Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü kaçakçılığı önlemeye yönelik başarılı operasyonlarına devam ediyor. Edilnilen bir bilgiye göre; Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğünce yürütülen risk analizi çalışmaları kapsamında Mersin Gümrük Müdürlüğünde S. Hı firması adına tescilli 06.06.2022 tarih ve 22330100IM00032648 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyati eşyalarda yapılan tespitlerde beyan harici olarak tespit edilen ve gümrüklenmis değeri yaklaşık 700.000 TL olan 3760 kg somunlu vida başı, 1300 kg somun, 1150 kg metal bilye ve 25 kg su terazisi denge göstergesi cinsi eşyalara el konularak olay ile ilgili adli tahkikat başlatılmıştır.
Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü’nün transit eşya kaçakçılık operasyonu
Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü edinilen bilgilere göre yeni başarılı bir operasyona daha imza attı.
Yalova Gümrük Müdürlüğünden Mersin Gümrük Müdürlüğüne transit rejimi kapsamında sevk edilen DUIY26/DUGN2635 plakalı aracın Mersin Gümrük Mudurlugu denetimindeki Kahramanlı Geçici Depolama alanına boşaltılması üzerine yapılan kontrolde araçta bulunması gereken toplam 2500 adet farklı markalarda ki robot süpürge cinsi eşyaların araçta bulunmadığı, bu eşyalar yerine araca beyannamede kayıtlı olmayan Deerma marka 475 adet sprey mop cinsi eşya ile sıvı deterjan bulunan plastik bidonlarin yüklendiği tespit edilmiştir.
Konu ile ilgili hususlar derhal Genel Müdürlüğe iletilmiş, olayda kullanılan tir aracının bulunduğu adres tespit edilerek İstanbul ilinde el koyma işlemi yapılmıştır. Yalova Gümrük Müdürlüğünden giriş yaparak Habur Gümrük Müdürlüğüne ve Ambarı Gümrük Müdürlüğüne sevkli olan diğer iki aracında Genel Müdürlük koordinesinde kontrol işlemleri sağlanmış ve transit rejimi kapsamında taşınan esyayi usulsüz olarak yurtta eşya bırakan şahıslar hakkında tahkikat işlemleri başlatılmıştır. DUIY26/DUGN2635 plakalı araç ile kaçakçılığı konu eşyaların gumruklenmis değeri 19 milyon TL dır
Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğünden uyuşturucu operasyonu
Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğüne bağlı Taşucu Bölge Amirliği tarafından edinilen bilgilere uyusturucu tacirlerine yönelik bir operasyon yapıldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kesiminden Akgunler 3 deniz otobusu ile yurda giris yapan C.D isimli şahsın rutin bagaj kontrolleri sırasında yolcu beraberi esyalari arasinda yeşil reçeteyle satışı kontrol altında tutulan pregabalin etken maddesi içeren 289 tablet(4046 kapsul) Regapen 300mg Ilko marka hap cinsi eşya tespit edilmiştir. Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturma devam etmektedir.
Jandarma Genel Komutanlığında 32 generala terfi
Jandarma Genel Komutanlığında Yüksek Askeri Şura karara göre; , 2 tümgeneral korgeneralliğe, 16 tuğgeneral tümgeneralliğe, 14 albay ise tuğgeneralliğe terfi etti. Bir kadın albay ise tuğgeneralliğe yükseltildi.
Jandarma Genel Komutanlığına mensup bazı general ve albayların emekliliğe sevki, bir üst rütbeye terfileri ve yeni göreve atanmalarına ilişkin kararlar Resmi Gazete’de yayımlandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararlara göre, Jandarma Genel Komutanlığına mensup Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral Musa Çitil, Tümgeneral Fuat Güney, Tuğgeneral Vedat Çolak, Tuğgeneral Mustafa Başoğlu, Tuğgeneral Yavuz Özfidan, Tuğgeneral İbrahim Koyuer, Tuğgeneral Hüseyin Hilmi Atabay, Tuğgeneral Nuri Öztürk, Tuğgeneral Mehmet Çimen, Tuğgeneral İsmail Sıkı ve Tuğgeneral İbrahim Güven 30 Ağustos itibarıyla emekliğe sevk edildi.
