Çarşamba, Mayıs 6, 2026
tr

Gündem

  Gündem o kadar süratli değişiyor ve/veya değiştiriliyor ki kişi ilgileneceği konunun ne olduğunu karıştırabiliyor. Kısaca yılbaşından yani 31.12.2012’den hemen önce başlayacak olursak;

  Asgari ücret artışı belirlenirken konu ile ilgili sayın bakanımız asgari ücret artışı yapılırken ülke ve dünya gerçeklerini göz önünde bulundurmak zorundayız mealinden bir açıklama yapmıştı. Sonuç, artış günde 1.13 TL kadar oldu. Devletimizin bir kurumu olan TÜİK’in açıklamasına göre asgari ücret 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının altında. Sayın vekillerimiz yani bizleri temsil etmek için bizlerin oyları ile seçilen vekillerimiz ise bir yasa görüşmesi sırasında kendileri için (çok yıpratıcı bir ortamda çalışmalarından olsa gerek) yıpranma payı kanununu çıkardılar. Ben duymadım ama iktidar ve muhalif vekillerimizden hayır biz yıpranmıyoruz gerek yok sesi çıkmadı. Eğer itiraz eden oldu ise bağışlasınlar. Maliye bakanımız ise emeklilerimizin diğer ülke emeklilerinden daha çok ödeme aldıkları mealinden bir açıklama yapmıştı. Belki de haklıdır maliyeci değiliz, bir açıklaması vardır. Acaba kendi emeklilik gelirleriyle karıştırıyor olabilirler mi diye düşünmeden edemiyor insan.

  31.12.2012’den sonra zam gelmeyen (Enerji bakanımız Ocak ayında doğal gaza zam gelmeyecek demişti gerçekten gelmedi) ama insanların doğal gazı en az kullandığı yaz aylarında yapılan zamların etkilerini şimdi görünce şok geçirenleri basından takip ediyoruz. Bu arada en ilginç durum ise enflasyonun % 6’larda olması. Nasıl? Hayret! Elektrik, doğal gaz, su, taşıma, gıda daha sayamayacağımız pek çok alanda trafik cezaları, harçlar vs gibi vergiler ve artışlar başka ülkede mi oluyor da bizdeki enflasyon onun için % 6′ larda oluyor. Benim merak ettiğim konu şu, milletimizin gerçekten enflasyonun bu rakamda olmadığını biliyor olmasına rağmen bu rakamı açıklayanların milletin enflasyonu  %6′ larda olduğuna inandıklarına nasıl inanıyorlar.  Yani kendileri gelir açısından refah ve mutluluk içindeyseler milleti de öyle mi sanıyorlar acaba? Bilemiyorum, bu mantıklı bir şekilde nasıl izah edilebilir.

  N.Ç davasında 13 yaşında kendi rızasıyla o tecavüzcülerle birlikte olduğu yönünde açıklama yapıldı. Bu tür karar ancak bizim gibi ülkelerde görülür demek istemiyorum artık, bu kararı alanların vicdanları rahat mı? Ne yapalım kanun böyle demekle geçiştirilebilir mi? Nerede hukukun kanunlar üstündeki (kişiler üstündeki değil) üstünlüğü. Hiç mi düşünmediler? Böylesine komik ceza alanların kendileri böyle bir durumla karşılaşsa bu cezalar hakkında ne düşünürlerdi? Böyle adalet mi olur yaa. Yazıklar olsun bu tecavüzcülere, yazıklar olsun adaletin yetersizliğine. Bu arada hatırlayalım bir kadın bebesiyle hapse girdi 15 yıl ceza aldı, kocası şikayetçi olmadığı halde amme davası sonucu sistem kadını hapse attı. Aynı sistem 13 yaşındaki bir çocuğun kendi rızasıyla tecavüzcülerle birlikte olduğuna karar veriyor. Hukukçu değiliz ama vicdani hukuk bu kararın doğru olmadığını söylüyor.

  Son günlerin en önemli konusu, terörün sona ermesi, terörün sonlandırılması. Terörün sonlanmasını kim istemez? Kim refah ve huzur içinde yaşamak istemez? Cevap belli, korku ve kandan beslenen istemez. Terör hiçbir zaman huzurlu bir ortamın olmasını amaç edinmemiştir. Peki terörün sonlanması için kiminle müzakere yapılıyor? Teröre neden olanlarla yapılıyor. Çok dikkatli olmak lazım. Daha önceleri terörist başı deniliyordu şimdilerde İmralı deniliyor. Terörün sonlandırılması için müzakere yapılması gerekliliği, İmralı’nın muhatap alınması gerekliliği bir parti tarafından çok önceleri söylenirken devlet terörle müzakere etmez mücadele eder deniliyordu. Ne oldu? Yeni senaryolar mı sahneye konuldu? Öyleyse sözüm ona kendilerine barış elçileri diyenler barış için neden insanları katletmeyi savundular ve şimdi artık silahlar sussun diyorlar. Bilemiyoruz, toplumumuzun duyarlığı ve ulusumuzun bütünlüğü dikkate alınarak dikkatli adımların atılması gerekir. Huzur bu topraklar üzerinde yaşayan her vatandaşın ama her vatandaşın hakkıdır, teröristin, terörün değil.

Önceki İçerikObezite
Sonraki İçerikTatvan

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Başkanı Hükümeti Başkanı Zurab Pataradze:”Turizmde dört mevsim aktif tutmak”

ზურაბ პატარაძე, აჭარის ავტონომიური რესპუბლიკის მთავრობის მეთაური: „ტურიზმის აქტიური შენარჩუნება ოთხივე სეზონის განმავლობაში“ Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Başkanı Hükümeti Başkanı Zurab Pataradze, 17. Uluslararası Turizm ve...

Tiflis Büyükelçisi Mustafa Türker Arı’nın Batum Belediye Başkanı Giorgi Tsintsadze’yi ziyareti

Türkiye’nin Tiflis Büyükelçilik görevine 30 Mart 2026 tarihinde başlayan Büyükelçi Müstafa Türker Arı; göreve başladığı günden bu tarafa iletişime büyük önem veriyor. Göreve başladığı takip...

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi 100.sayı 28 Nisan 2026

Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da 5 Temmuz 2011 tarihinden itibaren 1.sayısı ile yayın hayatına başlayan, yayın hayatında 15. yılında olan , Türkçe-Gürcüce olarak iki...

Gürcistan-Batum Büyükler Avrupa Halter Şampiyonası

Türkiye; Gürcistan-Acara ÖzerK Cumhuriyeti’nin başkenti Batum'da düzenlenen Büyükler Avrupa Halter Şampiyonası’nda; 4 altın, 3 gümüş ve 8 bronz olmak üzere toplam 15 madalya kazandı....

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!