Sağlıklı bir kamuoyunun da basının doğru ve tarafsız bilgi ulaştırması ile mümkün olabilecektir Bu nedenle gazeteciliğin hem sorumluluk hem de fedakarlık gerektiren meslek dallarından biridir. Tarafsız basın mensubu olanları ve kalemini birilerine kiralamayan, satmayan ve en önemlisi birilerinin tetikçiliğini yapmayan tüm basın emekçilerini öncelikle yürekten kutluyorum…
Dünyada ve ülkemizde teknolojik alanlarda yaşanan gelişmeler, iletişim ağlarını daha da önemli hale getirmiş, bilginin yayılma hızını anlık sürelere indirmiştir. Bu noktada doğru bilginin insanlara ulaşmasında basın çalışanlarımızın önemi ve sorumlulukları da bir kat daha artmıştır. Halkımızın gözü kulağı olan, kamuoyu oluşumunda ve toplumun vicdani duygularının şekillenmesinde özveriyle çalışan gazetecilerimiz tüm bu nedenlerle her türlü takdiri hak etmektedir.
Hem ülkemizin hem de bölgemizin gelişimi için fedakarca çalışan, aynı zamanda kamu kurumları ile vatandaşlar arasında iletişim köprüsü olan tüm basın çalışanlarımıza minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle basınımızın saygın çalışanlarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü tebrik ediyor, çalışma hayatlarında başarılar diliyorum.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü
AK Parti Amasya İl Başkanı Ekrem Toto: “Geçmişini tanımayanın geleceği olmaz”
AK Parti Amasya eski İl Başkanı Mehmet Akif Kesmekaya’nın görevinden ayrılması sonucu AK Parti Amasya İl Başkanlığına Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından; Amasya ilinin kişiliği ile tanınmış ve sevilen esnaflarından Yeni Aydın Kitapevi Sahibi Ekrem Toto atandı. AK Parti Amasya İl Başkanlığında düzenlenen devir-teslim programı sırasında bir konuşma yapan AK Parti Amasya İl Başkanı Ekrem Toto şunları söyledi; “Geçmişini tanımayanın geleceği olmaz. Bu yolda sevgi ve hoşgörü ile birlikte yürüyeceğiz. Biz Amasyalıyız. Amasyalıyı iyi tanıdığıma inanıyorum.”

Zakkum Müzik Grubu’nun Amasya konseri
Zakkum Müzik Grubu 31 Ekim 2021 tarihine saat 21.00 de Amasya Yavuz Selim Meydanında 2021 yılını 2022 yılını bağlayan yılbaşı gecesinde muhteşem bir konser verdi. Konseri yaklaşık 15 bin kişi izledi. Birbirinden güzel şarkılarını seslendiren Zakkum Müzik Grubu solisti şarkılarını söylerken konseri izleyen gençler de şarkılara eşlik etti. Konsere Amasya Üniversite öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Konser öncesi Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı bir konuşma yaparak, gençliğin yoğun ilgisinden dolayı kendilerine teşekkür etti. Zakkum Müzik Grubu, 1999 yılında Raindog adıyla Ankara’da kurulmuş Türk alternatif rock grubudur. Raindog ismiyle bine yakın sayıda sahne performansı gerçekleştiren grup, albüm çalışmaları esnasında Türkçe bir isme geçiş yaparak “Zakkum” adını kullanmaya başlamıştır. Zakkum Müzik Grubunun yayınlanan şarkıları şunlardır; Gökyüzünde(2013), Acıta Acıta(2013), Hatıran Yeter(2018).
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı: “Fırsatçılara fırsat vermem”
Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, temel ihtiyaç ürünleri için başlattığı indirim kampanyasına katkı sunmaları için zabıta ekiplerinin dışında sivil personelden oluşan 50 kişilik ayrı bir ekip daha görevlendirdi. Ekipler, Şehirde faaliyet gösteren işletmeleri fahiş fiyat konusunda denetleyecek.
