Salı, Mart 31, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 311

Ankara’lı şairler şiir dinletisi

0

Haber: İlker ÇAKAN                                      

  Ankara Kulübü Derneğinin düzenlediği ve program yönetmenliğini Şairler; Mehmet Nuri Parmaksız ve İsmet Bora Binatlı’nın yapacağı; Ankaralı şairler 17 Ocak 2010 Pazar günü saat 13.30’da Ankara Kulübü Derneği’nin genel merkezi olan Abidinpaşa Köşkü’nde buluşacak. Bu programda Anakara’lı şairler birbirinden güzel şiirlerinden parçalar sunacaklar.

Kaymakam Tuncay Sonel’den çalışana yazın karpuz, kışın baklava

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Trabzon-Of ilçesinde devlet-vatandaş işbirliği ile yaptırılan Kültür Merkezi ve Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü hizmet binalarının inşaatlarında incelemelerde bulunan ve her zaman inşaatta çalışanları yalnız bırakmayan Of Kaymakamı Tuncay Sonel bu defa da tatlıyla inşaata gitti. İnşaatta çalışanlara yazın karpuz, kışın da baklava götüren ve yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Kaymakam Tuncay Sonel, karpuz ve baklavayı kendi elleriyle ustalara takdim ederek,  çalışmalardan dolayı kendilerine teşekkür etti.

 
                           
                                  
                                    Trabzon-Of Kaymakamı Tuncay Sonel
                                inşaat işçilerine kışın baklava ikram ederken
 
Onun tatlı dili ve güler yüzü bizim için yeterlidir

  Kaymakam Tuncay Sonel’in bu ilgisi karşısında duygulanan ve kendisine teşekkür eden inşaat ustası Hikmet usta şunları söyledi;”Bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Bir ihtiyacımız olup olmadığını her zaman soruyor. Biz de Kaymakam beyin bu yaklaşımına karşı bu inşaatların en kısa zamanda bitmesi için elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz. Tatlı için kendisine teşekkür ediyoruz,  aslında onun tatlı dili ve güler yüzü bizim için yeterlidir.” Konuyla bilgi veren Of Kaymakamı Tuncay Sonel ise şunları söyledi;

 
                          
                                    Trabzon-Of Kaymakamı Tuncay Sonel
                            yazın inşaat işçilerine karpuz ikram ederken
 
Maliyeti 4 milyon TL.’yi bulacak olan Kültür Merkezi’nin inşaatı

  “Hayırsever Turgut ve Mehmet Aydıner kardeşler tarafından yaptırılan ve maliyeti 4 milyon TL.’yi bulacak olan Kültür Merkezi’nin inşaatı Mart ayında bitecektir. İnşaatı devam Halk Eğitim Merkezi hizmet binasının yapımı ise yıl sonu bitirilecektir. Of’ta bu alanlarda eksiklik giderilecek, yöreye ve yöre insanına özellikle de çocuklarımıza ve gençliğimize büyük katkıda bulunacaktır. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Yapılan bu işlerin Of’umuza güzellikler getirmesini diliyorum.”

 
                             
                                   Trabzon-Of Kaymakamı Tuncay Sonel yazın
                                     çalışan inşaat işçileriyle karpuz ikramında
 

Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Doğan Kılınç

0

Haber: İlker ÇAKAN

   Amasya’da 20 Ağustos 2008 tarihinde göreve başlayan ve yaklaşık 17 aydır Amasya’da görev yapan Amasya İl Emniyet Müdürü Mustafa Doğan Kılınç yeni “Emniyet Müdürleri Kararnamesi” ile Emniyet Genel Müdür Yardımcılığına atandı. Müdür Mustafa Doğan Kılınç, Amasya eski Valisi M. Celalettin Lekesiz tarafından takdirname ile ödüllendirilmişti.

