Cumartesi, Nisan 11, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 101

8 Eylül Dünya Okuma-Yazma Günü

0

Tüm insanların okuma yazma hakkından yararlanabilmesi ve cehaletin ortadan kaldırılması için Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) tarafından ilan edilen “Dünya Okuma Yazma Günü” her yıl 8 Eylül’de kutlanıyor. Okuryazarlık temel bir insan hakkıdır ve yaşam boyu öğrenmenin ilk basamağını oluşturmaktadır. Bireylerin hayatlarını dönüştürebilmesi, diğer insanlarla sosyalleşebilmesi ve insani gelişimini tamamlayabilmesi için okuma yazma bilmesi gerekmektedir.
Okuryazarlık düzeyinin yüksek olması insanların ve toplumların yaşam kalitesini yükseltirken, cehalet ise ancak iyi bir yaşam kalitesinin önünde aşılmaz bir duvar gibi yükselmekte ve toplumsal alandan dışlanmaya sebep olmaktadır. Bu tür olumsuzluklara maruz kalmamak için bilgi ve birikim sahibi olup hem birey olarak hem toplum olarak ufku geniş bir nesil yetiştirmeliyiz.
Okumanın yaşı yoktur. Bugün bunun en iyi örneğini halk eğitim merkezlerindeki yetişkin okuma yazma kurslarında görmekteyiz. Bu vesileyle onları da cesaret ve azimlerinden dolayı tebrik ediyorum. Her zaman bu konuda toplumumuza destek olduk ve bu konuda yerel yönetimler ile işbirliğimiz devam edecektir. Özellikle kadınlarımız ve çocuklarımız için farkındalık yaratmaya devam edeceğiz.
Hepimizin bildiği üzre Allah’ın ilk emri İkra ! ,Oku ! Çünkü okuyan insan değişir, gelişir, olgunlaşır. İnsan kendini geliştirince toplum gelişir ve dünya gelişir. Bu vesile ile “Dünya Okuma Yazma Günü”nüzü içtenlikle kutluyor hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Gürcistan Başbakanı Giorgi Gakharia: “Gürcistan’da karantina süresi 8 gün”

0

Gürcistan Başbakanı Giorgi Gakharia 7 Eylül 2020’de verdiği brifingde şunları söyledi; “Karantina süresi 12 gün yerine 8 güne indirildi ve 9. gün karantinaya alınan kişiye PCR testi yapılacak ve 12. gün test tekrarlanacaktır. Koronavirüs enfeksiyonunun 8. gününden itibaren virüs bulaşma oranının son derece düşük olduğunu göstermiş ve bu nedenle karantina süresinin kısaltılmasına karar verilmiştir. Batum ve Kobuleti’deki okullarda ve yüksek öğrenim kurumlarında eğitim süreci 1 Ekim’e kadar uzaktan gerçekleştirilecek. Diğer bölgelerdeki eğitim, 14 Eylül’den itibaren planlanan saatlerde sınıflarda devam edecektir. Epidemiyolojik durum siyasi süreci tehlikeye atmayacak ve seçimler zamanında yapılacaktır.”

“Habergünebakış-YouTube” Kanalımız yayına başladı

0

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetemizin ve www.habergunebakis.com Haber Sitemizin “Habergünebakış-YouTube Kanalı” yayına başlamıştır.Aşağıdaki linkten bu kanalımıza ulaşabilirsiniz. https://www.youtube.com/channel/UCfslmHZXe46M9H4YaeJNKPA?view_as=subscribe

AK Parti Teşkilat Başkan Yard. ve Rize Milletvekili Muhammed Avcı: “Aşkale-Rize hızlı tren hattı proje çalışması başladı”

0
AK Parti Rize İl Başkanı Muhammed Avcı, Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri için aday adaylığı başvurusunu yaptı. ( Fikret Delal - Anadolu Ajansı )

AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı ve AK Rize Milletvekili Muhammed Avcı Aşkale-Rize hızlı tren hattı proje çalışması ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Hızlı tren hattı çalışmaları kapsamında Aşkale-Rize arasında 200 km. hat oluşturmayı planladık ve bunun için de proje çalışmalarını başlattık. İyidere ilçesinde yapımı için ihalesi gerçekleştirilen lojistik merkezinin hızlı tren hattıyla beslenmesi için çalışmalar son aşamaya geldi.
Hem yük taşımacılığı hem yolcu taşımacılığı için yapılmış özel bir hat olacak. Proje gerçekleştiğinde Erzurum’un Aşkale ilçesinden, Türkiye’nin muhtelif bölgelerine ulaşan kuzey-güney ve doğu-batı istikametlerindeki ana hatta bağlanacağız. Demiryolu ile birlikte lojistik merkezi İran, Çin ve Rusya gibi dev pazarlara bağlanacaktır. Bu proje uzun zamandır üzerinde çalıştığımız ve başlattığımız çalışmadır. Proje özgündür ve lojistik merkezi büyük pazarlara bağlama projesidir. Bölgede yapılacak diğer projelerin yerine yapıldığı bilgileri ise spekülatiftir.”

Batum Başkonsolosu Makbule Koçak’tan Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze’ye veda ziyareti

0

Gürcistan-Acara Hükümeti Başkanı Tornike Rijvadze, diplomatik görevini tamamlanması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Batum Başkonsolosu Makbule Koçak ile bir görüşme yaptı.
Başkonsolosun 3 yıllık faaliyetini özetleyen toplantıda, ülkeler arasındaki mevcut stratejik işbirliği ve ticaret ortaklığının olumlu dinamikleri konuşuldu.
აჭარის მთავრობის თავმჯდომარემ, თორნიკე რიჟვაძემ ბათუმში თურქეთის რესპუბლიკის გენერალურ კონსულთან, მაქბულე ქოჩაქთან დიპლომატიური მისიის დასრულებასთან დაკავშირებით, შეხვედრა გამართა. შეხვედრაზე კონსულის 3 წლიანი მოღვაწეობა შეაჯამეს და ქვეყნებს შორის არსებული სტრატეგიული თანამშრომლობის, სავაჭრო პარტნიორობის გაღრმავების დადებით დინამიკაზე ისაუბრს.

T.C. Tiflis Büyükelçiliği: “Gürcistan’a giriş yapmak isteyen vatandaşlarımızın dikkatine”

0

T.C. Tiflis Büyükelçiliği’nin “Gürcistan’a giriş yapmak isteyen vatandaşlarımızın dikkatine” konulu yazılı açıklamasının fotoğrafı ve konuyla ilgli internet bağlantı linki şöyledir;

Gürcistan’a giriş yapmak isteyen vatandaşlarımızın dikkatine” konulu yazılı açıklama link

http://tbilisi.emb.mfa.gov.tr/Content/assets/consulate/images/localCache/12/c9f4a813-1a5a-4c88-83d1-ef522a680eb7.jpg

