Cuma, Nisan 24, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 160

Suriye’nin iç savaşında Rusya dönemi

0
  Rusya’nın Suriye’ye doğrudan askeri müdahalesi şüphesiz içinde yeni değişkenleri anlaşmaları, planları barındırıyor. Değişmeyen temel konulardan birinin ise eski devlet rejimine verilen destek olduğu aşikâr. Anlamlandırılamayan noktanın ise Rusya’nın neden şimdi doğrudan ve etkili bir müdahaleye girdiği olduğu söylenebilir. Bu konu hakkında doğru bir yorumda bulunabilmek gelişmeler hakkında tam bir bilgiye sahip olmaya dayanmaktadır. Bu nedenle Suriye’de gelişen durumun değerlendirmesini yaparken medyada ulaşılabilen kısıtlı bilgilere dayanılması, olayların anlamlandırılmasında da kısıtlılığa sebep olabilir. Gelişen olayların dar bir perspektif yerine daha yukarı seviyeden incelenmesi ve değerlendirilmesi bu kısıtlılıkları belirli ölçüde giderebilir.
  Suriye’de olan bitenin kısa bir özetini yapmak, günlük olaylara odaklananların bakış açısını değiştirmesini sağlayabilir. Bugün artık başarısız bir girişim olarak nitelendirebileceğimiz Arap Baharı’nın son halkası olan Suriye’de hükümet güçlerine karşı başlatılan başkaldırının da hedeflenen başarıya ulaşamadığı söylenebilir. Özgürlük için isyan eden insanlar şimdi vatansız bir şekilde Avrupa yollarında mülteci konumuna düşmüş durumdalar. Suriye rejimi ise hala belirli ölçüde gücünü koruyor. Bunda şüphesiz Suriye Rejimi’nin Rusya ve İran’dan aldığı destek önemli yer tutuyor. Suriye, Libya gibi batı ittifakına karşı kaderine terk edilmediği için ayakta kalmayı başarabildi. Batı ittifakı Rusya’nın karşı çıkması nedeniyle Suriye Rejimine doğrudan müdahale edemedi, rejim muhaliflerini desteklemeye çalıştı.
Sonuçta gelinen nokta eğit-donat gibi başarısız girişimler oldu. Batı ittifakının Suriye’ye doğrudan müdahalesini sağlayan gelişme ise IŞİD’ın varlığı ve gelişmesi oldu. IŞİD’ın kontrol ettiği yerlerde demoğrafik yapıyı değiştirmesi, yerli halkı göçe zorlaması ise başkalarının işine yaradı. Batı ittifakı tarafından gelişmiş hava bombardımanı ile yerinden çıkarılan IŞİD’ın temizlediği yerlere PYD/PKK yerleşti ve Irak’ın benzeri bir suni bir coğrafik, demografik yapı oluşturulmaya başlandı. Gelinen sonuç açısından bakınca, Suriye’deki başkaldırının desteklenmesinin aslının baskıcı bir ülkedeki insanlara özgürlük sağlamak değil istenen coğrafi ve demografik yapı değişimini sağlamak olduğu iddia edilebilir. Suriyeli muhalifler istedikleri amaca ulaşmadılar ama batı ittifakı istediğine biraz uğraşsa da ulaşmayı başarmış görünmektedir.
 Rusya’nın müdahalesi ise burada nereye oturuyor? Batı ittifakının askeri operasyonlarının hedefine ulaşması ve gelinen değişim durumunun dondurulması yani istikrarlı hale getirilmesi için bölgede bir otoriteye ihtiyaç duyulduğu ileri sürülebilir. Bu ihtiyacı ise en iyi Suriye rejiminin sağlayabileceği düşünülebilir. Bu durumda Suriye rejiminin desteklenmesi ön plana çıkmış olabilir. Bunu sağlama görevi ise şüphesiz Rusya’ya düşmüştür. Rusya’nın askeri desteğiyle Suriye Rejiminin Suriye’nin kuzeyindeki batı ittifakının elde ettiği yerler dışında ülkede hâkimiyetini büyük ölçüde sağlamaya başlaması beklenmelidir.
  Yakın gelecekte batı ittifakı gücünün, İngilizce tabiri ile koalisyon gücünün Suriye’de operasyonlarının azalacağı, sadece kendi bölgesini ve bununla ilgili çıkarlarını koruma amaçlı olacağını, Rusya’nın ise ülkenin genelinde Suriye rejimi’ne karşı her türlü unsura karşı askeri müdahalelerinin artarak devam edeceği, ülkenin geleceğinde de Rusya’nın katkılarının olacağı, ülkenin yeniden inşasının Rusya’ya kalacağı, varlığını devam ettirmek isteyen Suriye rejiminin her türlü maliyete rağmen buna seve seve razı olacağı tahmin edilebilir. Bölge ülkesi olan Türkiye’nin ülke dışına doğrudan müdahale yeteneği ve geleneği olmamasına rağmen, yürüttüğü müdahaleci politikalarının sonucunda varılan nihai durumun kendi milli çıkarları ile uyumlu olmayabileceği, hatta yakın zamanda ülke içinde yükseltilen terör olaylarının bölgeye yönelik dış siyasetinin etkinliğini azaltmış olabileceği ileri sürülebilir.

