Pazar, Mayıs 9, 2021
tr
Ana Sayfa GENEL "Atanmışlar, Seçilmişler ve İnsanlar" Bir bürokratın anıları (3)

“Atanmışlar, Seçilmişler ve İnsanlar” Bir bürokratın anıları (3)

  Ziya Çöker; 1947 yılında ilk defa bürokrasiye İstanbul Valiliğinde maiyet memuru olarak  atanarak başlıyor. Yolluklarını  almak için bakanlığa geldiklerinde ciddi bir  bürokrasi ile karşı  karşıya kalıyorlar, dört aylık bir takib sonucu  ancak yolluklarını alabiliyorlar.  Bu olayın  devlet kirtasiyeciliğini ve uyuşuk  memur  davranışını  ortaya koyduğunu vurguluyor. Gerçekle düş arasında neler olabileceğini, hayatın  kendilerine neler getirebileceğini yavaş yavaş düşünmeye  başladığını vurguluyor.

  İstanbul’da maiyet memuru iken komiser  Vedat Sokullu  ile  beraber Beyoğlu’nda  gece pavyon denetimine çıkıyor.  Bu denetim esnasında  bazı bayanları  karakola götürme kararını verdiklerinde; bu bayanlardan birisi Ziya Çöker’e  10’TL  rüşvet  teklif  ediyor.  Fakat  sert  bir ses tonuyla  reddediyor, bu durum  kendisinin  rüşvetle  ilk defa tanışması  anlamına geliyordu.

  Çöker; daha sonra Nazilli İlçesine  Kaymakam  adayı  olarak  atanıyor.Burada şahit olduğu bir olayı şu şekilde aktarıyor. Aydın  Valisi  Salim Gündoğan’ın Aydın ilinden  milletvekili seçilmek için  İsmet İnönü ile görüştüğünü,  Sayın İnönü’nün Vali beye,  Aydın İl örgütünün oyunu alabilmen neticesinde;  sizi milletvekili  olarak görmekten  memnun olacağım diyor. Sayın Vali ise, Aydın halkının kendisini çok sevdiğine ve bürokratik çalışmalarına güvenerek aday adayı oluyor.  Fakat  ön seçimde CHP il örgütünden bir-iki oy  ancak alabiliyor. Vali bey, Milletvekili adayı bile olamıyor.  Bu yaşanan olay üzerine  Sayın Çöker; ” yönetsel  görevlerdeki  başarı ile seçimlerde halkın oyunu almak  arasında hiçbir neden-sonuç ilişkisi kurulmaması gerektiği”, şeklinde bir değerlendirmede bulunuyor.

  Nazilli  Kaymakam adayı iken;  ilçeye  Hilmi  Dağcıoğlu  kaymakam olarak atanıyor. Kaymakanın her davranış şeklinde bir CHP militanlığı koktuğunu söylüyor.  DP’lilerin işleri  olunca işlerini  yapmamak için elinden geleni yaptığını,  kendisinin  Kaymakamı bazı hususlarda  uyardığını söylüyor. Fakat Kaymakamın kendisine ” sen daha  işin başındasın   önce kaymakam refikliğinden kurtul sonra değerlendirmenı yaparsın”  mealinde sözler  söylüyor. Bir zamanlar kendini CHP’nin ilçe başkanı  olarak gören  Dağcıoğlu,  daha sonra DP’nin iktidara gelmesiyle DP’nin seçkin Valileri  arasında  yerini  aldığını da  vurguluyor.Yine aynı şekilde  Diyarbakır Valisi  Kemal  Hadımlı’da  CHP’nin  en değişmez Valise iken, daha sonra DP’lilerin değişmez Valileri  arasında  yerini  alıyordu. Çöker; bürokrasi herhalde böyle bir şeymi  yoksa insanların ilkesiz davranışları ve dürüst olmayan tavırları mı  bu sonuçları  doğuruyor,  şeklinde  değerlendirme yapmakdan da kendisini tutamıyor.

