Pazartesi, Nisan 13, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 109

Gürcistanın tatil kenti Batum

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti  Batum; dağ, deniz ve ormanı birleştiren etkileyici doğası, yaşlı manolya ağaçlarının süslediği geniş bulvarları, yemyeşil parkları,  çok katlı binaları yanında, temalı sıra dışı mimariye sahip binaları ile dikkat çeken güzellikte bir şehirdir.
Dağ ile denizi buluşturan şehirlerin çekiciliğini barındıran, Gürcistan’ın parlayan yıldızı Batum, sınır geçişlerinin kolaylaştırılması ile her ay binlerce turisti ağırlıyor. Artvin’in ile komşu ve sadece sınırdan 20 km içeride yer alıyor. Sarp Sınır Kapısı’ndan yarım saatlik bir yolculukla şehir merkezine kolayca ulaşılabiliyor.
 
                                  
 
   Bölge dağlık olmasına rağmen, denize kadar uzayan, geniş ve verimli bir ova üzerine kurulmuş olan Batum, kilometrelerce uzayan sahil şeridi, tertemiz plajları, kumsalları ve yemyeşil doğasıyla, özellikle bahar ve yaz aylarında çok turist alıyor. Yaz mevsiminde şehrin nüfusu neredeyse yarım milyonu buluyor. Batum’da mimari açıdan binalar görülmeye değer bir güzellikte inşa edilmiştir. Bu durum şehirin  her yanında göze çarpıyor. Batum şehir merkezi bir şantiye alanı gibidir.  Her yandan yükselen yüksek yapılar, uluslararası otel zincirleri ve rezidanslar dikkat çekiyor. Batum’da şehircilik adına örnek alınabilecek çalışma yürütülüyor. Her türlü yapılaşma ciddi kontrollerden geçiyor. Eski binalar, şehrin dokusuna uygun olarak restore edilirken, yeni binalar da şehrin dokusuyla uyumlu inşa ediliyor.
 
                                  
 
  Bir şehri güzelleştirmede yeşil alanlar önemlidir. Yeşil alanlar o şehire nefes aldırır, renk katar, halkı kendine çeker ve canlı tutar. Bu nedenle Batum bu özellikleri taşıyan Gürcistan en güzel tatil kentlerinden birisidir. Doğa ile ile denizin birleştiği bir tatil kentidir. Yaz tatil döneminde deniz sahilinde bulunan plajları turistlerle dolup taşmaktadır. Sokaklarındaki dev manolya ağaçları, uçsuz bucaksızmış gibi sahil boyunca uzanan, heykellerle süslenmiş nefis parkları hem Batumluları hem de turistleri kendine çekmektedir. Deniz sahili boyunca ağaç ve çiçeklerle süslenmiş uzun yürüyüş yolu ve bisiklet parkurları, çeşit çeşit ağaç ve çiçeklerin bulunduğu parklar; bu parkların hemen önünde, Batum şehir merkezinde denize girilebilen uzun ve temiz bir sahil bulunmaktadır.
   Batum’da gezilecek yerler arasında ilk sıralarda olan Batumi Piazza Avrupa şehirlerinin meydanlarını hatırlatıyor. Büyükçe bir alanı olan meydan, saat kulesi, alanı çevreleyen kafeler ve havayı saran taze kahve kokusu ile hoş bir atmosfer sunuyor. Burası, yürüyerek Batum turu
yapanların soluklanacakları ve nefis kahvenin tadına bakabilecekleri bir yerdir. Meydanın ortasında, yerde bulunan mozaik işlemeleri ile kafe tavanındaki boyamalar kaçırılmayacak güzelliktedir. Geniş ve verimli bir ova üzerine kurulmuş olan Batum şehri, aynı zamanda eski bir liman kentidir.  Liman ve çevresindeki bir çok sanatsal yapı görmeye değerdir. Alfabe Kulesi, Ali-Nino Aşk Heykeli, Büyük Dönme Dolap  yer alıyor.
                           
                                 
 
   Medea (Altın Post) Heykeli, Gürcistan’ın Karadeniz kıyısındaki güzel tatil kenti Batum’da Avrupa Meydanı’nda gökyüzüne yükseliyor. Şehrin hemen her yerinden görülen bu heykel heykeltıraş David Khmaladze tarafından yapılmıştır. Medea’nın boynundaki kolye ve başındaki taç da altındandır ve bölgede yaşayan Kolhida Krallığı’nın binlerce yıllık usta altın işlemeciliğine işaret eder. Bir milyon Lari’ye mal olmuş heykel 6 Haziran 2007’de açılmıştır. Altın Post, Yunan mitolojisinde zenginliği, gücü ve iktidarı sembolize eder.
   Chakvi bölgesine bulunan ve 1900`lü yıllarda Rus Botanikçi Prof. Dr. Krasnov tarafından kurulmaya başlanan ve dünyanın en eski ve ikinci büyük botanik parkı olan Batum Botanik Bahçesi görülmeye değer. Çok zengin ağaç ve bitkinin olduğu parkta, hayat ağacı olarak adlandırılan yıkılmış olsa çok sayıda dalla hayata tutunmuş ağaç ise dikkat çekici. Batum geceleri şehri ayrı bir güzellikte bir karaktere büründürüyor. Şehir merkezindeki her bina özenle ışıklandırılmıştır. Parklardaki havuzlarda, müzik eşliğinde renkten renge giren su dansı gösterileri sunuluyor. Gürcistan mutfağı ise, lezzete düşkün olanlar için farklı tatlar sunuyor. 
                              
