Perşembe, Nisan 2, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 60

Ünlü Türk Pop Müzik Sanatçısı Hande Yener’in Batum konseri

0

Türk Pop Müziğinin sevilen sanatçılarından Hande Yener geçtiğimiz aylarda Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da Welmond Otel Balo salonunda konser verdi. Yoğun ilgi gören konseri yaklaşık 800 kişi izledi. Sanatçı Yener’in dansçı şov ekibi yaptığı dans şovları dikkat çekti. Makbule Hande Özyener 12 Ocak 1973 doğumlu olup, bilinen sahne adıyla Hande Yener,; çıkış yaptığı 2000’lerin başından itibaren pop listelerinde üst sıralara yükselen şarkılarıyla Türk pop müziğinde kendine yer edindi. Müziğinin yanı sıra kıyafetleri ve değişkenlik gösteren imajıyla da adından bahsettirdi. Müzikal tarzında da değişiklikler yaptı; bir dönem pop müzikten elektronik müziğe geçiş yapsa da bu dönem kısa sürdü ve tekrar pop müzik yapmaya başladı.
Ünlü Şarkıcı Hande Yener, hayranı olduğu Madonna başta olmak üüzere birçok isimden etkilendi. İmajı, klipleri ve canlı performansları Madonna’nın da aralarında bulunduğu çeşitli şarkıcılarla benzer bulunarak sıkça karşılaştırıldı. Türkiye’de 2000’li yıllarda tek bir albümü bir milyondan fazla satan az sayıdaki şarkıcıdan biri olarak kayıtlara geçti.

Emekli Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ve Sınıf Üstü Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetemizde köşe yazısı yazmaya başladı