MHP liderinin, halkın tükettiği temel ihtiyaç ürünlerinin fiyatlarında indirime gidilmesi için yurt çapında başlattığı teşvik ve katılım kampanyası çerçevesinde verdiği talimat ile Türkiye genelinde olduğu gibi Amasya’da da harekete geçildi. İndirim kampanyasına destek verdiklerini ve fahiş fiyat uygulayan işletmeler tespit edildiğinde işyerlerini süresiz kapatacaklarını vurgulayan Başkan Sarı, vatandaşların haklarını koruyarak, fırsatçılara fırsat vermeyeceklerini belirtti.
“Fahiş fiyat uygulayan işletmelere süresiz kapama yapılacak”
Amasya’da yapılan denetimlerde fahiş fiyat uygulayan işletmelere izin vermeyeceklerini ve ağır cezalar kesileceğini belirten Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı açıklamasında şunları kaydetti;
“Türkiye’mizin gündeminde bir dolar serüvenidir gelip gidiyor. Sn. Genel Başkanımızın bu konuda yurt çapında başlatmış olduğu bir kampanya var. Bizler Amasya Belediyesi olarak hemen bu kampanyaya iştirak ediyoruz. Şehrimizde esnaflarımız satış fiyatlarını yeniden ayarlamalıdır. Eğer şehrimizdeki denetimlerimizde fahiş fiyata rastladığımızda o esnafımız mutlak suretle tarafımızdan cezaya çarptırılacaktır. Hem de bizim cezamız, nakdi olarak düşünülmemelidir. Türkiye’deki genel grubu görmezden gelip, vatandaşlarımıza fahiş fiyatta satış yapan herhangi bir esnafımıza rastladığımızda kesinlikle ve kesinlikle süresini tahmin edemeyecekleri bir şekilde kapatma yapacağımızı bilmelerini arzu ediyorum” dedi.
“Denetim için 50 sivil personel görevlendirdik”
Dolar’ın aşırı yükselişi ile birlikte fiyatları artıran ve düşüşe geçtikten sonra ise etiketlerini sabit tutan esnaflara asla taviz vermeyeceklerini söyleyen Başkan Sarı açıklamasının devamında;
“Türkiye’de anlaşılamaz bir durumda dolar belli fiyattan üst seviyelere kadar çıktı. Lakin dolar bazında deyip artış yapanların, dolar düşüşü ile beraber sabit fiyatta kalmalarına asla rıza göstermeyeceğiz. Bu konuda biz Sn. Genel Başkanımızın direktifleri doğrultusunda kendi denetleme birimlerimiz yani zabıta birimlerimiz ve özellikle sivil görevlilerimizle beraber esnaf, Pazar artışlarını kontrol altında tutmaya kararlıyız. Bu manada tüm hemşehrilerimizin dikkatini çekmek istiyorum. Bu şekilde niyetleri olanlar, böyle gaflet içerisine düşenler hemen tedbirlerini almalı, hatalarından geri dönmeli bizimle karşı karşıya gelmemek için azami dikkat göstermelidir. Bu saatten sonra fırsatçılara fırsat vermeyeceğimizi bilmelerini rica ediyorum. Arkadaşlarımızın bu açıklamanın akabinde şehrimizin her tarafında denetim yapacaklardır. Kimse illa zabıta ekipleri gelecek diye beklemesin. Biz belediyemizden 50 isim belirledik. Şehrimizin 50 yerinde market, bakkal ve manavdan alışveriş yapacaklar. Bu manada herkesin etiketlerini gözden geçirmesini arzu ediyorum. Vatandaşımızın kandırılmasına müsaade etmeyeceğimizi buradan ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan 6’ncı İş Forumu
Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de Kongre Merkezinde Türkiye- Gücistan ve Azerbaycan Ticaret ve Ekonomi Bakanlarının katıldığı “Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan 6’ncı İş Forumu” düzenlendi. Düzenlenen bu iş forumunda bir konuşma yapan Ticaret Bakan Mehmet Muş şunları söyledi;
Azerbaycan ve Gürcistan’ın en önemli ticaret ortakları
“Azerbaycan ve Gürcistan ile 2020 yılındaki toplam Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan 6’ncı İş Forumu”nun ardından ticaret hacminin aşılacağı yıl tamamlanmadan kesinleşti.