Atamalara göre, 2 tümgeneral korgeneralliğe, 16 tuğgeneral tümgeneralliğe, 14 albay ise tuğgeneralliğe terfi etti.
Ayrıca, ilk defa Jandarma Genel Komutanlığına kadın general ataması yapıldı. Jandarma Genel Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Şube Müdürü Kıdemli Albay Özlem Yılmaz Tuğgeneralliğe terfi ederek Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkan Yardımcısı oldu.
Öte yandan, 69 general ve albayın yeni görevleri belli oldu. Bunların arasında Korgeneral İsmail Balıbek ve Korgeneral Hüseyin Kurtoğlu Jandarma Genel Komutan yardımcılığına atandı.
Rumların Azerbaycan korkusu
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Azerbaycan Cumhurbaşkanının, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile görüşmesinden büyük rahatsızlık duydu. Rahatsızlığının en önemli sebebi Tatar’ın, KKTC Cumhurbaşkanı olarak gösterilmesiydi.
Tabi her zaman yaptıkları gibi boylarına, poslarına bakmadan, sanki de AB’nin en muteber devletiymişçesine Azerbaycan’ı tehdit etme cüretini gösterdiler. Tehditleri “Azerbaycan’ın Kıbrıslı Türklerin taleplerine vereceği desteğin, ülkenin Avrupa Birliği (AB) ile müzakere ettiği ortaklık anlaşmasını baltalayacağı” şeklinde oldu.
Cüretkarlar zira şimdiye kadar KKTC’nin ve Kıbrıs Türklerinin varlığının yok sayılması adına yaptıkları her girişimde başları okşandı, ağlaya zırlaya, söyleye bıktıra her dediklerini yaptırdılar. Hatırlarsınız, bundan 16 sene önce, 27 Temmuz 2006 tarihinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’deki Haydar Aliyev Havaalanı’ndan kalkan Azerbaycan özel havayolları şirketi Imair’e ait İTX 8831 sefer sayılı uçak, aynı gün saat 22.00’de yaklaşık 90 yolcusuyla Lefkoşa’daki Ercan Havaalanı’na inince yine aynı tehditte bulunmuş, sonuç almışlardı.
Ama aradan geçen 16 yıl bir çok dengeleri değiştirdi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB içinde güvenilmez, yüz karası bir devlet olduğu ortaya çıktı. Yanıltıcı bütçe raporları, kara para aklama, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı GKRY’nin güvenilirliğini yerle bir etti.
Buna ilaveten günümüzde GKRY’nin elini çok zayıflatacak bir de Azerbaycan-AB doğalgaz anlaşması var. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, AB’nin, Temmuz ayında, Rusya ile enerji bağımlılığını azaltmak amaçlı Azerbaycan’dan satın alınan doğalgaz miktarını iki katına çıkarmak üzere Bakü ile anlaşmaya varıldığını içeren ve müjde olarak AB üyesi ülkelere duyurulan bir açıklaması mevcut. Durum böyleyken ve Avrupa büyük bir enerji krizinin içindeyken Avrupa Birliği, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile görüşmesinden dolayı, Kıbrıs Rum Yönetiminin bu tehdidini ve yaptırımını dikkate alıp, kışın vatandaşlarının soğuktan donmasına ve enerji açığından dolayı sanayisinin tökezlemesine neden olmayı göze alır mı, bundan çok şüpheliyim. Hatta, dört yıl boyunca “Türkiye’ye yaptırım uygulayın” diye yaygara koparan Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimine “oturun oturduğunuz yerde. AB, sizin yüzünüzden Türkiye ile arasını bozmak istemiyor” mealinde, -diplomatik bir dille yazılacağından kelimeler yumuşatılabilir- bir yanıt vereceğinden eminim.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Azerbaycan Cumhurbaşkanının, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile görüşmesinden büyük rahatsızlık duydu. Rahatsızlığının en önemli sebebi Tatar’ın, KKTC Cumhurbaşkanı olarak gösterilmesiydi.