0

Emekli Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ve Sınıf Üstü Emniyet Müdürü, görevi sırasında birçok başarılara imza atan ve kariyerinde birçok unvanları bulunan Feyzullah Arslan; Türkiye’de ve Gürcistan’da Türkçe ve Gürcüce olarak iki dilde yayınlanan Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetemizde ve gazetemizin İnternet Haber Sitesi olan www.habergunebakis.com’da köşe yazısı yazmaya başladı. Emekli Sınıf Üstü Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan’ın biyografisi şöyledir;
1956’da Sivas Gürün doğumlu olup, İlkokulu Gürün, Ortaokulu Ankara’da bitirip, 1973 yılında Ankara’da Polis Koleji’nden, 1976 yılında da Polis Akademisi’nden mezun oldu. Çanakkale Emniyet Müdürlüğü’nde Kom.Yrd.olarak göreve başladı. Sırasıyla Emniyet Genel Müdürlüğü, Ankara, Şanlıurfa, Aksaray, Muğla, Fethiye ve İstanbul’da çeşitli rütbelerde görev aldı. 1986 yılında Aksaray ilçe iken Emniyet Amiri, 1992 yılında Fethiye’nin ilk ilçe Emniyet Müdürlüğü 1995’te İstanbul Pol.Moral Eğt.Mrk.Md.lüğü görevini yapmıştır.
1995 yılında 1.Sınıf Emniyet Müdürlüğü’ne terfiyle, İk.Bak.D.Bşk.lığı, Polis Başmüfettişliği, APK Uzmanlığı, Arşiv, İnşaat, İdari Mali İşler Daire Başkanlığı ayrıca, seçimle Polis Bakım ve Yardım Sandığı Başkanlığı yaptı. 1998 yılında Elazığ İl Emniyet Müdürü olarak atandı. 3 yıl bu görevini sürdürdükten sonra 2001 yılı 10 Nisan’da Kocaeli Emniyet Müdürlüğü görevine, Temmuz ayında ise Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı’na atanıp, Emniyet Genel Müdürlüğü ilk Basın Sözcülüğü görevine getirildi. 2004-2005’te Gaziantep Em.Md.lüğü, tekrar Em.Gen.Md.lüğü Yrd.lığı, 2006 yılında Antalya İl Emniyet Müdürü olarak atanan Feyzullah ARSLAN, 2009-2012 İskandinav Ülkeleri (Danimarka,İsveç,Norveç,Finlandiya) Emniyet Müşavirliği görevini yürüttü. 2012-2017 yıllarında M.S.B ve T.B.M.M.Başkan Müşavirliği, M.E.B. Bakan ve Basın Müşavirliği, Talim Terbiye Kurul Üyeliği yapmıştır. 2017-2020 yıllarında Akdeniz Üniversitesi Hukuk ve Rektör Müşavirliği, Kültür ve Turizm Bak.lığı, İst. Kültür Varlıkları 3 Nolu Bölge Kurulu Hukukçu Üyeliği ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Adana Tabiat Varlıkları Bölge Kurul Başkanlığı görevlerinde bulundu. 10 Nisan 2020 yılında kendi isteği ile 47 yıl fiili 51 yıl itibari süre ile emekli olmuş ve Antalya Barosunda Avukatlığını sürdürmektedir.
Mesleğinin ilk yıllarında çalışırken; Gazi Ün.Eğt.Fak.İng.Böl., Gazi Ün.İşletme Fakültesi ve Ankara Ün.Hukuk Fakültesinden mezun olan Feyzullah Arslan ayrıca Gazi Ün.İdari Bilimler Ens. ve Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Ens. Kamu Yönetimi (KYUP) Yüksek Lisans Eğitimlerini bitirdi. Meslek yaşantısında 345 adet Maaş Taltifi, 23 adet Takdirname (Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Bakanlık, Em.Gn. Md.,Valilik) toplam 368 adet maaş Taltifi ve Takdirname verilmiştir.
“Polisin Hatıra Defteri”, “Gül Güldür Düşündür”, “Asayiş Berkemal”, “Yarınlara Geç Kalmadan” ve İskandinav Ülkeleri Anıları “Danca Manca ve Bence” isimli yayınlanmış kitapları olan Feyzullah Arslan’ın ayrıca Devlet Tiyatroları Reperturında, yurtiçi ve yurtdışında birçok kez sahnelenmiş “Trafikampanya (Ehliyet Senin Neyine, Dön Şinasi Evine-Söz mü?)”, “Yarınlara Geç Kalmadan” ve “Bir Dönüş Hikâyesi” isimli tiyatro eserleri de bulunmakta, bunların tamamını “Feyzullah Arslan Tiyatroları” adında bir kitapla yayınlamıştır.
Emekli Sınıf Üstü Emniyet Müdürü olmasının yanında, Avukat, Uzman Arabulucu, Uzlaştırmacı, Bilirkişi, Müşavir, İdari Bilim Uzmanı, Kamu Yönetim Uzmanı, İşletmeci, Eğitimci,Üniversite Öğretim Görevlisi ve Yazardır.
Halen; Çevre ve Ş.Bak. Çanakkale Tabiat Varlıkları Böl.Kur.Hukukçu Üyeliği ve Ulş.Bak. U.E.İ.M Kurul Üyeliği görevini sürdürmektedir. Ayrıca Polis Akademisi, AK-EV Ün., Bahçeşehir Ün.ve Akdeniz Üniversitesinde, Sosyal Sorumluluk, Topluma Hizmet Uyg., Hukuk Etiği, Personel Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Halkla İlişkiler, Sunum Teknikleri, Genel ve Özel Güvenlik, Huk., Davranış Bilimleri derslerinin öğretim görevliliğini yapmış ve devam etmektedir. AK-EV Üniversitesi, Mustafa Necip Alayeli Çağ.Eğt.Vak.ve Avrupa Elele Engellilere ve Yaşlılara Yardım Vakfının Kurucu Mütevelli Heyet Üyesi, Danimarka Şiddeti Önleme Vakfı Üyeliği (FORSA) ve Türk Güreş Vakfı Yönetim Kurul Üyeliği, Türkiye Emekli Emniyet Müdürleri Derneği Antalya Şubesi Başkanlığı, Antalya Yük.Öğ.Gel.Des. ve Reh. Der. Başkanlığı görevlerini de sürdürmektedir.
Uzlaştırmacı, Arabulucu ve Noterlik Ruhsatına sahip olan Feyzullah Arslan, halen Antalya Barosuna kayıtlı Avukattır. Evli ve iki çocuk babası olup İngilizce bilmektedir.