Türkiye’nin dostu iki ülkenin, Azerbaycan ve Gürcistan’ın bağımsızlıklarının 30. yılını kutluyorum Azerbaycan’ın Karabağ zaferini de bir kez daha tebrik ediyorum. Türkiye olarak, kadim bir geçmişe dayanan dost ve kardeş ülkeler Azerbaycan ve Gürcistan ile ticari ilişkilere büyük önem veriyoruz. Azerbaycan ve Gürcistan’ın en önemli ticaret ortaklarının başında geliyor olması önemlidir: Türkiye’nin, 2020 yılında Azerbaycan’ın hem ihracatında hem de ithalatında ikinci sırada yer almıştır.
İkili ilişkilerde yatırımların önemlidir
Gürcistan’ın ise ithalatında Türkiye, 2007 yılından bu yana birinci sırada yer alarak, en önemli ticaret ortağı konumuna gelmiştir. Gürcistan’ın 2020 yılı ihracatında ise ülkemiz 4. konumundadır. Ayrıca, bu yılın Ocak-Kasım döneminde Azerbaycan ile ticaret hacmimiz geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,5 artmış, Gürcistan ile ticaret hacmimiz ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artış sergilemiştir. Bu rakamlara göre yılı tamamlamadan, her iki ülkeyle de 2020 yılındaki toplam ticaret hacmimizi aşacağımız kesinleşmiştir.
İkili ilişkilerde yatırımların önemlidir. İş insanlarımız, her iki dost ülkeyi de kendi evleri gibi görüp buraya yatırım yapma konusunda oldukça hevesliler. Müteahhitlik alanındaki ilişkilerimiz de önemli düzeye ulaşmıştır. Her iki ülke de dünyada üstlendiğimiz proje sayısı bakımından ilk 10’da yer almaktadır.
Ticaret, bölgemizi barış ve istikrar merkezi haline getirecek
Azerbaycan ve Gürcistanlı muhatap bakanlarla ikili ticari ve ekonomik ilişkileri daha da geliştirme yolunda karşılıklı atılabilecek adımları istişare edeceğiz. Görüşmelerimizde, Azerbaycan ile mevcut Tercihli Ticaret Anlaşması’nın ve Gürcistan ile mevcut Serbest Ticaret Anlaşması’nın genişletilmesi, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı başta olmak üzere lojistik alanında atılması gerekli adımlar ile gümrük alanında iş birliği konularını birçok yönden ele alacağız. Üç ülke arasında tesis edilen mekanizmalar ve kapsamı genişletilen iş birlikleri, önümüzdeki dönemde de birçok alanda üç ülkenin ortak çıkar ve beklentilerine hizmet edecektir. Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan İş Forumu’nun da bu iş birliği zeminine hizmet eden önemli bir platform haline gelmiştir. Bu ve benzeri platformlarla gelişen ticaretimiz, ülkelerimiz arasındaki bağları kuvvetlendirecek, refah ve zenginliğimizi artıracak, bölgemizi bir barış ve istikrar merkezi haline getirecektir.”
Bakü’ de düzenlenen “Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan 6’ncı İş Forumu”nun sonunda Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Azerbaycan Ekonomi Bakanı Mikayıl Cabbarov ve Gürcistan Ekonomik ve Sürdürebilir Kalkınma Bakanı Natia Turnava birlikte ortak basın toplantısı düzenlediler.
DANIŞTAY 10. Dairesi: “Basın kartı yenilememe ve basın kartı vermeme kararları hukuka uygun değildir”
Basın kartı mücadelesini gazeteciler kazandı
Danıştay, meslek örgütlerinin Basın Yönetmeliğine karşı açtığı davada yürütmeyi durdurdu ve “İletişim Başkanlığının yetkisi kart vermekle sınırlıdır. Kartın kime verileceği, hangi hâllerde iptal gerekeceği konusunda yetkisi yoktur” dedi. Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (FMD) ; bu değişikliğin basın kartı verilmesinde “keyfiyete yol açtığını” ve “hukuka aykırı olduğunu” ileri sürerek, yönetmelikteki 11 maddesi ile İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin bir bendinin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Danıştay’da dava açmıştı.
