Çarşamba, Şubat 4, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 347

Kastamonu Valisi Nurullah Çakır: Müdürlere güvenmeyeceksin

0
Haber: İlker ÇAKAN
   Kastamonu Valisi Nurullah Çakır 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle valilik koltuğunu temsili olarak Kastamonu Candaroğulları İlköğretim Okulu  5/ B sınıfı öğrencisi Büşra Dede’ye verdi ve kendisinden Kastamonu Huzurevinde kalacak yaşlı bir kadın için verdiği talimatı takip etmesini istedi ve şu tavsiyede bulundu: ‘Müdürlere hiçbir zaman güvenmeyeceksin. İyi bir idareci akşam çıkar, talimat yapılmış mı? Yapılmamış mı? Diye bakar. Çünkü müdür şöyle düşünür. Ya valinin aklında 40 tane iş vardır, unutmuştur. Bunda vatandaş mağdur olur. Bak bu çok önemli. Vali farkına varmıyormuş gibi davransınlar ama, farkına vardığında da canlarını okuyacaksın, idarecilik böyledir.’

Amasya lokumu tanıtıma katkı yapacak

0
Haber: İlker ÇAKAN
      Amasya Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Kaya Amasya lokumu tanıtımında şunları söyledi:”Her ilin bir markası vardır. Amasya’nın markası da elmadır. Markalarımızla Türk turizmine hizmet etmek ve pay elma almak istiyoruz. Amasya elma ve kokusunun verildiği Amasya lokumu üretildi. Bu lokum yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. Bu lokum Amasya’nın tanıtımına  katkı yapacaktır.”

Başarılı ve halkın gönlünde yöneticiydi

0
                                                                                                                                             
    Günümüz dünyasında yöneticilik sistemi değişti. Halka dayalı ve halkla beraber yöneticilik ülkemizde artık prim yapmaya başladı. Halkla beraber, halktan birisi gibi olmak başarıyı getiriyor. Halk idarecisini kendi içinde görmek istiyor. Halk kendisi gibi düşünen, kendi düşüncelerini paylaşana yöneticileri baş tacı yapıyor.
    Bu nedenle özellikle yönetici durumundaki insanların uygulama ve çalışmalarında halka beraber olmaları gerekir. Onların duygu öve düşüncelerini almaları gerekir. Başarıda halka beraberlik vardır. Tarihi seyrimize baktığımızda bunu görmekteyiz. Halkın içinden gelen halka beraber olan, halk gibi düşünen yöneticilerin uzun süre yöneticilik yaptıkları görülmektedir. Halktan kaçan, halk gibi düşünmeyen yöneticilerin uzun süre görevde kalmadıkları görülmektedir. Halkın gönlünü almış idarecilerin yanlışlıklarında dahi halkın onu dikkate almadıkları görülmektedir. Günümüzde bazı yöneticilerin halka dayalı yönetim anlayışını hala benimsemedikleri görülmektedir. Halkın içine girdiğiniz zaman halk en çok yöneticileri kendi içinde görmek istiyor. Halka iletişim kurmayan, onları devre dışı bırakan yönetici ve siyasilerin belli dönem sonra halkın gönlünden silindikleri açıkça görülmektedir. 
     Bu yazıya niye böyle başladınız derseniz? Amasya’da yaklaşık beş yıldır görev yapan, halka iyi bir iletişim kurarak başarılı yönetim sergileyen Amasya İl Emniyet Müdürü Mustafa Demirok’tan bahsetmek istiyorum. Müdür Mustafa Demirok döneminde Amasya’da kayda değer menfi bir asayiş olayı olmamıştır. Amasya’da ülke güvenliği adına önemli başarılara imza atılmıştır. Emniyet Müdürü Mustafa Demirok 24 saat görevini takip ediyor. Sürekli halkın içinde bulunuyor. Tüm Amasya bölgesinde güvenlikle ilgili durumları devamlı takip ediyor. Yanlış yapılmaması üzerinde özenle duruyor. Ama ne yazık ki despot yöneticilik anlayışı sergileyenler, bu tür halkla iyi bir iletişim kurarak başarılı görev yapan insanları istemiyorlar ve onları görevlerini yaparken zora sokuyorlar. Hâlbuki halka iletişim kurarak başarı grafiği yüksek olan  bürokratları tebrik etmek ve onları taltif etmek gerekir.
     Amasya’da başarılı bir görev sergileyen ve halk tarafından Amasya İl Emniyet Müdürü Mustafa Demirok, son İl Emniyet Müdürleri kararnamesi ile merkeze alındı. Şu an Amasya İl Emniyet Müdürü Mustafa Demirok, Amasya esnafına ve diğer kurum ve kuruluşlara veda turları yapıyor. Amasya halkı Müdür Mustafa Demirok’un Amasya’dan gitmesine gönlü razı değil. Halk Müdür Mustafa Demirok’un Amasya’da kalmasını istiyor. Yazımın başında da dediğim gibi halkın içinde olan yöneticileri halk seviyor. Ona gönlünde yer veriyor. Amasya’da başarılı bir görev sergileyen Amasya İl Emniyet Müdürü Mustafa Demirok’a yeni görevinde ve hayatında sağlık, başarılar dilerim. Böyle başarılı ve halka iyi bir iyi iletişim kuran emniyet müdürlerine ülkemizin ihtiyacı vardır diyorum. Ya sizce?
 