   “Polislik, fedakârlık, feragat ve onur mesleğidir. Sizler, bu güçlü teşkilatın mensubu olmaktan gurur duyunuz. Birbirinizi her zamankinden daha çok seviniz ve sayınız. Halkımıza sevgi ile yaklaşınız, kesinlikle insan haklarına riayet ediniz. Sadakatle bağlı olduğunuza inandığım Atatürk ilke ve inkılâpları rehberliğinde kanunlardan ayrılmayınız.Unutmayınız ki, sergileyeceğiniz örnek tutum ve davranışlar, topluma huzur ve güven verecektir.” diye söyleyen Emniyet Genel Müdür Yardımcılığına terfi eden, Amasya İl Emniyet Müdürü Mustafa Doğan Kılınç; Amasya’da görev yaptığı süre içerisinde, güven ve huzuru sağlamada yaptığı projelerle Amasya halkının takdirini kazanmış ve başarılı bir polis müdürüydü. Amasya yeni İl Emniyet Müdürlüğüne de Emniyet Genel Müdürlüğü-Polis Başmüfettişi Ayhan Acet atandı.

Afet Kırat’ın şiirleri hakkında

0

  Antoloji birinci sayfada olan şiirlerinizin tamamını okudum. Asude, Ayşem, Bin de Gel” de iyi ; “Çapkın, Çare Sende, Dörtlükler 1 ve Dörtlükler 2″ kayda değer şiirler.Şiirlerinizin bağımsız dörtlükler kısmında oldukça başarılısınız; bununla birlikte halk şairlerinin Ayak, bizim Kafiye (Uyak) dediğimiz kısımda zorlamalar şiirlerinizi zayıflatıyor. Halk Edebiyatı ozanları tarzında, daha rahat yazabildiğiniz anlaşılıyor ise de ayak bulmakta zorlanmakta ve uydurmasyon, doldurma tabir edilen mısra ile bunu geçiştirmektesiniz. Kısaca, dörtlüklerdeki son mısralar sizin şiirdeki ustalığınızı zedelemekte ve bu konuda zayıf kalmaktasınız.

  “Asude” başlığı taşıyan şiirdeki güzellik “Ayşem”de de kendini göstermekte ve orijinal bir söyleyiş şiire hakim olmaktadır. Şiiri kolay ve orijinal yapan söyleyişteki ustalıktır. Edebî sanatlardan: “cinas, hüsn ü talîl, leff ü neşr, kinâye, mübalâğâ, tekrîr, telmih” …vb edebî sanatlar, şiire güzellik katabilmekte ve şiiri renklendirmektedir. Diğer şiirlerinizde de mutlak orjinallikler vardır. Tamamını okumadım; ama gördüklerim göreceklerimin delilidir.

 Örneğin:
“Adanalıyık Gardaş

Namus desem, bizdedir; şeref desem, şan desem?

Vatan için toprağa, akıtılan, kan desem?

Al bayrağın uğruna, verdiğimiz, can desem?

Hepsi bizim, düşmeyiz; gel bir dene, yık gardaş.”

  Şiirindeki ilk üç mısradaki akıcılık ve orjinallik dördüncü mısrada kafiye bulmak adına zorlandığından şiirdeki orjinallik bozulmuş. Şiirdeki üç akıcı mısradan sonra durağanlaşmıştır. Dolayısı ile şiir, çok zayıf kalmıştır.

“Ayşem
Maviye düşman oldum, dostum oldu karalar,

Gökyüzü mavi deniz, senin kadar yaralar.

Mutlu musun, bilemem; kim bilir bu sıralar?

Hicran denen lokmayı, gözyaşına ban Ayşe’m.” 
  Bu şiirinizde ise bir orjinallik, hemen fark ediliyor. Söyleyiş kadar, kelime dağarcığı, kullanılan sözlerin halk dilindeki varlığı, onu ustalıklı ve su içiyor kadar kolay söyleyebilmek de ayrı bir marifet gerektiriyor. Şiir okununca, USTA şaire dedirtecek bir tad ve lezzet almak mümkün oluyor.