Basın kartı yenilememe ve basın kartı vermeme
kararları hukuki dayanaktan yoksun
Danıştay kararıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın bugüne kadar verdiği basın kartı ve sürekli basın kartı iptal kararları, basın kartı yenilememe ve basın kartı vermeme kararları hukuki dayanaktan yoksun hale geldi.
Danıştay, Basın Kartı Yönetmeliğine karşı basın meslek örgütlerinin açtığı davada yönetmeliğin yürütmesini durdurdu. Yüksek mahkeme İletişim Başkanlığı’nın yetkisinin kart vermekle sınırlı olduğu ve kartın kimlere verileceği, hangi hallerde basın kartının iptali gerekeceğinin belirlenmesi konusunda yetkisinin olmadığı hükmüne vardı.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun verdiği 4 Kasım 2020 tarihli karar ile pek çok maddesinin yürütmesi durdurulan Basın Kartı Yönetmeliği’nde, 20 Mayıs 2021’de tekrar değişiklikler yapılmıştı. Türkiye Gazeteciler Sendikası, Gazeteciler Cemiyeti Derneği ve Türkiye Foto Muhabirleri Derneği de yönetmeliği yargıya taşımıştı.
İletişim Başkanlığı’nın kart iptal yetkisi yok
Danıştay 10. Dairesi yönetmeliğin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğmasına yol açacağı sonucuna vararak yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. Karar, Danıştay 10. Dairesi Başkanı Yılmaz Akçil ile üye Hamdi Şenler’in karşı oyuna karşılık üç üyenin iptal oyuyla çıktı.
Kararda; 14 sayılı İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına basın kartı ile ilgili olarak sadece basın-yayın kuruluşu mensuplarına basın kartı düzenleme yetkisi verildiği, basın kartının kimlere verileceğinin ve hangi hallerde basın kartının iptali gerekeceğinin belirlenmesi konusunda bir yetkiye yer verilmediği, Anayasanın 13. maddesi ve 26. maddesinin 4. fıkrası gereğince, bu belirlemelerin bizzat kanunla yapılması gerektiği vurgulandı.
Bu gerekçelerle; Basın Kartı Yönetmeliğinin 3. Maddesi 1. Fıkrasının hukuka aykırı olduğu ve temel hak ve hürriyetleri ilgilendirmesi nedeniyle uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasına yol açacağı sonucuna varıldığı belirtildi ve bu maddenin yürütmesinin durdurulması Yönetmeliğin tamamını dayanaksız hâle getireceğinden, Basın Kartı Yönetmeliği’nin dava konusu madde ve ibarelerinin tamamının yürütmesinin durdurulmasına karar verildi.
Hak ve özgürlükleri doğrudan ilgilendiriyor
Ayrıca Danıştay 10. Dairesi, basın kartının niteliğine ilişkin gerekçesinde şu satırlara yer verdi: “Basın kartı ile basın-yayın çalışanları; haber kaynakları olan kamu kurum ve kuruluşlarının birimlerine ve de görevlilerine akredite bir kart sunarak görevlerini rahatlıkla ifa edebilmekte, ilgili birimlere ve haber kaynağına ilişkin etkinliklere giriş-çıkış yapabilmekte, özlük haklarında ayrıcalıklara sahip olabilmekte, hususi damgalı pasaport sahibi olabilmekte, basın trafik kartından faydalanmabilmekte ve toplumsal olayların takibinde ispat aracı olarak bu kartı kullanabilmektedir.
“Basın kartının mahiyeti incelendiğinde; bu kartın kullanılmasının, basın hürriyeti, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti, çalışma hak ve ödevi gibi temel hak ve özgürlükleri doğrudan ilgilendirdiği görülmektedir.”
Ne olmuştu?
Türkiye’de basın kartını Başbakanlığa bağlı Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü yani devlet veriyordu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrası bu yetki İletişim Başkanlığı’na devredildi. 14 Aralık 2018’de yönetmelik değiştirildi. Yürürlüğe giren Basın Kartı Yönetmeliği 1947’den sonra düzenlenen 14. basın kartı yönetmeliğiydi. Verilen kartın rengi turkuaz oldu. Sarı basın kartları iptal edildi. Sarı basın kartı olanların yeniden başvuru yapılması istendi. Ancak bu evrede basın kartı taşıyon yüzlerce gazeteciye yeni basın kartı çıkartılmadı. İletişim Başkanlığı çeşitli gerekçelerle ya basın kartlarını iptal etti ya da hala kartların basımını bekletiyor.
