Çarşamba, Nisan 15, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 210

Hz. Fatıma’nın (r.a) imanı ve amelini görür gibiyim sen de

0

  Mihrace!              

  Fatıma’tüz – Zehra’nın ağıtları ve gözyaşları hep aşk içindir…

  Ey gönlümün gülü! Ey karanlık gecelerimin ışığı;

  Bir Fatıma olmak vardı,  Ali ile beraber!

 

  Rüyadayım sanki. Ellerim titriyor, gözlerimde yaş, bedenim buz gibi. Ölümün soğuk nefesini hissediyorum ensemde. Ansızın uyanıyorum beni soluksuz bırakan rüyadan. Sensizlik canımı acıtıyor, sensizlik ruhumu kanatıyor sevdiğim. Gece soğuk, tenim soğuk. Yüreğimi yakan aşkının sıcaklığı huzur veriyor sadece. Sen bana hayat verensin. Suyumsun, toprağımsın, candan öte can bildiğim canânımsın.

  Ne büyük bahtsızlıktır sana yakınken, uzak olmak. Ne büyük hikmettir ki; secdelerde sabahlarken, dualarda adını anmak. Sana yakınken, uzak olmak düştü yazgıma. Sen her neredeysen, ben hep oradayım. Baktığın, dokunduğun, nefes aldığın her zerrede ben varım. Ben senin diğer yarınım. Sen beni aşkının yalnızlığına hapsetsen de gözlerinin kafesinde, ben kanat çırpıp uçmayı bilirim yüreğinin derinliklerine doğru. Yalnızlık ve çile boynuma yağlı urganla asılı kaldı sevdiğim. Asırlık bir hasret çöktü gözlerime, resmini çizemiyorum hayalinin. Koca bir sevda ölüme durdu en doğurgan haliyle. 

  Aydınlık yüzlü sevdiceğim, gönlümdeki son çiçeksin. Ak yüzlüm, nur yumağım, cennetteki tek hurim, dünyadaki sığınağımsın. Aşkınla kandiller yaktığın şu aciz yüreğim; sana sevdalı, sana meftun. Hz. Fatıma (r.a) misali o hassas ruhun, yüce ahlâkın, üstün zekân, halim ve selim yapın, inci danesi sözlerin bana aşkı bahşetti. Yürek yanmadıkça göz yaşarmaz bilirim. Bilirim ömrümde bir anlık saadet varsa eğer, işte o an Allah’ın huzurunda secdeye kapanıp, yaratana senin için dualar ettiğim andır… Rahmetini esirgemeyen yüce Rabbim; sana sonsuz şükürler olsun. Şükürler olsun bu güzel sevdayı bana yazdığın için. Alnımda her dem oluşan katre katre çizgiler ve her çizgide sen varsın Mihrace!..

  Hz. Fatıma’nın (r.a) imanı ve amelini görür gibiyim sen de Mihrace! Yüzündeki nur, gözündeki ışık, gittiğin her yere aydınlık ve huzur götürüyor. Şimdi seninle Akabe’den geçmek vardı. Semure ağacının altında seninle olmak vardı ey sevgili!  Sana yakın olmak, aşk şarabından birlikte içmek vardı. Benim feyz-i hayâtım, kelime-i tevhidim, kâinatın yaratılış neticesi aşk ve muhabbetim, meali aşktan kaçış olan sevgilim; sana ve yüreğine Es-Selâm…

Bozdoğan- Buharkent-Çine-Didim

0

Bozdoğan

  Aydın-Bozdoğan’ın bilinen ve yazılı tarihi 13. Yüzyılda başlar. Bu yıllarda Anadolu’nun bazı bölgelerini ele geçirmeye başlayan Selçuk boyları, yöreyi Bizanslılardan alarak askeri amaçlarla geliştirmişlerdir. Daha sonra Aydınoğlu Beyi İsa Bey’in Osmanlı Hükümdarı Yıldırım Beyazıt’a itaatini bildirmesi üzerine Bozdoğan 1390 yılında “Beylik” olarak Osmanlı yönetimine bağlanmıştır.

