Çarşamba, Şubat 4, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 5

Güzel insan, sabır!

0

Kıymetli Başhekimim, Değerli Hemşehrim Doç. Dr. Şaban Ergene,
Bu toprakların yetiştirdiği, kalbe ve vicdana hizmet eden, özü sözü bir; Rabbiyle, bayrağıyla, vatanıyla, inancıyla, şehriyle, insanıyla barışık ve uyumlu olan herkesle empati yaparak iletişim kuran ve bu cennet vatanın her bir ferdine ayırım yapmadan hizmet etmeye çalışan, gönüllerine dokunan Kalp cerrahı Doçent Doktorum…
Doğduğun toprakların yükselen değeri Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nde 2012 yılında hizmete başladın…
İnsanların kalbine, yüreğine ve bedenine hizmet edecektin…Bu necip milletin dualarına taliptin… Çocukluğunda, gençliğinde sevgileriyle ve vergileriyle okuyup eğitim aldığındevletine, şehrinin insanına hizmet etmeye koyuldun…
İstanbul’daki eğitim ve çıraklık hayatından sonra öz toprağına, tabutumuzu inşallah sevenlerimizin taşıyacağı baba ocağına hizmet etme aşkıyla RİZE’ye geldin…
Derken; duaların yoğun ve kabul olduğu bir müessesede Başhekimlik görevi verilmişti sana… Göreve başlamanda bir ilâhî tevafuk vardı… İsmini taşıyan bereketli bir ayda; 2023 yılında üç aylarının ilki olan Şaban ayında devletimiz tarafından; Mevla’nın takdiri, büyüklerin tensibi ve ağzı dualıların hayr dilekleriyle Rize Devlet Hastanesi’nde göreve başlamıştın. Kudema olarak Bismillah ile hayr olsun demiştik.
Mesai mefhumu olmadan hastaneye gidiyordun… Yeni başlayan bir günde daha ne yapabilirim, dualarını nasılalabilirim diyordun…
Bazen sabahın ilk ışıklarında, bazen gecenin zifiri karanlığında koşardın görev yerine… Cumartesi-Pazar günü dinlenmek için hadi pikniğe gidelim, eş-dost ziyaretler yapalım, oturup bir çay içip dertleşelim dendiğinde genelde hep aynı cevabı veriyordun: Hastaneye gitmem lazım! Hizmet bekletilmez!
Yaklaşık 3 yıldır süren bu koşuşturmanda güzel izler bıraktın, hastanenin her köşesinde hizmetler yaptın, insanların gönüllerinde yer edindin… Hasta ve yakınlarını sürekli ziyaret ettin, dertleriyle ilgilendin… Kliniklerinden servis odalarına, mescidinden morguna, odalarından salonlarına, dış cephesinden otoparkına; kısacası yüzlerce personeliyle binlerce insana hizmet veren şifahanede elden geldiğince eksiği gidermek, olanı daha güzel hale getirmek için sürekli koşturdun… Şehrin sakinleriyle, kanaat önderleriyle, gönül insanlarıyla beraber oldun… Sevinçleriyle ve hüzünleriyle paydaş oldun…
