Perşembe, Nisan 23, 2026
tr
Ana Sayfa Blog Sayfa 141

Gürcistan- Batum Build Fuarı

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Batum Build 2016 Uluslararası İnşaat Fuarı geçtiğimiz yıl Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin Başkenti Batum’da Sheraton Otelde açıldı. Fuara çeşitli ülkelerden inşaat sektörü ile ilgili firmalar katıldı. Fuarın açılışına: Acara Özerk Cumhuriyeti Yüksek Şura Başkanı, Acara Özerk Cuöhuriyeti Ekonomi ve Finans Bakanı, Batum Başkonsolosu Yasin Temizkan, İran Başkonsolosu, Azerbaycan Başkonsolos Yardımcısı ve fuara katılan firma temsilcileri katıldı. Hopa ve Trabzon Ticaret ve Sanayi Odalarıda birer stand açtılar. Fuarda çeşitli ülkelerden stand açan firma temsicileri karşılıklı olarak ticari görüşmeler yaptılar. Üç gün açık kalan fuarın üçüncü gününde fuarı Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Servet Şahin ve oda üyeleri gezdi.
 
 
              
 
              
 
              
 
              
 
              
 
              
 
              

Dünyanın düzeni nereye gidiyor?

0
  ABD de yapılan başkanlık seçimin sonucu dünyanın düzeninin değiştiğinin bir habercisi mi acaba? Bahsettiğimiz düzen soğuk savaş sonrası yaşadığımız tek küresel gücün olan bitene hâkim olduğu 1990 yıllardan günümüze kadarki dönem. Suriye iç savaşı bunun finali oldu. ABD askerlerinin gelip karadan olaya müdahil olmasını bekleyenler muhtemelen daha uzun bir müddet bekleyeceklerdir. Zira tek kutuplu dünya düzeni sona ermiş görünmektedir. Bu ABD’nin düne göre daha zayıf olduğu anlamına gelmez. Ancak bu halde giderse yakın gelecekte kontrolsüz biçimde liderliği kaybedeceği görmesi şimdiden tedbirler almasına yol açmaktadır. Şüphesiz yakın geleceğin ekonomik lideri Çin olacağa benzemektedir. Tedbirler liderliği ona kaptırmamak üzerinedir. Yoksa Meksika’dan gelen garibanların geri gönderilmesi, sınıra duvar çekilmesi gibi işler stratejinin kendisi değildir, Meksika rakip de değildir. Bunlar içerideki aksaklıklara çeki düzen vermek içindir.
  Suriye ABD için önceliğini kaybetmiştir ancak Kürt koridoru kazanımından da geri çekilmelerini beklememek gerekir. Önceki hükümet siyasi hedefine ulaştıktan sonra bölgedeki nüfus alanlarındaki değişimi bu haliyle dondurulması işini Rusya’ya bırakmıştır. O da durumu bir statükoya bağlamadan önce Halep’te görüldüğü gibi alabileceği yerleri sağlama bağlayıp barış masasını kurmaya girişmiştir. Suriye iç savaşı yıkıcı bir