  Tanzimattan sonra yapılan idari düzenleme ile de 1879 yılında ilçe olmuştur.

2011 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 35 345 kişi yaşayan ilçede 2 bağlı belediye ve 44 köy bulunmaktadır. Bozdoğan isminin nereden geldiği konusunda çeşitli söylentiler bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi; yöreye yerleşen Akıncı Oğuz Boyunun o dönemin önemli silahlarından olan “Bozdoğanlar”ı kullanmalarından kaynaklanmış olabileceğidir. Yüzölçümü 849 km2, rakımı 200 m.dir. İlçenin ekonomisi tarıma dayalıdır.

Buharkent

  Burhaniye adını alması da dönemin Padişahı 2. Abdülhamit’in 18. oğlu olan Burhanettin’e izafeten almıştır. Diğer bir rivayete göre, kurulmasında özel ilgi gösteren İzmir Valisi Kamil Paşanın oğlu Burhanettin’den Burhaniye adını aldığı söylenmektedir. Burhaniye kasabası 18 Haziran 1987 tarihinde yürürlüğe giren 3392 sayılı Kanunla ilçe teşkilatı statüsüne kavuşarak 3 Eylül 1988 tarihinde fiilen teşkilatlanarak Buharkent ilçesi olmuştur. Toplam yüzölçümü 121 Km2, İlçe merkezinin rakımı ise 160 metredir. 2011 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 12 461 kişi yaşayan ilçede 1 bağlı belediye ve 8 köy bulunmaktadır

 İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Sahip olduğu arazinin büyük bir kısmı sulanamayan kıraç, ormanlık alanlarla kaplıdır.

Çine

  Aydın iline bağlı Çine ilçesi,1877 tarihinde bucak, 1880 tarihinde de ilçe teşkilatına kavuşmuştur. İlçenin 957 km2 yüzölçümü olup, 2011 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 52 167 kişi yaşayan ilçede 2 bağlı belediye ve 65 köy bulunmaktadır.

 İlçe ekonomisi tarıma dayalıdır. Halkın % 80’i çiftçidir. Tarım ürünlerinden zeytin, pamuk, tütün, mısır, buğday ve sebze çeşitleri ile hayvancılık başta gelir. Türkiye ekonomisine belirli katkısı bulunan bol miktarda feldispat ve kuvars madeni mevcuttur.

Didim

  Aydın-Didim ilçesinin ilk yerleşim izleri Neolitik Devre (M.Ö. 8000) uzanır. M.Ö. 16.yüzyılda Miken, Giritliler ve daha sonra da Aka kolonilerinin varlığı görülür. Persler, Romalılar ve Bizanslılardan sonra 1071 Malazgirt savaşından sonra Anadolu’nun kapılarının Türklere açılmasından sonra ilk olarak Karia olarak anılan bu bölge Türklerin eline geçmiştir. 1261 yılından sonra Karia’da Menteşe Beyliği kuruldu ve Didim ve çevresi bu beyliğin içine alınmıştır.

  9 Mayıs 1990 tarihine kadar Didim ve çevresi Söke ilçesinin bir parçası iken bu tarihte yayınlanan bir kanunla Yenihisar kasabası merkez olmak üzere Akbük, Ak-Yeniköy beldeleri ile Akköy, Balat, Batıköy, Denizköy ve Yalıköy bağlıları ile ilçe olmuştur. Alanı 402 Km2 dir. 2011 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 58 752 kişi yaşayan ilçede 3 bağlı belediye ve 5 köy bulunmaktadır. İlçe ekonomisi tarıma ve turizme dayalıdır.  Yaz aylarında önemli sayıda turistin ziyaret ettiği ilçede, ekonomi olumlu yönde etkilenmektedir.

