Gürcistan’a bağlı Acara Özerk Cumhuriyeti başkenti Batum’da Acara- Türk İşadamları Derneği binasında hizmet veren Türkiye Kızılay Derneği Bölgesel İşbirliği Batum Koordinasyon ve Lojistik Delegasyonu Gürcistan’ın Gori kentinde savaşta zarar görenlere insani yarım amacıyla;1000 adet, 20.000 kg. ağırlığında, 45000 YTL değerinde gıda paketi dağıttı.
Batum A.T. Tekstil Sahibi Tunca Büyüktunalıoğlu: “Konsolosluk binasının içerisine giremiyoruz”
Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN
Gürcistan’a bağlı Özerk Acara Cumhuriyeti başkenti Batum’da tekstil dalında faaliyet gösteren Batum A.T. Tekstil Sahibi Tunca Büyüktunalıoğlu, Batum konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;
Batum’un kapasitesi ve ekonomik gücü buna izin vermiyor
“İki yıldır Batum’da işyeri çalıştırıyorum. Tüm dünyada kriz vardır. Bu kriz Batum’u ekonomik yönden fazla etkilememektedir. En azından etkisini ben görmedim. Batum’un kapasitesi ve ekonomik gücü buna izin vermiyor. En azından böyle bir şeyi görmediğimi söyleyebilirim. Bazı şeyleri daha iyi öğrenebilmemiz için, birtakım yardımlara da ihtiyacımız vardır. Bundan sonraki yatırmalarımızda daha verimli olabilmemiz için tabii ki birtakım desteklere ve bilgilere ihtiyacımız vardır. Bu sorunlar konsolosluk aracılığı ile çözülmektedir. Konsolosluktan öğreneceğimiz daha çok bilgi vardır. Biz burada konsoloslukla yaşadığımız bir sürü sıkıntılar vardır. Üç-dört değişik ülkeye gittiğim halde burada böyle bir şey görüyorum.
Konsolosluğa gittiğimizde konsolosluğa bir şey dahi soramıyoruz
Konsolosluğa gittiğimizde konsolosluğa bir şey dahi soramıyoruz. Sanki tamamıyla demir parmaklıklar arasında ve son derece kötü bir üslupla tekrar geri gönderiliyoruz. Benim gibi burada birçok Türk vatandaşı aynı şeyleri yaşıyor. Örneğin pasaportla ilgili bir soru dahi soramıyoruz. Çünkü konsolosluktan sanki hapishane gibi içeri alınmıyoruz. Burada; yağmur, kış, kar çamur oluyor. Bununla ilgili ekstra söyledikleri bir kelime ancak yağmur yağar, dışarı soğuk olursa sizi içeri alırız diyorlar. Batum’daki konsolosluk yeni binasına taşındı. Çok güzel bir yeri var. Hakikaten Türkiye’ye özlem duyulmayacak kadar güzel bir konsolosluk binası yapıldı.
Konsolosluk binasının içerisine biz giremiyoruz
Fakat konsolosluk binasının içerisine biz giremiyoruz. Derdimizi anlatamıyoruz, soru soramıyoruz. Hiçbir şekilde yardım alamıyoruz. İş adamı olarak normal vatandaştan farkımız yoktur. İş yapmak ve yatırım yapmak için buraya geldik. Ancak, Konsolosluktan muhatap olduğumuz kişiler tarafından da son derece kötü bir üslupla geri çevriliyoruz. Zaman, zaman kavgalar, gürültüler, tartışmalar çıkıyor. Ama hiçbir şekilde düzeleceği yolunda en ufak bir ümidim yoktur ve kalmadı. Konsoloslukların yoğun iş talebiyle karşılaştıklarını anlıyorum. Bizim sıkıntımız şu; Konsolosluğa derdimizi anlatamıyoruz. Derdimizi anlatmak için ne bizi dinleyen biri var. Bırakın konsolosluktan içeri alınmıyoruz. Konsolosluk kapısında demir parmaklıklar var. Orada zil var. Zilin arkasında, bizimle sanki cezaevindeymiş gibi bir muamele var.