                                 
 
  Gürcistan mutfağı, bir çok açıdan Karadeniz mutfağına  benziyor. Harço çorbası  sulguni peyniri, haçapuri, hinkal tadılmaya değer. Subtropikal iklime sahip olan Batum’da ortalama sıcaklık 14 °C. En sıcak aylar olan Temmuz ve Ağustos ayları ortalaması ise 22 °C. Bu dönemde zaman zaman sıcaklık 40 derecelere kadar ulaşabiliyor. Vize istemeyen yerlerden biri olan Batum’a Türk vatandaşları sadece nüfus cüzdanı ile pasaportsuz giriş yapabiliyor ve üllkede bir yıla kadar da vizesiz kalabilmeleri mümkündür. Batum  renkli ve canlı Akdeniz kentlerini andırıyor.  Düzgün sokakları, özgün mimarisi, nefis parkları ve temiz sahili ile Batum, keyifli bir tatil için seçilecek bir yerdir.

Gürcistanın tatil kenti BATUM

0
  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti  Batum; dağ, deniz ve ormanı birleştiren etkileyici doğası, yaşlı manolya ağaçlarının süslediği geniş bulvarları, yemyeşil parkları,  çok katlı binaları yanında, temalı sıra dışı mimariye sahip binaları ile dikkat çeken güzellikte bir şehirdir.
  Dağ ile denizi buluşturan şehirlerin çekiciliğini barındıran, Gürcistan’ın parlayan yıldızı Batum, sınır geçişlerinin kolaylaştırılması ile her ay binlerce turisti ağırlıyor. Artvin’in ile komşu ve sadece sınırdan 20 km içeride yer alıyor. Sarp Sınır Kapısı’ndan yarım saatlik bir yolculukla şehir merkezine kolayca ulaşılabiliyor.
  Bölge dağlık olmasına rağmen, denize kadar uzayan, geniş ve verimli bir ova üzerine kurulmuş olan Batum, kilometrelerce uzayan sahil şeridi, tertemiz plajları, kumsalları ve yemyeşil doğasıyla, özellikle bahar ve yaz aylarında çok turist alıyor. Yaz mevsiminde şehrin nüfusu neredeyse yarım milyonu buluyor. Batum’da mimari açıdan binalar görülmeye değer bir güzellikte inşa edilmiştir. Bu durum şehirin  her yanında göze çarpıyor. Batum şehir merkezi bir şantiye alanı gibidir.  Her yandan yükselen yüksek yapılar, uluslararası otel zincirleri ve rezidanslar dikkat çekiyor. Batum’da şehircilik adına örnek alınabilecek çalışma yürütülüyor. Her türlü yapılaşma ciddi kontrollerden geçiyor. Eski binalar, şehrin dokusuna uygun olarak restore edilirken, yeni binalar da şehrin dokusuyla uyumlu inşa ediliyor.
  Bir şehri güzelleştirmede yeşil alanlar önemlidir. Yeşil alanlar o şehire nefes aldırır, renk katar, halkı kendine çeker ve canlı tutar. Bu nedenle Batum bu özellikleri taşıyan Gürcistan en güzel tatil kentlerinden birisidir. Doğa ile ile denizin birleştiği bir tatil kentidir. Yaz tatil döneminde deniz sahilinde bulunan plajları turistlerle dolup taşmaktadır. Sokaklarındaki dev manolya ağaçları, uçsuz bucaksızmış gibi sahil boyunca uzanan, heykellerle süslenmiş nefis parkları hem Batumluları hem de turistleri kendine çekmektedir. Deniz sahili boyunca ağaç ve çiçeklerle süslenmiş uzun yürüyüş yolu ve bisiklet parkurları, çeşit çeşit ağaç ve çiçeklerin bulunduğu parklar; bu parkların hemen önünde, Batum şehir merkezinde denize girilebilen uzun ve temiz bir sahil bulunmaktadır.
   Batum’da gezilecek yerler arasında ilk sıralarda olan Batumi Piazza Avrupa şehirlerinin meydanlarını hatırlatıyor. Büyükçe bir alanı olan meydan, saat kulesi, alanı çevreleyen kafeler ve havayı saran taze kahve kokusu ile hoş bir atmosfer sunuyor. Burası, yürüyerek Batum turu
yapanların soluklanacakları ve nefis kahvenin tadına bakabilecekleri bir yerdir. Meydanın ortasında, yerde bulunan mozaik işlemeleri ile kafe tavanındaki boyamalar kaçırılmayacak güzelliktedir. Geniş ve verimli bir ova üzerine kurulmuş olan Batum şehri, aynı zamanda eski bir liman kentidir.  Liman ve çevresindeki bir çok sanatsal yapı görmeye değerdir. Alfabe Kulesi, Ali-Nino Aşk Heykeli, Büyük Dönme Dolap  yer alıyor.
   Medea (Altın Post) Heykeli, Gürcistan’ın Karadeniz kıyısındaki güzel tatil kenti Batum’da Avrupa Meydanı’nda gökyüzüne yükseliyor. Şehrin hemen her yerinden görülen bu heykel heykeltıraş David Khmaladze tarafından yapılmıştır. Medea’nın boynundaki kolye ve başındaki taç da altındandır ve bölgede yaşayan Kolhida Krallığı’nın binlerce yıllık usta altın işlemeciliğine işaret eder. Bir milyon Lari’ye mal olmuş heykel 6 Haziran 2007’de açılmıştır. Altın Post, Yunan mitolojisinde zenginliği, gücü ve iktidarı sembolize eder.
  Chakvi bölgesine bulunan ve 1900`lü yıllarda Rus Botanikçi Prof. Dr. Krasnov tarafından kurulmaya başlanan ve dünyanın en eski ve ikinci büyük botanik parkı olan Batum Botanik Bahçesi görülmeye değer. Çok zengin ağaç ve bitkinin olduğu parkta, hayat ağacı olarak adlandırılan yıkılmış olsa çok sayıda dalla hayata tutunmuş ağaç ise dikkat çekici. Batum geceleri şehri ayrı bir güzellikte bir karaktere büründürüyor. Şehir merkezindeki her bina özenle ışıklandırılmıştır. Parklardaki havuzlarda, müzik eşliğinde renkten renge giren su dansı gösterileri sunuluyor. Gürcistan mutfağı ise, lezzete düşkün olanlar için farklı tatlar sunuyor.  Gürcistan mutfağı, bir çok açıdan Karadeniz mutfağına  benziyor. Harço çorbası  sulguni peyniri, haçapuri, hinkal tadılmaya değer. Subtropikal iklime sahip olan Batum’da ortalama sıcaklık 14 °C. En sıcak aylar olan Temmuz ve Ağustos ayları ortalaması ise 22 °C. Bu dönemde zaman zaman sıcaklık 40 derecelere kadar ulaşabiliyor.
  Vize istemeyen yerlerden biri olan Batum’a Türk vatandaşları sadece nüfus cüzdanı ile pasaportsuz giriş yapabiliyor ve üllkede bir yıla kadar da vizesiz kalabilmeleri mümkündür. Batum  renkli ve canlı Akdeniz kentlerini andırıyor.  Düzgün sokakları, özgün mimarisi, nefis parkları ve temiz sahili ile Batum, keyifli bir tatil için seçilecek bir yerdir.