sürecin ardından sona varmak üzeredir. IŞİD bitmedi nasıl bu iş biter diye düşünenler ise Obama’nın bu konudaki sözünü hatırlamalılar. Bu işin daha uzun yıllar alacağını beklemek yanlış olmaz. IŞİD yabancı askeri güçlerin bölgede varlığını sürdürmesinin gerekçesi olmaya devam edecek görünmektedir. Kurulan barışın da Irak’takinden daha iyi olmasını beklememek gerekir. Nihayetinde ülkenin neden iç savaşa sürüldüğü daha anlaşılabilmiş değil. Daha fazla demokrasimi, yeni bir Kürt devletine yer açmak mı, IŞİD’a yer açmak mı sorular uzayıp gidebilir. Ancak yakın olan bir gerçek var ki artık Saddam’ın Irak’ı nasıl yoksa baba Esad’ın Suriye’si de artık yok. BOP dedikleri şey, belki on yıldan daha önce eski ABD dışişleri başkanlarından Rice’ın dediği bölgede sınırlar değişmeli kehaneti dönüp dolaşıp, binlerce insanın kanı üzerinden gerçekleşmiş oldu.
  ABD ekonomik olarak güç kaybettikçe, sermayesini Çin’e kaptırdıkça içeride huzursuzlanmaya başlamıştır. 20 yıldan fazla Ortadoğu ağırlıklı olmak üzere Irak’tan Afganistan’a Libya’ya kadar yürüttüğü savaşlar liderliği daha fazla sürdürmesini değil sanılanın aksine ekonomik olarak daha az gelişmesine neden olmuştur. Askeri gelişme ve liderlik her zaman ekonomik refah sağlamayabilir. Hala ekonomik ve askeri güç olarak öndedir ancak büyüme gelişme oranları rakibine göre aleyhinedir. ABD’nin yeni hükümeti stratejisini giden sermayeyi geri getirmeye, dışarıdaki yatırımlardan para kazanmanın yatırım yapılan rakip ülkeye daha çok yaradığı fikri üzerine kurmuş görünmektedir. ABD enerjisini içerde ekonomik üretimi artırmaya harcayacaktır. Bunun ne kadar başarılı olacağını zamanla göreceğiz. Muhtemelen daha ucuza üretip dünya ile rekabet edemeyebilirler ama en azından rakip Çin’in üretmesini engelleyebilir veya yavaşlatabilirler.
  ABD’nin çıkarına olan dünyadaki askeri operasyonlarını artık Rusya’nın yapmasını beklemek de yanlış olmaz. Rusya’nın askeri yetenek ihracından başka bir alternatif ekonomik gücüde gelişememiştir. Petrol fiyatlarının düşük kalmasını da Avrupa’yla olumsuz ilişkilerinin cezalandırılmasından ziyade bu ortaklığa zorlanması olarak da yorumlamak yanlış olmaz. Türkiye’de yakın gelecekte Rusya ile beraber hareket edecek görünmektedir. Yani Rusya ile Türkiye’nin askeri işbirliği ve birlikte operasyonları yakın dönemde daha fazla görülebilir. Bu operasyon alanları ise Çin’in yayılmayı planladığı bölgeler olabilir, en muhtemel yer de Afrika olabilir.