  Ayrıca Türk şiirinde en kolay söylenebilen vezin(ölçü) hiç şüphesiz 4+3= 7; 4+4= 8; ve 6+5=11’li hece iken, siz; daha fazlasını deniyorsunuz… Bu ise, zirveye giden yolda çekilmesi gereken bin bir zahmeti, meşakkâti, artık üzerinizden atabileceğinize delâlet etmektedir.

  Örneğin: (7+7=14’lü heceyi ) şiirimizde bu ölçü, Tanzimat dönemi Terkib-i bend üstadlarınca ve Cumhuriyet sonrasında Hececilerce de çok kullanılan bir ölçü olmakla birlikte, kullanılan bu dörtlükler ile kendinizi, söz bulmakta zorlamakta olduğunuzu hatırlatmak isterim.

  Bu şiir tarzı, her namzetin, içinden çıkabileceği ölçü değildir. Bunu kimse denemesin gibi bir hız kesme densizliğimiz olamaz; ama deneyenlerin de şiirlerini bir çok kontrollerden geçirdikten ve hamurun dinlenmesini bekleyip, kızgın sacta çevire çevire pişirdikten sonra, son bir kez daha yüksek sesle okuyup, yazdığı şiiri görücüye çıkarabilir. Bütün bu sözlerden sonra on dörtlü hece kalıbı, usta şairlerin kolayca şiir söyleyip, yazdığı ölçü; ama zor bir ölçüdür. 

Örneğin: “Âşık Ali Baş(Sezinî): 

Sevgililer  günü

Sana lâyık, alacak hediye bulamadım.

Sevgimi veriyorum, sevgililer gününde.

Semâdaki güneşe uzandım, alamadım.

Sevgimi veriyorum, sevgililer gününde.

 

Gül almaktan vaz geçtim, dikeni batar diye.

Alsam bile, koklayıp, kaldırır atar diye.

Bütün armağanların, yerini tutar diye,

Sevgimi veriyorum, sevgililer gününde.

 

Sana olan bu sevgim, ömür boyu sürecek.

Gittikçe büyüyecek, sanma, sona erecek,

Armağan seçemedim, bugün, sana verecek,

Sevgimi veriyorum, sevgililer gününde.”

 “…

Hazan vurdu, gül soldu, bülbüller hiç ötmüyor,

Elveda dediğin an, gözlerimden gitmiyor

Senin çilen bitti yâr; benim çilem bitmiyor

Ardından ağlamaktan kurudu göz pınarım,

Birden dolar gözlerim, rahmet ile anarım,”

  Şair, âşık Sezinî(Ali Baş’ın) yukarıdaki şiirlerindeki kolay söyleyişi dikkate almak gerekiyor.  Genel anlamda şiirleriniz nice acemilere göre, üzerinde düzeltmeler yapmak kaydı ile ŞİİR olabilecek tad ve lezzettedir. Önerilerimizin dikkate alınması kaydı ile çalışmalarını tebrik eder, gönderdiğimizi zannettiğiniz ve bizden gelen; fakat bizden olmayan, istem dışı virüs taşıyan dosyaları açmamanızı istirham eder saygılar sunarım.

Of”ta “Akşam ve İbret” ilgisi

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Trabzon -Of Kaymakamlığınca ilçeye davet edilen, Yeni İstanbul Çocuk ve Gençlik Tiyatro Grubu oyuncuları gündüz dört ayrı seansta Canım Öğretmenim ve İbret adlı oyunlarını ilköğretim ve lise öğrencilerine sergilediler. Akşam ise İbret adlı oyun Anne ve babaların bulunduğu tiyatro sever izleyicilere Ulusoy Endüstri Meslek Lisesi Salonunda oynandı. Uyuşturucu bağımlısı bir gencin başında geçen olayların anlatıldığı oyunda aynı zamanda ailenin ve çevrenin etkileri üzerinde duruldu.