 
 

Widad Babikir’e Türk kültürü

0
Haber: İlker ÇAKAN
    Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Sudan Cumhurbaşkanı Ömer Hasan El-Beşir Ankara’daki temaslarını tamamlarken İstanbul’a hareket etmeden önce eşi Widad Babikir de Ankara’nın turşuları ile meşhur Çubuk ilçesini ziyaret etti. Çubuk’taki özürlüler okulunu ziyaret eden konuk Cumhurbaşkanının eşi Widad Babikir öğrencilerle uzun süre ilgilendi. Özürlüler okulunda öğrenciler tarafından yapılan ürünler hakkında bilgilerde alan Bayan Widad Babikiri Çubuk Belediye Başkanı Adem Tuğluca Uluslararası Çubuk Turşu ve Kültür Festivaline davet etti.
   Özürlüler okulunda temaslarının ardından kendisine okulun yemek hanesinde İlçenin yöresel ürünlerinden olan ünlü çubuk turşusu, gözleme, tandır böreği, ünlü çubuk sarması ve vişne suyu ikram edildi. Yemek de turşuyu çok beğendiğini belirten Bayan Widad Babikir kendilerini festivale davet eden Çubuk Belediye Başkanı Adem Tuğluca’ya teşekkür ederek inşallah diyerek festivale geleceğini belirtti.Uluslararası festival ile sesini duyurmayı başaran Çubuk ilçesi Çubuk Belediye Başkan Adem Tuğluca sosyal başarısı ile ünlüleri ağırlamaya devam ediyor
.

Atatürkün manevi kızı Ülkü Adatepeden Atatürk anıları

0

Haber: İlker ÇAKAN
    Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi kızı Ülkü Adatepe, Amasya il merkezinde Amasya Üniversitesi-Eğitim Fakültesi Kültür Merkezinde “Atatürk’le Çocukluğum” konulu bir konferans verdi.Atatürk’ümüzün manevi kızı konuşmasında o dönemde yaşadığı anıları ve Atatürk’ün kişisel ve şimdiye kadar bilinmeyen özelliklerini, Atatürk’ün ülkesini ve devletini canından çok sevdiğini anılarıyla anlattı.
    Konferansa Amasya Eğitim Fakültesi öğrencileri ve protokol katıldı. Daha sonra Ülkü Adatepe satışa sunulan Atatürk’le ilgili kitapları imzaladı. 

