Perşembe, Nisan 2, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 57

Hopa Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Samet Cihan: “Esnafımızın faydasına olan birçok çalışmaya imza attık”

0

Artvin-Hopa Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Samet Cihan; Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi olarak “Hopa ve Kemalpaşa’da ekonomik durum ve yaptığınız çalışmalar” konulu yaptığımız özel röportajda şunları söyledi;
Esnafımızın yararına birçok anlaşma
“Hopa Esnaf ve Sanatkarlar Odasına 19 Şubat 2022 tarihinde göreve başladıktan sonra esnafımızın faydasına olan birçok çalışmaya ekibimizle birlikte imza attık ve bu konudaki çalışmalarımıza devam ediyoruz. Özellikle esnafımızın ödeme kolaylığına yardımcı olmak için odamıza post cihazı kurduk. Böylece üyelerimize taksitli ödeme kolaylığı sağladık. Ayrıca göreve geldikten sonra evlenen esnafımızın birinci derece yakınlarına çeyiz yardımında bulunduk. Özel hastanelerle anlaşma yaparak esnaflarımıza sağlık indirimi yaptırdık. Bankalarla özel anlaşmalar yaptık. Düşük faizli, komisyon indirimli kredi almalarına imkan sağladık. Böylece esnafımızın yararına birçok anlaşmaya imza atmaya devam ediyoruz.
Hopa ekonomi ve ticari anlamda bir merkez konumunda
Hopa ilçemiz ekonomi ve ticari anlamda bir merkez konumundadır. Buna Kemalpaşa ilçemizde dahildir.Bu arada çok önemli bir Sarp Sınır Kapımız vardır. Bu kapımızdan yurt dışından birçok insan ticaret yapmak ve ihtiyaçlarını karşılamak için Hopa ve Kemalpaşa ilçelerimize gelmektedir. Bunların esnafımıza büyük katkıları vardır. Yabancı müşteri ne kadar çok olursa esnaflarımızın da işleri o kadar iyi oluyor. Gürcü, Rusya, Ukrayna ve tüm Kafkasya vatandaşları ticaret ve alışveriş yapmak için ilçelerimize gelmektedir. Bunlar bizim için velinimettir.
Sarp Sınır Kapısındaki yoğunluk nedeniyle sorunları çözmeye çalışıyoruz
Diğer taraftan ilçemiz sınırları içinde Gürcistan’a Sarp Sınır Kapısından geçmek için yol boyunca sıra bekleyen TIR şoförleri de ihtiyaçlarını Hopa ilçemizden temin etmektedir. Bunların da ekonomik açıdan ilçemize katkısı büyüktür. Sarp Sınır Kapısında yoğunluk nedeniyle giriş ve çıkışlarda oluşan sorunları çözmeye çalışıyoruz. Yabancı vatandaşların ilçemize gelmesini istiyoruz.
Gürcistan ve diğer ülke vatandaşlarına esnafımızın iyi davranması gerekir
Bu arada esnafımızın da Gürcü ve diğer yabancı ülke vatandaşlarına karşı tutumları çok önemlidir. Esnafımızın onlara iyi davranması gerekir. Yabancı ülke vatandaşlarını iyi davranırsak onlar ülkelerine döndüklerine tekrar ilçemize geri gelirler. Esnafımızın bu vatandaşlara müşteri velinimetimiz düşünceleriyle davranmaları gerekir. Bunların buraya gelmesi ekonomik açıdan esnafımızı rahatlatıyor.
Esnafımız kış sezonunda ekonomik açıdan sıkıntı yaşıyor
Yut dışından gelen vatandaşlar geldiklerinde mutlu ayrılırlarsa tekrar ilçemize gelir. Mutsuz ayrılırsa, gümrük kapısında sorun yaşarsa bir daha gelmez. Esnafımız kış sezonunda ekonomik açıdan sıkıntı yaşıyor. Kış sezonunda yabancı ülke vatandaşlarının ilçemize gelerek alışveriş yapmaları önemlidir. İlçemiz esnafının ekonomik sıkıntısını hafifletir.
Diğer esnaflardan da alışveriş gerekiyor
Bu arada Sarp Sınır Kapısında görev yapan gümrük personelinin Türkiye’ye gelen yabancı ülke vatandaşlarına iyi davranmaları gerekir. Bunlara iyi davranmaları konusunda kendilerine rica ediyoruz.Çünkü bunların Hopa ve Kemalpaşa ilçeleri ekonomilerine çok büyük katkıları vardır.Yabancı ülke vatandaşları genellikle büyük marketlerden alışveriş yapıyor. Bunların diğer esnaflardan da alışveriş yapmaları gerekiyor. Bu nedenle esnaflarımızın onlara samimiyetlerini göstermeleri gerekiyor.”