  Tiyatro esnasında izleyiciler bazen güldü, bazen de duygusal anlar yaşayarak bazı izleyicilerin gözlerinden yaşlar süzüldü. Tiyatro oyunları izleyiciler tarafından büyük bir beğeni ve ilgi ile izlenirken, gün boyu sergiledikleri oyunlarla üstün bir performans gösteren Tiyatro Grubu oyuncuları gündüz öğrencilerin akşam da vatandaşların sevgi gösterisine maruz kaldılar. Of’a ilk defa gelen Tiyatro Grubu oyunlarını Esmagül Menikan derlerken, oyuncuların performansı görülmeye değerdi. Oyun bitiminde Kaymakam Tuncay Sonel, tiyatro sevmenin ve sevdirmenin öneminden bahsederek, başarılı performans sergileyen tiyatro ekibini kutladı. 

     

 

 

Toplumun sorunu güvensizlik mi?

0

   İnsanlığın doğuşundan, günümüze kadar hep güven sorun olmuştur. Toplumları bir arada tutan önemli değerlerden biriside karşılıklı güven, saygı ve sevgidir. Toplumumuzun tarihine baktığımızda toplum katmanlarında güven azaldığında, hep o dönemler sıkıntılı geçmiştir. Günümüzü geçmişe göre değerlendirdiğimizde; insanlar arasındaki samimiyet zamanla değer kaybetmiştir. İnsan ilişkileri arasındaki ticari ve her türlü sosyal ilişkilerde samimiyet ve güven önemlidir. Bugünü geçmişe göre değerlendirdiğimizde, samimiyet ve insanlar arasındaki güven bunalımı gittikçe azalmaktadır. Tabii ki bu güven bunalımını kamuoyundaki olumsuz gelişmeler de artırmaktadır. Güven bunalımı yaşayan ülkeler, hep sıkıntılı evreler geçirmiştir. Toplum olarak; insanlar arasında güvenli, karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı sosyal diyalogların gelişmesini artırıcı tedbirleri almak zorundayız.

   Günümüz toplumunda bunu asgariye indirdiğimizde şöyle bir bakın; insanlar birbirlerine şüphe ile bakıyorlar ve bana bir zararı olur mu? diye düşünüyorlar. Bu düşünce karşılıklı ilişkilerde samimiyetsizliğe ve güven bunalımına götürüyor. Bu durumda toplum katmanlarında ekonomik yönden karşılıklı ticari ilişiklerde olumlu netice alınamıyor. İnsanların artık karşılıklı güven duygularının gelişmesinde; günümüz anlayışında da artık ön yargılar değişti. İnsanlar artık bir araya geldiklerinde karşılıklı olarak birbirlerini maddi özelliklerine göre değerlendiriyorlar.

   Siz ne kadar dürüst olursanız olun; konumunuz, eğer sizin maddi durumunuz iyi değilse? Kaliteli ve toplumda saygın insan olarak değerlendirilmiyorsunuz. Aslında bizim kültürümüzde insan özelliğini değerlendirirken, bunun kriterleri mevcuttur. Ama günümüzde bu değerlendirme göz önünde bulundurulmuyor. Ekonomik durumu ve konumu iyi olmayan insanlar ile maddi durumu, konumu iyi olan insanlar günümüz toplum anlayışı nedeniyle karşılıklı olarak birbirlerine güvenmiyorlar.

   Bunu toplumda iş yaptıran ve sözü geçen insanlarla, toplumda sözü geçmeyen ve iş yaptıramayan insanların birbirlerine karşı düşünce anlayışlarını da örnek verebiliriz. Vatandaş diyor ki ben a şahsı gibi düşünmediğim için o bana güvenmiyor ve benim işimi yapmaz diyor. Böylece bunun değişik örneklerini çoğaltabiliriz. Örnek verecek olursak; bir vatandaş bir yere gidiyor, işinin yapılması konusunda söz alıyor. Aradan zaman geçtikten sonra ilgili bürokrat veya siyası verdiği sözde durmuyor. Bu örnekler toplumda yaygın olarak görülmektedir.