İslam Ticaret, Sanayi ve Tarım Odası toplantısı İstanbul’da yapıldı

0

  İslam Ticaret, Sanayi ve Tarım Odası (ICCIA) 15. Yönetim Kurulu toplantısı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, 13 ülkeden 50 işadamının katılımıyla İstanbul Hilton Otel’de gerçekleştirildi. Toplantının açılış oturumunda, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı ile ICCIA Başkanı Şeyh Saleh Kamel birer konuşma yaptılar.

 
                                     

Kazanan Antalya olsun…

0

  Yerel şeçimlere az bir süre kala Antalya da başta Büyükşehir ve ilçe belediyeler olmak üzere başkanlık için önce aday olma yarışı başlayacaktır. Bu yarışta en önemli ve en dikkat çeken yarış şüphesiz büyükşehir belediyesi için yaşanacaktır.Chp den başlayacak olursak Tabi ki ilk aday mevcut Belediye Başkanı Sayın Mustafa Akaydın. Hoca 3 yıllık suskunluğunu geçtiğimiz aylarda fena bozdu. Tam Akaydın bitti denirken, İl Kongresi imdadına yetişti. Özer Ülken’in seçimi kaybedip yerine Devrim Kök’ün gelmesi, hem Genel Merkez, hem de Mustafa Akaydın’a ilaç gibi geldi. Şimdiye kadar sergilediği performansla Hoca’nın bir kez daha seçilmesi Kaf Dağı’nın ardında duruyor. Ancak, yine de durum Bekir Kumbul dönemindeki kadar kötü durmuyor.

  Özellikle cadde düzenlemeleri Sayın Akaydın’ın az da olsa trendini arttırdı. Özellikle Genel başkan Kılıçdaroglu’nun Akaydın a sahip çıkan açıklamaları Chp de elini güçlendirmiş gibi duruyor.Muratpaşa için tek ve koşulsuz aday Süleyman Evcilmen dir.Çünkü Evcilmen gerek kendisi gerek ekibi çok başarılı bir çalışma sergiliyorlar halkla ilişkilerinden fen işlerine çok çalışkan ve becerikli bir ekibi var. Ama aynı şeyi Konyaaltı belediye başkanı Muhittin Böcek için söylemek mümkün görünmüyor. Çünkü Konyaaltı belediyesi tamamen hizmetten uzak bir grafik sergiliyor. İlçe adeta moloz ve çöp yığını halinde ayrıca park ve bahçeler müdürlüğüde sanırım haftanın iki günü dışında hiç çalışmıyor yeni hizmet binaları güzel ama halk hizmet bekliyor. Böcek için bu şeçim kolay geçmeyecegi kesin gibi görünüyor hatta ak parti iyi bir aday çıkarırsa Böcek ten belediyeyi alabilir durumda. İkinci partimiz ise Türkiye’nin iktidarı olan ve en çok belediyeyi elinde bulunduran AK Parti. Şimdilik 3 aday siyasi kulislerin kare ası. İlki Kepez Belediye Başkanı Sayın Hakan Tütüncü. Diğer adaylar ise parlamentodan. Mevlüt Çavuşoğlu ve Gökçen Özdoğan Enç. Bu adayların içerisinde şu anda en güçlüsü Tütüncü. Hizmete yönelik çalışmalarının yanı sıra halkla ilişkilere de önem veren Tütüncü, hiçbir etkinliği de kaçırmayarak inanılmaz bir efor harcıyor. Eski belediye başkanı Menderes Türel genel başkan yardımcısı olmasıyla aday olmayacağı kesinleşmiş gibi duruyor. Ama AK parti sürpriz bir isimde çıkarabilir buda ihtimaller arasındadır.