Şehrin hizmet ehli varlıklı iş insanlarını hep hastaneye yatırım yapmaya yönlendirdin ve isimlerini duvarlara kazıyarak şifa bekleyenlere daha rahat ortamlar oluşturdun…
Toprak altında yatan Rize’nin manevi mimarlarına da her daim duayı eksik etmedin… Kadir kıymet bildin…
Hep söylerdin ya; fani dünyanın fani makamları tıpkı insan gibi geçicidir… Önemli olan gök kubbede hoş bir sadabırakabilmektir…
Rahmetli dedem hep aşılardı bize hizmet sevgisini ve aşkını; “Edirne’den Kars’a kadar, benim güzel bir yurdum var. İster savaş ister barış, vermem ondan ben bir karış” diyerek… Bu düsturla hep görevi ifa ettin…
Bu şehre sadaka-i cariye olacak daha nice hizmetleryapmayı beklerken, başta Mevlâ’nın takdiri olmak üzere büyüklerin talebiyle bir başka gönül şehrine; ilim ve bilimle, gönül insanı âlimler yetiştirmekle, kültürü ve iklimiyle meşhur Bitlis ilimizin şifahanelerinin başına Sağlık İl Müdürü olarak görevlendirildin…
Dilden bazı kelimeleri dökmek geliyor insanın içinden ama Hocaların hocası büyüğümüz merhum Abdullah Ustaosmanoğlu hocamızın ifadesi aklıma geliyor… Ayrılışlar genelde acıdır ve zordur ama bu tür zaman dilimlerinde hesaplaşma değil helalleşemeye öncelik vermek gerekir…
Kur’an’da haber verildiği üzere; yaratanını dahi eleştiren, kardeşinin rüyasını dahi kıskanan sefil insana değil; bir binanın tuğlaları gibi yekpâre olan, îsar ahlâkı gereği benimkisi onun olsun düşüncesiyle yeşeren kerim ve kavîminsana güvenip yol almak gerekir.. Allah’ı ve O’nun Rasûlünü razı etmek gerekir… Senin de dilinden düşürmediğin öz ifadeyle; “Güzel İnsan, Sabır! Bilen ve güren Allah var, O bize yeter!” demek gerekir…
Bu hafta Cuma günü minberlerde okunan hutbenin konusu “Vefa” idi; biz de vefa gereği hiçbir beklenti içerisinde olmadan, gönülden geldiği şekliyle bu satırları kaleme aldık… Tevafuk ki, yazıyı kaleme alırken kapıya vurup da “Hadi, öğlen okunacak..” dedin de beraber en sevimli mekana yolculuk yaptık.. Rize’de en sevimli mekanlar bir kişi eksik olacak ama eminiz ki Bitlis’te bir kişi fazla olacak…
Yolun açık olsun… Allah yar ve yardımcın olsun… Dualı insanların güzel dilekleri seninle olsun… Hayırlısıyla başladığın bu kutlu yolculuğun hayırlısıyla devam etsin…Duana talibiz; zira doktorlar, yaşarken dualı olan kişilerdir.
https://vt.tiktok.com/ZSyQvuPdv/