TÜRKİYE-GÜRCİSTAN HABERCİ GAZETESİ

0
  Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi, yaklaşık dokuz yıldır yayın hayatını sürdürmektedir. Kurulduğu tarihten itibaren İki komşu ülke arasındaki ilişkilere önemli katkılar sağlamaktadır. Yayın hayatını artı gazetede iki ülkenin resmi diliyle sürdürmektedir. Avrasya bölgesine iki dilde yayınlanan başka bir örnek bulunmamaktadır.
  Rize Belediyesi başkanlığım (2014-2019) döneminde iki ülke arasında bazı faaliyetlere de imza attık. 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramında Batum’dan iki ülke ilişkilerininin gelişmesine katkısı olması için Gürcistan folklor ekibi Rize’ye getirtildi. Törenlerde ve okullarda gösterilere iştirak ettiler.
  Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi, hem Turkiye’den hem de Gürcistan’dan sosyal, siyasî ve ekonomik haberleriyle, bölgedeki iki dost ülkenin ilişkilerine ve iki toplum arasında diyaloğun artmasında katkıda bulunmaya devam etmesi önemlidir.
  Gazetenin bundan sonraki yayın hayatında da faydalı çalışmalarının artmasını diliyorum.
 

Mili mücadelenin sembolü Kahramanmaraş

0
“Maraş Türkiye’nin kalem kaşıdır,
Maraş Türkiye’nin köşe taşıdır,
Maraş tarihleri inşaa ettiren,
Koca Sinan ‘ların Ustabaşıdır”
Arif Nihat Asya

Maraş
,
   “MARAŞ BİZE MEZAR OLMADAN DÜŞMANA GÜLZAR OLAMAZ…!!!” diyen Yiğitlerin, Kahramanlarının diyarı KAHRAMANMARAŞ’lılarındır. Maraş’lım KAHRAMAN’dır.
12 Şubat ve Çete Bayramımız…
12 Şubat 2020 Çarşamba günü Kahramanmaraş’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıldönümünü sevinçle, onurla ve gururla hep birlikte kutlayacağız…

