Pazartesi, Mayıs 20, 2024
tr
Ana Sayfa SANATÇILAR Ünlü Sinema Yönetmeni İbrahim Bülbül: “Başarı ve güzellikler detaylarda saklıdır”

Ünlü Sinema Yönetmeni İbrahim Bülbül: “Başarı ve güzellikler detaylarda saklıdır”

Türkiye’de birçok sinema filmi çeken ve yönetmen olarak çektiği filmlere imza atan, kendi sektöründe başarılı, azimli, karakterli bir duruş sergileyen, “Başarı ve güzellikler detaylarda saklıdır” diyen ünlü Sinema Yönetmeni ve Senaryo Yazarı İbrahim Bülbül ile Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni İlker Çakan’ın yaptığı özel haber röportaj şöyledir;


İbrahim bülbül’ün kaçıncı filmi ve işinde idealist midir?
“Öncelikte sizler ve tüm basın mensuplarını göstermiş olduğunuz ilgiden ve varlığınızdan ötürü saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Benim 3 üncü filmim diyebiliriz, 2 tane festival filmi çektim oldukça beğeniler ve güzel geri dönüşler aldığım projeler oldu. Bu zaman zarfında diğer sinema filmlerine hem danışmanlık hem de süpervizor lük yaptığım için bir müddet daha sinemaya proje yapmayı düşünmüyordum açıkçası, ama bir gün sevgili ‘Kayıp şair’ ile bir Ankara yolculuğunda konuştuğumuz bir hikayeden çok etkilendim tatbiki sinemaya uyarlamak için benim bazı eklemler yapmam gerekiyordu.
Ama kabaca hikaye alışıla gelmişin çok dışındaydı ve ertelediğim film yapma zamanımı bir anda öne çekmiş oldum, projemin çekimlerini de layıkıyla bitirdik ne mutlu ki. Bir diğer sorunuza gelincide evet, oldukça idealist bir insanım. Bu bana bazen biraz yük oluyor ama bu halimi çok seviyorum, bu durumun bana mükemmeliyetçilik olarak bir geri dönüşü oluyor ve bir anda kendinizi detaylar ile boğuşurken görüyorsunuz. Ama biliyorum ki başarı ve güzellikler detaylarda saklıdır. Nasıl ki hakikat gözümüzün önünde durmazsa, mükemmeliyetçilikte perde arakasındaki güzellikleri gün yüzüne çıkartır elbette her güzellik zorlukta gizlidir.


İbrahim Bülbül’ün işi sadece yönetmenlik mi?
Sektörde hizmet verdiğim tek dal yönetmenlik değil aslına bakarsanız. Benim bir editörlük tarafım var. Birde az önce bahsettiğim gibi süpervizör olarak hizmet verdiğim projeler oluyor. Yani kabaca başkalarının projelerine danışmanlık yapıyorum ve aynı zamanda post prodüksiyon hizmetleri veriyorum yani bazı sinema filmleri ve projelerin kurgu yönetmenliğini yapıyorum . Birde şu sıralar bir kitap yazmaya başladım onuda yakında sizlerle paylaşacağım.


Nisan filmin yapımcısı kim? Başrol oyuncuları kim? Nerede çekildi?
Nisan filminin yapımcı şirketi eşlem yapım yapımcıları ise Sevgili Yalçın çoban ve Metil yücel diryapımcılarımız sektörde güzel projeler yapmak adına çok emek sarfediyorlar bu projemiz ide birlikte gururlu bir şekilde seyirci karşısında çıkarmaktan hepimiz mutluyuz.
Film Türkiye ve Azerbaycan olmak üzere iki ülkede çekildi, Başrollerinde kurtlar vadisinden yakınen tanıdığım Erhan Ufak var, ona eşlik eden diğer oyuncularımız ise Canan Nezirova Reşhat Kesemenli, Murad Abdullayev gibi Azerbaycan sineması tarafından çokça tanınan isimlerde projeye dahil oldu ve bu filmin bir diğer özelliği de aslında başrolünde bir hayvan olması, bir Alman kurdu ‘Nisan’ı oynuyor.
Azerbaycan devleti ve sektörü bu proje sürecinde bize çok destek oldular o nedenle buradan tüm emeği geçenlere sevgi ve selamlarımı iletiyorum.