Kamu Yönetimi-İktisatçı: Özcan Demirbaş: “Bu toprakların geleceği için çalışanlar!”

0

İnsansız Hava Araçları (İHA’lar), savunma sanayiinin en hızlı gelişen ve en kritik teknolojilerinden biri haline gelmiştir. Özellikle askeri alanda, riskleri en aza indiren, maliyetleri düşüren ve uzun süreli görevleri insansız şekilde yerine getirebilen yapısıyla öne çıkmaktadır. İHA’lara olan ihtiyaç, artan asimetrik tehditler, zor erişilen coğrafyalarda gözetleme gerekliliği, personel güvenliğinin sağlanması ve sürekli veri akışının önemi gibi nedenlerle ortaya çıkmıştır.
Modern harp sahasında karar süreçlerinin hızı, doğru bilgiye erişim ve sahaya hâkimiyet, bu sistemlerin geliştirilmesini zorunlu kılmıştır. İHA sistemlerinin temel çıkış noktası, yüksek riskli bölgelerde insan hayatını tehlikeye atmadan keşif, gözetleme ve istihbarat toplama kabiliyeti sunmalarıdır. Ancak zamanla teknolojik ilerlemeler sayesinde bu araçlar, yalnızca taktik amaçlarla değil, operasyonel ve stratejik düzeyde de kullanılabilir hâle gelmiştir. Bugün geldiğimiz noktada İHA’lar; hedefleme, elektronik harp, iletişim rölesi, hava sahası gözetimi ve hatta doğrudan saldırı görevleri için donatılabilmektedir.
Günümüzde savunma ve güvenlik alanında karşılaşılan tehditlerin değişen doğası, devletlerin daha esnek, düşük maliyetli ve insan unsurunu riske atmayan teknolojilere yönelmesini zorunlu kılmıştır. Bu dönüşümün en belirgin göstergelerinden biri, İnsansız Hava Araçları’nın hızla yaygınlaşmasıdır.
Özellikle savaş alanlarında bilgi üstünlüğü ve karar verme hızının belirleyici olduğu yeni nesil çatışma ortamlarında, İHA’lar kritik bir rol üstlenmektedir. Ancak sistemlerin gelişimi, hava sahası entegrasyonu, veri güvenliği, uluslararası hukuk ve etik boyutlarını da beraberinde getirmiştir.
Bu nedenle İHA’lar sadece bir teknoloji değil, aynı zamanda bütüncül bir savunma konsepti olarak ele alınmaktadır. İnsansız Hava Araçları, modern savaş konseptinin vazgeçilmez unsurları hâline gelmiş, durumsal farkındalığı artırarak sahada kontrol üstünlüğü sağlamıştır. Gelişen yapay zekâ, otonom sistemler ve entegre komuta-kontrol ağları ile bu araçların gelecekteki önemi daha da artacaktır.
Savunma Güvenliğinde yeni paradigma şüphesiz İHA Sistemleridir. İnsansız Hava Araçları sadece teknik bir ürün değil,çağdaş güvenlik yaklaşımlarının değişen doğasına verilen sistematik ve stratejik bir yanıttır. Bu araçlar sayesinde durumsal farkındalık üst seviyelere taşınmakta, karar süreçleri hızlanmakta ve sahadaki hâkimiyet artırılmaktadır. Önümüzdeki dönemde İHA sistemlerinin yapay zekâ destekli otonom kabiliyetlerle daha da gelişerek, hava gücünün en önemli bileşenlerinden biri olacağı öngörülmektedir.
İHA sistemleri son derece önemli başarılı faaliyetler gerçekleştirmiş, durumsal farkındalığı geliştirerek bir öğreti halini almıştır. Gelişen ve değişen şartlar, teknolojiyi ileri boyuta taşımış, yerli ve milli üretim olan Aerostat sistemi ortaya çıkmış ve farkındalık boyutunda yeni bir çığır açarak nihayetinde “Alan Farkındalığını” yaratmıştır.
“Türkiye’nin savunma sanayiinde yerli ve milli üretim vizyonunun bir göstergesi olan GÖKÇERİ aerostat sistemi;operasyonel uygulamaları sayesinde durumsal farkındalık seviyesinden alan farkındalığı aşamasına geçişi mümkün kılarak, sınır güvenliği, istihbarat toplama, afet sonrası iletişim altyapısı ve kritik bölge gözetimi gibi görevlerde kesintisiz, uzun süreli ve yüksek irtifalı izleme imkânı sunarak, Türkiye’nin stratejik savunma kabiliyetlerine doğrudan katkı sağlamaktadır.
TÜRKPORT Savunma Şirketi tarafından geliştirilen GÖKÇERİ, 8 yıllık Ar‑Ge çalışmalarının nihai ürünü olarak 22‑27 Temmuz 2025’te IDEF 2025 fuarında ilk kez kamuoyuna tanıtıldı. Sistem, 120‑1.200 metre irtifada operasyona uygun şekilde tasarlandı. GÖKÇERİ’nin ilk versiyonları 10 gün havada kalabilirken, gelişmiş modellerde bu süre 18 güne kadar çıkabiliyor. GÖKÇERİ gözetleme, kritik tesis güvenliği, afet sonrası mobil iletişim altyapısı, elektronik harp, istihbarat dinleme ve alçak irtifa radar destek görevlerinde kullanılabilir kapasitededir.
GÖKÇERİ, Türkiye’ye özgü üretim altyapısı ile dışa bağımlılığı azaltırken, uluslararası arenada rekabet avantajı kazandırmaktadır. İsrail basınında “stratejik koz” şeklinde değerlendirilmiş olup, bölgesel istihbarat ve sınır güvenliği alanlarında üstünlük sağlayacağı vurgulanmıştır.
Bu haberlerde sistemin Türkiye’ye istihbarat avantajı, sınır güvenliğinde stratejik rol ve uluslararası pazarda güç sağlayabileceği yönünde ifadeler yer almıştır.