  Kepez de Büyükşehir e aday olmazsa tekrar Tütüncü aday gösterilmesi kesin gözüyle bakılıyor ayrıca Muratpaşa için geçen seçim yapılan aday yanlışının bir benzerini yapmayacağı kulislerde konuşuluyor her ne kadar Muratpaşa da Evcilmen’den belediyeyi almak imkansız görünsede prestij açısından oy farkını açmamak isteyecektir AK parti. Geçen seçim Tolunay çok yanlış bir aday seçimiydi. Konyaaltı ise bu seçim AK partinin asılacağı bir bölge Böcek bu dönem başarısız yönetimiyle halkın tepkisini çekerken AK parti Yaşar Tabur un dışında da sürpriz bir aday çıkarabilir. Seçimlerde kimler aday olur ve kim kazanır bilinmez. Ancak, bu yerel seçimlerde Büyükşehir Belediyesi için köylerin bile oy kullanacağını düşünürsek çok zorlu bir seçim bizi bekliyor. Kim aday olursa olsun, kim kazanırsa kazansın önemi yok. Ama kesin olan bir şey varsa artık seçimler çantada keklik değil bu halk çalışmayan başkanı bir daha seçmiyor görününen o ki bu seçim Antalya kazanacak. Sağlıcakla kalın. 

Diyabet

0

  Günümüzde bir çok kişinin hayatını etkileyen bir  rahatsızlıktır şeker hastalığı yani diyabet.Üstelik her geçen yıl diyabetli kişi sayısı artmaktadır.Yapılan istatistiklere göre  Türkiye’de diyabetli kişi sayısı 3 milyonun üzerinde ve her geçen yıl diyabetli kişi sayısı artıyor.Ülkemizde diyabetli kişi sayısının  en yüksek olduğu bölge ise Güney Doğu bölgesi.Peki ya biz toplum olarak diyabet konusunda ne kadar bilinçliyiz?Diyabet gerek tek başına gerekse diğer organlar ve sistemler üzerine olumsuz etkileri ile yaşamı tehdit edebilir.

  Şeker hastalığı yani diyabet kan şekerinin yüksekliği ile karakterize kronik metabolik bir rahatsızlıktır.Kan şekeri yani glukoz organ ve dokular için gereken enerjiyi sağlayan temel maddedir ve kan yolu ile hücrelere taşınır.Glukozun  hücre içine girebilmesi içinde pankreastan salgılanan insülin hormonuna ihtiyaç vardır.Yani insülin glukozun içeriye girebilmesi için gereken anahtardır.Diyabetli hastalarda işte bu olaylardan aksalık görülür.Diyabet aksaklığın görüldüğü basamağa göre 2 ana gruba ayrılır.

  Tip 1 diyabette kişinin kendi bağışıklık sistemi pankreas hücrelerine saldırır ve insülin üretimini  yapan hücreleri tahrip eder.Bu durumda insülin üretimi giderek azalır.Tip 1 diyabet genellikle çocukluk çağında kendini gösterir ve tüm yaşam boyu devam eder.

  Tip 2 diyabet genelde erişkinleri etkiler. Hücrelerde bulunan insülin reseptörlerine karşı direnç vardır.Böylece hücreler insüline cevap vermez ve glukoz kullanılamaz.Zamanla pankreas tarafından salgılanan insülin miktarındada azalma meydana gelebilir.Sebeplerinin başında ise obezite,stres gelmektedir.

  Diyabetin genel belirtileri  ağız kuruluğu,sık idrara çıkma, artan açlık hissi,yaraların geç iyileşmesi,ellerde ve ayaklarda hissizlik,kilo kaybı,bulanık görme ve halsizliktir.Diyabette kişinin genetik yatkınlığı,geçirdiği veya şu an var olan hastalıklarıda önemli rol oynar. Diyabet dikkat edilmediği zaman hayatı tehdit edebilir.Beraberinde damar sertliği ,damar tıkanması,yaraların ülserleşmesi,körlük,böbrelerin hasar görmesi gibi ciddi rahatsızlıklarıda getirebilir.