Bu ne cesaret

0

1983 yılının kış aylarında, İstanbul Gaziosmanpaşa Emniyet Amirliği’ne bağlı Küçükköy Karakol Amirliği mıntıkasında, özellikle akşam saatlerinde bir veya iki kişinin gerçekleştirdiği bakkal, market, kasap gibi esnafların gasp edilmesi ve mevcut günlük hasılatların alınması olayları ard arda devam eder. Bir ay içerisinde 15 civarında gasp olayı meydana gelir. Bu olayları iki kişi gerçekleştirmektedir ve bu iki kişiden birisi bütün olaylara iştirak etmekte, diğeri ise arada bir bu eyleme katılmaktadır.
Gasp olaylarının meydana geldiği günlerde, bir öğlen saatinde Küçükköy Karakol Amirliği’nde görev yapan Komiserin ziyaretine bir asker arkadaşı gelir. Asker arkadaşı ile belli bir süre görüşen Komiser, işinin yoğunluğu nedeniyle arkadaşına karakolda yemek ısmarlar ve birlikte Komiserin odasında yemek yemeye başlarlar. Bu sırada uzun zaman önceden beri karakolun ve ekiplerin elemanı olarak çalışan (X) muhbir karakola gelir ve Komiseri tanıdığı için de onun odasına girer. (X) muhbir ile yapılan kısa görüşmeden sonra ona da yenilen yemekten ikram edilir. Hep birlikte yemek yenildiği esnada karakol nöbetçisi odaya girer ve Komisere “Dün akşam gasp edilen bakkal dışarıda, sizinle görüşmek ister” der. Bakkal içeri alınır, Komiser ona uğramış olduğu gasp olayı ile ilgili sorular yöneltir ve bilgi almaya çalışır.
Komiser, bu olayın diğer gasp olaylarıyla ortak noktalarının olup olmadığını tespit edebilmek için bakkal sahibine her şeyi anlattırır. Bakkalı gasp eden şahsın, bütün eylemlere katılan kısa boylu, esmer, başında başlık, ağzını atkı ile kapatan bir şahıs olduğunu anlayan Komiser, askerlik arkadaşına muziplik yapmak amacıyla bakkal sahibine gaspçının asker arkadaşına benzeyip benzemediğini sorar. O zamana kadar misafire ve (X) muhbire dikkat etmeden Komiserin sorularına cevap veren mağdur bakkal, Komiserin sorusu üzerine dikkatlice asker arkadaşının yüzüne bakar. Bir süre sonra da kafasını çevirip, (X) muhbire doğru bakar ve “Buna değil ama buna çok benziyordu.” diyerek, eliyle (X) muhbiri gösterir. Belirli bir sessizlikten sonra küçük gülüşmelerle konu geçiştirilir. Bakkal gönderilir, bakkalın kendisini gösterdiği anda yüzü kıpkırmızı olan (X) muhbir konuyu değiştirmeye çalışır. Misafir ve (X) muhbir ayrıldıktan sonra karakolun mutat işleri yürütülmeye devam edilir.
Karakol bölgesinde bu olaydan sonra, 1-2 gasp olayı daha meydana gelir. Ancak yaşlı bakkalın göstermiş olduğu (X) muhbir üzerinde uyanan şüpheden yola çıkılarak yapılan çalışmalar sonunda, İstanbul polisini uzun zamandır uğraştıran gasp faili olduğu anlaşılan muhbir, Karakol Amirliği tarafından yakalanarak adli mercilere sevk edilir.