Adım Muhsin Yazıcıoğlu. Suçum Ülkücü olmak….

0
  Teslimiyet…!!!
  Çok etkilendiğim bir kitaptan özet belki okursunuz.
  Belki okutursunuz…
  ***
  Gardiyanların ayak sesleri koğuşun kapısında son buldu, getirdikleri genç bir mahkumu bıraktılar ve gittiler. Yeni gelen genç içeridekilere selam verdi ve kendisine gösterilen boş yere oturdu. Koğuştakiler ona hoş geldin, geçmiş olsun dediler. İçlerinden en yaşlı ve olgun olanı gencin yanına yaklaştı ve ona ilgi gösterdi, bir anlamda sahiplendi. Çünkü selam verişinden ve simasından bu gencin nasıl biri olduğunu hemen anlamıştı.
  Genç oldukça yorgun ve bitkin görünüyordu, epeyce bir müddet konuşmadı. Daha sonra yaşlı adamdan bir seccade istedi ve kıblenin ne taraf olduğunu sordu. Sonra kalktı ve yavaş yavaş ikindi namazını kıldı. Yaşlı adam gencin namazını bitirmesini bekliyordu, onunla enine boyuna tanışmak istiyordu. Fakat genç ikindi namazını bitirdiği halde daha namaz kılmaya devam ediyordu, sonunda bitirdi ve yerine geçip oturdu. Yaşlı adam biraz daha yanına yaklaştı.
  -Nedir o fazladan kıldığın namaz? Biliyorsun ikindi namazından sonra kılınan nafile bir namaz yoktur? Delikanlı bir müddet cevap vermedi, daha sonra sakin bir sesle:
  -Kaza namazı dedi.
  -Ne zaman kazaya bırakmıştın? dedi yaşlı adam.
  -Gözaltındayken, dedi. Çok yavaş bir şekilde söyledi bunu, daha sonra da gözleri uzaklara dalıp gitti. Yaşlı adam onu konuşturarak ve bir şeyleri hatırlatarak üzmek istemiyordu. Fakat yine de kendine hakim olamadı.
  -Ne kadar tuttular göz altında?
  -Yirmi dokuz gün.
  -Allah Allah, yirmi dokuz gün öyle mi?
  -Evet, yirmi dokuz gün. O yirmi dokuz günlük namazımı kaza edeceğim.
  -Kılamamışsındır, kıldırmamışlardır herhalde? Delikanlı bir müddet sustu ve sonra yaşlı adama döndü:
  -Aslında namazlarımı kıldım, bir tek vaktimi bile kaçırmadım fakat…
  -Fakat ne?
  -Fakat namazın şartlarını yerine getiremedim, hep eksikti. Çoğu zaman abdest alamadım, teyemmüm ettim.
  -Olsun, teyemmümle olsun, kabul değil mi?
  -Fakat toprak bulamadım teyemmüm edecek, bazen beton duvara, bazen de demir kapıya ellerimi sürerek teyemmüm ettim, kabul olur mu?
  -Ne demek kabul olmaz, elbette olur.
  -Kıbleyi de bilmiyordum, rica ettim söylemediler. Hem bu arada namazın diğer rükünlerini de yerine getiremiyordum, askıdaydım, hem ellerim hem ayaklarım bağlıydı, çoğu zaman zorla rükuya gidebiliyordum, hele hiç secde yapamıyordum.
  -Olsun, olsun yine de kabuldür senin kıldığın bu namaz, dedi yaşlı adam. Fakat ses tonu gittikçe değişiyor, ağlamaklı bir hal alıyordu.
  -Sen öyle hep kabul kabul diyorsun ama… dedi ve bir müddet sustu genç adam. Daha sonra değişik bir ses tonuyla devam etti.
  -Biliyor musun, gözaltında bulunduğum o yirmi dokuz günün on beş günü anadan üryandım, çırılçıplaktım, soymuşlardı beni. Yalvarıyordum onlara, ne olur Allah için bir tek külotumu bana verin, hiç olmazsa namaz kılacağım vakit verin diyordum, fakat vermiyorlardı. İşte o şekilde kıldım namazlarımı. Mümkün olduğu kadar toparlanıp avret yerlerimi örtmeye çalışıyordum. Fakat bazen onu da yapamıyordum, bu şekilde namaz kılıyordum…
  Ortalığı epeyce bir müddet sessizlik kaplamıştı, delikanlı yaşlı adamdan cevap bekliyordu, bu namazları kaza etmesi gerekmiyor muydu? Yaşlı adam kafasını kaldırdığında gözyaşlarının baştan sona yüzünü ıslattığını gördü, ağlıyordu, ağlıyordu. Sonra birden doğruldu ve delikanlının omuzlarından kuvvetlice tuttu ve kendine çekti:
  -Bana bak delikanlı! Anlıyor musun, o namazları asla kaza etmeyeceksin. O namazları alıp Allah’ın huzuruna varacaksın. ” Allah’ım, sana bunları getirdim.” diyeceksin. Biliyor musun, belki hayatında kıldığın en önemli namazlar, senin bu namazların olacak.
  Yaşlı adam sordu adın ne nerelisin ne iş yaparsın,Suçun ne Delikanlı ?
  Adım Muhsin Yazıcıoğlu
  Suçum Ülkücü olmak….

Alişanın Batum konseri

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Türkiye’nin ünlü ve sevilen sanatçılarından Alişan geçtiğimiz günlerde Gürcistan-Acara Özerk  Cumhuriyetinin başkenti Batum’da Hilton Hotelde-International Casinoda konser verdi. Konserde Ünlü Sanatçı Alişan hayranları istedikleri kadar eğlendiler. Daha önce 2016 yılında da aynı yerde konser vermişti. Alişan 1976 İstanbul-Beyoğlu doğumlu olup, asıl adı Serkan Burak Tekdaş’tır. Aslen Bingöl-Kığılı ilçesindendir. Birçok albümü olan ünlü sanatçı Alişan bazı TV dizilerinde başrol oynamış ve çeşitli TV programları yapmıştır.
 
