Pazar, Nisan 12, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 226

Tarihi ve doğal güzelliği ile ünlü turizm cenneti Göksun

0

Haber: İlker  ÇAKAN

  1908 yılında Kahramanmaraş iline bağlı ilçe olan Göksun, çok eski bir yerleşim merkezi olup, tarihinin Prehistorik (tarih öncesi) devirlere dayandığı yapılan kazılar ve buluntulardan anlaşılmaktadır. Göksun adı bilinen en eski kaynaklara göre “Kokusus”, “Cocussus” tur. Kokussus buranın Roma dönemindeki adı olup, Bizanslılar döneminde “Kokson”; Ermeniler zamanında da “Koksen” olarak anıldığı bilinmektedir. Türk – İslam kaynakları ise, bu yer adını “Köksün” veya “Göksün” şeklinde kullanmaktadır.

  Mama Krallığı, Asur, Hitit, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlılardan günümüze kadar ipek yolu ve askeri harekat yolu olarak kullanılan Göksun-Kahramanmaraş devlet karayolu Çukurova‘nın yanı sıra Suriye başta olmak üzere Ortadoğu ülkeleriyle Doğu Karadeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Kafkasya’yı birbirine bağlayan en kısa, en güvenilir ve en ucuz güzergahtır. Göksun tarihi ve doğal güzellikleri ile ünlü bir şehrimizdir. İlçenin turizm yönünden gelişmesi müsaittir. Bu konuda Göksun Belediye Başkanı Ramazan Hurç’un ilçenin turizm yönünden gelişmesi için başlattığı turizm planı takdire şayandır. Aynı zamanda Göksun doğal şartları yönünden safari turları için de uygun bir mekandır. Göksun’a geldiğinizde kaleye çıkıp ilçeyi kuşbakışı tepeden seyretmek insana ayrı bir güzellik veriyor. Belediye Başkanı Ramazan Hurç, kaleye çevre düzenlemesi ile birlikte insanın sosyal ihtiyaçlarını giderecek alt yapı hizmetleri yaptırmıştır. Göksun Kalesinden çıkıp, Göksun Belediyesi doğal parkına geldiğinizde bu parkta dinlenmek insana ayrı bir ferahlık veriyor. Burada suların doğal akışı seyrinde şelaleden akmaları parka ayrı bir güzellik katmıştır. Kısaca bu parkta su şarıltısı altında yemek ve istirahat etmek insanı doğal olarak rahatlatıyor. Göksun’da kiraz yetiştiriciliği de önemli yer tutar. Diğer bölgelerde kiraz bittiği sırada bu aylarda Göksun’da kiraz üretimi başlar. Göksun Kaymakamı Ali Hamza Pehlivan’ın yoğun gayretleri sonucu uygulamaya konulan “Çiftçinin Emeği, Göksun’un Çileği Projesi” kapsamında çilek üreticiliği önemli ölçüde teşvik edilmiştir. Gelecekte yöre halkı için önemli kazanç getireceği düşünülmektedir.  Doğal güzelliği ile bölgenin yıldızı ve turizm cenneti Göksun’u gezmenizi ve görmenizi öneririm. Göksun ilçesinin geçmişten günümüze tarihine kısaca bir göz atalım;        

 
           
 

     Göksun tarihinin, tarih öncesi çağlara kadar uzandığı anlaşılmış, hâlen su deposu olarak kullanılan Göksun merkezindeki höyükte yapılan araştırmalarda “Bakır Çağı” na ait M.Ö. 2500 yıllarında yapıldığı anlaşılan çanak ve çömlekler bulunmuştur. Yine bu döneme ait “Göksun Yazıtı” ise İstanbul Arkeoloji Müzesi’ nde bulunmaktadır. Göksun yöresindeki resmî veya kaçak kazılar sonucu ele geçmiş olan çeşitli antik eserlerin bazı illerdeki müzelerde sergilendiği de bir gerçektir.  XIX. yüzyıl sonlarında bazı yabancı bilim adamları inceleme ve araştırma yapmak üzere Göksun yöresine gelmiştir. Bunlardan Hogorth (İngiliz), Sterett (Amarikalı), Kiepert ve Hugo Grothe (Alman) isimli bilim adamları, Göksun ve çevresinde bir dizi inceleme ve kazılarda bulunmuşlardır. Fakat elde ettikleri bulgular hakkında pek bilgi vermemişlerdir. 1949 yılında Arkeolog Prof. Dr. Bahadır Alkım da yörede bir takım kazı ve araştırmalarda bulunmuş, Taşoluk kasabasındaki yüzey araştırmaları sonucunda taştan yontulmuş bıçak, balta ve kazma benzeri aletler elde etmiştir. 1956-59 yılları arasında Prof. Dr. İ.Kılıç Kökten’ in Döngel köyündeki Döngel Mağaraları’ nda yaptığı arkeolojik çalışmalarda bölge tarihinin Prehistorik (tarih öncesi) Çağ’lara kadar uzadığını göstermiştir.