Çayın normalden fazla tüketiminin zararları

0

Ülkemizde ve dünya genelinde son yıllarda çay tüketiminin giderek arttığı bilinmekte. Özellikle çay tiryakilerinin günde 1 bardaktan fazla tükettiği çay, yararlarının yanı sıra fazla tüketildiğinde bazı rahatsızlıklara sebep olabilmekte. Ülkemizde sudan sonra en çok tüketilen içecek olan çay, özellikle 4-5 bardaktan fazla tüketildiğinde baş ağrısı, kalpte çarpıntı, elde titreme, mide bulantısı, sinir bozukluğu, demir eksikliği gibi pek çok probleme yol açabilmekte.
Normalden fazla çay tüketimi çeşitli hastalıklara neden oluyor:
Normalden fazla çay tüketimi ayrıca kansızlık ve uykusuzluk gibi problemlere de sebebiyet verebiliyor. Uzmanlar ideal çay tüketiminin günde 3 veya 4 bardak olduğunu söylüyor. İşte fazla çay tüketiminin yol açtığı rahatsızlıklar…
Gastrit ve mide rahatsızlıkları
Çay kafein içeren bir içecek olarak bilinmekte. Kafein maddesi midede çeşitli asidik maddeler üresine sebep olmaktadır. Asidik maddeler vücudun absorbe edeceğinden fazla miktarda olduğunda ise midede çeşitli sorunlar yaşanabilmektedir. Özellikle ülser, gastrit ya da mide kanseri gibi hastalığa sahip kişilerin çay tüketimini azaltmasında, hatta yeşil çay tercih etmesinde yarar var.
Böbrek rahatsızlıkları
Böbrek rahatsızlıklarının ana sebeplerinden biri çay tüketimi olabilmektedir. Özellikle içerisinde yer alan kafeinin oluşturduğu uyarım kişiye zarar vermektedir. Çayın içerisinde oksalat bulunmaktadır ve bu madde böbrek taşına neden olabilmektedir.
Dişlerde lekeye ve sararmaya sebep olur
Çay, dişlerde leke ve sararmalara sebep olabilmektedir. Leke ve sararmaları ortadan kaldırmak için çay tüketiminden sonra mutlaka 1 bardak su ile gargara yapmalısınız.
İshal
Çayın içerisinde bulunan kafein maddesi, ishale sebep olabilmektedir.
Kabızlık
Çayın içerisinde bulunan tanen maddesi, ishalin tersine bir etki ile kabızlığa da sebep olabilmektedir. Bu madde vücutta depolanmaktadır. Çayın fazla tüketimi tanen maddesinin vücuda fazla nüfuz etmesine sebep olmakta ve kabızlığa neden olmaktadır.
Gerginlik ve uykusuzluk
Çayın fazla tüketimi içeriğindeki kafeinden dolayı uykusuzluğa vve gerginliğe sebep olabilmektedir. Kafein, kişiyi fiziksel ve zihinsel olarak uyarmaktadır ve insomniaya neden olmaktadır.
Premenstrual sendrom yaratabilir
Normalden fazla çay tüketimi özellikle kadınlarda premenstrual sendroma sebep olabilmektedir. Bu sendrom ruhsal çöküntü, gerginlik, sinirlilik, aşırı yorgunluk, hassaslaşma gibi belirtilere sahiptir.
İdrar problemleri
Normalden fazla çay tüketildiğinde sık idrara çıkma problemi yaşanabilir. Kafein kişinin mesanesine baskı yapmaktadır. Bu da mesanın etrafındaki kasların harekete geçmesine ve kişinin idrara çıkma ihtiyacının artmasına sebep olabilmektedir.
Yemek borusu kanseri
Özellikle sıcak bir şey içtiğinizde yemek borusu kanalının zarar görme ihtimali yükselir. Sıcak ve kaynar çay içmek yemek borusu kanserinin nedenleri arasında gösterilmektedir.
Ödem ve şişkinlik
Günde 4 bardaktan fazla çay tüketilirse ve 2 litreden az su tüketilirse vücudunuzda ödem ve şişlinlikler yaşanabilir. Özellikle sürekli kilo değişimi yaşıyorsanız sebebi aşırı çay tüketimine bağlı ödem olabilmektedir.
Vücuttaki suyu dışarı atıyor
Çayın su ihtiyacını karşıladığı ve su yerine tüketilebileceği düşünülse de, çay vücudun su ihtiyacını karşılamıyor ve tersine vücutta bulunan suyu çekip dışarı atıyor.
Hamile kalmayı zorlaştırabilir
Çay içerisinde yer alan kafein maddesi sebebiyle hamile kalmak isteyenlerin uzak durması gereken bir içecek olarak bilinmektedir. Bu içecek, özellikle gebelik ve emzirme döneminde dikkatli şekilde ve daha az miktarda tüketilmelidir.