                        
 
                   
 
                   

Özel Harekatçılar kimdir? Bordo Bereliler kimdir?

0
  Şehitler tepesindeki yerlerini bir an önce almak için gözlerini bile kırpmadan şehadete koşan yiğitler kimdir? Oğuzhan’ın! Alparslan’ın! Ertuğrul’un! Fatih’in! Yavuz’un! yiğit torunlarıdır. Kimi zaman Tarkan! Kimi zaman Karaoğlan! Kimi zaman Kara Murat! Kimi zaman Malkoçoğlu! Kimi zaman Ulubatlı Hasan! Kimi zaman Ömer Halis Demir! Kimi zaman binlerce yiğit oldular! Vatan için Şehadeti içtiler… Şehadet için yaşarlar…!!! Dosta güven! Düşmana korku veren! Tek dertleri,vatan, devlet, bayrak. Millet ve din olan terörün ve teröristlerin korkulu rüyaları olan akıncılardır.
  Seçilmiş özel yetişmiş. Yetiştirilmiş Asker’dir! Polis’dir! Niye bu kadar düşmanı ve düşmanları çok! 1984 yılında 45 kişiyle kuruldu ve o günden beri şehit veriyor. İlk şehitler Komiser İdris Aydın, Polis memuru Osman Avcı, ilk gazisi Mehmet Gümüşkan ve daha sonrada şehit vermeye devam etti. Çünkü bunların dedeleri de Yemen’de Çanakkale ‘de şehit düşmüşlerdi. Bunlar da vatan sevgisi irsi ve bunlar bilmezler Kartalkaya’yı, Uludağ’ı, Bodrum’u, Çeşme’yi…
  Bunların bildiği; Cudi, Gabar, Tendürek, Kelmehmet dağlarıdır. Bunların bildiği Hakkari Şırnak, Uludere, Cizre,Yüksekova ‘dır. Tek sevdaları vardır; VATAN, MİLLET, EZAN… Bunlar şehadete koşarlar! Şehit olmak için yarışırlar…Bunlar Anadolu’nun işçi, memur, çoban çocuklarıdır. Vatanı, milleti, bayrağı, ezanı namus sayarlar. Devletin ekmeğini ve suyunu besmelesiz yiyip içmezler. Devletin arazisine gecekondu bile yapmazlar! Çünkü garibin,yetimin, şehidin hakkı olduğuna inanırlar. Şehadete koşan bu insanlar haram yemezler. 
  Yiğitler yiğidi Nuri Türüdü Güneydoğu görevinden geleli 10 gün olmasına rağmen tekrar göreve çağrılmıştır.Özel Harekatçıların çocukları baba özlemiyle büyürler. Babam yine mi göreve gidecek diye annelerine dert yanarlar. Bunların aileleri vatandan sonra gelir. Bunların düşmanı çoktur. doğuda PKK, PYD batıda her türlü vatan haini ile mücadele ederler. Bunların efsanevi müdürleri; Hüseyin Kocadağ, İbrahim Şahin, Ziya Özdemir, Ahmet Kaplan gibi daha sayısız nice müdürleri vardır. Aynı zaman da PKK’ya korku salan Korkut Eken rahmetli Kaşif Kozinoğlu gibi kahraman komutanları vardır.
  Böyle bir ocakta kuruluşundan itibaren bu kahramanlarla yıllardır dostlarımın olması onların varlığı gururumuzdur! En son vatan hainleri şehitler ocağı olan Özel Harekat Daire Başkanlığını bombaladığında çok şehit verdik! gazilerimiz oldu. Allah şehitlerimize cennet, gazilerimize sağlıklı hayat sürmeyi nasip etsin. Kahraman Kaşif komutanımızın mekanı cennet olsun. Tüm özel harekatçı arkadaşlarımızın Allah yar ve yardımcısı olsun.
  “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!!” NE MUTLU VATAN BÖLÜNMESİN! BAYRAK İNMESİN! EZAN DİNMESİN! DEVLETİMİZ DAİM OLSUN…!!! DİYE SAVAŞAN TÜM POLİS VE ASKERLERİMİZE.. “Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık sıhhat dilerim…!!!”
  Kalınız sağlıcakla…