MARAŞ DEĞİL KAHRAMANMARAŞ
  Kahramanmaraş’ lı için 12 Şubat demek kurtuluş demek,
12 Şubat demek gurur demek,
12 Şubat demek yeniden var oluş demek, 12 Şubat demek bağımsızlık ve özgürlük demek,
12 Şubat demek Türk’ün namusuna uzanan elin kırılması demek,
12 Şubat demek kalesinde bayrağın yeniden dalgalanması, minaresinde ezan sesinin çınlaması demek,
12 Şubat demek Türk Milletinin yeniden kükremesi demek,
12 Şubat demek Kara kıştan bahara yaza geçiş demek,
12 Şubat demek şahlanış demek, 12 Şubat demek Gelecek demek, Huzur ve Güven demek, Umut demektir.
  Kahramanmaraşlı her yıl 12 Şubat’ı büyük bir gururla, coşkuyla ve sevinçle kutlar bu yüzden. 100 yıl önce bu topraklarda verilen kavga sadece Maraşlının kavgası değil bütün bir Türk Milletinin var oluş kavgasıdır aslında. Maraşlının mücadelesi düzenli Fransız ordusuna ve onun topuna, tüfeğine ve mitralyözüne karşı 21 Ocak 1920 ‘de başlayan ve 22 gün 22 gece aralıksız ve amansız bir şekilde verilen bir var oluş mücadelesinin hikâyesidir.
  Sütçü İmam’ın “Durun bire densizler. Yaptıklarınız yetti artık. Bugün namus günüdür.” deyip silahını ateşleyerek, Türk’ün namusuna uzanan eli kırmasının, “Kalesinde bayrağı dalgalanmayan ülkede cuma namazı kılınmaz” diyerek, halkı Fransızlara karşı harekete geçiren Rıdvan Hoca’nın, “Alem-i İslam’a Hitap” beyannamesini yazarak şehrin muhtelif yerlerine dağıttırarak. halkı bayrağın indirilmesine tepki göstermeye davet eden Avukat Mehmet Ali Kısakürek’in, Aslanbey başkanlığında kurduğu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile her mahallede çeteler kurarak verdiği amansız savaşın, Şeyh Ali Sezailerin, Şehit Zeki Karakızların, Şehit Evliya Efendilerin, Muallim Hayrullahların, Senem Ayşelerin, Şehit Yusuf Çavuşların, Mıllış Nurilerin, Rafet Hocaların ve “Maraş bize mezar olmadan düşmana Gülizar olmaz” diyen kahramanların, “Bu din bahsidir, ben kardeşlerimin bağrına tokmak vurmam” diyen Abdal Halil Ağa’nın mücadelesidir bu mücadele. 21 Ocak 1920’de başlayan ve 22 gün ve gece süren bir mücadelede Maraşlı 7 den 70’e silaha sarılarak tek yürek tek bilek halinde bütün mevcudiyetini ortaya koyar. Sonunda kendisini yok etmek isteyen düşmanı yerli işbirlikçileri ile birlikte mağlup eder büyük bir zafere imzasını atar. Bu uğurda pek çok evladını şehit verir. Maraş’ın düşman istilasından kurtulması Türk Kurtuluş Savaşının da ilk hareketini teşkil eder. İşte 12 Şubat’ları bu yüzden bir başka kutlar Maraşlı. Şu anda yazıyı okurken bir ah çekerek içinizden “Nerede eski 12 Şubatlar, nerede eski çete bayramları ?” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Aslında bu hasleti, bu özlemi bende duyuyorum. Hatta bu duyguyu çok derinden hissediyorum.
  Günler, haftalar öncesinden hazırlanılırdı bayrama. Her mahallede ayrı bir telaş olurdu. Her mahallenin çeteleri de ayrı bir hazırlık yaparlardı. Adeta bayram için mahallelerde yarış yapılırdı. 11 Şubat akşamı Kıbrıs Meydanında yapılan muhteşem etkinliklerle bayramın provası yapılırdı. 12 Şubat Bayram günü evlerin balkonları, damları, dükkânların üstleri adeta birer tribün olurdu bayramı izlemeye gelenler için. Köylerden gelenler, il dışından bayrama gelenler, hele hele Ankara’da, İstanbul’ da yaşayan ve bayram için Kahramanmaraş’ a gelenler ayrı bir haz yaşarlardı. Bayram törenleri başlayınca çetelerinde şovları başlardı sanki. Sıra sıra mahalleler ve çeteler büyük bir gurur ve heyecanla geçerlerdi izleyenlerin önünden. Şehirdeki bütün esnaflar, kuruluşlar, kamu kurumları arabaları ile iştirak ederleri törenlere. Sembolize edilen Sütçü İmam Olayı, Bayrak Olayı ayrı bir heyecan yaşatırdı izleyenlere. Şimdi içinizden “Ah eski 12 Şubatlar” diyorsunuz eminim ki.
Kahramanmaraşlı 12 Şubat’a giden süreçte gösterdiği kahramanlıkla ve bu kahramanlığın tescili olan Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası ile haklı olarak gurur duymakta ve övünmektedir.
Ayrıca unutmamak gerekir ki;
Kahramanmaraşlı edelerin Sütçü İmam’ın torunları, Abdal Halil Ağa’nın torunları bu aziz Kahramanmaraş halkı hala o ruha sahip olduklarını 15 Temmuz’da tüm Türkiye’ye ispatlamıştır.
  Tarih boyunca özgürlük duygusuyla devletler kurmuş olan Türk halkının en büyük yapı taşlarından biri olan Kahramanmaraş, övmeyle bitmeyecek, sevmeyle tükenmeyecek, mübarek bir şehirdir. Biz bu şehrin kıymetini bilerek gelecek nesillere bunu aktarmamız bizim en büyük borcumuzdur.”
Bu vesile ile tüm Kahramanmaraşlı hemşerilerimin Kurtuluş Bayramını kutluyor, başta Kurtuluş Savaşımızın lideri Gazi Mustafa Kemal olmak üzere, tüm Kurtuluş Savaşı kahramanlarımıza ve şehitlerimizi Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimize ise minnet duygularımızla yâd ediyoruz.
12 Şubat ve kurtuluş ruhumuz daim olsun. Allah bu millete bir daha 12 Şubatlar yaşatmasın….
   Kalınız Sağlıcakla…!!!