Trabzon fındık ihracatında tarihi rekor

0

Trabzon Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği(DKİB) Genel Sekreterliğinin “Trabzon ilinden yapılan sezonluk fındık ihracatında tarihi rekor” konulu yazılı açıklaması şöyledir
“1 Eylül 2019 tarihinde başlayıp 31 Ağustos 2020 tarihinde sonra eren 2019/2020 Fındık ihraç sezonunda, Trabzon ilinden 126.344 ton fındık ihraç edilerek karşılığında 879 milyon 081 bin 673 ABD doları döviz girdisi sağlandı. 2019/2020 ihraç sezonunda Trabzon ilinden ihraç edilen fındık ihracatında miktarda % 13 ve değer tutarda da % 29 oranında artış sağlandı. Belirtilen ihraç sezonunda fındık ihracatının il bazında sıralamasında en çok fındık ihracatı gerçekleştiren İl; önceki sezonlarda da olduğu gibi Trabzon ili olmuştur. Trabzon ili ülkemizin toplam fındık ihracatının % 38 lik kısmını tek başına gerçekleştirmiştir.
1 nci sırada yer alan Trabzon ilini, 2 sırada İstanbul ili, 3 üncü sırada ise Giresun ve 4 üncü sırada da Ordu ili takip etmiştir.2019/2020 ihraç sezonunda Trabzon ilimizden 61 değişik ülkeye fındık ihraç edilmiş olup, en çok ihracat yapılan ülkeler sırasıyla İtalya, Almanya, Fransa, Kanada ve Polonya olmuştur.
Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Fındık ve Mamülleri Sektör Komitesi Başkanı Mehmet Cirav; 2019/2020 Fındık ihraç sezonunun tarihi bir ihracat rekoru ile tamamlandığına vurgu yaparak, 2019/2020 fındık ihraç sezonunda ülkemizden 342.318 Ton fındık ihraç edilerek karşılığında 2 milyar 301 milyon 863 Bin 988 ABD doları döviz girdisi sağlandığını ve ihracatta miktar olarak da, değer olarak da hedeflenen rakamların üzerine çıkıldığını belirtti. DKİB Fındık ve Mamülleri Sektör Komitesi Başkanı Mehmet Cirav; önceki aylarda yaptıkları açıklamalarda hedef olarak belirtilen 330 bin ton hedefinin dahi üzerine çıkılarak, sezonda bugüne kadar ulaşılamayan miktar olan 340 bin tonun üzerinde fındık ihraç edilmesinin büyük bir başarı olduğunu, bu başarının yakalanmasında da başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Cumhurbaşkanlığımız Hükümet sisteminin sektörün ve üreticilerin beklentileri ile örtüşen fındık alım politikası uygulanmasının bu başarının yakalanmasını sağladığını ifade etti.
Yeni ihraç sezonu olan 2020/2021 fındık ihraç sezonunun 1 Eylül 2020 tarihi bugün itibariyle başladığını ve bu yeni sezonda da ihracatta aynı başarının devamının yaşanacağından ümitli oldukları belirten Sayın Mehmet Cirav; yakalanan bu başarıda büyük desteklerini gördükleri başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Berat Albayrak, Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Bekir Pakdemirli ve Ticaret Bakanımız Sayın Ruhsar Pekcan hanımefendiye şükranlarını sunduğunu belirtti.
DKİB Fındık ve Mamülleri Sektör Komitesi Başkanı Mehmet Cirav; fındıkta uygulanan bu başarılı ve istikrarlı politikanın meyvelerinin ülke olarak önümüzdeki dönemde fazlasıyla alınacağını belirterek, bundan böyle daha çok kazanan üretici fındıkta verim ve kaliteye çok daha önem vermeye başlayacağını ifade etti. Birim başına Verim ve kalitenin artırılmasına dönük bahçelerin bakım ve yenilenmesi konusunda üreticilerin gerek eğitim ve gerekse destek uygulamaları ile yönlendirilmesinin önemli olduğuna vurgu yapan Cirav, bu konuda da üreticiyi verim ve kaliteye odaklayacak teşvik edici politikalarında ihdas edilmesi ile fındık ihracatımızda kalıcı başarının sağlanmış olacağını ifade etti.
1 Eylül 2020 tarihi itibariyle başlayan 2020/2021 fındık ihraç sezonun verimli ve tüm paydaşların hele hele üreticinin daha çok kazanacağı bir sezon olması dileklerini sunan DKİB Fındık ve Mamülleri Sektör Komitesi Başkanı Mehmet CİRAV; üreticiye de seslenerek, üreticinin elindeki fındığı çok iyi bir şekilde değerlendirerek kurutma işlemlerinin son derece titiz bir şekilde yapmasını ve ürünün tümünün bu aylarda pazara indirme yerine kısım kısım satışa sunması, piyasa hareketlerini çok iyi şekilde takip etmesi üreticinin menfaatine olacağını belirtti.”

Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze:“Batum’da karantina kısıtlaması yok ”

0

Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümeti Bakanlar Kurulu Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze başkanlığında koronavirüs konusu ile ilgili olarak toplantı yaptı. Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze toplantı sonunda yaptığı açıklamada şunları söyledi;
Toplantıda mevcut durum ve riskler tartışıldı. Acara’daki genel epidemiyolojik durum kontrol altında ve sonuç olarak, izleme sıkılaştırılmasına rağmen Batum’da karantina durumu oluşturma planı yok. Günlük dezenfeksiyon, sürücülerin yoğun testleri, mesafe koruma ve türban takma zorunluluğunu içeren belediye ulaşımında, kulüplerde ve çeşitli halka açık yerlerde izlemenin sıkılaştırılmasına karar verildi. Test daha da yoğun hale gelecektir. Bugün, Batum Bulvarı’na vatandaşların ücretsiz sınava girebileceği bir çadır daha eklendi.
“აჭარის მთავრობის თავმჯდომარის, თორნიკე რიჟვაძის ხელმძღვანელობით მთავრობის ადმინისტრაციაში კორონავირუსთან დაკავშირებით შექმნილი შტაბის სხდომა გაიმართა.
შეხვედრაზე იმსჯელეს შექმნილ ვითარებასა და არსებულ რისკებზე. აჭარაში ზოგადი ეპიდემიოლოგიური მდგომარეობა ექვემდებარება კონტროლს და შესაბამისად, ბათუმში არ იგეგმება საკარანტინო მდგომარეობის დაწესება, თუმცა მკაცრდება მონიტორინგი. მიღებულ იქნა გადაწყვეტილება მუნიციპალურ ტრანსპორტში, კლუბებსა და საზოგადოებრივი თავშეყრის სხვადასხვა ობიექტებში გამკაცრდეს მონიტორინგი, რაც გულისხმობს ყოველდღიურ დეზინფექციას, მძღოლების ინტენსიურ ტესტირებას, დისტანციის დაცვას და პირბადის ტარების ვალდებულებას. ტესტირებები გახდება კიდევ უფრო ინტენსიური. დღეს ბათუმის ბულვარში დაემატა კიდევ ერთი კარავი, სადაც მოქალაქეები შეძლებენ უფასო ტესტის გაკეთებას.”
Batum’da karantina kısıtlamaları düzenlenmemiş, ancak kontrol ve izleme sıkılaştırılmıştır. Ulaşım, gece kulüpleri, yemek hizmetleri ve çeşitli kamu tesisleri olarak sıkı bir şekilde kontrol edilmektedir. Chakvi’de, Hotel Oasis’in misafirlerinden birinin virüse yakalandığı doğrulandı. Tüm otel misafirleri ve personeli araştırılacaktır. Ayrıca Batum N7 belediye otobüsünün şoförü de koronavirüs ile doğrulandı. Bu taşımacılıktan faydalanan vatandaşlarımızı teste çağırıyorum.”
“ბათუმში საკარანტინო შეზღუდვები არ წესდება, თუმცა მკაცრდება კონტროლი და მონიტორინგი. უმკაცრესად გაკონტროლდება როგორც ტრანსპორტი, ღამის კლუბები, კვების და სხვადასხვა საზოგადოებრივი დანიშნულების ობიექტები. ჩაქვში, სასტუმრო ოაზისში ერთ-ერთ სტუმარს დაუდასტურდა ვირუსი. სასტუმროს ყველა სტუმარს და პერსონალს ჩაუტარდება კვლევა. ასევე, ბათუმის N7 მუნიციპალური ავტობუსის მძღოლს, დაუდასტურდა კორონავირუსი. მინდა მოვუწოდო ჩვენს მოქალაქეებს, ვინც ისარგებლა აღნიშნული ტრანსპორტით ჩაიტაროს ტესტირება.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Yasa dışı avcılık yapanlara göz açtırmayacağız”