Sizce star olan senaryomu dur? Yoksa oyuncumumdur?
Bir filmin gişe başarısının matematiği var mı?
Star olan projenin bütünüdür aslında siz dünyaca ünlü bir aktörü kabaca yanlış olarak adlandırabileceğimiz bir projenin içine dahil eder ve onu standartların altında bir şekilde tamamlarsanız ama biz dünya starı oynatmıştık diyemezsiniz. Yada aynı şekilde milyonluk bir filmi çok çok daha ucuza imal ederseniz, biz bunu daha ucuza imal ettik diye sevinemezsiniz. Yada basit bir hikayeyi alıp devasalaştırıp ondan bir medet bekleyemezsiniz. Aslında film yapmak gerçekten dünyanın en zor işidir. Hem üretim aşaması, hem de üreten tüm kadro için. Öncelikle ortada olmayan bir dünya yaratıp, bunu önce deftere sonra medya ortamına döküyorsunuz. Bunu izleyenlerin o dünya içerisine girip orada, bir şeyler bulması ve seyir zevkini tatmin etmesin sağlıyorsunuz.
Çoğunluk tarafından kabul gören içerik oyuncular ve senaryo o zaman starlaşıyor. İşte ve talebe uygun arz ürettiğin ve alıcının ne istediğini iyi kestirmekte gişe matematiği oluyor. Bunun yolu da deneme yanılma yolundan geçiyor. Burada tek sorun toplumun istekleri ve beğeni zevkleri çok çabuk yön değiştirebiliyor, sizde ona göre bir orta nokta bulup o minimalde projenizi hazırlıyorsunuz ve seyirciye takdim ediyorsunuz. Nice güzel işler vardı. Gişe ilgi görmedi, nice kötü denebilecek işler vardı, gişede beklentilerinin üzerine çıktı. İşin o tarafı biraz kontrol dışı yani.


Nisan filmi ne zaman vizyonda? Sizi bu filmde en çok ne zorladı?
Nisan filmi 15 Martta Türkiye’de 14 Mart da ise Azerbaycan’da sinemalarda olacak nasip olursa. 13 Mart’taa Azerbaycan’da alev kulelerinde filmin galası yapılacak, şimdiden çok heyecanlıyız. Bu filmde beni en çok zorlayan meseleye gelecek olursak eğer.
İki ülkeye bu filmi eşitlemek beni çok zorlamıştı. Farklı bir ülke gibi görünse de dil Türkçeye yakın ama çok farklı deyiş ve kelimelerde var. Senaryoyu çok orta paydada yazmam gerekiyordu bunu başardım.
İkincisi ise filmi yazarken Azerbaycan’ı hiç görmemiş olmamdı, Filmi yazarken yapımcılarımız Azerbaycan’da çekeceğimizi ve projeyi oraya uyarlamamı rica etmişti benden, bende hiç görmediğim bir ülke üzerine filmi kurarken yazdığım sahnelerde hayal etiğim mekanları bulmakta biraz zorlandım.
Bunun yanı sıra başrolde bir hayvan olacaktı. Bir köpeği eğitmek, ona oyunculuk yaptırmak ve bunu çekmek gerçekten çok zordu ama bunu o başardı ona o diyorum çünkü ben diğer canlılara ‘hayvan’ diyemiyorum. Onlarda bizim gibi birer canlılar ve filmde aslında tam olarak bunu ’da anlatıyor ‘Bir köpek diyip geçer aslında gördüğü şey sadece bir köpekten ibarettir’ filmde böyle bir diyalog var aslında burada anlatılmak istenen bir köpek deyip es geçtiğin canlı senin hayatını nasıl değiştirebileceğini tahmin bile edemezsin, ve ona ’da teşekkür ediyorum iyi ki bizimleydi.
Azerbaycan devleti ve oradaki proje için destek veren ve çalışanlar sayesinde diğer birçok sorunu ortadan kaldırdık. Onun dışındaki zorluklar ise bildiğiniz gibi standart set olayları.

Filmin tarzı nedir? Sinema izleyicisi neden bu filmi izlemeli?Film iki alanda seyirciyi karşısına çıkacak dramının yüksek olduğu kadar, aksiyonunda yüksek olduğu bir film. O nedenle izleyici dram içerisinde yaşanan olaylara oldukça heyecanlanacak. Bir alman kurdunun baş rolünde olduğu bir dram filimi de izlenir hani, ne anlatıyor bunlar bir bakılır hesabı. Kalkıp Trakya’ da ‘Nabıyon bea’ diye bir film çekmemişim sonuçta burada hayatın tam ortasından ciğerinden bir hikaye var.”

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat: “İhracatta Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık”

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat İstanbul’da düzenlenen "Türkiye İhracat Seferberliği Zirvesi'nde" yaptığı konuşmada şunları söyledi; Dış ticaret dengesini sağlamak için çalışıyoruz “ Cumhuriyet tarihinin en...

Gürcistan Başbakanı Irakli Kobakhidze’nin Türkiye ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gürcistan Başbakanı Irakli Kobakhidze ile düzenlediği ortak basın toplantısında verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, “Türkiye’nin Gürcistan’ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine, istikrar ve...

AB’nin düşünce kuruluşu EUISS’in raporu: “Türkiye dünyada dört kritik bölgede önemli güce sahip”

Merkezi Fransa'nın başkenti Paris'te olan Avrupa Birliği (AB) Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (EUISS), Türkiye'nin küresel ölçekte yükselen konumuna dikkati çeken "Türkiye'nin Dünyadaki Kartları" başlıklı bir...

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat: “KKTC ile ekonomik ilişkilerimizi geliştireceğiz”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti(KKTC) Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova ile bir araya gelen Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları...

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!