Borçka

0
  Artvin iline bağlı Borçka ilçesi Karadeniz Bölgesinin doğu ucunda, Artvin-Hopa yolu üzerinde Çoruh Nehrinin kıyısında şirin bir yerleşim yeridir. Borçka’nın Artvin il merkezine uzaklığı 32 km. Dir. Batısı Hopa, güneyi Artvin ve Murgul, doğusu Şavşat, kuzeyi ise Gürcistan Cumhuriyeti toprakları ile sınır oluşturan ilçenin denizden uzaklığı 36 km. ve rakımı 125 m.dir. İlçe topraklarının büyük bir bölümünü sarp ve geçit vermeyen dağlar kaplamıştır.
  Çoruh vadisi bu dağlık bölgeyi ikiye ayırmıştır. Dağlar, çoğu yerde geniş vadi oluşumların imkan vermeyecek şekilde yüksektir. Borçka’nın önemli gölü Aralık Köyü yakınlarında bulunan ‘Karagöl”dür. Çevresi ormanlık olup, eşsiz doğal güzelliğe sahiptir. Alanı 50.000 m2’dir. Karçal dağları eteklerinde bulunan ‘Yıldız Gölü’ ilçenin ikinci gölünü oluşturur. Borçka’da Karadeniz iklimi hakimdir. Borçka ilçesinin başlıca gezilecek yerleri şöyledir;
  Saklı Cennet Camili Havzası: Bitki çeşitliliği ve doğal güzellikleri ile ülkemizde önemli bir yere sahip olan Camili Havzanın tarihi öneme sahip yapıları ile de dikkat çekmektedir. Osmanlı Padişahı II Mahmut döneminde Batum ilinin Macahel kazasında eski ismi Hartvisi olarak anılan yeni adıyla Camili Camisinin Osmanlı Devleti döneminde caminin açılması için yayınlanan beratında yapılan incelemeler sonucun da caminin 1819 yılından önce inşa edildiği anlaşılmaktadır.
  Muratlı Camii: Cami, Borçka İlçesine bağlı Muratlı (Maradit) köyünün merkezinde bulunmaktadır. H. 1262 (M.1846) yılında Reşit oğlu Aslan usta tarafından inşa edilmiştir. Minberi, Uzun Hasan Zade Hüseyin Alemdar tarafından, mahfil katı Sağıroğlu Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmıştır. Caminin tümü ahşap ve gövdesi kaba kısmı kestane ağacından, süslemesi ceviz ağacından olup gövdesine monte edilmiştir. Giriş kapısı, Minber, mihrap, kürsü, mahfil katının sütunları ve köşk çıkışı kısımları oymacılık ve kakmacılık süsleme sanatı ile doludur. Farklı olarak minberde elma, bıçak, gemi, kılıç, silah, arma, hilal, anahtar, mühür ve altı kollu terazi mevcuttur. 1878 sonrasında yaşanan Rus işgali zamanında, iç mekanında bazı tahripler yaşanmış ve bundan dolayı onarım görmüştür. Orijinal ahşap minaresi rüzgarla yıkıldığından, günümüzdeki minaresi 1979 yılında yeniden yaptırılmıştır.
  Karagöl: Doğu Karadeniz`in en önemli doğa harikalarından biri olan Karagöl ‘ü her yıl binlerce turist ziyaret etmektedir. Karçal Dağı`ndaki Aralık Yaylası`nın yakınlarında bulunan bir tepenin,1800`lü yılların başında heyelan sonucu bir derenin önünü kapatmasıyla oluştuğu bilinen Karagöl, anıt sayılabilecek çeşitli yaşlı ağaçlarla çevreleniyor. Zengin bitki örtüsü ve hayvan çeşitliliğine sahip olan bölge, ulaşım güçlüğüne rağmen doğa tutkunlarının ilgisini çekiyor. Karagöl`ün de içinde bulunduğu 368 hektarlık alanın Çevre ve Orman Bakanlığı`nca 2002 yılında Tabiat Parkı haline getirilmesiyle doğa turizmi açısından cazip hale gelmiştir.