  Göksun’ un yerleşim alanı içindeki höyükte, yapılan kazılar sonucu elde edilen çanak, çömlek ve tabletlerin Irak’ ın Musul şehri civarında bulunan aynı cinsten arkeolojik verilerle benzerlik gösterdiği, bilim adamlarınca, saptanmıştır. Musul’ da ele geçen eserlerin, Mezopotamya medeniyetlerinden biri olan Asurlular’ a ait olduğu bilgisinden hareketle, Göksun’ un Asurlular’ a bağlı bir ticaret kolonisi veya bir konaklama merkezi olduğu söylenebilir. Asurlular, Kayseri (Kültepe)’ deki ticaret kolonilerine giderken o zamanlar Kayseri’ ye en yakın yol güzergahında bulunan Göksun’ dan geçtikleri anlaşılmaktadır.

    Asurlular zamanında Orta Anadolu’ ya ve Anadolu’ nun büyük bir kısmına sahip olan Hititler (Etiler) ve bunlardan önce aynı coğrafyada hüküm süren Hattiler de Göksun’ da yaşamış ve bir takım izler bırakmışlardır. Hattiler’ in bölgede kurdukları Mama Beyliği’nin merkezinin Göksun, Elbistan veya Şar (Komana) olması gerektiği, Prof.Dr Kemal BALKAN tarafından belirtilmektedir.

  Skyth-İskit adları ile de anılan Saka Türkleri, Kafkasya yöresinde etkili olmaya başlayınca Kimmerler daha fazla tutunamayarak, Göksun’ un da içinde bulunduğu İşkuzay bölgesine sığınmışlardır. Kimmerler’ den çekinen Urartular, İskitlerle bir takım antlaşmalar yapmışlar ve İskitler, Kimmerler’ i bu bölgeden de çıkartmışlardır. Neticede, Göksun yöresinde Kimmerler’ den sonra İskitler gelmiştir. Bu iki medeniyetin, Göksun yöresinde ne gibi izler bıraktığı pek bilinmemektedir.  Roma dönemi öncesinde, Göksun yöresine hakim olan medeniyetler arasında Medler ve Persler de önemli bir yer tutmaktadır. Bu yöredeki bazı eski yer adları, Medler ve Persler ile ilgili olabilir. Nitekim, Göksun’ a çok yakın mesafede bulunan Kayseri’ nin Sarız (Soros / Sarus) ilçesinin adı Med Kralı Keyaksaros (Keykhustrev) ile ilgili olabilir. Keza Göksun’ un Roma dönemindeki adı da benzer bir nitelik taşıyabilir.

      
 
  Makedonya Kralı Büyük İskender’ in Doğu Seferi sırasında M.Ö. 333 tarihinde İskenderun’ un doğusunda, İssos (Ayas) ovasında son Pers Kralı III. Darius’ u mağlup etmesi ile Torosların doğusunda yer alan Güneydoğu Anadolu şehirleri ile birlikte Kahramanmaraş ve havalisi de Makedonyalılar’ ın hakimiyetine girmiştir. Büyük İskender Kahramanmaraş, Göksun, Afşin ve Elbistan üzerinden İran’ a yürümüştür. Özellikle Afşin ve Göksun’ un ova köylerinde Hellenizm uygarlığının izleri görülmektedir. (Kahramanmaraş il Müzesi’ nde bu devre ait eserler yer almaktadır.)

  Roma, Bizans ve Ermeniler zamanında Göksun’ nun, Kayseri – Elbistan ve Elbistan – Maraş yol güzergahında bir konaklama beldesi olarak kullanıldığı, Roma gezginlerinden “Antonius” un “İtinerarum Antonium” adlı eserinden anlaşılmaktadır. Bu esere göre Göksun’ un önemli ticaret yolları üzerinde bulunduğu ve Göksun’ a gelen başlıca yolların şunlar olduğu görülmektedir: 1. Kayseri – Saimbeyli – Göksun  2. Güneyden Anavarza – Kozan (Sisium) – Saimbeyli – Göksun 3. Meryemçil – Mazgeç yolları izlenerek Adana’ ya ulaşılırdı (Kilikya ile bağlantıyı sağlayan ara yollar da mevcuttur).  Göksun’ un Roma dönemindeki şehir merkezinin yeri, yapılan bütün çalışmalara rağmen tesbit edilememiştir. Hatta bu döneme ait mimari eserlerin kalıntılarına bile doğru dürüst ulaşılamamıştır. Urfalı Mateos, bunun sebebini o zamanlar bu yörede yaşanan büyük sel ve deprem felaketlerine bağlamaktadır.

  Göksun, M.S. 395 – 1030 yılları arasında Bizans hakimiyet sahası içerisindedir. Kayseri – Kilikya arasındaki en kısa yolun Göksun’ dan geçmesi, Bizans döneminde bu kasabaya özel önem verilmesine sebep olmuştur. Bu amaçla hem askerî hem de siyasî bakımdan bu kısa yolun güvenliğini sağlamak için güçlü kaleler inşa etmişlerdir.

Bizans devrinde Göksun’ un, aynı zamanda, sürgün hayatı geçirmeye mahkûm papaz ve rahiplere sürgün yeri olduğu rivayetler arasındadır.

