Pazar, Nisan 26, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 185

Yaşa bağlı makula dejenerasyonu

0

  Gözümüz  bizi dış dünyaya bağlayan beş duyu organımızdan birisidir.Yapısıda görevi kadar oldukça hassas olan göz,yaşlanmanın izlerinide en fazla taşıyan organımızdır.Yaşlanmayla gözde oluşan hastalıkların biriside yaşa bağlı makula dejenerasyonu yani sarı nokta hastalığıdır.

  Gözde bulunan retina tabasında ufak bir bölge olan makula yani sarı nokta,göze giren ışığın odaklanma noktasıdır ve ışığa duyarlı hücreleri içerir.Yaşa bağlı makula dejenerasyonu bu bölgedeki hücrelerin yaşlanma ile hasarlanması ve yavaş yavaş ölmeleriyle meydana gelir.Hastalık ilerledikçe görme kalitesi azalır ve sonunda görme kaybı meydana gelir.

  Yaşa bağlı makula dejenerasyonunun yaş ve kuru olmak üzere iki tipi vardır.Yaş tip olan genelde retinada yeni damar oluşumu ile karakterizedir.Kuru tip olanda ise damar oluşumu gözlenmez ve yaş tipe göre daha yavaş seyreder ve nadiren yaş tipe dönüşebilir.

   Yaşa bağlı makula dejenerasyonunun oluşumunda  aile öyküsü, sigara kullanımı ve UV ışınları gibi faktörler etkili rol oynamaktadır. Yaşa bağlı makula dejenerasyonunun belirtileri ise şöyle sıralanabilir;

   -Bulanık görme

   -Düz çizgilerin veya cisimlerin dalgalı görünmesi

   -Görme alanında karanlık alan oluşması

   Yaşa bağlı makula dejenerasyonunda tedavi ise hastalığın yaş veya kuru tip olmasına bağlıdır.Kuru tip olanda tedavi mümkün olmamakla beraber sadece hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir.Yaş olanın ise göz içine damar oluşunu engelleyen ilaçların enjekte edilmesiyle veya yeni oluşan damarların lazerle yakılmasıyla tedavisi mümkündür.

   Sağlıklı ve mutlu günler dilerim…

Rize turizmde marka kent olma yolunda

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Karadeniz’in doğu bölümünde yer alan Rize; kendine özgü yaşam tarzı ve yemek kültürüyle dikkat çekmektedir. Her mevsim yeşil ile mavinin farklı güzelliklerini görmek mümkündür. Rize’nin turizmde önemi her geçen gün artmaktadır. Bu konuda Rize Valisi Nurullah Çakır yoğunn gayret sarfetmektedir.Rize Valisi Nurullah Çakır; Rize’nin tanıtımına yönelik turizm atağı başlatarak, Rize’nin tanıtımı ile ilgili olarak Türkçe ve İngilizce dillerinde kuşe kağıda baskılı, haritalı kitaplar yayınlatmıştır.( Konaklar Kenti Rize, Yaylalar Kenti Rize, Şelaleler Kenti Rize, Buzul Gölleri Kenti Rize, Doğa Aktiviteleri ve Macera Kenti Rize, Doğa ve Tarihe Yolculuk Rize Turizm Keşif Rehberi, Rize’ye gelmek İçin Neden).

  Rize Valisi Nurullah Çakır; “Sürdürülebilir turizm  kapsamında ilimizde turizm faaliyetlerini 365 güne yaymak için gerekli akademik ve metodik tanıtım faaliyetlerine önem veriyor, yerel yönetimlerimiz ve özel sektörümüzle birlikte yapılan yatırımlarla altyapımızı güçlendiriyor ve her geçen gün alternatif turizm alanında markalaşma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.” dedi.