   Toplumuzda şu insan çok dürüsttür, samimidir ve sözünde durur diyen insanlara da bakıyoruz veya görüyoruz, bu insanlar da sözünde durmuyorlar. Kendisine güvenilmiyor. Acaba ben yanılıyorum mu? Diye sokaktaki halka ve insanlara soruyorum. Toplumuzun yapısı nasıldır diyorum? Halk diyor ki; “Günümüzde paran varsa ve iş yaptırmak için siyasi gücün varsa toplumda değerin vardır. Yoksa ne kadar dürüst olursan ol, bu özelliklerin yoksa toplumda değerin ve saygınlığın yoktur. Dürüst, sözünde duran, mert, samimi insanların sayısı parmakla gösterilecek kadar azaldı.” deniliyor. Gerçekten bu düşüncenin toplumda yaygın şekilde dile getirilmesi, hiç de hoş değildir. Bu nedenle günümüz toplumunun genel olarak insan değerlendirilmesinde temel kültürümüze ters bir bakış açısı oluştuğundan dolayı, insanlar bir araya gelip, ülkemiz ekonomisine katkı yapacak bir iş yapmıyorlar ve karşılıklı dostluk kuramıyorlar.

   İşte günümüz toplumunun yapısı böyledir. Artık günümüzde; kaliteli, dürüst, samimi, sözüne güvenilir insanların sayısı gittikçe azalmaktadır. Günümüzde insanlar birbirlerine kültürümüz gereği dostluktan ziyade, karşılıklı çıkar ilişkilerine dayalı bir dostluk modeli izlemektedir. Bu da kişiler arasında güven bunalımı yapmakta, gayri samimi dostluklar kurulmasına neden olmaktadır. Bu anlayış değişmediği sürece, ülkemizdeki insanların birbirlerine karşı güvensizliği gittikçe çoğalır. Bu durumun önüne geçmek gerekir. 

   Ülkemiz insanlarının günümüzde karşılıklı çıkar ilişkilerine dayalı bir güven modelini benimsemiş olmalarına; siyasi olsun veya olmasın,  herkesin vebali vardır. Bu nedenle ülkemize hizmet eden ve edecek olan her kesimin toplumda güven ortamını sağlayacak tedbirleri almaları gerekir. İnsanların birbirlerine güvenmeden, gayri samimi olarak yaşamaları, toplumda sıkıntılara neden olmaktadır. Özellikle toplumuzdaki insanlar arasındaki karşılıklı güven bunalımının giderilmesi eğitimle olur düşüncesindeyim. Toplumun sorunu güvensizlik mi?

  

 

Ofta Ramazan’dan 100. bilgisayar sevinci

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Trabzon- Of Kaymakamlığınca hayırseverlerin katkısı alınarak, başta yetim ve öksüzler olmak üzere ihtiyaç sahibi yüz öğrenciye bilgisayar dağıtıldı. Yüzüncü bilgisayar Rehabilitasyon Merkezinde eğitim ve öğretimini gören Ramazan verildi. Bilgisayarını Of Kaymakamı Tuncay Sonel’den alan Ramazan’ın sevinci görülmeye değerdi.

Kaymakam Tuncay Sonel: “Çocuklar bizim geleceğimiz”

  Kaymakam Tuncay Sonel’in boynuna sarılarak kendisine teşekkür eden, Ramazan, çok istediğim bilgisayarı bana aldığı için Kaymakam amcama çok teşekkür ediyorum. Kendisini çok seviyorum dedi. Kaymakam Tuncay Sonel ise şunları söyledi; “Çocuklar bizim geleceğimiz, onlara ne yapsak azdır. Buradan bizlere her türlü katkıyı veren hayırseverlerimize çok teşekkür ediyor ve bol kazançlar diliyorum. İnşallah bu çocuklarımızı geleceğin Türkiye’sinde en güzel yerlerde görürüz.”