 

      
 
   Hz. Ömer devrinde İslam orduları, Bizans İmparatorluğu’ na baskılar yapmış, böylece Elbistan’ a kadar olan yerler Müslümanlar’ın hakimiyetine girmiştir. Avasım adı verilen bu uç bölgedeki İslam hakimiyetine Göksun’ un da dahil olup olmadığı hususunda açık bir bilgi yoktur. Buradaki Bizans hakimiyeti 1071 Malazgirt zaferi’ nden sonra sona ermiştir.

Abbasiler döneminde Halife Emin’in, Tahir Bin Hüseyin tarafından katledilmesi sonunda, Halifelik makamına Me’mun oturmuştur. Emin’in öldürülmesine karşılık yönetime tepki gösteren Göksun sakini Nasır Bin Şit isyan etmiş, Göksun ve civarını ele geçirmiştir (H.199). Dönemin Vezir-i Âzam’ ı olan Fazıl İbn-i Sehl, Nasır’ ın isyanını bastırmakla Tahir Bin Hüseyin’ i görevlendirmiş, mükafat olarak Göksun ve çevresini vaat etmiştir. Nasır üzerine yürüyen Tahir Bin Hüseyin, Göksun civarındaki mücadeleyi kaybetmiştir. Bu dönemde Irak havalisinde çıkan karışıklıklar, Abbasi devletini uğraştırmaktadır. Bu karışıklıktan faydalanan Nasır’ ın Göksun’ dan hareketle, Maraş ve Urfa’ yı fethettiği, Harran’ ı kuşattığı bilinmektedir.

  H.205 senesinde, Halife Me’mun tarafından Horasan’ a Tahir Bin Hüseyin Vali tayin edilmiştir. Bu defa Nasır’ ı etkisiz hale getirmekle Vali’ nin oğlu Abdullah Bin Tahir görevlendirilmiştir. H. 209 senesinde Göksun’ a giren Abdullah Bin Tahir Nasır’ ı yenmiş ve Göksun Kalesini yıkmıştır.  H. 215 senesinde Halife Me’mun’ un gaza amacıyla Rumlar üzerine çıktığı seferden bir sene sonra Göksun’ a geldiği, buradan Şam ve Mısır’ a geçtiği bilinmektedir. Abbasiler döneminde Göksun ve civarında yaşanan bu mücadelelerin yörenin yıpranmasına ve dönemine ait eserlerin zarar görmesine sebep olduğu anlaşılmaktadır.

  Anadolu’ ya yönelik Türk akınlarından keşif amaçlı ilk seferler, Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey’ in kardeşi Çağrı Bey döneminde başlamıştır. Tuğrul Bey’ in ordunun başında sefere çıktığı,. 1048 Pasinler Savaşı’ ndan itibaren Anadolu’ ya adım atmış olan Selçuklu Kumandanları, Anadolu’ daki fetihlerini Sultan Alparslan döneminde sistemli bir biçimde gerçekleştirmişlerdir.  1071 Malazgirt Savaşı öncesi, Anadolu’ daki Türk akınlarına karşı Bizans İmparatoru, bizzat ordusunun başında, Türkler’e karşı mücadeleye geçmiştir. 13 Mart 1068′ de İmparator’ un güneye doğru yöneldiği görülmektedir. Ancak Türk ordularının Niksar (Neocesarca)’ ı fethettiğini öğrenmesi ile Kayseri üzerinden Sivas’ a geçmiştir. İmparator doğuya doğru ilerlerken Divriği’ de Türkleri yenmiş, geri dönerken Göksun ve Maraş vadilerini geçerek Suriye’ ye girmiştir.

 

                                  
                                        Göksun Kaymakamı Ali Hamza Pehlivan-
                                    Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Sağlam-
                                       Göksun Belediye Başkanı Ramazan Hurç
                                               
  Göksun, 1071 Malazgirt Savaşından sonra Türklerin eline geçmiştir. Sultan Alparslan’ ın gözde komutanlarından Çavuldur Bey ve Afşin Bey, içinde Göksun’ un da bulunduğu Sarros  Meraş (Sarız / Maraş) bölgelerinin fethini sağlamışlardır.  Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ ın ölümünden sonra, Büyük Selçuklu Devleti’nin zayıflamasını fırsat bilen Ermeniler, Bizanslılar’ ın da desteği ile Maraş Ermeni Krallığı’ na bağlı olarak Göksun’ daki prensliklerini yeniden kurmuşlardır. Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu Kutalmışoğlu Süleymanşah’ın emirlerinden Boldacı (Buldacı) tarafından,1085 tarihinde Ceyhan ırmağı yöreleri, Göksun, Raban şehir ve kaleleri fethedilip, Anadolu Selçuklu sınırlarına dahil edilmiştir. I.Haçlı Seferi’ ne kadar Türkler’ in elinde kalan Göksun ve civarı, 1097’de Hıristiyanlar’ ın istilasına uğramıştır. Haçlılardan bir kol Toroslar’ dan Antakya’ya doğru ilerlerken,bir kol da Kayseri-Sarız –Göksun üzerinden Maraş’a ve buradan da Urfa ve Antakya’ya doğru yayılmışlardır. Haçlılar ve Bizans arasındaki antlaşmaya göre,1098’de bölge yeniden Bizans’a teslim edilmiştir. Ermeni asıllı Bizans valileri idaresinde Maraş’a yerleşen Ermeniler,bir süre sonra Adıyaman ve Rumkale şehirlerini ele geçirmişlerdir. Maraş’ın kuzeyindeki Elbistan,Afşin ve Göksun ise kısa bir Türk hakimiyetini müteakip,1103’de yeniden Haçlıların idaresine geçmiştir. Haçlıların yöreyi ele geçirmesi sadece Türkleri değil, Ermenileri de rahatsız etmiştir.