Tabi her zaman yaptıkları gibi boylarına, poslarına bakmadan, sanki de AB’nin en muteber devletiymişçesine Azerbaycan’ı tehdit etme cüretini gösterdiler. Tehditleri “Azerbaycan’ın Kıbrıslı Türklerin taleplerine vereceği desteğin, ülkenin Avrupa Birliği (AB) ile müzakere ettiği ortaklık anlaşmasını baltalayacağı” şeklinde oldu.
Cüretkarlar zira şimdiye kadar KKTC’nin ve Kıbrıs Türklerinin varlığının yok sayılması adına yaptıkları her girişimde başları okşandı, ağlaya zırlaya, söyleye bıktıra her dediklerini yaptırdılar. Hatırlarsınız, bundan 16 sene önce, 27 Temmuz 2006 tarihinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’deki Haydar Aliyev Havaalanı’ndan kalkan Azerbaycan özel havayolları şirketi Imair’e ait İTX 8831 sefer sayılı uçak, aynı gün saat 22.00’de yaklaşık 90 yolcusuyla Lefkoşa’daki Ercan Havaalanı’na inince yine aynı tehditte bulunmuş, sonuç almışlardı.
Ama aradan geçen 16 yıl bir çok dengeleri değiştirdi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB içinde güvenilmez, yüz karası bir devlet olduğu ortaya çıktı. Yanıltıcı bütçe raporları, kara para aklama, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı GKRY’nin güvenilirliğini yerle bir etti.
Buna ilaveten günümüzde GKRY’nin elini çok zayıflatacak bir de Azerbaycan-AB doğalgaz anlaşması var. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, AB’nin, Temmuz ayında, Rusya ile enerji bağımlılığını azaltmak amaçlı Azerbaycan’dan satın alınan doğalgaz miktarını iki katına çıkarmak üzere Bakü ile anlaşmaya varıldığını içeren ve müjde olarak AB üyesi ülkelere duyurulan bir açıklaması mevcut. Durum böyleyken ve Avrupa büyük bir enerji krizinin içindeyken Avrupa Birliği, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile görüşmesinden dolayı, Kıbrıs Rum Yönetiminin bu tehdidini ve yaptırımını dikkate alıp, kışın vatandaşlarının soğuktan donmasına ve enerji açığından dolayı sanayisinin tökezlemesine neden olmayı göze alır mı, bundan çok şüpheliyim. Hatta, dört yıl boyunca “Türkiye’ye yaptırım uygulayın” diye yaygara koparan Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimine “oturun oturduğunuz yerde. AB, sizin yüzünüzden Türkiye ile arasını bozmak istemiyor” mealinde, -diplomatik bir dille yazılacağından kelimeler yumuşatılabilir- bir yanıt vereceğinden eminim.
Özetle, şimdiye kadar tüm enerjisini Türkiye/KKTC düşmanlığına kanalize eden ve günlerini şikayet mektubu yazmakla geçiren Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin sözleri AB içinde dikkate alınacak gibi görünmüyor. Buna karşın, “Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner” misali Türkiye ve Azerbaycan AB için önem taşıyan ve gücendirilmek istenmeyen devletler konumunda. Dileğimiz KKTC-Azerbaycan ilişkisinin farklı bir boyuta evrilmesi. Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği destek, KKTC için de dönüm noktası olabilir.
Özetle, şimdiye kadar tüm enerjisini Türkiye/KKTC düşmanlığına kanalize eden ve günlerini şikayet mektubu yazmakla geçiren Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin sözleri AB içinde dikkate alınacak gibi görünmüyor. Buna karşın, “Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner” misali Türkiye ve Azerbaycan AB için önem taşıyan ve gücendirilmek istenmeyen devletler konumunda. Dileğimiz KKTC-Azerbaycan ilişkisinin farklı bir boyuta evrilmesi. Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği destek, KKTC için de dönüm noktası olabilir.