                                 
                                 
Atatürk’ün manevi kızı Ülkü Adatepe
                                  Atatürk’le ilgili kitapları imzalarken



 

 

Telekomünikasyon izleme tedbirlerinin uygulanması

0

   Bugün dünyamız, ekonomik, siyasal, toplumsal ve kültürel alanlarda yepyeni değişimler çağını yaşıyor. Günümüzde en çok gündemde olan tartışılan oluşumlardan birisi de küreselleşme olgusudur. Küreselleşme eğilimlerinin arttığı dünyada ülkelerin bilgi toplumu olma hususu önceliğini korumaktadır. Bilgi toplumu oluşturulmasında bilgi ve haberleşme, uzay teknolojilerinin geliştirilmesi mal ve hizmet üretiminde tüm makine-imalat kontrol hizmetlerinde bilgisayarların kullanılması önemlidir. 21. yüzyılda dünyada yaşanan büyük dönüşümler ülkemizi birçok açıdan etkileyecektir. 

   Yaşadığımız dünyada, telekomünikasyonsuz hayatı sürdürmek imkânsızdır. Kolluk, suç işlendikten sonra; suçun iz, eser ve delillerin tespiti ve şüpheli ve sanıkların yakalanmasına ilişkin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile diğer ilgili kanunlarda yazılı “Adli Kolluk Faaliyetleri” olarak ifade edebileceğimiz “Adli Görevleri” yerine getirmektir. Bu çerçevede Kolluğun, idari nitelikteki tedbirler ile engel olunamaması sonucu bir suçun işlenmesi durumunda; kanunlar ile Polise tevdi olunan suç ve suç sanıkları ile bunlara ait delillerin tespiti, suç sanıklarının yakalanması ve adli mercilere teslimi safhaları ile ilgili olarak “Adli Nitelikte Görevleri” bulunmaktadır. Polis bu görevlerini yerine getirirken; yakalama, arama, el koyma, iletişimin dinlenmesi ve tespiti, gizli görevliden yararlanma, şüphelinin bulunduğu yerin teknik araçlarla izlenmesi gibi soruşturma tedbirlerini uygulamaktadır.

   5271  Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması” başlıklı 135 inci maddesi; suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek ve bu örgüte üye olmak (5237 sayılı Kanunun 220 nci maddesi,  iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç) silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve bu örgüte üye olmak (5237 sayılı Kanunun 314 ncü maddesi) ile bu örgüte silah sağlamak (5237 sayılı Kanunun 315 nci maddesi) suçları dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla, şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespit edilebilmesine, dinlenebilmesine, kayda alınabilmesine ve sinyal bilgilerinin değerlendirilebilmesine izin vermektedir.

   Diğer taraftan Polisin istihbarat yapma yetkisi 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu Ek 7. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye 23 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5397 sayılı Kanun ile yeni fıkralar eklenerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde sayılı bazı suçların işlenmesinin önlenmesi amacıyla telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin; tespiti, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilebilmesi ve kayda alınması mümkün kılınmıştır. Böylece, tedbire başvurma herhangi bir şart ve kısıtlamaya tabi tutulmamış, sadece tedbir kararında “Tedbire başvurulmasını gerektiren nedenler belirtilir” şeklinde bir ifade ile yetinilmiştir. Tedbire karar verecek makamlar olarak, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Emniyet Genel Müdürü veya İstihbarat Daire Başkanı tespit edilmiştir.

   559 sayılı Kanunun 5397 sayılı Kanunla değişik Ek 7 nci fıkrası ile 5271 sayılı Kanunun 135 nci maddelerinde ifade edilen iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin düzenlemeleri dikkate alındığında, birbirlerinden ayrılan en önemli özelliklerinin uygulama alanları olduğu gözlemlenmektedir.

   5271 sayılı Kanunun 135 nci maddesi suç soruşturması başladıktan sonraki aşamayı düzenlemekte iken, 2559 sayılı PVSK Ek 7 nci maddedeki düzenleme suç soruşturması başlamadan önceki aşamayı kapsamaktadır. Bu çerçevede  2559 sayılı PVSK Ek 7 nci maddeye göre alınan karara dayanılarak gerçekleştirilen iletişimin dinlenmesi uygulaması sırasında, suç soruşturmasına başlanmasına yeterli seviyede bilgi veya delil elde edilmesi halinde, durum derhal ilgili Cumhuriyet savcısına veya adli soruşturma ile görevli kolluk birimine bildirilerek, iletişimin 5271 sayılı Kanunun 135 inci maddedeki şartlarına göre dinlenebilmesi için ve bu maddedeki usul ve kurallara göre yeni bir karar alınması gerekmektedir. Aksi takdirde, elde edilen bilgi ve deliller ceza muhakemesinde delil olarak kullanılamayacağı gibi dinleme tedbirine devam eden görevliler adli soruşturma tehdidi altına girebilecektir.

   Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi, ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir. Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınacak ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilecektir.

   Tedbir kararı en çok üç ay için verilebilmekte ve bu süre bir defa daha uzatılabilmekte iken, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak (5237 sayılı Kanun 220 ve 314. maddeleri) gerekli görülmesi halinde, hâkim bir aydan fazla olmamak üzere sürenin müteaddit defalar uzatılmasına karar verebilmektedir.

   Bir soruşturma sırasında delil toplama kapsamında; somut olayın özelliğine göre, maddî gerçekliğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için zorunlu olduğu takdirde, açık rızasının bulunması ve iletişim aracının kendisine ait olması şartıyla, şikâyetçinin iletişiminin tespiti Cumhuriyet savcısının yazılı kararıyla istenir. Bu hususa ilişkin talep ve kararda, mobil telefon numarası ve tespit işleminin süresi belirtilir. Tespit işlemi en çok üç ay için yapılabilir ve bu süre bir defa daha uzatılabilir.

   İletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması veya sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbirine; şüpheli veya sanık bakımından karar verilir ve hakkında tedbir uygulanacak kişinin üzerine kayıtlı veya kullanmakta olduğu iletişim araçlarının tümü hakkında uygulanabilir. Ancak, şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz.

   Tedbir kararının uygulanması sırasında; şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararın hâkim tarafından onaylanmaması durumunda tedbirin uygulanmasına Cumhuriyet Savcısı tarafından derhâl son verilir ve durum Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına bildirilir. Bu durumda yapılan tespit veya dinlemeye ilişkin kayıtlar, Cumhuriyet savcısının denetimi altında en geç 10 gün içinde yok edilir.

   Örgütlü suç guruplarını yöneten asıl yasa susmaktır ve bu sessizlik duvarını sadece iki kişi yıkabilmektedir: Gizli soruşturmacı ve itirafçı. Gizli soruşturmacı tedbiri, faili polisiye tedbirlerle belirlenmiş, ancak delil bulmada zorlanılan hedefler için en etkili yöntemdir. Bu önemli koruma tedbiri hukukumuzda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenmiştir.

   5271 Sayılı Ceza  Muhakemesi Kanununun “Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi” başlıklı 139 uncu maddesi; suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek ve bu örgüte üye olmak (5237 sayılı Kanunun 220. maddesinin iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç), silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve bu örgüte üye olmak (5237 sayılı Kanunun 314. maddeleri) ile bu örgüte silah sağlamak suçunu düzenleyen (5237 sayılı Kanunun 315.) maddeleri dolayısıyla yapılan soruşturmalarda; soruşturma konusu suçun işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde edilememesi halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı kararı ile kamu görevlilerinin gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilmesine izin vermektedir. Soruşturmacı, görevini yerine getirirken suç işlemeyecek ve görevlendirildiği örgütün işlemekte olduğu suçlardan sorumlu tutulmayacaktır.

   Kanuna aykırı faaliyetlerde bulunduğu bilinen ya da bulunduğundan şüphe edilen kişilerin, gurupların, toplantı yerlerini, aralarındaki bağlantılarını tespit etmek, suç ile ilgili delil temin ederek yakalanmalarını sağlamak amacıyla fiziki ve teknik  imkânlar kullanılarak, gerektiğinde yasadışı faaliyetlerine karşı önlem almak veya engellemek amacıyla gizlilik kurallarına uyarak şahısların, mekânların veya objelerin devamlı veya ara sıra gözlenmesi yolu ile yapılan bilgi toplama yöntemine takip-izleme denir. Ancak suç oluşmadan suçu önlemek maksadıyla, gizli izleme koruma tedbirinin ifası dışında yapılan teknik araçlarla gözetleme ve izleme 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında sayılan bir tedbir değildir. Bu kanunda zikredilen teknik araçlarla izleme, şüpheli veya sanık hakkında yapılmakta, şüpheli veya sanığın özel hayatına gizlice müdahale edilmektedir.