https://vt.tiktok.com/ZSyQpaeyb/

Kapıkule ve İpsala Gümrük Kapıları uyuşturucu operasyonunda 525 kg uyuşturucu yakalandı

0

Ticaret Bakanlığı-Gümrükler Muhafaza ekiplerince Kapıkule ve İpsala Gümrük Kapılarında gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda toplam 525 kg uyuşturucu madde yakalandı. Ticaret Bakanlığı’nın konuya ilişkin açıklaması şöyledir;
“Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince, Kapıkule ve İpsala Gümrük Kapılarında gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda, toplam değeri yaklaşık 319 milyon 844 bin Türk Lirası olan, 525 kilogram esrar cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi.
Edirne ve İpsala Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince, narkotik suçlarla mücadele faaliyetleri kapsamında yürütülen risk analizi ve hedefleme çalışmaları sonucunda, Kapıkule ve İpsala Gümrük Kapılarına gelen tır cinsi iki araç şüpheli bulunarak takibe alındı.
Gerçekleştirilen detaylı aramada, narkotik dedektörköpeklerinin de kullanıldığı kontroller neticesinde, araçların gizli bölmelerinde esrar cinsi uyuşturucu madde bulundu.
Yürütülen operasyonlarla ilgili soruşturma, Edirne ve İpsala Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde devam etmektedir.
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerimiz, ülkemizin her köşesinde olduğu gibi sınır kapılarında da vatandaşlarımızı bağımlılığa, gençlerimizi karanlığa sürüklemeye çalışan zehir tacirlerine karşı mücadelesini aralıksız sürdürmekte, kaçakçılara geçit vermemektedir.
Ticaret Bakanlığı olarak, “yüzyılın küresel felaketi” olarak nitelendirdiğimiz uyuşturucu ticaretiyle mücadeleyi, öncelikli hedeflerimiz arasında görmekteyiz.”