Batumda Şanlıurfa Sıragecesine yoğun ilgi

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin Başkenti Batum’da Batum Intourist Liberti Casino’da 14   Ocak 2017 tarihinde düzenlenen Şanlıurfa Sıragecesinda Sıragecesi ekibi tarafından biribirinden güzel yöresel türküler söylendi.Batum’da ilk defa düzenlenen Şanlıurfa Sıragecesine yoğun ilgi oldu.Yılbaşı gecesine katılanlar Şanlıurfa Sıragecesi ekibinin seslendirdiği Anadolu türküleriyle gönüllerince eğlendiler.Şanlıurfa Sıragecesi ekibininin solistliğini ekib şefi Yılmaz Çelik yapıyor.Sıragecesi Şanlıurfa müzik kültüründe önemli bir yeri vardır.Sıragecesi 8 kişilik ve 20 kişilik geniş kadrolar hizmet vermektedir.Şanlıurfa halk müziği; ezgi yapısı, söz zenginliği, eser sayısı, kaliteli ve sitemli icrası ile Türk Halk Müziği içinde seçkin konuma sahip olmuştur.
 
       
 
                               
 
                               

Sultan 11. Abdulhamid Hanı biliyormuydunuız?

0
 
  • İlk defa elektriği, telefonu, gazı getiren, ilk modern eczanemizi açtıran,
  • İlk otomobili getiren, 5 bin km kara yolunu yaptırtan,
  • Dünyanın ilk metrolarından Karaköy-Taksim hattını yaptıran, atlı ve elektrikli
     tramvaylar kuran,
  • Haydarpaşa garı, Kudüs-Yafa, Ankara-İstanbul ve Hicaz demir yollarını yaptıran
  • İstanbul’un binlerce fotoğrafını çektiren, Arkeoloji müzeciliğini başlatan,
  • Kuduz aşısının bulunmasından sonra Ülkemizin ilk Kuduz Hastanesi olan
     İstanbul Darü’l-Kelb Tedavihanesini açtıran,
  • Okullara (Hristiyan okulları dahil gönderdiği emirde, Türkçe’nin iyi
     öğretilmesini isteyen, Paris’te İslam Külliyesi kuran,
  • Israrla yerli kumaş giyen, Hereke bez fabrikası ve Feshaneyi kuran,
  • Ziraat Bankasını kuran, Ticaret, Sanayi ve Ziraat Odalarını açtıran,
  • Yıldız Çini fabrikasını, Beykoz ve Kağıthane kağıt fabrikalarını kuran,
  • Mezuniyet törenlerinde öğrencilere hediye kitap gönderen,
  • Yoksul halkına kendi cebinden ödeyerek kömür dağıtan,
  • Biriktirdiği parasından bir kısmını her sene borç yüzünden hapse
    düşenleri kurtarmaya tahsis eden,
  • Modern matbaa makinelerini Türkiye’ye getirten, ücretsiz kitap dağıttıran,
     6 bin kitabın çevrilmesini sağlayan, Beyazıt kütüphanesini kurup
    10 bini el yazması 30 bin kitap bağışlayan,
  • Bilim adamı ve yazarlara Nişanlar veren, onları destekleyen,
  • Türkiye’nin birçok yerinde saat kuleleri yaptıran,
  • Hindistan, Cava, Afganistan, Çin, Malezya, Endonezya, Açe, Zengibar,
     Orta Asya ve Japonya ya elçiler ve din adamları gönderen,
  • Latin Amerika ülkeleri ile diplomasiyi başlatan,
  • Yalova Termal kaplıcalarını kurduran, Terkos’un sularını İstanbul’a taşıtan,
  • Kendi elleri ile yaptığı marangozluk eşyalarını hediye etmeyi seven,
  • Doğu Türkistan’a gönderdiği askeri yardım ile Çinlilere karşı onları örgütleyen,
     Çin’in göbeği Pekin’de Hamidiye Üniversitesini kurdurtan,
  • Yeni gemiler, toplar, tüfekler ve yeni silahlar alan,
  • Telefonu Avrupa’dan 5 yıl sonra ülkemize getiren,