   Bu kapsamda, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun  “Teknik araçlarla izleme” başlıklı 140. maddesi; suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek ve bu örgüte üye olmak (5237 sayılı Kanunun 220. maddesinin iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç), silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve bu örgüte üye olmak (5237 sayılı Kanunun 314. maddeleri) ile bu örgüte silah sağlamak (5237 sayılı Kanunun 315.) suçları dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada; suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi halinde şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyerinin teknik araçlarla izlenebilmesine, ses veya görüntü kaydı alınabilmesine izin vermektedir.

   Teknik araçlarla izlemeye hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı tarafından karar verilecek ancak Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulacaktır. Elde edilen deliller de ceza kovuşturması bakımından gerekli olmadığı takdirde Cumhuriyet Savcısının gözetiminde derhâl yok edilecektir. Bilgi toplumunun oluşturulmasında ve devlet yönetiminin etkin ve verimli çalışması için kamu yönetiminde çalışanlar etik anlayışını olumlu yönde geliştirmelidirler.

   Devlet yönetiminde etkinliği ve adaleti sağlamak için etik ilkeler uygulanmalıdır. Bu ilkeler halkın yönetime güvenini sağlama ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi açısından önem arz ederler. Devlet yönetiminde etik ilkelerin uygulanması kamu yararının gerçekleşmesi için çok önemlidir.  

        .                                 

 

 

Gürcistan’ın ünlü mankeni Olia

0

Haber: İlker ÇAKAN

   Gürcisatan-Tiflis’te yaşayan 29 yaşındaki ünlü manken Olia; Gürcistan-Tiflis ve Özerk Acara Cumhuriyeti Başkenti Batum’da özel defilelerde gösterdiği performansıyla ve cesur tavırlarıyla herkesin takdirini topluyor ve gösterilerine yoğun ilgi oluyor.

  
                                
                                          Gürcistan’lı ünlü manken Olia

Batum’da eğlencenin merkezi Arena Club

5

Haber: İlker ÇAKAN

   Gürcistan-Özerk Acara Cumhuriyeti Başkenti Batum’da yeni açılan Arena Disco Club  özel mekan ve ses sistemiyle yoğun müşteri akınına uğruyor. Batum’da eğlencenin merkezi Arena Disco Club personeliyle ve hizmetiyle Batumluların takdirini topluyor.Arena Disco Club’u ziyaret eden Gürcistan Özerk Acara Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Levan Varshalomidze şunları söyledi: “Ülkemize böyle bir yatırım yapıldığı için ve ülkemiz turizmine katkı yaptığı için bu yatırımı yapanları kutluyorum.Arena  Disco Club  mekan ve yapılış tarzıyla güzel bir club olmuştur.”

 
                                    
                                     Arena Disco Club Özel Güvenlik Personeli
 
                               
                                    Arena Disco Club  Bar ve Garson Personeli
 
                               
                                         Arena Club Müşteri Hizmet Personeli
 
                               
                                           Arena Disco Club Bar Personeli
 
                                
                                       Arena Disco Club Personel Müdürü
 
                                
                                            Arena Disco Club Personeli
 

Buldan Kaymakamı Ahmet Erdoğdu:”Buldan dokumanın başkenti”

0

Haber-Röportaj: İlker ÇAKAN

     Buldan 1779’da Aydın İline bağlı bucak, 1807 yıllarında yine Aydın’a bağlı ilçe olmuştur. 1883’te de Denizli sancağına bağlanmış ve Denizli’nin 1923’de il olması üzerine Buldan da Denizli’ye bağlı ilçe olmuştur. Ayrıca Kurtuluş Savaşı sırasında 1920’de Yunanlılarca işgal edilen Buldan, 04 Eylül 1922’de bağımsızlığına kavuşmuştur.