  1105 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I.Kılıçarslan tarafından Afşin, Elbistan ve Göksun yeniden fethedilmiş ve Vezir Ziyaeddin Muhammed’e ikta edilmiştir.Ancak iki yıl sonra I.Kılıçarslan’ın ölümü ile bölge yeniden Haçlıların eline geçmiştir.Burada bir senyörlük kurmuşlardır.Dönüşümlü olarak Selçuklu – Haçlı eline geçen Göksun,Ermeniler ile Haçlılar arasındaki mücadelelerden faydalanan Danişmentli Melik Muhammed tarafından 1136’da fethedilmiştir. Ancak Bizans İmparatoru’nun Haçlılara yardım etmesiyle,bir süre sonra Melik Muhammed bölgeden geri çekilmek zorunda kalmıştır.

  Bu arada Anadolu’daki üstünlük bir süre Danişmentliler’ e geçmiştir. Anadolu Selçuklu Sultanı I.Mesut,Danişmentli Melik Muhammed’in ölümüyle, Anadolu’da üstünlüğü yeniden kurmuştur.1144’te Elbistan, 1149-1150’de Maraş, Göksun, Behisni, Ayntab ve Dülük şehirleri, I.Mesut tarafından Anadolu Selçuklu topraklarına katılmıştır. Sultan Mesut, bölgenin idaresini Maraş merkez olmak üzere oğlu Kılıçarslan’a vermiştir.

  I.Mesut’un ölümüyle 1155’te tahta çıkan II.Kılıçarslan, ilk yıllarında taht iddiasında bulunan kardeşlerinin isyanı ile uğraşmıştır. Bu iç karışıklık döneminde Selçuklu vassalı olan Ermeni Prensi Toros’un kardeşi Stefan, Selçuklu şehirlerinden Maraş ve Göksun’u ele geçirmiştir. II. Kılıçarslan, Ermeni Stefan’ın üzerine yürümüş, Maraş ve Göksun’u ele geçirmiştir. Şehirden sürülenleri getirtip,mal ve mülklerine kavuşturmuştur.

Bu dönemde II.Kılıçarslan ile Selçuklu şehirlerine saldıran Musul Atabeyi Nurettin Mahmut Zengi arasında uzun süren bir mücadele dönemi başlamıştır.1173-1174 tarihlerinde Göksun Nurettin Mahmut Zengi’nin eline geçmiştir. Nurettin Mahmut Zengi’nin ölümünden sonra yerine geçen oğlu Melik Sahih ile II. Kılıçarslan arasında bir antlaşma yapılmış ve Göksun tekrar Selçuklu Sultanına bağlanmıştır. I.Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında 1206’da, Vassal Çukurova Ermenileri Göksun ve Elbistan’a baskınlar yapmakta ve Türkiye (Anadolu) -Suriye kervan yolunun güvenliğini bozmaya başlamışlardır. Bu sebeple I.Gıyasettin Keyhüsrev Çukurova Ermeniler’i üzerine harekete geçmiş ve Ermeni Prensi Leon itaat altına alınmıştır.

  Safavi Hükümdarı Şah İsmail’in Dulkadiroğulları topraklarına yönelik saldırılarından,1507’deki mücadelede de Göksun mevkiinde sıcak anlar yaşanmıştır. Alaüddevle Bey, Şah İsmail’e karşı koyabilecek güçte olmadığından, bu mücadelede geri çekilmiş ve Turna dağına sığınmıştır.

Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet’in yardımları ile tahtı ele geçiren Alaüddevle Bey’in, II.Beyazıt ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde, Osmanlı’ya karşı izlediği iki yüzlü politikaları yüzünden, Osmanlı – Dulkadirli ilişkileri bozulmuştur. Dulkadiroğlu Beyliği, Yavuz Sultan Selim Zamanında, 1515 yılındaki Turnadağ Savaşı ile Osmanlı sınırlarına katılmıştır. Turnadağ Savaşı Göksun’da yapılmış olup, rivayete göre Alaüddevle’ nin kesik başı Göksun’da Padişah’a sunulmuştur.

  Dulkadiroğulları Beyliği’ne ait “Şahsuvar Oğlu Ali Bey Zaviyesi”, Kanlukavak (Kanlıkavak) köyünde olduğu bilinmektedir. Kars-ı Maraş Defteri’ ne göre 16. yüzyılda Kanlıkavak, Göksun nahiyesine bağlı Kanlıkavak cemaatinin yerleştiği, 129 vergi nüfuslu, 33 haneli, Şeyh Selman Halife dervişlerinin bulunduğu bir köydür. Aynı kaynağa göre Göksun ise Göksunlu cemaatinin ziraat ettiği 72 vergi nüfuslu bir yerleşim yeridir.