Akıllı yaklaşımların doğuşu ve akıllı şehir kavramı

0
Akıllı sistemler nedir?
   Son yıllarda verinin katlanarak artması ve dijital verileri analiz ederek doğru tahminlere varabilen ve harekete geçirebilen akıllı sistemlerin önemi büyük bir hızla artmaktadır. Gerçek verilerin büyük veri olarak oluşmasıyla birlikte, İstatistik, algoritmik teknikler ve mühendislik prensipleriyle analizi ve karar vermede kullanılması yeni ve ilgi çekici araştırma alanları oluşturmaktadır.
   Akıllı sistemler, teknolojik olarak gelişmiş araçlar olup ve etraflarındaki dünyaya amaca göre cevap verebilen bir yapı içindedirler. Otomatik vakumlardan yüz tanıma programlarına, Amazon’un kişiselleştirilmiş alışveriş önerilerine kadar birçok şekilde karşımıza çıkabilirler.
   Günümüzde bazı öğretim programlarında, akıllı sistemler içindeki iki ana alana odaklanmaktadır: makinelerin çevrelerini nasıl algıladıkları ve bu makinelerin o ortamla nasıl etkileşime girdiği. Bu tür sistemlerin çevrelerini algılamasının bir yolu vizyondur. 1950’lerin sonunda ve 1960’ların başından beri gelişmiş ülkelerin sanayi, ticaret ve devlet sektörlerinin merkezinde bulunan güçlü bir teknolojiye dönüşmüştür. Bu büyümeye katkıda bulunan anahtar faktörler, işlemci hızının ve bellek kapasitesinin katlanarak büyümesinin yanı sıra algoritmik gelişmelerdir.
   Akıllı sistemler alanı, bu sistemlerin değişen ve dinamik fiziksel ve sosyal ortamlarda insan          kullanıcılarla nasıl etkileşime girdiğine de odaklanır. İlk robotlar karar vermede çok az özerkliğe sahipti. Bugün bir robotun, çevreyi algılayan ve bazı hedeflere ulaşmak için fiziksel bir dünyada hareket edebilen özerk bir sistem olduğu düşünülmektedir.
   Günümüzde, her tür sistemin ve cihazın akıllı olacağı, kiminin endüstri dönüşümü kiminin akıllı toplum dediği sürecin içindeyiz. Bu nedenle, Akıllı Sistemler öğrenimi, bakış açısı ve becerisi özellikle dönüşümü yakalamaya çalışan sanayi ve toplum için oldukça büyük bir ihtiyaç haline gelmiştir. Hatta, birçok bilim dalı arasında farklı problemlerin çözümü için akıllı metotlar gerekli hale gelmiştir.
Akıllı sistem uygulamaları
  Akıllı sistemler, günümüz toplumunda artan sayıda rolü doldurmaya oldukça yakındır: Eğitim, Karakter tanıma, Çeşitli biyometrik yöntemleri kullanarak insan tanımlama (örneğin yüz, parmak izi, iris, el), Görsel gözetim, Akıllı Şehirler, Akıllı ulaşım, Görsel muayene, Tıbbi bakım, Oyun, Akıllı Ajanlar
   (Inteligent agents), Akıllı Kontrol Sistemleri (Intelligent control systems), Akıllı Savunma / Güvenlik Sistemleri (Intelligent defence and security systems), Akıllı Sensörler ve Malzemeler (Smart sensors and materials), Akıllı Sistemler İçin Donanım Gerçeklemeleri (Hardware implementations for intelligent systems), Akıllı Yaşam (Artificial life), Biyoinformatik (Bioinformatics), Biyomedikal Mühendisliğinde Akıllı Uygulamalar (Intelligent applications in biomedical engineering), Doğal Dil İşleme (Natural language processing), Genetik Algoritma (Genetic algorithms), İnsan-Bilgisayar Etkileşimi (Human-machine interface) Taklitçi/Memetik Hesaplama (Memetic computing), Parçacık Sürüleri (Particle swarms), Robotik ve Otomasyonda Akıllı Yaklaşımlar (Intelligent approaches in Robotics and automation), Sinyal ve İşaret İşlemede Akıllı Yaklaşımlar (Intelligent approaches in signal processing), Yığın/Sürü Zekası (Swarm intelligence), Sosyal Sinyal İşleme (Social signal processing), Veri Madenciliği (Datamining), Yapay Zeka (Artificial intelligence), Derin Öğrenme (Deep Learning), Akıllı Sistemler ile ilgili diğer konular General subjects in intelligent systems).
  Akıllı sistemleri incelemek isteyenlerin ve bu alanda çalışmak isteyenlerin aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli konulardaki bilgileri anlayabilmesi ve entegre edebilmesi gerekir: Programlama, Veri yapıları, Algoritmalar, Desen tanıma, Makine öğrenme, Yapay zeka, Sayısal yöntemler, İstatistik ve Olasılık, Matematik, Psikoloji, Linux.
Akıllı şehir kavramı
   Geçen yüzyılın sonlarına doğru dünyada yaşanan gelişmeler, küreselleşme ile artan nüfus, göç, kentlerdeki yaşam alanlarının genişlemesi ile bilişim teknolojileri ve veri alanındaki ilerlemeler şehirlerin yönetiminde yeni yaklaşımların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Teknoloji ve buna bağlı yenilikler, verimli ve etkin bir yönetimin vazgeçilmez unsuru olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Çelikyay (2017)’ye göre, dünyada “şehir” algısının çok yönlü olarak değişmesi akıllı şehirlerin tanımlanmasında da geniş ölçütlerin sıralanmasını sağlamıştır. Şehirlerde veri, bilgi ve iletişim teknolojilerinin uygulamaların yapıldığı mekânlar zaman içerisinde gelişmelere paralel bir şekilde isimlendirilmişlerdir. Akıllı şehirler, başlangıçta “sanal şehirler” olarak adlandırılmış, ancak genel olarak ise “dijital (dijital) şehir”, “bilgi şehri”, “bilgi tabanlı şehir”, “elektronik topluluklar”, “siber alanlar” gibi çeşitli adlandırmaların kullanılmasına neden olmuştur. Sayısal şehirlerden zamanla Akıllı Şehirlere (Smart Cities) geçiş gerçekleşmiştir.
   Temel fikir, veri, bilgi ve iletişim teknolojilerinin geleceğin şehir uygulamalarında merkeze alınmasıdır. Veri, bilgi ve iletişim teknolojileri ile şehirlerin yönetimlerini nasıl etkinleştirebilecekleri, verimliliklerini arttıracakları, rekabet güçlerini geliştirecekleri yönünde çalışmalar yapılır. Benzer bir şekilde Birleşmiş Şehirler Yerel Yönetimler kuruluşuna göre ise yeni bir şehir modeli olarak Akıllı şehirler daha yaşanabilir, fonksiyonel, rekabetçi, yeni teknolojileri kullanan, yenilikçi ve bilgiyi yönetebilir şehirlerdir. Akıllı şehirler, veri ve bilgi iletişimi ve sosyal altyapının teknolojik altyapı ile birleşiminin bir sentezidir. Bu sentez, rekabet eden şehirler için önemli bir belirleyici niteliğindedir (Batty, 2012).
   Kentsel alanlar için geliştirilen kullanıcı dostu veri, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yerel hizmetlerde kullanılması şeklinde temellendirilen tanımlamalar, şehirlerin geleceği ve gelişimiyle ilişkili olarak genişletilmiştir (www.wien.gv.at). Küreselleşmenin ve entegrasyon sürecinin neden olduğu ekonomik ve teknolojik değişimlerle birlikte şehirler, hem diğer şehirlerle rekabet eden hem de sürdürülebilir kentsel gelişmeyi eşzamanlı olarak yürütmek durumundadır. Bu zorluğu aşmada, akıllı şehir uygulamalarının konut, yerel kalkınma, ekonomi, kültür, sanat, sosyal politikalar gibi alanlarda sunulan kentsel hizmetlerde kalite ve niteliği arttıracağı düşünülmektedir (www.smartcities.eu, 2015). Elbette burada esas amaç, kamu kaynaklarının daha iyi kullanılması, vatandaşlara sunulan hizmetlerin kalitesinin artırılması ve hizmet maliyetlerinin düşürülmesidir (Zanella, 2014).
   Aslında akıllı şehirlerin, geleceğin şehirleri için odak noktası olan veri, bilgi ve iletişim teknolojileri düşüncesinden türediği bilinmekle beraber, yeni yaklaşımlar hizmetlerin bir bütün olarak ele alınmasını gerektirmektedir. Sadece teknolojik gelişimlerin şehir yaşamına uyarlanması şehirlerin akıllı olarak ifade edilmesi için yeterli olmayabilir.
   Veri, bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılırken insan unsurunun da göz önüne tutulması gereklidir. Akıllı bir şehrin, şehirde yaşayanlara sürdürülebilir, kaliteli standard ve katılımcı bir yaşam sunması, etkin olarak bütünleştirilmiş hizmetleri sağlaması beklenir. Bir yerin akıllı olarak ifade edilmesi sadece bilgi transferi altyapısı olmasına bağlı değildir. Akıllı bir şehirde akıl genellikle ehliyet, yetenek ve sosyal adaptasyondur (Batty, 2012).
   Akıllı şehirler ileriye dönük ve kaynak verimliliği gösterirken, aynı zamanda yüksek bir yaşam kalitesini sağlamalı, kent nüfusu için ekonomik rekabet gücünü ve yaşam kalitesini güvence altına almalı, sosyal ve teknolojik yenilikleri desteklemeli ve mevcut altyapıları birbirine bağlamalıdır. Yenilenebilir enerji, trafik ve ulaşım kavramlarını içerirler. Akıllı şehirlerin idari olarak, yeni biçimleri üzerine yönetilmesidir. Akıllı şehirler, iklim değişikliği, kaynakların optimum kullanımı ve mevcut küresel zorluklarla da mücadele edebilmesini bilmelidir (www.wien.gv.at).
   Veri ve bilgi teknolojilerinin kullanılması ile beraber halkın tüm bu hizmetleri benimsemesi ve yönetime katılması, belirli bir donanımla bilgi toplumunun gereğini sağlalıdır. Böyle bir şehrin gelişimi, mekânsal planlama, mobil sistemleri, eğitim, sosyal denge ve yaşam kalitesi ile sağlanmalıdır. Bütün bunların uygulamada gerçekleştirilebilmesi için akıllı şehirleri bileşenleri tanımlanmıştır. Akıllı şehir bileşenleri, aynı zamanda bir akıllı şehrin ne tür özellikleri sağlaması gerektiği hakkında fikir vermektedir.
Akıllı şehir bileşenleri
   Akıllı Şehirler, veri, bilgi ve iletişim teknolojileri kullanarak sosyal ve çevresel varlıkları öne çıkarırlar. Özellikle sosyal ve çevresel unsurların akıllı şehir uygulamalarına katılması bu şehirleri diğer salt teknolojik şehirlerden net bir şekilde ayıran çizgidir (Çelikyay, 2017).
Akıllı şehirlerde şehir ve insan beraberliği önemlidir. Sosyal denge ve yaşam kalitesinin ön plana çıkması beklenmektedir. Ekonomi, ulaşım, erişilebilirlik, çevre, insan, yaşam ve yönetişim alanlarında sürdürülebilir ekonomik yerel kalkınma öncelenerek yüksek yaşam kalitesinin sunulması akıllı şehirlerin hedeflerinden biri olmalıdır. Bütün bu hedefler güçlü insan kaynağı, sosyal sermaye, veri ve bilgi iletişim teknolojileri ile sağlanabilir.
   Akıllı şehirler esas itibarıyla altı bileşen ile değerlendirilmektedir: Akıllı ekonomi (Smart Economy), Akıllı ulaşım (Smart Mobility), Akıllı çevre (Smart Environment), Akıllı insanlar (Smart People), Akıllı yaşam (Smart Living), Akıllı yönetişim (Smart Governance).
Ulaşım, ekonomi, yönetişim, çevre ve yaşam kalitesinden oluşan bileşenler, bir şehrin akıllı olarak tanımlanmasında eşit etki ve öneme sahiptir. Akıllı şehir, tüm bileşenlerin getirdiği fonksiyonları kapsamalı, çalışmalar bu yapıda şekillenmeli, Cohen (2012), akıllı şehir olma hedefine ilerlerken bu bileşenlerden birinin bir şehirde öne çıkabileceğini belirtmektedir.
   Sonuç olarak, akıllı şehirler, değişen ve gelişen bilimin gerekliliğini, insanın refahını öne alacak ve sağlayacak şekilde kullanıldığı ortamlara dönüştürmelidir. Bunu yaparken de bütün paydaşlar arasındaki koordinasyon, maliyet ve diğer göstergeler bakımından, verimi en üst düzeye çıkaracak şekilde eşgüdüm içerisinde olmalıdır.