https://vt.tiktok.com/ZSyNxUkS9/

https://youtu.be/4sTa2ogePdM?si=PqL9-0zUiA0Ieif0

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın Ürdün ziyareti

0

Dost ve kardeş ülkelerle bereketli iş birlikleri kurmak için çalışmaya devam ediyoruz
Ticaret Balanı Prof. Dr. Ömer Bolat Türkiye ile Ürdün arasındaki gelişen ticaretin daha iyi bir seviyelere gelmesi için Ürdün’ü ziyaret etti. Ticaret Balanı Prof. Dr. Ömer Bolat Ürdün ziyareti ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi;
“Bugün, kıymetli mevkidaşım Ürdün Sanayi, Ticaret ve Tedarik Bakanı Sayın Yarob Qudah ile Türkiye-Ürdün Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Toplantısının ilkini gerçekleştirmek üzere Amman’dayız.
Sayın Qudah ile gerçekleştirdiğimiz verimli görüşmede, iki ülke arasındaki ticaret, yatırım, müteahhitlik ve sanayi işbirliği alanlarını kapsamlı biçimde ele aldık. Türkiye ile Ürdün arasındaki kıymetli bağları; adil, sürdürülebilir ve karşılıklı kazanca dayalı ticari ortaklıklarla daha da güçlendirme irademizi bir kez daha teyit ettik.
Ticaret hacmimizi çok daha yüksek seviyelere taşımakta kararlıyız
Bu ziyaret vesilesiyle tesis edeceğimiz ortak işbirliği mekanizmalarıyla, 2024 yılında 1,1 milyar dolar olarak gerçekleşen ticaret hacmimizi çok daha yüksek seviyelere taşımakta kararlıyız.
“Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı vizyonu” doğrultusunda; ülkemizin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini her coğrafyada güçlendirmek, dost ve kardeş ülkelerle bereketli iş birlikleri kurmak için çalışmaya devam ediyoruz.
Ürdün Sanayi,Ticaret ve Tedarik Bakanı Sayın Yarob Qudah ile birlikte Türkiye–Ürdün Yuvarlak Masa Toplantısını gerçekleştirdik.
Mevcut ortaklıkların güçlendirilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması
İki ülke iş dünyasının temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda; firmalarımızın ortak projelerde yer alması, mevcut ortaklıkların güçlendirilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması ve ikili ticaretin yeni alanlara taşınması yönünde atılabilecek adımları detaylı biçimde ele aldık.
Toplantı vesilesiyle, Türk ve Ürdünlü iş insanlarının taleplerini, beklentilerini ve iş birliği potansiyellerini yakından dinleme imkanı bulduk.
Karşılıklı kazanca dayalı bir ticaret vizyonunu hayata geçirme
Türkiye olarak,Ürdün ile adil, sürdürülebilir ve karşılıklı kazanca dayalı bir ticaret vizyonunu hayata geçirme noktasında güçlü bir irade ortaya koyuyoruz.
Türkiye ve Ürdün’ün el birliğiyle atacağı adımlar
Allah’ın izniyle,Türkiye ve Ürdün’ün el birliğiyle atacağı adımlar; ticarette bereketi, bölgede istikrarı ve kardeşlikte derinliği artıracaktır.
Salt Türk Şehitliği’ni ziyaret ettik
Bugün Ürdün’ün kadim şehri Salt’ta, Amman Büyükelçimiz Sayın Yakup Caymazoğlu ile birlikte, Salt Türk Şehitliği’ni ziyaret ettik.
Salt şehri ve 300 kahraman Türk askerimizin ebedi istirahatgâhı
Birinci Dünya Savaşı yıllarında, 1917’de, Filistin Cephesi’nde vatanı müdafaa ederken şehadet mertebesine ulaşan 300 kahraman Türk askerimizin ebedi istirahatgâhı olan bu mübarek mekânda, aziz şehitlerimiz için dua ettik, ruhlarına Fatihalarımızı gönderdik.
Yuşa Vadisi’ni korumak ve Kudüs’e geçit vermemekle görevli kahraman askerlerimiz
Osmanlı Devleti’nin bugünkü Ürdün topraklarındaki idari merkezi olan Salt şehri, Salt Muharebeleri’nin ardından, Yuşa Vadisi’ni korumak ve Kudüs’e geçit vermemekle görevli kahraman askerlerimizin destansı direnişine sahne olmuştur.
Bu topraklarda yatan aziz şehitlerimiz, sadece bir dönemin değil, bir milletin inancının, dirayetinin ve vatan sevgisinin timsalidir.
Türkiye yüzyılında da aynı ruh, aynı iman ve aynı kararlılıkla
      
Onların emaneti olan bu mukaddes mirası,Türkiye yüzyılında da aynı ruh, aynı iman ve aynı kararlılıkla yaşatmaya devam edeceğiz.
Rabbim, bu aziz vatan uğruna can veren tüm şehitlerimize rahmet eylesin; mekânlarını cennet, makamlarını Peygamber Efendimiz’e komşu eylesin inşallah.”