Derdimizi anlatmayı bırakın, içeri giremiyoruz
Derdimizi anlatmayı bırakın içeri giremiyoruz. Yeni konsolosluk binası o kadar güzel yapıldı ki içeride bekleme yerleri ve alanlar vardır. Biz yurt dışında yaşayan Türkler olarak ticaretle uğraştığımız halde, kendi ülkemizin konsolosluğu içerisine giremiyorsak, düşünün halimize. Bu nedenle büyük bir üzüntü içindeyiz. Yetiklilerden bunun düzelmesini bekliyoruz. Ancak hiç ümidim yoktur. Çünkü daha önceki konsolosları da gördüm, aynı şeyler hala geçerliydi. Kişiliklere en ufak bir lafım yoktur. Kişilikler farklı olabilir ama devletimiz temsil ediliyor. Kapıda konuştuğumuz kişilerin ne iş yaptığını dahi bilmiyoruz. Görevlerinin ne olduğunu dahi bilmiyoruz. Kim adına konuşuyorlar bunları dahi bilmiyoruz. Biz burada bu muamele ile karşı karşıyayız. Düşününki biz burada ne zorluklarla ticaret yapıyoruz.
Konsolosumuzun bizleri ziyaret etmesini istiyoruz
Konsolosumuzun bizleri ziyaret etmesini istiyoruz. Bizlerin sıkıntı ve isteklerini sormasını istiyoruz. Bizleri ziyaret etmelerini bekliyorum ve hala beklemekteyim. Maalesef, iki yıldır burada ticaret yapıyorum, hala konsolosluktan kimseyi tanımıyorum. Kendilerini tanıtma, tanışma amaçlı, aynı zamanda da bizlerin sıkıntılarını, isteklerini dinleyecek şekilde bir toplantı, panel yapmalarını istiyoruz. Bunlar yapılırsa çok anlamlı olur. Çok faydalı olacağa inanıyorum. “
Gürcistan’a bağlı Özerk Acara Cumhuriyeti başkenti Batum’da tekstil dalında faaliyet gösteren Batum A.T. Tekstil Sahibi Tunca Büyüktunalıoğlu, Batum konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;
Batum’un kapasitesi ve ekonomik gücü buna izin vermiyor
“İki yıldır Batum’da işyeri çalıştırıyorum. Tüm dünyada kriz vardır. Bu kriz Batum’u ekonomik yönden fazla etkilememektedir. En azından etkisini ben görmedim. Batum’un kapasitesi ve ekonomik gücü buna izin vermiyor. En azından böyle bir şeyi görmediğimi söyleyebilirim. Bazı şeyleri daha iyi öğrenebilmemiz için, birtakım yardımlara da ihtiyacımız vardır. Bundan sonraki yatırmalarımızda daha verimli olabilmemiz için tabii ki birtakım desteklere ve bilgilere ihtiyacımız vardır. Bu sorunlar konsolosluk aracılığı ile çözülmektedir. Konsolosluktan öğreneceğimiz daha çok bilgi vardır. Biz burada konsoloslukla yaşadığımız bir sürü sıkıntılar vardır. Üç-dört değişik ülkeye gittiğim halde burada böyle bir şey görüyorum.
Konsolosluğa gittiğimizde konsolosluğa bir şey dahi soramıyoruz
Konsolosluğa gittiğimizde konsolosluğa bir şey dahi soramıyoruz. Sanki tamamıyla demir parmaklıklar arasında ve son derece kötü bir üslupla tekrar geri gönderiliyoruz. Benim gibi burada birçok Türk vatandaşı aynı şeyleri yaşıyor. Örneğin pasaportla ilgili bir soru dahi soramıyoruz. Çünkü konsolosluktan sanki hapishane gibi içeri alınmıyoruz. Burada; yağmur, kış, kar çamur oluyor. Bununla ilgili ekstra söyledikleri bir kelime ancak yağmur yağar, dışarı soğuk olursa sizi içeri alırız diyorlar. Batum’daki konsolosluk yeni binasına taşındı. Çok güzel bir yeri var. Hakikaten Türkiye’ye özlem duyulmayacak kadar güzel bir konsolosluk binası yapıldı.