Yunanistan’ın doğalgaz stratejisi

0

Uzun zamandır Yunanistan, bölgedeki önemini kaybetmekten, dikkate alınmamaktan ve saygın bir devlet yerine konmamaktan çok rahatsız. Türkiye’nin son zamanlarda küresel aktör olarak ön plana çıkması Yunanlı siyasilerin morallerini ve geleceğe yönelik planlarını fena halde bozmuş ki, Türkiye’yi gözden düşürmek için planlar yapmaya başladılar.
Sorun çıkarmak ve Türkiye ile silahlı çatışmaya girmek, ABD ve AB’yi yanına alıp Türkiye’yi Adalar Denizinden kovmak için ilk girişimleri, Zürih Anlaşmasını dikkate almayarak Türkiye kıyılarına yakın adaları silahlandırmak oldu.
Bunu takip eden diğer girişimleri, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin Türkiye’ye karşı kullanmak için Glafkos Klerides döneminde Rusya Federasyonundan satın aldığı ve Türkiye’nin baskısı ile Yunanistan’a devretmek zorunda kaldığı S-300 savunma sistemini aktif ederek Türk jetlerine karşı kullanmaları.
Yunanlıların bu olaydaki amacı belli: Türkiye ile gerilim yaratmak. Bunun sonucu olarak savaş çıkarmak veya Türkiye’nin elindeki S-400’leri aktive etmeye zorlayarak Türkiye-Batı çatışması oluşturmak. Ancak Yunanistan’ın burada unuttuğu S-400’lerden daha gelişmiş olan ve 2023 yılında TSK envanterinde yer alacak olan (HİSAR U) SİPER Blok-1 hava savunma füzesinin menzilinin 100 km. olduğudur. Türk Hava Savunma sistemi, Yunanistan’dan kalkacak bir askeri jet uçağını hemen algılayacak ve Adalar Denizinin ortalarında imha edecek güç ve donanımda.
Türkiye’nin an itibarı ile iki sismik araştırma ve dört derin deniz sondaj gemisi bulunmakta. Donanması ise, son teknolojik aletlerle donatılmış yeni gemilerden oluşuyor. Bölgenin de en güçlü donanması olduğunu hatırlatmaya gerek yok.
Esasen Yunanistan’ın stratejisi ve nihai hedefi bilindiği üzere, Doğu Akdeniz’deki doğalgaz yataklarına el koymak, kendi yönetimi altında Avrupa’ya taşınan bir gaz imparatorluğu kurmak.
Bu planda karşısındaki tek engeli Türkiye olarak gören Yunanistan, gaz imparatorluğu hayalini gerçekleştirmek için Türkiye’yi saf dışı etmek için uğraş veriyor.
Bu hedef doğrultusunda işe gerilim yaratmakla başlamayı tercih eden Yunanistan, Türkiye’nin özellikle Ukrayna-Rusya savaşında dünya barışına yaptığı tüm hizmetleri sabote etmek ve Türkiye’yi gözden düşürmek istiyor.
Niyeti, Adalar Denizi’nde ve Doğu Akdeniz’de haksızca sorunlar çıkarmak, Türkiye’yi “Batı” olarak adlandırılan AB ve ABD ile karşı karşıya getirmek.
Bu krizden faydalanarak Türk Donanmasının bir kısmının Adalar Denizinde, diğer kısmının da Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın kasıtlı tahriklerine karşı koyabilmek için konuşlanmaya mecbur etmek. Türk Donamasının ikiye bölünmesini sağlayarak “Mavi Vatan”ın korunmasını zayıflatmak. Türkiye ile husumet yada anlaşmazlık içinde bulunan bölge devletleriyle Türkiye düşmanlığı esasına dayanan bir zemin üzerinde ittifaklar kurmak. Türkiye’yi Ege ve Akdeniz sahilleri boyunca kuşatıp hareket edemez hale getirmek ve Doğu Akdeniz’deki doğalgaz rezervlerinin büyük bir kısmına el koymak.
Ne var ki Yunanistan’ın Doğu Akdeniz Stratejisi hayli başarısız kaldı. Çok güvendiği ve Türkiye’ye karşı güçlü bir cephe oluşturmaya çalıştığı BAE, Suudi Arabistan, İsrail ve Mısır’ın Türkiye ilişkileri birden yön değiştirdi. Fransa ve ABD’nin de desteği ile Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de üstlenmeye çalıştığı rol kısa sürede Türkiye’nin üst üste yaptığı hamlelerle boşa düştü.
Yunanistan’ın çabalarının boşuna olduğunu ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin içinde olmayacağı hiçbir girişimin başarılı olamayacağını artık dünya anladı, Yunanistan da anlayacak…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Amasya ziyareti