Bu sırada Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Basın Kartı Yönetmeliği’nin Anayasa ve yasalara aykırılık içeren maddelerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Danıştay’da Şubat 2019’da dava açtı. Başvuruda yönetmeliğin, basın ve ifade özgürlüğüne aykırılık içeren, yasalarla çelişen ve idareye, ilgili yasaların sınırlarını aşan yetkiler veren altı maddesinin iptali istendi.
Bunun üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK), İletişim Başkanlığı’nın “basın meslek onurunu zedeleyecek işler yaptığı/yapması”, “milli güvenlik ya da kamu düzenine aykırı davranışlarda bulunması” ile “bunları alışkanlık edindiği/edinmesi” gibi gerekçelerle basın kartları ve sürekli basın kartlarını iptal yetkisini engellendi.
Danıştay kararında mevcut yönetmeliğin gazetecileri baskı ve endişe altında tutacağına dikkat çekti. Basın kartının verileceği kişilerde aranacak şartları içeren temel ilkelerin, bu hakka keyfi bir şekilde müdahale edilmesini önleyecek şekilde düzenlenmesi gerektiği ifade etti ve yönetmeliğin yürütmesini durdurdu.
Danıştay’ın kararının ardından 20 Mayıs 2021’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıya Resmi Gazete’de yeni bir yönetmelik yayınlandı. Yönetmelik neredeyse 2018’de çıkartılan yönetmeliğin aynısıydı. Çağdaş Gazeteciler Derneği, DİSK Basın-İş, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Gazeteciler Cemiyeti Derneği ve Türkiye Foto Muhabirleri Derneği gibi kuruluşlar yönetmeliği bir kez daha mahkemeye taşıdı.
“Öngörülebilirlik”, “Belirlilik”
Danıştay’ın kararında “hukuk devleti” “basın özgürlüğü” “eleştirme ve değer yargısında bulunma hakkı” “gazetecinin savunma hakkı”na vurgu yaptı. Kararda “öngörülebilirlik” ilkesinin, hukukun temel ilkelerinden olduğu ve bu ilkeye göre, kanunî ve idari düzenlemelerin açık ve net olması gerektiği kaydedilirken “Buradaki amaç, ilgili kişilerin davranışlarını belirleyebilmesi ve belirli eylemlerin yol açabileceği sonuçları önceden öngörebilmesidir” denildi.
Kararında AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına da atıf yapan Kurul “belirlilik” ilkesine de vurgu yaparak, “Düzenlemenin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde yani idare tarafından takdir yetkisine dayanılarak keyfi uygulamalara imkân verilmeyecek şekilde yapılması gerekmektedir” gerekçesine dayandı.
Basın özgürlüğü
Kararda, basın özgürlüğüne ilişkin anayasal kurallar ve demokratik toplumlardaki fikir özgürlüğüne ilişkin ilkeler sıralandı. Basının, kamu güçlerine olduğu kadar özel güçlere karşı da korunması gerektiğinin anlatıldığı kararda şöyle denildi:
“Bağımsız ve tarafsız yayıncılığın sürdürülebilmesi için alınacak önlemler de bu ödev kapsamındadır. İfade özgürlüğünün sözü edilen toplumsal ve bireysel işlevini yerine getirebilmesi için, AİHM’in de ifade özgürlüğüne ilişkin kararlarında sıkça belirttiği gibi, sadece toplumun ve devletin olumlu, doğru ya da zararsız gördüğü “haber” ve “düşüncelerin” değil, devletin veya halkın bir bölümünün olumsuz ya da yanlış bulduğu, onları rahatsız eden haber ve düşüncelerin de serbestçe ifade edilebilmesi ve bireylerin bu ifadeler nedeniyle herhangi bir yaptırıma tabi tutulmayacağından emin olmaları gerekmektedir.”