  Diyabet teşhisi ise yapılacak testlerle konur.Bu testlerdeki ölçüler Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenir. Bu testler açlık glukoz testi,oral glukoz tolerans testi ve rastgele bir zamanda yapılan plasma glukoz testi ve hemoglobin A1c testidir.

  Tıpkı diğer birçok hastalık gibi diyabetten de düzenli bir beslenme,egzersiz programı ile korunabiliriz.Bunun yanında alkol ve sigaradan kaçınmakta önemli.Diyabetli kişilerse doktorun önerdiği periyotlarda testlerini yaptırarak,kan glukoz düzeylerini düzenli ölçerek ve yine doktor tarafından kendine verilen diyet listesine ve egzersiz programına harfiyen uyarak  diyabetin sebep olabileceği ciddi rahatsızlıklardan korunabilirler.Bunun yanında ciltlerini,özelliklede ayaklarını haftada en az iki kere kontrol etmeleri oluşabilecek yaraları önlemeye ve erken tedbir almaya yardımcı olacaktır.Ayrıca diyabetli kişilerin ayakkabı seçimlerini de dikkatli yapmaları ayakta oluşabilecek yaralar için ufak ama önemli bir ayrıntıdır.

  Diyabet  üzerine yapılan birçok araştırma tarçın,çemen,sarımsak,soğan gibi bitkilerin insülin salınımını arttırdığını ve diyabet üzerinde direk olumlu etki yarattığını kanıtlamaktadır.Bunun yanında bakliyatların ve zeytinyağının direk olmasada dolaylı yollardan diyabet üzerine olumlu etkileri bulunmuştur.Fakat bu ürünleride kullanırken mutlaka doktorunuza danışmalısınız çünkü alınan ilaçlar ile beraber bu besinler kan şekerinde ani ve aşırı düşmelere sebep olarak hayati tehlike arz edebilir. Unutmayın ki diyabet düzenli ve bilinçli takip edildiğinde kontrol altına alınabilecek bir rahatsızlıktır.   

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesinin 16. sayısı çıktı

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da 05.07.2011 tarihinde yayın hayatına başlayan ve Batumi-Georgia Network Medya Grup tarafından çıkarılan, Türkiye temsilciliğini de Habergünebakış Sitesinin yaptığı (www.habergünebakis.com) Karadeniz Bölgesinin Türkçe-Gürcüce dilinde onbeş günlük olarak yayınlanan tek gazetesi olan ve Gürcistan-Batum, Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun illerinde dağıtımı yapılan uluslararası “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi”nin 16 sayısı çıktı. Kuşe kağıda baskılı, haftalık tirajı 8.000 ve 8 sayfa renkli olarak yayınlanmaktadır.

        

           1-http://b1301.hizliresim.com/15/3/hm9qr.jpg

           2-http://a1301.hizliresim.com/15/3/hm9ut.jpg

           3-http://a1301.hizliresim.com/15/3/hm9xr.jpg

           4-http://a1301.hizliresim.com/15/3/hmb1f.jpg

           5-http://a1301.hizliresim.com/15/3/hmb3r.jpg

           6-http://a1301.hizliresim.com/15/3/hmb81.jpg

           7-http://a1301.hizliresim.com/15/3/hmb9b.jpg

           8-http://a1301.hizliresim.com/15/3/hmbbw.jpg

 

                  
                   Haberci Gazetesi 1. sayfa      Haberci Gazetesi 2. sayfa         Haberci Gazetesi 3. sayfa
 
                 
                  Haberci Gazetesi 5. sayfa         Haberci Gazetesi 5. sayfa          Haberci Gazetesi 6. sayfa
 
                                           
                                      Haberci Gazetesi 7. sayfa  Haberci Gazetesi 8. sayfa

AB Bakanlığı-Türk Akreditasyon Kurumu Daire Başkanıı Yılmaz Çelik:”Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi bölge için önemli bir gazete”