    

                                    

Hakkarili Eyvan Kaya Rize’de çalışıyor ve okuyor

0

Haber: İlker ÇAKAN

  2007 yılında Rize’ye gelen Hakkarili Elvan Kaya’nın okuma hayatı Rize’de başlar. Rize il merkezinde bulunan bir ayakkabı tamir dükkanında hem çalışıyor, hemde dışarıdan da liseyi bitiriyor. Elvan Kaya  okuma ve çalışma hayatı ile olarak şunları söyledi;

  “Doğma ve büyüme Hakkariliyim. Çocukluğum daha doğrusu hayatım hep okumakla geçti. 2007’de Rize’ye gelmekle bütün hayatım değişti. İlk önce Kuran Kursunda okumaya başladım. Sonra açıktanda olsa liseyi bitirmek istedim. Açık öğretim İmam Hatip Lisesini okumaya başladım ve son sınıftayım.Hem çalışıyorum, hem okuyorum. Bir ayakkabı tamir dükkanında geçici olarak çalışıyorum. Ama bu mesleği o kadar sevdim ki  sanırım ayrılmak biraz zor olacak. Ama yine de hedefim büyük üniversite okuyup, gerçekten devletime hizmet etmek ve benim yaşımda olup da  okuyan genç kardeşlerime örnek olmak istedim. İnşallah başaracağım. Bir atasözü vardır. Demiri pas, insanı tembellik mahfeder. Tembellik etrmeyelim gençler, ailelerimize yardımcı olalım.”  

 
         

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu:”Kalıcılığı sağlayacak bir anlaşma”

0

Haber: İlker ÇAKAN

  KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, müzakere masasında “nasıl olursa olsun bir anlaşma” arayışı içinde olmadığını söyledi. Eroğlu, “(Kıbrıslı Türklerin) Bu topraklardaki kalıcılıklarını sağlayacak bir anlaşma arayışı içindeyiz” dedi.

  KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu bir kabulünde yaptığı konuşmada, Rum tarafının aşırı isteklerinin geçmişte olduğu gibi bundan sonra da devam edeceğini düşündüğünü söyledi. Eroğlu 1974 Barış Harekatı’nın yarattığı bir coğrafya bulunduğunu ve iki bölgeliliğin resmen tescil edilmiş durumda olduğunu söyledi. Eroğlu, bu iki bölgelilik ve iki halklılığın kendileri için önemli olduğunu belirtti.

KKTC İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat:”Çözümün Kıbrıs’ın ekonomik darboğazdan kutrulması”

0

Haber: İlker ÇAKAN

  KKTC İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, çözümün Kıbrıs’ın bir bütün olarak ekonomik darboğazdan kurtulması ve kalkınması için birinci koşul haline geldiğini söyledi.

Başlayan yeni sürecin, her iki toplumda büyük heyecan yarattığını, bu heyecanın doğru değerlendirilmesi halinde çözümün kolaylaşacağını ifade eden Talat, “Önemli olan çözüme olan ihtiyacın iyi kavranmasıdır. Çözüm, her iki toplumun barış içinde bir arada yaşamasını sağlaması yanı sıra bugün gündemde bulunan doğalgazın en rasyonel biçimde değerlendirilmesinin de yoludur” dedi.

  Mehmet Ali Talat, uzun yıllardan sonra Kıbrıs sorununa uluslararası ilginin yükseldiğini, başta Türkiye, Yunanistan, BM, ABD, Avrupa Birliği ve büyük ülkelerin desteklerini her fırsatta dile getirmeye başladıklarını belirtti.

Onur Air Hava Yollarına vatandaş şikayeti

0
 
  Onur Air Hava Yollarına uçakla  24.02.2014 tarihinde Sabiha Gökçen-Trabzon seferini yaparken mağdur olduğunu söyleyen Okyanus Suiçmez adlı  yolcunun açıklaması şöyledir:  “24 Şubat 2014 tarihli Sabiha Gökçen-Trabzon seferini yapan, 18:55 saatli OHY 90 Seferli Onur hava yollarının kaptanı; Trabzon’daki yoğun sis den  dolayı uçağı Samsuna indireceğini ve Trabzon’daki sisin dağılması halinde tekrar Trabzon’a  hareket edeceğini anons etti. Uçak inip yarım saat bekledikten sonra kaptan ikinci bir anons ile Trabzon’daki yoğun sisin devam ettiğini diğer Trabzon uçaklarının da Samsun-Çarşamba havaalanına indiğini ve bizimde İstanbul’a dönmeye karar verdiğimizi haber etti. Bu duruma yolcular olarak; İstanbul’a dönmek istemediğimizi, otobüs kiralanarak Trabzon’a kara yolu ile gönderilmemizi talep ettik.
  Kaptan bu talebimizi ret ederek uçağın İstanbul’a döneceğini isteyenin uçaktan inebileceğini söyledi. Bunun üzerine Tam dolu olan uçağın tamamına yakını (180 civarı kişi) uçağı terk etti. Asıl macera bu saatten sonra başladı. Onur hava yollarına ait hiçbir muhatap bulamadık ve Çarşamba havaalanında yaklaşık 180 kişi 3 saat Trabzona gidebilmek için mücadele etti .Nihayetinde 3 saatin uğraşın sonunda yolcuların girişimi ile 2 otobüs 4.000 (dörtbin) TL gibi bir rakama kiralanarak sabah 04.30 gibi Trabzona ulaşabildi. THY uçağı kendi yolcularına sahip çıkıp onları kiraladıkları otobüs ile Trabzon’a ulaştırırken bizim güvenerek biletini aldığımız onur hava yolları şirketinin  ve kaptanının 180 yolcuyu yüz üstü bırakıp İstanbul’a geri dönmesine ne hakkı var.”