Kaynaklar:
https://www.smartmind.com.tr/veri-bilimi-ile-analitik-disiplinlerin-karsilastirilmasi-i-932
Batty, M., Axhausen, K. W., Giannotti, F., Pozdnoukhov, A., Bazzani, A., Wachowicz, M., Ouzounis, G. (2012). Smart cities of the future. The European Physıcal Journal Specıal Topıcs, 214, 481–518.
Çelikyay, H.H.,Ocak 2017, “İstanbul Perspektifinden Akıllı Şehirlere Bakış: Şehirleri Akıllı Kilan Sadece Teknoloji mi?”
Zanella A., I Nicola B., Angelo C., Lorenzo V., Michele Z. F., (2014). Internet of Things for Smart Cities, Eee Internet of Thıngs Journal, Vol. 1, No. 1.

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesinin 84 sayısı

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da 05.07.2011 tarihinden itibaren yayın hayatına başlayan ve yayın hayatının) Karadeniz Bölgesinin Türkçe-Gürcüce dilinde onbeş günlük olarak yayınlanan tek gazetesi olan ve Gürcistan-Batum, Artvin, Rize, Trabzon, Giresun’un Ordu, Samsun illerinde dağıtımı yapılan uluslararası “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi”nin 84. sayısı çıktı. Kuşe kağıda baskılı, onbeşgünlük tirajı 4 onuncu yılına giren, Türkiye temsilciliğini de Habergünebakış Sitesinin yaptığı(www.habergünebakis.com.000 ve 8-4 sayfa renkli olarak yayınlanmaktadır.