Kainat unutsa “Sonsuz yaradan” unutmaz

0
  Yeryüzünde yapılan hiçbir kötülük unutulmaz
  İnsan unutsa doğa unutmaz
  Doğa unutsa evren unutmaz
  Evren unutsa kainat unutmaz
  Kainat unutsa “Sonsuz Yaradan” unutmaz
  Ve yapılan her kötülüğün mutlak surette bir bedeli vardır.
  “Sonsuz Yaradan” yarına bırakır ama hiç kimsenin yanına bırakmaz…
Nerede bir Türk ölse nerede bir Kürt ölse benim canım yanar. Nerede bir kapalı kardeşim ya da açık kardeşim ölse yine canım yanar. Dünyanın neresinde olursa olsun zulüm gören haksızlığa uğrayan, masum insanların ölümü yine beni çokkkk üzer, Gözlerimi nemlendirir. Çünkü ben insanım. Taa Afrika’da ki açlıkta taa Avrupa’da ki siyahilerin ölümü de ya da herhangi bir Avrupalının ölümü de üzücüdür. Eğer ki insanlar, empati kurabilseler dünya; cennete döner. Asıl önemli olan insani duyguları taşıyabilmek.” insanca düşünmeli, insan olabilmeli, görüşü kimliği düşüncesi ne olursa olsun önce insan Olmayı öğrenmeli.insanlık bir değerdir.ona sahip çıkmak gerekir.insanoğlu bunu kavradığı zaman dünya cennete dönecektir. Ve her türlü tacize, şiddete maruz kalan insanlık için…Tüm siyasetçilere isyanım var. Tüm insanlığa isyanım var. Katledilen kadınların cenaze namazlarında neredesiniz?Sevgili anne-babalar lütfen erkek çocuklarınızı yetiştirirken önce onlara insanlığı öğretiniz.
  Her erkek çocuğu; kadınların önemini anlayarak yetişmeli, her şeyden önce saygı duymayı öğrenmeli. Cinsiyet farklılıklarını değil, insan olabilmenin erdemini öğrenerek yetişmeli. Bir kadının da insan olduğunu bilmeli ve bu erdeme vararak yetişmeli. Unutmamak gerekir ki eğitim önce ailede başlar, ve okulda devam ederken özellikle sınıf öğretmenlerine de çok büyük bir sorumluluk düşmekte. Çocuklarımıza bilgi aşılırken insanlığı aşılamayı da unutmamak gerekir, ki insanlık daha önemli. Çünkü insani değerlere varmış her birey; zaten bilgi birikimine de sahip olacaktır. Yine unutmayalım ki; yeryüzünde yapılan her kötülükten toplumundan tutun da siyasetçisine kadar, anne-babaya kadar, öğretmenlere kadar vararak, herkesin suçu vardır, o kötülükte.
  Düşünün sürekli kadın cinayetleri, tacizleri v.b. haberler izliyoruz. Siz hiçbir siyasetçiyi cenaze namazlarında gördünüz mü? Ya da şiddetle kınıyorum cümlesine denk geldiniz mi? Ya da medyatik sanatçılarımızı gördünüz mü? İşte çözüm burada başlar. Zaten sorunun temelinde bunlar da var. Unutmamak gerekir ki hiçbir kadın böyle bir durumu haketmiyor ve toplum, siyaset, sanat görevini yerine getirmiyor. Ve en önemlisi anne-babalar üzerine düşen sorumluluğu yerine getiremeden çocuklarını büyütüyor. Dolayısıyla toplum içerisinde yapılan her kötülükte hepimizin suçu var. Eğer bunu kendimize görev haline getirirsek dünya cennete dönecektir.
Dünyayı ben mi kurtaracağım veya ben tek başıma ne yapabilirim ki demeyin… Emin olun önce kendinizi değiştirirseniz, dünyayı kurtarırsınız! Nasıl mı? Her insan; kendine düşen sorumluluğu yerine getirmeye başlasa, bu kişinin ailesine yayılır, aileye yayılan güzel gelişme; çevresine yayılır; çevreden çevreye ve topluma yayılır. Toplumdan topluma ve tüm evrene yayılır.
  Emin olun artık dünyanın iyileşmeye ihtiyacı var. Çünkü biz insanlar; dünyayı hasta ettik yaptığımız kötülüklerle. Savaşlar, ihanetler, katletmeler, tacizler, v.b. her şey insanlık suçudur ve bizler üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmediğimiz için, yapılan her kötülükte suçumuz var. Haydi yüreği güzel insanlar sizlere sesleniyorum; bugün iyiliklere adım atın. Önce kendinizi değiştirin ve çevrenizdeki bir kötülüğü yok etmeye çalışın. Olmuyor mu? En azından çevrenizde ki  kötülük yapan bir kişiyi uyarmış oldunuz. Ve her uyarı bir iyiliği aşılamak için bir başlangıçtır.  