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 30 Ağustos Salı günü Amasyalı Kanaat Önderleri ile bir toplantı yapmak üzere Amasya’ya geldi. Amasya girişinde partililer tarafından coşkuyla karşılandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kendisini karşılayan partililere hitaben kısa bir konuşma yaptı. Daha sonra Amasyalı Kanaat Önderleri ile toplantı yapmak üzere Amasya il merkezinde bulunan Sarıkonak Otele gitti. Otelin toplantı salonunda düzenlenen basına kapalı yemekli sohbet toplantısında yaklaşık 80 kişinin katıldığı Amasyalı kanaat önderi işadamlarına yönelik bir konuşma yaparak ve onların görüş ve düşüncelerini dinledi ve sorularını cevapladı. Bu toplantı yaklaşık iki saat sürdü.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Amasya ziyaretine CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Samsun Milletvekili Kemal Zeybek ve 12 milletvekili katıldı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu Amasya ziyareti sırasında il girişinde; Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı, Gümüşhacıköy Belediye Başkanı Zehra Özyol, CHP Amasya İl Başkanı Turgay Sevindi, İyi Parti Amasya İl Başkanı Avni Verdi, İyi Parti Amasya Merkez İlçe Başkanı Hakan Eser, Amasya Kemal Kılıçdaroğlu Gönüllüleri Meslek Örgütleri Amasya İl Koordintörü Arslan Gökalp, CHP Merzifon İlçe Başkanı Hasan Koparan, CHP Gümüşhacıköy İlçe Başkanı Topal ve diğer ilçe başkanları, Kemal Kılıçdaroğlu Gönüllüleri Meslek Örgütleri ilçe koordinatörleri ve partililer tarafından karşılandı.

Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü kaçakçıların yeni oyununa dur dedi

0

Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü yaptığı başarılı operasyonla gümrüklenmiş değerinin 4.638.722,65 TL. olan kaçak eşyanın geçişine izin vermedi. Edinilen bilgilere göre; Mersin Gümrük Müdürlüğünde 22330100IM00019763 sayılı özet beyan ile işlem gören boş parfüm şişesi seti olarak belirtilen eşyalara sarı hat kriterlerine göre 22LR3301002377081 sayılı transit refakat belgesinin açılması ve belgenin sarı hat kriterlerine göre işlem görmesi üzerine yapılan incelemede muhteviyati 3250 koli 10.460 kg menteşe olarak beyan edilen eşyaların yüklü olduğu 31RM813/31RJ138 çekici dorse plakalı tır aracında yapılan tespitlerde beyan edilen 10.460 kg eşyanın 1.018 koli olduğu, kalan 2.232 koli 22.986 kg menteşe cinsi eşyanın ise transit refakat belgesinde beyan edilmediği ve beyan harici olduğu anlaşılarak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda 2.232 koli içerisinde 22.986 kg menteşe cinsi eşyalara el konulmuş, gümrüklenmiş değerinin 4.638.722,65 TL. olan eşyaların yüklü olduğu dorse aracına alıkonulmaksızın el konulmuş olup, şüpheliler hakkında adli tahkikat başlatılmıştır.

error: Content is protected !!