Çarşamba, Şubat 4, 2026
tr
Ana Sayfa GENEL Toplumun sorunu güvensizlik mi?

Toplumun sorunu güvensizlik mi?

   İnsanlığın doğuşundan, günümüze kadar hep güven sorun olmuştur. Toplumları bir arada tutan önemli değerlerden biriside karşılıklı güven, saygı ve sevgidir. Toplumumuzun tarihine baktığımızda toplum katmanlarında güven azaldığında, hep o dönemler sıkıntılı geçmiştir. Günümüzü geçmişe göre değerlendirdiğimizde; insanlar arasındaki samimiyet zamanla değer kaybetmiştir. İnsan ilişkileri arasındaki ticari ve her türlü sosyal ilişkilerde samimiyet ve güven önemlidir. Bugünü geçmişe göre değerlendirdiğimizde, samimiyet ve insanlar arasındaki güven bunalımı gittikçe azalmaktadır. Tabii ki bu güven bunalımını kamuoyundaki olumsuz gelişmeler de artırmaktadır. Güven bunalımı yaşayan ülkeler, hep sıkıntılı evreler geçirmiştir. Toplum olarak; insanlar arasında güvenli, karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı sosyal diyalogların gelişmesini artırıcı tedbirleri almak zorundayız.

   Günümüz toplumunda bunu asgariye indirdiğimizde şöyle bir bakın; insanlar birbirlerine şüphe ile bakıyorlar ve bana bir zararı olur mu? diye düşünüyorlar. Bu düşünce karşılıklı ilişkilerde samimiyetsizliğe ve güven bunalımına götürüyor. Bu durumda toplum katmanlarında ekonomik yönden karşılıklı ticari ilişiklerde olumlu netice alınamıyor. İnsanların artık karşılıklı güven duygularının gelişmesinde; günümüz anlayışında da artık ön yargılar değişti. İnsanlar artık bir araya geldiklerinde karşılıklı olarak birbirlerini maddi özelliklerine göre değerlendiriyorlar.

   Siz ne kadar dürüst olursanız olun; konumunuz, eğer sizin maddi durumunuz iyi değilse? Kaliteli ve toplumda saygın insan olarak değerlendirilmiyorsunuz. Aslında bizim kültürümüzde insan özelliğini değerlendirirken, bunun kriterleri mevcuttur. Ama günümüzde bu değerlendirme göz önünde bulundurulmuyor. Ekonomik durumu ve konumu iyi olmayan insanlar ile maddi durumu, konumu iyi olan insanlar günümüz toplum anlayışı nedeniyle karşılıklı olarak birbirlerine güvenmiyorlar.

   Bunu toplumda iş yaptıran ve sözü geçen insanlarla, toplumda sözü geçmeyen ve iş yaptıramayan insanların birbirlerine karşı düşünce anlayışlarını da örnek verebiliriz. Vatandaş diyor ki ben a şahsı gibi düşünmediğim için o bana güvenmiyor ve benim işimi yapmaz diyor. Böylece bunun değişik örneklerini çoğaltabiliriz. Örnek verecek olursak; bir vatandaş bir yere gidiyor, işinin yapılması konusunda söz alıyor. Aradan zaman geçtikten sonra ilgili bürokrat veya siyası verdiği sözde durmuyor. Bu örnekler toplumda yaygın olarak görülmektedir.

   Toplumuzda şu insan çok dürüsttür, samimidir ve sözünde durur diyen insanlara da bakıyoruz veya görüyoruz, bu insanlar da sözünde durmuyorlar. Kendisine güvenilmiyor. Acaba ben yanılıyorum mu? Diye sokaktaki halka ve insanlara soruyorum. Toplumuzun yapısı nasıldır diyorum? Halk diyor ki; “Günümüzde paran varsa ve iş yaptırmak için siyasi gücün varsa toplumda değerin vardır. Yoksa ne kadar dürüst olursan ol, bu özelliklerin yoksa toplumda değerin ve saygınlığın yoktur. Dürüst, sözünde duran, mert, samimi insanların sayısı parmakla gösterilecek kadar azaldı.” deniliyor. Gerçekten bu düşüncenin toplumda yaygın şekilde dile getirilmesi, hiç de hoş değildir. Bu nedenle günümüz toplumunun genel olarak insan değerlendirilmesinde temel kültürümüze ters bir bakış açısı oluştuğundan dolayı, insanlar bir araya gelip, ülkemiz ekonomisine katkı yapacak bir iş yapmıyorlar ve karşılıklı dostluk kuramıyorlar.

   İşte günümüz toplumunun yapısı böyledir. Artık günümüzde; kaliteli, dürüst, samimi, sözüne güvenilir insanların sayısı gittikçe azalmaktadır. Günümüzde insanlar birbirlerine kültürümüz gereği dostluktan ziyade, karşılıklı çıkar ilişkilerine dayalı bir dostluk modeli izlemektedir. Bu da kişiler arasında güven bunalımı yapmakta, gayri samimi dostluklar kurulmasına neden olmaktadır. Bu anlayış değişmediği sürece, ülkemizdeki insanların birbirlerine karşı güvensizliği gittikçe çoğalır. Bu durumun önüne geçmek gerekir. 

   Ülkemiz insanlarının günümüzde karşılıklı çıkar ilişkilerine dayalı bir güven modelini benimsemiş olmalarına; siyasi olsun veya olmasın,  herkesin vebali vardır. Bu nedenle ülkemize hizmet eden ve edecek olan her kesimin toplumda güven ortamını sağlayacak tedbirleri almaları gerekir. İnsanların birbirlerine güvenmeden, gayri samimi olarak yaşamaları, toplumda sıkıntılara neden olmaktadır. Özellikle toplumuzdaki insanlar arasındaki karşılıklı güven bunalımının giderilmesi eğitimle olur düşüncesindeyim. Toplumun sorunu güvensizlik mi?

  

 

facebook için bir cevap yazın İptal

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat: “Türkiye; üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle istikrarlı”

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat; 2026 yılı Ocak ayı dış ticaret verileri ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Küresel ticarette belirsizliklerin arttığı, korumacılık...

Artvin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. ibrahim Aydın: “Üniversitemizin QS Avrupa sıralaması başarısi”

Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Aydın’ın göreve başladıktan sonra başarılı çalışmaları sayesinde üniversitenin başarı grafiği yükseldi. Artvin Çoruh Üniversitesi QS Avrupa sıralamasına ilk...

Batum Başkonsolosu Banu Terzioğlu

Gürcistan-Tiflis Büyükelçiliğinde Büyükelçilik Müsteşarı olarak görev yaparken, Dışişleri Bakanlığı tarafından Gürcistan-Batum Başkonsolosu olarak görevlendirilen Başkonsolos Banu Terzioğlu Batum Başkonsolosu olarak bugün görevine başladı. Başkonsolos Banu...

Tiflis Büyükelçisi Mustafa Türker Arı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bazı büyükelçilik ve daimi temsilcilikler için yeni görevleri tebliğ etti. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Türkiye'nin dış temsilciliklerinde görev...

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!