Ünlü Sanatçı Fedon’un Batum konseri

0

Haber: İlker ÇAKAN
 Ünlü Sanatçı Gürcistan-Batum’da Casino Campione’nin organize ettiği bir programda konser verdi. Yoğun ilginin olduğu ve gelen izleyicileri adeta çoşturan ünlü snatçı birbirinden güzel şarkılarını söyledi. Ünlü Sanatçı Fedon’dan önce sahne alan ve yakında albümü çıkacağı öğrenilen Türk Pop Müziği Sanatçısı Alev Akıllıoğlu’da güzel yorumu ile Türkiye’nin değişik yörelerinin şarkılarını söyledi.                      



 
Türk Pop Müziği Sanatçısı
Alev Akıllıoğlu                                                                                        
                                                              Ünlü Sanatçı Fedon 
                                                                     
       

“Gürcistan halkı Haberci Gazetesini beğeniyor”

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Turizm Genel Müdürü Mamuka Berdzenishvili “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi” konulu yaptığı açıklamada şunları söyledi;
  “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesini dört yıllık yayın hayatında beğeniyle takip ediyorum. Gazetenin kuşe kağıda baskılı kaliteli olması, Türkçe ve Gürcüce iki ayrı dilde yayın yapması çok önemlidir.Gürcistan-Türkiye arasında kültürel köprü oluşturması nedeniyle önem arz etmektedir. Gürcistan halkı Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesini beğeniyor ve takdir etmektedir.”