Göksun’un Osmanlı Devleti’ne bağlanması, yükseliş döneminde Yavuz Sultan Selim Han’ın saltanatı zamanına rastlamaktadır.1515 yılına kadar Göksun ve çevresi, Dulkadiroğulları (Zülkadirliler) Beyliği toprakları içerisinde yer almaktadır. 16.yüzyıldan itibaren, Göksun bütünüyle Osmanlı idaresine geçmiştir.

  Osmanlı İmparatorluğu’nda, yükseliş dönemi sonlarında baş gösteren, duraklama ve dağılış dönemlerinde şiddet ve hızlarının arttığı görülen Anadolu isyanlarından,Göksun da olumsuz etkilenmiştir. Tarihe Anadolu İsyanları olarak geçen bu isyanlar, ilk olarak Celal adında birisi tarafından başlatıldığı için bundan sonra Anadolu’daki tüm isyanlar “Celalî İsyanları” olarak anılmıştır. Osmanlı Devleti’nin, özellikle Orta ve Doğu Anadolu’daki Celaliler ile mücadelesi sırasında, isyancıların ormanlık araziye sahip Göksun’a geldikleri ve buralarda barınmaya çalıştıkları bilinmektedir.

 
                                
                                                  Beritdağı Büyük Mağara
 
 Göksun’un sarp ve ormanlık bölgelerini kendilerine üs edinen Celaliler’ den birisi de Kalenderoğlu’ dur. İsyanı bastırmakla görevlendirilen Kuyucu Murat Paşa’nın, Kalenderoğlu ile yaptığı mücadelenin bir bölümünün Göksun’da geçtiği bilinmektedir. 1607-1608 senelerinde kışı Halep’te geçiren Kuyucu Murat Paşa, Kalenderoğlu üzerine yapacağı mücadelenin hazırlıkları ile uğraşırken, Kalenderoğlu’nun karşı harekete geçtiği haberini almıştır. Bunun üzerine Kuyucu Murat Paşa tüm kuvvetlerin toplanmasını beklemeden, elindeki kuvvetlerle önce Maraş sonra Göksun taraflarına gelmiştir. Kuyucu Murat Paşa’ ya Göksun halkından da katılanlar olmuştur. Bu arada Adana civarında Kalenderoğlu, Musli Çavuş’u kendi tarafına çekme çabalarındadır. Bu haberi alan Sadrazam, Kalenderoğlu üzerine yürümüş ve muharebe başlamıştır. Kalenderoğlu, Murat Paşa’nın yolunu kesmek için Göksun Boğazı’nı kapamak istediyse de, Sadrazam bu durumu haber alarak daha evvel hareket etmiş ve Göksun Boğazı’nı tutmuştur. Göksun’daki Kalenderoğlu – Kuyucu Murat Paşa mücadelesi Osmanlı kuvvetlerince kazanılmıştır. Kalenderoğlu doğuya doğru kaçmış,1608’de Bayburt’ta bozguna uğratılmıştır. Kalenderoğlu dışında, bu dönemlerde görülen ünlü Celaliler, Dağlar Delisi Süleyman, Kara Sait, Ağaçta Piri,Kekeç Mehmet’tir. Bu güne kadar Göksun tarihi ile ilgili geniş çaplı bir araştırma yapılmamış olması, yöre ile ilgili tatminkar bilgilere ulaşmayı zorlaştırmaktadır  

  Akdeniz iklim kuşağında yer almasına rağmen Toroslar’ın olumsuz etkisi ve yükseltiden dolayı, Göksun’ da deniz etkisi görülmez. İlçede yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve kar yağışlı olan Akdeniz yakını dağ iklimi görülür. İlçemizde Akdeniz yağış rejimi görülür. En fazla yağışı kış ve ilkbahar mevsimlerinde, en az yağışı ise yaz mevsiminde alır. Göksun ilçe sınırları içerisindeki hâkim bitki örtüsü steptir. Göksun İlçesinin Batı kısımlarında, Akdeniz’ e bakan yüksek dağ yamaçlarına yıllık yağışın çok olduğu yerlerde (1500-2000 mm) Karadeniz ikliminin etkisi görülür. Buralarda yaz kuraklığı pek olmaz. Karadeniz’ e özgü bitki türlerinden porsuk, kayın, gürgen, kızılağaç, mürver benzeri bitkiler bu alanlarda doğal olarak yetişmektedir.

Pazarcık’ta SODES kapsamında beş okula basketbol sahası

0

Haber: İlker  ÇAKAN

  Kahramanmaraş-Pazarcık ilçesinde SODES Projesi kapsamında  Yavuzselim, Atatürk, Eğrice, Ufacıklı ve Karagöl İlköğretim Okulları olmak üzere toplam  5 okulda basketbol ve voleybol sahası yapıldı. Kaymakam Mustafa Sarıkaya yapılan sahaları yerinde inceledi.