0

Haber: İlker ÇAKAN

  AB Bakanlığı-Türk Akreditasyon Kurumu Yönetim Hizmetleri  Daire Başkanı Yılmaz Çelik

Türkiye- Gürcistan Haberci Gazetesi ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi;”Böyle uluslar arası bir gazeteyi çıkarabilecek yetenek ve emek gücüne sahip Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İlker Çakan ağabeyimizi gerçekten ama gerçekten yürekten kutluyorum. Bu gazete Türkiye-Gürcistan arasındaki sosyal ve kültürel ilişkilerinin daha iyi bir seviyeye gelmesinde büyük bir katkısı vardır. Bu tür faaliyetlerin külfetinin çok, getirisinin az olduğunu düşünüyorum. Bundan dolayı tekrardan tebrik ediyorum.”

                          
                                                   
                                        AB Bakanlığı-Türk Akreditasyon Kurumu
                                    Yönetim Hizmetleri Daire Başkanı Yılmaz Çelik

KKTC 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat: “Meclis yürütmenin esiri olmamalı”

0

Haber: İlker ÇAKAN

  KKTC 2. Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs TV’de “Son Durum” adlı TV programında çeşitli konuları değerlendirdi. KKTC 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, milletvekili seçiminde tek bölge sistemi uygulanmasıyla ilgili görüşlere katıldığını, milletvekillerinin tam profesyonel olmaları, yasama görevi yapmaları gerektiğini söyleyerek, “Meclis yürütmenin esiri olmamalı” dedi. Bu çerçevede Başkanlık sisteminin daha uygun olacağını kaydeden Talat, ancak bunun da yapılamayacağının bilindiğini söyledi.

  Bu çerçevede seçilecek olanların çok önemli olduğunu belirten Talat, yasama ile yürütmenin ayrılması ile ülkenin çok iyi noktalara gidebileceğini söyledi. 2. Cumhurbaşkanı, her türlü değişikliğin çoğunluk için ürkütücü olduğunu ve bundan kaçındığını da ifade etti.

Vatandaşa çağrı

  Vatandaşlara da çağrıda bulunan Talat, “iktidara hangisi gelirse aynıdır” şeklindeki görüşten uzaklaşmalarını ve bugün ile dünün kıyaslamasını iyi yapmalarını istedi.

Ofisinden yapılan açıklamaya göre, 2. Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs TV’de “Son Durum” adlı TV programında çeşitli konuları değerlendirdi.

  Rum lideri Hristofyas’ın “federasyondan vazgeçilemez, bu Kıbrıs’ın felaketi olur” şeklindeki sözlerinin ve Rumların federasyondan ne anladığının sorulması üzerine Talat, Rum tarafının mümkün olduğu kadar Türk tarafının olası bir federasyondaki gücünün sınırlanmasını istediğini ve bu çerçevede çözüm için acele etmediklerini kaydetti.

Hristofyas’ın, eski liderleri Papadopulos’un dünyada bıraktığı kötü imajı silmeyi başardığını da söyleyen Talat, görüşmelerin başlaması ile bu sonuca ulaşıldığını belirtti.

Hristofyas kötü imajı yıktı”

  Papadopulos’un 74’ten sonra Rum toprakları üzerine yapılan binaların yıkılması yolunda teklif bile yaptığını, dünyanın bunu gördüğünü ve not ettiğini ifade eden Talat, bu öneriyi Papadopulos’un dışında herhangi birisinin yapmadığını, bu büyük fanatizmden sonra görüşmeleri başlatmayı kabul eden Hristofyas’ın kötü imajı yıktığını anlattı.

Talat, ancak Hristofyas’ın cesur bir liderlik gösteremediğini ve imajının Türk tarafı karşısında daha zayıf ve çekingen olduğunu söyledi. Derviş Eroğlu’nun Cumhurbaşkanı olmasıyla gelinen aşamada Türk ve Rum taraflarının olumsuzlukta eşit duruma geldiklerini ileri süren Talat, Türk tarafının çözüme olan ihtiyacının her geçen gün arttığını da söyledi.