Yabancı plakalı araçlar Türkiye’de 2 yıl kalabilecek

0
Haber: İlker ÇAKAN
  4458 sayılı Gümrük Kanunun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair 2015/8113 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı 13 Ekim 2015 tarihli ve 29501 sayılı Resmi Gazetede yayınlandı. Bu Kararın 20.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (5) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
  “Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen kişisel kullanıma mahsus kara taşıtlarının yirmidört ay,binek ve yük hayvanları ile hayvanların çektikleri taşıtlara altı ay,” Bakanlar Kurulunun yaptığı bu değişikle kişisel kullanımlı yabancı plakalı araçlar Türkiye’de iki yıl kalabilecektir.
Konuyla ilgili olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın “Yurtdışından getirilen araçların kalış süresi uzatıldı” konulu açıklaması şöyledir;
  “Bilindiği üzere, 29/9/2009 tarihli ve 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, taşıma araçları, belirli şartları taşıması durumunda tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejiminden yararlanabilmekte ve belirli süreler içerisinde Türkiye Gümrük Bölgesinde kalabilmektedir. 13/10/2015 tarihli ve 29501 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2015/8113 sayılı 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ile Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen kişisel kullanıma mahsus kara taşıtlarına verilen geçici ithal izni ile ilgili sürenin altı aydan yirmidört aya çıkarılması uygun görülmüştür.Yapılan düzenleme, özellikle yurtdışındaki vatandaşlarımızın taşıtları ile ülkemizde daha uzun süre kalabilmelerini, dolayısıyla ülkemize daha kolay gelmelerini ve ülkemizdeki hayatlarını daha rahat olarak devam etmelerini sağlayarak, bu konudaki mağduriyetlerinin giderilmesine imkan tanıyacaktır.Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
  Konuyla ilgili olarak T.C. Batum Başkonsolosluğu’nun “Yurtdışından Türkiye’ye araç getirme” konulu açıklaması ise şöyledir;
  “13 Ekim 2015 tarih ve 29501 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2015/8113 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 4458 sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar çerçevesinde anılan Kararın 20. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (5) numaralı alt bendinin aşağıdaki şekilde değiştirildiği kaydedilmektedir.
  5) Türkiye gümrük bölgesine getirilen kişisel kullanıma mahsus kara taşıtlarına yirmi dört ay, binek ve yük hayvanları ile bu hayvanların çektikleri taşıtlara altı ay,”
Yayımı tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş bulunan sözkonusu Kararın uygulanmasına ilişkin olarak Başkonsolosluğumuz Gümrük Ataşeliğince hazırlanan not aşağıda sunulmuştur.
Yurtdışından geçici olarak (turistik kolaylıklar kapsamında) kişisel kullanıma mahsus kara taşıtı (araba) getirme ve Türkiye’de kullanma koşulları:
  -Yurtdışında (Türkiye dışında) yerleşik Türk ve yabancı uyruklu kişiler, yabancı plakalı (yurtdışında yerleşik gerçek veya tüzel kişi adına kayıtlı veya ait olan) araba getirebilir.
  -Yurtdışında yerleşik sayılmak için, Türkiye’ye arabayla giriş tarihinden geriye doğru 365 gün (son bir yıl) içinde en az 185 gün yurtdışında bulunmuş olmak gerekmektedir.
  – Araba, mülkiyet sahibi tarafından veya vekaleten getirilebilir; ancak lüks arabalar Gürcistan’dan vekaleten getirilemez. Motor silindir hacmi 1600cm3’ü geçen arabalar lüks sayılmaktadır. Ancak resmi araçlar bu yasak kapsamında değildir.
  -Turistik kolaylıklar kapsamında getirilen arabalara en fazla 24 ay süre verilir (daha önce 6 ay süreyle Türkiye’ye giriş yapmış arabaların süresinin 24 aya uzatılması için gümrük idaresine başvurulması gerekmektedir).
  -Bu süre, tek seferde kullanılabileceği gibi, parça parça da kullanılabilir. Ancak bu sürenin tamamının kullanılmasından sonra, yeniden Türkiye’ye araba getirilebilmesi için hem kişinin hem de arabanın, çıkış tarihinden itibaren en az 185 gün süreyle fiilen yurtdışında bulunması gerekir; çıkış-giriş yapılması yeterli olmaz.
  – Giriş tarihi itibariyle son 185 gününü kesintisiz olarak yurtdışında geçirmemiş kişilere, 24 aylık süreden arabanın ve kişinin Türkiye’de kaldığı süre düşüldükten sonra arta kalan süre verilir.
  -Arabaya verilecek süre hesaplanırken, araba ve kişi için süreler ayrı ayrı hesaplanır ve kısa olan süre verilir.
  -Arabanın mülkiyeti değişmişse, taşıtın daha önce Türkiye’de bulunduğu süreler dikkate alınmaz.
  -Bu kapsamda sadece hususi kullanıma mahsus kara taşıtları getirilebilir; ticari araçlar getirilemez.
  -Arabanın standart deposundaki yakıtlara muafiyet tanınır. Ancak, bir ay içinde dört defadan fazla giriş yapılması durumunda, her giriş için tüm depodan litre başına özel tüketim vergisi, tek ve maktu vergi olarak tahsil edilir.
  – Yurda giriş yapacak arabanın, yabancı ülkede düzenlenmiş ve Türkiye’de geçerli bir sigortasının olması veya sınırda zorunlu trafik sigortasının yapılması gereklidir.
  -Türkiye’de bulunduğu sürece arabayı, sadece arabayı geçici ithal eden ilgili kişi ile bu kişinin yurtdışında yerleşik annesi, babası, eşi ve çocukları kullanabilir. Türkiye’de yerleşik kişiler arabayı ancak acil bir durumda ve araç sahibi de araçta bulunmak şartı ile kullanabilir.
  -Geçici ithaline izin verilen arabanın, getiriliş amacı dışında kullanılması, kiralanması, ödünç verilmesi, izinsiz devredilmesi, satılması, hak sahibi (yurtdışında yerleşik anne, baba, eş ve çocuklar) olmayan kişilerce kullanılması, parçalarının izinsiz olarak değiştirilmesi, zamanında yurtdışına çıkarılmaması veya gümrük idaresine teslim edilmemesi durumunda, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine ilave olarak, vergi kaybına ilişkin para cezası veya usulsüzlük cezası uygulanır ve geçici ithal izni iptal edilerek taşıt gümrük idaresince teslim alınır.”