                         1- https://resmim.net/f/rJgq7X.jpg
                         2-.https://resmim.net/f/1JKzr7.jpg
                         3- https://resmim.net/f/M1xrjE.jpg
                         4- https://resmim.net/f/RwQu5j.jpg
 
 
                          
                            Haberci Gazetesi 1.sayfa         Haberci Gazetesi 2.sayfa
 
                            
                             Haberci Gazetesi 3.sayfa         Haberci Gazetesi 4.sayfa     

Rize-Artvin Havalimanının yüzde 52si tamamlandı

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Rize’nin Pazar ilçesine bağlı Yeşilköy’de, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nca, 766 hektarlık alanda projelendirilen ve temeli 3 Nisan 2017’de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından atılan Rize- Artvin Havalimanı’nın inşasında deniz dolgusu için 266 hektarlık alanda 88,5 milyon ton taş kullanılacak. 150 kamyonla gece gündüz malzeme taşınan alanda, deniz dolgusuna devam ediliyor. Çalışmalarda kamyonların yanı sıra 2 hafriyat gemisi de kullanılıyor. Günlük 120 bin tona yakın dolgunun yapıldığı havalimanı inşaatında, pist dolgu işlemi sürdürülüyor. Proje sahasına 3 kilometre uzaklıktaki Kanlımezra ve 7 kilometre uzaklıkta olan Tektaş taş ocaklarından kamyonlarla taşınan taşlar, bağlantı yolu ile denize dökülüyor.
  Hafriyat gemilerine kamyonlarla doldurulan taşlar, açıkta 28 metre derinlikte denize boşaltılıyor. Mendireğin iç alanı yaklaşık 2 milyon metrekare olacak ve toplam 2 milyon 400 bin metrekarelik deniz dolgusu yapılacak. Yüzde 52’si tamamlanan projede, tarama ve dolgu imalatı süren pist, apron ve taksi yolu sahalarında 2020 yılının Mart ayında temel, alt temel ve kaplama imalatlarına başlanması planlanıyor. Yılda 3 milyon yolcu tarafından kullanılması beklenen Rize-Artvin Havalimanı’nın altyapı çalışmaları, 1 milyar 78 milyon liraya mal olacak.
Havalimanı inşaatında incelemelerde bulunan Rize Valisi Kemal Çeber, Türkiye için çok önemli bir yatırım olan Rize-Artvin Havalimanı inşaatının planlananın da ötesinde bir hızla devam ettiğini belirterek yaptığı açıklamada şunları söyledi;
Havalimanımız dünyada ender sayıda
  “Bugün itibariyle yüzde 52 seviyelerindeyiz. Havalimanımız dünyada ender sayıda bulunan, ülkemizin de ikinci denize dolgu havalimanı. 2 milyon 600 bin metre kare toplam dolgu alanımız var. Burada 85 milyon 500 bin ton dolgu yapacağız. Bu işi yapmak için bugün itibariyle 300 civarında iş makinemiz 24 saat çalışıyor. Mevcut şantiyemize 5 ve 7 kilometre mesafede olan bu iş için dizayn edilmiş iki ocak buraya malzeme taşıyor. Dolgu deyince kimsenin aklına ‘taşı, toprağı, kayayı buraya dolduruyoruz’ diye gelmemeli. Burası ülkemizle beraber sektör itibariyle dünyada bu işleri yapan herkesin gıpta ile takip ettiği bir şantiye, işletme ve yatırım. Dünyada bazı tekniklerin ve usullerin ilk kez uygulandığı bir havalimanı inşaatı. Günde 120 bin ton malzeme buraya taşınıyor. Bu iş için özel olarak dizayn edilmiş gemilerle dolgu yapılacak alana malzeme götürüldükten sonra gemilerin alt kapakları bir metre kadar açılıp tespit edilen yerlere dolgu işlemi uygulanıyor. Bundan önce de denizin dibinde her türlü teknik ve teknoloji kullanılarak analizler yapılıyor. Dolgu yapılacak alanın altı taranıyor, ne tip dolgu yapılacağı ve ne tür malzeme kullanılacağı tespit edildikten sonra işlemler yapılıyor.
Bölgede kesintisiz bir ulaşımı sağlayacağız
  Havalimanının üst yapı ihalesi bitirildi ve sözleşme aşamasına geçildi. İnşaat bittikten sonra da 400-500 civarında kişinin burada çalışması planlanıyor. İşimiz 2017 yılının şubat ayında başladı. Normalde projenin bitiş tarihi 2022 yılının Ocak ayıydı. Sayın Cumhurbaşkanımızın çok yakından takip ettiği bir proje olarak; bir isteği, emri oldu. ’29 Ekim 2020 yılına bunu yetiştirmeye gayret edelim’ dedi. Sağ olsun yüklenici firmamız iş programını buna göre güncellendi. Günde ortalama 55-60 bin olan dolgu dökümünü 120 binlere çıkardı. Planladığımız gibi giderse inşallah 29 Ekim 2020’de burayı bölge halkıyla kavuşturacağız. Tabi bölgemizin kendine özgü özelliklerinden dolayı çok sık yağış alan bir bölgeyiz, iklim şartları ve hava koşulları elverdiğince çalışmalar hızla sürecektir. Hedefimiz o tarihe yetiştirmek ancak belki birkaç ay sarkabilir. Ama hedefimiz 29 Ekim’dir. İş programı da ona göre güncellenmiştir. İnşallah o tarihte vatandaşımızın hizmetine sunacağız. Rize-Artvin Havalimanı sadece Rize ve Artvin illerine hizmet etmeyecek. Tüm ülke için çok önemli bir yatırım. Doğu Karadeniz’de sadece Trabzon Havalimanı var. Trabzon’da hava şartları, ses, teknik arızalar nedeniyle uçuş yapılamadığı zaman alternatifimiz yoktu. Rize-Artvin Havalimanı ile artık Doğu Karadenizin ikinci havalimanıyla bölgede kesintisiz bir ulaşımı sağlayacağız.”
Ticaret, taşımacılık, lojistik anlamında bölgeye çok hizmetleri olacak
  Rize-Artvin Havalimanının turizme katkısı büyük olacak. Bu havalimanıyla birlikte Karadeniz yaylaları çok daha kolay ulaşılabilir bir alan haline dönüşmüş olacak. Ticaret, taşımacılık, lojistik anlamında bölgeye çok hizmetleri olacak. Havalimanımıza entegre olarak düşündüğümüz Ovit Tüneli tamamlandı. İyidere lojistik limanımız inşallah bu yıl başlıyor. Bütün işlemleri bitti. Artık Doğu ve Güney Doğu’nun ürünlerini eskiye nazaran çok daha kısa zamanda İyidere’deki lojistik limanımıza ve buradaki havalimanımıza ulaştırabileceğiz. Buradan da Kafkas ve Asya ülkelerine çok daha yoğun bir taşımacılık, turizm ve ticaret gerçekleşmesini planlıyoruz. Türk Hava Kuvvetleri’nin bir talebi oldu. Doğu Karadeniz’in hava savunması anlamında da bazı ihtiyaçları dile getirildi. Onlarla ilgili de projede bazı düzenlemeler yapıldı. Sivil apronlarımızın yanı sıra askeri apron ve taksi yollarımız da olacak. Askeri anlamda da hava kuvvetlerinin ihtiyacını inşallah bu alanda çözeceğiz. Havalimanının yıllık yolcu kapasitesinin 3 milyon olacağını söyleyen Vali Kemal Çeber, “3 kilometre uzunluğunda, 45 metre genişliğinde pistimiz var. Şu anda dünyadaki en geniş gövdeli uçakların inebileceği bir havalimanı. Dolayısıyla buraya yurtiçinden ve yurtdışından turist gelecek. Hatta burada uçaktan inen insanların helikopterlerle, yaylalarımızda doğal çevrenin korunması önceliğinde dizayn edeceğimiz yerlere taşınmasını planlıyoruz.”