 

Mersin Gümrüğünde yılın büyük kaçakçılık operasyonu

0

Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü Risk Birimi tarafından yapılan başarılı çalışmalarda; özet beyan aşamasında alıcısı aynı olan fakat farklı konteynerler içerisinde getirilen fermuar şeridi ve fermuar başı cinsi eşyaların vergi kaçakçılığına konu olabilecek, akşam parca GTIP’inde beyan edilebileceği şüphesi hasıl olmuş, bunun üzerine söz konusu özet beyan ve muhteviyatı eşyalar takibe alınmış; fermuar şeridi cinsi eşya için 22330100IM00049395 numaralı SDGB ‘de vergilerin daha düşük olduğu 9607.20.90.00.00 GTIP’inde akşam parça; fermuar başı cinsi eşya için ise 22330100IM00050523 numaralı SDGB’de yine vergilerin düşük olduğu tespit edilmiştir.
9627.20.10.00.00 GTİP’inde yine aksam parça beyannameleri açılmış, birbirini tamamladığı ve alıcı firmaların aynı olması sebebiyle 9607.11.00.00.00 GTIP’li fermuar olarak beyan edilmesi gerektiği ve bahse konu GTIP’ de beyan edilenden farklı olarak İGV+DAMPİNG+KDV olduğu ve bütün bu vergiler toplandığında yaklaşık olarak 1.677.242 TL vergiden kaçınmak istenildiği tespit edilmiş ve Mersin Cumhuriyet Bassavciligindan alınan karar doğrultusunda söz konusu eşyalara el konulmuştur.
Eşyanın gumruklenmis değerinin 12 milyon tl değerindedir. Sahte bandrollu 5 tır vodka yakalaması eşyanın piyasa değeri 37 milyon bu da 4 hafta önce oldu ama Çukurova üniversitesinden raporlar dün geldiği öğrenildi.


 

 

Türkiye’den komşu ülkelere 17,4 milyar dolar ihracat

0

Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerinden derlenen bilgiye göre, ülkenin ihracatı eylülde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,2 artarak 22,6 milyar dolar oldu.
Bu rakam tüm zamanların en yüksek eylül ayı ihracat rakamı olarak kayıtlara geçti.
Ülkenin ocak-eylül dönemindeki ihracatı ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 17 artarak 188,2 milyar dolara ulaştı.
Türkiye, ocak-eylül döneminde Bulgaristan, İran, Irak, Gürcistan, Suriye ve Yunanistan’a 17 milyar 432 milyon 205 bin dolarlık ihracat yaptı. Söz konusu tutar geçen yılın aynı döneminde 14 milyar 501 milyon 334 bin dolar seviyesindeydi. Böylece bu ülkelere yapılan ihracat, 9 ayda, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20,2 arttı.
Söz konusu dönemde en fazla ihracat 7 milyar 507 milyon 983 bin dolarla Irak’a yapıldı. Bu ülkeyi 3 milyar 428 milyon 281 bin dolarla Bulgaristan, 2 milyar 169 milyon 207 bin dolarla Yunanistan, 1 milyar 765 milyon 441 bin dolarla İran, 1 milyar 489 milyon 386 bin dolarla Gürcistan ve 1 milyar 71 milyon 904 bin dolarla Suriye takip etti.
9 aylık dönemde yıllık bazda tüm ülkelere yapılan ihracatın arttığı görüldü. En fazla artış yüzde 37,8 ile Gürcistan’a, yüzde 34,9 ile Bulgaristan’a ve yüzde 22 ile Irak’a yapılan ihracatta gözlendi.
Türkiye’nin komşularına yaptığı ihracatın sektörlere göre dağılımı incelendiğinde, “kimyevi maddeler ve mamulleri” sektörü ilk sırada yer aldı.
Bu sektörden 6 komşu ülkeye 2 milyar 765 milyon 590 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Söz konusu sektörü 2 milyar 300 milyon 753 bin dolarla “hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri”, 1 milyar 697 milyon 625 bin dolarla “çelik” izledi.
İhracatı en az olan sektörler 11 milyon 524 bin dolarla “süs bitkileri ve mamulleri”, 13 milyon 290 bin dolarla “diğer sanayi ürünleri”, 24 milyon 984 bin dolarla “fındık ve mamulleri” şeklinde sıralandı.
Türkiye’nin kara sınırları itibarıyla 8 komşusu bulunuyor. Bunlar, İran, Yunanistan, Irak, Gürcistan, Yunanistan, Bulgaristan, Nahçıvan ve Ermenistan. Nahçıvan’a ait veri olmadığı için hesaplamaya dahil edilmezken Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan ticaret yapılmıyor.

