა უწყება მუშაობს გამართულად და შემდეგ დღეებში ველოდებით სიტუაციის დასტაბილურებას რეგიონის ჩაკეტვის საკითხი დღის წესრიგში არ დგას.
Batum ve Kobuleti’de ücretsiz COVID-19 testi yapılan yerler
T.C. Batum Başkonsolosluğu’nun Gürcistan’a iş ziyareti amacıyla gitmek isteyenlerle ilgili olarak 11.09.2020 tarihli koronavirüse ilişkin duyurusu şöyledi; “Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs, Gürcistan’da da etkisini göstermektedir. Özellikle Batum ve Kutaisi’deki vaka sayılarında son dönemde artış görülmektedir. Bu çerçevede, yetkili Gürcistan makamlarınca Acara Bölgesi, koronavirüs bağlamında “sıcak bölge” olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, vatandaşlarımızın, geçtiğimiz aylardaki gibi, koronavirüsün yayılmasına karşı alınan tedbirlere titizlikle riayet etmeleri gerektiğinin hatırlatılmasında yarar görülmüştür. Bu çerçevede, maske, mesafe, temizlik kurallarına sıkı şekilde uyulması ve toplu etkinliklerden uzak durulması önemle tavsiye edilmektedir. Batum’da ve Kobuleti’de, adresleri aşağıda sunulan üç çadırda ve beş klinikte ücretsiz COVID-19 testi yapılmaktadır. Koronavirüs belirtileri gösteren vatandaşlarımızın ivedilikle 112 numaralı telefon hattını aramaları uygun olacaktır.”
Acara’da ücretsiz COVID-19 testi yapılan yerler;
N1 polikliniği- Tbel Abuseridze cad., No: 2, Batum
N4 polikliniği- Tabidze cad., No:7, Batum
Aile Hekimliği- Nikoloz Baratashvili cad., No: 30, Batum
Tamar Yerleşkesi Aile Hekimliği- Tbeti cad., No:4, Batum
EVEX Batum Ayakta Tedavi Merkezi- Selim Khimshiashvili cad., No:20, Batum
Çadır 1 – Hopa pazarı, Agmashenebeli cad., Batum
Çadır 2 – Otogar, Vladimer Maiakovski cad., Batum
Çadır 3 – Agmashenebeli cad., Kobuleti
Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze: “Yabancı yatırımlar % 35 arttı”
Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümeti Bakanlar Kurulu Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze başkanlığında ekonomi konusu ile ilgili olarak toplantı yaptı. Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze toplantı sonunda yaptığı açıklamada şunları söyledi;
“Acara ‘da doğrudan yabancı yatırımlar % 35 arttı. Acara ‘ da, 2020 yılı II çeyrek ön verilerine göre doğrudan yabancı yatırım hacmi 51.9 milyon dolar. Bu yatırım geçen yılın benzer göstergesine kıyasla % 35 arttı. Acara ‘nın 2020’ un ilk yarısında, bir önceki yıla kıyasla doğrudan yabancı yatırımı 73,2 milyon dolar – % 15. Acara ‘ da Tiflis ‘ ten sonra FDI ‘ nin ana kısmı yoğunlaştı.
Acara ‘ da sağlıklı yatırım süreçlerinin yanı sıra yatırım oranları da artı. Küresel zorlukların arka planında, ekonomik zorluklara rağmen Acara ‘ daki işletme sadece piyasada bir pozisyonda değil, aynı zamanda yatırımını da artırıyor.”
