Pazar, Mayıs 9, 2021
tr
Ana Sayfa GENEL Nevşehir görevimizin ardından

Nevşehir görevimizin ardından

  Yaklaşık olarak iki ay önce görevli olarak gittiğim Nevşehir ilindeki izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Bu çerçevede   masalsı görüntüsü ve eşsiz doğasıyla Dünya’nın en büyüleyici atmosferlerinden birine sahip Nevşehir ili, insanlık tarihi boyunca çok sayıda uygarlığa ev sahipliği yapmıştır.  Peribacaları gibi ilginç jeolojik yapısının yanı sıra, kayalara oyulan yerleşim yerleri ender doğal ve kültürel merkezlerdendir.

  Kapadokya’yı kaplayan yumuşak tüfün kolayca oyulabilmesinden dolayı kayada yaşam biçimi nesiller boyunca devam etmiş, daha sonraki yüzyıllarda inzivaya çekilen keşişler için uygun bir ibadet yeri olmuştur. Farklı büyüklükteki yer altı yerleşimleri daha çok yumuşak tüfün aşağıya doğru derinlemesine oyulmasıyla inşa edilmiştir. Kapadokya Bölgesi, geçmişte sık sık çeşitli saldırılara maruz kaldığından, bu şehirlerin yapılış amacı, daha çok tehlike anında halkın geçici olarak sığınmasını sağlamaktı.

  Tarihi kaynaklardan edinilen bilgilere göre;  Pers Dönemi’ndeki Kral Yolu’nun, Selçuklu Dönemi’ndeki tarihi ipek yolunun yine bu yöreden geçmesi, Nevşehir’in ne kadar önemli bir coğrafyada olduğunun en  güzel örneğidir. Çeşitli dinlere sahip insanların hoşgörüsü içerisinde bir arada yaşadığı Nevşehir’de, Osmanlı döneminde bölgedeki Hıristiyanlarda kiliseler inşa ettiler. Bugün bu kiliseler barışın en güzel simgelerindendir.

  Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli aşka dair söylediklerini, insan sevgisini, sıcaklığını, ışığını bu topraklar üzerinde yaymıştır. Osmanlı Dönemi’nin ünlü sadrazamı İbrahim Paşa da bu topraklarda doğmuş, yaptığı imar hareketleriyle bugünkü Nevşehir’in temelini atmış, şehir dokusunun en elverişli yerine Damat İbrahim Paşa Külliyesi’ni inşa ettirmiştir. Bir zamanlar güzel atların yetiştirildiği bu yöre, bugün geleneksel el sanatlarını da içinde barındırmıştır. Yöre sanatçısının Kızılırmak kenarından getirdiği toprakla, hassas parmakları sayesinde çamurun içinde saklanan güzelliği bulup çıkartmış, dedesinden aldığı geleneği geleceği taşımıştır.

  Dört mevsimi de birbirinden güzel olan Kapadokya’da kış mevsiminde çok yağan kar, peribacalarını tıpkı bir dantel gibi örter. Baharda ise açan gelincikler ve yabani bademler insanın içini adeta yaşama sevinciyle doldurur. Bu yöreyi  ziyaret eden Dünya’nın her tarafından gelen yerli yabancı çok sayıda ziyaretçinin tarihe, kültüre ve doğa harikalarına doğru yaptığı geziyle, sadece Nevşehir’i tanımakla kalmayıp, aynı zamanda yöre halkının engin konuk severliğini de tanımaktadır

  UNESCO Dünya Doğal ve Kültürel Miras listesinde 1985 yılında 357.sırada ‘Göreme Doğal ve Tarihi Milli Parkı’ olarak kayıtlı bulunan Kapadokya, doğal yapısı ve kültürel çeşitliliği ile haklı olarak dünya’daki özgün yerini almıştır. Bu gün itibariyle Nevşehir’de mevcut  yatak kapasitesi 20.000, gelen yerli ve yabancı turist sayısı 1.800.000 civarındadır. İlde 5 adet müze, 13 ören yeri, 350 kilise ve 8’i açılmış 200 civarında yer altı şehri ve 1 antik şehir (sobesos) bulunmaktadır.

  Kültür  turizmine, inanç turizmine, spor, kongre, eğlence, atlı ve yaya doğa turizm türleri ile termal turizme uygun kültür ve tarih eserlerine, doğal güzelliklere ve modern altyapıya sahip Nevşehir, kısa süre içerisinde daha büyük gelişme ve atılımlar gerçekleştirecektir. Üzümün anayurdu Anadolu’dur. Anadolu’da üzüm kültürü Hititlerden beri bilinmektedir. Üzüm daha sonra Frigler, Persler ve Helenistik dönemde de yetiştirilmiştir. Bu arada aşıklı höyük, civelek mağarası ve  köşk höyüke de değinmeden geçmek doğru olmaz.