 

 

Boğazkalede ekmeğini taştan çıkarıyor

0

Haber: İlker ÇAKAN          

  Çorum iline bağlı Boğazkale ilçesi Hattuşa ve Yazılıkaya tarihi mekanları ile dünyada ve Türkiye’de ender bulunan tarihi mekanlardan birisidir. Kültür turizmi açısından önemli bir konuma sahiptir. Boğazkale’li özellikle gençler geçmiş tarihi yaşatmak ve boş vakitlerini değerlendirerek, sert taşların üzerine geçmiş dönemlere ait yüzyıllık tarihi işliyorlar. Gelen turistlere de satış yapmaya çalıyorlar. Halk arasında bir söz vardır. Ekmeğini Taştan çıkarır örneğinde olduğu gibi  Boğazkale’li gençlerde taşlar üzerine işleyerek sanat ekmeğini taştan çıkarıyorlar.

Kemerde Yunus balıklarıyla tedavi

0

Haber: İlker ÇAKAN

   Antalya-Kemer ilçesinde Ayışığı tesislerindeki havuzlarda bulunan, Ukrayna’dan getirilen ve Ukrayna’lı uzman personel tarafından yönetilen 4 yunus balığı ile rehabilitasyona ihtiyacı bulunan hasta çocuklar tedavi ediliyor.Hasta uzman hekim kontrolünde havuza giriyor ve balıklar komutla hasta olan bölgeye ağzını sürüyor.Tedavi sırasında yurt dışından tedavi ettirmek amacıyla çocuklarını getiren veliler gördük. Bu konuyla ilgili Dr. Z. Tanju Ergin şunları söyledi:

   “Hastayı bizim kontrolümüzde gerekli elbiseleri giydirerek havuza sokuyoruz.Ukrayna’lı uzman personel ise yunus balığını havuzda bizim bulunduğumuz bölgeye yönlendiriyor.Tekrar ikinci bir komutla yunus balığı çocuğun hasta bölgesine ağzını sürmeye başlıyor.Böylece hasta bölge iyileşiyor.Bu konuda birçok hasta çocuklarımız tedavi ediliyor.”  

 

Göynükte dört tekerlekli bisiklet yaptı

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Antalya –Kemer ilçesine bağlı Göynük Beldesinde oturan ve aynı zamanda su sporları paraşüt kaptanı olan, uzak doğu sporları yapan Özgür Hacıyusufoğlu adlı genç yeni buluş yaparak dört tekerlekli, iki kişinin rahatlıkla oturabileceği bisiklet yaptı. Konuyla ilgili görüşlerini açıklayan Özgür Hacıyusufoğlu şunları söyledi;

  “Yaptığım araştırmada dört tekerlekli bir bisikletin olmadığını tespit ettim. Bu nedenle boş vakitlerimi değerlendirerek 15  gün gibi kısa bir sürede bu bisikletin tasarım ve yapımını yaptım.Bu bisiklet iki kişiyi taşıyacak kapasitede olup, özellikle turistler tarafından yoğun ilgi görmektedir.Turizme katkı sağlama amacıyla böyle bir projeyi gerçekleştirdim.

  Turist alışılmamış, dikkat çekici konular üzerinde durmaktadır. Ülkemize turisti çekmek amacıyla böyle değişik projeler üretmek zorundayız. Amacım turisti çekecek daha değişik projeler üretmektir.Yetkilileri bizim gibi ülkemizin ekonomik kaynağı olan turizme katkı sağlayan gençlerimizi desteklemeye davet ediyorum.Genç arkadaşlarımın boş geçen zamanlarını çok iyi değerlendirmelerini istiyorum.Atalarımız bu vatanı kurarken aç ve susuz şehit olmuşlardır. Bizler bu vatanın evlatları olarak bize

error: Content is protected !!