აჭარაში პირდაპირი უცხოური ინვესტიციები 35%-ით გაიზარდა. 2020 წლის II კვარტლის წინასწარი მონაცემებით, აჭარაში, პირდაპირი უცხოური ინვესტიციების მოცულობა 51.9 მლნ აშშ დოლარს შეადგენს. წინა წლის ანალოგიურ მაჩვენებელთან შედარებით აღნიშნული ინვესტიცია 35%-ით გაიზარდა. 2020 წლის პირველი ნახევრის მდგომარეობით, აჭარაში პირდაპირი უცხოური ინვესტიცია 73,2 მლნ აშშ დოლარს შეადგენს, წინა წელთან შედარებით ზრდა-15 %. FDI-ს ძირითადი ნაწილი თბილისის შემდეგ, აჭარაში კონცენტრირდება. აჭარაში ჯანსაღ საინვესტიციო პროცესებზე, ასევე რეინვესტირების გაზრდილი მაჩვენებლი მიუთითებს. გლობალური გამოწვევების ფონზე, შექმნილი ეკონომიკური სირთულეების მიუხედავად, აჭარაში არსებული ბიზნესი არა მხოლოდ ინარჩუნებს პოზიციას ბაზარზე, არამედ ახორციელებს რეინვესტირებას და აფართოებს თავის საქმიანობას.
Afrin’deki başarının ana noktaları(6)
Türk Silahlı Kuvvetleri ve ÖSO’nun Afrin’de kendilerine yönelik bir hibrit savaşı tam beş yıldır planlayıp yürürlüğe koymuş tüm bileşenlere karşı kazandıkları başarının önemli detaylar vardır.
1. ÖSO’nun nizami ordu olması: “tipi” bir Türk geleneği devreye girmiştir. Fırat Kalkanı Harekâtı’nda ayağında terlikle savaşan dağınık görüntü sergileyen ÖSO, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin disiplin anlayışı çerçevesinde eğitildi, donatıldı cephede bir “Milis Teşkilatı” değil, ordu olarak yerini aldı.
2. 2015 Temmuz ayından itibaren yaklaşık iki yıl boyunca süregiden ‘’hendek barikat’’ savaşlarında Türkiye’nin büyük bir deneyim birikimi ve sağladığı ortaya çıktı. Meskun Mahal Savaşı’nda uzmanlıkları artık dünyanın dikkatini çeken JÖH ve PÖH’lerin “birleşik kuvvet” olarak devreye alınması harekatın başarısını ve hızını artırdı.
3. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin FETÖ kumpaslarıyla kısa süreli travma yaşayan ana yapısının tahmin edilenden çok hızlı bir şekilde toparlandığı, özellikle harekatta yer alan personelin moral yüksekliği savaş kabiliyet ve disiplinin üstünlüğü ile sınır ötesi topraklarda köklü bir tarih bilinciyle var olduğu görüldü.
4.En önemlisi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin elde edilen teknolojik üstünlükle, alanda savaşan personelin yüksek kabiliyetinin birleşmesi hâlinde, düzenli bir ordunun hibrit savaş bileşenleri karşısında her zaman üstün geleceğini gösterdi. Bu kabiliyet sivil kayıplarının neredeyse sıfırlanmasına, az sayıda personel kaybıyla çok sayıda teröristin etkisiz hâle getirilmesine neden oldu. Millî Savunma Sanayi’nin harekâta desteği, tarihi bir noktada gerçekleşti. Uzaydaki istihbarat uyduları, İHA ve SİHA’ların kabiliyeti ve bu teknolojinin kullanımı en üst düzeye çıktı. Öyle ki sağlanan teknolojik alt yapı sayesinde rejim topraklarından Afrin‘e giren ve hareket halindeki bir terörist konvoyu fırtına otobüsler tarafından imha edildi.
Türkiye’nin harekât başlamadan önce ve devamında üzerine gelebilecek tüm diplomatik engelleme manevralarını etkisiz hâle getirmesi, sosyal medya ve güdümlü kurumsal medya üzerinden başlatılan propaganda kampanyalarından en az düzeyde etkilenmesi, Kobanê ayaklanmasından edindiği deneyimle Afrin’in kullanılarak kendi sınırları içinde yerel ayaklanmaları önleyecek tüm tedbirleri almış olması da not edilmelidir. Türk Silahlı Kuvvetleri polis ve jandarma özel harekât timleri, korucular ve ÖSO, Afrin’de devletlerin vekil/milis savaşçılarla bir yere varamayacağı gibi önemli bir sonucu gösterdi.Suriye Krizi bağlamında hem ekonomik hem de politik ve psikolojik gerekçelerden dolayı ABD’nin doğrudan sürece dâhil olmaktan ziyade, vekil aktörler üzerinden bir politika yürütmeyi daha rasyonel bir durum olarak ele aldığı görülmektedir. Öne sürülen bu tespiti destekleyen çok sayıda argüman söz konusudur. Son yedi yıl içerisinde Suriye Krizi bağlamındaki gelişmelere bakıldığında, ABD’nin YPG’ye lojistik destek, ekonomik destek, askeri eğitim ve danışmanlık ve silah tedariki gibi çok boyutlu açık desteği olduğu kamuoyunun da bildiği bir durumdur.