  Aşıklı Höyük: Aksaray’da Ihlara Vadi yerleşiminin bir uzantısı olan Aşıklı Höyük’te yapılan arkeolojik çalışmalar Kapadokya Bölgesi’nin kerpiçten yapılmış ilk mahallerini ortaya çıkarmıştır. Yerleşik yaşamın en güzel ve en karmaşık mimari örnekleri olan bu evlerin duvar ve tabanlarında sarı-pembe kil duvar sıvaları kullanılmıştır

  Ölülerini evlerinin tabanlarına hocker tarzında, yani dizleri karınlarına çekik olarak gömmüşlerdir. Aşıklı Höyük’te araştırma yapan Prof.U.Esin’e göre yerleşim yerindeki mahallelerin sıklığı yapıların çokluğu Akeramik Neolitik evre için sanıldığından daha yoğun bir nüfusun varlığını göstermektedir. Höyük’te ele geçen yüzbine yakın obsidiyenden yapılmış çeşitli aletlerin Anadolu’da benzerleri yoktur. Taştan çok iyi bir şekilde işlenmiş yassı baltalar, kemikten bızlar, keskiler, bakır, akik ve çeşitli taşlardan yapılmış süs eşyalarının yanı sıra az pişmiş kilden figü rinler de ele geçmiştir. Aşıklı Höyük araştırmacıları, bu Höyük’te ele geçen bir iskelete dayanarak dünyada bilinen en eski beyin ameliyatının (trepanasyon) 20-25 yaşlarındaki bir kadına uygulandığını belirtmektedirler.

  Civelek Mağarası: Nevşehir’in Gülşehir ilçesinin 4 km. doğusunda yer alan Civelek Köyü yakınlarındadır. Mağara, köyün ‘Gürlük Tepe’ olarak adlandırılan tepesinde yer alır. Kalkerli bir yapıya sahip olan mağaraya 14m. uzunluğunda aşağıya doğru uzanan bir galeri vasıtasıyla inilebilmektedir. Ana mekanı 22x11m. olan mağaranın tavan kısımlarında kalsit kristalden oluşan 5-15cm. arasında değişen uzunluktaki sarkıtlar yer almaktadır.

  Nevşehir Müzesi ve İtalyan Mağarabilimcileri ile birlikte yapılan çalışmalarda mağara tabanında, özellikle göçen kaya parçaları arasında ve galerilerde Kalkolitik Döneme (M.Ö.5000-3000) ait elde şekillendirilmiş tek kulplu fincanlar, çeşitli boylarda çömlekler, dokumacılıkta kullanılan ağırşaklar, taştan ve kemikten aletler ele geçmiştir. Ayrıca Mağara’nın çevresinde yapılan yüzey araştırmalarında da obsidiyenden ve sileksten yapılmış aletler bulunmuştur. Mağara koruma altına alındığından ziyarete kapalıdır.

  Köşk Höyük: Niğde ili yakınlarındaki Köşk Höyük’te yapılan kazılar sonucunda obsidiyen başta olmak üzere sileks, taş ve kemikten aletler ve silahlar ele geçmiştir. Bu yerleşim yerinde Neolitik ve Kalkolitik Döneme ait en önemli eserler ana tanrıça heykelcikleridir. Anadolu;da bu çağda bereketi ve doğurganlığı temsil eden Ana Tanrıça Kültürü önemli ve yaygındır.

  Nihai olarak; Nevşehir ili tarihi ile doğal yapısı ve turizmiyle görülmeye değer ender illerimizden birisidir. Şehrin sembolü peribacalarıdır. Bu çerçevede Nevşehir iline peribacalarını görmek için dahi ziyarete gitmek  yeterlidir. (www.kayad.org.tr)

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON HABERLER

TİKA’dan Gürcistan’daki çiftçilere destek

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı(TİKA) tarafından Gürcistan'da Zugdidi Belediyesine bağlı 8 köyde Gürcistan'daki savaş mağduru 55 aileye tarım işlerinde kullanılmak üzere; mini traktörler,...

Diyanet İşleri Başkanlığından Gürcistan’da Ramazan ayı yardımı

T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından Ramazan ayı nedeniyle hazırlanan yardım paketleri, Gürcistan Müslümanlar İdaresi ve Tiflis Büyükelçiliği-Din Hizmetleri Müşavirliği tarafından...

Ticaret Bakanı Mehmet Muş: “Türkiye’nin ihracatını artırmak”

Cumhurbaşkanlığı'nın 21.04.2021 tarih ve 31461 sayılı(Mükerrer) Resmi Gazetede yayınlanan 2021/193 sayılı kararına göre; Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın görevine son verilmiş ve bu suretle boşalan...

SON YORUMLAR

error: Content is protected !!