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesinin 37. sayısı çıktı

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da 05.07.2011 tarihinde yayın hayatına başlayan ve yaklaşık 4 yıldır yayın hayatına devam eden, Türkiye temsilciliğini de Habergünebakış Sitesinin yaptığı (www.habergünebakis.com) Karadeniz Bölgesinin Türkçe-Gürcüce dilinde onbeş günlük olarak yayınlanan tek gazetesi olan ve Gürcistan-Batum, Artvin, Rize, Trabzon, Giresun’un Ordu, Samsun illerinde dağıtımı yapılan uluslararası “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi”nin 37. sayısı çıktı. Kuşe kağıda baskılı, haftalık tirajı 8.000 ve 8 sayfa renkli olarak yayınlanmaktadır.
     
    
                                1- http://i.hizliresim.com/25pmBN.jpg
                                2- http://i.hizliresim.com/ZJlN3z.jpg
                                3- http://i.hizliresim.com/25pmAN.jpg
                                4- http://i.hizliresim.com/RBjL7o.jpg

                                

                                     Haberci Gazetesi 1.sayfa         Haberci Gazetesi 2.sayfa
 
                                 
                                      Haberci Gazetesi 3.sayfa            Haberci Gazetesi 4.sayfa

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesinin 36. sayısı çıktı

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da 05.07.2011 tarihinde yayın hayatına başlayan ve yaklaşık 4 yıldır yayın hayatına devam eden, Türkiye temsilciliğini de Habergünebakış Sitesinin yaptığı (www.habergünebakis.com) Karadeniz Bölgesinin Türkçe-Gürcüce dilinde onbeş günlük olarak yayınlanan tek gazetesi olan ve Gürcistan-Batum, Artvin, Rize, Trabzon, Giresun’un Ordu, Samsun illerinde dağıtımı yapılan uluslararası “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi”nin 36. sayısı çıktı. Kuşe kağıda baskılı, haftalık tirajı 8.000 ve 8 sayfa renkli olarak yayınlanmaktadır.
 