Konsolosluk binasının içerisine biz giremiyoruz
Fakat konsolosluk binasının içerisine biz giremiyoruz. Derdimizi anlatamıyoruz, soru soramıyoruz. Hiçbir şekilde yardım alamıyoruz. İş adamı olarak normal vatandaştan farkımız yoktur. İş yapmak ve yatırım yapmak için buraya geldik. Ancak, Konsolosluktan muhatap olduğumuz kişiler tarafından da son derece kötü bir üslupla geri çevriliyoruz. Zaman, zaman kavgalar, gürültüler, tartışmalar çıkıyor. Ama hiçbir şekilde düzeleceği yolunda en ufak bir ümidim yoktur ve kalmadı. Konsoloslukların yoğun iş talebiyle karşılaştıklarını anlıyorum. Bizim sıkıntımız şu; Konsolosluğa derdimizi anlatamıyoruz. Derdimizi anlatmak için ne bizi dinleyen biri var. Bırakın konsolosluktan içeri alınmıyoruz. Konsolosluk kapısında demir parmaklıklar var. Orada zil var. Zilin arkasında, bizimle sanki cezaevindeymiş gibi bir muamele var.
Derdimizi anlatmayı bırakın, içeri giremiyoruz
Derdimizi anlatmayı bırakın içeri giremiyoruz. Yeni konsolosluk binası o kadar güzel yapıldı ki içeride bekleme yerleri ve alanlar vardır. Biz yurt dışında yaşayan Türkler olarak ticaretle uğraştığımız halde, kendi ülkemizin konsolosluğu içerisine giremiyorsak, düşünün halimize. Bu nedenle büyük bir üzüntü içindeyiz. Yetiklilerden bunun düzelmesini bekliyoruz. Ancak hiç ümidim yoktur. Çünkü daha önceki konsolosları da gördüm, aynı şeyler hala geçerliydi. Kişiliklere en ufak bir lafım yoktur. Kişilikler farklı olabilir ama devletimiz temsil ediliyor. Kapıda konuştuğumuz kişilerin ne iş yaptığını dahi bilmiyoruz. Görevlerinin ne olduğunu dahi bilmiyoruz. Kim adına konuşuyorlar bunları dahi bilmiyoruz. Biz burada bu muamele ile karşı karşıyayız. Düşününki biz burada ne zorluklarla ticaret yapıyoruz.
Konsolosumuzun bizleri ziyaret etmesini istiyoruz
Konsolosumuzun bizleri ziyaret etmesini istiyoruz. Bizlerin sıkıntı ve isteklerini sormasını istiyoruz. Bizleri ziyaret etmelerini bekliyorum ve hala beklemekteyim. Maalesef, iki yıldır burada ticaret yapıyorum, hala konsolosluktan kimseyi tanımıyorum. Kendilerini tanıtma, tanışma amaçlı, aynı zamanda da bizlerin sıkıntılarını, isteklerini dinleyecek şekilde bir toplantı, panel yapmalarını istiyoruz. Bunlar yapılırsa çok anlamlı olur. Çok faydalı olacağa inanıyorum. “
Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
|
Gürcistan-Acara Milli Futbol Takımının profesyonel yıldız futbolcusu Mindia
Haber: İlker ÇAKAN
Gürcistan-Özerk Acara Cumhuriyeti başkenti Batum’da yaşayan, 1988 doğumlu forvet oyuncusu Mindia, Gürcistan-Acara Milli Takımında oynuyor. Antrenör tarafından verilmiş vazifeleri yerine getiren, kendi oynayışıyla seçkin olan ve 23 gol atan Mindia, Gürcistan’da herkesin çok ilgi gösterdiği profesyonel bir yıldız futbolcudur.
Gürcistan-Özerk Acara Cumhuriyeti başkenti Batum’da yaşayan, 1988 doğumlu forvet oyuncusu Mindia, Gürcistan-Acara Milli Takımında oynuyor. Antrenör tarafından verilmiş vazifeleri yerine getiren, kendi oynayışıyla seçkin olan ve 23 gol atan Mindia, Gürcistan’da herkesin çok ilgi gösterdiği profesyonel bir yıldız futbolcudur.