KKTC Girne-Alsancak Riverside Tatil Köyünde tatil keyfi
KKTC’de Girne-Alsancak ilçesinde bulunan Riverside Tatil Köyü müştemilatı ve doğal güzelliği, hoş bir ortamı ile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.
45.000 m² üzerine kurulu Riverside Tatil Köyü 260 odası ve 30 villası,4 adet yüzme havuzu ile konuklarına tabiat parkı içerisinde konaklama fırsatı sunuyor.
Yüzme havuzları turistlerle dolup taşmaktadır. Yüzme havuzu etrafında bulunan bölümde akşam saatlerinde her ülke müziğine uygun yerel sanatçıların mini konserleri yerli ve yabancı turistler üzevkle izlemektedirler. Riverside Tatil Köyünün Genel Müdürlüüğünü turizm sektöründe insan odaklı, disiplinli yöneticiliği ile sektörde ekol olmuş, Batum Welmond Hotel eski Genel Müdürü Mert Bölükbaşı yapmaktadır. Genel Müdür Bölükbaşı Riverside Hoteli Tatil Köyünün başarılı olması ve turistlere güleryüzlü davranmaları konusunda yoğun gayret sarf ediyor. Bu nedenle otel müşterileri de verilen hizmetten memnuniyetlerini dile getiriyorlar.

Sarp Sınır Kapısında TIR kuyruğu ve düşündürdükleri….
Ülkemizin önemli sınır kapılarından biri olan Sarp Sınır Kapısında yıllardır bitmeyen ve de çözülmeyen sorunlardan biri olan TIR kuyruğu çilesi başta sorunlardan biri haline gelmiş bulunmaktadır.TIR kuyruğunun oluşumuna geçmeden önce,sorunun en temel nedenlerinden birinin yönetsel konumda bulunan yetkililerin yeterliliklerinin ve etkililiklerinin tartışılır bir durumda olmalarından kaynaklanmaktadır.Gümrükte sorumlu amirler görevlerini etkin ve verimli olarak kullanamamaları ve bu yönde istenen becerileri gösterememeleri sorunun en büyük kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır.Sorunun kamuoyunda gündeme gelişinde gerek Bakanlık düzeyinde gerekse alt düzeyde yetklilerin Kapıyı ziyaretleri sıklaşmakta,sorunlarla ilgili resmi açıklamalar yapılmakta ancak sorunların çözümü yönünde hiç bir olumlu adımların atıldığı görülmemektedir.Bu durum gerek Sınır kapılarındaki yetkililerin gerekse üst düzeyde Bakanlık yetklilerin çözümleyici fonksiyonel adımları atma yeterliliklerinin olmadığını bizlere göstermektedir.Sarp Sınır Kapısında yıllardır herkesin yaşadığı ve bildiği bu sorunları kısaca ele alacak olursak; Kilometrelerce uzunlukta Arhavi’den Hopa’ya, buradan Kemalpaşa ilçesi boyunca Sarp’a dek uzanan Tır kuyruğunun oluşmasının temel nedenlerinden birisi Gürcistan gümrük sisteminin ülkemiz gümrük sistemine göre çok daha hızlı olması, dijital belge okuma sistemleri ile belgelerin çok hızlı işleme tabi tutulması ve bu sayede de işlemlerin çok daha hızlı bir şekilde tamamlanmış olması,Türkiye tarafında ise bu sistemin olmayışı ve işe koşulmaması olarak karşımıza çıkmaktadır.Bu hususla ilgili olarak gümrüğün Türkiye tarafında da dijital belge okuma sistemine bir an önce ivedilikle geçilmelidir.