İfade özgürlüğünün çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin temeli olduğu, bu özgürlük olmaksızın “demokratik toplumdan” bahsedilemeyeceğinin anlatıldığı kararda, basın kartının, gazetecilerin mesleki faaliyetlerini yürütürken etkin çalışmaları, sektörün her türlü zorlukları karşısında kendilerini savunabilmeleri için önemli olduğu hatırlatıldı.
Yürütmesi durdurulan maddeler
Yönetmeliğin “Basın meslek onurunu zedeleyecek işler yapması, davranışlarda bulunduğu veya alışkanlıklar edindiği “, “Milli güvenlik ya da kamu düzenine aykırı davranışlarda bulunması veya bu tür davranışları alışkanlık edinmesi” hallerinde kartların iptal edilebileceğini düzenleniyordu. Kararda bu ifadelerin tanımının Yönetmelikte olmadığı vurgulanarak, şöyle denildi:
“Muğlak ifadeler içeren bu düzenlemeler, yukarıda açıklamasına yer verilen, ‘hukuki öngörülebilirlik’ ve ‘hukuki belirlilik’ ilkelerine aykırı olduğu gibi, bu ibarelerin yer aldığı düzenlemelerin basın kartı sahibi ilgilileri, mesleğini baskı altında, endişe içinde yerine getirmek zorunda bırakabileceği; bu nedenle de, anılan ibarelerin basının görevini tam olarak yerine getirmesine engel olabileceği sonucuna varılmıştır.”
Kararda ayrıca şu ifadelere yer verildi:
“Anılan düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilen fiillere ilişkin tespitin hangi usul ile ne şekilde yapılacağı soruları açıkta kalmakta olup; bu sürece ilişkin soruşturma ya da inceleme yapılıp yapılmayacağı; ilgililerin savunmalarının alınıp alınmayacağı da belirsizdir. Kaldı ki, ‘savunma hakkı’nın, bireyin en temel haklarından olduğu ve Anayasamızda da bu durumun hüküm altına alındığı; bu hakkın ihlal edilmesinin hukuka aykırılık oluşturacağı açıktır. İdare tarafından, bu düzenlemelerin içeriğinin geniş tutulması, muğlak ifadeler kullanılarak, sınırlarının tam olarak belirtilmemesi nedeniyle basın kartının iptali konusunda tanınan yetkinin keyfi olarak kullanılabileceği ve idare ile bireyin bu anlamda karşı karşıya gelebileceği de göz önünde bulundurularak, düzenlemenin çerçevesinin açık ve net şekilde belirlenmesi gerekmektedir.”
Danıştay ayrıca gazetecilerin basın kartları iptal edilirken Cumhurbaşkanlığı’na yakın memur ve bürokratlara basın kartı verilmesine imkan sağlayan düzenlemeyi de durduruldu. Kurul kararında, Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c bentleri sıralandı. Bu düzenlemelere göre, şu kişilere basın kartı verilebileceği anlatıldı:
Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatında basın-yayın faaliyeti yürüten ve Cumhurbaşkanlığına bağlı kurum ve kuruluşlarda basın-yayın biriminde çalışan personelden en üst yönetici tarafından belirlenecek kişilere. Bakanlıklarda, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği birimi amiri ile basın-yayın faaliyeti yürüten personelden bakan tarafından belirlenecek iki kişiye. İletişim Başkanlığında; Başkan ve başkan yardımcılarına, 1. hukuk müşaviri, daire başkanları, taşra teşkilatı müdürleri, basın müşavirleri, basın ataşeleri ile Başkanlık birimlerinde fiilen görev yapan hukuk müşavirlerine, iletişim uzmanlarına ve uzman yardımcılarına, merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatı birimlerinde fiilen görev yapan personelden Başkanlıkça uygun görülenlere.