ABD’nin başta Türkiye olmak üzere, bölge ülkelerinin ve zaman zaman diğer bölge dışı devletlerin de tepkisini çeken bu dış politika tercihinde bulunmasının nedenleri ise vekâlet savaşlarının maliyetinin doğrudan savaş maliyetinde daha düşük olması, uluslararası kamuoyunda emperyalist veya başka devletlerin içişlerine müdahale eden aktör imajının oluşmayacağı varsayımı, asker kaybı durumlarında ulusal tepkinin yönetimi olumsuz etkileyeceği gerçeği ve vekil aktörlerin meşru ya da meşru olmayan her türlü projeksiyonda kullanılabilir olmasıdır. Devletlerin vekil aktörlerle ve özellikle de bu aktörlerin terör örgütleriyle tesis ettikleri ilişkilerin süreklilik arz etmeyecek bir durum olduğudur. Kısacası, konjonktürel şartlardan dolayı ihtiyaç duyulan organizasyonlar, şartların değişmesi veya maliyetlerin artması durumunda vazgeçilecek aktörlerdir. ABD’li yetkililerin YPG’yle ilgili olarak iş birliğinin geçici ve taktiksel olduğu yönündeki açıklamaları da bu iddiayı destekleyen en somu delil olarak ifade edilebilir.
Dolayısıyla söz konusu ilişkinin uzun vadede nasıl bir hâl alacağı konusu belirsiz olsa da tipik bir vekalet ilişkisi olarak sona ermesi muhtemeldir.COVID-19’un artan tehdidinin ötesinde, koalisyon güçleri 13 Nisan 2020 haftası boyunca Kuzeydoğu Suriye’deki cezaevlerinde kullanılmak üzere hijyen ve tıbbi malzemelerin Suriye demokratik kuvvetlerine (SDG) teslim edildiği, DG’nin cezaevlerinde tutuklu bulunan toplam 10,000 DAEŞ’liyi ve halkı koruduğundan SDG’nin güvenliğini desteklediğini, malzemeler arasında, sabun ve su içeren el yıkama istasyonları, dezenfektan mendiller, bez yüz kapakları ve muayene eldivenlerinin bulunduğu, SDG’ye verilen malzemelerin daha büyük bir planın bir adımı olduğu, yardım malzemelerine ek olarak SDG’lilere Suriye’nin kuzeyindeki cezaevlerinde virüslerin yayılma riskini azaltmak için enfeksiyon önleme tedbirleri ve koruyucu ekipman kullanımı konusunda eğitim verileceği, SDG’lilerin ve ailelerinin çıkarlarını en iyi şekilde göz önünde bulundurulacağı belirtilmiştir.
Rusya’nın Ukrayna ve Kırım’daki asimetrik harp taktikleri ile Rusya’nın Ukrayna ve Kırım’daki hamlelerinin yenil nesil harp girişimleri, yerel güçlerin kullanımı, Rusya’nın stratejisinin “Askerler tarafından geleneksel bir zafer kazanılmasından ziyade, yerel kuvvetlerin bir araya getirilmesiyle rejim değişikliğinin tesis edilmesi” yönetim sisteminin tamamen değiştirilmesi, Rusya’nın yeni nesil harp girişimi, bu sistem değişiminin sağlanması için her türlü etki aracını kullanabildiği ve Bütün rejim değişikliklerinin askerî bir operasyon ile gerçekleştirilmek zorunda olmadığı görülmektedir.