https://youtu.be/bmT21I5I1nw?si=4z69GvlSANv2DRqW

https://vt.tiktok.com/ZSyd9pMaf/







Eğitim düzeyi

0

Katıldığım bir konferansta kıdemli bir Anayasa Mahkemesi üyesi anayasa hukuku profesörümüz, iki milyarlık İslam toplumunda çok sayıda protesto ve üzüntü olmasına ragmen, Türkiyemiz de dahil olmak üzere Gazze için Lahey’de uluslararası mahkemeye soykırım başvurusu yapacak nitelikte hukukçumuzun ik milyar içinden çıkmadığını belirtti.
Sadece uluslararası mahkemeler değil. Verecekleri yoktu ama yine de ABD’ye Feto isteme hukuki başvurumuz da darmadağınıktı. Gerçekten de düşündüğümüzde, bırakın uluslararası ceza ictihatını takip edecek donanıma sahip, bırakın yüz bin kelimelik ağdalı hukuk İngilizcesiyle, Filistin dosyasına hakim durumda bir hukukçumuz kamuda var mı?
O üniversite kürsülerindeki duayen hukuk üstad-ı azamlarına baksanız tam puan. Bilim temellerini bilmezler, tarihini bilmezler, dil bilmezler, ezberle, çanta taşımayla, ömür boyu toplumda yer elde ederler.
Neden özellikle sosyal bilimlerde, hukukta, tarihte, sosyolojide, siyaset bilimde, dilbilimde, ilimde irfanda bu kadar geriyiz? Mühendislikte, uygulamalı bilimin tatbikinde, tıbbın tatbikinde, hukukun tatbikinde, askerlikte fena degiliz. Ama ilimde irfanda geriyiz. Üstelik alıp aynen kopya eden batıyatapar kesime göre, iş yapması gereken dindar kesim daha da geri.
Eğitime muazzam zaman ayırıyoruz. Doktoralı bir alim adayı okul öncesinden itibaren 24 yıl devlet denetimli eğitim alıyor. Bu dönemde tam verimli çalışması için çocuk modunda kalması, aile, iş kurmaması lazım, yoksa daha da uzayabilir. Çeyrek asır geçiyor, bir ömür geçiyor, tamamen bir konuta uzmanlaşılıyor, ama o konuda en temel işi yapamıyoruz, altı ay sonra “Güney Afrikalı arkadaşıma katılıyorum” diyoruz. Ama fakültede köşe odayı kapmak, bedava geziye katılmak, terfi almak, o konularda iş bitiriyoruz. Sloven, Macar, Rum, Ermeni, bizden üstün mü? Değil. Sorun eğitimde.
Egitimimiz, müfredatımız, egitimcimiz, okullarımız kalitesiz. Tribünlere oynuyor. Dünyayı bilmiyoruz. Genel kültürümüz yok. Kuran bilmiyoruz. Din bilmiyoruz. Kendi kültürümüzü bilmiyoruz. Frenklerinkini de bilmiyoruz. Lisan bilmiyoruz. Müzik bilmiyoruz. Din, dil, ırk, sosyal sınıf farketmez, Türkiye’den yabancı ülkeye gidenimiz, zorunlu selfielerden sonra dükkan vitrininde ucuz fiyata alışveriş hesabı yapıyor. Aritmetiğimiz fena değil.
Bunun bir nedeni, Türklerde itici güç “geri kalmamak”, “onlar yaptıysa ben de yaparım” demek. Bu yüzden iyi örnekler artırılmalı, emsal gösterilmeli, sular seller gibi konuşmaz, allâme gibi bilmezsen ‘adam degilsin’ baskısı yapılmalı. Ailelerde bu yok, ama ortam baskısı, akran baskısı, sosyal medya baskísí yapılmalı.
Diğer sorun momentum. Normalde 24 yılda ögrenilecekler iyi bir eğitimle, yoğun bombardımanla, günümüz teknolojisiyle 8-10 yılda verilebilir.
Eğitimin en iyi ölçülecek bölümü yabancı dil. Türkiye, dünyada bu konuda en geri ülkelerden biri, komik seviyedeyiz. Yüz sene evvel okumuş herkes Arapça, Farsça, Fransızca biliyordu. Bugün de en az bir, iki dili, bir, iki akraba dili bilmemiz lazım. Bunu gerçekleştirmek zor değil.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Umman’da görkemli karşılama