“Yeni bir Kıbrıs Türk Devleti”

  Bir soru üzerine, KKTC yerine yeni bir Kıbrıs Türk Devletinin konması konusunun kendi döneminde de düşünüldüğünü ancak bunun tepki göreceği şeklinde sonuçlara ulaştıklarını söyleyen Talat, uluslararası alanda buna “Sakın ha” şeklinde tepki gösterildiğini anlattı.

Seçim manevrası

  Bir başka soruyu üzerine de Talat, Rum başkanı adayı Anastasiades’in bazı olumsuz söylemlerinin seçime yönelik manevralar olabileceğine, seçimlerden sonra “aslına rücu” edebileceğine ve federasyon tezinden vazgeçemeyeceğine inandığını söyledi.

Rize Valisi Nurullah Çakır: : “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi iki ülkenin dostluk köprüsü”

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İlker Çakan, Rize Valisi Nurullah Çakır’ı ziyaret etti. Rize Valisi Nurullah Çakır Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede şunları söyledi; “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesinin iki ülke dilinde yayınlanması çok önemlidir. Türkiye-Gürcistan arasındaki ilişkilerin gelişmesinde bu gazetenin önemli bir katkısı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca böyle bir gazeteyi bir dostumun çıkarması beni ayrıca mutlu etti. Bu gazetenin yayınlanmasında emeği geçen herkesi kutluyorum.”

 

Karabük Valisi İzzettin Küçük: “2013’de Safranbolu bir üst ligde yer alacaktır”

0

Haber: İlker ÇAKAN

 Karabük Valisi İzzettin Küçük, Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy’u ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, ” Belediye Başkanımızın 2013 yılında hayata geçirmeyi planladığı, Safranbolu için çok önemli olan bazı projeleri değerlendirmek üzere burada bulunuyorum. Başkan beyin benimle daha önce paylaştığı ancak birlikte inceleme fırsatı bulamadığımız kültürle, sanatla ve turizmle ve bunların alt yapısı ile ilgili projeleri beraber gözden geçireceğiz ” dedi.

  Valilik olarak bu tür projelere destek verdiklerini dile getiren Vali Küçük, bu projeleri incelemek ve fikir telakkisinde bulunmak üzere Başkan Aksoy’u ziyaret ettiğini, görüşecekleri projelerin arasında, eski hükümet binasının olduğu bölümdeki jandarma binasının başka bir yere nakledilerek orayı turizme kazandırmak, İzzet Mehmet Paşa Camiinin altında bulunan kanyonda bir seyir terası yaparak orada turistlerin Safranbolu’yu alttan seyretmelerini temin etmek, yine Safranbolu belediyesinin kaynakları ile bir cephe rehabilitasyonu, sağlıklaştırma, Hasan Dede Türbesinin bulunduğu yeren bir seyir terası projelerinin olduğunu kaydetti.

  Bu projelerin Safranbolu’nun turist sayısını arttıracak Safranbolu’ya daha güzel bir görünüm katacak projeler olduğunu belirten Vali Küçük, turizmde de büyük bir atak yapılacağını, Safranbolu Belediyesi ile birlikte 750 bin hedefini ortaya koyduklarını, Safranbolu’nun turistik yerler arasında en üst ivmelerin arasında olduğunu, bunun hep birlikte gerçekleştireceklerini dile getirirken, ” Safranbolu’nun alt yapısı ile ilgili çok ciddi çalışmalar var. Kanyonlardan tutunda, teraslara kadar. Bunlar emin olun Safranbolu’nun albenisini arttıracaktır. 2013 yılında herkes görecektir ki Safranbolu bir üst ligde yer alacaktır ” dedi.

error: Content is protected !!