ABD, düşman kuvvetlerini saptamak için savaş meydanlarını, havadan veya top atışlarıyla yok edilebilecek insanlı ve insansız sistemlerle donattığının Rusya’nın farkında olduğundan “Taktiksel düzeyde, Rus kuvvetlerinin modern harp girişimlerinin, ‘hedef tespiti’ üzerine tesis edildiği söylenebilir”Rus kuvvetlerinin bu konsepti kendi doktrinlerine de uyarlamışlardır. “Rus konsepti; düşmanlarından uzakta durmayı, kendi kuvvetlerini hava savunma topları ve elektronik harp sistemleri ile korumayı ve doğrusal olmayan yıkıcı atışları bünyesinde barındırıyor. Yeteri kadar atış yapıldıktan sonra, zırhlı bir araç ile doğrusal olmayan atışlara zaman ve alan kazandırarak kara kuvvetleri manevraya başlıyor. Daha sonra bu süreç tekrarlanmaya başlıyor.
Rusya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan beri kullandığı keskin nişancı ekiplerini Ukrayna dada kullandığı görülmüştür. Rus taktik Doktrini keskin nişancı görevlerini sıralarken Savaş alanını gözlemleyin, hedefleri bulun, değerlendirin ve komutanın emirleri altında en değerli hedefleri yok edin demektedir.
Rusya’nın Ukrayna’da çeşitli düzeylerde keskin nişancı olarak yetiştirilen yerel kuvvetlerin kullandığı, Onların arkasında daha iyi eğitimli yerel kuvvetler ve paralı askerlerden oluşan bir kademenin Son kademede ise en iyi teçhizata sahip olan yoğun eğitimli keskin nişancıların yer aldığı ve tüm kademelerin bölgede tek bir hedefe yoğunlaştığı görülmektedir.
Bu arada; Rusya’nın, ABD ordusunun faydalanabileceği birtakım zayıflıkları da mevcuttur. Bu zayıflıkların eski Sovyet ordusuna benzerlik göstermektedir. Bunlara örnek olarak “askere alınmış kişilerin motivasyon eksikliği, taktiksel liderliğin basmakalıplığı ve lojistiğin zayıflığı” gibi noktalar sıralanabilir. (Devamı gelecek yazımda)…
Gürcistan’da öğrenim gören Türk vatandaşı üniversite öğrencileri
T.C. Batum Başkonsolosluğu’nun “Gürcistan’da öğrenim gören Türk vatandaşı üniversite öğrencilerinin dikkatine” konulu 11.09.2020 tarihli yazılı açıklaması şöyledir; “Gürcistan Hükümetince, yabancı üniversite öğrencilerinin Gürcistan’a girişleri konusunda 565 sayılı karar yayınlanmıştır.
Buna göre; Gürcistan’da öğrenim gören yabancı üniversite öğrencilerinin, Gürcistan’a giriş izni almak için öncelikle “StopCov.ge” internet sitesinde yer alan “Registration form of foreign students entering Georgia” başlıklı elektronik formu doldurmak suretiyle başvuru yapmaları gerekmektedir.
Bu süreç, Gürcistan Eğitim, Bilim, Kültür ve Spor Bakanlığınca yürütülmekte olup, başvurulara ilişkin kararlar anılan Bakanlıkça verilecek ve karar başvuru sahiplerine doğrudan e-posta ile bildirilecektir.
Gürcistan’a girişine izin verilen yabancı öğrenciler, yürürlükteki karantina prosedürlerine tabi olacaklardır. Karantina, test ve olası diğer masraflar öğrencilerin kendilerince karşılanacaktır.
Sözkonusu karar ile yabancı öğrencilerin sağlık sigortası yaptırma yükümlülüklerine dair 572 sayılı kararın tam metinlerine aşağıdaki bağlantılardan ulaşılması mümkündür:
https://matsne.gov.ge/ka/document/view/4991805?publication=0&fbclid=IwAR3zX3Tb7L4DxHqLEedQdtL51ZrTocm9OJTyG5bJjVQLNXFC92C-qBSMyAM https://matsne.gov.ge/ka/document/view/4990659?publication=0
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: “Dost Makedonya halkına desteğimiz sürecek”
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Kuzey Makedonya Anayasa Mahkemesi Başkanı Salih Murat ve Makedonya-Türkiye Ticaret Odası Başkanı Aydoğan Ademoski ile görüştü. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu görüşme sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi; “İlişkilerimizi görüştük. Salgın sürecindeki dayanışmayı daha da pekiştireceğiz. Dost Makedonya halkına desteğimiz sürecektir.”
Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze: “Dünya Bankasından Gürcistan’a destek”
Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze Dünya Bankasının Gürcistan’ın hızlı internet erişimine destek projesi ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi;
“Dünya Bankası Gürcistan’ın yüksek hızlı internet erişimine erişimini artırmak için 40 milyon dolar finanse edecek. Proje üç parçadan oluşuyor. Geniş bant internete finansal olarak erişimde artış. Yüksek hızlı internet ile ilgili dijital hizmetlerin kullanımını teşvik etmek. Proje uygulamalarına destek. Proje sonucunda yarım milyon vatandaş (yüksek dağ bölgeleri dahil) kaliteli internet ve elektronik sağlık, elektronik eğitim, elektronik yönetim vb. gibi hizmetlerden yararlanma imkanı bulacak. Gürcistan Hükümeti, 2020-2025 yıl Ulusal İnternet Geliştirme Stratejisi çerçevesinde Dünya Bankası işbirliğinde Gürcistan projesini geliştirdi. Başbakan Giorgi Gakharia Ocak 2020 ‘ te stratejiyi imzaladı. Proje İletişim Komisyonu desteğiyle beş yıl boyunca Açık Net tarafından hayata geçirilecek. Süreç Ekonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanlığı tarafından denetlenecek. Guria – Ozurgeti belediyesinde genel internet programının pilot projesi başladı, sonuç olarak yıl sonunda 49 yerleşim ve 29 bine kadar yerleşim yeri olacak.”
ქვეყნის მაღალსიჩქარიანი ინტერნეტის ხელმისაწვდომობის გაზრდის პროექტს – Log-in Georgia, მსოფლიო ბანკი 40 მილიონი აშშ დოლარით დააფინანსებს.
პროექტი სამი კომპონენტისგან შედგება: ფინანსურად ხელმისაწვდომ ფართოზოლოვან ინტერნეტთან წვდომის ზრდა; მაღალსიჩქარიან ინტერნეტთან დაკავშირებული ციფრული სერვისების გამოყენების ხელშეწყობა; პროექტის დანერგვის მხარდაჭერა.
პროექტის შედეგად, ათასამდე დასახლებულ პუნქტში მცხოვრებ ნახევარ მილიონ მოქალაქეს (მათ შორის მაღალმთიან რეგიონებში) შესაძლებლობა ექნება, ისარგებლოს მაღალი ხარისხის ინტერნეტით და ისეთი სერვისებით, როგორებიცაა: ელექტრონული ჯანდაცვა, ელექტრონული განათლება, ელექტრონული მმართველობა და ა.შ.
პროექტი Log-in Georgia საქართველოს მთავრობამ მსოფლიო ბანკთან თანამშრომლობით ფართოზოლოვანი ინტერნეტქსელების განვითარების 2020-2025 წლების ეროვნული სტრატეგიის ფარგლებში შეიმუშავა. სტრატეგიას 2020 წლის იანვარში, პრემიერ-მინისტრმა გიორგი გახარიამ მოაწერა ხელი. პროექტს კომუნიკაციების კომისიის მხარდაჭერით, ხუთი წლის განმავლობაში კომპანია Open Net-ი განახორციელებს. პროცესს ზედამხედველობას გაუწევს ეკონომიკისა და მდგრადი განვითარების სამინისტრო. საყოველთაო ინტერნეტიზაციის სახელმწიფო პროგრამის საპილოტე პროექტი გურიაში – ოზურგეთის მუნიციპალიტეტში უკვე დაიწყო, შედეგად მიმდინარე წლის ბოლოს ინტერნეტი ხელმისაწვდომი გახდება 49 დასახლებული პუნქტისთვის და 29 ათასამდე მოსახლისთვის.