SBÜ Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gönenç Kocabay Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetemizde köşe yazısı yazmaya başladı

0

İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi(SBÜ)-Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kardiyoloji Kliniğinde çalışmakta olan, 100’den fazla yabancı yayını bulunan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gönenç Karabay Türkiye’de ve Gürcistan’da Türkçe ve Gürcüce olarak iki dilde yayınlanan Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetemizde ve gazetemizin İnternet Haber Sitesi olan www.habergunebakis.com’da köşe yazısı yazmaya başladı. Kardiyoji Uzmanı Doç. Dr. Gönenç Kocabay’ın kısa biyografisi şöyledir;
İstanbul Üniversitesi (İÜ), İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, aynu yıl Tıpta Uzmanlık Sınavında (TUS) başarılı olarak İÜ, İstanbul Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı’nda asistanlığa başlamıştır. 2006-2007 yıllarında Diyabet Bilim Dalında çalışmıştır. İç Hastalıkları Uzmanı olduktan sonra, 2007 yılında tekrar TUS’a girerek İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kardiyoloji ihtisasına başlamıştır. Kazandığı Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) bursu ile 2012-2015 yılları arasında İtalya, Padua Üniversitesi’nde ve Pisa’da ‘Consiglio Nazionale delle Ricerche-CNR’ çalışmıştır. Ekim 2015 yılında Doçentlik ünvanı almıştır. İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde 2018 yılında atanmıştır. Kasım 2019 tarihinden itibaren girerek İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kardiyoloji Kliniğinde çalışmakta olup, 100’den fazla yabancı yayını bulunmaktadır.

Koroner Anjiyografi nedir? Nasıl yapılır?