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Giresun’da 2020-2021 Su Ürünleri Avcılık Sezonu açılışına katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi. Etkinliğe katılmadan önce sel felaketi yaşanan yerlerde incelemelerde bulunduklarını ve devletin ilk günden itibaren bölgedeki felaketzedelerin yanında olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan; yaraların sarılması, zararın karşılanması konularında çalışmaların aralıksız sürdüğüne işaret ederek, geçmiş olsun dileklerini yineledi.
AFAD başta olmak üzere devletin tüm kurumlarının felaketin ardından hemen harekete geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilgili bakanların sahadaki çalışmaları koordine etmek, bu zor günlerinde Giresunluların yanında olmak üzere süratle bölgeye intikal ettiklerini dile getirdi.
Tirebolu’da da ailelerle bir araya geldiklerini, dertleriyle hemdert olmak istediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Felaketin büyüklüğüne rağmen hamdolsun vatandaşımıza ‘devlet nerede’ sorusunu sordurmadık.
Temel ihtiyaçların karşılanmasından arama kurtarma çalışmalarına kadar insanımızı asla yalnız bırakmadık. Son Kabine toplantımızda Giresun’daki vergi mükelleflerimizin 30 Kasım 2020 tarihine dek mücbir sebep hâli kapsamına alınmasını kararlaştırdık. Ayrıca diğer bakanlıklarımız Giresunlu kardeşlerimize destek mahiyetinde pek çok çalışma yaptı. Elimizdeki tüm imkânları seferber ederek en kısa sürede felaketin açtığı yaraları saracağız. Bunun yanında bir daha benzer acılar yaşamamak için alınması gereken tedbirleri belirleyecek, birilerini üzme pahasına da olsa gerekeni yapmaktan asla çekinmeyeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir haftadır gecesini gündüzüne katarak fedakârca çalışan tüm arama kurtarma personeline, güvenlik güçlerine ve diğer kamu görevlilerine teşekkür etti. Ziyaret vesilesiyle 2020-2021 Su Ürünleri Avcılık Sezonu’nun açılışını yapmaktan büyük memnuniyet duyduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm balıkçılara bereketli ve başarılı bir sezon diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu geceden itibaren balıkçılarımız ‘vira bismillah’ diyerek denizlere açılacak, önümüzdeki 7,5 ay boyunca rızıklarını denizde arayacak. Denizde kısmetinizin peşinde geçireceğiniz günler, haftalar, aylar boyunca ağlarınızın hep dolu çıkmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
“Karadeniz’de yaptığımız 320 milyar metreküplük doğal gaz keşfi”
Bu yıl denizlerden müjdeli haberler beklediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’de yaptığımız 320 milyar metreküplük doğal gaz keşfi sularının sadece içinin değil altının da bereketli olduğunu göstermiştir. Bu keşif, etrafı enerji kaynaklarıyla çevrili ülkemizin gerçek potansiyelini ortaya koymuştur. Tespit ettiğimiz rezervin çok daha büyük bir kaynağın müjdecisi olduğuna inanıyoruz. Oruç Reis Gemimiz, Doğu Akdeniz’deki sismik araştırma faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor, inşallah en kısa sürede Akdeniz’den de Karadeniz’deki gibi güzel haberler almayı ümit ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Burada bir kez daha şu gerçeğin altını çizmek istiyorum, Türk milleti olarak biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz. Akdeniz ve Ege’de korsanlığa, haydutluğa asla eyvallah etmeyiz. Akdeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip ülkemizi kimse Antalya sahillerine hapsedemez. Milletimizin ve Kıbrıs Türklerinin denizlerdeki haklarını sonuna kadar savunmakta kararlıyız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu meselede sadece rızkını denizden kazanan balıkçıların değil 83 milyonun tüm fertlerinin yanlarında durduğuna dikkati çekti.