Batumda Fizik-Tedavi Uzmanı Dr. Mzia Mjavahadze Türk kahvehanesi işletiyor
Haber: İlker ÇAKAN
Gürcistan- Özerk Acara Cumhuriyeti başkenti Batum şehir merkezinde Türk vatandaşlarımızın yoğun olarak bulunduğu bölgede Dr. Mzia Mjavahadze Türk kahvehanesi açarak, onlara hizmet veriyor. Fizik-Tedavi Uzmanı olan, Dr. Mjvahadze, Rusya- Sibirya Devlet Hastanesinde 10 yıl, Batum Devlet Hastanesinde ise 6 yıl olmak üzere toplam 16 yıl Fizik-Tedavi uzmanı olarak görev yapmıştır. Eşinin ölümü üzerine mesleğini bırakan Dr. Mzia, kendi mesleği ile ilgili iş bulduğunda çalışacağını söylüyor.
DJ İlhan Batumluluların gözdesi
Haber: İlker ÇAKAN
Gürcistan-Özerk Acara Cumhuriyetinin başkenti Batum’da en popüler diskolarda DJ’lik yapan İlhan Güngördü, yaptığı müzik ve şovlarla ilgi ve yoğunluğu üzerine çekiyor. DJ İlhan Güngördü Batum’da sergilediği üstün performansıyla herkesin takdirini kazanmış bir DJ’dir.
Genatsvale hotel
Haber: İlker ÇAKAN
Gürcistan- Özerk Acara Cumhuriyeti başkenti Batum’da üç yıldızlı otel olarak hizmet veren Genatsvale Hotel konforu ve hizmetiye herkesin takdirini kazanıyor
Batum-Sofra Lokantası
Haber: İlker ÇAKAN
Gürcistan-Özerk Acara Cumhuriyeti başkenti Batum’da Sofra Lokantası adında işletmecilik yapan Rize-Ardeşen’li genç yemek ustası Engin Usta yaptığı leziz yemeklerle yoğun müşteri akınına uğruyor.
Batum’da Türk danışmanlık hizmeti
Haber: İlker ÇAKAN
Gürcistan- Özerk Acara Cumhuriyeti başkenti Batum’da her türlü ticari ilişkilerde bulunmak isteyen Türk vatandaşlarına (emlak-işyeri-arazi kiralama, alım ve satımı, avukatlık ve tercümanlık hizmetleri vs.) güvenilir danışmanlık hizmeti verilir.
E-mail: batumdadanismanlik@mynet.com
Devren satılık turistik hotel
Gürcistan- Özerk Acara Cumhuriyeti başkenti Batum’da Batum-Tiflis karayolunun 40.km.sinde Karadeniz kıyısına100 metre uzaklıkta 4 katlı,120 odalı (77 odası tam donanımlı hazır durumda ) 1500 metrekare alanı bulunan 3 yıldızlı kapasiteli turistik hotel devren satılıktır.
E-mail: batumdadanismanlik@mynet.com
Lisanslı gemici
Gürcistan- Özerk Acara Cumhuriyeti başkenti Batum’da gemicilik sektöründe faaliyet gösteren Sacha Ltd. bünyesinde lisanslı gemi kaptanı ve diğer gemi personelleri bulunmaktadır.
E-mail: batumdadanismanlik@mynet.com
Gürcistan- Özerk Acara Cumhuriyeti başkenti Batum’da her türlü ticari ilişkilerde bulunmak isteyen Türk vatandaşlarına (emlak-işyeri-arazi kiralama, alım ve satımı, avukatlık ve tercümanlık hizmetleri vs.) güvenilir danışmanlık hizmeti verilir.