 

 

                                                                                       Okyanus Suiçmez

     

                              

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe: “Gürcistan dost ve kardeş ülkedir”

0

Haber: İlker ÇAKAN

  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da Müslümanlar Birliği  ilk iftar yemeğini Cumartesi günü akşamı düzenlendi. Düzenlenen iftar yemeğine yaklaşık 750 kişi katıldı. İftar yemeğine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve Rize İl Müftüsü Yusuf Doğan’da katıldı. İftar yemeğinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı  Recep Altepe ve  Rize Müftüsü Yusuf Doğan günün anlam ve önemini belirten birer konuşma yaptılar. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe konuşmasında şunları söyledi; ” Gürcistan dost ve kardeş ülkedir. Gürcistanla ekonomi ve kültürel ilişkilerimizi daha da geliştirmek istiyoruz. Bu konuda üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”

 

                                              Batum’da iftar yemeği fotoğrafları

 

             

 

           

Rize-İkizdere Kaymakamı Abdil Koç: “İkizdere’nin geleceği turizmde”

0

HaberRöportaj: İlker ÇAKAN

  Rize- İkizdere Kaymakamı Abdil Koç İkizdere konulu yaptığı açıklamada şunları söyledi; “İkizdere ilçemiz, merkez nüfusu 1600, toplam nüfusu da 5400 civarında olan küçük bir ilçedir. Arazi anlamında ise Rize’nin en büyük ilçesidir. Bunun farklı yansımaları vardır. Köy yolu ağımız oldukça geniştir. Resmi kayıtlara göre 700 km civarındaki köy yolu ve 300 km civarındaki yayla yolu ile birlikte toplam 1000 km’lik yol ağına sahibiz. 1 beldemiz (Güneyce) ve 28 tane köyümüz mevcuttur. Beldemiz önümüzdeki yerel seçimlerle birlikte köy olarak bize katılacak, böylece köy sayımız 29’a çıkacaktır. Köylerimize devletimizin bize verdiği imkânlar doğrultusunda Köylere Hizmet Götürme Birliği vasıtasıyla hizmet götürmeye çalışıyoruz. 2013 yılında İkizdere için ayrılan 2.300.000 TL’lik ödenek ile içme suyu ve yol standartlarını geliştirme kapsamında yoğun çalışmalar gerçekleştirdik.

  İkizdere her ne kadar küçük bir ilçe olsa da bir takım potansiyellere sahip olması hasebiyle önemli bir ilçedir. Bunu şundan söylüyorum. İkizdere’nin inşaat alanında çok büyük işler yapan müteahhitleri vardır. Bunların bir kısmının hayırseverlik anlamında İkizdere’ye çok büyük katkıları olmuştur. 2005-2006 yıllarında Sayın Başbakanımızın oluşturduğu furyayla birlikte ilçemizde bir yatırım havası oluşmuştur. İkizdere’nin hayırseverleri ilçeye ciddi anlamda yatırımlar bırakmışlardır. Bu yatırımların büyük çoğunluğu kamu binalarıdır. Örneğin hastanemiz, öğretmenevimiz, lise binamız, kültür merkezi binamız, sağlık personeli ile öğretmen lojmanları, şehir stadı hayırsever işadamlarımız tarafından yapılıp vatandaşlarımızın hizmetine sunulmuştur. Bu insanlar biz talep ettiğimiz zaman ister sosyal sorumluluk projeleri olsun ister kamunun diğer ihtiyaçları olsun desteklerini bizden esirgemiyorlar. Devlet olarak talep ettiğimiz zaman bizleri geri çevirmiyorlar. Bu da bizi çok memnun ediyor. Fırsat buldukça onlara devlet adına teşekkürlerimizi iletiyoruz.