0

Kalp damar hastalığının kesin tanısı için koroner anjiyografi yapılmalıdır. Bir tanı (teşhis) yöntemi olan anjiyografi (kısaca anjiyo), bir çeşit tıbbi boya maddesi olan ‘kontrast’ madde ile damarların gösterilmesidir. Yapılan bölgeye göre adlandırılması değişir, örneğin kalp damarların gösterilmesine koroner anjiyografi, boyun damarlarının gösterilmesine karotis ve vertebral anjiyografi, bacak damarlarının gösterilmesine, alt ekstremite periferik anjiyografi, kol damarlarının gösterilmesine ise üst ekstremite periferik anjiyografi denir. Bu işlemden elde edilen veriler hem tanı hem de tedavi şeklinin belirlemesi açısından yol göstericidir.
Anjiyografi nasıl yapılır?
İşlem öncesi en az 4 saat aç olunmalıdır (ilaçlar az bir su ile alınabilir). Doktorunuz değerlendirmeler sonrası hangi yoldan -kasık (femoral arter) veya koldan (radiyal/brakiyal arter)- işlem yapılacağına karar verir. Hasta anjiyografi laboratuvarına alınmadan önce sterilizasyonun iyi olması açısından kılların temizlenmesi gerekir. İşlemin yapılacağı kasık veya kol bölgesi uyuşturulduktan sonra atar damara kanül yerleştirilir ve bütün işlemler bu kanül içerisinden yapılır. Katater adı verilen ince plastik boru kanül içerisinden geçirilir ve kontrast madde verilerek koroner arterler görüntülenir ve film kayıtları alınır. Bu işlem 10-15 dakika sürer. İşlem tamamlandıktan sonra damara yerleştirtilen kanül çekilir. Kasıktan yapılan işlemlerde 15-20 dakika bası uygulanır ve kanama olmadığı görüldükten sonra kum torbası konulur. Koldan yapılan anjiyografilerde ise, sıkı bir bandaj ile kol damarı kapatılır. Genellikle işlemden 24 saat sonra hastanın günlük aktivitelerine dönmesine izin verilir.
Anjiyografi işleminin riski var mıdır?
Anjiyografi sırasında veya sonrasında, nadir olmakla beraber, istenmeyen olaylar (komplikasyon) gelişebilir. İşlem bitiminden sonra özellikle kasık bölgesi damarında, damar boyunca ağrı, hafif şişlik ve morarma olabilir. Kasık bölgesine kanül yerleştirilmesi sırasında veya girişim sonrasında kanülün kasıktan çekilme sırasında hissedilen ağrıya bağlı olarak ‘vagal’ reaksiyon gelişebilir. Bu durumda geçici olarak nabız ve kan basıncında (tansiyon) düşüklüğü ve soğuk terleme olur. Koldan kanül çekilmesinde ise, atardamarda spazm (kasılma) olabilir.
İşlem sırasında verilen boyar maddeye bağlı olarak böbrek yetersizliği gelişebilir. Sıklıkla bu durum düzelmekle beraber, bazı özel durumlarda diyaliz gerekebilir. Bunlar dışında çok nadirde olsa, acil cerrahi gerektiren durumlar ile inme (felç) gelişebilir.
Burada önemli nokta, hastanın anjiyografi ihtiyacının net olarak saptanmasıdır. Bu grup hastalarda, anjiyografi ile hastalık hakkında yeterli bilgi elde edilir ve tedavi yönteminin ne olacağı konusunda karar verilir. Hastanın onam vermesi ve hekimin uygun görmesi durumunda koroner tedavi edici girişim (koronerdeki darlığın balon ile genişletilmesi olan balon anjiyoplasti, koronerdeki darlığa tel kafes ‘stent’ yerleştirilmesi ve diğer bazı yöntemler) anjiyografi ile aynı seansta yapılabilir.
Bilgisayarlı Tomografi (BT) Koroner Anjiyografi nedir?
Bilgisayarlı tomografi (BT) içine yatırılan hastaya kol toplardamarından (ven) tıbbi boyar madde (kontrast) verilir. Bu madde kalp damarlarına ulaşınca görüntü alınır ve damarlardaki darlıklar tespit edilir.  Halk arasında ‘kansız anjio -noninvazif’ denen bu yöntem, klasik yöntemle uygulanan anjiyografiye göre daha kısa sürer ve işlem sonrası hastalar hemen günlük aktivitelerine dönerler. Her iki yöntemde de ‘kontrast’ madde kullanıldığından, bu maddeye bağlı alerjik reaksiyon ve böbrek yetersizliği gibi durumlar görülebilir. BT anjiyografide iyi görüntü alınabilmesi için, kısa süreli de olsa nefes tutmanız ve nabzınızın düşük seviyede olması gereklidir. Bu nedenle, işlem öncesi doktorunuz sizden kalp hızını azaltan ilaç kullanmanızı isteyebilir.
BT koroner anjiyografi, özellikle bazı anatomik zorluklar nedeniyle klasik anjiyografinin zor olduğu durumlarda yardımcı olmakla beraber, klasik anjiyografi, damarlardaki darlık oranını sıklığını uç damarlara kadar hatasız şekilde gösterebilir. Oysa BT anjiyografi darlık derecesini abartılı olarak yüksek ve stent içi daralmalarda da hatalı sonuçlar verebilir. Her iki anjiyografi yöntemi arasında en önemli fark, klasik anjiyografide tanı sonrasındaişlem sırasında hemen stent ile tedavi yapılabilmesidir. Bu durum, BT anjiyografide mümkün değildir.

Sarp Sınır Kapısında TIR kuyruğu

0

Türkiye’nin artan ihracatı ve Rusya’nın Ukrayna’ya düzenlediği saldırılar sebebiyle Karadeniz’deki bazı limanların kullanılamaması, taşımacılığı karayoluna yöneltti ve sınır kapılarında tır yoğunluğunun artmasına neden oldu. Çıldır Aktaş Sınır Kapısı’ndaki kuyrukta günlerce bekleyen tır sürücüleri ise, bekleyişlerinin çileye dönüştüğünü söyledi. Almanya’dan gelerek Tiflis’e giden tır sürücüsü Cengiz Oğuzhan, gümrük kapısına ulaşmak için bazen günlerce beklediklerini söyleyerek, “Burada en büyük sorunlarımızdan bir tanesi ihtiyaçlarımızı gidereceğimiz tuvaletlerin olmayışı. Seyyar da olsa buraya tuvalet koyulmasını istiyoruz. Burada çöp bidonları istiyoruz. Ortalık çöpten geçilmiyor. Yazık değil mi bu araziye? Çöp bidonu olsa bu hale gelmez. Arazi tamamen çöp yığını haline gelmiş” dedi.