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; Umman Sultanlığı ziyareti sırasında Al Alam Sarayına giderken görkemli törenle karşılandı.Sultanlık Süvarileri tarafından çevrelenen atlı askeri bando eşlik etti. Al Alam Sarayına girişte 21 pare top atışı yapıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aracından inerken Umman Sultanı Heysem Bin Tarık tarafından karşışandı.
https://youtube.com/shorts/FU1XKraQLpA?si=eCqDf2Jm4IcQCRhd

https://youtube.com/shorts/1NPmN8n-AW4?si=_bNVfTIcidLjVmP-

https://vt.tiktok.com/ZSUvqUJ22/

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Umman Sultanlığı ziyareti

0

Umman’a resmî ziyaret gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Umman Sultanı Heysem bin Tarık bin Teymur Al Said ile Al Alam Sarayı’nda bir araya geldi.
Baş başa görüşmenin ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Umman Sultanı Heysem bin Tarık heyetler arası görüşmeye başkanlık etti. Heyetler arası görüşmenin sonrasında iki ülke arasındaki anlaşmaların imza törenine geçildi.
“Türkiye-Umman arasında Koordinasyon Kurulu Kurulması”
“Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Umman Sultanlığı Arasında Koordinasyon Konseyi Kurulmasına Dair Ortak Açıklama”, Umman Dışişleri Bakanı Sayyıd Badr bin Hamad Al Busaidi ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından imzalandı.
“Umuma Mahsus Pasaportlara” vize muafiyeti
“Umuma Mahsus Pasaportlara Vize Muafiyeti Konusunda Ortak Açıklama”ya da Al Busaidi ve Dışişleri Bakanı Fidan imza attı.
“Madencilik ve Kritik Mineraller
Alanında İş Birliği”
“Umman Sultanlığı Enerji ve Maden Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Arasında Madencilik ve Kritik Mineraller Alanında İş Birliği Mutabakat Zaptı”nı, Umman Enerji ve Madenler Bakanı Salim bin Nasser Al Aufi ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar imzaladı.
“Askeri İş Birliği”
“Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı ile Umman Sultanlığı Savunma Bakanlığı Arasında Askerî İş Birliği Mutabakat Muhtırası”nı, Umman Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri Muhammed Bin Nasser Al Zaabi ile Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler imza altına aldı.
“Sanayi alanında ve Bilim, Teknoloji, Yenilik İş Birliği”
“Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Umman Sultanlığı Ticaret, Sanayi ve Yatırım Teşvik Bakanlığı Arasında Sanayi Alanında İş Birliği Mutabakat Zaptı” ve “Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Umman Sultanlığı Yükseköğretim Araştırma ve Yenilik Bakanlığı Arasında, Bilim, Teknoloji ve Yenilik Alanlarında İş Birliği Mutabakat Zaptı”na, Umman Sanayi, Ticaret ve Yatırım Teşvik Bakanı Qais bin Mohammed Al Yousef ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır imza attı.
“Rekabetin Korunması ve Tekelleşmenin Önlenmesi Alanlarında İş Birliği”
“Türkiye Cumhuriyeti Rekabet Kurumu ile Umman Sultanlığı Ticaret, Sanayi ve Yatırım Teşvik Bakanlığı Arasında Rekabetin Korunması ve Tekelleşmenin Önlenmesi Alanlarında Mutabakat Zaptı”, Umman Sanayi, Ticaret ve Yatırım Teşvik Bakanı Al Yousef ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından imzalandı.
“Medya ve İletişim Alanında İş Birliği”
“Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Umman Sultanlığı Enformasyon Bakanlığı Arasında Medya ve İletişim Alanında İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”nı Umman Enformasyon Bakanı Abdullah bin Nasser Al Harrasi ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran imzaladı.
“Savunma Sanayii İş Birliği”
“Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti Adına Savunma Sanayii Başkanlığı ile Umman Sultanlığı Savunma Bakanlığı Arasında Savunma Sanayii İş Birliğine Dair Mutabakat Zaptı”, Umman Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri Al Zaabi ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün tarafından imzalandı.
“Stratejik İş Birliği Sözleşmesi”
“Türkiye Varlık Fonu (TVF) ile Umman Yatırım İdaresi Arasında Stratejik İş Birliği Sözleşmesi Zaptı”nı, Umman Yatırım İdaresi Başkanı Abdulsalam bin Muhammed Al Murşidi ile TVF Genel Müdürü Salim Arda Ermut imza altına aldı.
“Sermaye Katılım Anlaşması”
“Amber Limited ile OYAK Arasında Sermaye Katılım Anlaşması”, “Özbek-Umman Yatırım Şirketi ile OYAK Arasında Sermaye Katılım Anlaşması”, “Nitaj-Oman Food Investment Holding ile OYAK Gıda ve Tarım Holding Anonim Şirketi Arasında İş Birliği Anlaşması” ve “Innovance Bilgi Teknolojileri Anonim Şirketi ile Umman Telekomünikasyon Şirketi Arasında İş Birliği Anlaşması”nı Umman Yatırım İdaresi Başkanı Al Murşidi ve OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş imzaladı.
“Türkiye Maarif Vakfına Eğitim Kurumu İnşası ve İşletilmesi Amacıyla Arazi Tahsisine İlişkin İş Birliği Anlaşması”
“Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Umman Sultanlığı Hükûmeti Arasında Türkiye Maarif Vakfına Eğitim Kurumu İnşası ve İşletilmesi Amacıyla Arazi Tahsisine İlişkin İş Birliği Anlaşması”, Umman İskan ve Şehir Bakanı Khalfan bin Saeed Al Shueli ile Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut Özdil tarafından imzalandı.
“Madencilik ve Kritik Mineraller
Alanında İş Birliği”
“Umman Sultanlığı Enerji ve Maden Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Arasında Madencilik ve Kritik Mineraller Alanında İş Birliği Mutabakat Zaptı”, Umman Sinan Advanced Industries CEO’su Majid Al Hinai ile Aselsan Genel Müdürü Ahmet Akyol tarafından imza altına alındı.
Daha sonra, Umman Sultanı Heysem bin Tarık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onuruna öğlen yemeği verdi.