 
                                     
                                                              İkizdere Ovit Yaylası
 
  İkizdere insanının nasıl geçindiği konusuna gelince, bazı köylerimiz çaycılık ile geçimini sağlamaktadır. İlçemizde diğer ilçeler kadar yoğun bir çay üretimi gerçekleşmese de İkizdere çayının diğer yerlerden farklı olduğunu söyleyebilirim. Burada çay tarımı yaklaşık 400 metre rakımlarda yapılmaktadır ve bu sebeple çayın üzerine her kış muhakkak kar düşmektedir. Üzerine kar düşen çayın ise daha kaliteli olduğu söylenir. Geçtiğimiz yıl ilçemizde çay tarımını destekleyecek bir gelişme yaşandı. İkizdere havzası olarak tüm çaycılarımız organik çay üretimine geçtiler. Bunun yansıması olarak da ÇAYKUR Genel Müdürlüğü ilçemizde organik çay fabrikası yapma kararı aldı.

  Çay dışında vatandaşlarımız tarafından karalâhana, fasulye, patates, mısır gibi sebzelerin üretimi gerçekleştirilmektedir. Ancak bunların hiçbiri gelir elde etmeye yönelik değildir. Çünkü iklim ve arazi koşulları yoğun bir üretime müsaade etmemektedir. Küçükbaş ve büyük baş hayvan yetiştiriciliği ile uğraşan vatandaşlarımız da mevcuttur. Bu vatandaşlarımız süt, tereyağı, peynir, yoğurt, kaymak üretimi ile gelir elde etmeye çalışmaktadır. Bu ürünler tamamen doğal koşullarda üretildiği için alıcıları tarafından özellikle aranıp talep edilmektedir.

  Tabi bir de balımızdan bahsetmek gerekir. Bal denilince akla Anzer Balı gelir. Meşhur Anzer Yaylasında üretilen bu bal, takdire şayan bir şekilde markalaşmayı başarmıştır. Yıllık maksimum 1000 kg üretilebilen balın kilosu 600-700 TL civarında bir fiyata satılmaktadır ve hiç pazarlık şansınız bulunmamaktadır. Çünkü yoğun talep söz konusudur. Sayın Başbakanımızın dahi Anzer Balından aldığı söylenir. Balı özel kılan yayladaki çiçek çeşitliliğinin geniş olması ve balın mineral değerinin yüksek olmasıdır. Laboratuarda testten geçen bal mühürlenir ve satışa hazır hale getirilir. Kimisi şifa niyetine de talep eder bu balı.
  Diğer köylerimizde ve yaylalarımızda da bal üretimi gerçekleştirilmektedir. İçlerinde en az Anzer Balı kadar lezzetli ve kaliteli ballar da vardır. Ancak onlar markalaşamadığı için daha ucuz fiyatlardan satılır.

  Bunların haricinde ilçemizde önemli bir potansiyele sahip alanlardan bir tanesi de turizmdir. Ben şahsen İkizdere’nin kalkınmasının turizmle olabileceğini düşünüyorum. İlçemiz devasa sanayi yatırımlarını çekebilecek bir arazi yapısına sahip değildir. Belki de buna ihtiyaç da yoktur. Çünkü sahip olduğumuz tabiat sanayi yatırımlarını değil turizm yatırımlarını gerektirmektedir.

  Bu alanında farklı turizm kollarını bünyemizde barındırıyoruz. Bunların başında yayla turizmi geliyor. İkizdere kesinlikle yaylaları ile ön plana çıkabilecek bir potansiyele sahiptir. İlçemiz sınırları içerisinde bulunan Çağırankaya Yaylamız Rize’nin en büyük yaylasıdır. Ovit Yaylası ve Anzer Yaylası da İkizdere’nin bilinen yaylalarıdır. Bu yaylalarımızı turizme açmak istiyoruz.