 

Türkoğlu Kaymakamı Tuncay Akkoyun: “SODES’ten Türkoğlu’nda eğitime tam destek”

0

Haber: İlker  ÇAKAN

  Kahramanmaraş-Türkoğlu Kaymakamı Tuncay Akkoyun ,”Türkoğlu ilçesi” konulu yaptığı açıklamada şunları söyledi;

  “Cumhuriyetimizin kurucusu Başöğretmen Atatürk, “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet namını almak yeteneğini elde edememiştir” sözleriyle öğretmenin ve eğitimin önemini vurgulamıştır

Öğretmenlerimizden beklentimiz, çocuklarımıza ve gençlerimize, düşünmeyi, düşünerek bilgi üretmeyi, araştırmayı, akılcılığı öğretmeleri, onları eleştirel düşünce sistemine sahip, kişilikli, kendine güvenen, ülkesini ve milletini seven, milli ve manevi değerlerini özümsemiş bireyler olarak yetiştirmeleridir. Birlik ve beraberliğe, yardımlaşma ve dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde, bu sevinci bayramlar vesilesiyle çoğaltmak, bu neşeyi yediden yetmişe herkese ulaştırmak, başkasının mutluluğu ile mutlu olmayı bilmek büyük milletimizin asli karakteridir.

  Ne mutlu bizlere ki manevi değerlerimizi muhafaza ederek, toplumsal dayanışmayı, yardımlaşmayı ve paylaşmayı adalet ve merhametle, sevgi ve kardeşlik temelini de esas alan yüksek bir medeniyete ve kültüre mensubuz. 2011 yılı Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı tarafından teklif çağrısına çıkılan Teknik Destek Programı kapsamında başvurusu yapılıp başarılı sayılan projelerin sözleşmeleri imzalandı. Teknik Destek Programı yerel aktörlerin bölgesel kalkınma açısından önem arz eden, ancak kurumsal kapasite eksikliği nedeniyle hazırlık ve uygulama aşamalarında sıkıntı ile karşılaşılan çalışmaların çözümüne geçici süreli uzman desteği sağlamaktadır.

 
                                       
                                          Türkoğlu Kaymakamı Tuncay Akkoyun
 
   Program kapsamında, Türkoğlu AR-GE birimi tarafından başvurusu yapılan3 Proje başarılı bulunmuştu. Projeler “Kurumsal Kimlik ve Halkla İlişkiler Eğitim, Okullarda Stratejik Plan Geliştirme Eğitimi ve İlçeler Gayrimenkul Değerlendirme Temel Eğitim” konularını kapsamaktadır. Projeler kapsamında uzman eğiticiler tarafından proje süresince eğitim verilecektir.

  Halı Saha açılışı sırasında Sayın Valimiz Şükrü Kocatepe tarafından 7’den 70’e spor kavramını tamda anlatırcasına 70’lik dede ile ilköğretim öğrencilerini yanına alarak halı sahada futbol oynatması hem açılışa gelen misafirler hemde yöre halkı tarafından büyük bir sevgi ve coşkuyla karşılandı. Aynı zamanda Kadıoğluçiftliği köyü İlköğretim Okulu’nda görevli bir öğretmenimizin öğrencileri ile birlikte yapmış olduğu Kara Kalem Resim sergisini Sayın Valimizden rica etmesi üzerine sözkonusu sergi gezilerek, İlköğretim Okulu öğrencilerinin Kara Kalem resim konusunda yapmış oldukları eserler Sayın Valimiz ve diğer misafirler tarafından büyük bir beğeni ile karşılanmıştır                                  

  Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı Koordinasyonunda Türkoğlu Kaymakamlığınca yürütülen ve Kalkınma  Bakanlığınca desteklenen % 100 hibe ve 70.000TL. toplam maliyet ile gerçekleştirilen 20×40 metre ölçülerinde Halı Sahada Sportif Yönümü Keşfediyorum projesi ile yaptırılan Suni Çim Halı Saha açılışı Sayın Valimiz tarafından yapıldı. Akabinde, Köy merkezine yaklaşık 600 metre mesafede DOĞAKA tarafından desteklenen, İktisadi Kalkınma Mali Destek Programı çerçevesinde, Türkoğlu İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından yürütülen ” Türkoğlu İlçesinde Modern Seracılığın Yaygınlaştırılması Projesi ” kapsamında yaptırılan 320.000 TL bütçeli her biri 1000 m2 olan 7 adet seranın Kadıoğluçiftliği köyünde yaptırılan 3 adetinin  yine Sayın Valimiz tarafından açılışı yapılarak katılımcılarla birlikte seralar gezildi.
 
                                   
                                     Modern Seracılığın Yaygınlaştırılması Projesi
 

  Türkoğlu Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı (DOĞAKA) tarafından 2011 yılında “Pilot Uygulama” olarak yürüttüğü Sosyal Destek Programı (SODES) kapsamında başarılı olan 5 proje ile 328,800.00 TL destek bütçe ile Kahramanmaraş İlçeleri arasında birinci oldu

  Program kapsamında DOĞAKA’ya Hatay ilinden 1.332, Kahramanmaraş ilinden 557 ve Osmaniye ilinden 361 olmak üzere toplam 2.250 proje başvurusu yapılmıştır. Yapılan nihai değerlendirme sonrasında Hatay ilinden 52, Kahramanmaraş ilinden 41, Osmaniye ilinden ise 32 olmak üzere bölgemizden toplam 125 proje destek almaya hak kazanmıştır. Program bütçesi ise Kalkınma Bakanlığı tarafından tahsis edildiği üzere Hatay ili için 3.000.000 TL, Kahramanmaraş ili için 2.700.000 TL ve Osmaniye ili için ise 2.000.000 TL olmak üzere toplam 7.700.000 TL‘dir. Türkoğlu Kaymakamlığı , SODES’ ten aldığı 60 bin TL hibe destekle sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı 72 öğrenciye ücretsiz dershane eğitimi sağladı.