E-mail: batumdadanismanlik@mynet.com
Devren satılık turistik hotel
Gürcistan- Özerk Acara Cumhuriyeti başkenti Batum’da Batum-Tiflis karayolunun 40.km.sinde Karadeniz kıyısına
E-mail: batumdadanismanlik@mynet.com
Lisanslı gemici
Gürcistan- Özerk Acara Cumhuriyeti başkenti Batum’da gemicilik sektöründe faaliyet gösteren Sacha Ltd. bünyesinde lisanslı gemi kaptanı ve diğer gemi personelleri bulunmaktadır.
E-mail: batumdadanismanlik@mynet.com
Batumi Expo 2009 Fuarı
Haber: İlker ÇAKAN
Gürcistan-Özerk Acara Cumhuriyeti Başkenti Batum’da Özerk Acara Cumhuriyeti Tanıtma ve Turizm Genel Müdürlüğünce 810 Mayıs 2009 tarihleri arasında 2.Uluslararası Turizm Fuarı açılıyor. Fuara bölgedeki çok sayıda ülkenin katılacağı öğrenildi. Açılacak bu fuarın Türkiye organizasyonunu Alparslan Fuarcılık Tanıtım Organizasyon Ltd. Şti, yapmaktadır. Günümüz turizm anlayışında tanıtımın önemli olduğu bu fuara Türkiye’den de çok sayıda turizmcinin katılacağı öğrenildi.
Bilgi:
E-Mail:batumdadanismanlik@mynet.com
Gürcistan-Batum Tekx Fabrika Müdürü Hasan Bağlar: “Türkiye’ye kimse yatırım yapmıyor”
Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN
Acara Özerk Cumhuriyeti, Gürcistan’ın güneybatı kesimindeki özerk cumhuriyettir. Yönetim merkezi Batum’dur. Türkiye’nin hemen kuzeydoğu sınırında yer alır. Sarp sınır kapısı, Acara Özerk Cumhuriyeti’ne açılır. Cumhuriyet adını tarihsel Acara bölgesinden alır, bundan dolayı kısaca Acara olarak bilinir. Gürcistan’a bağlı Özerk Acara Cumhuriyetinin başkenti Batum’da bulunan Batum Tekx Fabrika Müdürü Hasan Bağlar, Batum Tekx konulu yaptığım röportajda şunları söyledi:
Acara Özerk Cumhuriyeti, Gürcistan’ın güneybatı kesimindeki özerk cumhuriyettir. Yönetim merkezi Batum’dur. Türkiye’nin hemen kuzeydoğu sınırında yer alır. Sarp sınır kapısı, Acara Özerk Cumhuriyeti’ne açılır. Cumhuriyet adını tarihsel Acara bölgesinden alır, bundan dolayı kısaca Acara olarak bilinir. Gürcistan’a bağlı Özerk Acara Cumhuriyetinin başkenti Batum’da bulunan Batum Tekx Fabrika Müdürü Hasan Bağlar, Batum Tekx konulu yaptığım röportajda şunları söyledi:
Türkiye üzerinden İngiltere’ye pazarlanıyor
“Fabrikamıza hoş geldiniz. Şeref verdiniz. Fabrikalarımız; Türkiye-Bursa merkez, Gürcistan-Batum, Bulgaristan-Kırcaali ve Cebel’de üretim yapmaktadır. Bursa merkezde bulunan Lowprofile Fabrikasında yaklaşık 650700 kişi çalışmaktadır. Bursa’daki firmamız, İngiliz firması olarak görünüyor. Buradaki fabrikamızın bir bölümü bayan kıyafeti, diğer bölümü erkek gömleği üzerine çalışmaktadır. Bulgaristan’daki iki fabrikamızda çalışan personel sayısı 700’dür.Gürcistan-Batum’da bulunan Batum Tekx Fabrikasında çalışan elaman sayısı 970’dir. Buradaki üretilen ürünler bayan kıyafeti üzerinedir. Bütün ürünler üretimden sonra, Türkiye üzerinden İngiltere’ye pazarlanıyor. Tüm işyeri sahibi aile şirketidir. Fabrikanın Sahibi İşadamı Kıbrıslı Mustafa Süleyman İngiltere’de oturuyor. Ailece üretim-pazarlama kısmına bakıyorlar. 25 yıldır aile şirketi bu işi yapıyor. Bulgaristan’da 15 yıldır üretim yapılıyor. Gürcistan Batum’da ise 3 yıldır üretim yapılıyor.
