Salı, Mart 2, 2021
tr
Ana Sayfa YAZAR VE ŞAİRLER Küreselleşme sürecinde milli–manevi değerlerin korunması ve Azerbaycan gençliği

Küreselleşme sürecinde milli–manevi değerlerin korunması ve Azerbaycan gençliği

Yazan: Aygün ASKERZADE

 XX. yüzyılın sonu  insanlık tarihinde meydana gelen olaylar açısından  son derece zor bir devri kapsamıştır.  Sovyet Birliği`nin çökmesi ile sistemlerarası ihtilaflar devrinin sonucu olarak  `Soğuk Savaş` devri bitmiş ve devletlerarası işbirliğinin derinleşmesi ile sonuçlanan `Yeni dünyanın düzeni` kurulmuştur.

  Dünyanın süper devletlerinin birinin çökertilmesi bazı ülkelerin ve halkların politik, ekonomik, manevi ve d. hayatında önemli değişikliklerin  meydana gelmesi ile son bulmuştur. Hiç şüphe yok ki, bu olaylar uluslararası ilişkiler sisteminde özel yeri ile seçilen Azerbaycan`a bile etkisini göstermiştir. Dünyadaki olaylar sonucu olarak meydana gelen küreselleşme bütün ilerici özellikleriyle beraber  devletin  milli çıkar ve güvenliği açısından bazı potensiyel  tehditleri de ön plana çıkarmıştır. Küreselleşme  sosyal hayatın bütün alanlarını kapsayan çok planlı ve  büyük ölçekli  süreçtir. Bu terimin   geniş şekilde kullanılmasına rağmen bu süreçi tam anlamıyla ışıklandırmak olanaksızdı.

  Bugün Azerbaycan  insanlığın gelişim eğilimi  sayılan  küreselleşme sürecinde önemli yere sahiptir. Bunu ulu önder Haydar Aliyev 07 Eylül 2000 tarihinde New York`ta geçirilen Binyıl`ın Zirve Toplantısı`nda  yaptığı konuşmasında net bir şekilde ifade etmiştir. Dünyanın bugünkü gelişim aşamasının temel eğiliminin küreselleşme olduğunu söyleyen ulu önder  Azerbaycan`ın küreselleşmenin gelişmesinde büyük katkıda bulunduğunu ve ifadesinde `Ülkem dünya çapında  jeostratejik öneme sahip kendi coğrafi mevkisini, doğal kaynakları ve potansiyelini kullanarak Doğu ve Batı arasında köprü rolünü oynamıştır.

  Biz  Büyük İpek Yolu`nun restorasyonu, Avrupa-Kafkas-Asya ulaştırma koridorunun inşaası ve Hazar havzasının  karbihidrojen kaynaklarının üretimi ve dünya piyasalarına çıkarılması için büyük çaba göstermekteyiz.  Dünyanın bazı  devletlerinin bağımsız ve  mükemmel gelişmesi için bu projelerin büyük payı vardır ve bunlar uluslararası işbirliğine tekan verecek ve küresel ortamın  gelişmesinde katkı sağlayacaktır.`Kendiliğinde  toplumun gelişmesinin belirsiz ve sonuçları bilinmeğen  geçiş aşamasını oluşturan  küreselleşme süreçlerinden tecrid olunmak hiçbir topluma, devlete ve ayrıca Azerbaycan`a nasip değildir. Bu devirde her devlet kendi milli-manevi değerlerinin korunup saklanılmasına gayret göstermelidir. Küreselleşme sürecinin hakim olduğu bu devri göz önünde bulundurursak  burada Azerbaycan`ın milli çıkarlarından doğan Azerbaycan`ın dünya halkları ile arkadaşlık ilişkileri, barış ve güvenlik ortamında yaşaması, beraber işbirliğine dayanarak  bu işbirliğin gelişmesi, Avrupa ve dünya birliğine entegrasyonu, uluslararası alemde  Azerbaycan etkisinin artırılması,  ülkenin ekonomik potansiyelinin artırılması gibi işler zamanın koşullarına  uygun şeklide gelişmektedir. 

  Fakat bu süreçin  diğer olumsuz tarafı  küreselleşmenin  daha çok zarar gördüğü  milli kültür ve milli değerlerdir. Küreselleşme  süreci diğer alanlarla beraber medeni, manevi sosyal hayatın diğer alanalrını da kapsamaktadır. Bu süreç sonucu  önemli sorunlardan biri olarak   milil kültür, dil,din, gelenek-göreneklerin sıkıştırılması ve adaptasyon olmadan  değiştirilmesi tehlikesi meydana gele bilir, burada da daha çok küreselleşme sürecinin orbitine dahil olmuş, yeni bağımsızlık kazanmış ve kendi geçiş devrini yaşayan devletler hedef seçilebilir.