  Çorum  Valisi Niyazi Mergen;  yanında maiyyet  memuru  olarak çalışan Ziya Çöker’e seni CHP ilçe Başkanı   görmek istiyor, diyor.  Sayın Çöker ilçe binasına  gitmeyerek ilçe başkanının eczacılık yaptığı eczaneye gidiyor. İlçe başkanı; Valibey seni Osmancık Kaymakamlığına atamak istiyor, belediye seçimlerini  DP  kazandı. Siz  orada gerekeni  yaparsınız diyor, bunu üzerine  Çöker; ilçe başkanına kaşlarını çatınca geri  adım atmak zorunda kalıyor, ama yine de Osmancık  Kaymakamlığına gönderiliyor. Fakat ilin valisi  her ne  kadar  CHP yandaşlığı yapsa da bir kaç ay sonra merkeze  alınıyor.  Buralarda  görev yaptığı  dönemlerde akrabaları  dahil” sen istersen  yaparsın Ziya” dediklerinde tüylerinin ürperdiğini  söylüyor. Bunun şu demek olduğunu  vurguluyor. Hukuku  bir kerede benim için çiğnesen ne olur, benim işimi her halükarda yap anlamına geliyor. 

  Çöker; 1950 yılında Kulp  Kaymakamlığına  atanıyor.  Bakan kaymakam beye telgrafında;  memleket sizden hizmet bekliyor, gözlerinizden öperim. Diyor. Çöker bu telgıraftan çok mennun oluyor adeta Kulp’a uçarak gitmek istiyor.  Kaymakamlığının ilk üç ayında  30-35  yaşlarında Ankarada tüccarlık yapan bir kişi kendisini kaymakamlık makamında ziyaret  ediyor. Ben  beş yıldır bu ilçeye gelmedim, siz bu pis ilçede toztoprak içerisinde olan bu yerde nasıl  çalışıyor ve nasıl görev  yapıyorsunuz, diyor. Sayın Çöker; sert  bir şekilde ne demek  istiyorsun diyor, adam  sap sarı kesiliyor ve odayı  terk ediyor.  O gününün şartlarında bu adama çok kızdığını söylüyor,  fakat  bugünden  bakıldığı zaman adama kızmasının yanlış olduğunu, aslında bu kişinin  doğru söylediğini şimdilerde anlıyorum, diyor. Fakat  böylece görmek istemediği  gerçekler kendisinin yüzüne vurulmuştu.  1950  seçimlerini ülke genelinde DP  almasına rağmen Kulp belediyesini  CHP  kazanıyor. Yeni  atanan DP’li yandaş  Vali Kemal  Sözeri ilçeye  geliyor. Kaymakama ilk sorusu burada neden  CHP  kazandı sorusu oluyor.  Kendisi de görevini  yansız bir şekilde  yapmaya çalıştığını  ifade ediyor. DP’ liler ise Vali’ ye Kaymakamın  CHP’ yi tuttuğunu bu nedenle seçimi  kaybettiklerini  ifade ediyorlardı. Kendisinin bu suçlamaları kabul edemeyeceğini, hakkında soruşturma yapılmasını  talep  ediyor. Fakat  ne yaptıysa kaymakam  Valiyi ikna edemiyor. Daha sonra  Valinin önerisi  üzerine Vanın  Gevaş ilçesine gönderiliyor.  Valiyi  ziyaretinde “benim  Gevaş  İlçesine atanmam kamu  hizmetinin yararına değildir” diyerek  Valiyi  kızdırıyıor.  Fakat burada henüz  göreve başlamadan Urfa’nın Viranşehir İlçesine   tayini  yapılıyor. Bunun  üzerine  önceden tanıdğı Diyarbakır  Milletvekili DP’li Fethi Çelikbaş’a  bir mektup yazıyor, mektubunda  özetle;” memurları şu  ağanın, bu beyin, filanca ileri  gelen siyasetçinin oyuncağı olmaktan kurtarmak  gerekir” diyor.