Fabrikanın yıllık cirosu, ihracat olarak 150 milyon dolardır
Bu fabrikanın yaklaşık 10 yıllık anlaşması vardır. Konu ettiğimiz bu fabrikanın yıllık cirosu, ihracat olarak 150 milyon dolardır. Batum Tekx’in bulunduğu bina yaklaşık 7080 yıldır tekstil üzerine üretim yapıyor. Daha önceleri burada askeri kıyafetler ve işçi üniformaları dikiliyormuş. Bu fabrika türlü el değişimine uğramış. En sonunda Danimarkalı bir şirket bu fabrikayı kıyafet üzerine; İngiltere, Almanya ve diğer ülkelere üretim yapmak için kiralamıştır. Bizim patronlarda bu fabrikayı Danimarkalı firmadan kiraladılar. Bu fabrika yaklaşık üç yıldır bizim kontrolümüzde çalışmaktadır. Yıllık iş kapasitesi; etek bluz, pantolon üzerine 120 bin adettir. Bu fabrikada çalışanların çoğu bayandır. Çalışanların % 95’i bayan, % 5’i erkektir. Eskiden çalışana 4045 yıllık elamanımız vardır. Türkiye’de olduğu gibi burada da çocuk yaştan itibaren çalışan insanlar var. Türkiye’deki yatırımcılar ekonomik anlamda Türkiye’deki maliyetler yüksek olduğu için mecburen diğer ülkeleri tercih ediyorlar. Şu anda cazibe gelen ülkeler; Moldavya, Mısır, Gürcistan’dır. Daha önce cazibe olan Romanya ve Bulgaristan cazibeliğini yitirdi.
İşçi ücretlerinin yatırımcıya maliyeti, Gürcistan’da beşte bir oranındadır
Türkiye’deki işçi ücretlerinin yatırımcıya maliyeti Gürcistan’da beşte bir oranındadır. Türkiye’deki maliyet beş kat daha fazladır. Türkiye’de bir işçinin işverene maliyeti 1.250 YTL.’yi buluyor. Buradaki maliyet ise 200250 YTL arasıdır. Bu nedenle Bursa’daki fabrikamızda çalışan işçi sayısı 650 idi. İşçinin maliyetinin fazla olması nedeniyle her geçen gün ekonomik mecburiyetten dolayı her geçen gün işçi sayısı azalıyor. Bursa’daki fabrikamızda geçen yılki işçi mevcudumuz 12001300 kişiydi. Bu yıl 600700 kişiyi istemeyerekte olsak işten çıkarmak zorunda kaldık.
Kumaşlar ve bütün malzemeler Türkiye’dendir
Yaptığımız işler; genellikle Türkiye piyasasına baktığımız zaman, yaptığımız üretim çok nadir işlerdir. Her türlü etek, bluz, pantolon elbise gibi her türlü yapıldığı için ve her türlü kumaşa çalıştığımız için daha çok iş yapmış oluyoruz. Modelistlerimiz İngiltere’dendir. Onlar çiziyor. Kumaşlar ve bütün malzemeler Türkiye’dendir. Bu konuda bütün alışverişler Türkiye’den yapılıyor. Biz burada sadece; kesim, üretim, müşterinin alıp ve giyebileceği şekle kadar getirip, buradan Türkiye üzerinden İngiltere’ye gönderiyoruz.
Beden sayıları arasında AB üyesi ülkelerin bayanları ile aynı seviyeye geldik
Bizim vatandaşlarımız elbise ölçüsü standartlarına göre, AB üyesi vatandaşlarına göre baktığımız zaman standart olarak biraz yüksek kalıyor. Son zamanlarda AB üyesi ülkelerin bayanlarının model ölçülerinde standartları da yükseliyor. Beden sayıları arasında AB üyesi ülkelerin bayanları ile aynı seviyeye geldik. Türkiye ve AB üyesi ülkelerin bayan vücut ölçüleri şimdi biribirine uyuşuyor. Son zamanlarda hemen hemen aynı seviyeye geldi. Önceleri AB üyesi ülkelerin bayanları vücut ölçüleri çok inceydi. Şimdi biz değiştik. Onlar biraz daha şişmanlaşıyor. Bizim bayanlarda incelme oluyor. Avrupalı bayanlarda tam tersi oluyor.