 

                                      
                               “SODES’ten Türkoğlu’nda Eğitime Tam Destek” projesi
 
  “SODES’ten Türkoğlu’nda Eğitime Tam Destek”projesi ile dershane eğitimi alma imkanı bulunmayan öğrenciler hayallerine kavuştu. Öğrenciler ders destek eğitimlerinin yanında; verimli ders çalışma yöntemleri eğitimi, sınav motivasyonunu arttırmaya yönelik sosyal etkinlikler, rehberlik ve zengin doküman desteğine sahip olurken, öğrenci velileri de çocuklarıyla doğru iletişim kurma konusunda rehberlik hizmeti alacaklar. Proje ile Sosyo ekonomik açıdan dezavantajlı ve başarılı olan öğrencilere eğitimde fırsat ve imkan eşitliği sağlanacaktır. Öğrencelerin tercihli ortaöğretim kurumalarına yerleşmeleri sağlanarak İlçenin SBS sınav başarısını arttırmak amaçlanıyor.

  İlçe Kaymakamlığı olarak eğitimde başarının artırılması amacıyla yapılacak her girişime sınırsız destek veriyoruz, iki yıldır planlanan hedeflere ulaşmak amacıyla yapılan çalışmaların bugünlerde meyvelerini vermeye başladı. Bu projenin ilçe SBS sınav başarısına önemli katkı sağlayacaktır.”

Hopa PTT Şubesinin mesai tanımayan personelleri

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Artvin-Hopa PTT Şubesinin yoğun müşteri potansiyeli olması nedeniyle, bu yoğunluk içerisinde PTT’ye gelerek mesai dışına işleri kalan vatandaşlara yardımcı olmak amacıyla PTT Memurları;  Recep Karamert ve İsmail Zengin  özveri göstererek mesai dışında da çalışmaya devam ediyorlar. Bu örnek davranışları vatandaşın takdirini kazanıyor.

TÜİK’ten Sarp Sınır Kapısında vatandaş anketi

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Türkiye İstatistik Kurumu, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Merkez Bankası’nın ortaklaşa yaptığı anket ile yurt içinde ikamet edip, dış ülkeleri ziyaret eden vatandaşlarımızın, profilini görmek  ve ülkemizin turizm giderlerini tespit etmek amaçlanmaktadır. Bu  anket Sarp Sınır kapısında 11-21 Mayıs 2012 tarihleri arasında,  TUİK Trabzon Bölge Müdürlüğünden görevli beş personel tarafından yapıldı.

  Edinilen bilgilere göre; bu anket toplam 1.625 kişi üzerinde yapıldı. Bu anketin genel dağılımı ise şöyledir. Yurt dışından Türkiye’ye giriş yapan 325 Türk vatandaşına ankette genel olarak yurt dışında harcadığı tutar ve kalemleri ve niçin gittiği soruldu.Türkiye’den yurt dışına çıkış yapan; 1.000 Gürcü, 100 Azeri, 200 diğer ülke vatandaşı olmak üzere toplam 1.300 yabancı ülke vatandaşına ise bu ankette;  Türkiye’de harcadığı tutar ve kalemleri, bavul ticareti ile ilgili sorular soruldu.

Levan Varshalomidze’nin Almanya ziyareti

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Levan Varshalomidze Almanya ziyareti sırasında Alman Federal ve Eyalet  Bakanı, aynı zamanda Bavyera Valisi olan Emilia Müller ile bir araya geldi. Acara Hükümet Başkanı Levan Varshalomidze, Emilia  Müller ve gelecekteki işbirliği konusunda anlaştılar. Acara Özerk Cumhuriyeti  Hükümet Başkani Levan Varshalomidze Münih’te Almanya Federal Cumhuriyetinde şirket, “Bauer”, tarafından düzenlenen inşaat ile ilgili yenilikleri içeren konferansa katıldı. Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Levan Varshalomidze Almanya ziyareti sırasında şirket “Bauer” sahibi Thomas Bauer ile görüştü ve Acara’nın yatırım, çevre ve ekonomik potensiyalini tanıttı.

 

Batum’da Türkçe dil kursları kursiyerleri belgelerini aldı

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Türkiye Batum Başkonsolosluğu  iki komşu ülkenin vatandaşlarının daha iyi iletişim kurabilmeleri amacıyla ve istihdama yönelik olarak  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyenin başkenti Batum’da kurslara katılan Gürcistan vatandaşlarına  ücretsiz Türkçe Dil  Kursları düzenlemişti ve bu kurslar 8 ay sürmekteydi. Geçtiğimiz günlerde bu kurslardan mezun olanlar belgelerini Türkiye Batum Başkonsolosluğundan aldılar.