  Bunun haricinde doğa turizmi kapsamında değerlendirilebilecek vadilerimiz mevcuttur. Anzer Yaylasına ulaşımı sağlayan Anzer Vadisi ve Cimil Vadisi muazzam bir şekilde bitki örtüsüyle, havasıyla, suyuyla, şelaleleriyle bakir kalabilmiş nadir vadilerimizdendirler. Bu vadilerimiz doğa turizmi kapsamında yürüyüş yapılabilecek, gezip görülebilecek, bisiklet sürülebilecek, piknik yapılabilecek yaz kış eşsiz güzelliğe sahip ender yerlerimizdendir. Bakir kalmış olması da bizim için sevindirici bir durumdur. Ancak bu şekilde kalması da turizm için yetersizdir. Buralara bazı tesislerin yapılması lazımdır. Turist geldiği zaman konaklamak ve bir takım ihtiyaçlarını gidermek isteyecektir. O anlamda doğaya zarar vermeyecek şekilde, doğayla bütünleşecek tesislerin yapılması gerekmektedir. Bu yönde devlet ve özel girişimciler kanalıyla gerçekleştirilebilecek bir takım projeler geliştirmeye çalışıyoruz.

 

                                     
                                                                İkizdere Ovit Yaylası
 
  Yayla ve doğa turizmi dışında kış turizmi potansiyeline de sahibiz. Kış turizmi denince akla ilk gelen yerlerden birisi Ovit Yaylasıdır. Bu yaylanın kış turizmine açılmasını istiyoruz. Buranın kış turizmi sahası olarak tescili sağlandı. Bu noktadan sonra artık burası yatırım bekliyor. Karlı gün sayısı, arazi yapısı açısından buranın kış turizmi için son derece elverişli bir konuma sahip olduğu tespit edilmiştir. Burada şimdilik heliski denilen aktivite yapılmaktadır. Onun haricinde kış turizmi açısından değerlendirebileceğimiz yeni adı Meşeköy eski adı Petran olan bir köyümüz var. Burası da her yıl kayak şenliği yapılan, muazzam bir manzaraya sahip bir köyümüzdür.

  Bir de ilçemizde ılıca turizmi diyebileceğimiz turizm çeşidi mevcuttur. Bunun için de şimdiye kadar bir otel yatırımı gerçekleştirilmiştir. Dört yıldıza sahip olan bu otel güzel ve konforlu bir konaklama tesisidir. Otelin ayrıca konferans ve toplantı gerçekleştirmeye elverişli salonu da mevcut. Sendikalar ve sivil toplum örgütleri zaman zaman toplantılarını burada gerçekleştiriyor. Bu vesileyle geçen sene burada bakan, milletvekili ve büyük işadamları gibi ağır misafirler ile yurt içinden ve yurt dışından gelen pek çok konuğu ağırladık.

  İkizdere için hala çok ciddi anlamda turizm yatırımı yapılması gerekiyor. İkizdere’nin geleceğini turizmde görüyoruz. İkizdere hareketlenecekse, canlı bir şehir haline gelecekse bu kesinlikle turizm ile olacaktır. İlçemizi bir Uzungöl, bir Ayder gibi turizmde öncü bir ilçe haline getirmeyi hedefliyoruz.

  Son olarak da Ovit Tüneline değinmek istiyorum. Rize’yi Erzurum’a bağlayan karayolu ilçemizden geçmektedir. Ancak bu yol Ovit Dağı’nın rakımının yüksek olması nedeniyle her yıl kar yağışı ile birlikte ulaşıma kapanmakta ve 5-6 ay kapalı kalmaktadır. Ulaşımın 12 ay kesintisiz devam edebilmesi için Sayın Başbakanımızın özel inisiyatifleri ile Ovit Tüneli Projesi hayata geçirilmiştir. Tıpkı Marmaray gibi Osmanlı Devleti yıllarından beridir yapımı düşünülen tünel, tamamlandığında Türkiye’nin en uzun tüneli, dünyanın ise ilk beşte yer alacak tünellerinden birisi olacaktır. 2015 yılı sonu itibarıyla bitirilmesi hedeflenen tünel 14 km uzunluğundadır. Rize’yi Erzurum’a oradan da Güneydoğu ve Ortadoğu’ya bağlayacak önemli bir yatırımdır. Ulaşımı kolaylaştırmasının yanı sıra sadece İkizdere’nin değil geçtiği güzergâhtaki tüm şehirlerin ekonomisine önemli bir katkıda bulunacağı öngörülmektedir.”