“Ülkemizin Mavi Vatan’ı 23,2 milyon hektarlık bir büyüklüğe sahiptir”
“Eski sömürgecilerin gazına gelerek Türkiye’ye karşı efelenenlere de yakın tarihlerini yeniden okumalarını tavsiye ediyorum” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili olan, iklim ve coğrafi olarak sayısız imkân bahşedilmiş bir ülke olduğunu anımsattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin Mavi Vatan’ı 23,2 milyon hektarlık bir büyüklüğe sahiptir. Denizlerimizde 550, iç sularımızda 380’e yakın balık türü yaşıyor. Ticari avcılık yapılabilen balık sayımız 100’ün üzerindedir. Su ürünleri sektöründe 18 binden fazla balıkçı gemisi, 2 bin 127 su ürünleri yetiştiricilik tesisi, 255 su ürünleri işleme tesisi faaliyet gösteriyor. Sektör doğrudan veya dolaylı olarak 250 bin vatandaşımıza iş ve istihdam imkânı sağlıyor” dedi.
Ülkede yıllık 600-700 bin ton civarında su ürünleri istihsal edildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geçtiğimiz avcılık döneminde üretimimiz önceki seneye göre yüzde 48, yetiştiricilik üretimimiz yüzde 19, toplamda yüzde 33 gibi rekor bir seviyede artış gösterdi. Böylece 2019 senesinde 837 bin ton üretim hacmine ulaştık. Balıkçılık filomuzun Atlas Okyanusu’ndan Hint Okyanusu’na kadar açık sularda avcılık yapabilmeleri için 10 ülkeyle anlaşma imzaladık. Şu an Atlas Okyanusu’nda Moritanya başta olmak üzere birçok yerde 100’e yakın balıkçı gemimiz, 1500’ün üzerinde tayfa ile avcılık yapıyor. Balıkçılarımızın Doğu Akdeniz’de uluslararası sularda 12 ay boyunca avcılık yapmalarını temin ettik. Ülkemizin orkinos kotasını 2010 senesindeki 419 ton seviyesinden 2 bin 305 tona, kılıç balığında 35 ton olan avcılık kotamızı ise 450 tona çıkardık.”
Yeni sezonla birlikte denetimlerde insansız hava araçlarından da yararlanacağız.
“Denetimlerde insansız hava araçlarından da yararlanacağız”
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 12 metre ve üzeri boylardaki bin 650 balıkçı gemisinin avcılık faaliyetlerini uydu aracılığıyla anlık olarak izlediğini de aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni sezonla birlikte denetimlerde insansız hava araçlarından da yararlanacağız. Böylece yasa dışı avcılık yapanlara göz açtırmayacağız” vurgusu yaptı. Maliyetleri düşürmek için 2004’ten itibaren balıkçılara ÖTV’si düşük yakıt verildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu uygulama ile balıkçılarımıza toplamda 2 milyar lira, güncel rakamlarla ifade edecek olursak 7 milyar liranın üzerinde bir destek sağladık” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, su ürünleri sektörüne son 18 yılda 2,7 milyar liralık sübvansiyonlu kredi desteği verildiğine işaret ederek, gemisi 12 metreden küçük olan yaklaşık 10 bin kıyı balıkçısının, 2017’de destekleme kapsamına alındığını anımsattı. Kıyı balıkçılarına, bugüne kadar toplam 28 milyon lira, güncel değerle 43 milyon lira ödeme yaptıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarları döneminde su ürünleri sektörüne verilen destek miktarının 13 milyar lirayı bulduğunu dile getirdi.