  • Peygamberimize, dinimize veya Osmanlıya hakaret içeren oyunları kaldırtan,
  • ABD’nin Erzurum’da konsolosluk açmasını reddeden, İzmir limanına
     izinsiz girmeye kalkan ABD savaş gemisini top ateşine tutturan,
  • İstanbul boğazı için iki köprü projesi çizdiren (bir tanesi tam bu günkü
     Fatih S.M.köprüsünün bulunduğu mevkidedir),
  • Çocuk hastanesi (Şişli Etfal [çocuklar] Hastanesi) açtıran,
  • Posta ve Telgraf teşkilatını kurduran (Sirkeci Büyük Postane binası..),
  • Dünyanın ilk torpido atan denizaltılarımızı Taşkızak tersanesinde yaptırtan,
  • 15 tane okulda karma eğitime ilk defa geçen,
  • Öğretmen yetiştirmek için okullar yaptıran (32 tane) (ör.şimdiki adı ile
     Bursa Çelebi Mehmet okulu), Kız Öğretmen Okullu açan (Daarül Malumat),
  • Cami yaptırdığı her köyde birde ilkokul yaptıran, okuma yazma oranının 5 kat arttıran,
    1900 yılında ilkokul sayısı 29.130’u bulmuştu, sadece Anadolu’da 14 bin ilkokul vardı
  • Orta okul (Rüşdiye)sayısı 619’a çıkaran,
  • Lise eğitimi için İdadiler açan (109 tane), (İstanbul Erkek-Kabataş Lisesi..)
  • İstanbul’da Darülfünün (Üniversite) geliştiren Dünyanın ilk Dişçilik okulunu kuran,
  • Ayrıca Deniz Mühendis Okulu, , Kuleli Askeri okulu, Mekteb-i Harbiyeler
    (Harp Okulları yani) ,Askeri Baytar Okulu, Kurmay Okulu, Mekteb-i Mülkiye
    (Siyasal  Bilgiler Fak.), Mekteb-i Tıbbıye-i (Marmara Ünv.Tıp Fak.), Mekteb-i Hukuk,
    Ziraat ve Baytar Mektebi, Hendese-i Mülkiye (Yüksek mühendis okulu),
    Daarül Muallim-i  Adliye (Yüksek Adalet Okulu), Maliye-i Mekteb-i Ali
    (Yüksek Ticaret  Okulu), Ticaret-i Bahriye (Deniz Ticaret Okulu), Sanayi-i
    Nefise Mektebi (Güzel sanatlar fak.), Hamidiye Ticaret Mektebi (İktisadi ve
    Ticari İlimler Akademisi), Aşiret Mektebi (Osmanlılık fikrini yaymak için),
    Bursa’da İpekböcekçiliği okulu, Dilsiz ve Âmâ Okulu, Bağcılık ve Aşıcılık Okulu,
    Orman ve Madencilik Okulu, Polis Okullarını kuran,
  •1895-96’da Doğu Anadolu’da Ermeniler tarafından kurulmak istenen devleti,
    Hamidiye Alayları ile bastıran, bu sebeple Fransız tarihçi tarafından
    Kızıl Sultan diye isimlendirilen,
    SULTAN II. ABDÜLHAMİD HAN’dır.
    10 Şubat 1918 yılında vefat etmiştir. Mekanı cennet olsun.
    Kalınız sağlıcakla…

Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesinin 54. sayısı

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Gürcistan-Acara Özerk Cumhuriyetinin başkenti Batum’da 2011 tarihinden itibaren yayın hayatına başlayan ve yayın hayatının altıncı yılına giren, Türkiye temsilciliğini de Habergünebakış Sitesinin yaptığı(www.habergünebakis.com) Karadeniz Bölgesinin Türkçe-Gürcüce dilinde onbeş günlük olarak yayınlanan tek gazetesi olan ve Gürcistan-Batum, Artvin, Rize, Trabzon, Giresun’un Ordu, Samsun illerinde dağıtımı yapılan uluslararası “Türkiye-Gürcistan Haberci Gazetesi”nin 54. sayısı çıktı. Kuşe kağıda baskılı, onbeşgünlük tirajı 4.000 ve 8-4 sayfa renkli olarak yayınlanmaktadır.
                       