       1- http://i.hizliresim.com/0L5O6Y.jpg
 
       
          Haberci Gazetesi 1.sayfa     Haberci Gazetesi 2.sayfa       Haberci Gazetesi 3.sayfa
     
        
          Haberci Gazetesi 4. sayfa     Haberci Gazetesi 5. sayfa   Haberci Gazetesi 6. sayfa
                                                    
                               
                                  Haberci Gazetesi 7. sayfa      Haberci Gazetesi 8. sayfa

Trabzonda 2015-2016 Balıkçılık Av Sezonu açıldı

0
Haber:İlker ÇAKAN
  Tarım Gıda ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile Çarşıbaşı Kaymakamlığı ve Belediyesi’nin organize ettiği 2015-2016 Balıkçılık Av sezonu Trabzon Valisi Abdil Celil Öz’ün katılımıyla açıldı. Bürokratların, balıkçıların ve halkın katılımıyla gerçekleştirlen yeni balık sezonunun açılışında tekneler ve gemiler “Vira Bismillah” diyerek denize açıldı. Balıkçılığın bölgemiz için önemli bir geçim kaynaği olduğunu ifade eden Trabzon Valisi Abdil Celil Öz “Yeni sezonu bereketle, hayırlı uğurlu olması dileğiyle açıyoruz. Bölge ekonomisi için önemli bir sektör olan balıkçılık doğrudan 5500 kişinin, dolaylı olarak 10 bin kişinin ekmek kapısıdır.
Bu sektör aynı zamanda son yıllarda bilimsel araştırmalar ve sürdürülebilir projelerle alınan mesafe açısından daha önemli bir hale geldi. Sektörde bir başka önemli bir nokta tuttuğumuz balıkları işleyerek sanayi ürünü haline getirerek ihracaatta da gelir elde etmeye başladık. Ama gelinen noktada bu mesafe yeterli değil. Yeni yatırımlara araştırma geliştirme faaaliyetlerine ihtiyacımız var.
  Merkez Su Ürünleri Araştırma Entitümüz Trabzon’da konuşlanmış durumda. Ve Ülkemizin balıkçılık alanındaki araştırmalarında önemli bir görev icra ediyor. Bu alandaki yeni bir yatırıma büyük bir hızla devam ediyoruz. 15 milyon TL yatırım bedeliyle Su Ürünleri Gen Bankasını inşa ediyoruz. Burada bütün Türkiye’nin çevre ülkelere de hitap edecektir. Su Ürünleri Gen Bankası ve Araştırma Merkezi ve aynı zamanda biyoteknolojisini araştıracak ve yeni üretimleri geliştirecek bir merkez olacaktır.Aynı zamanda burada bir Balıkçılık Müzesi de ortaya çıkacak ve şehrimize bu yönüyle de zenginlik katacaktır. Enstitümüzün diğer kurumlarımızla birlikte bölgemizde avcılığı ve balıkçılığı geliştirme ve bilimsel temelli oluşturma konusunda ciddi çalışmaları var.Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığmız ile işbirliği halinde BAKİS dediğimiz Balıkçılık İzleme Sistemini yine Türkiye adına Trabzon’dan biz oluşturuyoruz.
 
                                   
 
  Tüm Türkiye’ de balıkçı gemilerinin izlenmesi ve faaliyetlerinin takip edilmesine sağlayacak mekanizmayı da buradan kurmuş olacağız. Dolayısısıyla biz bindiğimiz dalı kesmemek , sektörün sürdürülebiliriliğini sağlamak için ,araştırma denetim ve üreticilerimizin işbirliği ve bilinçlenmesiyle beraber bu sektörü iyi götürmek istiyorum.Devletimizin bu anlamda gerekli destekleri var. Bu alanda çalışanlara ÖTV siz akaryakıt konusunda ,eğitim ve araştırma konusunda destekler veriyor. Üretici firmalara Tarım Ve Kırsal Kalkınma Destekleme Kurumu gibi kurumlar aracalığıyla ciddi destekler veriyor. Bundan sonra bize ne kalıyor, su ürünleri, avcılık ve kooperatifçilik alanındaki kooperatiflerimizin vatandaşlarımızın sezona uymak, avlanma şartlarına ve kriterlerine uymak bindiği dalı kesmemek, sürdürülebililirliği sağlamak, kurumlarımızla işbirliği yapmak ve eğitim denetim konusundaki çalışmalara katkıda bulunmak kalıyor. Eğer bu koşullar sağlanırsa bu deniz bizleri ve bizden sonraki nesillerimizi de besler. Ama bunu yapmazsak bu denizleri kuruturuz ve gelecekte bu nimetlerden, geçim imkanlarından mahrum kalırız. Bu konuda ciddi bilinçlenme olduğunu ve her geçen yıl önemli mesafeler aldığımızı memnuniyetle görüyoruz. Sezonun verimli, kazasız ve bereketli olmasını diliyorum, bütün balıkçılarımıza ve kooperatif başkanlarımza teşekkür ediyorum “şeklinde konuştu.
 