  13  Ocak   1951 tarihinde Viranşehir Kaymakamlığındaki görevine başlıyor.  Burada da çıkar  çatışmalarının derinden hissedildiğini ifade ediyor. Burada   yerel  eşraftan  Abdurrahman Milli  ile  karşılaşıyor. Bu kişinin  devletin  arazilerini kendine geçirmek istediğini kaymakam haber alıyor. Derhal Maliye  Bakanlığına yazı   yazarak bu  kişiye bunların verilemeyeceğini resmi yazıyla bildiriyor.  Fakat  daha sonra bu kişi,  parti kanalıyla  devamlı kendi  aleyhine yazı yazdırarak Kaymakamı ve Kaymakamlık Makamını  yıpratıyor.Aradan belli bir sure sonra;  DP  ilçe başkanı   ve  bu kişi  kaymakamı  ilçeden  attırdık, diye haber yayıyor.  Bu işin aslını  İl Valisine sorunca  “evet  kaymakam bey,  bakanlıktan yeni bir  telgraf aldık,  senin Derik  ilçesine  atandığın resmi yazı olarak valiliğe bildirildi”, diyor .Çeşitli konularda  kaymakamı destekleyen  Vali Fevzi  Ertugay ‘da bir  telgrafla merkeze  alınıyordu. Valiyi  ve kaymakamı  attırdık, cümlesi  bir  devlet  adamı  olarak  Çöker’in içini derinden derine  kemirmişti.

  1952  yılında  Derik  kaymakamlığındaki görevine başlıyor. 15  günlük  bekleme gününün Pazar günü  ilçeye  geldiğini bildiren yazıyı bakanlığa yazıyor.  Bakanlıkta  kendisinden Pazar günü ilçeye  geldiğinin belgelenmesi  için jardarmadan  yazı almasını  istiyor. Bu  Çöker’i  çok kızdırıyor. Kendisine bağlı olan jandarmadan  belge almasının doğru  olmayacağını, olayın  soruşturulması için müfettiş  görevlendirilmesini  istiyor. İlçeye Müfettiş görevlendilmesi yapılmıyor, bu konu da kapanıyor. İki  buçuk yılda üç ilçede  kaymakamlık  yaptıktan sonra   kendi  deyimiyle ” nefes almak” için 1952 yılında askerliğini yapmak üzere Tuzla’ya  geliyor.

  Askerliğini  tamamladıktan sonra,  Bakanlığa  doğu hizmetini  yaptığını ve annesinin  hasta olduğunu bildirmesine rağmen  Elazığın Maden İlçesine  ataması yapılıyor.Çöker; demekki daha cezam bitmedi, diyor. Elazığ  Valise  Hıfzı  Ege,  belediye başkanının odasına geliyor,  belediye binasının  tam karşısında CHP  tabelasını  görünce başkan daha bu CHP  tabelasını  indirmedinizmi diyor, böylece Çöker; bir  valinin  parti yandaşlığına en yakından şahit  oluyordu. 1955  yılında maden-ergani bakır işletmesinde işçilerin kendi aralarındaki tartışmadan çıkan önemli  bir olay  oluyor,  Çöker ; polis ve jandarma işe el koymadan  sorunu çözüyor. Aradan bir sure geçtikten sonra müessese müdürü  kaymakamlığa gelerek, Çöker’e  kurumun  idari  müdür yardımcılığını  teklif ediyor. 3 yılda dört ilçe  değiştirmenin  etkisiyle ve parti  yandaşlıklarından bıkması  nedeniyle ve mücade  gücünün de  bitmesi  nedeniyle bu teklif kendisine can simidi  gibi  geliyor, hiç düşünmeyerek bu  teklifi  kabul ediyor.  Kaymakamlığı bırakarak  yaklaşık üç yıl burada dari müdür yardımcılığı yapıyor…

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

TİKA’dan Gürcistan’daki çiftçilere destek

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı(TİKA) tarafından Gürcistan'da Zugdidi Belediyesine bağlı 8 köyde Gürcistan'daki savaş mağduru 55 aileye tarım işlerinde kullanılmak üzere; mini traktörler,...

Diyanet İşleri Başkanlığından Gürcistan’da Ramazan ayı yardımı

T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından Ramazan ayı nedeniyle hazırlanan yardım paketleri, Gürcistan Müslümanlar İdaresi ve Tiflis Büyükelçiliği-Din Hizmetleri Müşavirliği tarafından...

Ticaret Bakanı Mehmet Muş: “Türkiye’nin ihracatını artırmak”

Cumhurbaşkanlığı'nın 21.04.2021 tarih ve 31461 sayılı(Mükerrer) Resmi Gazetede yayınlanan 2021/193 sayılı kararına göre; Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın görevine son verilmiş ve bu suretle boşalan...

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!