“100 ülkeye su ürünleri ihraç ediyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, su ürünleri ihracat rakamlarının yıldan yıla artış gösterdiğine dikkati çekerek, “Üçte ikisi Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere, şu an 100 ülkeye su ürünleri ihraç ediyoruz. 2023 senesi için belirlediğimiz 1 milyar dolarlık ihracat hedefini hamdolsun planlanandan dört yıl önce yakaladık. Yeni hedefimiz 2 milyar dolardır. Allah’ın yardımı, sizlerin de çabalarıyla bu rakamın üzerine çıkacağımıza inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Geçen yılki sezon açılışında müjdesini verdiği Su Ürünleri Kanunu değişikliğini 1 Ocak 2020 itibarıyla hayata geçirdiklerini hatırlatarak, “Kanun değişikliğinin balıkçılığımız üzerindeki olumlu etkilerini üretimde artış olarak şimdiden görüyoruz. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bugüne kadar kaçak av yapan 100’ün üzerinde gemiye el koyduk” ifadelerini kullandı. Kovid-19 salgını sebebiyle, geçerlilik süresi sona eren ruhsat tezkerelerinin vize ya da yenileme sürelerini uzatarak balıkçıları mağdur etmediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı kapsamda balıkçı barınakları ile iç sularda avcılık hakkı kiralanan alanların kira borçlarını erteliyoruz. Bundan sonra da Cumhurbaşkanlığı olarak bakanlarımızla, ilgili tüm kurumlarımızla birlikte üzerimize düşenleri yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
“Kaçak ve bilinçsiz avcılık, gelecek nesillerin hakkını gasp etmektir”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, balıkçılara, çok önem verdiği birkaç hususu hatırlatmak istediğini belirterek, şöyle devam etti: “İnsanoğlu olarak bizler bu dünyanın sahibi değil, emanetçisiyiz. Denizlerimiz, göllerimiz, ormanlarımız ve yeryüzünde bulunan her şey ömrümüz süresince istifade edilmek üzere bize verilmiş emanetlerdir. Rızkımızı kazanırken sadece günü kurtarmanın değil, aynı zamanda yarına daha güzel, daha müreffeh bir ülke bırakmanın peşinde olacağız. Ağımızı denize atarken, o denizde evlatlarımızın ve gelecek kuşakların hakkı olduğunu asla unutmayacağız. Kaçak ve bilinçsiz avcılık, gelecek nesillerin hakkını gasp etmektir. Bilhassa yasa dışı trol avcılığı, denizlerimizi tahrip eden, canlı hayatını yok eden en büyük yanlışlardan biridir. Denizlerimizi ve içindeki canlıları koruma sorumluluğunun herkesten önce rızkını denizden kazanan balıkçılarımızın görevi olduğuna inanıyorum. Hiçbir kanun, hiçbir polisiye tedbir, sizlerin vicdanı ve kendi aranızda kuracağınız otokontrol sistemi kadar etkili olamaz. Sizlerden kaçak, kuralsız bir şekilde avlanarak denizlerimizi tahrip edenlere rıza göstermemenizi rica ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, daha sonra Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından üretilen kalkan ve mersin balıklarını denize bıraktı. Eyüpoğlu Ahmet Reis Teknesi’ne de binen Cumhurbaşkanı Erdoğan, balıkçılarla telsiz görüşmesi yaparak, başarılı bir av sezonu dileğini yineledi.