Diğer önemli sıkıntılardan birisi ülkemizde uluslararası yük taşıyan TIR ların ruhsatlarının çok sayfalı olması ve ilgili bilgileri içeren ruhsat bilgilerinin hala manuel olarak girişinin yapılması, kapıda yığılmalar neden olmaktadır. Bu sorunu çözmek için taşıt ruhsatlarının çipli ve optik okunabilir özellikte, tek sayfalı hale getirilmesi ve bu sayede de ruhsat bilgilerinin optik olarak okunması ile geçişlerin çok daha hızlanmasına yol açacak ve araçların yığılmasına son verilmesine yol açacaktır.
Geçiş belgesi (dozvala) işlemlerinin halen manuel olarak sürdürülmesi ve belgelerin çıkış kapılarında verilmesi yerine, geçiş belgelerinin günümüz teknolojileri kullanılarak elektronik ortamda düzenlenmesi ve belge akışının elektronik ortama taşınması, çıkış kapılarına gelmeden belge dağıtımının yapılması kapıdaki yığılmayı azaltacaktır.
Sarp Sınır Kapısının yoğunluğunu tamamen ortadan kaldıracak, Borçka Muratlı Sınır Kapısının ivedilikle açılması Sarp sınır kapısındaki yoğunluğun azalmasına olumlu yönde katkı sunacaktır.
Gümrük idarelerimizde her işlemin robotik uygulamalarla, belge algılama okuma sistemleri çok hızlı hale getirilmeli, bu yönüyle günümüz teknolojilerine hızlı bir şekilde geçiş yapılmalı,bunun gerçekleşmesi için yazılım sistemlerinin hızla yenilenmesi yönünde etkin çalışmalar hemen başlatılmalıdır.
Sonuç olarak yıllardır Sarp Sınır Kapısında başlıca sorun haline gelen TIR kuyruklarının ve gümrük işlemlerindeki sıkıntıların çözümlenebilmesi için yönetim alanında etkin ve rasyonel karar alabilen, çözüm odaklı, personeli güdüleyebilen yönetim erkinin mutlak suretle oluşturulması,yetkili makamlara liyakat esas alınarak atama ve görevlendirme yapılması sorunun esaslı çözümleyici yöntemi olarak düşünülmeli ve bu temelde yukarıda sıraladığımız sorunlar ve çözüm önerileri de dikkate alınarak verimli yönetsel erkin hızlı bir şekilde yapılandırılması sağlanmalıdır.
T.C. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu-Gürcistan Dışişleri Bakanı Ilia Darchiashvili’nin İstanbul görüşmesi
T.C. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gürcistan Dışişleri Bakanı Ilia Darchiashvili ile İstanbul’da bir görüşme gerçekleştirdi ve görüşmeyi müteakip ortak bir basın toplantısı düzenlendi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ortak yapılan basın toplantısında şunları söyledi; “Gürcistan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam destek verdiğimizi, ikili ticaret hedefimizin 3 milyar ABD doları olduğunu ve Orta Koridor başta olmak üzere bölgemizdeki ulaştırma bağlantılarını daha da geliştireceğiz.”

Batum-Kobuleti’de yeni bulvar açıldı
Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze’nin yoğun gayretleri sonucu “Yenilenen Bölgeler” programı çerçevesinde Kobuleti’deki yeni bulvarın rehabilitasyon ve iyileştirme çalışmaları tamamlandı. Achkva Nehri’nden Kintrish Nehri’ne kadar olan 1 km uzunluğundaki sahil şeridine bir bulvar inşa edildi. Bulvar boyunca bisiklet ve yaya yolları yapılmış, dinlenme, eğlence ve spor alanları düzenlenmiştir.
ქობულეთში ახალი ბულვარი გაიხსნა.
საქართველოს პრემიერ-მინისტრის ინიციატივით პროგრამა „განახლებული რეგიონების“ ფარგლებში, ქობულეთში ახალი ბულვარის რეაბილიტაცია-კეთილმოწყობის სამუშაოები დასრულდა.