Pegasusun İstanbul-Batum-İstanbul uçuşları başlıyor

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Pegasus Havayolları Şirketinin yurtdışındaki 2020 yılı yeni uçuş noktalarına Gürcistan’ın Batum şehri de dahil oldu. Pegasus’tan yapılan açıklamaya göre; Pegasus’un Gürcistan’da Tiflis’ten sonra ikinci uçuş noktası olan Batum’a uçuşları ise 29 Mart 2020 itibariyle başlayacak. Pegasus’un Sabiha Gökçen-Batum hattının biletleri 59,99 dolardan başlayan fiyatlarla satışa sunuldu. Açıklamada yer verilen bilgilere göre; Sabiha Gökçen-Batum uçuşları İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Batum Havalimanı’na Pazartesi, Çarşamba ve Cuma 12.30’da, Pazar günleri 12.25’te; Batum Havalimanı’ndan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na ise Pazartesi, Çarşamba, Cuma ve Pazar günleri 16.05’te düzenlenecek.

Trabzon Büyükşehir Belediyesine ödül

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Uluslararası Altın Kentler Derneği tarafından her yıl geleneksel olarak verilen Golden City Awards ödülleri sahiplerini buldu.”Yaşama Değer Katanlar” Şehircilik Ödülleri adı altında düzenlenen gecede Trabzon Büyükşehir Belediyesi, 2019 yılı en başarılı Büyükşehir Belediyesi ve ‘Engelsiz Yaşam Projesi’ ile en iyi proje ödülüne layık görüldü. Kamu kurum kuruluşları ile sanat, siyaset ve iş dünyasının saygın isimlerinin katılım sağladığı gecede pek çok kategorideki ödüller törenle sahiplerine verildi. Akademik kuruldan oluşan yarışma seçici jürisi, Trabzon Büyükşehir Belediyesinin “Engelsiz Yaşam Akademisi” projesini 2019 yılının en başarılı projesi seçerek ödüle değer buldu. Yine ‘Halkın Enleri’ kategorisinde yapılan oylamada halkın başarılı bularak en çok oy verdiği Trabzon Büyükşehir Belediyesi, 2019 yılının en başarılı Büyükşehir Belediyesi seçildi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu yoğun programı nedeniyle geceye katılamazken, ödüller Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Hüseyin Hilmi Saran’a takdim edildi.


Trabzonda fındık ihracatında rekor artış

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Trabzon Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği(DKİB) Genel Sekreterliğinin “Trabzon’dan yapılan fındık ihracatında rekor artış ” konulu yazılı açıklaması şöyledir; “2019/2020 Fındık İhraç sezonunun 3 aylık döneminde Trabzon ilinden gerçekleşen fındık ihracatında rekor düzeyde artış gerçekleşti. 1 Eylül 2019 tarihinde başlayan 2019/2020 fındık ihraç sezonunun ilk 3 ayı olan Eylül-Kasım aylarını kapsayan dönemde Trabzon ilinden 47.793 ton karşılığında 329.635.132 $ tutarında fındık ihracatı gerçekleştirilmiştir. 3 aylık dönemde gerçekleşen fındık ihracatında bir önceki sezonun aynı dönemine göre miktarda % 55 ve değer tutarda da % 89 gibi yüksek oranlı artış gerçekleştirilmiştir. 2019/2020 fındık ihraç sezonunun 3 aylık döneminde Trabzon ilinden 49 ülkeye fındık ihraç edilmiş olup, en fazla ihracat gerçekleştirilen ülkeler; İtalya 1 inci sırada yer alırken, 2 inci sırada Almanya ve 3 üncü sırada Fransa yer almıştır. Trabzon ilinden Çin Halk Cumhuriyetine gerçekleştirilen fındık ihracatında da miktarda % 100 ve değer tutarda da % 125 oranında yüksek oranlı artış yaşanmış olup, ihracat sıralamasında Çin Halk Cumhuriyeti 6’ncı sırada yer almaktadır.”
error: Content is protected !!