Kararda, söz konusu düzenlemelerin hukuki belirlilik ilkesine aykırılık teşkil ettiği belirtilerek şöyle denildi:“Yönetmeliğin 6. maddesinde basın kartı verilecek kişiler için belirli şartlar aranırken dava konusu düzenlemelerde herhangi bir şart aranmadan kısacası bu kartın sınırlama getirilmeden her konumdaki personele verilebilir olması Yönetmeliğin kendi içerisinde çelişkili hükümler barındırmasına yol açmıştır. Bu itibarla, hukuki belirlilik ilkesine aykırı şekilde düzenlenen anılan hükümlerin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.”
Kesin ve bağlayıcı karar
ÇGD’den yapılan açıklamada, Danıştay İDDK’nin kararının kesin ve bağlayıcı olduğu vurgulandı. Danıştay’ın bu kararıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın bugüne kadar verdiği basın kartı ve sürekli basın kartı iptal kararları, basın kartı yenilememe ve basın kartı vermeme kararları hukuki dayanaktan yoksun hale geldi. Dosya bu karar üzerine Danıştay 10. Dairesine geri gönderildi. Şimdi, başvurudaki iptal istemleri esastan görülerek karara bağlanacak.
Gürcistan Ankara Büyükelçisi Giorgi Janjgava’nın ULUSKON ziyareti
Gürcistan Ankara Büyükelçisi Giorgi Janjgava, genel merkezi Ankara’da bulunan Türkiye Uluslararası Yatırım ve İş Dünyası Konfederasyonu’nu (ULUSKON) ziyaret ederek; Başkanı Nezaket Emine Atasoy ve Yönetim Kurulu üyeleri ile bir araya geldi.
Görüşme sırasında; salgın hastalık sonrası Gürcistan’a yatırım yapma durumları ile gelecekte konfederasyon temsilcilerinin Gürcistan’a bir çalışma ziyareti yapma konusu ele alındığı belirtildi.
2021 წლის 16 დეკემბერს, საქართველოს ელჩმა, გიორგი ჯანჯღავამ შეხვედრა გამართა თურქეთის საერთაშორისო საინვესტიციო და ბიზნეს კონფედერაციის (ULUSKON) პრეზიდენტთან, ნეზაქეთ ემინე ათასოისთან და მმართველთა საბჭოს წევრებთან.
შეხვედრაზე, მხარეების მიერ, განხილულ იქნა პოსტპანდემიურ პირობებში, საქართველოში ინვესტიციების განხორციელების პერსპექტივები და სამომავლოდ, აღნიშნული კონფედერაციის წარმომადგენლების საქართველოში სამუშაო ვიზიტის განხორციელების შესაძლებლობები.
აღსანიშნავია, რომ ხსენებული კონფედერაცია ახორციელებს საინვესტიციო პროექტებს აღმოსავლეთ ევროპის, ცენტრალური აზიისა და აფრიკის ქვეყნებში.
Artvin Cumhuriyet Başsavcısı Yunus Emre Büyükyurt’un Trabzon ziyareti
Artvin Cumhuriyet Başsavcısı Yunus Emre Büyükyurt, Gürcistan Trabzon Başkonsolosu Gela Japaridze’yi ziyaret etti. Görüşme sırasında; Gürcistan vatandaşlarının yasal haklarının korunması konuları, başkonsolosluk ile başsavcılık arasında daha etkin bir koordinasyonun sağlanması ve Hudut Bölge Savcılığı başkanlarının bir iş toplantısı düzenlenmesinin öneminin vurgulandığı belirtildi.
2021 წლის 16 დეკემბერს, ქ. ტრაპიზონში საქართველოს გენერალურმა კონსულმა გელა ჯაფარიძემ, გენერალურ საკონსულოში, ართვინის გუბერნიის მთავარ პროკურორს, იუნუს ემრე ბუიუქიურთს უმასპინძლა.
შეხვედრაზე განხილულ იქნა საქართველოს მოქალაქეთა კანონიერი უფლებებისა და ინტერესების დაცვის საკითხები. ამასთან, შეხვედრის დროს ხაზი გაესვა გენერალურ საკონსულოსა და მთავარ პროკურატურას შორის უფრო ეფექტური კოორდინაციისა და სასაზღვრო რეგიონების პროკურატურის ხელმძღვანელ პირთა საქმიანი შეხვედრის ორგანიზების მნიშვნელობას.
,
;
,