                                   
                                                     
  Karadenize kıyısı olan bütün Belediyelerin denizin kirlenmemesi için gerekli önlemleri alması gerektiğini belirten Trabzon Büyükşehir Belediyesi Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu “Karadeniz Balıkçılığın anavatanı ,Trabzon ise asıl ocağı. Bu vesileyle Karadenizin kıyısında komşu olan tüm ülkelere önemli görevler düşüyor. Denizimizi kirletmemiz lazım.. Bütün şehirlerimizin biyolojik arıtma başta olmak üzere taş ocakları, maden yatakları, ve derelerimizin de denizlerimizi kirletmemesi hepimizin görevidir” şeklinde konuştu.
  Açılışta konuşan Doğu Karadeniz Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ahmet Mutlu ise “Sezonun kazasız belasız, bol kazançlı ve bereketli olmasını diliyorum. Geçen yıl ki sezon açılısında Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün kurulması istedik ve kuruldu. Bu sene de Su Ürünleri Bakanlığı’nın kurulmasını istiyoruz. Karadeniz ülkemizin su ürünlerinin yarısından fazlasının üretildiği bir deniz olduğunu belirten İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Cahit Gülbay ise “Hamsi Karadeniz’deki doyuruculuğun yanı sıra bereketin sembolüdür. Denizimizde, ilimizde 1176 adet 5-50 metre arası balıkçı teknesi ile 5.595 balıkçı tayfası ülkemiz karasularında balıkçılık sektörüne önemli bir katkı sağlamaktadır. Ayrıca 5.200 adet amtör balıkçı avcılık yapmaktadır” dedi.

Mısırlı Ressam Nasrah Neferin Kuşadası resim sergisi

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Aydın-Kuşadası Belediyesi İbramaki Sanat Galerisi’nde Mısır asıllı sanatçı Nasrah Nefer’in “Mystihc World” isimli sergisi açıldı. Sergi açılışına Nefer’in dostları ve sanatseverlerin yanı sıra Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Ayşe Şerifoğlu’da katıldı. Açılışta konuşan Başkan Yardımcısı Ayşe Şerifoğlu “Bugün burada hemşirelik yaparken aldığı bir teklifle kendini sanata adamaya karar veren bir kadın sanatçıyı konuk ediyoruz.
  Aslen Mısırlı olup Almanya’da yaşayan sanatçımız çocukluğundan beri kendini en güzel resimle ifade etmiştir. Kendisine bu güzel eserleri bizlerle buluşturduğu için teşekkür ediyoruz” dedi.Sanatçı Nasrah Nefer ise resim sanatının yanında dansla da ilgilendiğini belirterek eserlerini Kuşadası’nda sergilemekten dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu ifade etti. Nefer’in tuval üzerine yaptığı çalışmalarının yanı sıra porselen, seramik, ahşap gibi objeler üzerine yaptığı eserlerinin de yer aldığı sergi bir hafta süreyle İbramaki Sanat Galerisi’nde gezilebilecek.
 
        
 
                     

Timya Sanat Grubu İkizdere Çalıştayı

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Timya Sanat Grubu Rize-İkizdere-Çamlık Köyü Resim Çalıştayı 10-15 tarihleri arasında gerçekleşti. Ikizdere Belediyesi ve İbrahim Çepni, İbrahim Aksu sponsorluğunda ressamlar Rize-Ikizdere ilçesinde gezip, Çamlık Köyünü tuvale aktardı. Düzenlenen bu resim çalıştayına Timya Sanat Grubu ressamları; Timya Sanat Gurubu Başkanı Zeynep Dalkılıç, Birsen Küpeli Kara,Yurdagül Işıl, Özlem Akıncı, İbrahim Akıncı, Çetin Davro,Teymur Ağalıoğlu,Yakup Hayro katıldı.
 
               
 
         
error: Content is protected !!