Suriye’de uygulanan Hibrit Savaşı unsurları(5)

0

Gelişmeleri yakından takip edenler Lübnan’da yaşananların esas olarak bir İran – İsrail çatışması olduğunu çok iyi biliyorlar. Hizbullah bu çatışmada vekil gibi görünse de İran gibi güçlü bir bölgesel devletin tüm askerî kapasitelerine sahip olmanın da avantajlarını yaşıyor. Hibrit savaşın unsurları aşağıda verilmiştir.
1. Düzenli askerî birlikler: Vekil savaşçıyı destekleyen devletin askeri yapılanması, alandadır.
2. Özel kuvvetler: General Kasım Süleymani komutasındaki İran Devrim muhafızları birlikleri Hizbullah ortaklığı bu unsura örnektir. Mühendis’in Süleymani’nin emri altında çalışmaktan duyduğu gururu ifade ederken Süleymani’nin de Muhendis’in komutasındaki bir asker olmaktan onur duyduğunu söylemesi oldukça gariptir.(11) Suriye coğrafyasında Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya’nın bu konuyu devlet tarafından eğitilmiş lejyoner askerlerle yürüttükleri görülmektedir.
3. Düzensiz kuvvetler: Savaş, Suriye hükûmeti ile müttefikleri, hükûmete muhalif gruplar ile müttefikleri, silahlı İslamcı ve cihatçı örgütler, ülkenin kuzeyindeki Kürtler ile müttefikleri ve Irak ve Şam İslam Devleti olmak üzere beş gruba ayrılır. Alandaki Hizbullah, Haşdi Şabi veya PKK gibi vekil unsurlardır.
4. Ekonomik savaş
5. Yerel karışıklıkları destekleme
6. Bilgi savaşı ve propaganda
7. Siber savaş
8. Diplomasi
Böylelikle “çok bileşenli” bir yapılanma ile karşıya karşıya kalınmıştır. “Geleneksel” kanattan gelen uzmanlar savaşın bu kadar karmaşık bir zeminde yürütülmesinin riskli olduğunu, askerî gücü alanda iyi uygulayanın kazandığını, stratejinin terk edilmesinin yanlış olacağını vurgulamaları da hibrit savaşın bu yapısından kaynaklanmaktadır.
Türkiye sınırındaki Afrin bölgesi, Suriye iç savaşının başlamasından yaklaşık bir yıl sonra, 2012 yılında Baas rejimi tarafından PKK’ya terk edildi. Bu, çok doğal bir süreçte nitekim Afrin baas rejimi için 1983’ten başlayarak PKK’nın Türkiye’ye karşı operasyonlarda kullanılmasının ana üssüydü. Örgütün lideri Türkiye’den kaçtığında ilk yerleştiği yer Afrin’di. Devamında Hafız Esad’ın kendisine Lübnan’ın Beka vadisinde verdiği alana geçene kadar burada yaşamıştı.
Yani PKK’nın Afrin’deki varlığı, Suriye iç savaşı ile bağlantılı bir gelişme değildir. Bu örgüt Baas rejimi tarafından bu bölgede bilinçli olarak tutulmuş ve örgütlenmiştir. PKK’nın Baas açısından Afrin’deki ana görevi Amanos dağları üzerinden hataya sızmak bu bölgeyi kaos düzeyinde istikrarsızlaştırmak, bölgedeki etnik-dinî fay hatları kullanılarak zaten Suriye haritalarında Arap toprağı gösterilen Hatay’ın günü geldiğinde ilhakını sağlamaktı. Bir: Hatay halkı bu tür bir plana hiç yüz vermedi. İki: Türk devleti planı zamanında fark etti ve gereken tüm önlemleri aldı. Üç: Sovyetler Birliğinin beklenmedik hızla dağılması ve dünya dengelerinin değişmesi, Baas rejiminin bu planı rafa kaldırmasına neden oldu.
Bugün Afrin’in bu çok özel kimliğini Amerika Birleşik Devletleri’nin keşfettiğini; buna karşılık Esad’ın bir numaralı koruyucusu Rusya’nın ise Türk Silahlı kuvvetlerinin bu bölgeye dönük harekatının yolunu açtığı söylenebilir.
Zeytin Dalı ile birlikte Afrin‘in Amerika Birleşik Devletleri PKK ittifakı tarafından bir hibrit savaş laboratuvarına dönüştürüldüğü söylenebilir. Dağların içinde yapılmış yüzlerce kilometre uzunluğundaki tüneller gerek yapım şekilleri gerek kullanılan malzemeler açısından bir üst aklın eseri olarak karşımızda duruyor. En önemlisi ve belki de gözden kaçırılan detay PKK gibi bir milis grubunun bu tüneller içindeki haberleşme, veri akışını sağlama, Türk Silahlı Kuvvetlerinin hareketlerine uzaydaki uydulardan gelen bilgilerle yakalama kabiliyetini kazanmış olmasıdır. Bu konuda parmaklar, özel görünümlü Amerikan firmalarının sahip olduğu ve yine ticari görünümlü Üç İstihbarat uydusunu işaret etmektedir. Tüneller, yerleştirilmiş mayın ve patlayıcılar akan istihbarat ve tünelleri çevreleyen ellerine en son teknoloji ürünü Amerikan silahları verilmiş iyi eğitimli keskin nişancılar Afrin’de İsrail ordusunun 2006‘daki Lübnan yenilgisinden bu yana üzerinde çok tartışılan, öne çıkarılan ve bu yüzyılın savaş stratejisi olarak değerlendirilen hibrit savaşın sonu, yine bir düzenli ordu olarak getirildi. Türk Silahlı kuvvetleri ve beraberindeki ÖSO, iyi bir düzenli ordunun meskun mahal çatışmalarında ve genel anlamda hibrit savaşa hibrit bileşen değerle yok edilebileceğinin en önemli dersini verdi kuşkusuz 21. yüzyılın savaşına dönük çatışmalar Afrin – Zeytin Dalı harekâtından sonra yeniden ele alınacaktır.(Devamı gelecek yazımda)…

error: Content is protected !!