1920 yıldır yurt dışında yöneticilik yapmaktayım
Tekstil işi biraz nazik ve ince iş olduğu için, Türkiye de bu tür işleri bayanlar yanında, erkeklerde yapıyor. Dışarıya baktığımız zaman; Kıbrıs, Bulgaristan, Gürcistan’da erkeklerin bu işi tercih etmedikleri görülüyor. Bayanlar bu işe daha çok özeniyorlar. Bayanlar giyime ve kuşama daha çok meraklı oldukları için tekstil işini yaparken daha çok merakla yapıyorlar.
Ben aslen Hataylıyım. Her Türk vatandaşı gibi gönül isterdi ki, kendi memleketinde, kendi insanına, kendi vatandaşına bazı şeyleri verebilsin, gösterebilsin. Ama ekonomik durumlar ister istemez, bizi bu duruma getirdiği için, buralar ittiği için, bu işi dışarıda yapıyoruz. Ama nasıl bir öğretmenin öğrenci yetiştirmesi, bir çiftçinin bir ağacı, yeşil bir narı yetiştirmesi kendisinse mutluluk veriyorsa, bizimde bu yabancı yerlerde dil sorunu, kültür sorununu yaşadığımız bir ortamda bu insanlara bir şey gösterip, öğretebiliyorsan, yetiştirebiliyorsan, oda başka b.ir gurur veriyor. Gönül isterdi ki bunu Türkiye’de kendi insanına yapmaktır. Yaklaşık 1920 yıldır yurt dışında yöneticilik yapmaktayım.
Maliyet fazlalığı yönünden, Türkiye’ye kimse yatırım yapmıyor
Maliyet fazlalığı yönünden, Türkiye’ye kimse yatırım yapmıyor. Türkiye’de işsizlik sorunu çözmek için yurt dışındaki yurt dışındaki tüm yatırımcıların Türkiye’ye dönmesi için; sigorta, servis, yemek gibi konulardan alınan sigorta, vergilerin azalması gerekir. Bir işçinin eline geçen maaşa baktığımız zaman 400-500YTL.’lik bir asgari ücretin işverene maliyeti 10001.250 YTL.’yi buluyor. Bu maliyet işverenden alınacağı yere işveren teşvik edilse, buradaki işçiyi çalıştır, buradaki işçi kazansın denilse, daha çok geliri olsun diye teşvikte bulunulsun, hiçbir işveren yatırımını göz göre göre dışarıya yatırımı yapmaz. Türkiye aradaki fark olan işverenden alınan % 30-35’lik sigorta payını aşağı çekebilir. Bu pay % 10’lara getirilebilirse iyi olur.
Türkiye’deki bir işçinin işverene maliyeti 1.250 YTL,
buradaki maliyet ise 250 YTL.
buradaki maliyet ise 250 YTL.
Şu anda bu oran Gürcistan ve Bulgaristan’da bu şekilde sigorta oranı % 10 oranındadır. Bu da işçinin sigortası, sosyal güvenlik hakkını kullanabilsin diye alınmaktadır. Türkiye’de işverenden devletçe alınan oran % 10′ düştüğü zaman, burada işçi kazanacak, bu durum işçiye yansıyacak. İşveren dışarıda fabrika alma durumunda kalmayacak. Türkiye’deki bir işçinin işverene maliyeti 1.250 YTL, buradaki maliyet ise 250 YTL.’dir. Bu oran beşte bire tekabül ediyor. Yabancı ülkelerin işçi maliyeti konusunda işverene tanıdığı % 10 oranı, Türkiye’de bize tanınsın, Türkiye’de işsizlik sorununu çözeriz. Kendi işimizi kendimiz yapalım. Fabrikalarımızı Türkiye’de kurarız. Türkiye’de iş istihdamı sorunu çözülür.