                            1- http://i.hizliresim.com/g2Nk1Q.jpg
                       2- http://i.hizliresim.com/ZMrLl0.jpg
                       3- http://i.hizliresim.com/ad4o6R.jpg
                       4- http://i.hizliresim.com/qjg4VW.jpg
                  
                               
                                   Haberci Gazetesi 1.sayfa             Haberci Gazetesi 2.sayfa 
 
                               
                                    Haberci Gazetesi 3.sayfa            Haberci Gazetesi 4.sayfa
 

Batum Başkonsolosluğu-Trabzon Valiliği sınırları aşıyoruz projesi

0
Haber: İlker ÇAKAN
  Batum Başkonsolosluğu ile Trabzon Valiliği arasında; eğitim, spor ve sağlık alanında protokol imzalandı. 2016-2017 eğitim öğretim yılı içerisinde hazırlanan ‘Sınırları aşıyoruz’ başlıklı eğitim-spor ve sağlık alanlarını kapsayan proje protokolü çerçevesinde Batum Türk Okulu’nda okuyan yaklaşık 150 öğrenci Trabzon’a gelerek sportif ve kültürel faaliyetlere katılacaklar. Ayrıca Aile Hekimliği Derneği Trabzon Şubesi ile Batum Başkonsolosluğu arasında da yine sağlık alanında protokol gerçekleştirildi.Eğitim, spor ve sağlık alanlarında imzalanan protokol törenine; Trabzon Valisi Yücel Yavuz, Batum Başkonsolosu Yasin Temizkan, Trabzon Gençlik Hizmetleri Spor İl Müdürü Birdal Öztürk, Trabzon İl Milli Eğitim Müdürü Hızır Aktaş, Trabzon Halk Sağlığı Müdürü Dr. Köksal Hamzaoğlu ve Trabzon Aile Hekimliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hakan Uzun katıldı. Proje protokolü imza töreninde; Trabzon Valisi Yücel Yavuz ve Batum Başkonsolosu Yasin Temizkan birer konuşma yaptılar.
  Trabzon Valisi Yücel Yavuz yaptığı konuşmada şunları söyledi; “Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğümüz ile spor, Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile eğitim ve Aile Hekimliği Derneği Trabzon Şubesi ile de sağlık alanında protokol imzaladık. Bu protokolle Tiflis Büyükelçiliği ile Batum Başkonsolosluğumuzun himayelerinde faaliyet gösteren resmi okulumuzda eğitim gören öğrencilerimize ilimizde sağlık, spor-eğitim ve kültürel alanlarda yapılan faaliyetlerden yararlanma imkanı sağlayacağız. Milli Eğitim Bakanlığımızın görevlendirdiği öğretmenlerce, ülkemizdeki müfredat doğrultusuna eğitim veren Batum Türk Okulunda okuyan öğrencilerimize ve ailelerine periyodik aralıklarla eğitim-sağlık ve sportif alanlarda destek verilecek. Trabzon genelinde sportif ve sosyal tesislerimiz yeterli seviyededir. Bu tesislerimizi Batum’daki öğrencilerimizin kullanmasına imkan sağlıyoruz. Proje ile ayrıca Trabzonspor Lisesi ile Batum Türk Okulu arasında belli aralıklarla güzel bir dayanışması amaçlanıyor.
  Batum Başkonsolosu Yasin Temizkan’da yaptığı konuşmada şunları söyledi; “Batum Türk Okulu ile Trabzon İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz arasında eğitim, spor alanında ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik bir protokol yapıyoruz. Spor alanında eğitim çalışmaları, eğitim alanında öğretmenlerimizin yönlendirmesi, bilgi paylaşımı ile genel çerçeveyi çizecek bir protokol olacak. İçini atacağımız somut adımlarla doldurmayı planlıyoruz.”
error: Content is protected !!