 
                 Batum’da Türkçe dil kursları kursiyerlerinin belge alımı fotoğrafları   
 
              
 
        
           

Türkoğlu Kaymakamı Tuncay Akkoyun’a yılın kaymakamı ödülü

0

Haber: İlker  ÇAKAN

  Diyanet Vakıf Çalışanları Birliği Sendikası (Din-Bir-Sen) tarafından bu yıl 6.si düzenlenen Ashabı Kehf ödülleri düzenlenen törenle sahiplerine verildi. Bu yıl ev sahipliğini Göksun Belediyesinin yaptığı kale parkta gerçekleşen törene TBMM  Başkan Vekili AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Sağlam, Kahramanmaraş Belediye Başkanı Mustafa Poyraz,Göksun Kaymakamı Ali Hamza Pehlivan, Göksun Belediye Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ramazan Hurç, Pazarcık Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Şahingözlü, Büyüknacar Belediye Başkanı Mirza Kazlı, Yumaklıcerit Belediye Başkanı Murat Ceyhan, belde belediye başkanları ve iş adamları katıldı.

  25 dalda verilen ödül töreninde;yılın Valisi ödülü Şükrü Kocatepe’ye, yılın Milletvekili ödülü Mehmet Sağlam’a, yılın Kaymakamı ödülü Tuncay Akkoyun’a verilirken,Göksun Kaymakamı Ali Hamza Pehlivan’a da onur ödülü takdim edildi. yılın en iyi kültürel ve tanıtım dalında ödülü Kahramanmaraş Belediye Başkanı Mustafa Poyraz, Göksun Belediye Başkanı Ramazan Hurç, Elbistan Belediye Başkanı Durmuş Küçük ve Pazarcık Belediye Başkanı Kamil Dalkara alırken, İş Adamları Ödülünü Pazarcık’tan İsmail Dizlek, Mustafa Çelebi, Dalsu A.Ş, Mehmet Yılkıcı aldı. Başarılı belde belediyelere verilen ödüllerde İse Pazarcık Büyüknacar Belde Belediye Başkanı Mirza Kazlı ve Yumaklıcerit Belediye Başkanı Murat Ceyhan aldı. Düzenlenen törende Türkoğlu Kaymakamı Tuncay Akkoyun’un  ödülü  Göksun Kaymakamı Ali Hamza Pehlivan’a teslim edildi 

Hopa Kaymakamı Abdullah Akdaş’dan köy konağı projesi

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Artvin-Hopa Kaymakamı Abdullah Akdaş Hopa ‘da köylerde  yaşayan insanların sosyal aktivite ihtiyaçlarını giderecek köy konağı projesi başlattı. İlk konak Hopa ilçe merkezine bağlı Dereiçi Köyüne Köy konağı yapılıyor. Hopa Kaymakamı Abdullah Akdaş’ın yoğun gayretleri sonucu mahalli imkanlarla yaptırılacak köy konağının maliyetinin 17.000  TL. olacağı ve köy konağı projesi kapsamında 12 köye daha köy konağı yapılacağı öğrenildi. Yapılacak köy konak konakları bina olarak 75 metrekare alana yapılıyor ve köy halkının ortak kullanacağı geniş bir bahçesi bulunuyor. Bu konaklar sayesinde köy muhtarlıkları sosyal ve resmi aktivitelerini daha rahat bir şekilde yapacaklar ve  bu konakların o köyde yaşayan insanların ortak kullanımına da sunulacağı  öğrenildi.

 

                                          

                               Hopa  Kaymakamı Abdullah Akdaş’dan köy konağı projesi

Pazarcık’ta 200 kınalı keklik doğaya bırakıldı

0

Haber: İlker ÇAKAN                

  Kahramanmaraş-Pazarcık Kaymakamı Mustafa Sarıkaya, kekliklerin doğaya bırakılması dolayısıyla düzenlenen programda, doğanın dengesinin devamı için keklik ve buna benzer canlıların yaşamasının şart olduğunu ifade etti.Tabiatta yaşayan bazı canlıların nesillerinin tükenmesiyle birlikte doğanın dengesinin bozularak insan sağlığını tehdit etmeye başladığını belirten  Kaymakam Mustafa Sarıkaya, doğaya bırakılan kınalı kekliklerin keneyle mücadelede etkin rol oynadığına dikkati çekti.

 
                                         
                                     Pazarcık Kaymakamı Mustafa Sarıkaya
 
  Kahramanmaraş Yaban Hayatı Koruma Şube Müdürü Hacı Kalınkütük ise ağır kış şartlarında azalan keklik sayısını artırmak için bu tür programlar yaptıklarını dile getirdi.

Kalınkütük, yılda 15 bin civarında kınalı keklik ürettiklerini, bunların bir kısmını başka illere gönderdiklerini söyledi. Konuşmaların ardından, Kartalkaya Barajı civarında 200 kınalı keklik doğaya bırakıldı.

 
                                           
                                   Pazarcık’ta 200 kınalı keklik doğaya bırakıldı
error: Content is protected !!