 Günümüzde  Azerbaycan`ı etkileyen  küreselleşme nin olumsuz fesatlarını engellemek için ilk önce milli ideolojimiz olan Azeri ideolojisini daha iyi kavramak ve propogandasını yapmak gerekiyor. Haydar Aliyev milli-manevi değerlerimize sahip olmanın önemini şöyle ifade etmiştir:` Biz dünyanın herhangi bir ülkesine benzemek istemeyiz. Kendi milli-manevi değerlerimiz vardır: bu, Azerbaycan dili, dinimiz, örf ve adetlerimizdir.

 Bunları korumalı, doğru bir şekilde kullanmalı ve onları dünyaya tanıtmalı ve geliştirmeliyiz`. İşte bu konuda  Azeri gençleri büyük sorumluluk taşıyorlar. Bugün her bir genç  bizim milli güvenliğimiizn ayrılmaz terkibi olan milli-manevi değerlerimizin korunması yönünde  tüm gücüyle çalışmalıdır. Çünkü  söz konusu devletler-kendi milli güvenliği çerçevesini ve taahhütlerini açık-aydın şekilde anlıyor, onların korunması ve  sağlanmasına özen gösteriyor ki bu tür ülkelere küreselleşme  sadece ilerleme ve refah kazandırabilir, sadece  günlük problemlerini çözmek ve  yarar kazandırmak amacıyla  küreselleşmeden faydalanır, işte bu devletler küreselleşme kurbanlarına dönüşürler.  Bu durumda sözkonusu ülkenin yalnız milli ekonomisi,doğal kaynakları, ekonomik potansiyeli değil ayrıca milli içgüdüleri, irade, varlık, kültür, devlet ve milliyeti karakterize eden bütün milli değerler uluslarötesi tekellerin eline geçiyor ve  giderek ortadan kaybolur.

  Küreselleşme süerçlerinin meydana geldiği bu devirde her  ülkenin vatandaşlarına, ayrıca gençlere büyük sorumluluk düşüyor. Bu kendi ülkemiz içinde geçerlidir. Günümüzde ülkemiz ne kadar gelişsede büyük başarılar kazanmış olsada  esaslı değişiklikler meydana gelsede  örf ve adetlerimiz, milli değerlerimiz yaşıyor ve ülkenin başarılı gelişmesi, milli-manevi değerlerimizin korunması için her bir vatandaş ve ayrıca gençler de çaba harcamalılar. Çünkü ülke halkının  çoğu gençlerden ibarettir ve ülkenin geleceği işte bu gençlerin elindedir.

  Bugün ülkemizin gençleri ister devlet seviyesinde ister sivil toplum örgütleri çerçevesinde ülkeyi layıklı şekilde tanıtıyorlar. Bu bizim ve ülkemiz için sevindirici olaydır, fakat bütün bu başarılar çerçevesinde milli-manevi değerlerimizin  korrunması ve propogandasını unutmak olmaz. Denildiyi üzere tarihini bilmeyenlerin sınırlarını başkaları çizer. Ayrıca milli-manevi değerlerini değerlendirip korumayan halkın değerleri ya başka halklar tarafından benimsenilir  ya da küreselleşme süreçlerinin meydana geldiği devirde ortadan kaybolur. işte bu yüzden küreselleşme devrinde milli-manevi değerlerimizin korunması, dünyada tanınması konusunda gençlerimize daha büyük sorumluluk düşüyor.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi 25 Şubat 2021

Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da 05.07.2011 tarihinden itibaren yayın hayatına başlayan ve yayın hayatının onuncu yılına giren, Türkiye temsilciliğini de Habergünebakış Sitesinin yaptığı(www.habergünebakis.com) Karadeniz...

Tunceli’deki sevgi seli Ordu’da da devam ediyor

Gönül adamı ve ekol Ordu Valisi Tuncay Sonel Türkiye'de halka dayalı kamu yönetiminde herkesin örnek alması, yaptığı uygulamalardan ders çıkartılması gereken, Türkiye örneği bir...

Gürcistan Kurumlararası Koordinasyon Konseyi’nin kararı

Türkiye Tiflis Büyükelçiliği'nin “Gürcistan Kurumlararası Koordinasyon Konseyi’nin 24 Şubat 2021 tarihinde aldığı kararla ilgili” duyurusu şöyledir; “Gürcistan Kurumlararası Koordinasyon Konseyi’nin 24 Şubat 2021 tarihinde...

Gürcü dili öğrenmek isteyen vatandaşların dikkatine!

Gürcistan-Trabzon Başkonsolosluğu'nun “Gürcü dili öğrenmek isteyen vatandaşların dikkatine” konulu yazılı açıklaması şöyledir; “Gürcistan Trabzon Başkonsolosluğu’nun girişimi ve organizasyonu ile 01.03.2021 tarihinden itibaren “Gürcüce öğrenelim”...

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!