Giresun Valisi Hasan Karahan: “Turizmin gelişmesi için alt yapı ve yetişmiş elaman”

0

Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN

  Giresun Valisi Hasan Karahan “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi” ve Karadeniz’de turizm” konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;

Her yönüyle kaliteli bir gazete olduğu aşikardır

  “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi olarak bizi ziyaretinizden dolayı memnun oldum. Yayın hayatınızda başarılar diliyorum. Her yönüyle kaliteli bir gazete olduğu aşikardır. Giresun’umuz Karadeniz’de  turizm ve diğer hizmetler anlamında gelişen ve büyüyen bir ilimizdir. Gürcistan’da buraya gelen, ilgi duyan diyalog halinde olan isimler ve kişiler vardır. Bu karşılıklı alışverişlerin ve gidiş ve gelişlerin artması tabii ki iki ülkenin ve iki şehrin menfaatine olmasını gerektiriyor. Sizde bu konuda aracısınız. İki dilde yayın yapmak zordur. Ama bunu bugüne kadar taşıdığınıza göre gerekli donanıma sahipsiniz. Tebrik ediyoruz ve başarılarınızın devamını diliyoruz.

 
                                            
                                              Giresun Valisi Hasan Karahan
 
Arap turisti açısından oldukça cazip bir bölgedir

  Turizmin gelişmesi için hem alt yapı ve hem de o konuda yetişmiş elaman lazımdır. Hepsinden önemlisi turizm yatırımcısı gereklidir. Maalesef bu konuda eksikliklerimiz var. Bölgemiz bakir bir bölgedir. Güneyde ve Egede turizmde belirli bir doygunluk var. Karadeniz bölgesi özellikle Arap turisti açısından oldukça cazip bir bölgedir. Bu nedenle turizm yatırımcılarının istikbal açısından bu bölgeyi iyi değerlendirecekleri kanaatindeyim.”

MÜSİAD Rize Şube Başkanı Mahmut Dabak: “İki ülkenin tarih ve gönül birliği”

0

Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN

  Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği(MÜSİAD) Rize Şube Başkanı Mahmut Dabak; “Türkiye- Gürcistan ilişkileri ve Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi ” konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;

Toplumum çıkar ve menfaatleri devamlı pozitif yönde gelişir

  “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesinin kıymetli sahibini bugün MÜSİAD’da ağırlamanın mutluluğunu yaşadım. Her gazete iyi niyetlerle yaşadığı topluma katma değer  katması amacıyla başlar ve yoluna devam eder. Kimisi bu hayırlı yolda devam ederken, birileri de hakikat çizgisinden sapar ve yaşadığı toplumum dinamiklerini kaybetmesine vesile olur. Ben inanıyorum ki İlker Bey’in olduğu bir yerde toplumum çıkar ve menfaatleri devamlı pozitif yönde gelişir.

 
                                                 
                                   MÜSİAD Rize Şube Başkanı Mahmut Dabak
 
Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi Türkiye-Gürcistan kardeşliğine katkı sağlayacak

  Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi Türkiye-Gürcistan (Karadeniz) kardeşliğine katkı sağlayacağını, var olan ilişkilerin daha da artarak devam edeceğine ümidim sonsuzdur. Tarih boyunca aynı coğrafyada yaşayan halkların; derdi, tasası sevinci, kederi hep aynı olmuştur. Bundan sonra bu kader birliği ülkelerin kardeşliğine, ülkelerin birlik ve beraberliğine hizmet edeceği kanaatini devamlı canlı tuttuk ve tutmaya devam edeceğiz. İki ülke arasında ticari ilişkilerin komşu olmamız hesabiyle daha fazla olması, daha sağlıklı olması gereklidir. Karşılıklı ilişkilerin devam etmesi gerekir. Bu düşüncelerle Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi ailesine hayırlı hizmetlerde uzun ömürler dilerim. İki ülkenin tarih ve gönül birliği içerisinde yaşamasını temenni ediyorum.”

error: Content is protected !!