Pazar, Mayıs 9, 2021
tr
Ana Sayfa GENEL Turgut Özalın kişiliği ve fikirleri (1)

Turgut Özalın kişiliği ve fikirleri (1)

   Çok yönlülük: Turgut Özal, bir yandan özel sektör ile yakın bağlar kurmuş ve özel sektörün işleyişini kavramış, diğer yandan ise bürokrasi geçmişi nedeniyle devlet mekanizmasını yakından tanımıştır. Turgut Özal’ın özel sektör mantığını kavrayabilmesindeki en önemli yardımı onun IMF ve Dünya Bankası’nda görevler almış olmasından kaynaklanmaktadır.
   Özal’ın kapsayıcı ideolojisi: Turgut Özal, birçok siyasi akıma birleştirici yaklaşmıştır. Bu durum Özal’ın merkez sağ kavramını benimsediğini göstermektedir. ANAP’ın kurucu kadrosu incelendiğinde sol kesimden, sağ kesimden, milliyetçi ve muhafazakar kesimlerin bir arada olduğu görülebilir. Türkiye’nin her yönüyle kalkınması ve güçlenmesi, dış ülkeler nezninde itibarının yükseltilmesi Özal’ın nihai hedefi olmuştur.
   Yeni medeniyet anlayışı: Turgut Özal’a göre bir medeniyet herhangi bir devlete ait değildir; aksine insanlığın ortak malıdır. Bu durumda medeniyet içinde Türklerin ve diğer gelişmekte olan ülkelerin de katkıları vardır. Bu bağlamda Özal’ın kullandığı ”çağ atlatmak” terimi Mustafa Kemal Atatürk tarafından ortaya konan muasır  medeniyetler seviyesine ulaşmak hedefiyle bağdaştırılabilir.
   Ekonomi merkezli dış politika: Turgut Özal’ın dış politikası incelendiğinde temel aldığı en önemli sistem ekonomi üzerine kurulmuştur. Dış politikaya ekonomi gözlüğü ile bakmayı seçen Özal, Türkiye’nin Dünya’yı daire daire bölgelere ayırması gerektiğini ve ekonomik ilişkiler kurmaya bölgesindeki ülkelerden başlaması gerektiğini vurgulamıştır. Türkiye’nin bölgesindeki ülkeler ile ekonomik ilişkiler geliştirilerek karşılıklı bağımlılık artırılacak ve bu sayede de çatışma riski en aza indirilecektir.
   Başka bir ifadeyle, gelecekte ülkelerarası rekabetten çok bölgelerin ekonomik rekabeti ve çatışması söz konusu olabilecektir. AB, NAFTA,  APEC, ASEAN ve MERCOSUR jeoekonomik nedenlerle kurulmuşlardır. Bu oluşumların bir amacı da karşılıklı bağımlılık yoluyla muhtemel çatışmaları önlemeye yönelik olduğu açıktır
   Batıcılık: Özal’ın dış politika uygulamalarında batıcılık etkisinin fazlaca görüldüğünü söylemek mümkündür. Özal, Türkiye’yi batı’nın bir parçası haline getirmek için gerekli çalışmaları yapmıştır. Bölgesel ilişkiler ya da islam ülkeleri ile ilişkilerin batı ile kurulan ilişkilere alternatif oluşturmayacağını düşünen Özal, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olması gerektiğini vurgulamış ve bu alanlarda birçok anlaşmalar veya çalışmalar yapmıştır.
  Türkiye’de bürokrasi veya hantal devlet yapısıyla mücadele eden Özal, düşüncelerini her ortamda çekinmeden dile getiren bir devlet adamıydı. Özal dış politikada farklı bir üslup takınarak ve farklı bir kültür benimseyerek uyumlu kişiliğiyle de hareket alanını genişletmiştir. Bu dönemde ABD ile ilişkilerde 1980 DECA (Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması) ile restorasyon dönemine girilmiştir. Özal dönemi dış politikası için maceracı bir dış politika izlediğini dile getirenler olmuştur. Bu şekilde ifade edenlere Turgut Özal; “ben dinamik ve aktif bir dış politika izliyorum” şeklinde cevap vermiştir…

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

TİKA’dan Gürcistan’daki çiftçilere destek

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı(TİKA) tarafından Gürcistan'da Zugdidi Belediyesine bağlı 8 köyde Gürcistan'daki savaş mağduru 55 aileye tarım işlerinde kullanılmak üzere; mini traktörler,...

Diyanet İşleri Başkanlığından Gürcistan’da Ramazan ayı yardımı

T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından Ramazan ayı nedeniyle hazırlanan yardım paketleri, Gürcistan Müslümanlar İdaresi ve Tiflis Büyükelçiliği-Din Hizmetleri Müşavirliği tarafından...

Ticaret Bakanı Mehmet Muş: “Türkiye’nin ihracatını artırmak”

Cumhurbaşkanlığı'nın 21.04.2021 tarih ve 31461 sayılı(Mükerrer) Resmi Gazetede yayınlanan 2021/193 sayılı kararına göre; Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın görevine son verilmiş ve bu suretle boşalan...

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!