     Coğrafi açısından, İlçe Ege Bölgesinin iç kısmında yer almakta olup, doğuda Güney İlçesi, batıda Kuyucak, kuzeyde Sarıgöl, güneyde Sarayköy İlçeleriyle komşu bulunmaktadır. Buldan ilçe merkezi nüfusu 15.000 olup, 28 köyü vardır. Köylerle beraber toplam nüfusumuz 28.000’dir. Bir tane beldesi vardır. İlçe merkezimizin % 90 ‘ı dokumacılıkla uğraşmaktadır. El dokuması ile ünlü ilçelerimizden birisidir. Denizli il merkezine 45 km. uzaklıktadır. Buldan Kaymakamı Ahmet Erdoğdu, Buldan konulu yaptığım röportajda şunları söyledi;

Dokumacılık Türk kültürünün önemli parçalarından birisidir

     “Buldan ilçemiz dokumanın başkenti olarak bilinmektedir. Burada yapılan kazılar dokumacılığın 1500 yıl bir geçmişi olduğunu göstermektedir. Türkler bu bölgede 800 yıldır yaşıyor. Dokumacılık Türk kültürünün önemli parçalarından birisidir. Buraya gelen atalarımız geçmişten gelen dokumacılık kültürü ile kendi birikimini birleştirmiş burada Denizli dokumacılığın en güzel örneklerini çıkarmışlardır. Osmanlı zamanında da padişahlara, padişah kızlarına, paşalara, önemli devlet adamlarına en güzel dokuma ürünleri verilmiştir. Hatta antik çağda dahi bu bölgeden en güzel dokuma ürünlerinin gönderildiği biliniyor.

 
                               
                                             Buldan el dokuması ürünleri
 
Türkiye’nin ve dünyanın sen kaliteli dokumaları

    Buldan dokuması, Cumhuriyet döneminde 1940’lı yıllara kadar el dokuma tezgahları ile gelmiştir. Dokuma tezgahları 1950 yılından natürel araçlar haline gelmiştir. Bundan sonra dokumada fabrikalaşma süreci başlamıştır. Bu bölgede yetişen hayvan yünlerinden, ipekböcekçiliğinden, pamuktan elde edilen ürünler dokumada kullanılmıştır. Buldan’da Türkiye’nin ve dünyanın sen kaliteli dokumaları yapılır. Buldan’dan yurt dışına ihracat yapan firmalarımız vardır. Kaymaklığımızın 1999 yılında kurmuş olduğu bir işletmesi vardır. Bugün en dokuma ürünleri ilçemizde üretilmeye devam ediyor. Bu gün ilçemizde dokuma sektöründe dünyada marka haline gelen işletmelerimiz vardır. İlçemizde eski kayıtlarımıza yaklaşık 100 el dokuma tezgâhı vardır. 1500 civarında motorlu dokuma tezgahı olduğu söyleniyor. 1000 civarında da dokuma işleme noktası vardır.

Buldan’da işsiz insan yok diyebiliriz

     Buldan’da işsiz insan yok diyebiliriz. Burada herkes iyi ve kötü dokumacılık biliyor. İnsanlar doğar doğmaz dokuma tezgahları ile buluşuyor. Dünyadaki kriz nedeniyle geçen yıllara göre Buldan’a gelen kişi sayısında düşüş olmuştur. Bölgede en çok turist Buldan’a gelmektedir. Buldan ilçe merkezi nüfusu 15.000 olup, 28 köyümüz vardır. Köylerle beraber toplam nüfusumuz 28.000’dir. Bir tane beldemiz vardır. İlçe merkezimizin % 90 ‘ı dokumacılıkla uğraşmaktadır. İlçemizde diğer taraftan her türde uğraşan esnafımızda vardır. İlçemizde eskiden her evin mali durumu çok iyi olduğu için, memuriyetten gelen gelir onları tatmin etmediği için çocuklarını okutup, memur yapmak istenememişlerdir. Köylerin geçimi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır.