Gürcistan- Batum Tekx Fabrikası
Bize imkânlar tanıyın, ekonomik şartlarımızı Türkiye’de kullanalım
Yaklaşık 1920 yıldır yurt dışında çalışıyorum. Bizim insanımız çalışkan, sevecen bir toplum, her zaman elinden gelen gayreti gösterir. Gerek işverenini, gerek patronunu bu şekilde destekler. Çünkü bizi bizden başkası anlamaz. Ne kadar yurt dışında olsa, çalışsak, ne kadar bu işimizi yapmak için elimizden geleni yapsak, Türkiye’deki bir çalışanımız, buradaki beş çalışanımıza bedeldir. Türk vatandaşı daha çok gayret gösteriyor. Onun için biz elimizdeki cevherleri iyi değerlendirelim. İşveren olarak, devlet olarak, bu işçilerin kıymetini bilelim. Bizim insanımız sevecen, çalışkandır. Bize imkânlar tanıyın, şu ekonomik şartlarımızı Türkiye’de kullanalım. Yazıktır. Yarının aydınları olacak kişilerin; bu yüzden dolayı elimizden kaçırıyoruz. Bunun örneklerin görüyoruz. Bu ülkenin geleceğinin parlak olması için bu durumlar uzak değil, yeterki inançlı olalım, kendimize güvenelim, ne istediğimiz bilelim. Kimse bizi bizden başkası anlayamaz. Her şey ortada. Dünyanın gittiği durum ortada. Kimse getirip, cebinden çıkarıp, bize para, çikolota vermeyecek. Kendi çözümüzü kendimiz bulamazsak, kimse galipte bize bir şey yapmaz.
Dünya bizi tanıyor. Biz kendimizi tanıyamıyoruz
Dünya bizi tanıyor. Biz kendimizi tanıyamıyoruz. Kalitemiz ve çalışkanlığımız ortadadır. Ama biz bunun kıymetini bilemiyoruz. Maalesef gelen politikacılar, idareciler, yöneticiler bazı şeyi birkaç kişinin çıkarı için kullanıyor. Birkaç kişi bundan sebepleniyor. Geriye baktığımız zaman, olan he zaman halkımıza oluyor. Adam okuyor, her şeyi gösteriyoruz, kullanamıyoruz. Başkası bizi alıp kullanıyor. Türkiye’de bir işçinin işverene maliyeti beşte bir oranına düştüğü zaman, ülkemize geri döneriz. Bürokratik işlemler çok zaman alıyor. Bu daha pratik hale getirilebilir. Türkiye’de önceden işyeri açmak çok zordu. Ama son zamanlarda değişiklikler yapıldı. Yeterli değildir. Türkiye’de işyeri açmak için 1015 gün uğraşıyorsunuz. Yurt dışında bir işyeri açmak 23 gün sürüyor. Aradaki fark budur.
Bursa’da tekstil piyasasında % 23 oranında gerileme var
Daha önceleri bu durum iyi idi. Her geçen gün işçinin sırtına, işverenin sırtına koyduğumuz yükler ağırlaştı. Artık bu durumu işçi ve işveren taşıyamaz hale geldi. Bursa tekstil bölgesidir. Şu anda 20072008 yılları arasında Bursa’da tekstil piyasasında % 23 oranında gerileme var. Türkiye’nin kalbi olan bir yerde, bu çok büyük bir sorundur. Kimse bunu göremiyor. Hükümet buna bir şekilde tedbir almıyor. Geçen yıl devletçe alınan payı % 35’ten, % 30’a çekme yetersizdir. Bir taraftan 5 koyup, diğer taraftan 5 almak iyi olmuyor. Elimizdeki cevheri kendimiz göremiyoruz. Başkası bizden faydalanıyor. Bu kedi gücümüzden faydalanmıyoruz. Gürcistan’da, Bulgaristan’da insanlar kendi kıymetini biliyor. Kendi sorunlarına, kendileri çözüm bulmaya çalışıyor. Biz dışarı kaçıyoruz.”