Türkiye-Umman Sultanlığı arasında “Rekabet alanında iş birliği”

0

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Körfez ülkeleri ziyareti kapsamında, Umman’da gerçekleştirilen heyetler arası görüşmelerle ilgili bir açıklama yapan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat şunları söyledi;
“Sayın Cumhurbaşkanımız ve Umman Sultanı Haysem bin Tarık’ın huzurunda, ülkemiz ve Umman Sultanlığı arasında Rekabet Alanında İş Birliği Mutabakat Zaptı imzalanmıştır.
Umman, savunma, sağlık, enerji, turizm, imalat ve tarım gibi alanlarda Türk yatırımcılar için büyük fırsatlar sunmaktadır. Aynı şekilde, ülkemiz de jeopolitik konumu, büyük pazarlara yakınlığı, nitelikli iş gücü, gelişmiş altyapısı ve yatırım dostu mevzuatıyla Ummanlı yatırımcılar için cazip bir merkez olmayı sürdürmektedir.
Türkiye olarak, Umman’ın “2040 Vizyonu” hedeflerini yakından izliyor, Türk firmalarının bu vizyon doğrultusunda planlanan projelerde aktif biçimde yer almalarını arzuluyoruz.
Yeşil ekonomi, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda, karşılıklı bilgi paylaşımı ve teknoloji transferi yoluyla iş birliğimizi derinleştirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda planlanan akıllı şehirler, altyapı ve üstyapı projelerine Türk firmalarının katkı vermeye hazır olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.
Bugün imzalanan Rekabet Alanında İş Birliği Mutabakat Zaptı, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin çeşitlendirilmesi ve derinleştirilmesi yolunda atılmış önemli bir adımdır.
Bu stratejik iş birliğinin, Türkiye–Umman dostluğunu daha da güçlendirmesini, bölgesel refah ve istikrara katkı sağlamasını diliyorum.”

https://vt.tiktok.com/ZSUvUTggQ/

error: Content is protected !!