KKTC Cumhurbaşkanlığı Danışma Kurulundan Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İlker Çakan’ a teşekkür belgesi

0

KKTC Cumhurbaşkanlığı Danışma Kurulu Üyesi-KKTC Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı Prof. Dr. Ata Atun tarafından Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İlker Çakan’ a KKTC’nin uluslararası tanıtımına katkılarından nedeniyle teşekkür belgesi verildi

Yunanistan’ın ve Rumların politik hüsranı

0

Geçtiğimiz hafta içinde toplanan “Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi”, yıllardır Avrupa Birliği’ni, yalan yanlış beyan ve iddialarla kendi çıkarları için tepe tepe kullanan Yunanları ve Kıbrıslı Rumları hüsrana uğratacak bir karar aldı.
Kıbrıs konusunu ve Rumların iddialarını temelden sarsmış olan bu karardan daha önemlisi kararın politik içeriği ve AB’nin gelecekte Türkiye ile ilgili alacağı kararlara yönelik etkileri.
Lafı uzatmadan sadede gelelim; Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi, “insan hakları” konulu toplantısında, “AİHM’in Loizidou kararı”nı tartıştı ve “KKTC tarafından mülkiyet konusunda alınan önlemleri yeterli bularak incelemenin kapatılması” yönünde bağlayıcı bir karar aldı. Konseyin gözetim ve denetim sürecinin de sonlandırıldığı bu toplantı, Rumların KKTC’de terk ettikleri toprakların geleceği ve Rum tezlerinin temelini oluşturan Titinia Loizidou konusunu da örnek teşkil edecek şekilde karara bağlamış oldu.
Rumlar ve Yunanlar bundan hoşlanmayıp hop oturup hop kalksalar da bunun artık değiştirilmesi mümkün değil. Söz konusu karar politik olarak, Rum yönetiminin Loizidou kararına atıfla yıllardır iadenin gerçekleşmesi yönünde yaptığı propagandanın ne kadar mesnetsiz olduğu ortaya çıkarmakta. Hukuki olarak da tazminat ve takas seçeneklerinin mülkiyet taleplerinin karşılanmasındaki etkinliğini teyit etmekte, mülkiyet sorunlarının da sadece KKTC’de kurulu Taşınmaz Mal Komisyonunda (TMK) çözülebileceğini, AİHM’e gerek olmadığını vurgulamakta.
Buraya kadar olan konu, Rumların 1871 yılında Kıbrıs adasının İngiliz Yönetimine girmesi sonrasında tapuda yaptıkları sahtekarlıklarla ele geçirdikleri Osmanlı Vakıf mallarını sanki de kendilerininmiş gibi davranarak sahibi olduklarını iddia ettikleri mülklerinin geleceği ile ilgili.
Asıl önemlisi bu kararın politik yönü.
“Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi”nde söz konusu kararla ilgili yapılan oylamada;
25 ülke KKTC’nin uluslararası hukuka uygun bir mülkiyet rejimi tesis ettiği lehinde oy kullanırken, sadece 5 ülke aleyhte oy kullandı. Merak edenler için o ülkeleri de yazalım: Güney Kıbrıs, Yunanistan,
Sırbistan, Bulgaristan, Ermenistan.
46 üyeli komitenin 25 üyesinin (yaklaşık yüzde 55) Türkiye’nin “KKTC, uluslararası hukuka uygun bir mülkiyet rejimi tesis etmiştir.” iddiasının arkasında durması, çekimser kalan 16 ülke arasında da Avusturya ve Fransa gibi her fırsatta Türkiye aleyhine girişimlerde bulunmaktan çekinmeyen, AB’nin önde gelen ülkeleri sayılan devletlerin bulunması çok önemli.
Kim nasıl okur bilmem ama bana göre mesaj gayet açık.
Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi AB içinde eskisi gibi etkin desteğe sahip değil.
AB Türkiye’ye yaptırım uygulayarak karşısına almak istemiyor.

Türkiye’nin NATO Daimi Temsilciliğine Büyükelçi Zeki Levent Gümrükçü atandı

0

Dışişleri Bakanlığı Amerikan Genel Müdürü Büyükelçi Zeki Levent Gümrükçü Türkiye’nin NATO Daimi Temsilcisi olarak atandı. Büyükelçi Zeki Levent Gümrükçü çalışkanlığı ve sosyal ilişkileriyle elçilik yaptığı ülkelerde birçok başarılara imza atmıştı.

error: Content is protected !!