მდინარე აჭყვადან მდინარე კინტრიშამდე მდებარე 1 კმ სიგრძის სანაპირო ზოლზე მოეწყო ბულვარი. ბულვარის მთელ სიგრძეზე აშენდა ველო და საფეხმავლო ბილიკები, მოეწყო რეკრეაციული, გასართობი და სპორტული სივრცეები.


DSİ Genel Müdürü Prof. Dr. Lütfi Akca: “Susuz bir kalkınma mümkün olmaz”
DSİ Genel Müdürlüğün “Gümüşhane’de kırsal kalkınmanın anahtarı sulama projeleridir” konulu yazılı açıklaması şöyledir; “DSİ yatırımlarının kaynağını teşkil eden su, yaşamsal öneminin yanında tüm üretim süreçlerinin ana girdilerinden birini oluşturuyor. Ulaştığı her alanda adeta zincirleme bir reaksiyona sebep olan su, hem sektörel hem de sektörler arası hareketliliği tetikliyor. Suyun tarım ve sanayide yarattığı güçlü etki, geniş iş sahalarının doğmasına da vesile oluyor.
Bu kapsamda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün, ülkemizin su kaynaklarının korunması, yönetilmesi, geliştirilmesi ve gelecek nesillere eksiksiz olarak aktarılması maksadıyla projeler üreten Türkiye’nin en büyük yatırımcı kuruluşlarından birisi olduğunu ifade eden DSİ Genel Müdürü Prof. Dr. Lütfi Akca, “DSİ(Devlet Su İşleri) ülkemizin kalkınmasının kilometre taşlarından olup bir markadır. DSİ’nin hizmetlerinden faydalanmayan tek bir vatandaşımız yoktur.
Su hayatın merkezinde olduğu gibi kalkınmanın da merkezindedir. Susuz bir kalkınmanın mümkün olmadığı aşikârdır. Bu kapsamda sulama projelerimiz başta olmak üzere yatırımlarımızı en kısa zamanda tamamlayarak faydaya dönüştürmek, verimli topraklarımızın bereketine bereket katmak için çalışmaktayız. DSİ olarak modern sulama projelerini geliştirerek uygulamaya koymaktayız. Modern sulama ile tarımda sağlanan verim artışları, üretim deseninin çeşitlenmesi, çiftçi gelirlerinde doğrudan ve dolaylı artışa neden oluyor. Bu durum bir yandan kırsal kalkınmanın hedeflerinden olan yoksulluğun azaltılması amacına hizmet ediyor bir taraftan da yaşam standardını yükseltmektedir.” dedi.
Gümüşhane’de 117 Bin 600 dekar alan sulanıyor
Bu kapsamda Gümüşhane’de 2 Haziran 2022 tarihinde başlayan 2022 yılı sulama sezonunda toplam 177 bin 600 dekar tarım arazisinin sulanmasının devam ettiğini açıklayan DSİ Genel Müdürü Prof. Dr. Lütfi AKCA, “Gümüşhane İlimizde toplam 177 bin 600 dekar tarım arazisinde yapılacak sulu tarım ile birlikte 2022 yılı birim fiyatları ile ülkemiz ekonomisine 444.000.000 TL katkı sağlanmasının hedeflenmektedir.” dedi.
Genel Müdür Akca, “Gümüşhane ilimizde sulama barajlarımız sayesinde çiftçilerimizin ürün yelpazeleri genişledi. Bu bereketli topraklarda hububat, yem bitkileri, patates, şeker pancarı, fasulye ve sebze ürünleri ekiliyor. DSİ olarak, tarım arazilerinin suya kavuşmasını, modern sulama sistemlerinin yaygınlaşmasını ve özellikle de su tasarrufu sağlanmasını çok önemsiyoruz. Gümüşhaneli çiftçilerimize suyu israf etmeden, bereketli bir sulama sezonu geçirmelerini diliyorum.” İfadelerini kullandı.”