Buldan’da çok ciddi anlamda üzüm üretimi

     Buldan’da çok ciddi anlamda üzüm üretimi vardır. En erken üzüm burada üretilir.Yıllık 60.000 ton civarında üzüm üretimi vardır. Oldukça kaliteli üzümler yetişmiş olup, ihracatta yapılmaktadır. Ayrıca yurt içinden değişik yerlerden alıcılar bulunmaktadır. Böylece Buldan üzümlerinin yurt içi ve dışında pazarlaması yapılmaktadır. Bunun dışında ilçemizde; kestane, alma üretimi yapılmaktadır. Ayrıca tahıl üretimi de yapılmaktadır. Köylerimizde hayvancılıkta vatandaşlarımızın temel kaynaklarından birisidir.

 
                               
                                            Buldan’da bir üzüm bahçesi
 
Buldan artık yüzünü turizme çevirmiş bir ilçedir

     Buldan artık yüzünü turizme çevirmiş bir ilçedir. Türkiye’de kültür turizminin yapıldığı, yakın bir gelecekte adının duyulduğu bir ilçe haline gelecektir. Buldan’ın dokumasının yanında mimarisi de özeldir. Türkiye Bilimler Akademisi Buldan’ı pilot bölge ilan etmiştir. Buldan’ın mimarisinin çok önemli olduğunu ve geleceğe taşınması gerektiğine karar verilmiştir. Buldan’da 150’nin üzerinde tescilli yapı vardır. Bunun 20’sinin restorasyonunu yapmak istiyoruz. Bu evleri turizm amaçlı kullanmak istiyoruz. Han,hamam, sokak dokuları vardır.Kurumlar arası işbirliği sokak restorasyonlarına başlıyoruz. Daha önceden restorasyonu yapılmış, Evliyazadeler Konağı, Eski Başbakanlardan Adnan Menderes’in kayınpederinin evi var. İki-üç sene önce o aile buradan İzmir’ taşınmış, kaymakamız tarafından o bina alınarak, özel idare desteği ile restorasyonu yapılmıştır. Bu ev ziyaretçilere açık olup, geleneksel Buldan mimarisini ve dokumasını burada görmek mümkündür. Bunun eski hükümet konağı ve cezaevi restorasyonu vardır.

 
                               
                                     Eski Başbakanlardan Adnan Menderes’in
                                        annesinin evi(Evliyazedeler Konağı)
 
Önemli arkeolojik yerlerinden birisi Tripolis şehridir

     lçemizin önemli arkeolojik yerlerinden birisi Tripolis şehridir. Burası Bergamalılar tarafından kurulmuş bir şehirdir. İki yıldır burada kazılar yapılıyor. Kazılar bittikten burayı da turizme açmak istiyoruz. Bunun yanında ilçe merkezimize 10 km. uzaklıktaki yayla gölü vardır. Bu göl 1.150 rakamlıdır. Bu göl çevresi bitki çeşitliliği ve çevresi ormanlarla çevirili olup, adeta cennet gibi bir yerdir. Havası ve bitki örtüsü çok güzel, içinde çok sayıda yaşayan canlı vardır. Tam anlamıyla doğallığını muhafaza eden bir göldür.

 
                               
                                              Buldan Süleymanlı Yayla Gölü
 
Buldan gelecek on yılda bölgenin yıldızı olacaktır

    Buranın çevresini yayla turizmi ve doğa sporları anlamında değerlendirmek istiyoruz. Buldan’ın bu özellikleriyle adı duyulan bir ilçe haline gelecektir. Buldan bölgede farklılığını üretimiyle, kültürüyle, arazisi doğasıyla hissettiren potansiyeli zengin bir ilçedir. Bölgenin gülen yüzü diyebiliriz. Bölgeye gelen bütün misafirleri en güzel şekilde ağırlama potansiyeline sahiptir. Buldan gelecek on yılda bölgenin yıldızı olacaktır.”

  

Buldan’da karlama içecek

0

Haber: İlker ÇAKAN

   Denizli-Buldan ilçesinde Sebahattin adında bir  vatandaş işyerinde vişne, şeftali, narlı içecekleri vatandaşlara karlı olarak veriyor. Buldan’da vatandaş yazın karı meyveli içeceklerle beraber yiyor.

error: Content is protected !!